T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/1145 Esas
KARAR NO: 2019/444
DAVA: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 25/12/2017
KARAR TARİHİ: 10/05/2019
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; müvekkili banka ile borçlu ... A.Ş. arasında 12.03.2015 tarihli, ticari nitelikli Genel Kredi ve Rehin Sözleşmesi imzalandığını,diğer davalıların ise işbu sözleşmeyi, müşterek borçlu, müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, imzalanan sözleşmeye istinaden borçlu şirkete kredi kartı, çek bedeli kredisi ve taksitli kredi kullandırıldığını, borçluların borcunu ödememesi üzerine, borçların ödenmesi için davalılara 30.05.2016 tarihinde hesap kat ihtarnamesi gönderildiğini ve mevcut borçların ödenmesi, aksi takdirde tüm alacağın muaccel hale geleceği, tüm alacağın tahsili için yasal yollara başvurulacağının bildirildiğini, Muacceliyet ihtarnamesinin 06.06.2016 tarihinde davalılara tebliğ edildiğini, ancak ihtarnameye herhangi bir itirazda bulunmayan ve borçlarını da ödemeyen borçlulara karşı tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ... 18. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından genel haciz yolu ile ilamsız takibe, sadece asıl borçlu şirkete karşı ... 18. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyası ile taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine geçildiğini, borçluların yetki itirazı üzerine genel haciz yoluyla ilamsız takibe ... 19. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile devam edildiğini, asıl borçlu aleyhine başlatılan taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takipte müvekkili banka lehine rehinli aracın satışının gerçekleştirildiğini, ancak kendilerine reddiyatı yapılan 23.958.23-TL'nin borç tutarını karşılamadığını, bu sebeple .. 18. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından kendilerine 13.12.2016 tarihli kesin rehin açığı belgesi verildiğini, rehin açığı belgesinde yer alan asıl alacak, faiz alacağı ve gider vergisi toplamından kendilerine reddiyatı yapılan tutar çıkarıldığında 13.12.2016 tarihi itibariyle müvekkili bankanın alacağının 30.238,57-TL olarak hesaplandığını, takip tarihi ile dava tarihi arasında dosya kapsamında tahsilat gerçekleştirildiğinden, işbu davaya ilişkin değer, 13.12.2016 tarihi itibariyle 30.238,57-TL olduğunu, davalıların söz konusu takibe de haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve takibin haksız olarak durdurulmasına sebebiyet verdiklerini, davalıların borçlu olmadığına ilişkin vaki itirazları yerinde olmamakla birlikte, haksız ve kötü niyetli olup Sayın Mahkemenizce iptali gerektiğini, davalıların ... 19. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile açılmış takibe ve tüm fer'ilere ilişkin itirazının iptaline, takibin devamına, davalılar aleyhine alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; ... A.Ş. adlı müvekkili şirketin davalıya herhangi bir borcu olmamakla birlikte, diğer müvekkilleri ... A.Ş. ve ...’ın aynı icra takibinde aynı borçtan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davaya sebep icra takibine itirazları hususunda herhangi bir hukuka aykırılık ve haksızlık söz konusu olmadığını, müvekkili şirket ... A.Ş.'nin davacı tarafa herhangi bir borcu olmadığını, bunun dışında diğer iki müvekkili ... A.Ş. ile ...'ın da davacıya borcu olmadığını,davacı vekilinin bahsettiği ve icra takibine dayanak tuttuğu kredi sözleşmesinin kendilerine iletilmediğini ve dava dilekçesine de ek yapılmadığını, müvekkillerinin bihaber oldukları bir sözleşme ile kendilerine isnat edilen borcu kabul etmesinin mümkün olmadığını,bu sebeple müvekkillerinin borcunun olmadığını söylemekle birlikte bahsi geçen sözleşmedeki imzaların da müvekkillerine ait olmadığını, müvekkillerinin borcunun olmamasının yanı sıra davada öne sürülen vakıalar belirsiz ve iddialarla ilintisi kurulması zor bir şekilde öne sürüldüğünü, üstü kapalı ifadelerle net olmayan iddialarla dolu dava dilekçesinde delil olarak belirtilen belgeler de kendilerine tebliğ edilmemiş olup bu durum Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na aykrılık teşkil ettiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, haklı itirazlarının kabulü ile, davaya sebep ve itiraza uğramış icra takibine ilişkin olarak borçlu olmadıklarının tespitine,davacının haksız ve mesnetsiz iddia ve taleplerinin reddine,davacının % 20'den az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
TÜM DOSYA KAPSAMINDAN: Dava Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklı itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizin 22/06/2018 tarihli duruşmasının ara kararı gereğince; Davalı borçluların ... 26. İcra Müdürlüğüne verdikleri itiraz dilekçesinde usulüne uygun yetki itirazında bulunmadıkları görülmekle davalı borçluların ... 26. İcra Müdürlüğünün yetkisine yönelik itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Davaya konu ... 19 İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası getirtilip dosya arasına konulmuştur,incelendiğinde;davacı alacaklı tarafından davalı borçlular ... A.Ş, ... A.Ş' ve ... aleyhine 11/08/2016 tarihinde kredi sözleşmesi alacağından kaynaklı ....1500 nolu kredi için 17.899,77 TL ana para, 1.253,18 TL işlemiş % 24,24 akdi faiz, 62,66 TL % 5 BSMV olmak üzere toplam 19.215,61 TL ve ....00002 nolu kredi için 7.740,00 TL ana para, 632,48 TL işlemiş faiz % 36 akdi faiz, 31,62 TL % 5 BSMV, 221,14 TL ihtarname alacağı olmak üzere toplam : 8.625,24 TL ve ...00001 nolu kredi için ... A.Ş.'nin sorumlu olduğu miktar, 18.490,60 TL ana para, 1.047,67 TL işlemiş % 13,68 akdi faiz, 52,39 TL % 5 BSMV olmak üzere toplam : 19.590,66 TL, ... A.Ş, ...'ın ise 18.490,60 TL ana para, 1.047,67 TL işlemiş % 13,68 akdi faiz, 52,39 TL % 5 BSMV olmak üzere toplam 19.590,66 TL ve harca esas toplam alacak olan 47.431,51 TL' lik ilamsız takipte bulunduğu,ödeme emrinin borçlulardan ... A.Ş'ye 06/09/2016 tarihinde, ...'a 26/08/2016 tarihinde, ... A.Ş.'ye 26/09/2016 tarihinde tebliğ olduğu, davalı borçlular vekili 06/09/2016 tarihli dilekçesi ile borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde genel kredi sözleşmesinin kendilerine tebliğ edilmediğini, bu nedenle sözleşmedeki imzalara itiraz ettiklerini belirttiğinden, Yargılama sırasında 21/09/2018 tarihli celsenin 2 nolu ara kararı gereği genel kredi sözleşmesi eklenmek suretiyle HMK. 171/2 madde meşruatlı davalı ... ve davalı şirket yetkililerine isticvap davetiyesi çıkartılmasına karar verildiği,isticvap davetiyesinin davalı ...'a 01/02/2019, davalı ... Şirket Yetkilisi ...'a 07/02/2019 tarihinde, davalı ... Şirket Yetkilisi ...'ye 07/02/2019 tarihinde, davalı ... A.Ş'ye 04/02/2019 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen davalı taraflarca beyanda bulunulmadığı ve duruşmaya gelmedikleri anlaşılmıştır.
Mahkememizin 10/05/2019 tarihli duruşmasının ara kararı gereğince; Davalı gerçek kişi ve davalı şirket yetkililerine çıkatılan isticvap davetiyelerine rağmen duruşmaya gelmediklerinden davaya konu genel kredi sözleşmelerindeki imzaya yönelik itirazların ve imza incelemesi taleplerinin dosya kapsamı itibari ile reddine karar verilmiştir.
Mahkememizin 21/09/2018 tarihli duruşmasının ara kararı gereğince dosya ve kasa evrakı rapor hazırlanmak üzere bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen 08/10/2018 teslim tarihli raporda özetle; Detayları yukarıda verilen inceleme ve hesaplamalar sonucunda, 1-) Davacı bankanın davalı ASIL BORÇLU ... A.Ş ve kefiller... A.Ş, ve ...’dan ... nolu bizcard kredisinden tahsilde tekertrür olmamak kaydı ile takip tarihi itibarı ile, 19.161.26 TL alacaklı olduğunun hesaplandığı, 2-) Takip tarihinden başlamak üzere 1.500.000.00 TL lık limit dahilinde aşmamak kaydı ile 17.845.42 TL asıl alacak tamamen ödeninceye kadar yıllık % 30.24 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden % 5 gider vergisinin davalıdan istenilebileceği, Ancak; 5464 sayılı yasanın 26/2.mad. gereği 01.06.2006’dan itibaren de TCMB 3’ er aylık dönemler itibariyle deklere edilen değişen oranlardaki faizin uygulanması gerektiği, 3-) Davacı bankanın davalı ASIL BORÇLU ... A.Ş ve kefiller ... A.Ş, ve ...’dan ÇEK SORUMLULUK BEDELİ kredisinden tahsilde tekertrür olmamak kaydı ile takip tarihi itibarı ile, 8.435.25 TL alacaklı olduğunun hesaplandığı, 4-) Takip tarihinden başlamak üzere 1.500.000.00 TL lık limit dahilinde aşmamak kaydı ile 7.740.00 TL asıl alacak tamamen ödeninceye kadar yıllık % 48.48 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden % 5 gider vergisinin davalıdan istenilebileceği, 5-) Davacı bankanın davalı ASIL BORÇLU ... A.Ş, ve ...’dan TAKSİTLİ TİCARİ KREDİDEN tahsilde tekertrür olmamak kaydı ile takip tarihi itibarı ile, 19.418.88 TL alacaklı olduğunun hesaplandığı, 6-) Takip tarihinden başlamak üzere 1.500.000.00 TL lık limit dahilinde aşmamak kaydı ile 18.461.30 TL asıl alacak tamamen ödeninceye kadar yıllık % 27.36 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden % 5 gider vergisinin davalıdan istenilebileceği, TAKİPLE DAVA TARİHİ ARASINDA TAHSİLAT SAĞLANDIĞI, Davacı vekili dava dilekçesinde aynen,”MÜVEKKİL BANKANIN 13.12.2016 TARİHİ İTİBARİYLE ASIL ALACAK, FAİZ VE GİDER VERGİSİNE İLİŞKİN ALACAĞI TOPLAM 30.238,57-TL'DIR. Asıl borçlu aleyhine başlatılan taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takipte müvekkil banka lehine rehinli aracın satışı gerçekleştirilmiş, ancak tarafımıza reddiyatı yapılan 23.958,23-TL, borç tutarını karşılamamıştır. Bu sebeple ... 18. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından tarafımıza 13.12.2016 tarihli kesin rehin açığı belgesi verilmiştir. Rehin açığı belgesinde yer alan asıl alacak, faiz alacağı ve gider vergisi toplamından tarafımıza reddiyatı yapılan tutar çıkarıldığında 13.12.2016 tarihi itibariyle müvekkil bankanın alacağı 30.238,57-TL olarak hesaplanmaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere; takip tarihi ile dava tarihi arasında dosya kapsamında tahsilat gerçekleştirildiğinden, işbu davaya ilişkin değer, 13.12.2016 tarihi itibariyle 30.238,57-TL'dir.
Davalılar söz konusu takibe de haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmiş ve takibin haksız olarak durdurulmasına sebebiyet vermiştir. Davalıların borçlu olmadığına ilişkin vaki itirazları yerinde olmamakla birlikte, haksız ve kötü niyetli olup Sayın Mahkemenizce iptali gerekmektedir.” Beyanda bulunduğu,
YARGITAY 19.HUKUK DAİRESİ 2016/5024 E 2017/234 K 18.01.2017 TARİHLİ SAYILI İLAMI
“………..Mahkemece, benimsenen bilirkişi rapor ve ek raporuna göre, davacı tarafından düzenlenen 27.174,58 TL bedelli faturanın davalının usulüne uygun tutulan ticari defter ve kayıtlarına işlendiği, davalının takip tarihinden sonra fakat dava açılmadan önce davacıya TL ödeme yaptığı, bu hale göre dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 7.174,58 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.
Borçlu davalı takip konusu alacağın tamamına itiraz etmesine rağmen davadan önce 22.000.00 TL borç tutarını ödemiştir. Bu durumda davacının bu miktar yönünden dava açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Ancak borçlu davalının itirazı üzerine 22.000 TL yönünden de takip durmuş olup mahkemece bu miktara ilişkin takip tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar işleyecek faizi ve takip giderleri ile sorumlu olacak şekilde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ:Yukarda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harem istek halinde iadesine, 18/01/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi. “denildiği,( YARGITAY 19.HUKUK DAİRESİ 2016/796 E 2017/135K 16.01.2017 TARİHLİ SAYILI İLAMI)
Takip tarihi 11.08.2016 dava tarihi 25.12.2017 olup yapılan tahsilatlar sonrası davacı bankanın bizcard kredisinden, çek kredisinden, taksitli krediden dolayı asıl borçlu ve kefillerden alacağının toplam: 35.062,68 TL olduğu yönünde görüş ve kanaatte bulunmuştur.
Yargılama sırasında alınan Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde bilirkişi raporu mahkememizce yeterli görülüp itibar edilmiştir.
Davacı banka ile davalı asıl borçlu ... A.Ş. arasında 12.03.2015 tarihinde 1.500.000.00 TL limitli GENEL KREDİ SÖZLEŞMESİ imzalandığı iş bu imzalanan sözleşme kapsamında davalı asıl borçluya kredi kullandırılması nedeniyle ticari bir ilişkinin doğduğu anlaşılmaktadır.
Davalı kefiller ... A.Ş. VE ...’ın iş bu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıklarından doğan borçtan 1.500.000.00 TL kefalet limiti kapsamında sorumlu oldukları,
DAVACI BANKA TAKİP TALEBİNDE 3 AYRI KREDİDEN DOLAYI TAKİP BAŞLATTIĞINDAN HER BİR KREDİ İÇİN AYRI AYRI HESAPLAMA YAPILMIŞTIR.
KREDİ KARTI YÖNÜNDEN
A-) TEMERRÜT FAİZİNİN TESPİTİ :
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin;”Gecikme ve Temerrüt Faizi”başlıklı 2.7.1 maddesi,” Müşteri, temerrüdün doğduğu tarihten itibaren borcun tamama edildiği tarihe kadar, Banka’nın Müşteri’ye kullandırdığı nakdi türlerine kredinin kullandırıldığı tarih ile temerrüt tarihi arasında süre içinde Banka’ca uygulanan (TL krediler için TL kredilere uyguiarar. para krediler için ise o döviz cinsinden kredilere uygulanan) er kredi faiz oranının 2 katı tutarında, temerrüt tarihi itibariyle faizi hesaplamasına; esas alınacak nakdi kredi riskinin bulunmaması ise Banka'nın kredinin kullandırıldığı tarih ile temerrüt tarihi ; süre içinde nakdi ticari kredilere uyguladığı (TL krediler için TL uygulanan, yabancı para krediler için ise o döviz cinsinden uygulanan) en yüksek kredi faiz oranının 2 katı tutarında temerrüt oranı uygulamasını kabul eder. “hükmünde olduğu,
ANCAK: TCMB tarafından yapılan duryuru ile,
KURUMSAL KREDİ KARTLARI FAİZ ORANI HK. TCMB 2013-57 BASIN DUYURUSU 3 AĞUSTOS 2013
5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu gereği Bankamızca bireysel kredi kartlarına ilişkin azami akdi ve gecikme faiz oranları tespit edilmekte ve üç ayda bir açıklanmaktadır. 2 Ağustos 2013 tarih ve 6495 Sayılı Kanun ile 5464 sayılı Kanun’da yapılan değişiklik ile Bankamıza verilen görevin kapsamı kurumsal kredi kartlarını da içerecek şekilde genişletilmiştir. Bu çerçevede, Bankamızca bireysel kredi kartlarına ilave olarak, kurumsal kredi kartı azami akdi ve gecikme faiz oranları da belirlenerek ilan edilecektir.
Bu itibarla, kurumsal kredi kartı işlemlerinde uygulanacak aylık azami akdi faiz oranı, bireysel kredi kartlarında olduğu gibi, Türk Lirası için yüzde 2,12, ABD doları için yüzde 1,70 ve Euro için yüzde 1,64; aylık azami gecikme faizi oranı ise Türk Lirası için yüzde 2,62, ABD doları için yüzde 2,20 ve Euro için ise yüzde 2,14 olarak belirlenmiştir.
Söz konusu oranlar azami oranlar olup, 2013/10 sayılı Bankamız Tebliği’nin yürürlük tarihi olan 5 Ağustos 2013’ten itibaren bankalarca kurumsal kredi kartı işlemlerinde de bu oranların üzerinde bir faiz oranı uygulanması mümkün bulunmamaktadır. Bankalar bu oranları geçmemek üzere faiz oranlarını serbestçe belirleyebilecektir. 1 Ekim 2013 tarihinden itibaren gelecek üç aylık dönem için geçerli olacak azami faiz oranları bu tarihten önce yine Bankamız tarafından kamuoyuna duyurulacaktır.
5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.03.2006 tarihinden sonra temerrüdün oluşması ve işbu takibin açılmış olması nedeniyle, anılan yasa kapsamında değerlendirmeler yapılmakta ve aşağıda sunulmaktadır.
Kredi kartları akdi ve gecikme faiz oranlarının belirlenme yetkisi,
5464 sayılı Yasanın 26.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, Merkez Bankası azami akdi ve gecikme faiz oranlarını tespit etmeye yetkilidir ve belirlediği bu oranları 3 ayda bir açıklamaktadır. Dolayısıyla bu yasanın yürürlüğe girdiği 01.03.2006 tarihinden itibaren kredi kartı akdi ve temerrüt faiz oranları TCMB belirlenmektedir.
T.C.Merkez Bankası’nın üçer aylık dönemlerdeki, basın duyurularına göre;
TCMB tebliğine göre 01.04.2016 tarihinden geçerli olmak üzere gecikme faizinin % 2.52 ve yıllık % 30.24 belirlediği ,Ancak; 5464 sayılı yasanın 26/2.mad. gereği 01.06.2006’dan itibaren de TCMB 3’ er aylık dönemler itibariyle deklere edilen değişen oranlardaki faizin uygulanması gerektiği,
B-) TEMERRÜT TARİHİNİN TESPİTİ :
Hesabın Kesilmesi ve Kat Edilmesi:
a-) Davacı banka davalı borçlularar ... 3.Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesini keşide ederek,”…….,30.05.2016 hesap kat tarihi itibariyle 39.817.03 TL borcu …….işbu ihtarnamenin tebliğini takiben 7 içinde Bankamızda nakden ve defaten ödenmesini,Aksi takdirde tahsilde tekerrür edilmemek üzere aleyhinize yasal yollara başvuracağımızı ve her türlü teminatın nakde çevrilmesi için yasal işlemlerin başlatılacağını, sözleşmede belirlenen temerrüt faizi, gider vergisi, yargılama giderleri, avukatlık ücreti ve sair ferilerinin tarafınıza ait olacağını,İhtar ve tebliğ ederiz.,”İhtarında bulunmuştur.
b) Tebligat: Davalı asıl borçluya rehin sözleşmesinde yazılı adrese gönderilen ihtarnamenin tebliğ edilemeden 06.06.2016 tarihinde iade olduğu ancak rehin sözleşmesinin 12.maddesi,” Rehin Veren, aşağıda belirtilen adresinin ve faks no’sunun değişmesi halinde iadeli taahhütlü veya noter marifetiyle adres (veya faks no’su) değişikliğini Banka'ya bildirilmediği takdirde, işbu sözleşmede belirtilen adrese (veya faks no’suna) yapılacak her türlü tebligatın kendisine yapılmış sayılacağını kabul, beyan ve taahhüt eder.” Hükmünde olup 06.06.2016 tarihinde tebliğ edilmiş sayılabileceği sayın mahkemenizin takdirşlerinde mütalaa olunmaktadır.
c-) Tebligat: Davalı kefillere gönderilen ihtarnamenin 06.06.2016 tarihinde tebliğ edildiği,
d-) Temerrüt: Yasa ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda ihtarname ile verilen 1 günlük sürenin sonunda davalıların temerrüdünün 14.06.2016 tarihinde başlayacağı mütalaa olunmaktadır.
D-) ASIL ALACAĞIN TESPİTİ;
5464 sayılı Yasa 26. Maddesine uygun olarak; “Temerrüt hali de dahil olmak üzere, kart uygulamasından doğan borçlarda bileşik faiz uygulanmaz.” Hükmüne uygun olarak En son hesap Kesim tarihinden sonraki borçlara da temerrüt hali de dahil bileşik faiz uygulaması yapamayacağı ve Hesap Kesim tarihlerinde belirlenen ANA PARA borç için basit faiz hesabının yapılması gerektiği, Açık hükümdür.
Yine,TCMB nın kurumsal kredi kartları faiz oranı hk. tcmb 2013-57 basın duyurusu 3 ağustos 2013 ile “5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu gereği Bankamızca bireysel kredi kartlarına ilişkin azami akdi ve gecikme faiz oranları tespit edilmekte ve üç ayda bir açıklanmaktadır. 2 Ağustos 2013 tarih ve 6495 Sayılı Kanun ile 5464 sayılı Kanun’da yapılan değişiklik ile Bankamıza verilen görevin kapsamı kurumsal kredi kartlarını da içerecek şekilde genişletilmiştir. Bu çerçevede, Bankamızca bireysel kredi kartlarına ilave olarak, kurumsal kredi kartı azami akdi ve gecikme faiz oranları da belirlenerek ilan edilecektir.
Söz konusu oranlar azami oranlar olup, 2013/10 sayılı Bankamız Tebliği’nin yürürlük tarihi olan 5 Ağustos 2013’ten itibaren bankalarca kurumsal kredi kartı işlemlerinde de bu oranların üzerinde bir faiz oranı uygulanması mümkün bulunmamaktadır. Bankalar bu oranları geçmemek üzere faiz oranlarını serbestçe belirleyebilecektir. 1 Ekim 2013 tarihinden itibaren gelecek üç aylık dönem için geçerli olacak azami faiz oranları bu tarihten önce yine Bankamız tarafından kamuoyuna duyurulacaktır. “sınırlama getirildiği dolayısıyla kredi kartlarına uygulanan oranların uygulanması gerektiği,
Ayrıca;5464 sayılı yasa 26. Maddesi ile “Temerrüt hali de dahil olmak üzere, kart uygulamasından doğan borçlarda bileşik faiz uygulanmaz” hükmünde açık olarak belirtildiği ve hukuki taktiri sayın yüce mahkemenize ait olmak üzere;
Kredi kartları borçlarına uygulanmış olan gecikme faiz oranlarına önceden de olduğu gibi temerrüt faizine tekrar temerrüt faizi uygulaması yapılamayacağı,
Temerrüt faizine tekrar temerrüt faizi uygulanmadığı gibi akdi faiz oranlarına dahi bileşik faiz uygulamasını yasaklamakta olduğundan,
Davalı borçlunun en son asgari veya faiz ödemesi sonrası kalan anaparaya, sonraki dönemlerde tahakkuk ettirilecek tüm akdi ve gecikme faizlerinin ayrıca takip edilmesi ve bileşik faiz uygulanmaması gereğinden dolayı temerrüt ve takip tarihine kadar, borçlunun en son asgari ödemesi veya faiz ödemesi sonrası kalan anaparaya tahakkuk ettirilecek faiz oranları üzerinden basit faiz uygulamasının yapılması gerektiği kanaatine varılmaktadır.
Temerrüt tarihine kadar işlemiş gecikme ve akdi faizler için ise hukuki taktiri sayın yüce mahkemenize ait olmak üzere yine, faize faiz işletilmemesi hükmünün geçerli olduğu ve dolayısı ile ASIL ALACAK tutarının “Davalı borçlunun en son asgari veya faiz ödemesi sonrası kalan anapara olması gerektiği” kanaatine varılmıştır.
Bilindiği gibi, Bankaların Muhasebe Uygulamalarına ilişkin usul ve esaslar hakkındaki yönetmelik, 5411 sayılı yasanın 37, 39, 42, 93 ve 95. nci maddeleri kapsamında hazırlanmış olup, “……..bankaların; muhasebe ve raporlama sisteminde şeffaflık ve tekdüzenin sağlanması, işlemlerinin kayıt dışında kalmasının önlenmesi, faaliyetlerinin gerçek mahiyetlerine uygun olarak sağlıklı ve güvenilir bir biçimde muhasebeleştirilmesi, disiplin altına alınmıştır. Bu cümleden olarak, MUHASEBE YAZILIM PROGRAMLARI ile ekstreler kayıt altına alınmış ve bilgisayarlarda online olarak, banka genel müdürlükleri ve şubeler arasında koordineli olarak denetim altındadır. Öte yandan; Yüksek Yargıtay 19.ncu Hukuk Dairesinin, 92/4664 Es, 93/944 K. Ve 12.02.1993 tarihli kararında; “Kredi sözleşmesinden doğan banka alacağının hesabın, mahkemece teselsül eden hesap ekstreleri asıllarının ibraz ettirilip bilirkişilerce incelettirilerek sözleşme koşullarına göre hesabın kat’ı tarihine kadar ki hesap hareketleri ile icra takip tarihi itibariyle oluşan borç tutarının saptanıp, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekmektedir” denilmiş olup, bu cümleden, taraflar arasındaki sözleşmenin 27. maddesinin delil anlaşması niteliğinde olduğu, ve bu madde ile banka kayıtlarının ihtilafların çözümünde delil olacağının kararlaştırılmış olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre ve ihtilaf halinde banka kayıtlarının esas alınacağı kararlaştırıldığından, bu hususlar incelemelerimde gözetilmiş ve davacı banka tarafından kasaya sunulan hesap ekstrelerine itibar edilerek, DAVALININ EN SON ÖDEME YAPTIĞI 04.05.2016 TARİH SONRASI Kredi kartı alış veriş harcamaları ve akdi faizler birbirine eklenmeden, ayıklanarak, (Hiçbir şekilde, faizi anaparaya eklemeden,) BASİT FAİZ YÖNTEMİ'ne bağlı kalınarak,
Davacı bankanın davalı borçluya vermiş olduğu 42.56 69xx xxxx 1500 nolu kredi kartı ile yapılmış olan harcamalara ilişkin dosyaya sunulmuş olan Kredi kartı HESAP ÖZETLERİ incelendiğinde davacı bankanın,davalı borçluya kullandırmış olduğu kredi kartı ödemelerinin aksaması nedeniyle davalı borçludan 31.05.2015 kat tarihi itibarı ile ;
17.845.42 TL asıl alacaklı olduğu hesaplanmaktadır.
Hesap kat tarihi itibariyle 391.23 TL olarak belirlenen faizler toplamı, Takip tarihi itibariyle bulunacak olan toplam alacak miktarına ilave edilecektir.
TAKİP TARİHİ İTİBARI İLE ALACAĞIN TESPİTİ,
31.05.2016 hesap kat tarihi itibariyle yukarıda tespiti yapılan 17.845.42TL ASIL alacağa, temerrüt tarihine kadar %24.24 akdi faiz temerrüt tarihinden takip tarihine kadar % 30.24 temerrüt faiz oranı üzerinden yapılan hesaplamaya göre davacı bankanın davalı borçludan,.
19.345.74 TL olarak hesaplanmaktadır.
ÇEK BEDELİ KREDİSİ YÖNÜNDEN;
B-)KAT TARİHİ İTİBARI İLE DAVACI BANKA ALACAĞININ TESPİTİ;
Dosyaya sunulan banka kayıtları üzerinde yapılan incelemede,davacı banka tarafından davalı asıl borçluya kullandırılan ... 3.Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesine konu kullandırılan kredilerin aksaması nedeniyle 30.05.2016 kat tarihi itibarı ile işlemiş faizler de dahil olmak üzere,
21.644.75TL alacaklı olduğunun görüldüğü,
C-) TEMERRÜT FAİZİNİN TESPİTİ :
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin;”Gecikme ve Temerrüt Faizi”başlıklı 2.7.1 maddesi,” Müşteri, temerrüdün doğduğu tarihten itibaren borcun tamama edildiği tarihe kadar, Banka’nın Müşteri’ye kullandırdığı nakdi türlerine kredinin kullandırıldığı tarih ile temerrüt tarihi arasında süre içinde Banka’ca uygulanan (TL krediler için TL kredilere uyguiarar. para krediler için ise o döviz cinsinden kredilere uygulanan) er kredi faiz oranının 2 katı tutarında, temerrüt tarihi itibariyle faizi hesaplamasına; esas alınacak nakdi kredi riskinin bulunmaması ise Banka'nın kredinin kullandırıldığı tarih ile temerrüt tarihi ; süre içinde nakdi ticari kredilere uyguladığı (TL krediler için TL uygulanan, yabancı para krediler için ise o döviz cinsinden uygulanan) en yüksek kredi faiz oranının 2 katı tutarında temerrüt oranı uygulamasını kabul eder. “hükmünde olduğu,
ANCAK;
YARGITAY 19.HUKUK DAİRESİ 2016/6902 ESAS 2017/7727 KARAR 05.12.2017 TARİH
“……..Davalı, dava dışı ...Ltd. Şti. ile imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin müşterek borçlu ve müteselsil kefilidir. Kefilin gayrinakdi kredilerin deposundan sorumlu tutulabilmesi için imzalanan sözleşmede açık ve net bir şekilde sorumluluk içeren düzenleme bulunması gerekir. Uyuşmazlık konusu sözleşmenin 36. maddesinde bu yönde bir düzenleme bulunmadığından kefil gayrinakdi kredilerin deposundan sorumlu tutulamaz. Diğer yandan kredi alacağma uygulanacak olan temerrüt faizinin kredi hesabının kat edildiği tarihte aynı tür kredilere uygulanan akdi faiz tespit edilerek sözleşme hükümleri uyarınca bunun %50 fazlasının temerrüt faizi olarak uygulanması gerekirken Merkez Bankası'na bildirilen ve krediye fiilen uygulanmayan temerrüt faizinin alacağın tespitinde esas alınmasında kabul şeklinde doğru görülmemiştir. Bu durumda mahkemece açıklanan hususlar gözetilerek yeni bir bilirkişiden veya hükme esas alman bilirkişiden ek rapor alınarak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.”
YARGITAY 19.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2015/7884 KARAR NO : 2016/2362 Tarih 16.02.2016
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak düzenlenen ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, genel kredi sözleşmesinde müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunan davalı ...' un borçtan sorumlu olduğu, ancak davalı kefil ...' a hesap kat ihtarnamesinin zamanında tebliğ edilmemesi sebebiyle borçtan sorumluluğunun daha düşük hesaplandığı, taraflar arasındaki sözleşmeye göre temerrüt halinde en yüksek kredi faiz oranına %50 ilave edilerek temerrüt faizinin belirleneceği,davacı bankanın en yüksek cari faiz oranı yıllık %63 olup temerrüt faizinin %94,50 oranında olduğu, ancak bu şekilde bulunan temerrüt faiz oranının hakkaniyete aykırı biçimde yüksek bulunduğu, kredi sözleşmelerinde bankaların tartışılmaz bir hakimiyeti sözkonusu olup, kredi alıcısı tacir olsa dahi kendisine dayatılan şartlar üzerinde müzakere etme imkanından büyük ölçüde mahrum olduğu, temrrüt faizinin yasal faiz oranlarının on katına varacak şekilde belirlenmesinin açık bir sömürü olduğu, bir bankanın temerrüt halinde en fazla TC Merkez Bankası' na bildirdiği ve şubelerinde uyguladığı en yüksek cari faizden yüksek faiz almaması gerektiği, sözleşmelerdeki bir tarafa dayatılan haksız hükümlerin hakkaniyet ölçüsüne çekilmesinin mahkemelerin öncelikli görevi olduğu, bu sebeplerle davalıların borçlarına takip tarihinden sonra davacı bankanın uyguladığı en yüksek faiz oranı olan %63 nispetinde temerrüt faizi uygulanmasının makul bulunduğu gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulü ile, ... 2. İcra Müdürlüğü' nün ... sayılı takip dosyasına davalı-borçlular tarafından yapılan itirazların kısmen………. Dava, ticari mahiyetteki genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, sözleşmenin 44. maddesinde temerrüt faiz oranı düzenlenmiştir. Bu hüküm tarafları bağlayıcıdır. Bilirkişi tarafından banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak, bankanın temerrüt tarihinde fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranı belirlenip, bu orana %50 fazlası ilave edilmek suretiyle borçlunun sorumlu olduğu temerrüt faizi miktarı tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 19.Hukuk Dairesi ESAS NO : 2016/16260 KARAR NO : 2017/7164 T.23.10.2017
Taraflar arasındaki sözleşmenin 8/2 maddesinde temerrüt faizi oranının davacı bankanın temerrüt tarihinde fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacağı hükme bağlanmıştır.
Mahkemece uygulanacak faiz oranının anılan faiz oranına göre belirlenmesi gerekirken T.C. Merkez Bankası’na bildirilen oran üzerinden hesaplama yapılan bilirkişi raporunun hükme esas alınması bozmayı gerektirmiştir.”denildiği,
YARGITAY 19.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2016/4051 KARAR NO : 2017/5602 Tarih 05.07.2017
“……….Sözleşmelerde temerrüt faizi ve oranı konusunda düzenleme bulunmaktadır. Bu düzenleme " müşteri, temerrüt durumunda borcunu ve bu borcuna, Bankaca kredilere uygulanan en yüksek faiz oranına bu oranın %50'sinin ilavesi suretiyle bulunacak oran üzerinden temerrüt faizi uygulanmasını ve bu şekilde hesaplanan faizi.... ödemeyi kabul ve taahhüt eder." şeklindedir. Taraflar arasındaki sözleşme hükümleri tarafları bağlayıcı olup uyuşmazlıkta öncelikle bu hükümlerin uygulanması gerekir. Mahkemece, banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp yukarıda bahsedilen sözleşme maddesi dikkate alınarak bankanın fiilen uyguladığı faiz oranı belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir..”denildiği,
Davacı banka tarafından fiilen uygulanan EN YÜKSEK FAİZ ORANI bildirilmediğinden TCMB na bildirilen UYGULANMASI ZORUNLU OLAN VE FİİLEN UYGULANAN akdi faiz oranı uygulanması gerektiği düşüncesinden hareketle 14.06.2016 tarihinde TCMB tarafından deklere edilen akdi faiz oranı % 24.24 olduğu ve (24.24x2= 48.48 ) 2 katı fazlası fazlası % 48.48 olarak hesaplanmış olup iş bu faiz oranının uygulanması gerektiği sayın mahkemenizin takdirlerinde mütalaa olunmaktadır.
T.C.Merkez Bankası’nın üçer aylık dönemlerdeki, basın duyurularına göre; Esas alınacaktır.
D-) TEMERRÜT TARİHİNİN TESPİTİ :
1- Hesabın Kesilmesi ve Kat Edilmesi:
a-) Davacı banka davalı borçlularar ... 3.Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesini keşide ederek,”…….,30.05.2016 hesap kat tarihi itibariyle 39.817.03 TL borcu …….işbu ihtarnamenin tebliğini takiben 7 içinde Bankamızda nakden ve defaten ödenmesini,Aksi takdirde tahsilde tekerrür edilmemek üzere aleyhinize yasal yollara başvuracağımızı ve her türlü teminatın nakde çevrilmesi için yasal işlemlerin başlatılacağını, sözleşmede belirlenen temerrüt faizi, gider vergisi, yargılama giderleri, avukatlık ücreti ve sair ferilerinin tarafınıza ait olacağını,İhtar ve tebliğ ederiz.,”İhtarında bulunmuştur.
b) Tebligat: Davalı asıl borçluya rehin sözleşmesinde yazılı adrese gönderilen ihtarnamenin tebliğ edilemeden 06.06.2016 tarihinde iade olduğu ancak rehin sözleşmesinin 12.maddesi,” Rehin Veren, aşağıda belirtilen adresinin ve faks no’sunun değişmesi halinde iadeli taahhütlü veya noter marifetiyle adres (veya faks no’su) değişikliğini Banka'ya bildirilmediği takdirde, işbu sözleşmede belirtilen adrese (veya faks no’suna) yapılacak her türlü tebligatın kendisine yapılmış sayılacağını kabul, beyan ve taahhüt eder.” Hükmünde olup 06.06.2016 tarihinde tebliğ edilmiş sayılabileceği sayın mahkemenizin takdirşlerinde mütalaa olunmaktadır.
c-) Tebligat: Davalı kefillere gönderilen ihtarnamenin 06.06.2016 tarihinde tebliğ edildiği,
d-) Temerrüt: Yasa ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda ihtarname ile verilen 1 günlük sürenin sonunda davalıların temerrüdünün 14.06.2016 tarihinde başlayacağı mütalaa olunmaktadır.
TAKİP TARİHİ İTİBARI İLE BANKA ALACAĞIN TESPİTİ;
Davacı banka 31.05.2016 tarihli ihtarnamede çek depo talebinde bulunmadığı ve çek yönünden davalıları temerrüde düşürmediğinden kat tarihinden sonra ödemesi yapılan banka sorumluluk belleri için ödeme tarihlerinden takip tarihine kadar %24.24 akdi faiz oranı üzerinden,
Kat tarihi itibarı ile tespiti yapılan 2.580.00 TL lık banka sorumluluk bedeli için temerrüt tarihine kadar akdi temerrüt tarihinden takip tarihine kadar temerrüt faiz oranı üzerinden hesaplamaya göre davacı bankanın davalı borçlulardan
TAKSİTLİ KREDİ YÖNÜNDEN
B-)KAT TARİHİ İTİBARI İLE DAVACI BANKA ALACAĞININ TESPİTİ;
Dosyaya sunulan banka kayıtları üzerinde yapılan incelemede,davacı banka tarafından davalı asıl borçluya kullandırılan ... 3.Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesine konu kullandırılan kredilerin aksaması nedeniyle 30.05.2016 kat tarihi itibarı ile işlemiş faizler de dahil olmak üzere, 18.918.01 TL alacaklı olduğunun görüldüğü,
C-) TEMERRÜT FAİZİNİN TESPİTİ :
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin;”Gecikme ve Temerrüt Faizi”başlıklı 2.7.1 maddesi,” Müşteri, temerrüdün doğduğu tarihten itibaren borcun tamama edildiği tarihe kadar, Banka’nın Müşteri’ye kullandırdığı nakdi türlerine kredinin kullandırıldığı tarih ile temerrüt tarihi arasında süre içinde Banka’ca uygulanan (TL krediler için TL kredilere uyguiarar. para krediler için ise o döviz cinsinden kredilere uygulanan) er kredi faiz oranının 2 katı tutarında, temerrüt tarihi itibariyle faizi hesaplamasına; esas alınacak nakdi kredi riskinin bulunmaması ise Banka'nın kredinin kullandırıldığı tarih ile temerrüt tarihi ; süre içinde nakdi ticari kredilere uyguladığı (TL krediler için TL uygulanan, yabancı para krediler için ise o döviz cinsinden uygulanan) en yüksek kredi faiz oranının 2 katı tutarında temerrüt oranı uygulamasını kabul eder. “hükmünde olduğu,
Davacı banka tarafından konu krediye uygulanan yıllık %13.68 akdi faiz oranının 2 katı %27.36 oranında temerrüt faizi talebinde bulkunduğundan talebinin yerinde olduğu,
D-) TEMERRÜT TARİHİNİN TESPİTİ :
Hesabın Kesilmesi ve Kat Edilmesi:
a-) Davacı banka davalı borçlularar ... 3.Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesini keşide ederek,”…….,30.05.2016 hesap kat tarihi itibariyle 39.817.03 TL borcu …….işbu ihtarnamenin tebliğini takiben 7 içinde Bankamızda nakden ve defaten ödenmesini,Aksi takdirde tahsilde tekerrür edilmemek üzere aleyhinize yasal yollara başvuracağımızı ve her türlü teminatın nakde çevrilmesi için yasal işlemlerin başlatılacağını, sözleşmede belirlenen temerrüt faizi, gider vergisi, yargılama giderleri, avukatlık ücreti ve sair ferilerinin tarafınıza ait olacağını,İhtar ve tebliğ ederiz.,”İhtarında bulunmuştur.
b) Tebligat: Davalı asıl borçluya rehin sözleşmesinde yazılı adrese gönderilen ihtarnamenin tebliğ edilemeden 06.06.2016 tarihinde iade olduğu ancak rehin sözleşmesinin 12.maddesi,” Rehin Veren, aşağıda belirtilen adresinin ve faks no’sunun değişmesi halinde iadeli taahhütlü veya noter marifetiyle adres (veya faks no’su) değişikliğini Banka'ya bildirilmediği takdirde, işbu sözleşmede belirtilen adrese (veya faks no’suna) yapılacak her türlü tebligatın kendisine yapılmış sayılacağını kabul, beyan ve taahhüt eder.” Hükmünde olup 06.06.2016 tarihinde tebliğ edilmiş sayılabileceği sayın mahkemenizin takdirşlerinde mütalaa olunmaktadır.
c-) Tebligat: Davalı kefillere gönderilen ihtarnamenin 06.06.2016 tarihinde tebliğ edildiği,
d-) Temerrüt: Yasa ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda ihtarname ile verilen 1 günlük sürenin sonunda davalıların temerrüdünün 14.06.2016 tarihinde başlayacağı mütalaa olunmaktadır.
TAKİP TARİHİ İTİBARI İLE BANKA ALACAĞIN TESPİTİ;
Davacı banka 31.05.2016 tarihli ihtarnamede talep ettiği anapara tutarını takip talebinde asil alacak olarak kabul ettiğinden talebi doğrultusunda temerrüt tarihine kadar %13.68 akdi faiz, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar %27.36 temerrüt faiz oranından yapılan hesaplamaya göre davacı bankanın davalı borçlu ve kefillerden, 19.418.88 TL alacaklı olduğu hesaplanmaktadır.
ANCAK;Sözleşmenin 01.07.2012 tarihinden sonra imzalanması nedeniyle; 6098 SAYILI TÜRK BORÇLAR KANUNU; MADDE 589. Kefil, her durumda kefalet sözleşmesinde belirtilen azamî miktara kadar sorumludur.Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa kefil, belirtilen azamî miktarla sınırlı olmak üzere sorumludur:
Sonuç itibariyle; Davacı bankanın davalı ASIL BORÇLU ... A.Ş ve kefiller ... A.Ş, ve ...’dan ... nolu bizcard kredisinden tahsilde tekertrür olmamak kaydı ile takip tarihi itibarı ile, 19.161.26 TL alacaklı olduğunun hesaplandığı, takip tarihinden başlamak üzere 1.500.000.00 TL lık limit dahilinde aşmamak kaydı ile 17.845.42 TL asıl alacak tamamen ödeninceye kadar yıllık % 30.24 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden % 5 gider vergisinin davalıdan istenilebileceği, Ancak; 5464 sayılı yasanın 26/2.mad. gereği 01.06.2006’dan itibaren de TCMB 3’ er aylık dönemler itibariyle deklere edilen değişen oranlardaki faizin uygulanması gerektiği,
Davacı bankanın davalı ASIL BORÇLU ... A.Ş ve kefiller ... A.Ş, ve ...’dan ÇEK SORUMLULUK BEDELİ kredisinden tahsilde tekertrür olmamak kaydı ile takip tarihi itibarı ile, 8.435.25 TL alacaklı olduğunun hesaplandığı, takip tarihinden başlamak üzere 1.500.000.00 TL lık limit dahilinde aşmamak kaydı ile 7.740.00 TL asıl alacak tamamen ödeninceye kadar yıllık % 48.48 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden % 5 gider vergisinin davalıdan istenilebileceği,
Davacı bankanın davalı ASIL BORÇLU ... A.Ş, ve ...’dan TAKSİTLİ TİCARİ KREDİDEN tahsilde tekertrür olmamak kaydı ile takip tarihi itibarı ile, 19.418.88 TL alacaklı olduğunun hesaplandığı, takip tarihinden başlamak üzere 1.500.000.00 TL lık limit dahilinde aşmamak kaydı ile 18.461.30 TL asıl alacak tamamen ödeninceye kadar yıllık % 27.36 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden % 5 gider vergisinin davalıdan istenilebileceği,
TAKİPLE DAVA TARİHİ ARASINDA TAHSİLAT SAĞLANDIĞI,
Davacı vekili dava dilekçesinde aynen,”MÜVEKKİL BANKANIN 13.12.2016 TARİHİ İTİBARİYLE ASIL ALACAK, FAİZ VE GİDER VERGİSİNE İLİŞKİN ALACAĞI TOPLAM 30.238,57-TL'DIR.
Asıl borçlu aleyhine başlatılan taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takipte müvekkil banka lehine rehinli aracın satışı gerçekleştirilmiş, ancak tarafımıza reddiyatı yapılan 23.958,23-TL, borç tutarını karşılamamıştır. Bu sebeple ... 18. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından tarafımıza 13.12.2016 tarihli kesin rehin açığı belgesi verilmiştir. Rehin açığı belgesinde yer alan asıl alacak, faiz alacağı ve gider vergisi toplamından tarafımıza reddiyatı yapılan tutar çıkarıldığında 13.12.2016 tarihi itibariyle müvekkil bankanın alacağı 30.238,57-TL olarak hesaplanmaktadır.
Yukarıda açıklandığı üzere; takip tarihi ile dava tarihi arasında dosya kapsamında tahsilat gerçekleştirildiğinden, işbu davaya ilişkin değer, 13.12.2016 tarihi itibariyle 30.238,57-TL. Olduğunu belirtmiştir.
YARGITAY 19.HUKUK DAİRESİ 2016/5024 E 2017/234 K 18.01.2017 TARİHLİ SAYILI İLAMI
“………..Mahkemece, benimsenen bilirkişi rapor ve ek raporuna göre, davacı tarafından düzenlenen 27.174,58 TL bedelli faturanın davalının usulüne uygun tutulan ticari defter ve kayıtlarına işlendiği, davalının takip tarihinden sonra fakat dava açılmadan önce davacıya ....TL ödeme yaptığı, bu hale göre dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 7.174,58 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.
Borçlu davalı takip konusu alacağın tamamına itiraz etmesine rağmen davadan önce 22.000.00 TL borç tutarını ödemiştir. Bu durumda davacının bu miktar yönünden dava açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Ancak borçlu davalının itirazı üzerine 22.000 TL yönünden de takip durmuş olup mahkemece bu miktara ilişkin takip tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar işleyecek faizi ve takip giderleri ile sorumlu olacak şekilde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ:Yukarda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harem istek halinde iadesine, 18/01/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi. “denildiği,( YARGITAY 19.HUKUK DAİRESİ 2016/796 E 2017/135K 16.01.2017 TARİHLİ SAYILI İLAMI)
Takip tarihi 11.08.2016 dava tarihi 25.12.2017 olup yapılan tahsilatlar sonrası davacı bankanın bizcard kredisinden, çek kredisinden, taksitli krediden dolayı asıl borçlu ve kefillerden alacağının toplam: 35.062,68 TL olduğu ve davacı bankanın talebinin 30.238,57 TL olduğu anlaşılmakla; davanın kabulüne yönelik aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Açıklanan gerekçeye göre;
1-Davanın kabulüne, davalıların ... 19 İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin taleple bağlı olarak 30.238,57 TL üzerinden aynı şartlarla devamına,
2-Kabul edilen 30.238,57 TL alacağın % 20 oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihine göre alınması gereken 2.065,59 TL harçtan peşin alınan 516,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.549,19 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 3.628,63 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan toplam: 1.685,30 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
7-Karar kesinleştiğinde mahkeme kasasında bulunan belge aslının iadesine,
Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 10/05/2019
Katip
Hakim
MASRAF BEYANI
547,80 TL Harç Masrafı
700,00 TL Bilirkişi Ücreti
437,50 TL tebligat ve müzekkere gideri
TOPLAM : 1.685,30 TL