T.C.
İSTANBUL
3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/555 Esas
KARAR NO : 2024/172
DAVA : Tasarıma Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması, Maddi/Manevi/İtibar Tazminatı
DAVA TARİHİ : 06/12/2021
KARAR TARİHİ : 23/10/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Tasarıma Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması, Maddi/Manevi/İtibar Tazminatı istemli davanın yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Türkiye'de ilk kez kendisi tarafından üretilerek kamuya sunulmuş olan düğme detaylı elbise tasarımının, ilk kez müvekkiline ait (... satış sayfasında 12.04.2021 tarihinde ve yine müvekkiline ait (... kullanıcı adlı instagram satış sayfasında 19.06.2021 tarihinde kamuya sunulduğunu, Müvekkilinin tasarımı tescil edilmemiş olsa da tescilsiz tasarımların gerek 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, gerek 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve gerekse Türk Ticaret Kanunu haksız rekabet hükümlerine göre korunmakta olduğunu, müvekkilinin söz konusu tescilsiz tasarımının taklitlerinin Davalı ... tarafından üretim ve satışını yaptığını, davalıya ait (... adlı instagram satış sayfasında, .../ adlı internet satış sayfasında "..." ürün kodu ile satışını gerçekleştirdiğini, Davalı “...'nın .../ adlı internet satış sayfası üzerinde ... 1. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numarası ile noter tespiti yapıldığını, Maddi tazminatın hesaplanmasını 6769 sayılı Kanunun 151/2.a maddesine göre talep ettiklerini, Taklit ürünlerin başta davalıların iş yerlerinde, diğer mağazalarında üretim ve satışının durdurulmasına, görüldüğü yerde toplatılmasına, ürünün satışını yapan internet sitelerinde satışının durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, durdurulmasını ve önlenmesini, şimdilik 1.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın ve 100 TL itibar tazminatının delil tespitinin yapıldığı 13.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faiziyle birlikte davalılardan alınarak müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini, mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların bahsettiği söz konusu malların, kendilerinin üretiminden önce üretim yapıldığı ve böyle faaliyetler yürüttüğü, ekte sunulan fotoğraflardan da durumun anlaşıldığını, davacı tarafından müvekkiline gönderilen ... 1. Noterliğinin ... ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin herhangi bir tescili bulunmayan ... numaralı markalara tecavüz edildiği iddia olunan kullanımlarının Türk Patent Enstitüsü fuarında tespit edildiği, vekil edenin izinsiz kullanımlarının davacının 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'ndan doğan marka ve tasarım hakları ile 584 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'ndan doğan mali ve manevi haklarına ihlal oluşturulduğu belirtilerek, müvekkilinin kullanımlarına derhal son verilmesi, satışların durdurulması ihtar edilmiş, aksi halde müvekkili aleyhine maddi ve manevi tazminat talepli hukuk davaları ile cezai işlem başlatılacağı bildirildiğini, ihtarname sürecinin akabinde davacı tarafından huzurdaki haksız ve hukuka aykırı işbu dava ikame edildiğini, özetle; taraflarının ... sayı ile tescilli tasarımın yenilik ve ayırt edicilik koşullarını taşımaması nedeniyle hükümsüzlüğünü, Davacının tescilli markalarına vaki tecavüzün ve FSEK'ten kaynaklanan haklarına yaratılan ihlalin tespit, ref ve men'ini, Davacı fillerinin ihtiyati tedbir yolu ile önlenmesini, ... sitesine erişimin engellenmesini, SMK'nın 29, 149, 150/2 ve 150/2-a maddeleri gereğince 1.000.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatı, 100.000 TL itibar tazminatını, SMK' nın 151/4 md. gereğince tazminatın 9020 oranında arttırılmasını, eser sahipliğinden doğan mali ve manevi hakların ihlali nedeniyle FSEK'in 68. maddesi gereği 3 kat hesabıyla 1.500.000-TL telif tazminatı ve 100.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini ve bu tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ettiğini, SMK m. 29/2 uyarınca, tecavüz davasına dayanak markanın dava tarihi itibarı ile Türkiye'de en az beş senedir tescilli olması şartı ile ve davalı talebi üzerine dava tarihinden önceki beş sene içerisindeki ciddi kullanımının davacı tarafından ispatı gerektiğini, ciddi kullanımın ya da kullanmamaya dair geçerli sebeplerin sunulamaması halinde davanın reddi gerektiğini, anılan hüküm uyarınca kullanmama def'i ileri sürdüklerini, davacı tarafın Türkiye'de kullanımı olmayan markalarına dayanarak açtığı marka tecavüzü davasının ve SMK'ya dayanan tedbir ve tazminat talepleri ile birlikte reddini talep ettiklerini , davacının FSEK'e dayanan davasının, dayanak ürün tasarımı eser niteliğinde olmadığından reddi gerektiğini, davanın reddini talep ve beyan etmiştir.
CEVABA CEVAP: Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; eldeki davanın tarafları arasında ...Şti. Ve ... yer almamasına rağmen cevap ve karşı dava dilekçesinde davanın tarafı olmayan söz konusu kişilerin isimlerinin ve imzalarının bulunduğunu, bu sebeple davanın tarafı olmayan ...Ltd. Şti.'nin cevap dilekçelerinin reddini, cevap ve karşı dava dilekçesinin gerek içeriği gerekse de talep sonucunun açık olmadığını, müvekkili tarafından davalılara keşide edilmiş bir ihtarname bulunmamasına rağmen ihtarname keşide edildiğinden, dava açıldığından, ne müvekkiline ne de davalılara ait olmayan ... adlı internet sitesine erişimin engellenmesinden, dava konusu ile alakasız marka hakkından ve telif tazminatına varana dek birçok iddialarda bulunulduğunu, iddiaların bir bütünlükte arz etmediğinin görüldüğünü, davalı tarafça müvekkilinin tasarım hakkına tecavüz oluşturan kullanımların davalının kendi tesciline dayanan kullanımlar olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davalı tarafından kendi tesciline ait kullanım olduğu iddiasında bulunulan tasarıma ait herhangi bir tescil belgesi sunulmadığını, sunulmadığı gibi TPE nezdinde yapılan araştırmada ... sayılı tescilli tasarım görülmediğini, davalı tarafın iddiasının aksine müvekkilinin tasarımı sadece SMK hükümlerine göre değil, aynı zamanda da SMK ile birlikte 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve gerekse Türk Ticaret Kanunu haksız rekabet hükümlerine göre korunduğunu, davalının bu yöndeki beyanlarının reddi gerektiğini, davalı tarafından ihtiyati tedbir talebinin haksız ve yargılamayı geciktireceği iddialarında bulunulmuşsa da davaya konu taklit ürünler süratle elden çıkarılabileceği için ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, internette yapılan araştırmada davalı karşı davacıların cevap ve karşı davalarının başka birine ait bir dilekçesinin birebir aynısının olduğunun tespit edildiğini, davanın kabulünü talep ve beyan etmiştir.
İKİNCİ CEVAP: Davalılar vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; davaya dayanak gösterilen tescilsiz tasarımların 19/06/2021 tarihinden önce 2019 senesinde başka firmalar tarafından kamuya sunulmuş olup; yeni ve ayırt edicilik özellerini haiz olmadıklarını, nitekim davaya dayanak gösterilen tescilsiz yandan düğme detaylı elbise tasarımının, davacının ikrar ettiği 2021 tarihlerinden çok önce 13/01/2019 tarihinde Pinterest isimli sosyal medya uygulamasında ve 11/01/2021 tarihinde ... aracılığı ile başka firmalar tarafından paylaşılmış tasarımlar olduğunu, diğer bir yandan söz konusu yandan düğmeli elbise tasarımının, diğer tesettür giyim markalarında da rahatlıkla bulunabilecek ve yenilik özelliği bulunmayan bir tasarım olduğunu davanın reddini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; tescilsiz tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, maddi, manevi ve itibar tazminatı istemlerine ilişkindir.
Davacı tarafça tazminat hesabına dair belgeler, instagram satış sayfasının görselleri, ... Ltd. Şti. nin ticaret sicil kayıtları, ... 1. Noterliğinin... tarih ve ... yevmiye numarası ile noter tespiti ve makbuzu, emsal ilam ve bilirkişi raporuna ilişkin delillere dayanıldığı görülmüştür.
Davalı tarafça emsal mahkeme kararı ile dayanak bilirkişi raporuna ilişkin delillerin ibraz edildiği görülmüştür.
Davalılar tarafından davacı aleyhine açılan markanın hükümsüzlüğüne ilişkin karşı davanın huzurdaki dava dosyasından tefrikine karar verilmiş olup tefrik neticesinde Mahkememizin 2023/67 esasına kayıt edildiği ve hükümsüzlüğü talep edilen markaların karşı davalı ...'na ait olmadığı anlaşıldığından; pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce görevlendirilen Marka vekili ..., Moda Tasarım uzmanı ... ve Mali bilirkişi ...tarafından düzenlenen 13/06/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; davacı yanın davaya mesnet olarak göstermekte olduğu ürün bakımından ilgili ürün küçük farklılıkları dışında aynı olan bir ürün davacının bildirdiği ilk kullanım tarihinden önce kamuya arz edilmiş olması nedeni ile davacının “tescilsiz tasarım koruması” sahibi olarak değerlendirilemeyeceğini, bu halde davalıların davacı yana ait herhangi bir hakka tecavüzünün varlığından bahsedilemeyeceğini, mahkeme aksi kanaatte olması ve davacının davaya mesnet görsel bakımından tescilsiz tasarım hakkı sahibi olduğu kanaatinin mahkeme nezdinde oluşması halinde ise davalıların kullanımlarının ilgili tasarım ile bilgilenmiş kullanıcı nezdinde iltibasa sebebiyet verecek kadar benzer olduğunun değerlendirilebileceğini, davacı yanın tescilsiz tasarım hakkı sahibi olmadığı heyetimizce değerlendirilmekte ise de mahkemenin aksi görüşte olma ihtimaline binaen heyetce yapılan mali açıdan inceleme sonuçları ve tazminat hesabı raporun “özet” bölümünde arz edildiği yönünde görüş ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce görevlendirilen Marka vekili ..., Moda Tasarım uzmanı ... ve Mali bilirkişi ... tarafından düzenlenen 19/03/2024 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmında özetle; davacı taraf ...'na ait ilk kez Türkiye'de 12.04.2021 tarihinde kamuya arz edilmiş dava konusu tasarım ile Davalı tarafça delil olarak sunulan önceki tarihli tasarımların değerlendirilmesinde tasarımcının tasarımlarını seçenek özgürlüğü kapsamında geliştirmediğini, tasarımların bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı ve benzer olarak algıladıklarını, bu nedenlerle SMK kapsamında tescilsiz koruma koşullarının oluşmamış olduğu ve tescilsiz korumadan faydalanamayacağını, bu eksende ( davacı yanın herhangi bir tescilsiz tasarım hakkı sahibi olmadığı tespiti ile ) davalı yanın davacı yanın herhangi bir hakkına tecavüz ya da davacı yan ile herhangi bir şekilde haksız rekabet teşkil eder bir eyleminin var olduğundan bahsedilemeyeceğini mahkeme aksi kanaatte olması ve davacının davaya mesnet görsel bakımından tescilsiz tasarım hakkı sahibi olduğu kanaatinin mahkeme nezdinde oluşması halinde ise davalıların kullanımlarının ilgili tasarım ile bilgilenmiş kullanıcı nezdinde iltibasa sebebiyet verecek kadar benzer olduğunun değerlendirilebileceği yönünde görüş ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Huzurdaki davada; davacı yanın Türkiye'de ilk kez kendisi tarafından üretilerek kamuya sunulduğu iddia edilen düğme detaylı elbise tasarımının, kendisine ait ...adlı instagram satış sayfasında 12/04/2021 tarihinde ve ...kullanıcı adlı instagram satış sayfasında 19/06/2021 tarihinde kamuya sunulduğu ve davalılara ait ... (Ek-2) adlı instagram satış sayfasında davaya konu tescilsiz tasarımın "..." ürün kodu ile satışının gerçekleştirilmesine dayalı eylemin tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği iddiasının mevcut olduğu, davalıların ise davaya dayanak gösterilen tescilsiz tasarımın, 19/06/2021 tarihinden önce 2019 senesinde başka firmalar tarafından kamuya sunulduğunu, böylece yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini hâiz olmadığını savundukları görülmüştür. Bu kapsamdaki somut olaydaki uyuşmazlığın davaya konu tescilsiz tasarımın ilk kez davacı tarafça kamuya sunulup sunulmadığı, yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini hâiz olup olmadığı meselesi üzerinde toplandığı anlaşılmıştır.
Dava tarihi itibari ile uygulanması gereken Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 55. maddesinin 4. fıkrasında belirtildiği üzere tasarım; bu Kanun hükümleri uyarınca tescil edilmiş olması hâlinde tescilli tasarım, ilk kez Türkiye'de kamuya sunulmuş olması hâlinde tescilsiz tasarım olarak korunmaktadır. Dolayısıyla hukuken korunabilmesi için davaya konu tescilsiz tasarımın ilk kez davacı tarafça kamuya sunulması gerekmektedir. Yine SMK'nın yenilik ve ayırt edicilik başlıklı 56. maddesinin; '' (1) Tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur.
(2) Birleşik ürünün parçasının tasarımı, aşağıdaki şartları taşıyorsa yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir:
a) Parça birleşik ürüne takıldığında, birleşik ürünün normal kullanımında görünür durumda olmalıdır.
b) Parçanın görünür durumda olan özellikleri, yenilik ve ayırt edici nitelik şartlarını karşılamalıdır.
(3) Bu maddede yer alan normal kullanım; bakım, servis veya onarım işleri hariç olmak üzere, son kullanıcı tarafından kullanımı ifade eder.
(4) Bir tasarımın aynısı;
a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce,
b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir.
(5) Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim;
a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce,
b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir.
(6) Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır.'' şeklinde, SMK'nın Kamuya sunma başlıklı 57. maddesinin ise; ''(1) Kamuya sunma; sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsar. Tasarımın gizlilik şartıyla üçüncü bir kişiye açıklanması kamuya sunma sayılmaz. (2) Koruma talep edilen bir tasarım, başvuru tarihinden veya rüçhan talebi varsa rüçhan tarihinden önceki on iki ay içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ya da halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya sunulması hâlinde bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemez.'' şeklinde düzenlendiği görülmüştür. Nitekim SMK'nın 81. maddesinin 4. fıkrası gereğince tescilsiz tasarımlar için, tasarım 57. maddeye göre kamuya sunulduğu takdirde, hak sahibi, tasarım hakkına yönelik ihlallerden dolayı dava açmaya yetkilidir. Aksi halde tasarım daha önce kamuya sunulmuş ve 57. maddede belirtilen istisnai durumda mevcut değil ise bu durumda davacının hukuken korunması mümkün olmayacaktır.
Anılı yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; incelemenin teknik bilgiyi gerekmesi nedeni ile icra edilen bilirkişi incelemesi neticesindeki hükme esas alınmaya elverişli tespitlerle birlikte davacı tarafa ait olduğu iddia edilen tescilsiz tasarımın tesettür giyime hitap eden temel formda olması ile birlikte sıradan modellerden farklılık gösteren yanının sol kup üzerinde sıralı düğme detayı olduğu, dava dosyası kapsamında sunulan deliller göz önünde bulundurularak yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; davacı yanın davaya konu tasarımı bakımından, dış görünümde benzerliği ortadan kaldırmayacak nitelikte küçük farklılıkları dışında aynı olan ürünün davacının bildirdiği ilk kullanım tarihinden önce üçüncü kişi/ler tarafından kamuya sunulduğu tespit edilmiştir. Davalılar tarafından emsal delil olarak gösterilen ... 4. FSHHM'nin ... esas sayılı dava dosyasındaki tespitlerin de aynı tasarıma ilişkin olarak huzurdaki dava dosyasında yapılan inceleme sonuçları ile aynı mahiyette olduğu görülmüştür. Dosya kapsamında davaya konu tasarımın SMK'nın 57. maddesine uygun şekilde kamuya sunulduğunu gösterir, yenilik ve ayırt edicilik niteliklerinin bulunduğunu gösterir ispata elverişli delillerin bulunmadığı anlaşılmakla; tescilsiz tasarıma tecavüze ait şartların mevcut olmadığı, bununla bağlantılı olarak TTK kapsamında haksız rekabete ilişkin şartların mevcut olmayacağı kanaatine varılmakla; sübut bulmayan davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL ilam harcından peşin alınan 360,34 TL harcın mahsubu ile eksik 67,26 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tecavüzün/ haksız rekabetin tespiti, önlenmesi durdurulması talepleri yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin ve manevi tazminat talebinin reddi nedeniyle 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Maddi tazminat talebinin reddi nedeniyle 1.000,00 TL ve itibar tazminatı talebinin reddi nedeniyle 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dâir; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/10/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır