T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/3 Esas
KARAR NO: 2018/140
DAVA: Alacak (Acentalık Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/01/2018
KARAR TARİHİ: 08/02/2018
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentalık Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket sigorta aracılık hizmetlerini ifa etmek üzere davalı ... ile 20.05.2011 tarihinde bir “Acentelik Sözleşmesi” imzaladığını, 20.05.2011 tarihli Acentelik Sözleşmesi) ve buna uygun olarak davalı, müvekkil davacı lehine 20.05.2011 tarih ve ... yevmiye sayılı vekâletnameyi çıkarttığını, müvekkili şirket söz konusu sözleşme kapsamında davalının Mardin yetkili sigorta acentesi olarak çeşitli sigorta branşlarında davalı adına poliçeler düzenlemek, prim tahsilatları yapmak, sigorta primleri tahsil etmek ve davalının verdiği talimatlar doğrultusunda sigorta tekliflerini davalıya iletmek gibi pek çok faaliyetin yanı sıra davalının sigorta hizmetini pazarlama, tanıtım ve sigortalılara ulaştırılması hizmetlerini başarı ve özveri ile ifa ettiğini, davalı şirketin sözleşmenin feshine gerekçe gösterdiği tüm işlemler kendi izni dâhilinde yapıldığını, davalı şirket müvekkillinin acentelik sözleşmesini somut hiçbir gerekçe göstermeksizin feshetmiş olup. feshin hukuka aykırı olduğu sabit olduğunu, fazlaya ilişkin hakları başta olmak üzere diğer tüm haklarımız saklı ve baki kalmak üzere, yapılacak bilirkişi incelemesi ve tahkikat sonucu müvekkil şirketin uğradığı zarar, hak kazandığı denkleştirme tazminatı ile mahrum kaldığı komisyonların miktarı ve değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda HMK 107/2 gereği iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın taleplerini artırmak kaydıyla, “şimdilik” müvekkil şirketin uğradığı zararla hak kazandığı portföy tazminatı ve mahrum kaldığı komisyon bedeli olarak 50.000 TL’nin davalı şirketten tahsil edilerek müvekkili şirkete ödenmesini, dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 2. maddesinin 2. fıkrası anlamında avans faizi işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazından bulunduklarını, müvekkili şirketin ikametgahının .../ ... olduğundan görevli ve yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirketin eski acentesi ... Şti. ile de aynı sebepler ile acentelik sözleşmesi feshedilmiş olup, bu acentenin feshine ilişkin yargılama da ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. nolu dosyası ile davacı vekili marifeti ile takip edildiğini, dava dışı diğer acente ile olan acentelik sözleşmesi de yine müvekkil şirket tarafından usulsüz işlemlerinin tespit edilmesi üzerine feshedildiğini, davacı acentenin “yeni müşteriler” bulduğunu ve bu “yeni müşteriler” sayesinde acentelik sözleşmesinin sona ermesinden sonra da müvekkil sigorta şirketinin “önemli menfaatler” elde ettiğinin ispatlanması gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin daha önce hiç veya uzun süredir sigortalısı olmamış müşterilerin bu anlamda “yeni müşteri” sınıfına eklenebileceğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
TÜM DOSYA KAPSAMINDAN; Davanın acentalık sözleşmesinden kaynaklı alacak davası olduğu,
6100 Sayılı HMK.nın; Madde 6- (1);'' Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir,''hükmünün düzenlendiği,
Yetki itirazında bulunmak için HMK'nun 19/2.maddesi gereğince "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi, birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz,"hükmünün düzenlendiği,
6100 Sayılı HMK.nın 19/2 maddesine göre,davalı vekili cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunarak, yetkili Mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu beyan edip dosyanın yetkili ve görevli ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini talep etmiştir.
Her ne kadar taraflar arasında bulunan sözleşmede yetki sözleşmesi yapılıp ihtilaf halinde ... Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olduğu düzenlenmiş ise de dava tarihinde ... Mahkeme ve İcra dairelerinin bulunmadığı, sözleşmenin kurulduğu tarihte var olup da daha sonra ... Adliyesi adı altında bir birleşmenin olmadığı, ... Mahkeme ve İcra Dairelerinin 15/07/2011 tarih 1364 sayılı HSYK nın 1. Dairesi'nin kararına göre kapatılmış olduğundan, olmayan bir mahkeme ve icra dairesini yetkilendirmesi de mümkün olmadığından ve bu nedenle sözleşmedeki bu yetki maddesi yok hükmünde olması nedeniyle taraflar arasında bir yetki sözleşmesinden bahsedilemeyeceğine kanaat getirilmiş, bu durumda da yetkili mahkemenin HMK 6 maddesi uyarınca genel yetki kuralına göre belirleneceğine ve davalının yerleşim yerinin İstanbul ... Adliyesi yetki sınırlarında kalan ... / ... ilçesi sınırlarında olması nedeniyle de davalı tarafın yetki itirazı yerinde görülmüş ve kabulu ile mahkememizin yetkisizliğine karar vermek gerektiğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Açıklanan gerekçeye göre;
1-Dava dilekçesinin 6100 sayılı HMK 114/1-ç ve 115/2 mad uyarınca yetki yönünden usulden reddine ve mahkememizin yetkisizliğine,
2-Karar kesinleştiğinde ve HMK 20.mad uyarınca 2 haftalık süre içinde talep halinde dosyanın yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
3-Yargılama gideri harç ve vekalet ücreti konusunda yetkili mahkemece karar verilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ( İstinafMahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi. 08/02/2018
Katip ...
Hakim ...