T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/157 Esas
KARAR NO : 2025/386
DAVA : Sözleşmeden dönme ve teminat mektuplarının iadesi
DAVA TARİHİ : 28/02/2020
KARAR TARİHİ : 15/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan sözleşmeden dönme ve teminat mektuplarının iadesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında Müteahhitlik sözleşmesi tahtında yüklenici-işveren ve satış vadi sözleşmesi tahtında opsiyon sahibi-taşınmaz maliki olmak üzere iki farklı hukuki ilişki bulunduğunu, taraflar arasında 14/09/2009 tarihinde müvekkili ile arsa sahipleri olan... Aş ve ... AŞ arasında ön protokol imzalandığını, bu protokolün konusunun arsa sahiplerine ait ... İli ... Mah, ... Cad, 37-38 pafta , 30 ada, 102 parsel (yeni parsel no:169) sayılı taşınmazda müvekkil şirket tarafından ön protokolde belirtilen şartlara uygun inşaat ruhsatı ve iskan belgesinin temin edilmesi, arsa maliklerinin ise müvekkil şirketin istemesi halinde arsadan ve arsa üzerinde inşa edilecek ticaret merkezi/AVM nin maliki olacak yeni şirketin hisse satım/hisse intifa hakkı devri vaadinde bulunması ve mutabık kalınacak teknik, mali, idari koşullarda inşaatın yapım işinin müvekkili şirket tarafından yapılmasını oluşturduğunu, 16/09/2009 tarihinde aynı taraflar arasında ... Kompleksi Projesi İnşaat İşleri Müteahhitlik sözleşmesi ve genel şartname imzalandığını, 24/09/2009 tarihinde ön protokoldeki avan proje tastiki ve ruhsat alım tarihini yeniden düzenlemek üzere ön protokol ve müteahhitlik sözleşmesi zeyilname imzalandığını, 20/02/2010 tarihinde ön protokoldeki avan proje tasdiki ve ruhsat alım tarihini yeniden düzenlemek üzere ön protokol ve müteahhitlik sözleşmesi zeyilname imzalandığını, 16/08/2010 tarihinde avan proje tasdikinin gerçekleştiğini, 08/12/2010 tarihinde taraflar arasında satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, 15/03/2011 tarihinde satış vaadi sözleşmesi gereği %20 alım hakkının kullanıldığı ve bu kapsamda alım hakki kullanılan bağımsız bölümlerin satış bedeli olan 70.000.000 USD nin ödeme planının arsa maliki... ve ...'e bildirdiklerini, yine taraflar arasında 26/04/2011 tarihinde Satış Vaadi Sözleşmesi Zeyilname imzalandığını, 05/05/2011 tarihinde müvekkili şirket tarafından müteahhitlik sözleşmesine konu inşaat yapı ruhsatı alındığını, 26/07/2011 tarihinde müvekkili ile davalı arasında satış vaadi sözleşmesi, zeyilname imzalandığını bu zeyilname ile bahsedilen gerek satış vaadi sözşemesi ve zeyilnameler gerekse müteahhitlik sözleşmesine konu taşınmazın... ve ... adına kayıtlı iken davalıya devredilmesi nedeniyle akdedilen tüm sözleşmeler ve zeyilnameler sebebiyle davalının sorumlu olacağı hususunda mutabık kalındığını, 24/02/2012 tarihinde müvekkili ile davalı arasında satış vaadi sözleşmesi zeyilname-4 imzalandığını, davalıya satış vaadi sözleşmesi zeyilname-3 kapsamında opsiyon hakkının kullanılması sonucunda müvekkili tarafından karşılanacak toplan inşaat maliyetinin %20 sinin teminatı olarak - ... Bankası tarafından düzenlenen... tarih ve ... numaralı 10.000.000 USD bedelli teminat mektubunun, ... Bankası tarafından düzenlenen 24.11.2014 tarih ve ... numaralı 10.000.000 USD bedelli teminat mektubunun, ... Bankası tarafından düzenlenen ... tarih ve ... numaralı 5.000.000 USD bedelli teminat mektubunun, ... T.A.