T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/81 Esas
KARAR NO: 2018/77
DAVA: Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/01/2018
KARAR TARİHİ: 26/01/2018
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 16/04/2012 tarihinde 127 üye kayıt numarası ile davalı kooperatife ortak olduğunu, davalı kooperatif'in Silivri'de ... toplu konut yapımını üstlendiğini, ilk etapta 75.000,00 TL ödeme ile taşınmazların teslim edileceğinin taahhüt edildiğini, daha sonra ise ödemelerin artırılıp ve daire bedelinin 90.000,00 TL'ye çıkartıldığını, ortakların dairelerinin kura çekimi ile belirlendiğini ve kura sonucu müvekkiline ... numaralı bağımsız bölüm çıktığını, başlangıçta taahhüt edilen taşınmaz teslim fiyatı üzerinde ödeme yapan müvekkiline konut tahsisi yapılmamış olması sebebiyle; çıkma payı alacağı ve kooperatifin yapmış olduğu inşaatların maliyetlerinin üzerindeki değer artışından elde ettikleri kazanç ve kar paylarının tespitine ve temerrüt tarihinden itibaren davalılardan yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı taraflara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
TÜM DOSYA KAPSAMINDAN;Dava, kendisine konut tahsis edilemeyen üyenin tazminat istemine ilişkindir.
Ticaret Mahkemesinin görev alanının 6102 Sayılı TTK.'nun 4 ve 5 maddelerinde düzenlendiği,
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Davanın her iki tarafının tacir olmadığı ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanmadığı ve 6102 Sayılı TTK.'nun 4 ve 5 maddelerinde düzenlenen ticari davalardan olmadığı,6102 sayılı TTK'nın 124/1. maddesinde “kooperatifler” ticaret şirketleri arasında sayılmış ise de, aynı maddenin 2. bendinde kooperatifler “şahıs şirketleri” ve “sermaye şirketleri” arasında gösterilmemiştir. TTK'nın 124. maddesinin 1 ve 2. bentleri ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 1. maddesi birlikte değerlendirildiğinde kooperatiflerin “ticaret şirketi” olmadığı, sosyal niteliği ağır basan kendine özgü bir ortaklık olduğu anlaşılmaktadır. Benzer hükümler, 6762 sayılı eski TTK'da da bulunmasına rağmen (md 18, 136), Yargıtay'ın kararlılık kazanan uygulamasında kooperatifler tacir olarak kabul edilmemiştir.
6502 Sayılı Tüketici Kanunu'nun 3 maddesine göre davanın tüketici mahkemesinin görev alanına girdiği,Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez.Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Eldeki davada davacı tüketici olup davanın davalı satıcı Tarafından davacı alıcı arasındaki Konut Tahsis Sözleşmesinden Kaynaklandığı, 6502 Sayılı Tüketici Kanunu'nun 3/I maddesine göre davanın tüketici mahkemesinin görev alanına girdiği, 6502 sayılı yasa kapsamında olması için mutlak surette taraflardan en az birisinin tüketici vasfını taşıması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davacı tüketici yasasında tanımı yapılan tüketici kapsamında olduğu, sözleşmesi ile satılan taşınmazın iş yeri olmayıp ev olarak kullanılmak üzere satılan apartman dairesi olduğundan taraflar arasındaki ilişkinin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık,Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakma hususunda tüketici mahkemesinin görevli olduğu ve mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla; 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddesine göre dava dilekçesinin görev yönünden usulden reddine ve mahkememizin görevsizliğine, dosyanın görevli İstanbul Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Açıklanan gerekçeye göre;
1-Dava dilekçesinin 6100 sayılı HMK 114/1-c ve 115/2 mad uyarınca görev yönünden usulden reddine ve mahkememizin görevsizliğine,
2-Karar kesinleştiğinde ve HMK 20.mad uyarınca 2 haftalık süre içinde talep halinde dosyanın görevli İstanbul Tüketici Mahkemesine gönderilmesine,
3-Yargılama gideri harç ve vekalet ücreti konusunda görevli mahkemece karar verilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi. 26/01/2018
Katip ...
Hakim ...