T.C.
İSTANBUL
3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/95 Esas
KARAR NO : 2024/189
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 08/01/2014
KARAR TARİHİ : 06/11/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'nun davalıya ait "..." isimli televizyon kanalında 1 Ağustos 2012 tarihinde çalışmaya başladığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 2. maddesinde, yorumcunun, kanalın yayın hakkı sahibi olduğu televizyon kanalı ... için hazırlanan, yayın günleri ve saatine kanalın karar vereceği ... isimli spor programında 2 yıl süre için yorumcu olarak görev alacağının belirtildiğini, davalı tarafın sözleşmeyi 27/11/2013 tarihinde tek taraflı feshettiğini ileri sürerek, iş sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle bakiye sözleşme süresine ilişkin ücret bedellerinin, TBK nın 438/111 maddesinden kaynaklanan 6 aylık manevi tazminatın, eksik ödenen kıdem ve yıllık izin ücreti tutarları ile ödenmeyen reklam ücretinin faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin davaya cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın işbu davaya konu tüm talepleri, mevcut hukuki düzenlemeler, dayanak sözleşme süresince gerçekleşen fiili ve hukuki veriler ve özellikle söz konusu sözleşmenin müvekkil şirketçe feshinden sonra ortaya çıkan açık irade beyanları ve davacı taraf uygulamaları kapsamıyla hukuka aykırı talepler olduğunu, gerek aradaki sözleşme hükümlerinden ve gerekse bu sözleşmenin haklı nedenle feshinden kaynaklanan tüm davacı taraf alacakları tam olarak davacı tarafa ödenmiş olup eksik ödenen veya zamanında ödenmeyen herhangi bir meblağ bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; taraflar arasındaki sözleşmenin haksız feshi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
...10. İş Mahkemesinin ... esas,...karar sayılı görevsizlik kararı üzerine dosya mahkememize tevzi edilmiştir.
Mahkememizin...esas, ... karar sayılı,.... tarihli kararı ile; ''...Davacının çok tanınmış bir spor yorumcusu olması ve Türkiye'de çok sayıda spor yayını yapan televizyon kanalı bulunması, gerekse basında yer alan haberlerden de davacının açmış olduğu dava nedeniyle iş bulmaktan kaçındığı mahkememizce alınan ikinci bilirkişi raporu ve ... 2.FSHH Mahkemesi'nde başka emsal dosyalar için alınan bilirkişi raporlarıyla doğrulandığından ve bu süreler birbirine yakın olduğundan ilk rapora itibar edilmemiştir. Ancak belirtilen dönemdeki makul iş bulma süresi de matematiksel kesinlik göstermediğinden davacının çok tanınmış bir yorumcu olması nedeniyle spor programları için yorumlarına ihtiyaç duyulması, Türkiye'de spor yorumu yapan çok sayıda televizyon kanalı bulunması, kanalların rekabet içinde bulunması durumu ve bilirkişi raporları da dikkate alınarak Türk Borçlar Kanunu 51 ve 52.maddeleri gereğince takdiren davacının aynıya benzer koşullarla bir buçuk aylık süre içinde iş bulabileceği kabul edilerek sözleşmede dava konusu dönem için bir aylık ücret için öngörülen 50.000 TL üzerinden bir buçuk aylık ücret karşılığı 75.000 TL telif alacağının 27/11/2013 tarihinden yürütülecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesi hakkaniyete ve dosya içeriğine uygun bulunmuştur.
Davacının kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarına ilişkin taleplerine gelince; belirtilen alacakların da tahsili istemiyle iş mahkemesine dava açılmış olup iş mahkemesi taraflar arasında iş kanunu kapsamında hizmet sözleşmesi bulunmadığından iş kanununa dayanan alacakların talebinin mümkün olmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi üzerine dosya mahkememize gelmiş olup belirtilen alacaklar iş kanununa tabi bir sözleşme kapsamında talep edilen alacaklardan olduğundan zaten bu tür alacaklara bakmak da mahkememizin görevine girmediğinden ve iş mahkemesince de bu konuda görevsizlik kararı verildiğinden ve davacının da yorumcu olarak verdiği hizmetin 5846 Sayılı Yasa kapsamında korunan televizyon programı kapsamında gerçekleşmesi nedeniyle mahkememizce bu alacaklara hükmedilmesinin yasal dayanağı bulunmadığından bu taleplerin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davacının işçilik alacakları ile ilgili kıdem tazminatı ve diğer işçi alacaklarına ilişkin talebin reddine,
2-Sözleşmede öngörülen bir aylık 50.000 TL üzerinden taktiren 1,5 aylık ücret karşılığı 75.000 TL telif alacağının 27/11/2013 tarihinden yürütülecek yasal faizi ile dalıdan alınrak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine...'' karar verilmiştir. İşbu karara karşı taraf vekillerinin temyiz kanun yoluna başvurmaları neticesinde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı ilamı ile; ''...Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Alınan ilk bilirkişi raporuyla davacının Ağustos 2014 ten önce iş bulamayacağı, sözleşmenin fesih tarihi olan 27/11/2013 ten sonraki sekiz buçuk ay iş bulabileceğinin öngörülemeyeceği belirtilmiş, ikinci bilirkişi raporuyla ise davacının dava dilekçesinde belirtilen nitelikleri ile taraflar arasındaki sözleşmenin feshinden itibaren birkaç haftada kolaylıkla iş bulabileceği ifade edilmiştir. Mahkemece ise Türk Borçlar Kanununun 51 ve 52. maddeleri gereğince takdiren davacının aynıya benzer koşullarla bir buçuk aylık süre içinde iş bulacağı kabul edilerek sözleşmede öngörülen bir aylık 50.000,00 TL üzerinden 1,5 aylık ücret karşılığı 75.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Dolayısıyla alınan bilirkişi raporları arasındaki davacının sözleşmenin feshi sonrasında iş bulabileceği makul süre konusundaki çelişki giderilmemiş, mahkemece de her iki bilirkişi raporunda bu hususta varılan sonuçtan farklı olarak davacının 1,5 ayda iş bulabileceği kabul edilmiş olup, davacının sözleşmenin feshinden itibaren iş bulabileceği makul süre tespit edilmeden, bu konuda farklı değerlendirmeleri içeren bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
3- Dava dilekçesiyle, davacının sözleşmesinin haklı neden olmaksızın sona erdirildiği, kamuoyuna yayılan kanalın el değiştirdiği ve yeni sahibi tarafından davacının kovulduğu yönünde çıkan haberler nedeniyle davacının kişilik haklarının zedelendiği, davacının onur kırıcı bu davranış nedeniyle büyük üzüntü duyduğu ifade edilmiş, ibraz edilen alacakların bildirildiği dilekçeler ile manevi tazminat alacağının 10.000,00 TL olarak belirlenmesi istenmiştir. Talep edilen manevi tazminat hakkında mahkeme gerekçesinde bir değerlendirmeye yer verilmediği gibi, bu talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar da verilmemiştir. Bu suretle, manevi tazminat talebi hakkında bir değerlendirmeye yer verilmemesi ve bu konuda bir hüküm kurulmaması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
4- Ayrıca, davacı vekilince davacının iş bulabileceği makul süreden sonra ancak var olan bir programdaki ekibe dahil olabileceği, dolayısıyla 2. veya 3. yorumcu olarak görev alabileceği, nitekim sözleşmenin feshinden itibaren 9. ayın sonunda ... kanalında yayınlanan bir spor programında konuk yorumcu olarak bazı programlara katılabildiği, dolayısıyla sezon ortasında ancak var olan programlara katılabileceğinden 2. veya 3. yorumcu olarak alabileceği ücretin belirlenmesi gerektiği iddia edilmiştir. Davacının sözleşmenin haksız feshi nedeniyle alabileceği tazminat hesaplanırken var olan programlara konuk ya da 2-3. yorumcu olarak katılabileceği savunulduğuna göre, davacının fesih sonrası katıldığı program çalışmaları ve bundan elde ettiği gelirler de araştırılarak bu şekilde elde etmesi muhtemel gelirin belirlenmesi gerekmekte olup, bu yönde bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir...'' gerekçeleri ile bozulması üzerine usul ve yasaya uygun olan bozma ilamına uyulmasına karar verilerek işbu esas üzerinden yargılamaya devam edilmiştir.
Yargıtay'ın anılı kararı kapsamında sözleşmenin haklı bir neden olmadan feshedildiği olgusu sabit hale geldiğinden bozmaya konu olduğu üzere, davacının sözleşmenin feshinden itibaren iş bulabileceği makul süre mevcut ise tespit edilmesi ve bu konuda farklı değerlendirmeleri içeren bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerekmiştir. Bu kapsamda mahkememizce görevlendirilen FSEK uzmanı ..., Mali Müşavir ... ve Sektör bilirkişisi ...'in kök bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; bozma ilamı doğrultusunda davacının fesih sonrası çalıştığı Tv kuruluşlarına davacının aldığı ücretler sorulup gerekli araştırmalar yapıldıktan sonra tafep edilecek bedelin tespit edilebileceğini, sözleşmenin davalı tarafça feshinin davacının kişilik haklarını zedeleyip zedelemeyeceği hususunun takdirinin Sayın Mahkemeye ait olacağının sonuç ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin davacının 8 aylık sürede iş bulamadığını beyan ederek, emsal iki sözleşmeyi ibraz ettiği, davalı vekilinin talebi kapsamında davacının Ağustos 2014 ve Şubat 2015 tarihi arasında ... kanalı için pozisyonuna uygun şekilde taraflar arasında akdedilen sözleşme örneği var ise, davacıya yapılan ödemeleri gösteren kayıtların celbine, yazı cevabı geldikten sonra davacı yanca dosyaya sunulan sözleşme örnekleri de bilirkişi heyetine tevdi edilerek bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen FSEK uzmanı ... , Mali Müşavir ... ve Sektör bilirkişisi ...'in bilirkişi ek raporunun sonuç kısmında özetle; ... yazı yazılarak davacının ağustos 2014 ve şubat 2015 tarihleri arasında ...kanalı için pozisyonuna uygun şekilde taraflar arasında akdedilen sözleşme örneği var ise gönderilmesi istenmiş, gelen cevapta davacının ...kanalında spor yorumcusu olarak katıldığını ... isimli programın dış yapım programı olarak ... Ltd. Şti ile yapılan anlaşma ile programa katıldığı, davacı ile yapılmış herhangi bir sözleşme bulunmadığını belirtilmiş ve diş yapımcı ile olan sözleşmeyi göndermiş olmakla, bu çerçevede Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak kaydıyla ....Ltd.Şti'nden davacının ... isimli program ile ilgili yapılmış sözleşme ve ödemelerin sorulması halinde gerekli hesaplamayı yapabileceği sonuç ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Dava dışı ...Ltd.Şti'den davacının ... isimli program ile yapılmış sözleşme ve ödemelerin sorulmasına, yazı cevabı geldikten sonra aynı heyetten ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen FSEK uzmanı ..., Mali Müşavir ... ve Sektör bilirkişisi ...'in 2. ek raporunun sonuç kısmında özetle; Davacının talep edebileceği boşta geçen süreye ilişkin tazminatın Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak kaydıyla 75.000 TL + 93.600 TL = 168.600 TL olabileceği, sözleşmenin davalı tarafça feshinin davacının kişilik haklarını zedeleyip zedelemeyeceği hususunun mahkemeye bırakıldığı sonuç ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce taraf itirazları kapsamında yeni bilirkişi heyeti görevlendirilmiş olup FSEK uzmanı ... , Mali Müşavir ... ve Sektör bilirkişisi ...'in 13/04/2021 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; davacının sözleşmenin feshi tarihinden itibaren benzer nitelikte yeni bir iş bulması için geçecek makul sürenin 6 Hafta, 2 Gün olduğunu, davacının, sözleşmenin feshi tarihinden itibaren benzer nitelikte yeni bir iş bulması için geçecek makul süre olan 6 Hafta + 2 Günlük (44 gün) sürede 73.334,00-TL gelir kaybı olacağının hesap edildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından tek taraflı feshi tarihi ile sözleşme bitim tarihi arasında 244 Gün süre bulunmakta olduğunu, İşbu 244 günün 44 gününde davacının benzer nitelikte bir iş bulamayabileceğini, 200 günün de ise davacının benzer nitelikte bir iş bulabileceği ancak benzer nitelikte bir iş bulup çalışmadığını, Davacı ...” nun benzer nitelikte bir iş bulup çalışabileceği ancak çalışmadığı 200 günlük sürede çalışmış olsaydı; davacının, ...” de çalıştığı dönemde elde ettiği muhtemel gelir baz alındığında, taraflar arasında imzalanan sözleşmede yer alan” 1 Ağustos 2013 tarihinden sözleşme süresi sonuna dek her ay 50.000,00-TL (Ellibin Türk Lirası) telif ücreti ödenecektir” hükmüne istinaden elde edeceği gelirden daha fazla gelir elde edebileceği sonuç ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce görevlendirilen FSEK uzmanı ..., Mali Müşavir ... ve Sektör bilirkişisi ...'in 24/08/2021 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmında özetle; kök rapordaki kanaatlerinin değişmediği sonuç ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Yargıtay bozma ilamı sonrası tahkikat aşamasında alınan farklı iki bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporların çelişkili olduğu görülmekle; raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacı ile mahkememizce yeni bir bilirkişi heyeti görevlendirilmiş olup bu suretle görevlendirilen FSEK uzmanı Mutlu Dinç, Mali Müşavir ... ve Sektör bilirkişisi ...'nın 23/05/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; haksız fesihten kaynaklandığının düşünülmesi halinde yoksun kalınan kazancın 287.000 TL olabileceği, kasıt olduğu kanaati oluşursa tazminat miktarının tespiti için TBK. 50,51 hükümlerine göre tayin edilmesi gerektiğinin sonuç ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce görevlendirilen FSEK uzmanı ... , Mali Müşavir ... ve Sektör bilirkişisi ...'nın 02/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmında özetle; dosya yeniden ele alınmış olup, kök rapordaki kanaatin korunduğunu, hesaplamayı değiştirecek bir husus bulunmadığını, davacının yeni bir iş bulma süresinin ve yapılacak spor programı sözleşmesinin koşulları ve içeriğinin kesin bilinemeyeceğini, en son yaptığı spor programı sözleşmesinin verileri ve anlaşma koşulları üzerinden nesnel ve gerçek verilere ulaşılabileceği sonuç ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Huzurdaki davada sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle bakiye süreye ilişkin maddi tazminat ve feshin kişilik haklarına aykırı olması iddiasına dayalı olarak manevi tazminat istemi mevcut olup Yargıtay'ın anılı kararı kapsamında sözleşmenin haklı bir neden olmadan feshedildiği olgusu sabit hale geldiğinden bozmaya konu olduğu üzere, davacının sözleşmenin feshinden itibaren iş bulabileceği makul sürenin mevcut ise tespit edilmesi ve bu konuda farklı değerlendirmeleri içeren bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerekmiştir. Davacı vekilince davacının iş bulabileceği makul süreden sonra ancak var olan bir programdaki ekibe dahil olabileceği, dolayısıyla 2. veya 3. yorumcu olarak görev alabileceği, nitekim sözleşmenin feshinden itibaren 9. ayın sonunda ... kanalında yayınlanan bir spor programında konuk yorumcu olarak bazı programlara katılabildiği, dolayısıyla sezon ortasında ancak var olan programlara katılabileceğinden 2. veya 3. yorumcu olarak alabileceği ücretin belirlenmesi gerektiği iddia edilmiş olup bozma ilamı kapsamında işaret edildiği üzere davacının fesih sonrası katıldığı program çalışmaları ve bundan elde ettiği gelirler de araştırılarak bu şekilde elde etmesi muhtemel gelirin belirlenmesi gerekmekte birlikte ...ve ...'a müzekkere yazılmış ise de fesih sonrası ancak sözleşme süresi içerisinde davacının faaliyetine rastlanılmadığı gibi tekit yazılması talep edilen ...kanalında iddia edilen çalışma döneminin de sözleşme süresinden sonrasına ait olduğu görülmekle ve davacının yeniden inceleme talebi de bulunmadığından yeniden müzekkere yazılmasına ve inceleme yapılmasına yer olmadığı kanaatine varılmıştır. Bu kapsamda gelinen aşamada dosya kapsamındaki delillere uygun hazırlanan ve önceki raporlar arasındaki çelişkiyi gideren son heyet tarafından alınan bilirkişi raporundaki hesaplamalar hükme esas alınmıştır. Davacı/yorumcuya ödenen tutarların tespiti için SABA Prodüksiyona müzekkere yazılmış ise de tasfiye nedeniyle
cevap alınamamış olup dosya kapsamında hesaplamaya emsal alınabilecek yorumcu ücreti davacı ile aynı kadroda ve aynı programda birlikte çalıştığı ... ve...olarak tespit edilmiş olup anılı kişiler 2. ve 3. yorumcular olduğundan ücretlerinin 15.000 TL olarak tayin edildiği, aynı dönemde ise davacının ücretinin 50.000 TL olduğu görülmüştür. Davacının sözleşmenin feshi sonrasında iş bulabileceği makul süre değerlendirildiğinde bakılması gereken husus liglerin süresi, yaz dönemi gibi ölü dönem ve televizyon sezonu olup davacının marka değeri programlara reyting kazandıracak bir husus olduğundan iş bulmasının kolay olabileceği ortaya konulmuş ise de spor program planları oluşup kadrolar tamamlandıktan sonra ya davacı için sıfırdan yeni program anlaşması yapılması ya da hali hazırdaki programlara dahil edilmesi gerekeceğinden bütçeleme açısından mümkün görülmediği, dolayısıyla davacının sözleşmesinin feshedildiği tarihten itibaren aktif hale gelecek yeni futbol sezonunu beklemesinin gerekeceği saptanmakla sözleşmenin 24 aylık bir dönemi kapsaması, çalışılan dönemin ise 15 ay 26 gün olup geriye kalan 8 ay 4 gün itibari ile talep edilebilecek yoksun kalınan kazanca dayalı maddi tazminatın 287.000TL'ye tekabül ettiği sonucuna varılmıştır. Davalı tarafça sunulan tediye makbuzu ibareli belgenin ise bakiye ödeme ibaresi dışında somut veri içermemesi karşısında davaya konu sözleşme ilişkinin fesihten sonraki dönem ödemesi olarak kabulüne yeterli olmadığı saptanmış olup taleple bağlılık ilkesi gereğince de davacının haksız fesihten dolayı bakiye süreye denk gelen 190.000TL maddi tazminat isteminde haklı olduğu kanaatine varılmıştır. Son olarak davacı tarafın, feshin kişilik haklarına aykırı olması iddiasına dayalı olarak manevi tazminat istemi mevcut ise de davacının kişilik haklarına hukuka aykırı eylem ile manevi zarar verildiğini ispata yeterli delillerin dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmakla; sübut bulmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Tüm bu gerekçeler ışığında; davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
A-190.000 TL maddi tazminatın 27/11/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
B-Manevi tazminat talebinin reddine,
2-Alınması gereken 12.978,90 TL ilam harcından, bozma öncesinde alınan peşin harcın mahsubu ile eksik 7.855,65 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin maddi tazminat yönünden davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 10.000,00 TL vekalet ücretinin, manevi tazminat talebinin reddi yönünden davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Bozma öncesinde davacı tarafın yapmış olduğu, 7.044,50 TL bilirkişi ücretinin, 100,00 TL tebligat/posta ücretinin toplam 7.144,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafın yapmış olduğu 16.950,00 TL bilirkişi ücreti ve 2.699,00 TL tebligat ve müzekkere masrafı olmak üzere toplam 19.649,00 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre 18.666,50 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafın yapmış olduğu 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 130,00 TL gider avansı toplam 3.130,00 TL yargılama giderinin davanın kabul / red oranına göre 156,50 TL nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ödeyen tarafa iadesine,
Dâir; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın geçici 3.maddesi gereğince 15 günlük süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/11/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır