T.C.
İSTANBUL
3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/210
KARAR NO : 2024/193
DAVA : ENDÜSTRİYEL TASARIMA TECAVÜZ - HAKSIZ REKABETİN TESPİTİ, MEN'İ, REF'İ
DAVA TARİHİ : 03/07/2019
KARAR TARİHİ : 14/11/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Endüstriyel Tasarıma Tecavüz - Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Ref'i davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin 1979 yılından beri 40 yıldır aktif şekilde kilit ve menteşe sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu, kilitler ve kilitle ilgili her türlü bağlantı elemanı ve aksesuarları üzerinde yoğunlaştırdığı çalışmalarında büyük başarılar göstererek yeni ve özgün tasarımları sektöre kaliteli bir şekilde sunduğunu, 200'ü aşkın tedarikçisi ve 35'in üstünde dağıtıcısı ile 75'in üzerindeki ülkeye ihracat yapan müvekkilinin, ...'un ... ilçesinde 35.000 m2 kapalı alanda 330 kişilik kadrosuyla üretim yaptığını, müvekkilinin kurumsal kalite anlayışını belgeleyen ... ve TSEK kalite sistem belgelerinin ürünlerin kalitesinin yüksek olduğunu somut bir şekilde gösterdiğini, bugüne kadar tamamen kendi ar-ge çalışmaları ve yatırımları ile ürettiği yeni ve özgün tasarımlarını Türkiye pazarına sunmaya devam etmekte olan müvekkili şirketin, ulusal ve uluslararası standartlara uygun, çevre ve insan sağlığına duyarlı, üstün performanslı, ergonomik ve yenilikçi ürünleri ile müşterilerinin haklı güvenini kazanmış bir firma olduğunu, endüstriyel kilitlerde üretim, satış ve ciro rakamları ile Türkiye'nin en büyük şirketi olan müvekkilinin yenilikçi ürünlere verdiği emeğin yanında ar-ge ve inovasyon çalışmalarıyla sektörün ülkemizde gelişmesine büyük katkı verdiğini, müvekkilinin ... numaralı "..." endüstriyel tasarım tesciline sahip olduğunu, bu tasarımın; Türk Patent ve Marka Kurumu'nda 11.01.2010 tarihinden bu yana tescilli olup, 25.12.2014 tarihinde yenilendiği ve tüm haklarının korunduğunu, müvekkiline ait ... tescil numaralı ... isimli kilitin ayırt edilemeyecek nitelikteki benzerinin, davalı ...Ltd. Şti. tarafından "..." ismi ile yapıldığı ve piyasaya sunulduğunu, davalı şirketin bu ürünü üretip sattığının sadece web sayfası ile değil aynı zamanda ticari satışlarını yapabilmek ve piyasadan siparişler alabilmek adına kataloglarında dahi yer verdiğinin anlaşıldığını, yapılan araştırmalar sonucunda; davalı şirketin iş almak için piyasaya dağıttığı katologun bir örneğinin taraflarında mevcut olduğunu, gerektiğinde katalog aslını mahkemeye sunulabileceklerini, katalogun kaybolmaması için şimdilik renkli fotokopinin bir örneğini dilekçe ekinde sunduklarını, dava konusu ürünün müvekkiline ait tasarıma göre ayırt edici bir niteliğinin bulunmadığını, doktrine göre hukuki açıdan ayırt edicilik görünüm kavramıyla sınırlanmakla birlikte ayırt edicilik nitelik incelemesinde, bir tasarımın diğerinden görsel açıdan yeterince farklı olup olmadığına bakılacağını, tasarım hukukunda tescilin sağladığı korumanın en önemli esasının tasarımın dış görünüm özelliklerinin koruması olduğunu, davalı tarafından gerçekleştirilen tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, müvekkili şirketin uğramış olduğu zararların tespit edilmesini, davalı tarafın dava konusu ürün ile gerçekleştirdiği haksız rekabet ve tecavüz sebebiyle haksız kazanç elde ettiğini, müvekkiline maddi ve manevi zarar verdiğini, bu zararın tespit edilebilmesi için müvekkilinin söz konusu ürününün piyasaya sürülme tarihinin tespitinin önemli ve gerekli olduğunu, müvekkilinin zararının tespiti için, davalıya ait en azından 2018 yılından itibaren ticari defter ve kayıtların, faturaların incelenmesini, dava konusu üründen kaç TL gelir elde edildiğinin tespitinin gerekli olduğunu, bu konularda mahkemenin gerekli incelemeleri yapması, uzmanlık gerektiren incelemeler için uzman görüşüne başvurması ya da bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, müvekkili şirketin tescilli tasarımına ayniyet derecesinde benzer ürünü piyasaya sunarak haksız ve kötü niyetli girişimlerine halihazırda devam eden davalının hukuka aykırı eylemleri nedeniyle müvekkili şirketin daha fazla maddi ve manevi zarara uğramaması amacıyla; tecavüz teşkil eden dava konusu ürünlere ve bu ürünlerin üretiminde münhasıran kullanılan vasıtalara, kalıplara, el konulması ve saklanmasını, dava konusu ürünün; davalı tarafın web sitesi, broşür, katalog vb. iş evraklarından kaldırılması için mümkünse teminatsız, gerekli görüldüğü takdirde ise makul bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, neticeten; öncelikle Sınai Mülkiyet Kanunu 159.maddesi gereği müvekkilinin mağduriyetinin artmaması için ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, SMK'nın 149 maddesi gereği müvekkili şirketin endüstriyel tasarım belgelerinden doğan haklarına davalı tarafından gerçekleştirilen tecavüz ile haksız rekabet fillerinin tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, SMK'nın149/d ve f bentleri gereği tecavüz ve haksız rekabet oluşturan ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara ve kalıplara el konulmasını, tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi için kaçınılmaz ise imhasını, davalının dava konusu tecavüz ve haksız rekabet oluşturan fiillerden dolayı müvekkilinin uğramış olduğu zararın tespitini, SMK 149/g maddesi bendi gereği mahkeme kararının; masrafları davalı taraftan karşılanmak üzere, Türkiye çapında tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde ilan edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davlıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin 2014 yılından bu yana Türkiye'de imalat yapan klima ve iklimlendirme santrallerine uyumlu aksesuar ve ek parçalarının imalat ve temini ile iştigal ettiğini, yıllar içerisinde sektörde hatırı sayılır bir konum edinen müvekkilinin sayısız yurtiçi müşteri portföyüne sahip saygın bir firma olduğunu, müşterilerinin talepleri doğrultusunda, kendi özel projelerine arge desteği ile öncü, yenilikçi ve kaliteden taviz vermeden, çevre duyarlılığını bozmadan sektörle beraber büyümeye devam ettiğini, endüstriyel tasarımlarda aranan iki kriterin bulunduğu; "yenilik; tasarımı yapılan bir ürünün aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. ayırtedicilik; bir endüstriyel tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim ile, başka bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde bıraktığı izlenim arasında fark bulunuyorsa bu tasarım ayırtedici niteliğe sahiptir." denildiğini, 554 Sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname uyarınca, bir tasarım tescil başvurusu aşamasında "yenilik" ve "ayırt edici nitelik" kriterlerine göre incelemeye tabi tutulmadığını, koruma şartları olan yenilik ve ayırt edicilik kriterlerinin mevcut yasaya göre dünya çapında olması gerekliliği, böyle bir ayrımın yapılmasında objektif yaklaşımı sağlayacak kriterlerin bulunmaması gibi nedenlerle inisiyatifin araştırma yapacak kişilerde toplanacağı gerçeğinin daha fazla karışıklığa neden olacağı düşünüldüğünden, TPMK tarafından tasarım tescil sistemi için itiraza dayalı incelemesiz sistem benimsendiğini, bu itibarla her ne kadar uzun yıllardır sektörde benzerleri bulunan, üretim ve satışı yapılan ürünler açısından endüstriyel tasarım belgesi sahiplerinin kötü niyet çerçevesinde rakip diğer şirketleri baskı altına alma amacı ile huzurdaki dava benzeri davaları kötü niyetle ikame ettikleri de bilinen bir gerçek olduğunu, ... A.Ş. 'ye ait ...isimli ürünü ve teknik çizimi; .... ,..., ... isimli markaya ait;
... kodlu kapı kolları ve teknik çizimleri ... , gerek Türkiye gerekse de dünya pazarında satışı bulunan ...Şti.'ye ait; ..., ... , ..., ..., ..., ..., gerek Türkiye gerekse de dünya pazarında satışı bulunan ...'e ait; klima kolu sistemi ve teknik çizimleri, ..., açıkladıkları üzere klima ve iklimlendirme santrallerine ilişkin yedek parça ve aksesuar üretimi iştigaliyle ilgilenen yerli ve yabancı sayısız firma yukarıda ek olarak sunulan ve klima ünitelerinin kapak kilidi olarak kullanılan kapı kollarını uzun yıllardır ürettiğini ve satışını gerçekleştirdiğini, ek olarak sunulan farklı şirketlere ait ürünlerin teknik çizimleri incelendiğinde; müvekkilinin üretimini yapmakta olduğu ürünün, gerek davacının ürettiği ve dava konusu olan endüstriyel tasarımdan, gerekse de aynı sektörde üretimi gerçekleştirilen diğer ürünlerden farklı olduğunun açıkça anlaşıldığını, gerek davacı yanın dilekçesinde sunmuş olduğu ürünlere ait görseller incelendiğinde, gerekse de cevap dilekçesi ekinde yer alan müvekkiline ait ürün görselleri ve teknik çizimleri incelendiğinde; her iki ürünün birbirinden farklı olduğu, kullanılan malzemeler ve ana gövdeyi oluşturan dil, yanak ile ara parçaların birbirlerinden farklı oldukları, iç yapıları ve teknik özellikleri itibariyle ayırt edici farklılıklara sahip oldukları, bu farklılıkların gerek niteliksiz bir tüketicinin ilk anda anlayabileceği düzeyde gerekse de söz konusu ürünün montajını yapacak şahısların henüz daha ilk anda dikkatinden kaçmayacağının açık olduğunu, bu minvalde davacının dilekçesinde değinmiş olduğu her iki ürünün de birbirinin benzeri olduğu, aynı olmasalar dahi müvekkili şirkete ait ürünün ayırt edici hiçbir özelliğinin bulunmaması sebebiyle açıkça iltibasa sebebiyet verdiğine ilişkin beyanlarının maddi gerçeklerle çeliştiğini, bu itibarla ayırt edicilik ve bilgilenmiş kullanıcı unsurundan ne anlaşıldığının ifade edilmesi gerektiğini, zira mahkeme tarafından aldırılacak olan bilirkişi raporunda müvekkiline ait tasarım ile davacı tarafın tasarımının ne şekilde benzer olduğunun ortaya konulması gerektiğini, inceleme yapılırken gerek Yargıtay içtihatları gerekse doktrindeki görüşlerin belirtilmesinin zorunlu olduğunu, bu itibarla 56.madde lafzından anlaşılacağı üzere; bir ürünün geliştirilmesinde seçenek özgürlüğünün de dikkate alınmasının icap ettiğini, tasarımcının, teknik kısıtlamalar nedeniyle tasarımın geliştirilmesinde kısıtlı serbestliğe sahip olması halinde, tasarıma eklenen küçük görünüm farklılıkları dahi koruma şartlarını taşıyan yeni ve ayırt edici bir tasarımın oluşması için yeterli olduğunun kabulü gerektiğini, müvekkiline ait üründe; mümkün olabilecek şekilde yapılan çalışmalar neticesinde seçenek özgürlüğü çerçevesinde yeniden tasarlandığını, müvekkiline ait ürünün teknik çizimleri ve ürünlere ait görsellerin mukayeseli olarak karşılaştırıldığında bu hususun anlaşıldığını, ayrıca gerek yasada gerekse de yüksek yargı kararlarında bilgilenmiş kullanıcı olarak ifade edilen kavramın da son derece muğlak bir ifade olup, kimin bilgilenmiş kullanıcı olarak addedileceği hususunun açık ve net olmadığını, bilgilenmiş kullanıcının, ortalama bir tüketiciden daha fazla dikkat gösteren ve ayrıntıya önem veren bir kullanıcı olup, bu anlamda ortalama kullanıcıdan farklı olduğunu, bu itibarla bilgilenmiş kullanıcı olarak kabul edilecek kişiler nezdinde bu ürünün ne nispette benzerlik yaratacağı hususunun da ortaya konulmasının icap ettiğini, dava konusu ürünün bilinçsiz tüketicilerin evlerinde yahut iş yerlerinde direkt olarak montajlamaya uygun olmayan, alanında uzman teknik ekip tarafından uygulanarak montajlanan bir ürün kategorisinde olduğunu, bu itibarla iltibasa sebebiyet verdiği iddia olunan ürünü satın alarak montaj esnasında kullanacak olan kitlenin, alanında uzman bir teknik ekip olduğunu, ürünlere ait teknik çizimler incelendiğinde her iki ürünün de aynı işlevi görmelerine rağmen farklı geliştirmelere sahip oldukları, müvekkiline ait ürünün ayırt edici nitelikte yenilikler barındırdığı hususlarının açık olduğunu, müvekkile ait üründe; saplama sistemi alttan geçme - üstten sabitleme şeklinde yapıldığını ve tamamen farklı olduğunu, müvekkiline ait üründe; iç bağlantı mekanizmasının ters sistemle bağlandığını, müvekkiline ait üründe; dil sisteminin tamamen plastik ve yekpare gövdeli olduğunu, kulp kısmının tasarım itibariyle sekizgen köşeli olduğu ve keskin köşelere sahip olduğunu, bu itibarla ürünlerin tasarımlarının birbirinden tamamıyla farklı olduğunu, müvekkiline ait ürünün kilit dil mekanizmasının tamamıyla farklı olduğunu, müvekkiline ait üründe; o ring sistemi tamamıyla kapalı hareketli sistem olduğunu, üç adet dil çeşidi bulunduğunu, bu ürünlerin tamamında da bağlantı ve kullanım şekillerinin farklı olduğunu, müvekkilinin üretim ve satışını gerçekleştirdiği ürünün; tamamıyla ayırt edici niteliklere sahip ve yenilik barındıran bir tasarım olmakla gerek hiçbir teknik bilgisi bulunmayan tüketiciler nezdinde, gerekse de söz konusu ürünün montajını gerçekleştirmeye ehil teknik ekipler nezdinde hiçbir şekilde iltibasa mahal vermeyecek mahiyette olduğunu, açıkladıkları nedenlerle; öncelikle müvekkilinin ürünün, davacının ürününden farklı olması karşısında tedbir kararı verilmesi halinde müvekkilinin telafisi güç ve hatta imkansız zararlara uğrayacağından ihtiyati tedbir talebinin reddine, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
TPMK kayıtları istenmiş, HMK'nın 266.maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
18/12/2019 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Bir tasarımın, ayırt edici nitelik bakımından diğer tasarımlardan göstermesi gereken farklılığın derecesi belirgin bir farklılık olması gerektiğini tekrar vurgulayarak karşılaştırmalı olarak yapılan incelemelere göre; Davalı ... Ltd. Şti.'ne ait ..., ...AŞ.'ye ait TPE Tasarım Tescil Belgesi Numarası: ... olan 11.01.2010 tarihli tescilli "..." ürün isimli endüstriyel tasarımına tecavüz ettiği kanısına ulaşıldığı bildirilmiştir.
17/06/2020 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Ayırt edicilik, tasarımın korunabilmesi için kıyaslanan tasarımlarla arasındaki farklılığını seviyesinin belirlenmesi için konulmuş bir kriter olduğu, bu tür tasarımların olduğunu bilen dikkatli ve deneyimli ürün kullanıcı dikkate alınarak ve tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınarak inceleme yapıldığı ve kök rapordaki sonuca varıldığı, kök raporda ulaşılan kanaatte bir değişiklik bulunmadığı bildirilmiştir.
... 1. FSHHM'nin ...E. ... K. ve 24/05/2022 tarihli kararı incelendiğinde: Davacının ... , davalının ... olup, davanın kabulü ile davalı adına tescilli ... numaralı tasarımın hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verildiği, kararın 12/06/2024 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: Davalının eyleminin, davacının endüstriyel tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, men'i, ref'i, SMK gereği tecavüz ve haksız rekabet oluşturan ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine, kalıplara el konulması, tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi kaçınılmaz ise bunların imhası, davalı tarafın tecavüz ve haksız rekabet oluşturan fiillerinden dolayı uğranılan zararların tespiti ve hükmün ilanına ilişkindir.
Davaya dayanak TPMK nezdinde davacı şirket adına tescilli... numaralı "..." tasarımının; yargılama devam ederken, ... 1. FSHHM'nin ... E. ... K. ve 24/05/2022 tarihli kararı ile hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verildiği, kararın kesinleştiği ve hükümsüzlük kararı geçmişe dönük hüküm ifade edeceğinden, davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN REDDİNE,
1-Alınması gereken 427,60 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 383,20 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
2-Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 40.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Davacı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafça fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 345/1.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve İstinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek sureti ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/11/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır