T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/652 Esas
KARAR NO: 2024/174
DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ: 25/11/2019
KARAR TARİHİ: 14/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı-Karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ile davalı ...'in kardeş olduklarını, aynı zamanda ...'nde ... 125.000,00 TL, ... 125.000,00 TL olmak üzere eşit hissedarlar olduklarını, şirketin temsil ve ilzamı 11.11.1998 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği şekli ile münferit imza ile şirketi temsil ve ilzam etmek üzere 20 yıl süreyle ... ve ...'in müdür olarak seçildiklerini, müdürlerin görevinin 08.11.2018 tarihinde sona erdiğini, müvekkili ve şirketin diğer ortağı-müdürü olan ... arasında uzun süredir anlaşmazlık bulunduğunu, müvekkilinin en son şirkete gittiğinde ... kendisine silahla saldırıda bulunulduğu iddiası ile haksız yere müvekkilini ... Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet ettiğini, müvekkilinin polis merkezine giderek ifade vermek zorunda kaldığını, müvekkili hakkında takipsizlik kararı verildiğini, müvekkilinin Ekim 2015 ten bu yana şirkete gitmediği için şirketin yönetimine ilişkin tüm kararları ...'in tek başına aldığını ve tüm banka işlemlerini kendisinin yaptığını, müvekkilinin bu olaydan sonra davalı ile şirkette ortak olarak bir araya gelmelerinin mümkün olmadığını söylemesi ve şirketin tasfiyesi veya hakkının ödenmesi yönünde talepte bulunmasına rağmen davalı ...'in bu talebi kabul etmediğini, bu arada şirketin müdürleri olarak hem müvekkilinin hem de ...'in şirketi temsil yetkileri 08.11.2018 tarihinde sona erdiğini ve şirket 08.11.2018'den bu yana temsil ve ilzama yetkili müdürleri olmadan organsız kaldığını, davalı ...'in müdür seçimi ve/veya şirketin akibeti hakkında ortaklar kurulunu toplantıya çağırmak yerine 08.11.2018'den dava tarihine kadar imza yetkisi sona ermiş olmasına rağmen hileli işlemler ile şirketin aktifleri üzerinde tasarrufta bulunduğunu ve şirket malvarlığını usulsüz şekilde kendi uhdesine aktardığını, müvekkili şirketin hesaplarının bulunduğu ...bank ... şubesine giderek hesaplar üzerinde yaptığı incelemede davalı ...'in imza yetkisinin sona erdiği 08.11.2018 tarihinden bu yana yaklaşık şirkete ait 5.000.000,00-TL'ye yakın meblağı kendi hesaplarına aktardığını veya nakit olarak elden tahsil ettiğinin tespit edildiğini, ...Ltd Şti.'ne ait ... numaralı TL hesabına ait 01.01.2019-31.12.2019 tarih aralığı ve 01.01.2018-31.12.2018 tarih aralığı hesap dökümünde çeşitli tarihlerde nakit para çekimi gerçekleştirildiğini ve davalı ...'in hesabına havale yapıldığını, açıklanan nedenlerle tedbir talebinin kabulü ile 08.11.2018 tarihinden bu yana organsız kalan davalı ...'ne gecikmesi halinde telafisi imkansız zararların doğacağı göz önünde tutularak tensiben yönetim kayyımı atanmasına, kayyımın mahkemece şirketin malvarlığını korumak üzere gerekli tedbirleri alması husunda yetkilendirilmesine, şirketin tüm aktif ve pasfinin tespitine bu amaçla şirket aktifinde yer alan taşınmazların ve menkullerin tespitine, stokların sayımına, bankalardaki ve şirket kasasındaki varlıkların tespitine, kısacası şirketin aktiflerinin tespiti için her türlü ararştırma yapmaya ve tespit yapması hususunda yetki verilmesine, Ekim 2015'ten bu yana şirketin tüm aktifleri ve banka kayıtları üzerinde davalı ... 'in tek başına tasarruf ettiği kendi ikrarı da göz önünde tutularak şirketin banka kayıtları, stokları ve kasası üzerinde yapılacak inceleme ve tespit ile davalı ...'in şirket aktiflerinde meydana getidiği azalmanın ve kendi uhdesine geçirdiği miktarın tespiti ile ...'e karşı şirket adına sorumluluk davası açması için yetki verilmesine, kayyım ücretinin şirket hesaplarından ödenmesine, şirketin fesihine ve tasfiyesine, mahkemece fesih ve tasfiye talebinin kabul edilmemesi halinde 6102 sayılı TTK'nun 636/3 maddesi gereği davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesi sureti ile müvekkilinin ortaklıktan çıkarılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı-Karşı davacı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ...'nin 15/12/1981 yılında ... ve ... tarafından kurulduğunu, şirketin son ortaklarının ... ve ... olduğunu, ½ paya sahip ... ve ...'in şirket müdürü olarak seçildiklerini, 04/11/1998 tarihinde itibaren 20 yıl süre ile münferit imzaları ile şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındıklarını, 04/11/2018 tarihinde itibaren şirketin temsil ve ilzam yetkisini sona erdiğini, bu konuda genel kurul yapılarak bir karar alınamadığını, genel kurulun yapılamamasında kusurun davacıda olduğunu, müvekkili tarafından davacı tarafla şirketin faaliyetleri ile ilgilenmesi ile temsil ve ilzamla ilgili kararlar alınması hususunda görüşme yapıldığını, görüşmelerin sonuçsuz kaldığını, davacı tarafın kasti olarak şirketle ilgilenmediğini, ... 24. Noterliğinin ... yevmiye numaralı 08/11/2019 tarihli ihtarnamesi ile hukuka aykırı olarak gerçek dışı iddia ve ithamlarda bulunduğunu, davalı müvekkilinin bu ihtarnameye karşı ... 8. Noterliğinin .. yevmiye numaralı 15/11/2019 tarihli ihtarnamesi ile cevap verdiğini, müvekkilinin şirket malvarlığını kendi uhdesine aktarmadığını, davacı tarafın müvekkilinin şirketi zarara uğrattığına yönelik tüm iddialarının gerçek dışı olduğunu, açıklanan nedenlerle davacının davasının reddi ile karşı davanın kabulüne, şirkete kayyım atanmasına, davalı ...'in kayyımla birlikte müşterek imza ile şirketi temsil ve ilzam bakımından yetkilendirilmesine, davacı ...'in haklı nedenlerle ortaklıktan çıkarılmasına ve ayrılma akçesinin hesaplanarak ödenmesine, davacının haklı nedenlerle şirketten çıkarılması talebinin kabul görmemesi halinde şirketin feshine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Bilirkişi raporları, Kayyım raporları, ticaret sicil kayıtları, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma ve ... KYOK sayılı dosya örneği, tanık anlatımları, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
Davacı tanığı ... anlatımında "2009 yılından itibaren davalı şirketin kimi davalarına baktım, ayrıca ...in aile hukukuna yönelik bir kısım şahsi davalarına baktım, tarafları bu vesile ile tanırım, 2009 yılında davalı şirketin Orient şirketi ile ecrimisil davalarına ilişkin görüşmeye gittim, bu görüşmede ... sahibininde tarafların öz kardeşi olduğunu öğrendim, 4 kardeş miras konusunda uzlaşamadılar, taraflar bir çok konuda uyuşmazlık yaşamaktadırlar, 2009 yılından beri taraflar şirket ortaklığını bitirmek istediler, çok kez bir araya geldiler, görüşmelerin bir çoğunda bulundum, ancak anlaşamadılar, ... bey 2015 yılı içerisende telefonla beni aradı, ...'le şirkette büyük bir sorun yaşadığını söyledi, görüşmek istediğini belirtti, ...'in kendisini haksız yere şikayet ettiğini söyledi, bende karakola ifade vermek için yanına gittim, bu soruşturmadan dolayı ... takipsizlik kararı aldı, ... bundan sonra bir daha şikayete uğramamak için şirkete gitmedi, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ecrimisil davası sonucunda davayı şirketin kazandığını öğrendi, paraların tahsil edildiğini öğrenmesi üzerine Akbank'a gitmiş ancak banka müdürü hesap özetini vermek istemeyince benide çağırdı, burada istenilen hesap özetinde davalı ...'in imza yetkisinin bitmesinden sonra hesaptan para çektiğini gördük, tahsil edilen paraların hesaba eksik aktarıldığını gördük, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davanın vekili olmasına rağmen davalı ... başka bir vekil atayarat ilk vekilin haklı olarak sözleşmeyi feshetip ücrete hak kazanmasına sebebiyet vermiş olduğunu duydum" şeklinde beyanda bulunduğu görüldü.
Davacı tanığı ... anlatımında "Tarafları 30 yıldır tanıyorum, ailecekte görüşürüz, aynı halı ticareti işi ile uğraşırız, aynı caddede iş yerimiz var, aramızdaki mesafe 100 metredir, davalı şirket babalarından miras olarak kalmıştır, babaları ile birlikte önceleri çalışmışlardır, babaları vefat ettikten sonra davalı şirket taraf kardeşlere kalmıştır, geçinememektedirler, her iki kardeşin üçüncü kardeşleriyle problemleri vardır, ecrimisilden kaynaklanan davaları devam etmekteydi, bu dava devam ederken taraflar arasında sorun başladı, ..., ...'i işe gelmemek ve çalışmamakla suçladı, ...'de ... bana para vermiyor hakkımı vermiyor diyerek suçladı, 2015 yılından beri bu şekilde bir sorun devam etmekdedir, ... önceleri işe düzenli geliyordu, son iki yıldır aralarında kavga başlayınca gelmemeye başladı, ...'in ...'e hakkını verip vermediğini bilmiyorum ancak vermediğini söylüyordu, iki yada üç yıl kadar önce ... ve ... ile birlikteydik, ...'e abi para kazanamıyorsak burayı satalım dedi, ortaklığı bitirelim dedi, ... bir davamız var o bitene kadar devam edelim, burası benim babamın yadigarı burayı devam ettirmek istiyorum dedi, ...'de bu davaların bitmeyeceğini, ayrılsakta bu davalardan haklarını alacaklarını söyledi, bu konuşmanın başlangıcında ... abi bana para vermiyorsun lütfen kazançtan bana para ver dedi. Bu konuşmalar bunun üzerine oldu, taraflarla birlikte diğer kardeşler arasında izaleyi şuyu davası oldu, bir tanesi satıldı, diğer üç binada sanırım satım aşamasındadır, satılan bina üçüncü kardeş olan ...'e satıldı" şeklinde beyanda bulunduğu görüldü.
18.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda;
a) Davacı-karşı davalı ... ve davalı-karşı davacı ...'in diğer davalı...Ticaret Ltd. Şti.'nin münferit imza ile şirketi temsil ve ilzama yetkili iki müdürü iken her ikisinin müdürlük görev süresinin 08.11.2018tarihinde sona ermiş olduğu, şirket genel kurulunun toplanarak yeni müdür seçimi yapamadığı, esasen adı geçen şirkette ... oranında ortaklık payına sahip olan taraflar arasındaki anlaşmazlık nedeniyle şu haliyle genel kurulun toplantıya çağrılabilmesinin de fiilen mümkün gözükmediği,
b) Anılan nedenlerle tarafların fesih ve tasfiye davasını açmak hususunda haklı nedenlerinin oluştuğu, Sayın Mahkemenin takdirine bağlı olarak dilerse TTK m. 636/2 gereğince müdürü dinleyerek şirketin durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirleyebileceği ve buna rağmen durum düzeltilmezse şirketin feshine karar verilebileceği, bu aşamada şirketin yasal kapsamda yetkili bir müdürü bulunmadığından organ boşluğu yaşandığı, ayrıca Mahkemenin ortaklıktan çıkarma kararını verebilmesinin de şirket genel kurulunun bu yönde karar vermesine bağlı olduğu, zira TTK m. 640/3'e göre bunun için şirketin çıkarma istemi ile mahkemeye başvurması gerektiği, başvururken bu yönde genel kurul kararına ihtiyaç olduğu, zira Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05.06.2017 tarih ve 2016/709 E. ve 2017/3376 K. Sayılı kararına göre iki kişilik limited ortaklıklarda bir ortağın diğeri hakkında bu yolda bir genel kurul kararı olmaksızın çıkarma davası açmasının mümkün olmadığına karar verildiği,
c) Davacı ortak açısından yukarda açıklanan nedenlerle, haklı sebeple şirketin feshini talep edebilmenin koşullarının oluştuğu, dolayısıyla TTK m. 636/3 gereğince de Mahkemenin feshe ya da davacı da istediği için davacının şirketten çıkarılmasına/çıkmasına karar verilebileceği,
d) Ancak Davacı-karşı davalı ...'in davalı şirket hesaplarında bir takım usulsüz iş ve işlemler yapıldığı iddiası, davalı şirketin dava dışı üçüncü kişilere karşı ecrimisil alacağını tahsil edemediği gerekçesi ile açmış olduğu davalarının bulunduğu ve şirketin genel kurulunu toplayıp karar aldırma olasılığı gibi hususlar ve şirketin fiilen yönetim organından mahrum kaldığı hususları birlikte değerlendirilerek fesih ve tasfiye ya da ortaklıktan çıkarma kararlarının herhangi birinin verilmesi durumunda dahi kararın icrası için TTK m. 636/4 gereğince kayyum tayinin gerekeceği,
e)Anılan nedenlerle bu aşamada şirketin hesaplarının takibi, genel kurulun toplantıya çağrılması ve mümkün olursa müdür seçiminin yapılmasının sağlanması, çıkma veya çıkarmaya ilişkin kararın alınması için genel kurula öneri sunulması, şirket tarafından üçüncü kişilere karşı açılmış davaların takibi ve hali hazırdaki organ boşluğu dikkate alınarak MK m. 427/4. bent uyarınca yönetim kayyumu atanmasının uygun olacağı,
f) Davalı ... 09.11.2018 - 12.11.2019 tarihleri arasında bankalardan; Davalı kendi adına şirket hesabından 2.390.000,-TL çektiği ve cari hesaba işlendiği, Davalı, Şirket hesabına 2.695.014,80 TL tutarında para havale ettiği ve cari hesaba işlendiği,
Söz konusu dönemde davalı ...'in şirket hesabına 305.014,80 TL çektiğinden fazla para yatırdığı,
08.11.2018 tarihinde 45589 nolu dolar hesabından 149.980,- $'ın 5,40 TL'lik kur üzerinden bozdurularak 809.892,-TL'nin 33480 nolu TL hesabına virman yapıldığı ve bu işlemin de 10.11.2018 tarihi ile yevmiye defterine kaydedildiği,
g) Bilançoda yer alan değerler, kaydi değerler olup gerçek değerlerine göre yeniden değerlemeye tabi tutulması gerektiği, Halı, kilim ve otomobil konusunda uzman kişilerce güncel değerleme yapılması gerektiği, Gayrimenkullerin toplam değeri (124.890.000,-439.402.000,-) — 164.292.000,- TL olarak hesap ve tespit edildiği,"
27.02.2024 Tarihli bilirkişi raporunda;
"a) Mahkemece şirket için yönetim/temsil kayyımı atanmasına rağmen şirket genel kurulunun toplanarak yeni müdür seçimi yapamadığı, esasen adı geçen şirkette %50-%50 oranında ortaklık payına sahip olan taraflar arasındaki temel anlaşmazlık nedeniyle şu haliyle genel kurulun toplantıya çağrılabilmesinin de fiilen mümkün gözükmediği, dolayısıyla organ yokluğunun giderilemediği, bu nedenle TTK m. 636/(2) fıkrası gereğince şirketin feshine karar vermek için koşulların oluştuğu,
b) Yine taraflar açısından anılan nedenlerle fesih ve tasfiyeyi talep etmek bakımından TTK m. 636/(3) gereğince haklı nedenlerinin oluştuğu, durumun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu,
c) Mahkemenin ortaklıktan çıkarma kararını verebilmesinin de şirket genel kurulunun bu yönde karar vermesine bağlı olduğu, zira TTK m. 640/3’e göre bunun için şirketin çıkarma istemi ile mahkemeye başvurması gerektiği, başvururken bu yönde genel kurul kararına ihtiyaç olduğu, Yargıtay uygulaması ile de kabul edildiği üzere iki kişilik limited ortaklıklarda bir ortağın diğeri hakkında bu yolda bir genel kurul kararı olmaksızın çıkarma davası açmasının mümkün olmadığı, genel kurul toplanamadığı ve karar alamadığı için çıkarma kararı verilemeyeceği,
d) Şirketin süresinin 08.02.2022 tarihi itibarıyla dolmuş olduğu, genel kurul tarafından sözleşme değişikliği ile sürenin uzatılması kararı alınmadığı, fiilen işlere devam edilmediği ve/veya açıkça devam niyetinin bir kararla belirlenmediği, zira somut uyuşmazlıkta şirketin fiilen faaliyet konusu ile ilgili işlere ticari esaslara göre devam etmediği, sadece tasfiye kapsamında nitelenebilecek şekilde elde bulunan ticari mallarını elden çıkarmaya çalıştığı, mevcut çalışanların da bu amaçla çalıştırılmaya devam edildiği, bu durumda TTK m. 636/1 fıkrasının a) bendinde geçen “Şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle” şeklindeki hükmün burada uygulanması gerektiği, dolayısıyla şirketin infisah etmiş olduğuna Sayın Mahkemece karar verilebileceği,
e) ... plakalı aracın (Şubat/2024) tarihindeki değerinin 752.500,00 TL olarak tespit edildiği,
f) Stoktaki halıların piyasa ortalama rayiç değerleri ile ederinin 5.828.418 TL olabileceği kanaati oluşmuş olup, 31.01.2024 enflasyon düzeltmesi sonrası envanter (defter) değerinin 2.732.339,91 TL olduğunun beyan edildiği,
g) ... Şti. adına kayıtlı ... İli, ... (...) İlçesi, ...Mahallesi, 288 ada, 19 parsel sayılı, 127,50 m² yüzölçümlü aralığı olan kargirhane nitelikli gayrimenkulün arsası ile birlikte toplam rayiç değerinin 151.200.000,00 TL olarak hesap ve tespit edildiği,
h) 31.01.2024 tarihli bilançoya göre; şirketin değerinin 349.758.446,00 TL olabileceği, buna göre ortakların esas sermaye payı değerlerinin ; ... 50% 174.879.223,00 TL ... 50% 174.879.223,00 TL Şeklinde olabileceği"
Görüş ve tespitlerine yer verilmiştir.
TTK md. 531 uyarınca paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin tespiti için bilirkişi heyetinden ek raporlar alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava, limited şirketin feshi, sorumluluk davacı açmak için yetki verilmesi ve ortaklıktan çıkarma istemlerine ilişkindir.
Asıl davada davacı ...;
Davalı ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... Sicil Numarasına kayıtlı ...' nin feshine ve tasfiyesine karar verilmesini, bu talebin reddi halinde davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesi sureti ile ortaklıktan çıkarılmasını ve davalı ...'in şirket aktiflerinde meydana getidiği azalmanın ve kendi uhdesine geçirdiği miktarın tespiti ile ...'e karşı şirket adına sorumluluk davası açması için yetki verilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Karşı davada davacı ...;
Davacı ...' in haklı nedenlerle ortaklıktan çıkarılmasına ve ayrılma akçesinin hesaplanarak ödenmesine, bu talebin reddi halinde şirketin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
Şirketin feshi ve ortaklıktan çıkarma talepleri ile ayrılık akçesinin hesaplanması için bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Asıl ve karşı davada şirketin feshi yönünden;
Şirket esas sözleşmesinde bir süre öngörülmüşse, bu sürenin bitmesiyle şirket başka bir işleme gerek kalmaksızın infisah eder.
Davalı şirket 18.02.1982 tarihinde 10 yıl süreli olarak kurulmuştur. 04.08.1992 tarihli, 3084 sayılı TTSG de ilan edilen tadil metninde şirketin süresi tadil tasarısının tescil ve ilan edildiği tarihten başlamak üzere 30 (Otuz) yıl olduğu belirtilmiştir. Bu karara göre şirketin süresi 04.08.2022 tarihinde dolmuştur. Bilirkişi raporunda şirketin süresinin 08.02.2022 tarihinde sona ermiş olduğu ifade edilmiş ise de, tadil metnine göre 30 yıllık sürenin ilan tarihinden itibaren başlayacağı ve ilanın 04.08.1992 tarihinde yapılmış olması nedeniyle 30 yıllık sürenin sonuna ilişkin bilirkişi tespiti dikkate alınmamıştır.
Limited şirketin sona erme sebepleri TTK md. 636 da düzenlenmiştir. Şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi sona erme nedeni olarak kabul edilmiştir.
Esas sözleşmede belirlenen sürenin sona ermesine rağmen ortakların işlere fiilen devam etmesi halinde Limited Şirketin belirsiz süreli bir şirkete dönüşüp dönüşmeyeceği kanunda düzenlenmemiştir. Anonim şirketler yönünden TTK m. 529.1.a’da sözleşmede ön görülen sürenin sona ermesine rağmen işlere fiilen devam eden anonim şirketin belirsiz hale geleceği düzenlenmiştir.
Davalı şirketin fiilen faaliyetlerine devam edip etmediğinin tespitini için yapılan bilirkişi incelemesinde, şirketin süresinin dolmuş olduğu, genel kurul tarafından sözleşme değişikliği ile sürenin uzatılması kararı alınmadığı, fiilen işlere devam edilmediği ve/veya açıkça devam niyetinin bir kararla belirlenmediği, zira şirketin fiilen faaliyet konusu ile ilgili işlere ticari esaslara göre devam etmediği, sadece tasfiye kapsamında nitelenebilecek şekilde elde bulunan ticari mallarını elden çıkarmaya çalıştığı, mevcut çalışanların da bu amaçla çalıştırılmaya devam edildiği, şirketin infisah etmiş olduğu tespitleri yapılmıştır. Böylelikle davalı şirketin halı satışına ilişkin faaliyetinin tasfiye kapsamında nitelenebilecek şekilde elde bulunan ticari mallarını elden çıkarmaya yönelik olduğu, fiilen faaliyetlerine devam etmediği TTK m. 636/1 fıkrasının 'a' bendinde geçen “Şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle” şeklindeki hüküm uyarınca Şirket sözleşmesinde öngörülen 30 yıllık süre dolmuş olmakla ... Ticaret Odasında ... sicil no ile kayıtlı ... nin 04.08.2022 tarihi itibariyle infisah ettiğinin tespitine karar verilmiştir.
Dava tarihinde fesih talepli dava açılmasında davacının hukuki yararı bulunmakta ise de, yargılama sırasında şirketin infisah etmesi nedeni ile fesih talebinin 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h ve 115/2 nci maddeleri uyarınca hukuki yarar dava şartı yokluğundan reddine hükmedilmiştir.
Asıl davada ...'e karşı sorumluluk davası açmak üzere yetki verilmesi talebi hakkında;
18.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda haklı sebeple şirketin feshini talep edebilmenin koşullarının oluştuğu, TTK m. 636/3 gereğince fesih yada ortaklıktan çıkarılmaya karar verilebileceği, davalı/karşı davacı ...'in 09.11.2018 - 12.11.2019 tarihleri arasında bankalardan kendi adına şirket hesabından 2.390.000,-TL çektiği ve cari hesaba işlendiği, şirket hesabına 2.695.014,80 TL tutarında para havale ettiği ve cari hesaba işlendiği, söz konusu dönemde davalı ...'in şirket hesabına 305.014,80 TL çektiğinden fazla para yatırdığı, 08.11.2018 tarihinde ... nolu dolar hesabından 149.980,- $'ın 5,40 TL'lik kur üzerinden bozdurularak 809.892,-TL'nin ... nolu TL hesabına virman yapıldığı ve bu işlemin de 10.11.2018 tarihi ile yevmiye defterine kaydedildiği belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda yapılan tespitler, tanık anlatımlarında ve dosyaya sunulan belgeelrden davalıya karşı sorumluluk davasını açmayı gerektirir bir neden tespit edilemediğinden talebin reddine karar verilmiştir.
Karşı davada davalı ...' in haklı nedenlerle ortaklıktan çıkarılması talebi hakkında;
13.05.2022 tarihli ara karar ile; "TTK'nın 640/3. maddesine uyarınca, şirketin istemi üzerine bir ortağın haklı sebeple ortaklıktan çıkarılmasına karar verilebilmesi için öncelikle şirket genel kurulunun bu yönde bir karar alması gerekir. Kanun'un 616/1-h ve 621/1-h maddelerinden böyle bir kararın alınması gerektiği açıkça anlaşılmakla, davalı karşı davacı vekiline ... in ortaklıktan çıkarılması talebi yönünden; çıkarma davasının açılmasına ilişkin genel kurul kararını sunmak üzere gelecek duruşmaya kadar kesin süre verilmesine, bu süre içerisinde genel kurul kararı sunulmadığı taktirde bu talep hakkında davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verileceğinin ihtarına," karar verilmiştir. Karşı davacı verilen kesin süre içerisinde ... in ortaklıktan çıkarılması talebi yönünden çıkarma davasının açılmasına ilişkin genel kurul kararı sunmamıştır.
TTK'nın 616. Maddesinde limited şirket genel kurulunun devredilemez yetkileri arasında ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebeplerle ortaklıktan çıkarılması sayılmıştır.
TTK'nın 640. maddesinin 3. fıkrası gereğince haklı sebebe dayalı olarak ortağın şirketten çıkarılması için şirket dava açabilir. Ortağın bir başka ortağın şirketten çıkarılmasını isteyebileceğine dair yasada düzenlenmiş bir hüküm bulunmamaktadır.
Buna göre ortak diğer ortağın ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin dava açamayacaktır. Bu davayı açma hakkı şirkete aittir. Şirketin bu konuda dava açabilmesi için de genel kurul kararına ihtiyaç bulunmaktadır. (Aynı şekilde Yargıtay 11. HD 2022/2091 E, 2023/5684 K, ve 2019/3224 E, 2020/2963 K, İstanbul BAM 13.HD 2019/2528 E, 2020/137 K,) Limited şirketlerde ortağın çıkarılmasına ilişkin yasal düzenleme 6102 sayılı Kanun'un 640 ncı maddesinde düzenlenmiş olup buna göre limited şirket ortağının diğer ortak aleyhine haklı sebeple çıkarma davası açamayacağı, davacının ve davalının, dava dışı şirketin ortakları oldukları, böyle bir davanın ancak şirket tarafından açılabileceği, somut olayda, davacı ortağın şirket adına açtığı bir dava bulunmadığından davanın aktif husumet yönünden usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Asıl davada;
1- Şirket sözleşmesinde öngörülen 30 yıllık süre dolmuş olmakla ... Ticaret Odasında ...sicil no ile kayıtlı ... nin 04.08.2022 tarihi itibariyle İNFİSAH ETTİĞİNİN TESPİTİNE,
2- Kayyım olarak atanmış bulunan ...'ın kayyımlığının hükmün kesinleşmesine kadar devamına,
3- Şirketin malvarlığının tasfiyesi için tasfiye işlemlerini yürütüp neticelendirmek ve tasfiye gerçekleştikten sonra tasfiye memurunun durumu bir rapor ile mahkememize bildirmek üzere tasfiye memuru olarak SMMM ... 'in atanmasına,
4-Tasfiye memuruna karar kesinleştiği tarihten itibaren, şirketin mali durumu ve yapılacak işin niteliğine göre gerekirse artırılıp eksiltilmek kaydıyla, tasfiye süreci devam ettiği sürece net 60.000 TL ücret takdirine, (Ücretin 20.000 TL sinin tasfiye başlangıcında, 20.000 TL sinin tasfiyeden 2 ay sonra son kısmının ise tasfiyeden 4 ay sonra ödenmesine) tasfiye başlangıcından sonra karar kesinleştiğinde ve tasfiye aşamasında şirket mal varlığından karşılanmak üzere tasfiye memurunun ücreti ile 30.000 TL tasfiye masrafı toplamı olan 90.000,00 TL nin 45.000,00 TL sinin davacı tarafından, 45.000,00 TL sinin karşı davacı tarafından veznesine depo edilmesine, tasfiye gerçekleştikten sonra tasfiye memurunun durumu bir rapor ile mahkememize bildirmesine,
5- Keyfiyetin karar kesinleştiğinde TESCİL VE İLANINA, tescil ve ilan masraflarının ileride şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik davacı tarafça KARŞILANMASINA,
6- Dava tarihinde fesih talepli dava açılmasında davacının hukuki yararı bulunmakta ise de, yargılama sırasında şirketin infisah etmesi nedeni ile fesih talebinin 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h ve 115/2 nci maddeleri uyarınca hukuki yarar dava şartı yokluğundan reddine,
7- Sorumluluk davası açmak üzere yetki verilmesine ilişkin talebin reddine,
8- Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 383,20 TL harcın davalı karşı davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
9-Davalı karşı davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacı karşı davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
10-Davacı karşı davalı tarafından yatırılan 44,40 TL peşin harç, 44,40 TL başvuru harcı, 6,40 TL vekalet harcı, 15.950,00 TL bilirkişi ücreti, 575,50 TL posta gideri olan toplam 16.620,70 TL yargılama giderinin 8.310,35 TL sinin davalı karşı davacıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı karşı davalı üzerinde bırakılmasına,
11-Taraflarca yatırılan, kullanılmayan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Karşı davada;
1- Ortaklıktan çıkarmaya ilişkin talebin aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine,
2- Şirket sözleşmesinde öngörülen 30 yıllık süre dolmuş olmakla ... Ticaret Odasında ... sicil no ile kayıtlı ... nin 04.08.2022 tarihi itibariyle İNFİSAH ETTİĞİNİN TESPİTİNE,
3- Kayyım olarak atanmış bulunan ...'ın kayyımlığının hükmün kesinleşmesine kadar devamına,
4- Şirketin malvarlığının tasfiyesi için tasfiye işlemlerini yürütüp neticelendirmek ve tasfiye gerçekleştikten sonra tasfiye memurunun durumu bir rapor ile mahkememize bildirmek üzere tasfiye memuru olarak SMMM ... 'in atanmasına,
5- Tasfiye memuruna karar kesinleştiği tarihten itibaren, şirketin mali durumu ve yapılacak işin niteliğine göre gerekirse artırılıp eksiltilmek kaydıyla, tasfiye süreci devam ettiği sürece net 60.000 TL ücret takdirine, (Ücretin 20.000 TL sinin tasfiye başlangıcında, 20.000 TL sinin tasfiyeden 2 ay sonra son kısmının ise tasfiyeden 4 ay sonra ödenmesine) tasfiye başlangıcından sonra karar kesinleştiğinde ve tasfiye aşamasında şirket mal varlığından karşılanmak üzere tasfiye memurunun ücreti ile 30.000 TL tasfiye masrafı toplamı olan 90.000,00 TL nin 45.000,00 TL sinin davacı tarafından, 45.000,00 TL sinin karşı davacı tarafından veznesine depo edilmesine, tasfiye gerçekleştikten sonra tasfiye memurunun durumu bir rapor ile mahkememize bildirmesine,
6- Keyfiyetin karar kesinleştiğinde TESCİL VE İLANINA, tescil ve ilan masraflarının ileride şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik davacı tarafça KARŞILANMASINA,
7- Dava tarihinde fesih talepli dava açılmasında davacının hukuki yararı bulunmakta ise de, yargılama sırasında şirketin infisah etmesi nedeni ile fesih talebinin 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h ve 115/2 nci maddeleri uyarınca hukuki yarar dava şartı yokluğundan reddine,
8- Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davalı karşı davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
9- Karşı davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin karşı davacıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
10-Davacı karşı davalı tarafından yatırılan 54,40 TL peşin harç, 54,40 TL başvuru harcı, 6,40 TL vekalet harcı, 6.500,00 TL bilirkişi ücreti olan toplam 6.615,20 TL yargılama giderinin 3.307,60 TL sinin davalı karşı davacıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmının karşı davacı üzerinde bırakılmasına,
11-Taraflarca yatırılan, kullanılmayan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 14/03/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır