T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2014/239 Esas
KARAR NO: 2018/521
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 30/11/2010
KARAR TARİHİ: 09/04/2018
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında imzalanan 14.03.2005 tarihli Pazarlama ve Destek Sözleşmesinin davalının sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirememesi nedeniyle müvekkili tarafından gönderilen fesih ihtarnamesi sonucu 14.05.2007 tarihi itibariyle haklı nedenle feshedildiğini, fesih akabinde de davalı tarafından müvekkili şirketten alınması taahhüt edilen toplam 150 ton ürün miktarının satın alınmamış olan 129,26 tonluk kısmına karşılık gelen miktarın da ödenmediğini, sözleşme uyarınca davalının bu miktarı ödemekle yükümlü olduğunu, söz konusu borcun yazılı ve sözlü uyarılara rağmen ödenmemesi sonucu davalı aleyhine icra takibine geçildiğini ancak davalının takibe haksız olarak itirazda bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan davada davalı şirketin Pazarlama ve Destek Sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmeden doğan 18.689,60 ABD Doları tutarındaki alacağın fiili ödeme günündeki TL karşılığının 02.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında yapılan ıslah ile toplam 21.542,96 ABD Dolarının tahsilini, artırılan 2.853,36 ABD Dolarının fiili ödeme günündeki TL karşılığının ıslah tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
CEVAP :
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davacının taraflar arasındaki Pazarlama ve Destek Sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmeyerek taahhüt ettiği sabit fiyattan davalıya satış yapmaması ve bu nedenle davalının sözleşmeye konu olan yağı üçüncü şahıslardan satın almak zorunda kaldığı gerekçelerine istinaden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
... 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin ... K sayılı dosyası, ... 8 İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyası, ... 14 İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyası, bilirkişi raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE:
Davacı tarafından açılan dava, Pazarlama ve Destek Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizin 2010/724 E sayılı dosyasından 13/09/2012 tarihinde 2012/179 Karar numarası ile verilen "Davacının davasının kabulü ile 21.542,96 USD'nin 18.689,60 USD'sine 18/06/2010 kalan 2.853,36 USD'sine ıslah tarihi olan 13/06/2012 tarihinden itibaren 3095 saılı yasanın 4/A mad. uyarınca yasal faiz yürütülmek üzere davalıdan alınıp davacıya ödenmesine..." ilişkin kararını Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2012/18965 E, 2014/7629 K. sayılı 17/04/2014 tarihli kararı ile "...1-Dava, taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenle feshine dayalı olarak davalı tarafından satın alınmayan ürün miktarından dolayı davacıya iade edilmesi gereken bakiye avansın tahsili istemine ilişkindir. Davacı, davalının sözleşmeden kaynaklanan mal alım taahhüdünü yerine getirmediği, süresi dolan teminat mektubunun süresini uzatmadığı veya yeni bir teminat mektubu sunmadığı gerekçeleriyle 10.05.2007 tarihli noter kanalıyla gönderdiği ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini bildirmiştir. Davalı ise davacının satmayı taahhüt ettiği ürünün fiyatını aralarındaki sözleşmeye aykırı olarak artırdığını, bu suretle sözleşmeye aykırı davranan ve feshe sebebiyet veren tarafın davacı olduğunu, davacının sözleşmeye aykırı hareket etmesi nedeniyle uğradığı zararın tazmini için davacı aleyhine icra takibine geçildiğini ve takibe itiraz etmesi sonucu itirazın iptali davası açıldığını savunmuştur. Dosya incelendiğinde davalının, davacının sözleşmeye aykırı davranması sonucu uğradığı zararın tazmini amacıyla 71.553,09 TL alacağın davacıdan tahsili amacıyla icra takibine geçtiği, itiraz üzerine de davacı aleyhine ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'ne dava açtığı anlaşılmıştır. Bu durumda, davalının aralarındaki sözleşmeye aykırı davrandığı iddiasına dayalı olarak davacı aleyhine açtığı tazminat davasında verilecek olan kararın bu davada verilecek olan kararı etkileyecek olması karşısında mahkemece, davalı tarafından davacıya karşı açılan davanın sonucu beklenerek, ortaya çıkacak hukuki duruma göre davacının işbu davadaki isteminin yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken, bu yön üzerinde durulmadan yargılamaya devam olunarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına bozulmasına..." ifadelerine yer vererek bozmuştur.
Mahkememizce Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek ... 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin (...) ... E sayılı dosyasının sonuçlanması beklenmiştir.
... 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dosyasından ... K. numarası ile 10/11/2015 tarihinde davanın reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmış, ... AŞ tarafından sözleşmenin tek taraflı feshinin haklı nedenlere dayandığı tespit edildiğinden alınan ve mahkememizce denetlenmiş bilirkişi raporları çerçevesinde taraflar arasında yapılmış bulunan 14.03.2005 tarihli Pazarlama ve Destek Sözleşmesinin imzalanmış olduğu, bu sözleşmeye göre verilen avansın tamamının hak edilebilmesi için yıllık hedef tonajının tutturulması gerektiği ve davalı şirketin 2005-2006 yıllarında eksik mal alımı yaptığı, toplamda 129.26 tonluk eksik mal taahhüdünün bulunduğu ve davalı şirketin 2006 yılında mal alımını durdurduğu kabul edilerek yapılan sözleşmeye göre satış primleri 5 yıl içinde kapatılacağından ve 25.000 USD karşılığı 33.000 TL' nin davacı şirkete ödendiği tartışmasız olduğundan, yerine getirilmeyen mal alımı taahhüdü nedeniyle bu prim ve avansdan iadesi gereken 21.542,96 USD' nin davalıdan alınarak davacıya verilmesinin uygun olduğuna, bu nedenlerle davanın kabulü ile, 21.542,96 USD'nin 18.689,60 USD'lik kısmına 18/06/2010 tarihinden, kalan 2.853,36 USD'lik kısmına ıslah tarihi olan 13/06/2012 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca yasal faiz yürütülmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
Davanın kabulü ile, 21.542,96 USD'nin 18.689,60 USD'lik kısmına 18/06/2010 tarihinden, kalan 2.853,36 USD'lik kısmına ıslah tarihi olan 13/06/2012 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca yasal faiz yürütülmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Harçlar Kanununca alınması gerekli 1.909,53 TL ilam harcından peşin yatırılan 415,15 TL peşin harç ile 77,60 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 1.416,78 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 3.354,48 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 17,15 TL başvuru harcı, 415,15 TL peşin harç ile 77,60 TL ıslah harcı, 1.350,00 TL bilirkişi ücreti, 126,00 TL tebligat ve müzekkere giderlerinden oluşan toplam 1.985,90 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye gider avanslarının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,
Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/04/2018
Katip ...
Hakim ...