T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/343 Esas
KARAR NO : 2025/217
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/06/2019
KARAR TARİHİ : 13/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davalı şirket arasında 01/03/2016 tarihli dış cephe kaplama işleri sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin .... projesinde sözleşme gereği üstlendiği tüm işleri tam ve gereği gibi ifa ettiğini, müvekkili şirketin üstlendiği tüm iş kalemlerini tam ve gereği gibi ifa etmesine rağmen davalı şirketin müvekkiline karşı olan sorumluluklarını tam olarak ve gereği gibi ifa etmediğini, davalı şirket mezkur projedeki gayrimenkullerin çok büyük bir kısmını 3. Kişilere devir ve satışının yapılmasına rağmen halen müvekkilinin hak kazanmış olduğu ticari ödemeleri yapmaktan imtina ettiğini, davalının sözleşme konusu projede ana yüklenici müvekkilinin ise ana yükleniciden iş alan şirket konumunda olduğunu, 550 konutlu projenin %70'inden fazlasının an itibarı ile kullanıldığını, müvekkili tarafından uyuşmazlıkta haklılığını ispatlayabilmek adına ... 18.Sulh Hukuk Mahkemesinin ... d.iş sayılı dosyası üzerinden delil tespiti yaptırdıklarını, bu dosyada alınan bilirkişi raporuyla da haklılıklarını ortaya koymaya çalıştıklarını, uyuşmazlığın temel olarak müvekkilinin hak kazandığı hak ediş alacaklarının ve diğer alacaklarının bir takım gerçeği aykırı gerekçeler ile ödenmesinden kaçınmak olduğunu, davalının müvekkilinin yüklenmiş olduğu edimleri ifa etmediği iddiasının haksız olup bu iddiasını da temellendirememiş ve delillendiremediğini, delil tespit dosyasında alınan rapor ile tespit isteyen tarafça beyan edilen işlerin yapıldığı, kullanılmaya başlandığı, yapılan işlerin geçici kabulü hazır olduğu ve toplamda 2.095.217,54 tutarında alacaklı oldukları kanaatine varıldığını, müvekkili tarafından bir çok kez mezkur işlere ilişkin hesap görülmesi gerekiği ile buna dair işlemlerin kesin hesabın yapılması için sifai çağrılarda bulunduğunu, bu çağrılarının cevapsız kaldığını, taraflar arasında halen cari hesaba dair kesin bir mutabakat sağlanılamadığını, sözleşme kapsamındaki işlerin 360 Kurtköy projesindeki kompozit cephe kaplaması, ahşap desenli alüminyum cotta profillerle cephe kaplaması yapılması ve sözleşmede olmayıp zeyilname ile düzenlenen işler sözleşmede olmayıp zeyilname ile eklenen bu işlerin müvekkil tarafından yine götürü bedel karşılığı olmak üzere yerine getirildiğini, sözleşme ve zeyilnamede olmayan tarafların karşılıklı olarak mutabakata varması sonucu müvekkil şirket tarafından ifa edilen işlerin ise montalama, dekoratif sıva, kapaklı cephe, fotosel kapı, cam kapı, alüminyum camlı iç bölme, cam balkon alüminyum doğrama (vidalama hariç olmak üzere ) silikon cephe ve alüminyum kapı girişleri (projenin giriş kapıları olmak üzere 2 adet) müvekkili tarafından yapılan işlerin son derece kapsamlı işler olduğunu, gelinen aşamada müvekkili tarafından imal ve montajı tamamlanan işlerden kaynaklanan hak ediş alacağı ile birlikte geçici kabule bağlı olan geçici kabul nakit teminat kesintisi olan 343.130,86 TL ile birlikte gerçek alacaklarının tam olarak belirlenebilir olmadığını, müvekkilinin akdettiği sözleşme ile davalı tarafın müvekkilinden talep ettiği işler arasında farklılıklar bulunduğu, müvekkilinin sözleşmeye eklenen zeyilname ve iş bu zeyilname haricinde kalan ve taraflarca mutabakata varılarak yapılan işlerin ifası sırasında müvekkilinin yüklendiği edimlerin sürekli olarak daha fazlasını ifa etmek zorunda kaldığını, metraj artışlarının ve iş artışlarının yerinde tespiti gerektiğini, müvekkilinin mesleki tecrübesi nedeniyle oluşabilecek her türlü yalıtım probleminin önüne geçmek için körkasa ve yatılım teklifi verdiğini ancak davalı şirketin maliyetten uzaklaşmak adına uygulanması elzem olan körkasa ve su yalıtım ve izolasyonu teklifini kabul etmediğini, işin tamamlanmasından ve dairelerin satılmasından sonra davalı şirket tarafından bir kısım dairelerin su ve hava sızdırdığını ileri sürmesi üzerine müvekkili tarafından ilgili yalıtım problemlerini gidermek üzere 2 ay süreyle vinç kiralayarak müdahalede bulunduğunu, davalı tarafından yalıtım problemlerinin müvekkili şirket tarafından giderilmemesi durumunda şirketin hakediş alamayacağı konusunda tehdit ettiğini, müvekkili tarafından gerekli müdahaleler yapılmasına rağmen yalıtım problemlerine çözmeye çare olmadığını, müvekkili tarafından yalıtım probleminin varlığı veya yokluğu noktasında bir iddialarının olmadığını, bu denle kuvvetli rüzgar alan ve geniş PVC doğramalara sahip