T.C.
İSTANBUL
3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/202
KARAR NO : 2024/194
DAVA : MARKANIN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ VE SİCİLDEN TERKİNİ
DAVA TARİHİ : 28/05/2019
KARAR TARİHİ : 14/11/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Markanın Hükümsüzlüğü ve Sicilden Terkini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Öncelikle davalı adına tescilli ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... numaralı markaların, üçüncü kişilere devrinin engellenmesi için dava sonuna kadar HMK'nın 389. ve SMK'nın 159. maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ihtiyati tedbir kararının TPMK siciline şerh düşülmesini, ... numaralı markanın, SMK'nın 6/9 ve 25 maddeleri uyarınca kötü niyet sebebiyle hükümsüzlüğü ve sicilden terkinini, ... numaralı markanın, tescil edildiğinden günümüze dek davalı tarafından, tescil tarihinden itibaren 5 yıl boyunca veya sonraki yıllarda da kesintisiz 5 yıl üst üste Türkiye'de tescilli olduğu mallar için "ciddi" kullanılmadığından, SMK'nın 9, 26 ve Geçici 4.maddeleri uyarınca iptalini, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... numaralı markaların ilk tescil edilen markanın kullanma zorunluluğu süresini yapay olarak uzatma ve kanunu dolanma amacıyla tescil edilen kötü niyetli markalar olmaları sebebiyle SMK'nın 6/9, 25. maddeleri uyarınca iptalini, ..., ..., ..., .... ..., ..., ..., ... numaralı markaların tekrarlama markası olması ve ilk tescil edilen markaya bitişik sayılmaları sebebiyle SMK'nın 9, 26 ve Geçici 4. maddeleri uyarınca kullanmama nedeniyle iptalini, davalı markalarının müvekkilinin markaları ile iltibasa neden olması, müvekkilinin markalarının ayırt edici karakterini sulandırıp müvekkilinin emek ve yatırımlarından haksız yarar elde etmesi sebebiyle SMK'nın 6/1, 6/4, 6/5, ve 25. maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Açıkladıkları nedenlerle ve mahkemece re'sen öngörülecek sebeplerle davacı tarafından haksız ve iyi niyet kurallarına, SMK hükümlerine, doktrin ve içtihatlara aykırı olarak açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
TPMK kayıtları istenmiş, HMK'nın 266.maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
08/06/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davalı tarafça dava dosyasına 2014 ve 2015 yıllarına ait davalı markası ile ilgili olarak internet üzerinde yayınlanmış olan kullanıcı görüşlerine dair ekran görüntüleri, tarih bilgisi içermeyen ürün görselleri, hangi ülkelerde marka tescili olduğuna dair marka tescil listesi, hangi ülkelere ürün satışı yapıldığına dair satış rakamlarını içerir listeler sunulmuş ise de bu evraklarıh davalı markasının Türkiye pazarında ciddi kullanımına ispat teşkil edecek bilgi ve belgeler olarak değerlendirilemeyeceği, davalının ... tescil numarası ile ... tarihinde... sınıfta tescil ettirmiş olan "..." markası için 5 yıllık hoşgörü süresinin dolmuş olduğu, davalının diğer markaları için ise dava tarihi itibari ile henüz 5 yıllık kullanım süresinin dolmamış olduğu, yurt dışında uzun zamandır piyasada bulunan ve yine yurt dışında belirli bir tanınmışlığa ulaşmış olan davalının Türkiye'ye piyasaya girme amacı taşıyarak marka tescili yaptırması karşısında, davalı marka tescillerinin yedekleme amacı ile yapılmış olduğunun tespitinin yapılamayacağı, ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı davasında yapılan yargılamada 28.03.2019 tarihinde 556 sayılı KHK'nın 14.maddesinin iptal edilmiş olması sebebi "dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığı" şeklinde karar verilmiş olup her ne kadar 556 sayılı KHK'nın 14. maddesi iptal edilmiş ise de 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe girmiş olan Sınai Mülkiyet Kanunu 9.madde ile "Markanın kullanılması" yeniden düzenlenmiş olduğundan davacının açmış olduğu iş bu davadaki iptal isteminin 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe girmiş olan Sınai Mülkiyet Kanunu 9.maddeye dayanmakta olduğu, davacı ve davalı markasının görsel olarak karşılaştırılmış olup marka görselleri "..." ve "..." kelimelerinin ortaklığı yanı sıra yazı karakteri, tüm kelimelerin büyük ve siyah harfler ile beyaz zemin üzerine yazılmış olmaları, her iki tarafa ait ana unsur ibareleri olan "..." ve "..." ibarelerinin eşit uzunlukta olması ile de benzerlik gösterdiği, İngilizce "..." ve "..." kelimeleri ayırt ediciliği düşük kelimeler ise de ingilizce "..." kelimesi vücut, "..." kelimesi ise yüz anlamına gelmekte olup kelimeler farklı anlamlara gelmekte ise de tüketicide insan vücudunu akla getirerek ortak bir çağrışım yapacağını, tüm bu benzerlikler ile her iki markanın da aynı sektörde aynı ürün gruplarında kullanılması dikkate alındığında taraf markaları için ortalama tüketicinin mal ve hizmetlerin aynı işletmeden ya da ekonomik olarak bağlı işletmelerden kaynaklandığını düşünme ihtimallerinin olduğu, markaların ortalama tüketici üzerinde yarattığı genel izlenimde iltibas tehlikesinin olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
04/08/2022 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Tarafların ürün içeriklerinin aynı bitkisel içerikleri taşımadığı, davalının aynı kategoride mevcut kozmetik ürünlerinin renk, ambalaj, şile tasarımı yönlerinden davacı ürünleri ile benzerliği bulunmadığı, bu nedenle davalı markalarının hükümsüzlük sebebinin gerçekleşmediği kabulünün mahkemenin taktirinde olduğu bildirilmiştir.
20/03/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davalının ... başvuru nolu markası açısından iptal koşullarının oluştuğu, davalının hükümsüzlüğü talep edilen diğer markaları açısından SMK 25.maddesi atfıyla 6/1 ve 6/5 maddeleri yönünden hükümsüzlük koşullarının oluştuğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce 08/06/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporuna itibar edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: TPMK nezdinde davalı adına tescilli ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... numaralı markaların hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine ilişkindir.
Davanın açıldığı tarih itibarıyla 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU uygulanacaktar.
6769 sayılı SMK'nın 5. maddesinde marka tescilinde mutlak red sebepleri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
Madde 5- (1) Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez:
a) 4 üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretler.
b) Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler.
c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.
ç) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.
d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.
(2) Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez.
6769 sayılı SMK'nın 6. maddesinde marka tescilinde nisbi red sebepleri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye ’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
6769 sayılı SMK'nın 25. maddesinde "Marka Hükümsüzlük hâlleri ve hükümsüzlük talebi" aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
(1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.
(2) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir.
(3) Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez.
(4) Bir marka, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye ’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir...
Marka:Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır.
Karıştırılma ihtimali: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir. Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur.
SMK hükümleri, TPMK kayıtları, mevzuat, bilirkişi kurulu kök raporları ve bütün dosya kapsamından: TPMK nezdinde ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ... numaralı markaların davacı ... adına tescilli olduğu görülmüştür.
Hükümsüzlüğü talep edilen; ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... numaralı markaların davalı ... LTD. adına tescilli olduğu görülmüştür.
Mahkememizce itibar edilen 08/06/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda belirtildiği üzere: Davacı ve davalı markaları görsel olarak karşılaştırıldığında; marka görsellerindeki "..." ve "..." kelimelerinin ortak olmasının yanı sıra yazı karakteri, tüm kelimelerin büyük ve siyah harflerle beyaz zemin üzerine yazılmış olmaları, her iki tarafa ait ana unsur ibareleri olan "..." ve "..." ibarelerinin eşit uzunlukta olması nedenleri ile benzerlik gösterdiği, ingilizce "..." ve "..." kelimelerinin ayırt ediciliği düşük ise de ingilizce "..." kelimesinin vücut, "..." kelimesinin ise yüz anlamına geldiği, kelimelerin farklı anlamları olasa da tüketicide insan vücudunu akla getirerek ortak bir çağrışım yaptığı, tüm bu benzerliklerle her iki markanın da aynı sektörde, aynı ürün gruplarında kullanılması dikkate alındığında, taraf markaları için ortalama tüketicide; mal ve hizmetlerin aynı işletmeden ya da ekonomik olarak bağlı işletmelerden kaynaklandığını düşünme ihtimalini oluşturacağı ve markaların ortalama tüketici üzerinde yarattığı genel izlenimde iltibas tehlikesi yarattığı,bu nedenle hükümsüzlük koşullarının oluştuğu kanaatine varıldığından, TPMK nezdinde davalı adına tescilli ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... numaralı markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, kararın kesinleşmesini mütakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere TPMK'na gönderilmesine karar verilmiştir.
Davalı adına tescilli markaların iptali ve hükümsüzlüğü birlikte talep edildiğinden, davalı markalarının hükümsüzlük koşullarının oluşması nedeniyle, markaların iptaline ilişkin talep hakkında karar verilmemiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-TPMK nezdinde davalı adına tescilli ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... numaralı markaların hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine,
2-Kararın kesinleşmesini mütakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere TPMK'na gönderilmesine,
3-Alınması gereken 427,60 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 383,20 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 40.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının yaptığı 44,40 TL başvuru harç, 44,40 TL peşin harç, 222,00 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 8.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.310,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talepleri halinde iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 345/1.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve İstinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek sureti ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/11/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır