T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/618
KARAR NO: 2018/1211
DAVA:ALACAK (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/12/2012
KARAR TARİHİ: 14/11/2018
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı vekili 05.12.2012 havale tarihli dava dilekçesinde:Müvekkilinin, ... Satınalma Daire Başkanı olarak görev yaptığını,Müvekkilinin, bir soruşturma kapsamında 22.06.2012 tarihinde gözaltına alınmış,22.06.2012ila 26.06.2012 tarihleri arasında gözaltı işlemi kesintisiz olarak devam etmiş ve 25.06.2012tarihinde .... 2. Sulh Ceza Mahkpmesi’nin ... sorgu nolu dosyasında hakkında tutuklama kararı verilmiş olduğunu, gözaltı süresi ve tutukluluk halinin 22.06.2012-20.11.2012 tarihleri arasında kesintisiz olarak devam ettiğini, Müvekkilinin Gözaltına alınmasından sonra, 30.06.2012 tarihinde kimliği belirsiz kişi yada kişiler kimliğini kopyalamışlar, bu kişi ya da kişiler öncelikle davalılardan ... Hizmetleri A.Ş. ye başvuruda bulunarak kendilerini müvekkili olarak tanıttıklarını ve müvekkilinin kullanmakta olduğu ... GSM nolu sim kartın değiştirilmesini talep ettiklerini, davalı ... A.Ş. kendi nezdinde bulunan müvekkilinin gerçek kimlik örneği ile sahtecilik işlemi yapanların ibraz ettiği kimliği karşılaştırmadıklarını, başvuruda bulunan kişilere müvekkilinin kullandığı GSM no ile aynı numaralı farklı bir sim kart verdiklerini, kimlikteki fotoğrafları karşılaştırmış olsalardı, kimlikteki fotoğrafların farklı olduğunu derhal anlayabileceklerini ve bu nedenle davalı ... A.Ş.’nin asli kusurlu olduğunu,Bu kişilerin, müvekkili adına diğer davalılardan ... Bank A.Ş., ... Bankası A.Ş., ...bank A.Ş. ve ...bank A.Ş. ile iletişime geçerek kredi kartı taleplerinde bulunduklarını , davalı bankaların bir kısmının yazılı, bir kısmının ise sözlü olarak verdiği bilgilere göre; sahtecilik işlemi yapanlar ... A.Ş’nin vermiş olduğu sim karttan faydalanarak ... numaralı cep telefonundan ve web kanallarından davalı bankaları aramışlar, müvekkilinin önceki yıllarda kendilerinden almış olduğu kredi kartlarını kaybettiklerini bildirdiklerini ve verecekleri adrese yeniden çıkartılacak kredi kartlarının gönderilmesini istediklerini,Davalılardan ... Bank A.Ş. kendisine 03.07.2012 tarihinde yapılan kart başvurusunu kabul ederek 13.07.2012 tarihinde “...” adresinde, ...bank A.Ş., (kendisine hangi tarihte kredi kartı başvurusunda bulunulduğu tarafımıza bildirilmemiştir) 13.07.2012 tarihinde “...” adresinde,... Bankası A.Ş. kendisine 04.07.2012 tarihinde yapılan kart başvurusunu kabul ederek 13.07.2012 tarihinde “...” adresinde,Sahtecilik işlemini gerçekleştirenlere kredi kartlarını teslim ettiklerini,Davlılardan ...bank A.Ş. ve ...bank A.Ş. de bu kişilere bankamatik kartı/kredi kartı teslim etmişler, ancak bu davalılar kendilerinden yazılı olarak bilgi istemelerine rağmen bu güne değin her hangi bir yanıt vermediklerini,Sahtecilik işlemini gerçekleştirenlerin, kredi kartlarını nakit para çekme ve mal alımı suretiyle kullandıklarını, kredi kartlarının limiti sıfırlandığında, müvekkilinin tasarruflarının bulunduğu ve aynı zamanda maaşının da yatırıldığı ...bank A.Ş. ... Şubesindeki ... numaralı hesabındaki paraları bu kredi kartlarına aktardıklarını ve kredi kartlarını yeniden kullandıklarını, bu işlemler tekrar ederek sonuçta ...bank A.Ş. deki hesabında bulunan 78.050 TL'nin. bu yolla kullanıldığını, Müvekkilinin , davalılardan ...bank A.Ş. ... Şubesinde bulunan 78.050 TL tutarındaki parasının;45.000TL’si davalı ...bank A.Ş. M... Şubesindeki hesaplara (bu tutarın 20.000 TL’si 24.07.2012 tarihinde ... nolu vadesiz hesaba, kalan 25.000TL’si 23.07.2012 ve 27.07.2012 tarihinde ... nolu kredi kartı hesabına,11.000 TL’si 23.07.2012 tarihinde davalı ... Bankası ... Şubesindeki ... nolu kart hesabına, 11.000 TL’si 23.07.2012 tarihinde davalı ... Şubesi’ndeki .... nolu kart hesabına,10.000 TL’si 24.07.2012 tarihinde davalı ...bank A.Ş. ... Şubesindeki ... nolu hesabına,EFT yaptığını,Müvekkilinin, ...bank A.Ş. ... Şubesinde bulunan bütün parasının bu şekilde tüketilmesinin haricinde müvekkilinin-söz konusu bankalarda halen kredi kartı borçlusu olarak göründüğünü ve buna dair menfi tespit davalarının açıldığını Müvekkilinin hesabına 78.050 TL’nin iadesiyle ilgili olarak ...bank A.Ş.’ne yaptıkları başvuruya şifahi olarak olumsuz cevap verildiği,Banka hesap sözleşmelerinin karz akdi ve usulsüz tevdi sözleşmesi niteliklerini taşıdığından, paranın müşteri tarafından bankaya tevdii ile birlikte , bütün hasar ve zararın bankaya geçtiğini, dolayısıyla söz konusu meblağın banka nezdindeyken sahtecilik ve benzeri suretle para 3. Şahısların eline geçerse, bundan zarar görenin müşteri değil banka olduğunu, bankanın da müşterinin talebi halinde hesaptaki paranın müşteriye iade borcunun devam ettiğini, sahtecilik işlemini yapanları tespit etmek ve zararın tazminini istemenin bankanın görevi olduğunu, ancak bankanın zarara uğramasında müşterinin kusuru varsa kusuru ile orantılı bankanın mahsup ve takas yapabileceğini,Bu sayılan nedenle davalılardan ...bank A.Ş.’nin taleplerini reddederek parayı hesaba iade etmemesinin hukuka ve yargı kararlarına aykırı olduğunu,. zararın meydana gelmesinde müvekilinin cezaevinde olması nedeniyle her hangi bir kusurunun olmadığını, zararın meydana gelmesinde doğrudan doğruya davalıların sorumlu olduğunu, davalıların tamamında müvekkilinin kimlik fotokopisinin olduğunu, sahtecilik yapanlara sim kart ve kredi kartı teslim edilmeden önce kendi nezdilerinde bulunan kimlik fotokopisindeki fotoğrafa bakmış olsalardı bu kişinin müvekkili olmadığını anlayacaklarını, bankaların anlaşmalı kuryelerle kredi kartım göndermiş olmalarının sonucu değiştirmeyeceğini,Müvekkilinin ... Satmalma Daire Başkanı olduğu ve ...’da ikamet ettiğinin davalı bankalarca bilindiğini, sahtecilik yapanların “...” adresine kredi kartlarının gönderilmesini istemelerinin bu talepten şüphelenmelerini gerektirdiğini,Müvekkilinin ...bank ... Şubesi’ndeki hesabından diğer hesaplara/kredi kartlarına para gönderilmesi ve bunlarında kullanılması çok kısa zaman aralıklarıyla meydana geldiğinden bu denli yoğun işlem trafiğinden davalı bankaların şüphelenmesinin gerektiğini, ve basiretli bir tacir olarak gereken özeni göstermeyen davalıların zararın gerçekleşmesine sebebiyet verdiklerini,Müvekkilinin tahliye olduktan sonra ailesinin borçlarım Ödeyebilmek için kredi almak istediğinde bu talebinin kabul edilmediğini, kredi talebinin reddine gerekçe olarak sahtecilik yapanlara teslim edilen kredi kartlan borçlanndan dolayı kara listeye girdiğini,Müvekkilinin uzun yıllar üst düzey bürokrat olarak görev yaptığını, aynca 2011 yılı genel seçimlerinde milletvekili adayı olduğunu ve bu camiada tanınmış olduğunu ve manevi zarara uğradığını,belirterek actıklan davanın kabulü ile bilirkişi incelemesi sonucu daha fazla zararımızın olduğunun tespiti durumunda talebini arttırmak üzere fazlaya dair haklarını saklı tutarak; Müvekkilinin hesabından haksız olarak çekilen 78.050 TL ile ilgili olarak, davalılardan ... A.Ş. ile ...bank A.Ş.’nin müteselsilen sorumluluğuna karar verilmesini, Söz konusu 78.050 TL ile ilgili olarak;45.000 TL yönünden davalılardan ...bank A.Ş.’nin,11.000 TL yönünden davalılardan ... Bankası Â.Ş.’nin 11.000 TL yönünden davalılardan ... Bank A.Ş.’nin,10.000 TL yönünden davalılardan ...bank A.Ş.’nin,Davalılardan ... A.Ş. ile ...bank A.Ş.’nin müteselsilen sorumluluklarına ve dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faizine karar verilmesini, Müvekkilinin uğradığı manevi zararın tazmini ile ilgili olarak bütün davalılar aleyhine ve müteselsilen 17.000 TL manevi tazminata karar verilmesini,78.050 TL alacak talebiyle ilgili olarak iş bu dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faizine, 17.000 TL manevi tazminatla ilgili olarak iş bu dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DAVALILAR DAVASINDA:
Davalı ...bank A.Ş vekili 08/02/2013 havale tarihli cevap dilekçe ile;Müvekkil Banka’nın davaya konu olaylarla hiç bir ilgisi bulunmamakla birlikte, -kabul anlamına gelmemek üzere-, davacının iddia ettiği gibi kimliğinin kopyalanması ve bu suretle diğer davalı iletişim firmasınca sim kartının değiştirilmesi söz konusu ise dahi, bu işlemler nedeniyle davacının uğradığını iddia ettiği zararın sorumlusu müvekkil Banka değil, hukuka aykırı iş bu işlemleri gerçekleştiren şahıslar, diğer davalı iletişim şitketi ve şahsi bilgilerini korumakta ihmali bulunan davacının olduğunu ve bu yüzden husumet itirazında bulunduğunu, Davacının, aynı konu ile lgili müvekkil Banka aleyhine ... 1. Tüketici Mahkemesi’nin ... E. Sayılı dosyası ile menfi tespit davası açdığım ve ilgili davamın devam ettiğini ve bu nedenle davanın öncelikle derdesttik itirazımız doğrultusunda reddini talep ettiklerini,Davacı ile müvekil Banka arasında akdedilen 02.05.2007 tarihli Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi bulunduğunu, 24.07.2012 tarihinde, müvekkil Banka nezdindeki davacının hesabına internet bankacılığı aracılığıyla diğer davalı ...bank A.Ş. nezdindeki davacı hesabından 10.000 TL tutarında EFT yapıldığını, bu tutarın 5.000 TL’nin aynı gün davacıya ait ... nolu ... kredi kartına, 4.994 TL’nin ise yine davacıya ait ... nolu ... Bankası kredi kartına yine internet bankacılığı kanalıyla EFT yapıldığını, Paranın gelişi ile ilgili olarak müvekkil Bankacın her hangi bir tasarrufu yada işleme dahli söz konusu olmadığım ve bu hususun izahtan vereste olduğunu,Paranın müvekkil Banka’dan çıkışı işlemi de aynı şekilde müvekkil Banka ile fıziken ilgisiz bir şekilde internet bankacılığı üzerinden gerçekleştirildiğini, müvekkil Banka’nın internet bankacılığı sisteminin ise teknolojinin mümkün kıldığı en yüksek seviyede, çeşitli güvenlik adımları ve güvenlik sorgulamalarının geçilmesini zorunlu kılan bir sistem olduğunu, Dolayısıyla şayet davacının sim kartı ve kimliği ele geçirilerek, internet üzerinden bu adımlar geçilmiş ise müvekkil Banka’ca bu hususun bilinmesi veya tespit edilmesi mümkün olamayacağından, bu işlemler ile ilgili olarak müvekkil Banka’nın hiç bir sorumluluğunun söz konusu olmadığını, Müvekkilinin internet bankacılığı sisteminde internet bankacılığına giriş için SMS uygulaması ve para transferleri için Yüksek Güvenlik SMS uygulaması bulunduğunu, Davacının kendisi tarafından yapılmadığını iddia ettiği işlemler esnasında yukarıda belirtilen gerekli tüm güvenlik önlemlerinin mevcut olduğunu, yukarıda detatyı verilen her bir SMS davacının müvekkil Banka sisteminde kayıtlı ... nolu cep telefonuna gönderilmiş ve bu suretle anılan güvenlik adımlarının tamamının geçilmiş olduğunu ve bu nedenle davacının yapmadığını iddia ettiği işlemlerin, müvekkil Banka’nın güvenlik sisteminden, hata veya ihmalinden kaynaklanmasının mümkün olmadığını, i Şayet davacı cezaevindeyken kimliği kopyalanmak suretiyle ... nolu sim kartı değiştirilmiş olsa dahi, müvekkil Banka’nın davacının kimliğini kaybettiğini, kimliğinin kopyalandığını, cezaevinde bulunduğunu veya sim kartının değiştirildiği gibi hususları bilebilmesi veya tespit edebilmesinin mümkün olmadığını, Davacının alacak talebi gibi manevi tazminat talebi de haksız ve hukuka ay kın olduğundan kabul edilebilir olmadığını, haksız bir fiil varlığından söz edilemeyeceğini, hukuka aykırı bir eylemden söz edilemeyeceğini, hukuka aykın bir eylem ile uğranılan zara; arasında illiyet bağı olmadığından manevj tazminat talebinin reddi gerektiğini,Davacının kimliğinin kopyalanması ve bu suretle sim kartının değiştirilmesi ile ilgili sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunup bulunmadığının sayın mahkemenizce araştırılmasını ve davacı tarafın bu hususta beyanda bulunması gerektiğini, zira davacı tarafın şikayetine istinaden yapılan bir ceza bekletici mesele yapılmasını belirterek açılan davanın yersiz olduğunu reddi gerektiğini savunma olarak ileri sürmüştür.
Davalı ... vekili 14/02/2013 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: müvekkil Banka aleyhine .... Tüketici Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasından ihtiyati tedbir talepli olarak menfi tespit davası açıldığım ve bu davanın derdest olduğunu ve bu nedenle öncelikle derdestlik itirazlarının kabulü ile davanın usul yönünden reddi gerektiğini,03.07.2012 tarihinde, saat 10:51:34 ile lî:f2:3İ arasında, 178.240.54.247 numaralı I.P. adresinden, müvekkil Banka’nîn mevcut müşterisi olan davacı ... adına internet aracılığıyla müvekkil Banka www....com.tr adresine bağlanılarak ... kredi kartı talebinde bulunulduğunu ve başvurunun sistem tarafından onaylanması üzerine de ... numaralı, 9.000 TL limitli kredi kartı üretildiğini, Davacının daha önceden de müvekkil Banka’mn kredi kart hamili müşterisi olduğunu, kartı kapalı statüde iken, yukarıda bahsedilen şekilde yapılan başvuru talebi ile 9.000 TL limitli davaya konu kredi kartının basıldığını, Başvuruda, ev adresi olarak, ..., ... ev telefonu, iş adresi olarak ise EBK Pazarlama Şube Müdürlüğü, ..., ... iş telefonu ve müvekkil Banka sisteminde kayıtlı telefonu da ... olarak beyan edildiğini,6.07.2012 tarihinde ise,.telefon bankacılığı, ll:03’de yine yukarıda belirtilen numaradan aranarak, başvurusu yapılan kredi kartı teslim adresi;... olarak güncellenmiş olduğunu, başvuruda kullanılandan farklı bir numara olan ... nolu telefon ile davacı adına 09.07.2012 tarihinde iki kez, 10.07.2012 tarihinde bir kez müvekkil Banka telefon bankacılığı numarası aranarak, ilgili kredi kartının teslim süreci ile ilgili bilgi alındığını, Müvekkil Banka’nın davacı tarafından yukarıda belirtilen bu adresi 10.07.2012 tarihinde kurye firması ... A.Ş.’ne bildirilmiş ve ilgili kredi kartı 13.07.2012tarihinde, saat 10:30’da kendisine teslim açıklaması ile teslim edildiğini, 13.07.2012’de yine, müvekkil Banka telefon bankacılığı aranarak kredi kartı şifresi oluşturulmak istendiğini, ancak güvenlik sebebiyle, davacının müvekkil Banka sisteminde kayıtlı ve yukarıda belirtilen başvuruda beyan edilen ... nolu cep telefonuna tek kullanımlık şifre gönderilmiş ve şifrenin Banka yetkilisine doğru olarak beyan edilmesiyle şifre oluşturulduğunu, Müvekkil Banka’nın davaya konu kredi kartının sahtecilik suretiyle başvurularak talep edildiğini bilebilecek durumda olmadığını ve her hangi bir ihmali de söz konusu olmadığını, tüm özen ve dikkat yükümlülüğünü yerine getirdiğini, Davacı adına kredi kartı başvurusu yapılabilmesi, (aynı zamanda telefon bankacılığı ve bireysel internet bankacılığı şifresi alınabilmesi) için dikkatle üzerinde durulan güvenlik unsurları olan; müşterinin kimlik bilgisi, anne kızlık soyadı ve müşterinin müvekkil Banka sisteminde kayıtlı cep telefonu teyidi alınmış ve başvurulan kredi kartı üretilerek talep edilen adrese gönderildiğini, 23.07.2012 tarihinde, 3.000 TL ve 8.000 TL olmak üzere, toplamda 11.000 TL dava konusu ... nolu kredi kartı hesabına, kredi kartı harcamalarının tahsili amaçlı EFT yoluyla gönderildiğini ve bu tutarın doğal olarak ilgili kart harcamalarına mahsup edildiğini, i Somut durumda hayatın olağan akışı gereği, kredi kart hamili davacının , yaptığı harcamalarını ödeme amaçlı, kredi kartı hesabına EFT ile para gönderilmesi ve bu tutarın kart borcuna mahsup edilmesi eyleminde, müvekkil Banka’nın kötüniyeti, ihmalkar davranışından söz edilemeyeceğini ve bu süreçte bu hususa dair hiç bir bildirimin müvekkil Banka’ya yapılmadığını, i Müvekkil Banka’nın kredi kartı başvurusunufî ve kart hesabına gönderilen paranın sahtecilik suretiyle yapıldığını bilmesinin mümkün olmadığını, i Davacı belirtildiği gibi cezaevinde bulunuyor iken, kredi kartı başvurusunda kullanılan ... nolu cep telefonunu kime emanet ettiğini, ane kızlık soyadı dahil, tüm kimlik bilgilerini kimin bilebildiğinin ailesi ve yakınlarından sorgulanması gerektiğini,Davacının eşiyle yaptıkları telefon görüşmesinde, davacı eşi cezaevinde iken, ... nolu telefonun evde olduğu ve zaman zamanda oğlu tarafından kullanıldığı bilgisinin verildiğini, Kimliği belirsiz kişi yada kişilerce kopyalandığı iddia edilen davacının kimliği ile, kredi kartı başvurularında bulunan bu meçhul şahıslar, davacıya ait, ...bank’ta bulunan kişisel hesabına girerek tek tek tüm kredi kartlarına belli miktarlarda EFT ile para gönderiminde bulunulması , davacının mevduat bilgilerini bilen , hangi bankada ne kadar harcama yapıldığını ve bu harcamaların ödenmesi insiyatifıne haiz kişler olduğunu düşündürdüğünü, Davacının cezaevinde olduğu ve cezaevinde olduğu sırada kart başvurusu yapıldığı müvekkil Banka tarafından bu hususun kendisi ve/veya yakınları tarafından hiç bir şekilde davalılara bildirilmediğini,Davacı adına, yapılan başvuruda sahtekarlık olduğu yönündeki iddia, ilk olarak davacının kız kardeşi ... tarafından müvekkil Banka aranarak yapıldığını ve kendisi tarafından davacının eşi olan ...’nun irtibat numarasının kendilerine verildiğini, bu hususu yazılı bir dilekçe ile de müvekkil Banka’ya bildirdiğini, hatta yapılan görüşmede kendilerine suç duyurusunda bulunmaları yönünde bilgi verildiğini, Yine davacı eşiyle yapılan bu görüşmede ve akabinde yapılan araştırmada, davacının cezaevinde olduğunun öğrenildiğini, davacı cezaevinde İken, internet aracılığı ile yapılan bu kart başvurusunun sahtecilik ile oluşturulduğu ve kredi kartı teslim detayındaki imzanın davacıya ait olmadığı tespit edilmesi sonucu, müvekkil Banka nezdinde raporlama yapılarak 03.10.2012 tarihinde ilgili kredi kartının davacı müşterinin yasal takiplik konuma düşmemesi için kapatıldığını, davacı harcamalanna istinaden 9.228,01 TL’de 11.10.2012 tarihinde müvekkil Banka zararına atıldığını,Manevi tazminatla ilgili olarak, ortada haksız bir fiilden, hukuka aykırı bir eylemden , eylemin kusurlu olmasından ve hukuka aykırı kusurlu bir eylem nedeniyle doğmuş bir zarardan söz edilemeyeceğini ve meydana gelen zararla haksız fiil arasında nedensellik bağının bulunmadığını, Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle müvekkil Banka’nın dava dilekçesinde bahsedilen olayda her hangi bir ihmali, hatası, kusuru söz konusu olmadığı, davacımn müvekkil Banka’dan talep ettiği, 11.000 TL ile diğer davalılarla birlikte müteselsilen sorumlu tuttuğu temerrüt faiziyle birlikte 17.000 TL manevi tazminat talebinin hiç bir yasal unsuru olmadığım ve hukuki dayanağı olmayan iş bu davanın reddedilmesi gerektiğini savunma olarak ileri sürmüştür.
Davalı ... Bankası A.Ş vekili 23.01.2013 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle:. Davacı tarafından aynı konu ile ilgili olarak müvekkil Banka aleyhinde ... 2. Tüketici Mahkemesi’nin ... esas sayılı dosyasından ihtiyati tedbir talepli olarak menfi tespit davası açıldığını ve bu davanın derdest olduğunu ve bu nedenle öncelikle derdestlik itirazlarının kabulü ile davanın usul yönünden reddi gerektiğini, Müvekkil Banka tarafından .... numaralı kredi kartının 25.04.2003 tarihinde davacıya tahsis edildiğini, göz altına alındığını belirttiği22.06.2012tarihine kadar davacı tarafından aktif olarak kullanıldığını, davacının ... numaralı kredi kartının kapatılması konusunda04.07.2012tarihinde saat 14:18’de müvekkil Banka nezdinde kayıtlı ... numaralı telefonundan çağrı merkezini arayarak, kartın kayıp blokesi ile kapatılması talimatı vermiş ve saat 14:20’de çağrı merkezi tarafından kayıp blokesi ile söz konusu kartın iptal edildiğini,Daha sonra 06, 07, 10, 13, 14, 16, 20 Temmuz tarihlerinde yine davacı adına kayıtlı olduğu tespit edilen 0 533 086 14 30 numaralı telefondan müvekkil Banka’nın çağrı merkezinin arandığını, çağrı merkezi kanalıyla yapılan talep üzerine, 04.07.2012 tarihinde iptal ettirilen ... numaralı kredi kartın yerine ... numaralı kartın tahsis edildiğini ve dava konusu işlemlerin bu karttan gerçekleştirildiğini, Dava konusu işlemlerin gerçekleştirildiği ... numaralı kredi kartı, ...- barkod numarası ile 06.07.2012 tarihinde davacının müvekkil Banka sisteminde kayıtlı “... Genel Müdürlüğü ...” ve “...” adreslerinde teslim edilmek üzere ... A.Ş. dağıtım firmasına verildiğini, 07.07.2012 tarihinde davacının müvekkil Banka nezdinde kayıtlı 0 532 503 16 52 numaralı telefonundan müvekkil Bankanın çağrı merkezi aranarak kartın “... "adresine teslim edilmesi talimatı verildiğini ve 13.07.2012 tarihinde talimatlı adreste davacıya teslim edildiğini, Teslimat detayındaki T.C. Kimlik numarası davacının müvekkil Banka nezdinde kayıtlı T.C. kimlik numarası ile aynı olduğunu, davacının kartını kayıp blokesi ile iptal ettirdiğini ve kimliğinin kopyalandığı yönünde müvekkil Banka’ya her hangi bir bildirimde bulunulmadığını,Mevcut durumda müvekkil Banka’nın davacının kimliğini kaybettiği ya da cezaevinde olduğu hususlarını bilebilmesinin mümkün olmadığını, kredi kartının tesliminin bizzat müvekkil Banka tarfından yapılmadığını, Kuryenet Firması tarafından yapıldığım, kartın teslimi sıarsında ibraz edilen kimliğin kopyalanıp kopyalanmadığı hususlarının müvekkil Banka tarafından bilinebilmesi ve tespit edilmesinin mümkün olmadığını, dolayısıyla somut olay bakımından müvekkil Banka’nın iyi niyetli olduğu, kusur isnat edilemeyeceği ve kendisinden beklenen özeni göstermediğinin söylenemeyeceğini,Müvekkil Banka tarafından yapılan araştırma sonucunda diğer bankalara ait 2-3 adet kartın da dağıtıcı ... A.Ş. firması tarafından aynı şekilde davacıya teslimatının yapılmış olduğunu ve huzurdaki davanın dağıtıcı ... A.Ş. firmasına ihbar edilmesini talep ettiklerini, Davacının manevi tazminat talebinin anlaşılır olmadığını, ortada haksız bir fiilden, hukuka aykırı bir eylemden , eylemin kusurlu olmasından ve hukuka aykırı kusurlu bir eylem nedeniyle doğmuş bif zarardan söz edilemeyeceğini ve meydana gelen zararla haksız fiil arasında nedensellik bağının bulunmadığını, savunma olarak ileri sürmüştür.
Davalı ...bank A.Ş vekili 18.02.2013 tarihli cevap dilekçesinde özetle Davacı, ...bank A.Ş. ... Bulvarı Şubesindeki hesabından müvekkil Banka nezdindeki hesaplara bilgisi dışında 45.000 TL aktarıldığını, bu tutar yönünden müvekkil Banka ile birlikte ... A.Ş. ve ...bank T.A.O.’nun müteselsilen sorumluluklarına karar verilmesini talep ve dava ettiğini,Davacı diğer davalılarla birlikte müvekkil Banka’ya da aynı dilekçe ile dava açmış olup davalılar arasında dava arkadaşlığı bulunmadığından ve dava konuları arasında farkılıklar olduğundan davaların tefrikinin gerektiğini, Usulsüz işlemle çekilen paradan kaynaklanan zararın doğrudan doğruya hesabın bulunduğu bankaya ait olduğunu,Davada çözülmesi gereken sorunun davacının ...bank A.Ş.’deki mevduat hesabında bulunan paranın usulsüz olarak çıkmasından kimin sorumlu olacağı noktasında toplandığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.11.2012 T. 2012/11-550 E., 2012/820 K. Sayılıkararında aynen; “Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. Borçlar Kanunu ’nun 306 ve 307. Maddeleri uyarınca ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa'nın 472/1. Maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın, ne fi ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açiklmaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı lakdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir. ” Şeklindeki ifadesiyle usulsüz işlemle çekilen parayı doğrudan doğruya banka zararı olarak nitelendirdiğini,Dava konusu olayda davacının hesabı ... A.Ş.’de olup bu hesaptan müvekkil bankaya yapılan para transferlerinin usulsüz olup olmadığını müvekkil bankanın bilme imkanı bulunmadığı ve araştırma yükümlülüğü olmadığından ortaya çıkan zarardan müvekkil Banka’ın her hangi bir yükümlülüğünün bulunmadığını,açılan davanın reddinin gerektiğini savunma olarak ileri sürmüştür.
Toplanan deliller:
Taraflarca ibraz edilen deliller , talep edilen deliller celp edilip incelenmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/10855 Esas-2016/5716 Karar sayılı ilamı ile Mahkememizce verilen karar '' Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı ... Bankası T.A.O'nun tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Davalılar ...bank T.A.Ş, ... Bankası A.Ş, ... Bank A.Ş, ...bank A.Ş'nin temyiz itirazlarına gelince; dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Ödünç alan banka, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Usulsüz tevdide paranın nef'i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için saklayan bu parayı kendi adına kullanabilir. Usulsüz çekilen para, bankanın doğrudan zararı olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz para çekme eylemi bankaya karşı işlendiğinden ve bankaca ileride açılacak davada ... Bankası A.Ş. dışında kalan bankaların durumu inceleneceğinden iş bu davada husumetin davalı ... Bankası A.Ş. dışında kalan davalı bankalara yöneltilmesi mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davalılar ...bank T.A.Ş, ... Bankası A.Ş, ... Bank A.Ş, ... A.Ş. yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi, gerekirken yazılı gerekçe ile bu davalıların davacı zararından sorumlu olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmesi hatalıp olup bozmayı gerektirmiştir.'' gerekçesi ile Mahkememizin kararı bozulmuş, Karar Düzeltme yoluna başvurulmuş olması üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/10173 Esas-2018/4537 Karar sayılı ilamı ile ... Bankası TAO. Vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiş; Davalılar ...A.Ş. Ve Türkiye ... Bankası TAO. hakkında verilen kararların kesinleştiği görülmüştür.
Delillerin Değerlendirilmesi:
Tüm dosya kapsamı dikkate alınarak; Hernekadar davacı taraf haklarında verilen hüküm verilen ve kesinleşen Davalılar ...A.Ş. Ve Türkiye ... Bankası TAO. İle birlikte yargılamasına devam olunan davalılardan da sorumlulukları bulunduğu gerekçesi ile alacak talebinde bulunmuş ise de; Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/10855 Esas-2016/5716 Karar sayılı ilamı ile açıkça belirtildiği üzere; Davacı tarafın davası bankacılık işlemlerinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Ödünç alan banka, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Usulsüz tevdide paranın nef'i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için saklayan bu parayı kendi adına kullanabilir. Usulsüz çekilen para, bankanın doğrudan zararı olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz para çekme eylemi bankaya karşı işlendiğinden bu davada husumetin davalı ... Bankası A.Ş. dışında kalan davalı bankalara yöneltilmesi mümkün olmadığından yargılamasına devam edilen davalılar hakkında ki davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-)Davalı ... A.Ş. ve ... Bankası A.Ş. aleyhine açılan davalar kesinleşmiş olduğundan yeniden karar verilmesine yer olmadığına;
2-)Davalılar ...bank A.Ş.,... Bank A.Ş.,... Bankası A.Ş....bank A.Ş. Aleyhine açılmış davaların husumet nedeni ile REDDİNE;
3-)Davalı ... Bankası A.Ş. hakkında karar ile birlikte davalı aleyhine hükmedilen Harç ve yargılama giderleri kesinleştiğinden Bir önceki hüküm ile Tahsilde tekerrüre sebep olmamak üzere yeniden harç konusunda karar verilmesine yer olmadığına;
4-)Davalı ... A.Ş. lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince 2.180.TL.vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... A.Ş.'ye verilmesine,
5-)Davalı ... Bank A.Ş. lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince 2.180.TL. nisbi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... Bank A.Ş.'ye verilmesine,
6-)Davalı ... Bankası A.Ş.lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince 2.180.TL. nisbi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... Bankası A.Ş.'ye verilmesine,
7-)Davalı ... A.Ş. lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince 2.180.TL. nisbi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... A.Ş.'ye verilmesine,
8-)Davacı tarafın yargılaması devam eden davalılar ile ilgili yaptığı yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına;
9-)Taraflarca yatırılan kullanılmayan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Mahkememiz dosyasından verilen karar daha önce yargıtay incelemesinde geçmiş olmakla;ilgililere kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize vereceği bir dilekçe ile TEMYİZ YOLU açık olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen tefhim kılındı. 14/11/2018
Katip Hakim
(e-imza) (e-imza)