T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2014/1216
KARAR NO: 2019/788
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 11/03/2014
KARAR TARİHİ: 20/09/2019
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle;20/06/2004 tarihinde ... plaka sayılı aracın tek taraflı yapmış olduğu trafik kazasında araç sürücüsü kaza nedeniyle vefat ettiğini, araç içerisinde bulunan 4 yolcununda ağır şekilde yaralandığını, söz konusu kazada araç içerisinde yolcu konumunda olan davacının da ağır şekilde yaralandığını, uzun süren tedaviler sonucu iyileşme sağlanamayarak ağır ve kalıcı sakatlığı ortaya çıktığını, %13 oranında malul kaldığını, müvekkilinin kazadan önce araç alım-satım işleri yaptığını, ömür boyu sürecek olan sakatlığı nedeniyle meslekte kazanma gücü ve efor kaydına uğradığını, davacının kaza sonrası çalışamadığını ve bu sebeple işlerinin bozulduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin maddi ve manevi kayıplarının çok büyük olduğunu, ... plakalı araç sigortacısına 01/10/2013 tarihinde yazılı olarak başvuruda bulunduklarını, ancak taleplerinin reddedildiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25.000 TL meslekte kazanma gücü kaybı tazminatının 01/10/2013 tarihinden 8 iş gün sonrasından itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle;öncelikle dava konusu trafık kazasının 20.06.2004 tarihinde meydana geldiğini ve davanın zamanaşımına uğradığını, öncelikle bu yönden davanın reddine karar verilmesini, esas yönünden ise 20/06/2004 tarihli trafik kazasına karıştığı belirtilen ... plaka sayılı aracın müvekkili şirkette ... nolu poliçe ile zorunlu mali mesuliyet ( trafik) sigortası ile sigortalı oduğunu, söz konusu poliçeye göre teminatın, sakatlanma kişi başı 30.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, söz konusu poliçeye göre teminatın, Karayolları Trafik Kanunu ve poliçe genel şartlar uyarınca, otomatikman her olayda ödenmesi gereken bir meblağ olmayıp, gerçek kusuru, geliri ve uzuv kaybı oranına göre tazminat miktarının belirleneceğini, müvekkili şirkete tüm belgelerle birlikte kaza ve hasar ihbarında bulunulmadığını, bu nedenle KTK ve genel şartlara göre sigorta şirketlerine olayla ilgili tüm belgeleri ve özellikle de sigorta poliçesini ekleyerek müracaatta bulunulmasının zorunlu olduğunu, bu durumda müvekkili şirketin temerrüdünden bahsedilemeyeceğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusursuzluğu nedeniyle poliçe sorumluluğunun bulunmadığını, davacının kaza nedeniyle sakat kaldığı iddiasını Adli Tıp Kurumundan alınacak rapor ile ispatlamasının gerektiğini, vücut fonksiyon kaybının tespiti gerekirken özürlülük ölçütü sınıflandırılması ve özürlü sağlık kurulu raporları hakkındaki yönetmeliğe göre hazırlanan rapora itibar edilerek ortaya çıkan sonucun kabul edilemeyeceğini, bu nedelerle öncelikle zamanaşamı yönünden davanın reddine ve esas yönünden de davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER :
Hasar Dosyası, ZMMSP, Kaza Tespit Tutanağı, ... Adli Tıp Kurumu Raporu, ... CBS nun ... hazırlık sayılı dosyası, Tanık, Hastane Raporları, Bilirkişi raporu.
TÜM DOSYA KAPSAMINDAN: Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sigorta şirketine yönelik açılan maddi tazminat davasıdır.
Mahkememizin 16/12/2014 tarihli ara kararı gereğince ... Üniversitesi Adli Tıp Kurumundan davacının maluliyet raporu alınmak üzere ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak dosyamız gönderilmiştir. ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölüm Başkanlıdığı/Adli Tıp Anabilim Dalından verilen 01/04/2015 tarihli raporda özetle; trafik kazasına bağlı tarif edilen yaralanmanın organlardan birinin sürekli zayıflamasına yada yitirilmesine neden olmadığı, 20/06/2004 tarihinde trafik kazası geçiren hastada sol femur kırığının Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne göre fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet oranı tayinine mahal olmadığı, tedavilerinin devam ettiği dönem olan iyileşme süresinin 9 ( dokuz ) aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında mesleğini icra edemeyeceği belirtilmiştir.
Mahkememizin 15/05/2018 tarihli ara kararı gereğince dosya, Kusur ve Aktüer hesabı konusunda bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen 17/08/2018 teslim tarihli raporda özetle;
" Davalı sigorta şirketine ZMMS olan ... plakalı araç sürücüsü ...’ in olayda %100 oranında asli ve tamamen kusurlu olduğu,
Davacı vekili dava dilekçesinde; her ne kadar davacı ...’ ın kaza öncesinde araç alım-satımı-galericilik yaptığını beyan etmiş ise de; davacının mesleğini ve kazancını ispata elverişli herhangi bir maaş bordrosu vb belgenin dosyaya sunulmadığı,
Davacının dosyada mübrez SGK Hizmet Döküm Cetvelinin incelenmesi sonucunda; davacının aktif çalışmasının 03/03/2005 tarihinde başladığı, kaza tarihi itibariyle sigortalı olarak aktif çalışmasının bulunmadığı,
Davacı ... 20/05/1988 doğumlu olmakla kaza tarihinde (16) yaşında olup, Yargıtay’ ın yerleşik içtihatlarında kabul ettiği ndan küçük olduğu, Davacının (18) yaşından evvel kaza tarihini de kapsayacak şekilde aktif çalışmasının başladığını ispata elverişli herhangi bir belge dosyaya sunulmadığından yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda net asgari ücretler esas alınarak hesaplama yapıldığı, (Davacı kaza tarihinde aktif çalışma hayatı içerisinde bulunmadığından her ne kadar Asgari Geçim İndirimsiz net asgari ücretler esas alınarak hesaplama yapılması gerektiği kanaatine varılmış ise de; Asgari Geçim İndirimi 2008 yılı başında uygulamaya konulduğundan net asgari ücretler esas alınarak hesaplama yapıldığı)
... Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölüm Başkanlığı Adli Tıp Anabilim Dalı öğretim üyelerince tanzim olunan 01/04/2015 tarihli raporu ile; davacının 20/06/2004 tarihinde geçirmiş olduğu kaza sonucunda sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı tespit edildiğinden sadece olay tarihinden itibaren geçici iş göremezlik halinde kaldığı 9 ay boyunca %100 oranında malul sayıldığının kabulü ile hesaplama yapıldığı,
Hesaplamaya konu kazada davacı ...’ a, SGK tarafından sigorta dalından, davalı sigorta şirketine rücu edilebilecek peşin sermaye değerli ödeme yapılmadığı anlaşıldığından peşin sermaye değeri tenzili yapılamadığı,
Davacı ...’ ın, davalı sigorta şirketine ZMMS olan ... plakalı araçta yolculuk yaptığı esnada emniyet kemerinin takılı olup olmadığı hususu kaza tespit tutanağında numara ile olarak belirtildiğinden davacı ...’ ın kendi can güvenliğini tehlikeye düşürdüğü anlaşılmış olup, kendi yaralanması ile neticelenen olayda dikkatsiz ve özensiz davranışlarından dolayı müterafik kusurlu olduğu, Bu nedenle Yargıtay’ ın benimsediği uygulama doğrultusunda somut olayın özelliklerine ve hakkaniyete uygun olan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığı,
Davacı ...’ ın toplam geçici iş gücü kaybı tazminatının 2.944,13 TL olduğu, işbu miktardan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması sonrasında Davacının Davalı sigorta şirketinden talep edebileceği geçici iş gücü kaybı tazminatının 2.355,30 TL (Davacının talebi 25.000,00 TL) olduğu," şeklinde görüş bildirdikleri anlaşılmıştır.
Bilirkişi kök raporuna davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine mahkememizin 21/09/2018 tarihli ara kararı gereğince dosya, Kusur ve Aktüer hesabı konusunda bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen 14/12/2018 teslim tarihli ek raporda :
"Yasal Mevzuat, Güncel İstinaf Mahkemeleri Kararları ve Güncel Yargıtay İlamları gereğince 01/06/2015 tarihinden sonra düzenlenen Poliçe dönemine giren trafik kazasına bağlı bedensel zararlarda 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’ nın nolu ekinde belirlenen kriterlere göre hesaplama yapılmaktadır.
01/06/2015 tarihli Genel Şartlar kapsamında yapılan aktüeryal hesaplama ilkeleri uyarınca esas alınarak hesaplama yapılmakta olup, 15/08/2003 tarihli Genel Şartlar kapsamında ve Yargıtay’ ın yerleşik içtihatlarında kabul ettiği hesaplama ilkeleri esas alınarak yapılan hesaplamada esas alınarak hesaplama yapılmaktadır.
Davalı sigorta şirketi tarafından ... plakalı araç için düzenlenen ZMMS Poliçesinin tanzim tarihi 11/08/2003 olmakla, yeni Genel Şartlar’ ın yürürlüğe girdiği 01/06/2015 tarihinden önce olduğundan Yargıtay’ ın yerleşik içtihatlarında kabul ettiği hesaplama ilkelerine göre hesaplama yapılması gerektiğinden kök raporda esas alınarak hesaplama yapılmış olup, davacı vekilinin işbu itirazına katılmak mümkün olmamıştır.
Davacı vekili, kök raporda hesaplanan geçici iş göremezlik tazminatının güncellenmesi gerektiğini beyan ile kök rapora itiraz etmiştir. Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre; sigorta şirketleri tarafından dava tarihinden önce davacılara ödeme yapılmış olması halinde ödenen bedelin ödeme tarihinden hesap tarihine kadar yasal faiz oranı üzerinden güncellenerek hesaplanan tazminattan tenzil edilmesi gerekmektedir. Bunun dışında, hesaplanan tazminata ayrıca faiz işletilerek güncellenmesi şeklinde herhangi bir hesaplama yöntemi bulunmamakta olup, davacı vekilinin işbu itirazına katılmak mümkün olmamıştır.
Davacı vekilinin kök rapora itirazlarına katılmak mümkün olmadığından kök rapordaki görüşümüzde herhangi bir değişiklik olmadığı," şeklinde görüş bildirdikleri anlaşılmıştır.
Bilirkişi kök ve ek raporlarına davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine mahkememizin 12/03/2019 tarihli ara kararı gereğince dosya, Kusur ve Aktüer hesabı konusunda bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen 11/04/2019 tarihli 2.ek raporda özetle :
"Davacı vekilinin kök ve 1. Ek rapora itirazlarına katılmanın mümkün olmadığı,
Davacının TBK'ya dayandırdığı (munzam zarar) hesabı talebi heyetimizin uzmanlık alanı dışında olduğundan hesaplanamadığı,
2019 yılı verilene göre tazminatın güncellenmesinin aktüeryal hesaplama ilkelerine göre mümkün olmadığı, kök rapordaki görüşümüzde herhangi bir değişiklik olmadığı," şeklinde görüş bildirdikleri anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
Buna göre 20/06/2004 tarihinde davalı şirketin kaza tarihi itibariyle ZMMSP ile sigortalı olan aracın kaza yapması neticesi davacının alınan rapora göre 9 ay boyunca geçici iş göremediği, sürekli maluliyeti olmadığı, araç sürücüsü 3.kişinin kazada tam kusurlu olduğu, araç sürücüsü 3.kişinin kazada tam kusurlu olduğu, davalı tarafın zamanaşımı savunmasında bulunmuşsada eylemin ceza zaman aşımına tabi olduğu, bir kişinin öldüğü ve birden fazla kişinin yaralı olduğu, alınan aktüerya bilirkişi raporuna göre davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi ile birlikte maddi zararının 2.944,13 TL olduğu, davalının sigorta poliçesi kapsamında bu zararda sorumlu olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine, 2.355,30 TL tazminatın 25/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Karar tarihine göre alınması gereken 160,89 TL harçtan peşin alınan 85,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 75,49 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı taraftan peşin alınan 85,40 TL harç masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan kabul edilen miktar gözönünde tutularak 2.355,30 TL. (AAÜT 13/2 Maddesi gereği) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalı duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan reddedilen miktar gözönünde tutularak 2.725,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan toplam : 1.734,20 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 163,38 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kabule yönelik miktar itibariyle KESİN, redde yönelik olarak ise gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 20/09/2019
Katip
(e-imza)
Hakim
(e-imza)
Davacı Masraf Dökümü :
Harç giderleri: 25,20-TL
Bilirkişi Ücreti : 1.400,00-TL
Teb.-müz.posta giderleri: 309,00-TL
Toplam: 1.734,20-TL