olan bir projede körkasa uygulaması ile birlikte yalıtım uygulaması olmaksızın yapılacak tüm PVC doğrama işlerinin baştan itibaren teknik olarak hatalı olduğunun davalının bu hatayı ısrarla görmezden geldiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin kusurundan kaynaklanabilecek olan bir zarar varsa dahi bu zararın bugüne kadar davalının iddiasına göre yalnızca 110 adet gayrimenkulde tespit edildiğini bu eksikliklerin ise davalı tarafça giderildiğini, buna karşın müvekkilinin halen ödenmemiş olan hak ediş alacağı bulunduğunu, davalı taraf müvekkili şirketin hak ediş alacağından ilgili eksiklikleri düşerek kalan hak ediş alacaklarını ödeme yoluna gitmediğini, müvekkili tarafından imal ve montajı yapılan PVC doğramaların cephelerdeki boy ölçülerinin en az 240 cm olduğu dikkate alındığında projenin inşaa edildiği arsanın konumunun tepe noktasında olması, belgenin kuvvetli rüzgar alan bir konumda olması, bölgenin kış aylarında kuvvetli sağanak yağış alan bur konumda olması gibi faktörler dikkate alındığında PVC doğramalar için körkasa ve yalıtım uygulanmasının yapılmasının elzem olduğunun ortaya koyduğunu, buna rağmen müvekkilin tüm ısrarlarına rağmen ve yazılı teklifine karşın davalı şirketin bu uygulamayı kabul etmemesi sonucu oluşabilecek olan tüm yalıtım sorunlarından oluşması muhtemel olan hava ve su sızması gibi problemlerden tamamıyla davalı şirketin sorumlu olduğunu, bu noktada müvekkiline hiçbir sorumluluk yüklenemeyeceğini, müvekkilinin imal ve montajını yapmış olduğu tüm işler sözleşmeye ve eklerine ve yine teknik şartnameye uygun olarak yapıldığını, öte yandan teknik şartnamenin her bir ürün ve malzemenin kontrolünü davalı şirkete yüklediğini, bu noktada davalı şirket iş bu kontrol ve denetim işini sıkı sıkıya bağladığını, davalı şirket tarafından onay verilmeyecek olan ürün ve malzemeler ve ekipmanlar şantiye sahasında giremeyecek olup, onay verilmeyen malzeme ve ekipmanın şantiyeye girmesi durumunda ise müvekkil şirket tarafından veya en son çare davalı şirket tarafından şantiye dışına çıkarılması gerektiğini, şantiye içinde yapılmış imal ve montajlarda kullanılan her bir malzemeye davalı şirket tarafından onay verildiğini, bugüne kadar 20 adet hak ediş dosyası oluşturulduğunu, 20 numaralı hakediş dosyası kesin hesap taraflarca onaylanmadığını, 19 hak ediş dosyasına istinaden ödeme yapıldığını, davalı şirket tarafından onaylanan iş bu hak ediş dosyalarının müvekkilin şirket tarafından imal ve montajı yapılan işlerin davalı tarafından incelenerek onaylandığını, buna karşın kesin hesap yapılacağı zaman müvekkil tarafından yapılan imal ve montajı yapılan işlerin davalı tarafından teknik şartnameye uygun yapılmadığının ileri sürülmesinin son derece hatalı isabetsiz olacağını, davalı şirket salt olarak müvekkilinin 20 numaralı hak ediş alacağını ve müvekkilinin teminat alacaklarını sürüncemede bırakmak kastıyla hareket ederek müvekkilinin zarara uğrattığını, ayrıca davalı şirket tarafından inşaa edilen projenin şantiyesi davalı şirketin kusuru ve şantiyenin iş güvenlik önlemlerine aykırı olması nedeniyle 2 ay süreyle kapalı kaldığını bu süre zarfından müvekkilinin işçilik maliyetlerine katlanmak zorunda kaldığını beyan ederek davanın kabulüne karar verilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla hak ediş alacağı olmak üzere şimdilik 10.000 TL tutarındaki alacağın işlemesi gereken olan tarihten itibaren işleyecek ticari temerrüt faiz kalemleri ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesine, fazlaya dair hakları saklı kalmak ve ileride arttırılabileceği kaydıyla yapılan fazla işlerden ve iş artışından kaynaklanmak üzere fiyat farkı alacağı olmak üzere şimdilik 1.000 TL tutarındaki alacağın işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlayla dair hakları saklı kalmak ve ileride arttırmak kaydıyla sözleşmeye aykırı olarak çek vadeleriyle yapılan ödemelerden kaynaklanan vade farkı olmak üzere şimdilik 1.000 TL nin işleyecek ticari temerrüt faiziyle tahsilini ve projenin 2 ay süreyle durması sebebiyle müvekkilinin gereksiz yere ödemek zorunda olduğu işçilik ve sigorta giderleri olmak üzere şimdilik 1.000 TL nin işleyecek ticari temerrüt faiziyle davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Karşı Davacı Davaya Cevabında ve karşı davasında :
Davalı vekili davaya cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin sözleşme gereğince müteahhitliğini yaptığı 360 Kurtköy projesinin dış cephe kaplama işlerini üstlendiğini, projenin PVC doğrama ve cam korkuluk işlerini davacı üstlendiğini, davacı ile imzalanan sözleşme kapsamında her ne kadar %5 nakdi geçici teminat kesintisi yapılacağı belirtilmiş ise de davacının talebi üzerine yapılan kesindi %2 ye düşürüldüğünü, davacının hak edişlerinden 306.690,73 TL nakdi teminat olarak müvekkil şirket nezdinde tutulduğunu, ayrıca sözleşmede kesin hak edişin geçici kabulden sonra onaylanacağının düzenlendiğini, geçici kabulün yapılabilmesi için davacının işin bittiğini müvekkiline yazı ile bildirmesi şartının yanı sıra kabul heyetinin oluşturulması ve iş yerine gönderilmesi şartı olarak yapılan işin kusurlu ve eksik kısımlarının bedelleri toplamının işin tamamına ait bedelin %5 den fazla olmaması olarak belirtildiğini, davacı tarafından işin bittiği ve geçici kabule hazır hale geldiğine dair herhangi bir yazılı başvuruda bulunulmadığını, kabul manasına gelmemek kaydıyla şifahi olarak çağrıda bulunulduğu varsayımında bulunulsa dahi davacı dava dilekçesinde belirtiği üzere yapılan iş eksik ve ayıplı yapıldığı için geçici kabul ve kesin kabule hazır hale getirilmediğini, basiretli bir tacir olması gereken davacının imzaladığı sözleşmenin hükümlerini de bilmesi gerektiğini işin henüz geçici kabulü gerçekleştirilmediğinden nakdi teminat olarak tutulan meblağın sözleşme gereği davacıya iade edilmesinin mümkün olmadığını, davacı kendi edimini yerine getirmediğini, bu nedenle müvekkilinin edimini yerine getirmesini talep hakkı olmadığını, davacı tarafından yaptırdığı tespit ve alınan raporda yapılan işin tam ve eksiksiz olduğunun tespit edildiğini iddia ettiğini, ancak bahse geçen rapora itiraz ettiklerini, alınan raporun tek taraf dinlenerek hazırlandığını, dairelerin içine girilmediğini, herhangi bir ölçü alınmadan hazırlanan raporun kendileri tarafından kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu projeye taşınarak oturmaya başlayan kat malikleri, kiracılar camlardan ve doğramalardan hava girmesi ile ilgili müvekkiline yazılı ve sözleş şikayette bulunduklarını, havaların soğuması ve artan yağışlar nedeniyle müvekkiline ait 172 daire gerek site sakinlerine ait daireler doğramalardan ve dış cephe kaplamalarından su aldığını, hem müvekkili hem site sakinlerinin mağdur olduğunu, bunun üzerine müvekkili tarafından davacıya gizli ayıp ihtarnamesi keşide ettiklerini, ihtara rağmen davacı tarafça ayıbın giderilmesi için her ne kadar profesyonel olmayan bir ekiple müdahalede bulunmuş olsa dahi hatalı ve yanlış kullanılan malzemelerin değişimi yapılmadığı için olumlu bir sonuç alınamadığını, 539 dairenin hemen hemen hepsinde yaşanan bu problemi çözmek adına müvekkili firma başka bir firma ile anlaşarak giren hava ve su girişlinin engellenmesi için yeniden tüm dairelerde tadilat yaptığını, delil tespit dosyasında bu hususun hiçbirine değinilmediğini, davacı sözleşmede olmadığı halde üstlenilen işlerden bahsettiğini sözleşmeye göre... projesinin dış cephe kaplama işleri olarak belirtildiğini sosyal tesis hariç gibi bir sınırlama yapılmadığını, davacı tarafın dilekçesi ekinde sunduğu teklif formlarında müvekkili firmanın imzasının bulunmadığını, sadece davacı yanca imzalanan bu formların herhangi bir geçerliliği bulunmadığını, sözleşme harici yapılmış ve bedeli ödenmemiş bir alacak borç ilişkisinin söz konusu olmadığını, davacıya bugüne kadar ödenen 19 adet hak ediş raporuna istinaden 9.964.034,76 TL ödeme ayrıca 1.590.479,75 TL de avans ödemesi olmak üzere toplam 11.554.514,51 TL ödeme yapıldığını, yapılan ekstra işlerin bedelinin ödendiğini, yapılan ekstra işlere ilişkin herhangi bir borç bulunmadığını, sözleşme gereğince gerekli görüldüğü hallerde taahhüt kapsamında bulunan işlerden bir kısmının kapsam dışına çıkabileceği, veya yapılması zaruri görülen bazı işleri sözleşme kapsamında bulunmasa dahi isteyebilir hükmü yer aldığını, davacının PVC doğrama işleri için de fiyat farkı talebinde bulunduğunu ancak zeyilnameye göre sözleşmedeki bütün şartların zeyilname içinde geçerli olduğunu, davaca tarafından üstlenilen işin eksik ve ayıplı yapıldığını ve bu sorunların halen devam ettiğini, davacı tarafça işin eksik ve ayıplı yapıldığı kabul edildiğini ancak davacı taraf kusurun kendinden kaynaklanmadığını, körkasa ve izolasyon uygulamasını kabul etmeyen müvekkilinin kısırlı olduğunun iddia ettiğini, yapılan işin uzmanlık gerektiren bir iş olduğundan dolayı davalıya taşere edildiğini, davacı tarafça bu uygulamanın yapılmaması halinde su ve hava girişi olabileceği konusunda müvekkilini uyarmadığını, ayrıca bu uygulama yapılmadan da sorun giderilebilir olduğunu, doğramaların camlarından su ve hava almasının nedeni kullanılan cam ve çıtaların ölçülerinin birbiri ile uyumsuz olmasından kaynaklandığını, davacının temerrüt talebinde bulunması için öncelikle müvekkilini temerrüde düşürmesi gerektiğini , bu hususta müvekkiline gönderilmiş bir ihtarname olmadığını, hak ediş raporları davacı tarafından koşulsuz şartsız imzalanarak kesinleştiğini, bu nedenle bu talebin reddi gerektiğini, davacı şantiyenin 2 ay kapalı kalması nedeni ile katlandığı işçilik maliyetinin ödenmesini talep ettiğini, ancak taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği böyle bir hakkının bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir, karşı davaya ilişkin beyanlarında ise; davacının taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince proje kapsamında gerekli malzeme ve ekipmanı tedarik ederek kusursuz olarak teslim etmeyi taahhüt ettiğini, ancak sözleşmede belirtilen tarihte işi bitirmek bir yana yaptığı işlerin hatalı, eksik ve ayıplı olduğunu, bu sebeple müvekkili tarafından davacıya ihtarnameler keşide edildiğini, davacı karşı davalının taahhütlerini yerine getirmediğini, imalatlarını tamamlamayarak işte ciddi gecikmelere neden olduğunu, edimlerini yerine getirmemesinden dolayı ihtarnameler ile müvekkili şirketin uğrayacağı zararların yansıtılacağının bildirildiğini, sözleşme gereğince davacı karşı davalının 23/02/2017 tarihinde bitirerek teslim etmesi gerektiğini, bu sürenin 2017 temmuz ayına uzatıldığını, ancak bu süre zarfında da işin tamamlanarak teslim edilmediğini, bunun üzerine işin ağustos sonu bitirilmesi yönünde uyarıda bulunduklarını, buna rağmen davacının üstlendiği işi bitirmediğini, davacı karşı davalı tarafından hazırlanan ve müvekkil şirket tarafından onaylanan 19 no lu hakediş dosyasında da işin bitmediğinin açıkça görüleceğini, müvekkilinin sözleşme gereğince yüklenicinin süresinde işi bitirmemesi halinde her takvim günü için ihale bedelinin %0,15 oranında nihai gecikme cezası kesme, sözleşmeyi feshetme ve kesin teminatı irat olarak kaydetme hakkına sahip olduğunu, müvekkili tarafından işin 2017 ağustos sonuna kadar bitirmesini istediğini, ancak davacı karşı davalı işi bitirmediğini, şantiyeyi terk ettiğini, bu nedenle 01/09/2017 tarihinden itibaren müvekkil şirketin davacı karşı davalı şirketten 4.662.638,22 TL gecikme bedeli alacağı olduğunu, davacı karşı davalının işi bitirmemesi ve şantiyeyi terk etmesi üzerine eksik ve hataların giderilmesi için müvekkili şirket tarafından başka bir firma ile sözleşme imzaladığını, dairelerde yapılan müdahalelerin halen devam ettiğini, müvekkili tarafından yeni firmaya ödenen bedelin 406.404,98 TL olduğunu, davacı karşı davalı tarafın yapması gereken işi müvekkil şirket yaptığından zarardan sorumlu olduğunu, dairelerde doğramalardan giren su nedeniyle duvar ve parkelerde olaşın kabarmalar nedeniyle müvekkili şirket tarafından boyalar ve parkeler yenilendiğini, yenilenen boya ve parkelerin bedelinin 253.941,44 TL olduğunu, ayrıca davacı karşı davalının yaptığı işler müvekkili tarafından kontrol edildiğini, hatalar bulunduğunu, bu hatalar için uygulanacak nefaset bedelinin 1.562.879,78 TL olup bu zarardan davacı karşı davalının sorumlu olduğunu, eksikliklerin tespiti için ...20 Sulh Hukuk mahkemesinin ... d.is dosyası ile tespit yaptırdıklarını, yapılan işin ayıplı, hatalı eksik yapıldığının tespit edildiğini beyan ederek davacı karşı davalının davasının reddine, karşı davalarının kabulüne karar verilerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 3.500 TL gecikme bedelinin, eksik bırakılan işlerin müvekkili tarafından yapılması nedeni ile şimdilik 500 TL nin, zarar gören boya ve parke değişim bedelleri için ödenen şimdilik 500 TL nin ve davacı karşı davalının imalatlarındaki hatalar nedeniyle uygulanacak nefaset kesintisi olan belirttikleri miktardan şimdilik 500 TL nin bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faiziyle beraber davacı karşı davalıdan tahsiline karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı karşı davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı karşı davacı vekili 20/05/2024 tarihli ıslah dilekçesi ibraz ederek ıslah dilekçesinde, eksik bırakılan işlerin müvekkili tarafından yapılması nedeni ile talep ettikleri 500 TL alacağı bilirkişi raporu doğrultusunda 657.660,33 TL ye , zarar gören boya ve parke değişimi için talep ettikleri 500 TL yi 290.119,13 TL, nefaset kesintisi olarak talep ettikleri 500 TL yi 647.299,00 TL ye arttırarak toplam 1.595.078,46 TL nin en yüksek mevduat faiziyle birlikte tahsilini talep ederek ıslah harcını yatırdığı anlaşıldı.
Davacı karşı davalı vekili Karşı davaya cevabında ;
Davacı karşı davalı vekili karşı davaya cevabında özetle: Davalı karşı davacının karşı dava dilekçesinde müvekkilinin üzerine düşen yükümlülüklerini eksik ve geç ifa ettiği iddiasıyla gecikme cezası talebinde bulunduğunu, bu iddiasının yersiz olduğunu, müvekkilinin üzerine düşün yükümlülükleri eksiksiz ve gereği gibi ifa ettiğindi, buna karşın davalı karşı davacının çeşitli bahaneler öne sürülmek suretiyle müvekkili tarafından tamamlanarak süresinde ifa edilen işlerin hiçbirisi davalı karşı davacı tarafça geçici kabul ve kesin kabul ile teslim alınmadığını, davalı karşı tarafça teslim alınmayan işler tamamlanmış ve projede yer alan dairelerin 3. Kişilere satış ve devrinin yapıldığını, davalı karşı tarafın kesin hesap germekten kaçınması sebebiyle taraflar arasında cari hesaba dair kesin bir uzlaşı sağlanamadığını, toplamda 20 adet hak ediş dosyası oluşturulduğunu, 20 nolu hak ediş dosyası (kesin hesap) taraflarca onaylanmadığını, müvekkili tarafından yapılan imalat ve montaj işlerinin tamamı davalı karşı davacı tarafından bir çok kez incelenerek ve tekrar tekrar onaylandığını, buna karşın kesin hesap yapılacağı zaman davalı karşı davacı tarafın teknik şartnameye uygun yapılmadığını ileri sürmesinin kötü niyetli olduğunu, davalı karşı davacı dilekçesinde müvekkilinin şantiyeyi terkederek işleri yarım bırakıldığını iddia ettiğini, ancak davalı karşı davacı işlerin tamamlanıp tesliminden sonra ve dairelerin satışı sonrasında bir kısım dairelerde su ve hava sızdırıldığı iddiası sonrası müvekkilinin bu iddiaları değerlendirerek yalıtım problemlerini gidermek için 2 ay süreyle vinç kiralayarak müdahalede bulunduğunu ancak tüm yalıtım ve izolasyon problemlerinin önüne geçebilecek olan ve uygulanması son derece elzem olan körkasa ve izolasyon uygulamasını kabul etmemesi ile birlikte yalıtım sorunlarının oluşmasından kaynaklı müvekkilini sorumlu tutmasının sadece müvekkilinin hak ediş alacaklarını ödememek adına kötü niyetli davrandığını, müvekkilinin bu iddialarının yersiz olduğunu, yapılan dış cephe kaplamalarının işlevini yerine getirmesinde son derece önemli olan körkasa uygulamasını uygulamasından kaçınan davalı karşı davalının iyi niyet kuralına aykırı davrandığını, davalı karşı davacının doğramalardan giren su nedeni ile duvar ve parkelerde oluşan kabarmalar nedeniyle yenilen boyalar ve parkelerin bedelini talep ettiğini, ancak müvekkili şirketin PVC doğramaya dair yazılı teklif metni detaylı hazırlanarak davalı karşı davacıya sunulduğunu, bu metnin 1 numaralı maddesinde körkasa ve yatılımı kenar başlığında 40*30 daldırma galveniz körkasa ve ... su yalıtım uygulaması teklifi yer aldığını, ancak davalı karşı davacının salt olarak maliyetten kaçmak amacıyla körkasa ve yalıtım izolasyon uygulamasına dair olan fiyat kalemini değerlendirme dışı bırakarak körkasa uygulaması ve su yalıtım izolasyon uygulaması olmaksızın teklifi kabul ederek PVC doğrama işini müvekkili şirkete yaptırdığını, bu uygulamanın yapılmasını kabul etmeyen davalı karşı davacının oluşabilecek problemleri müvekkiline yükletmeye çalışmakta kötü niyetli olduğunu, beyan ederek karşı davanın reddine, asıl davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı karşı davalı vekili 11.06.2024 tarihli ıslah dilekçesi ibraz ederek ıslah dilekçesinde, 10.000 TL olarak açtıkları davayı toplam 1.987.947,83 TL olarak ıslah ederek işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte tahsilini talep ederek ıslah harcını yatırdığı anlaşıldı.
DELİLLER;
Taraflar aarsında imzalanan sözleşmeler, ihtarnameler, ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi incelemeleri, taraf beyan ve açıklamaları ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı firma ile davacı düzenlenen sözleşme ve zeyilname kapsamındaki işleri ve sözleşme haricinde üstlendiği işleri tamamladığını, ancak davalının sözleşme gereği ticari ödemelerini yapmadığını, geçici ve kesin kabulü yapıp işi teslim almadığını, kesin hesabın yapılmadığını belirterek alacaklarının ve vade fakları ile şantiyenin 2 ay durmuş olmasından kaynaklanan zararlarından hak ediş alacağı için şimdilik 10.000,00 TL, iş artışı ve fazla işlerden kaynaklı fiyat farkı alacağı için şimdilik 10.000,00 TL, sözleşmeye aykırı çek vadeleriyle yapılan ödemelerden kaynaklanan vade fakları için şimdilik 10.000,00 TL, projenin gereksiz durduğu dönemde fazladan ödenen işçilik ve sigorta giderleri için şimdilik 1.000,00 TL nin tazminini talep etmiştir.
Davalı karşı davacı vekili savunma ve dava dilekçesinde özetle; davacının işi eksik ve ayıplı yaptığını, geçici kabule hazır hale getirmediğini, sözleşmeye uygun şekilde yazılı bildirimde bulunmadığını, yapılan işlerin bedelini davacıya ödendiğini, ancak kış mevsiminde 172 dairenin doğramasından su aldığını, sorunları kendi imkânlarıyla gidermeye çalıştığını, çekilen ihtara rağmen davacının yaptığı müdahalelerden olumlu sonuç alamadığını, kullanılan cam ve çıta ölçülerinin uyumsuz olması nedeniyle doğramaların camlarından hava ve su girdiğini, ayrıca kanatlarda sehim olduğunu, tam kapanmadığını, doğru kilit ve aksesuar kullanılmadığını belirterek geç teslim ile eksik ve ayıplı işlerden kaynaklanan gecikme bedeli alacağı için şimdilik 3.500,00 TL, eksik bırakılan ve tamamlanan işler için 406.404,98 TL için şimdilik 500,00 TL, zarar gören duvar boyaları ve parke değişimi nedeniyle ödenen 253.941,44 TL için şimdilik 500,00 TL, imalattaki hatalar nedeniyle uygulanacak nefaset kesintisi olan 1.562.879,78.-TL için şimdilik 500,00 TL zararlarının tazminini talep etmiştir.
Uyuşmazlık özetle; taraflar arasında imzalanan 01.03.2016 tarihli tarihli sözleşmede belirlenen yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği, sözleşme kapsamında ve sözleşme kapsamı dışında kalan işlerin bedelinin ödenip ödenmediği, teslimde gecikme yaşanıp yaşanmadığı yaşanmış ise gecikme bedeli, davacı karşı davalının eksik bıraktığı ve ayıplı yaptığı işler bulunup bulunmadığı ve uygulanacak nefaset kesintisi ile bunların bedeline ilişkindir.
Taleple bağlı kalınarak uyuşmazlık konusunda konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Alınan bilirkişi raporunun, dosya kapsamına uygun somut bilgi ve belgeye dayalı, tarafların ve hakimin denetimine açık düzenlendiği, raporda yapılan değerlendirmelere ilişkin gerekçelerin bilimsel verilere uygun olduğu kanaati ile rapor değerlendirmeye esas alınmıştır.
Taraflar arasında düzenlenen 01.03.2016 tarihli Sözleşme 24.000 m2 Kompozit cephe kaplaması ve 8.000 m2 Ahşap desenli Alüminyum Cotta Profillerle cephe kaplaması imalatlarını içermekte olup, birim fiyat usulüne göre toplam keşif bedeli 5.996.160 TL, süresi ise 360 gün olarak belirlenmiştir. Buna göre işin bitirilip geçici kabule hazır edilmesi gereken tarih 25.02.2017 olmaktadır.
Taraflar arasında Dış Cephe kaplama İşleri için 04.03.2016 tarihli İş Yeri Teslim Tutanağı düzenlenmiştir
...Tic. A.Ş. tarafından...'ya gönderilen ... tarih ve ... yevmiye nolu İhtarnamede özetle; siteye taşınan malik ve kiracıların camlardan ve doğramlardan içeri giren hava nedeniyle şikâyetçi olduklarını, 28.11.2018 - 01.12.2018 tarihleri arasında yağan yağmur sularının daire içlerine sızdığı belirtilmiş ve daha önce sözlü ve mail yoluyla bildirilen söz konusu ayıpların giderilmesi talep edilmiştir.
... A.Ş. tarafından ... 20. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş dosyasıyla 10.01.2019 tarihinde mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen Bilirkişi Raporunda özetle; dış cephe kaplamaları, doğramalar ve ısıcamlardaki ayıplar nedeniyle dairelerin içine sızan sular sonucu daire içlerinde hasarlar meydana geldiği, tespit edilen yaklaşık tadilat bedelinin 502.500.-TL+KDV olduğu belirtilmiştir.
... tarafından ... 18. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş dosyasıyla 22.01.2019 tarihinde mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen Bilirkişi Raporunda özetle; dış cephe kaplama ve doğrama işlerinin tamamlanmış olduğu, tespit isteyence dosyaya sunulan hakediş özetinin büyük ölçüde doğru olduğu, proje ile uygulamada metraj acısından farklılıklar bulunduğu, tespiti isteyenin 2.095.217,54.-TL alacaklı olduğu kanaatine varıldığı ve yapılan işin geçici kabule hazır olduğu belirtilmiştir.
..A.Ş. ile... arasında ... projesindeki Su ve Rüzgâr Alan Dairelerin ve Hatalı İmalatların Tadilatının Yapılması ve 14.02.2019 tarihinde bitirilmesi için 10.01.2019 tarihli Sözleşme düzenlenmiştir.
Davalı tarafından dosyaya sunulan karşı dava dilekçesi ekinde yer alan listede su alan dairelerin şikayet tarihleri 2017 yılının 9 ila 12. Ayları arasında olduğu görülmektedir....Tic. A.Ş. tarafından ...'ya gönderilen 05.12.2018 tarihli ihtarnamede siteye taşınan malik ve kiracıların camlardan ve doğramlardan içeri giren hava nedeniyle şikâyetçi oldukları belirtilmiştir. Bu durumda davalının taşınmazdaki bağımsız bölümleri dava tarihinden önce fiilen satışını yaptığı üçüncü şahıslara ikamet için hazır ve teslim ettiği anlaşılmaktadır. Belirtilen açıklamalar ve bilirkişi incelemesi ile ikametin 2017 yılının Eylül ayından itibaren fiilen başladığı anlaşılmıştır.
17.11.2021 tarihli bilirkişi raporu ile davacı hak ediş alacağının 1.681.257,10 TL olduğu, bu miktarın içinde 17.11.2021 ve 17.12.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda ayrıntılarına yer verilen sözleşme dışı ilave işler bedelinin 1.176.330,05 TL olduğu, geçici kabul teminat kesintisinin 306.690,73 TL olmak üzere toplam alacağının 1.987.947,83 TL olduğu tespit edilmiştir.
Davacı vekili 11.06.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile alacağını 1.977.947,83 TL artırmıştır. Davalı karşı davacı vekili artırılan miktar bakımından zamanaşımı def'ini ileri sürmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklandığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 147/6. maddesi gereğince hak ediş alacağı 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Eser sözleşmesinde zamanaşımı süresinin başladığı tarih de eserin sözleşmeye uygun olarak eser sahibine teslim edildiği tarihtir (Yargıtay 6. HD ... E., ... K.,). Sözleşme dışı ilave işler bedeliyle ilgili davalarda ise zamanaşımı süresi vekaletsiz iş görme hükümlerine tabi olup 10 yıldır. Buna göre; 17.12.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda ayrıntılarına yer verilen sözleşme dışı ilave işler bedeli olan 1.176.330,05 TL ve 306.690,73 TL nkit teminat bedeli zamanaşımına uğramamıştır. Buna göre davacının toplam alacağı olan 1.493.020,78 TL alacak yönünden kabulü ile bu miktarın 11.000,00 TL sine dava tarihi olan 11.06.2019 tarihinden bakiye kısmına ise ıslah tarihi olan 11.06.2024 tarihinde itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
17.11.2021 tarihli bilirkişi raporu ile davacı hak ediş alacağı (1.681.257,10 TL - 1.176.330,05 TL=504.927,05 TL -10.000,00 TL = 494.927,05 TL) olarak tespit edilen miktardan ıslah tarihi olan 11.06.2024 tarihi itibariyle 494.927,05 TL bakımından 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan bu miktar yönünden zamanaşımı nedeni ile talebin reddine karar verilmiştir.
Karşı davacı 20.05.2024 tarihinde sunduğu ıslah dilekçesi ile talebini 1.593.578,46 TL artırmıştır.
Karşı dava yönünden; dosyaya sunulan belgeler ve yapılan bilirkişi incelemesi ile kapı ve pencere kanatlarının tam ve düzgün bir şekilde kapanmadığı, bazı doğramalarda esnemeler olduğu, kompozit kaplama ile doğramanın birleşim noktalarında yer yer açıklıklar ve işçilik hataları bulunduğu bu nedenlerle bina içerisine su sızdığı, sızan sular nedeni ile süpürgelikte duvardan ayrılma ve deformasyon oluştuğu, iç duvar boyasında deforme ve kabarmalar meydana geldiği anlaşılmıştır. Davalı karşı davacının eksik ve hatalı işlerin giderilmesi karşılığında davacıdan 947.779,46.-TL (KDV Dahil) ve dış cephe kaplamaları ile pvc doğrama imalatlarındaki ayıplar nedeniyle Nesafet farkı olarak davacıdan 647.299,00 TL olmak üzere toplam toplam 1.595.078,46 TL talep edebileceği anlaşılmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere fiili teslimin 2017 yılının Eylül ayından itibaren başladığı tespit edilmiştir. Karşı davacı gecikme bedelini Eylül 2017 den itibaren talepte bulunduğundan bu alacak kalemi yönünden talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı ve karşı davacı yukarıda kabul edilen açıklanan alacak kalemleri dışında kalan diğer taleplerini ispatlar delil sunamadığından fazlaya ilişkin taleplerin reddine hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeye göre;
Asıl dava bakımından;
1- Davanın 1.493.020,78 TL alacak yönünden kabulü ile bu miktarın 11.000,00 TL sine dava tarihi olan 11.06.2019 tarihinden bakiye kısmına ise ıslah tarihi olan 11.06.2024 tarihinde itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin (Hak ediş alacağı bakımından zamanaşımı) reddine,
Karşı dava bakımından;
1- Karşı davada 947.779,46 TL eksik işler bedeli ve 647.299,00 TL nefaset kesintisi olmak üzere toplam 1.595.078,46 TL nin; 1.500,00 TL sine karşı dava tarihi olan 25.07.2019 tarihinden, bakiye kısmına ıslah tarihi olan 20.05.2014 tarihinden itibaren, işleyen avans faizi ile birlikte karşı davalıdan alınarak karşı davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
Asıl Davada
1-Alınması gereken 101.988,25 TL harçtan peşin alınan 222,01 TL harç + 33.780,00 TL ıslah harcı toplamı 34.002,01 TL harcın mahsubu ile bakiye 67.986,24 TL harcın davalı karşı davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
2-Davalı karşı davacı tarafça yatırılan toplam 34.002,01 TL peşin+ıslah harcın davalı karşı davacıdan tahsili ile davacı karşı davalı tarafa verilmesine,
3- Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL nin kabul ve red oranına göre 435,60 TL sinin davacı karşı davalıdan, 884,40 TL sinin davalı karşı davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
4-Davacı karşı davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 221.022,91 TL nispi vekalet ücretinin davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine,
5- Davalı karşı davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 78.239,06 TL nispi vekalet ücretinin davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine,
6- Davacı karşı davalı tarafça yatırılan 44,40 TL başvuru harcı, 6,40.TL vekalet harcı, 22.700,00 TL bilirkişi ücreti, 670,30 TL posta giderinden ibaret toplam 23.421,10 TL yargılama giderinin kabul ve red oranları dikkate alınarak 17.590,09 TL sinin davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı karşı davalı üzerine bırakılmasına,
Karşı Davada
1-Alınması gereken 108.959,81 TL harçtan peşin alınan 85,40 TL harç + 27.017,95 TL ıslah harcı toplamı 27.103,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 81.856,46 TL harcın davacı karşı davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,
2- Davalı karşı davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 235.310,98 TL nispi vekalet ücretinin davacı karşı davalılardan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine,
3- Davacı karşı davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 3.500,00 TL nipi vekalet ücretinin davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine,
4- Davalı karşı davacı tarafça yatırılan 44,40 TL başvuru harcı, 85,40 TL peşin harç 11,50.TL vekalet harcı, 27.017,95 TL ıslah harcı, 21.500,00 TL bilirkişi ücreti, 450,00 TL posta giderinden ibaret toplam 49.109,25 TL yargılama giderinin davacı karşı davalılardan alınarak davalı karşı davacı tarafa verilmesine,
5-Asıl ve karşı davada taraflarca yatırılan kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, tarafların yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/03/2025
Başkan
(e-imza)
Üye
(e-imza)
Üye
(e-imza)
Katip
(e-imza)
TASHİH ŞERHİ
HMK md. 304/1 uyarınca hükümdeki yazı, hesap ve açık hatalar resen düzeltilebilir. Aynı kanunun 304/2 maddesi uyarınca tashih şerhi kararın altına yazılır.
Hüküm kısmında karşı dava yönünden 1 numaralı bentte ıslah tarihi olan 20.05.2024 tarihi yazılacağı yerde sehven 20.05.2014 yazılmıştır.
HMK .md 304/1 uyarınca hesap hataları her zaman düzeltilebileceğinden hükmün karşı dava yönünden; başlıklı 1 numaralı bendin 3. Satırında yazılı "20.05.2014" tarihinin hükümden çıkarılarak yerine "20.05.2024" tarihinin yazılmasına ve hükmün HMK md. 304 gereği bu şekilde tashihine oy birliği ile karar verildi.
Başkan
(e-imza)
Üye
(e-imza)
Üye
(e-imza)
Katip
(e-imza)