T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2016/430
KARAR NO: 2019/219
DAVA: Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 19/04/2016
KARAR TARİHİ: 12/03/2019
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle;davalının sigortalısı olan ... plakalı araç tarafından ... plakalı araca çarparak araçta maddi hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, temlik edenin aracında oluşan değer kaybının 19.02.2015 tarihli eksper raporu ile 3.001,60 TL olarak tespit edildiğini, temlik edenin bu değer kaybını davacıya temlik ettiğini, taraflar arasındaki temlik sözleşmesine dayanılarak davalıdan talep edildiğini, TBK189. Maddesine göre alacağın devri ile devredenin kişiliğine özgü olanlar dışında öncelik hakları ve bağlı haklarının da devralana geçtiğini, asıl alacakla ilgili işlemiş faizlerin de devredilmiş sayıldığını, değer kaybının kaza nedeniyle aracın satış değerindeki düşüş olduğunu, somut olayda Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğünce 23.09.2010 tarihinde yayınlanan 2010/30 no.lu sektör duyurusu uyarınca bağımsız ekspere değer kaybı hesaplattırıldığını, bunun için ekspere 354,00 TL ödendiğini, TBK’nın 49. Maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğunu, mevcut durumda davalının bu zararı tazminle yükümlü olduğunun açık olduğunu belirtmiş ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 500,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle;davacının aktif husumet ehliyetinin olmadığını, davanın temlik belgesine dayanılarak açıldığını, TBK 183. Maddesine göre temlik sözleşmesinin geçerli olabilmesi için temlike konu bir alacağın olması gerektiğini, davacının talep ettiği ve dolaylı zarar olan değer kaybı tazminatının KZMMS poliçesi teminatı dışında kaldığından temlike konu bir alacağın olmadığını, her durumda davalının sorumlu olduğu kabul edilse dahi ... plakalı aracın özellikleri dikkate alındığında araçta bir değer kaybı oluşmayacağından davacının talep edebileceği bir alacağın da bulunmadığını, dolayısıyla davacının temlik sözleşmesine dayanarak talepte bulunamayacağını, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, delillerin kendilerine tebliğ edilmesi gerektiğini, somut ve denetlenebilir şekilde bir değer kaybı hesaplaması gerektiğini, değer kaybının KZMMS poliçesi teminatı haricinde olduğunu, ... plakalı aracın 2011 model ... marka ve 03.12.2014 tarihinde meydana gelen kazada 124.946 Km’de olduğunu, davacının harca esas olarak 500 TL değer kaybı belirtmişse de toplam değer kaybını 3.001,60 TL olarak gösterdiğini, aracın önceki kazalarının araştırılması gerektiğini, bu konuda Sigorta Bilgi Merkezine sorulması gerektiğini, uzman bilirkişi aracılığıyla değer kaybının hesaplanması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu iddialarını kabul etmediklerini, kazanın kavşakta meydana geldiğini ve davacının aracının kavşaklarda geçiş önceliğine uymayarak ağır kusurlu davrandığını, davacının dosyaya sunduğu tek taraflı ve yetersiz ekspertiz raporunu ve masrafını kabul etmediklerini, sigortacının sorumluluğunun, sigorta ettirenin hukuki sorumluluğu ile eşdeğerde olduğunu, bu durumda başvuru sahibinin ekspertiz ücretini aracın işleteninden isteyemeyeceğinden, davalıdan da isteyemeyeceğini, dolayısıyla ekspertiz masraflarının HMK 323. Maddesine göre yargılama giderlerine dahil edilebileceğini, 22.03.1976 tarih 1/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereği delil tespiti giderlerinin davanın yargılama giderlerine dahil olduğunu, faizin başlangıcına ve faiz türüne itiraz ettiklerini, davacının yasal faiz isteyebileceğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
TÜM DOSYA KAPSAMINDAN: Dava maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklı değer kaybı alacağına yönelik tazminat davasıdır.
Somut olayın;Dava konusu olaya ilişkin olarak düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre 03.12.2014 günü saat 16.30 sıralarında ... mahallesinde sürücü ... yönetimindeki ... plakalı 2007 model ... marka aracıyla Gaziosmanpaşa sokağından kavşağa çıkış yaptığı sırada seyrine göre solundan gelen sürücü ... yönetimindeki ... plakalı araçla çarpışmış, çarpışma sonucu savrulan ... plakalı araç park halinde bulunan ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
Yargılama sırasında alınan kusur bilirkişisinin raporuna göre; Dava konusu olayda davalı şirkete ZMM sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ..., yönetimindeki aracıyla meskun mahalde seyrederken daha dikkatli ve tedbirli olması, tali yoldan kavşağa yaklaşırken yavaşlaması, seyrine göre anayoldan gelen davacı tarafa ait ... plakalı araca ilk geçiş önceliğini vermesi ve bu aracın geçişinden sonra kavşağa girmesi gerekirken bu kurallara uymamış, kavşaklarda geçiş önceli kuralını ihlal etmiş ve bu araca çarparak savrulmasına ve park halindeki araca çarpmasına neden olmuştur. Bu nedenle davalı şirkete ZMM sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ...'ün olayda % 100 oranında tamamen kusurlu olduğu, Davacı tarafa ait ... plakalı aracın sürücüsü ... ise anayoldan kavşağa girdiğinde sağındaki tali yoldan dikkatsizce gelip aracına yandan çarpan ve savrulmasına neden olan davalı şirkete ZMM sigortalı araç sürücüsüne karşı kazayı önlemek bakımından alabileceği bir tedbir olmadığından olayda kusursuz olduğu, dava dışı ... plakalı araç ise, meskun mahalde park için ayrılmış yerde kurallara uygun şekilde park halinde olduğundan sürücüsüne yüklenebilecek bir kusur oranı mevcut olmadığı belirtilmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2002/130-E 2002/4512-K sayılı ilamında “…tamamen onarılmış olsa bile kazaya uğrayan araba, tahribatın izlerini taşıyacağından onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin olaydan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü gerekir. Aracın onarılmış durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış olursa olsun, kural olarak aynı nitelikteki hiç hasara uğramayan araç değerinden düşüktür ve bu da cari değerinden kaybettirmektedir…” denilmektedir.
KTK 90. Md. hükmüne göre ; “Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır. Şeklindeki düzenleme ile trafik kazasından kaynaklanan tazminat taleplerinin değerlendirilmesinde BK.nun haksız fiile ilişkin hükümlerine atıf yapılmıştır.
6098 TBK 49 ve müteakip maddeleri gereğince meydana gelen kaza sebebiyle zarar görenin mal varlığında meydana gelen eksilme zararlarını isteyebileceği gibi, dolaylı olarak uğradığı zararlar da zarar verenden istenebilecektir. Bu çerçevede bakıldığında, değer kaybı zararı, davacının mal varlığında meydana gelen bir zarar kapsamındadır. Zira, araç tamamen onarılmış olsa dahi, teknolojinin gelişmesi sebebiyle, parça değişimi yapılmamış olsa dahi, araçların kaza geçirdiği, kaportanın onarım ve boya gördüğü konuları kolaylıkla tespit edilebilmekte bu da aracın kaza geçirmesi sebebiyle kazanın şekline göre değişen oranlarda bir kısım değerinden kaybetmesine sebebiyet vermektedir. Dolayısıyla, değer kaybı araçla doğrudan ilişkili olup, zarar görenin gerçek zararını ifade etmektedir.
Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 2002/7795E. ve 2003/5255 K. sayılı kararında;”...borcun bizzat borçlu tarafından ifasında alacaklının menfaati olmadıkça borçlu borcunu şahsen ifaya mecbur değildir. Borç üçüncü bir şahıs tarafından borçlunun bilgisi dışında tediye edilebilir. BK md: 162 'ye göre alacaklı üçüncü şahıs ile yapacağı yazılı bir sözleşme ile bu maddedeki ayrıntılı durumlar dışında alacağını borçlunun rızasını aramaksızın üçüncü şahsa temlik edebilir ’
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2012/11-1602 E., 2013/712 K. sayılı kararında; “Alacağın temlikinin söz konusu olabilmesi için, evvelemirde temlik edilecek bir alacağın mevcut olması gerekir. Kural olarak, bütün alacaklar temlik edilebilir. Böylece halen iktisap edilmiş (kazanılmış) bir alacak kadar ileride iktisap olunacak bir alacak da keza muaccel bir alacak kadar bir vadeye veya şarta bağlanmış olan alacaklar da temlik olunabilir şeklinde belirtildiği üzere alacağın temlik ediliş şekli, içeriği karşısında yasaya ve içtihatlara aykırı bir durum bulunmamaktadır. Zira; temlik esnasında henüz sigorta tazminatı kesin olmayan yazılı şekil şartına uyarak yapılan temliğin geçerli olduğu kanaatine varılmıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 19.10.2015 tarih, 2015/2163 E., 2015/10755 K. sayılı ilamı ile; “Araçta meydana gelen değer kaybı, aracın kaza tarihindeki hasarsız 2.el piyasa değeri ile hasarı onarıldıktan sonraki 2.el piyasa rayici arasındaki farktır. Eksik inceleme ile hükme elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece, konusunda uzman kişilerden seçilecek bilirkişi kurulundan, tüm dosya kapsamına göre davaya konu kaza sebebiyle davacı tarafa ait araçta meydana gelen değer kaybının hesaplanması, (aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı,yapılan onarım işlemleri, km’si vs göre piyasa rayici belirlenerek) araçtaki hasarın giderilmesi için makul onarım süresinin ve bu süre içinde emsal nitelikteki bir aracın(davacı tarafından kaza olmasaydı dahi yapılması gereken yakıt vs gibi zorunlu giderler indirildikten sonra) davacının yaptığı iş, araca olan ihtiyaç durumu, kiralama ücretinin tespiti hususlarında dosyada bulunan bilirkişi raporunun da irdelenip değerlendirildiği ayrıntılı, açıklamalı ve denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi hüküm kurulması doğru görülmemiştir. ”
Buna göre; sigorta şirketi değer kaybından sigortalısının/sürücünün kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde sorumlu olabilecektir.
Ekspertiz ücreti yönünden ise; TTK m. 1426 / 1 ; “ Sigortacı, sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar tarafından, rizikonun, tazminatın veya bedel ödeme borcunun kapsamının belirlenmesi amacıyla yapılan makul giderleri, bunlar faydasız kalmış olsalar bile, ödemek zorundadır. ” delaleti ve T C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı’nın 16199 sayı ve 05.10.2012 tarihli sektör duyurusu uyarınca ekspertiz ücretinin makul giderlerden olduğu konusu netlik kazanmıştır.
Mahkememizin 28/11/2017 tarihli duruşmasının ara kararı gereğince dosya, kusur-hasar bilirkişisi Makine Mühendisi bilirkişi ve Sigorta Hukuku uzmanı bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından ibraz edilen 01/03/2018 teslim tarihli raporda özetle; 1. Dava konusu trafik kazasının meydana gelişinde davacı tarafa ait ... plakalı aracın sürücüsü ...’nin % 100 (Yüzdeyüz) oranında tamamen kusurlu olduğu, 2. Davalı şirkete ZMM sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ...’ün olayda kusursuz olduğu, 3. Dava konusu ... plakalı araçtaki değer kaybının 1.500,00 TL olduğu, 4. Davacının ekspertiz ücreti zararının KDV dahil 177,00 TL olduğu,5. Davacının davalı şirketten talep edebileceği maddi zararının olmadığı yönünde görüş ve kanaatte bulunmuşlardır.
Mahkememizin 30/03/2018 tarihli duruşmasının ara kararı gereğince dosya, ek rapor alınmak üzere kusur-hasar bilirkişisi Makine Mühendisi bilirkişiye ve Sigorta Hukuku uzmanı bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından ibraz edilen 05/10/2018 teslim tarihli 1.ek raporda özetle;1. Dava konusu trafik kazasının meydana gelişinde davalı şirkete ZMM sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ...’nin % 100 (Yüzdeyüz) oranında tamamen kusurlu olduğu, 2. Davacı tarafa ait ... plakalı aracın sürücüsü ...’ün olayda kusursuz olduğu, 3. Davacı tarafa ait ... plakalı araçtaki değer kaybının 1.500,00 TL olduğu, 4. Davacının ekspertiz ücreti zararının KDV dahil 177,00 TL olduğu yönünde görüş ve kanaatte bulunmuşlardır.
Mahkememizin 06/11/2018 tarihli ara kararı gereğince dosya, 2. ek rapor alınmak üzere Makine Mühendisi ve Sigorta Hukuku uzmanı bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından ibraz edilen 08/01/2019 teslim tarihli 2.ek raporda özetle;1. Dava konusu trafik kazasının meydana gelişinde davalı şirkete ZMM sigortalı .... plakalı aracın sürücüsü ...’ün kavşaklarda geçiş önceliği kuralını ihlal etmesi nedeniyle % 100 (Yüzdeyüz) oranında asli ve tam kusurlu olduğu, 2. Davacı tarafa ait ... plakalı aracın sürücüsü ...’nin olayda kusursuz olduğu, 3. Davacı tarafa ait ... plakalı araçtaki değer kaybının 1.500,00 TL olduğu, 4. Davacının ekspertiz ücreti zararının KDV dahil 177,00 TL olduğu yönünde görüş ve kanaatte bulunmuşlardır.
Davacı vekili e imzalı olarak UYAP sisteminden gönderdiği 16/01/2019 tarihinde harçlandırılmış ıslah dilekçesinde özetle; Değer kaybı taleplerini ıslah ederek değer kaybı bedelini 500 TL. Den 1500 TL.'ye arttırdığını ve dava değerini 1177 TL. Artırdığını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde bilirkişi ek raporu mahkememizce yeterli görülüp itibar edilmiştir.
Davacı vekili Uyap sisteminden gönderdiği 16/01/2019 tarihinde harçlandırılmış ıslah dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde talep edilen 500,00 TL alacaklarının bilirkişi raporu doğrultusunda ıslahı yolu ile 1177,00 TL daha arttırılarak hükmen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Sigorta vekili ıslah dilekçesine karşı süresinde verdiği beyan dilekçesinde özetle; davacının ıslaha konu maddi tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını, bu nedenle zamanaşımına uğrayan davacının ıslah taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava konusu kazanın 03/12/2014 tarihinde meydana geldiği, davacı vekilinin ıslah dilekçesini 16/01/2019 tarihinde harçlandırdığı görülmüştür.
Yargıtay 17 Hukuk Dairesi'nin 03/03/2014 tarih ve 2014/3509 Esas,2014/2886 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere Dava konusu kazanın 03/12/2014 tarihinde meydana geldiği, davacı vekilinin ıslah dilekçesini 16/01/2019 tarihinde harçlandırdığı, ıslah dilekçesinin gönderildiği tarih itibariyle KTK md.109/1 uyarınca iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu ve ıslaha konu talebin zamanaşımına uğradığı ve davalı sigorta vekili de süresi içerisinde zamanaşımı definde bulunduğu görülmüştür.
Bilirkişi raporu tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde bilirkişi raporu mahkememizce yeterli görülüp itibar edildiği; Dava ve ıslah dilekçesine göre davanın kısmen kabulüne, 500,00 TL değer kaybı tazminatının 09/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ıslah edilen miktar yönünden davalı sigorta vekilinin zamanaşımı itirazının kabulü ile ıslah edilen 1.177,00 TL tazminat talebinin zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Açıklanan gerekçeye göre;
1-Dava ve ıslah dilekçesine göre davanın kısmen kabulüne, 500,00 TL değer kaybı tazminatının 09/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ıslah edilen miktar yönünden davalı sigorta vekilinin zamanaşımı itirazının kabulü ile ıslah edilen 1.177,00 TL tazminat talebinin zamanaşımı nedeni ile reddine,
2-Karar tarihine göre alınması gereken 44,40 TL harcın peşin alınan 49,31 TL ( Peşin Harç + Islah Harcı ) harçtan mahsubu ile bakiye 4,91 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince kabul edilen miktar yönünden hesaplanan 500,00 TL (AAÜT 13/2 Maddesi gereğince ) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davalı duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince reddedilen miktar yönünden hesaplanan 1.177,00 TL (AAÜT 13/2 Maddesi gereğince ) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan toplam : 1.576,30-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 469,97 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
7-Karar kesinleştiğinde mahkeme kasasında bulunan belgenin iadesine,
Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda dava değeri itibari ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 12/03/2019
Katip
Hakim
Davacı Masraf Dökümü :
Harç giderleri: 29,20-TL
Ekspertiz Ücreti: 177,00-TL
Bilirkişi Ücreti : 1.200,00-TL
Teb.-müz.posta giderleri: 170,10-TL
Toplam: 1.576,30-TL