Ş. tarafından düzenlenen 25.03.2016 tarih ve ... numaralı 6.000.000 USD bedelli teminat mektubunun, Keşidecisi davacı şirket, lehtarı davalı şirket olan 26.09.2019 düzenleme tarihli, 04.04.2020 vade tarihli, 3.500.000,00 USD bedelli bononun verildiğini, 30/07/2015 tarihinde dava dışı ... Bankası tarafından müvekkili şirkete ihtarname göndererek taraflar arasında akdedilen satış vaadi sözleşmesi ve tadilleri uyarınca doğmuş ve doğacak tüm alacakların kendilerine devredildiğinin bildirildiğini, 12/10/2015 tarihinde müvekkili ile ...ve ...AŞ arasında satış vaadi sözleşmesi zeyilname-5 imzalandığını bu zeyilname ile satış vaadi sözleşmesi ve zeyilnameler ile kararlaştırılan opsiyon hakkının müvekkil şirket tarafından kullanılması neticesi olarak ...'ün ... deki hisselerinin %20 sinin müvekkil şirkete devrinin düzenlenmesi amacıyla akdedildiğini, 18/01/2016 tarihinde müvekkili şirket yönetim kurulu başkana tarafından ...'e yazılı olarak ... uhdesinde 35,7 milyon dolar ve ilaveten 30,5 milyon dolar bakiyesinin olduğunu buna rağmen ilaveten mektup istenmesinin ve %20 lik kesinti ile istihkak ödemesinin akreditifte de ödeme sorunu oluştuğu bu durumun kabul edilemez olduğunun bildirildiğini, 17/2017 tarihinde işveren sıfatı ile ..., yüklenici sıfatı ile müvekkili, garantör sıfatı ile... ve ...arasında müteahhitlik sözleşmesi ve satış vaadi sözleşmesi zeyilname imzalandığını, 25/11/2019 tarihinde dava dışı ... Bankası AŞ tarafından ..., ... , ...ve müvekkili şirket aleyhine ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu, ... 18 Asliye Ticaret Mahkemesi...d,iş sayılı kararı ile ... 32 İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından takibe geçildiğini, müvekkili şirket tarafından ... 26. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile satış vaadi sözleşmesi ve zeyilnameler ile müvekkil şirkete opsiyon hakkı tanıyan sözleşmelerden dönüldüğünü ..., ... ve...'e bildirmeleri üzerine bu sözleşmeler ve zeyilnameler uyarınca verilen teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin, ödenmesinin durdurulması ve bononun da icra takibine konu edilmemesi , üçüncü kişilere ciro edilmemesi ve ödenmesinin durdurulması talepli tedbir talebinde bulunduklarını, ... 7 ATM nin ... d.iş sayılı dosyasından talepleri doğrultusunda teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin ödenmesinin durdurulması ve bononun da icra takibine konu edilmemesi, üçüncü kişilere ciro edilmesi ve ödenmesinin durdurulması hususunda ihtiyati tedbir kararı verildiğini, huzurdaki davayı ikame etmeden önce zorunlu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine huzurdaki davayı ikame ettiklerini, iş bu davanın tarafları arasında iki farklı ana sözleşmesel ilişki olduğunu, bunlardan birinin inşaat yapılması konusunda davalının iş sahibi müvekkilinin müteahhit olarak yer aldığını, bu sözleşmeden doğan 78.075.846,73 TL tutarındaki hak ediş alacağının müvekkili şirkete ödenmediğini, buna rağmen davalının tamamen soyut ve dayanaksız şekilde 113.832.533 USD alacağı olduğunu ve mahsup yapılması gerektiğini ifade ettiğini ancak bu alacağın nereden doğduğu ve niteliği ile ilgili açıklama yapmadığını, iş bu davanın konusunun taraflar arasındaki müteahhitlik sözleşmesi ve zeyilnameler ile ilgili olmadığını, ödenmeyen onaylı hak ediş alacakları ile ilgili ilamsız takip sonrasında itirazın kaldırılması davası açıldığını bu davanın halen devam ettiğini, huzurdaki davanın konusunun taraflar arasındaki hukuki ilişkilerden satış vaadi sözleşmesi ve zeyilnameler oluştuğunu, müvekkili şirket tarafından satış vaadi sözleşmesi ve zeyilnamelerden dönüldüğünü taraflar arasında akdedilen satış vaadi sözleşmesi ile müvekkili şirketin sözleşmeye konu binanın rezidans kısmındaki bağımsız bölümlerin sözleşmede gösterilen şekil ve şartlarda %20 sinin arsa malikinden satın alınması, Ticari AŞ nin %20 sinin arsa malikinden satın alma, dilediği taktirde satın almış olduğu bağımsız bölümlerden rezidansdaki bağımsız alım hakkının kullanılması halinde toplam inşaat maliyetinin %20 sinin karşılanması bölümlerin %5 ine tekabül edenleri arsa malikine geri satma hakkı bulunduğunu, müvekkili tarafından satın alınacağı vaad edilen %20 hisseye isabet eden 64 adet konutun belirtilen kapsamda satın alınması kabul ve taahhüt edildiğini, sözleşme gereğince arsa üzerine yapılacak inşaatın maliyetinin takriben 250.000.000 USD olacağı bu maliyetin %80 ini arsa maliki tarafından %20 sinin müvekkili şirket tarafından karşılanacağı, müvekkili tarafından bir defaya mahsus olmak üzere ilk hak edilen miktar göz ününe alınmadan, arsa maliki lehine 10.000.000 USD tutarındaki kesin ve süresiz banka teminat mektubunu arsa malikine verileceği, ikinci ve daha sonraki hak edişlerde müvekkili şirketin %20 sine tekabül eden kesin ve süresiz banka teminat mektubunu arsa malikine vereceği, müvekkili tarafından hak edişlerin ödenmesi sırasında arsa malikine verilecek teminat mektuplarının satış vaadi sözleşmesine uygun olmak koşuluyla arsanın %20 sinin alımından dolayı arsa malikine ödenmesi gereken 70.000.000 USD nin ödenmesinden sonra yapacakları nakit ödemelere uygun olarak müvekkiline iade edileceği, sözleşmeye konu arsa üzerinde kat irtifakı kurulmuş olması ve müvekkilinin satış vaadi bedelinin ilk taksit tutarı olan 35.000.000 USD nin ödenmesi üzerine müvekkilin satın almayı vaat ettikleri %20 hisse için tahsis ve tefrik edilen 64 adet dairenin tamamının tapu ferağ takririnin verilmesi anında eş zamanlı olarak 32 adet daire üzerindeki tüm ipoteklerin kaldırılacağı geriye kalan 32 adet daire üzerinde arsa maliki lehine 20.000.000 USD karşılığı TL tutarında bakiye satış bedeli için kanuni ipotek tesis edileceği, tapu ferağ takriri yapıldığı andaki kurlara göre tarafların mutabık kalacakları bedel üzerinden kur farkı için teminat ipoteği tesis edileceği ve diğer hususların kabul edildiğini, sözleşme ilişkisi kapsamında müvekkili şirket tarafından opsiyon hakkının kullanılmasına rağmen davalı tarafından sözleşme yükümlülüklerine uyulmadığını, davalıya sözleşmesel yükümlülüklere uygun hareket etmediği davalıya gönderilen bir çok ihtarnameye konu olduğunu, dosyaya ibraz ettikleri ihtarnamelerden de görüleceği üzere davalı tarafın en baştan beri sözleşmeye aykırı pek çok eylemi bulunduğunu, sözleşmeye aykırı eylemlerin devam etmesi sebebiyle gelinen noktada müvekkili şirketin katlanmış olduğu tüm külfetlere rağmen sözleşmeden dönme dışında müvekkil şirketin başka bir çıkar yolu kalmadığını, zira satış vaadi sözleşmesi ve zeyilnameler ile müvekkil şirkete veya 3. Kişilere devredilecek 64 adet bağımsız bölümün devrinin devrinin hiçbir zaman sözleşmeye ve zeyilnamelere uygun olarak gerçekleşmediğini, bu bağımsız bölümlerden 48 adedi için satış vaadi sözleşmesi Zeyilname-4 kapsamında 3. Kişilere satış vaadi sözleşmesi akdedildiğini, ancak bu satış vaadi sözleşmelerinde de belirtilen usule uygun hareket edilmediğini, müvekkilinin opsiyon hakkını kullandığı 48 adet bağımsız bölümün davalı tarafından 3 kişilere satılarak satış bedellerinin tamamını kendi gelir hesabına alması ve 16 adet bağımsız bölümün de devir ve temlikinin huzurdaki davanın açıldığı tarihe kadar da gerçekleştirilmemiş olması üzerine müvekkili tarafından opsiyon hakkı tanıyan sözleşmeden geri döndüklerini, inşaat maliyetine iştirak payı olarak ödenen 9.859.916,95 USD faiziyle birlikte iadesi, opsiyon hakkı konusu bağımsız bölümlerin nakit ödenecek satış bedeli dışında proje inşaat maliyetinin %20 sine iştirak ile ödenmesi için getirilen yükümlülüğün teminatı olarak müvekkil şirketçe tevdi edilmiş olan 31.000.000 USD tutarındaki teminat mektuplarının ve 3.500.000 USD tutarındaki senedin iadesini, iade gerçekleştiğinde opsiyona bağlı olarak müvekkile devredilen ...AŞ nin %20 hissesinin davalıya iade edileceği, hususunun davalıya ihtar ettiklerini, davalının bu ihtara muhatabın kendileri olduğunu, sözleşmeden dönmenin şartlarının oluşmadığı, opsiyon hakkı kullanılan 64 adet bağımsız bölümden tapu devri yapılmamış 25 adet için tapudan devir için kendilerinin randevu aldıklarını, ancak müvekkili davacının buna iştirak etmemesi nedeni ile alacaklı temerrüdü içinde olduğunu, sözleşmeden dönülebilmesi için kendilerinin mütemerrit olmaları gerektiğini kendilerinin mütemerrit olmadığını, sözleşmenin üzerinden 9 yıl geçtiğini, sözleşmeden dönülmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını, ihtarnamedeki talepleri karşılamayacaklarını bildirdiklerini, ancak müvekkilinin davalının sözleşme ve zeyilnamelere aykırı olan eylemleri nedeni ile dönmek zorunda kaldığını, müvekkilinin opsiyon hakkını kullandığı kendisine devredilmesi gereken 64 adet bağımsız bölümden 48 adedi davalı tarafından satılarak bedelinin kendi hesabına aldığını, müvekkilinin opsiyon hakkının kullanılması ile müvekkilinin 70.000.000 USD ödeme yapmı ve toplam inşaat maliyetinin %20 sine onaylı projeye göre olağandışı ve aşırı olmamak kaydıyla iştirak etmek yükümlülüğüne girdiğini, müvekkili tarafından inşaat maliyetlerine iştirak payı olarak davalıya nakden 9.859.916,95 USD ödeme yaptığını, sözleşmeye göre her halde tapu devri öncesi ve sonrasında müvekkilinin kendisine devri gereken 64 adet bağımsız bölümden üçüncü şahıslara satılacak olanlar için satıcı olarak yer alması gerekirken bunun yapılmadığını, opsiyon hakkı kullanılan 64 bağımsız bölümün 16 adedinin ise hiç devir ve temlik edilmediğini, bu kapsamda müvekkilinin TBK m.125 kapsamında sözleşmeden dönme hakkını kullandığını, uyuşmazlık konusu olay bakımından sözleşmeden dönmenin tüm şartlarının oluştuğunu, karşılıklı borç yükleyen dava konusu sözleşme kapsamında davalıya defalarca ihtarname gönderdiklerini gelinen aşamada TBK m.124 e göre süre verilmesinin etkisiz olacağı anlaşıldığından ve borcun ifası müvekkili alacaklı için yararsız kaldığından ek süre verilmesine gerek bulunmaksızın borçlu temerrüdü gerçekleştiğini, satış vaadi sözleşmesi adı altında düzenlenen sözleşme kapsamında opsiyon hakkı kullanılan bağımsız bölümlerin hiçbirinin devrinin sözleşmeye uygun olarak gerçekleşmediğini, bu hususta herhangi bir çelişkinin bulunmadığını, davalının teminat mektubu kapsamında hiçbir riski bulunmadığını, müvekkilinin tüm hak ve alacakları bakımından risk altında olduğunu beyan ederek tedbir kararının devamına, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak üzere davanın kabulüne karar verilerek sözleşmeden dönülmüş olması ve gerekse teminat mektupları kapsamında riskin kalmamış olması nedeniyle müvekkili şirket tarafından inşaat maliyetlerine iştirak payı olarak ödenen 9.859.916,95 USD nin ihtar tarihi olan 19/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte müvekkili şirkete ödenmesine, müvekkili şirket tarafından davalıya sözleşme kapsamında verilen ... Bankası tarafından düzenlenen 20.05.2013 tarih ve ... numaralı 10.000.000 USD bedelli teminat mektubu, ... Bankası tarafından düzenlenen ... tarih ve .... numaralı 10.000.000 USD bedelli teminat mektubu, ... Bankası tarafından düzenlenen 09.04.2015 tarih ve ... numaralı 5.000.000 USD bedelli teminat mektubu, ... T.A.Ş. tarafından düzenlenen 25.03.2016 tarih ve ... numaralı 6.000.000 USD bedelli teminat mektubu ve Keşidecisi davacı şirket, lehtarı davalı şirket olan 26.09.2019 düzenleme tarihli, 04.04.2020 vade tarihli, 3.500.000,00 USD bedelli bononun ... AŞ nin %20 hissesinin davalı şirkete iade edileceğine dair kabulleri dikkate alınarak müvekkili şirkete iadesine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili Davaya Cevabında :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı arasında ... İli, ... İlçesi, ... Mah, ... Mevkii, 37-38 Pafta, 30 Ada, 169 Parselde kain taşınmaz üzerinde inşa edilmekte olan ...Projesi ile ilgili olarak öncelikle dava dışı ... AŞ ve... AŞ ile davacı arasında 16/09/2009 tarihinde ...İnşaat işleri Müteahhitlik sözleşmesi imzalandığını, müteahhitlik sözleşmesinde götürü bedel söz konusu olmayıp, maliyet+ kar payı olarak yüklenici istihkakları kararlaştırıldığını, devamında aynı taraflar arasında bir ortaklık sözleşmesi niteliğinde olan 08/12/2010 tarihli satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, sonrasında ise satış vaadi sözleşmesine ek olarak 5 zeyilname akdedildiğini, satış vaadi sözleşmesi zeyilname-3/madde 5 e göre proje taşınmazı müvekkiline devredildiğinden taraflar gerek satış vaadi sözleşmesi gerek se müteahhitlik sözleşmesi kapsamında ...T.A.Ş ve... AŞ 'nin hiç bir sıfatı kalmadığı ve yegane muhatabın müvekkili olması hususunda mutabık kaldıklarını, projenin inşasıyla ilgili olarak satış vaadi sözleşmesine göre davacı proje, rezidansları/konutları ve AVM dahil tüm projenin inşaat maliyeti dahil tüm toplam maliyetin %20 sine katılım borcu altına girdiğini, sözleşme konusu arsa üzerine yapılacak inşaatın maliyetinin takriben 250.000.000 USD olarak tahmin edildiğini, bu maliyet bedelinin %80 i arsa maliki %20 si ise davacı tarafından ortak karşılaştırılmasına karar verildiğini, inşaat yapımı için ... bankası ve ... Bankası konsorsiyumundan takriben 215.000.000 USD finansman sağlandığını, bu finasmanın %80 i olan 172.000.000 USD nin arsa maliki, %20 si olan 43.000.000 USD nin ise davacı tarafından karşılayacağını, bankanın talepleri nedeni ile muhatabın müvekkili olarak belirlendiğini, bu nedenle takribi 215.000.000 USD nin inşaat finansmanının tamamı arsa maliki olan müvekkili tarafından sağlanmış olup, teminatı arsa maliki tarafından verildiğini, davacının ise inşaatın yapımı nedeniyle hesap edilecek her hak edişin %20 si tutarındaki kısmı için %20 ortaklık payı olarak hak edişin ödenme zamanı ile eş zamanlı olarak arsa malikine kesin ve süresiz banka teminat mektubu vereceğini, bu banka teminat mektubunun verilmemesi halinde arsa maliki hak edişin sadece %80 ini ödeyeceğini, hak edişin bakiye %20 si ise banka teminat mektubu ibrazından sonra ödeneceğinin kararlaştırıldığını, bu proje maliyetinin %20 sine katılım borcunun teminatı olarak davacı tarafından müvekkiline daha fazla vermesi gerekirken toplamda 31.000.000 USD değerinde 4 adet teminat mektubu ile 3.500.000 USD değerinde bir adet senet verdiğini, ancak davacının proje maliyetlerine katılım borcunun 10/09/2019 itibarıyla 113.832.533 USD ye ulaştığını, proje maliyetinin sözleşme hükümlerinde tahmin edilen miktarın çok üzerinde yaklaşık olarak 368 milyon USD olduğunu, proje maliyetlerinin bir parçası olarak davacı ayrıca proje arsasının %20 hissesini 70.000.000 USD bedelle satın alma taahhüdünde bulunduğunu, bunun karşılığında ise müvekkilinin proje kapsamındaki rezidanslardan 64 bağımsız bölümü ve kurulacak ... AVM şirketinin %20 sini davacıya devredilmesinin kararlaştırıldığını, bunların ilk müteahhitlik sözleşmesinden farklı olarak yüklenici davacının proje ortağı sıfatıyla projenin tüm maliyetinin %20 sini üstlenmesi ivazı olduğunu, davacı tarafından müvekkili ve... ile ... T.A.Ş ye ihtarname göndererek bu 64 taşınmazdan 48 inin üçüncü kişilere satılarak satış bedellerinin ... Gayrimenkul hesabına alınması (devredilen taşınmazın esasen 45 olduğu) 16 bağımsız bölümün ise ( esasen 19 adet olduğu) devir ve temlikinin yapılmamış olmasını gerekçe göstermek suretiyle haksız ve mesnetsiz şekilde satış vaadi sözleşmesinden döndüğünü ve verdikleri teminat mektupları ve bononun iadesini ihtar ettiğini, müvekkili tarafından bu ihtara cevaben... ve ... T.A.Ş nin muhatap sıfatına haiz olmadıkları, davacının 64 taşınmazın devri konusunda sözleşmeden dönmenin şartlarının oluşmadığı, 9 yıl sonra sözleşmeden dönülmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı bir alacağı olsa dahi alacaklı temerrüdünde bulunulduğunun ihtar ettiklerini, davacının sözleşmeden haksız olarak dönmesi akabinde müvekkili tarafından teminat mektuplarının nakte çevrilmesi için bankaya müracaat ettiklerini, ancak davacının bu talep öncesinde haksız olarak mektupların ve bononun ödenmesinin durdurulması için ... 7. ATM nin ... d.iş sayılı dosyasından tedbir talebinde bulunduğunu, mahkemenin bu talebi kabul ederek teminat mektupları ve bono üzerine tedbir kararı tesis ettiğini, tedbir kararına itiraz ettiklerini, itirazlarının reddedilmesi üzerine istinafa başvurduklarını, istinaf aşamasının halen devam ettiğini, bu arada davacı tarafından ... 28 İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası üzerinden hak ediş alacakları için takip başlatıldığını, müvekkili tarafından takibe itirazları üzerine takibin durduğunu, davacının takibin durması üzerine icranın kesin kaldırılması talebinde bulunduğunun dosyanın halen derdest olduğunu, tedbir kararı sonrasında davacının huzurdaki davayı ikame ettiğini, ancak tedbir kararını tesis eden mahkemeye bildirmediğinden, müvekkili tarafından tedbirin kendiliğinden kalkmış olduğuna dair dilekçe sunulduğunu, ancak bu taleplerinin iş bu davada ara karar ile reddedildiğini, bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunduklarını, istinaf aşamasının devam ettiğini, esasa ilişkin beyanlarında ise davacının sözleşmenin geçersizliği iddiasını öne süremeyeceğini, taraflar arasındaki sözleşmenin halen geçerli olduğunu, satış vaadi sözleşmesi olarak anılan sözleşmenin karma nitelikli ve geçerli bir sözleşme olduğunu, salt ismiyle bağlı olarak değerlendirilemeyeceğini, bu sözleşmenin adeta bir ortaklık sözleşmesi niteliğinde olup salt 64 taşınmazın satışını değil taraflar arasındaki ticari ilişkinin esaslarını pek çok yönden düzenlediğini, bu itibarla tarafların serbest iradeleriyle akdedilmiş ve 9 yıldır uygulanan sözleşmenin geçersizliğinden bahsetmenin başta dürüstlük kuralı olmak üzere genel hukuk prensiplerine aykırı olduğunu, davacının geçersizlik iddiası var ise 45 adet bağımsız bölümün satışı ve devri esnasında neden bir itirazda bulunmadığını, ayrıca bu satış vaadi sözleşmelerinde davacınında imza attığını, yalnızca ismi satış vaadi sözleşmesi olan bu karma nitelikli sözleşmenin taşınmazın devrine ilişkin kısmının dahi klasik bir taşınmaz satış vaadi sözleşmesi gibi değerlendirilemeyeceğini, satılın bu bağımsız bölümlerin bir kısmının satış vaadi sözleşmesinin tarafı olmayan üçüncü kişilere davacı tarafça satılıp devredildiğini, davacının sözleşme kapsamında söz konusu taşınmazların kendisine devredilmesi hakkından vazgeçerek bu taşınmazların müvekkili tarafından satılmak suretiyle bedellerinin davacının %20 katılım bedeli borcundan düşürülmesini açıkça kabul ettiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkiyi birçok yönden düzenleyen ve 9 yıldır herhangi bir muhalefet olmaksızın uygulanmakta olan karma nitelikli bir sözleşmenin yalnızca isimlendirilmesi nazara alınarak, kötü niyetli bir şekilde geçersizliğinin iddia etmenin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, sözleşmeye göre müvekkilinin bağımsız bölümleri devretme borcu bulunmadığını, 64 taşınmazın satışından elde edilen gelirin müvekkil hesabına alınması taraflar arasındaki satış vaadi sözleşmesi kapsamında yapıldığını, anlaşmaya göre esasen 64 adet taşınmazın mülkiyetinin davacıya nakli borcu bulunmayıp, bunların satış gelirlerinin davacının üstlendiği edimin karşılığı olarak verilmesinin kararlaştırıldığını, bu doğrultuda sözleşmeye aykırılıktan bahsedilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin taşınmazın mülkiyetinin davacıya devretme borcu olmadığını, burada taşınmazlardan elde edilecek gelirin, davacının borcuna mahsup edilmesinin söz konusu olduğunu, yapılan işlemlerin sözleşmeye uygun olduğunu, ayrıca üçüncü kişilere satışı ve devri yapılmış 45 adet gayrimenkul davacının isteği ve onayı doğrultusunda satılıp devredildiğini, bu taşınmazların satışı sırasında hiçbir muhalefeti bulunmadığını, davacının müvekkilinin sözleşmeye aykırı davrandığı yönündeki iddiasının iyi niyetten tamamen uzak olduğunu, zira söz konusu satış vaadi sözleşmelerinde davacının müteselsil borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunduğunu, sözleşme hükümlerine ve söz konusu kefalet uygulamasına rağmen davacının taşınmazların devredilmesi diyerek temerrüt iddia etmesinin tek amacının mahkemeyi yanıltarak hak elde etmek olduğunun açık olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber bir an için müvekkilinin devir borcu altına girse bile davacının müvekkili tarafından tapuda başlatılan devir işlemlerini sonlandırmak için tapuya gelmeyerek kendisi alacaklı temerrüdüne düştüğünü, sözleşme kapsamında davacıya ayrılmış 64 adet bağımsız bölümün tarafların anlaşmasına göre üçüncü kişilere satışından sonra kalan 25 tane bağımsız bölüm için, davacının devir talebi doğrultusunda müvekkili tarafından iyi niyet göstergesi olarak tapuya başvurulduğunu, devir ve temlik işlemleri için randevu alındığını, hatta davacının bu 25 bağımsız bölümün satışının gerçekleşmiş olduğuna dair ıslak imzalı yazısı bulunduğunu, bu itibarla devirlerin yapılmadığı iddiası veya ipotekten ari yapılması gerektiğine dair iddianın gerçeği yansıtmadığını, kaldı ki devre konu taşınmazlar üzerindeki ipoteklerin fekki , davacı tarafından sözleşmeye göre verilmesi gereken teminat mektuplarının zamamında verilmemesi nedeniyle yapılamadığını, kendi borcunu ifa etmeyenin karşı taraftan ifa talep edemeyeceğini ve karşı tarafı temerrüde düşüremeyeceğini, bu nedenle sözleşmeden dönülemeyeceğini, müvekkilinin satış vaadi sözleşmesi kapsamında herhangi bir temerrüde düşmediğini , aksine davacı asılsız iddi ve beyanlarla satış vaadi sözleşmesi kapsamındaki yükümlülüklerinin ifasından kaçındığını, davacının hak ediş ödeme samanında ayrı bir teminat mektubunu müvekkiline sunması gerekirken, sunulan teminat mektuplarının rakamca 4 adet değil, çok fazla olması gerekirken bu yükümlülüğe uygun davranmadığını, sözleşme kapsamında maliyetlere atılma borcu gereği gibi ifa edilmediğini, gelinen aşamada proje maliyetleri 368.000.000 USD ulaşmışken bu tutarın davacıya düşen kısmının karşılanmaması nedeniyle proje inşaatının devamında davacının kusuruyla sekteye uğradığını, TBK m.97 uyarınca karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça kendi borcunu ifa etmiş veya ifasını önermiş olması gerektiğini, bu maddedeki ödemezlik defini ileri sürme hakkı olan müvekkilinin sırf bu sebeple de temerrüde düşürülmesi ve temerrüt gerekçesiyle sözleşmeden dönülmesinin mümkün olmadığını, sözleşmeden dönme hakkının şartlarının gerçekleşmediğini, ayrıca %97 oranında tamamlanmış olan bir projenin temeli olan sözleşmeden dönmenin hukuken mümkün olmadığını, ayrıca dava konusu teminat mektupları ve bono üzerindeki tedbir kararının haksız olduğunu, davanın konusunun taraflar arasındaki müteahhitlik sözleşmesi ile ilgili olmadığını belirten davacının yine bu sözleşme kapsamındaki iddialarına dilekçesinde yer vermesinin anlaşılır olmadığını, bir an için davacının herhangi bir alacağı olduğu düşünülse dahi müvekkilinin proje maliyetlerinin %20 sinin karşılanmaması nedeniyle davacıdan olan alacakları gözetildiğinde bu beyanın TBK m.97 kapsamında haklı bir ödemezlik defi olduğunu beyan ederek öncelikle dava konusu teminat mektupları ile bono üzerindeki tedbir kararının esas hakkında karar verilmeden önce ivedilikle kaldırılmasını, akabinde sözleşmeden dönme beyanının ve buna bağlı tüm taleplerin hukuka aykırı olduğundan davanın esastan reddine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Deliller:
Taraflar arasında imzalanan sözleşmeler, zeyilnameler, ihtarnameler, yazılan müzekkere cevapları, ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi incelemesi ve tüm dosya kapsamı.
26.09.2024 tarihli ara karar ile asıl dosya yönünden tahkikatın geldiği aşama ve yeni birleşen dosya gözetilerek birleşen ... 15. ATM'nin... Esas sayılı dosyası, ... 21 ATM nin ...esas sayılı dosyası, ... 12 ATM' nin ... esas sayılı dosyası ve ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasının iş bu dosyadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydına karar verilmiştir.
Gerekçe :
Dava, sözleşmeden dönme ve teminat mektuplarının iadesi istemine ilişkindir.
İşveren sıfatıyla davalı... AŞ, ... Tic. ve San. ... AŞ ile yüklenici sıfatıyla davacı... AŞ (...) arasında 16.09.2009 tarihinde akdedilen “...” (Müteahhitlik sözleşmesi) incelendiğinde: Sözleşme konusunun 2. maddede; işverenin ... ili, ... ilçesi, ... Mah., 37-38 Pafta, 30 Ada, 102 Parselde kayıtlı arazisi üzerinde yapılmasını planladığı ... Projesi İnşaat İşlerinin, taraflar arasında 14.04.2009 tarihinde imzalanan ön protokol ve varsa zeyilname esaslarına ve sürelerine bağlı olarak ve özellikle yüklenicinin bu protokolde yazılı taahhütlerini yerine getirmesi ve inşaat ruhsatını işverenin uygun gördüğü şekilde süresinde temin etmesi kaydıyla işveren tarafından temin edilecek açan projeye ve işbu sözleşme hükümlerine ve ekleri ve ayrılmaz parçaları olan Genel İdari Şartname, Çizimler, Şartnameler ve varsa Zeyilnameler ile bunlar doğrultusunda yüklenicinin kendisinin hazırlayacağı uygulama, montaj ve imalat çizimleri ve detaylarına göre, hafriyatından başlayarak yapı kullanma izni alınması ve kat mülkiyetinin tesisi süreçleri dahil inşaatın her safhasının 6. maddede belirtilen maliyetlere+%10 kar ödenmesi esasına göre yüklenici tarafından yapılması, işletmeye hazır hale getirilmesi ve işverene teslim edilmesi ile ilgili tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesi olarak tanımlanmıştır.
Arsa malikleri... AŞ, ... Tic. ve San. ... AŞ ile ... İnşaat AŞ arasında 08.12.2010 tarihinde akdedilen “Satış Vaadi Sözleşmesi” incelendiğinde; işbu sözleşmenin, arsa maliklerinin sahip olduğu davaya konu arsa üzerinde yapılması kararlaştırılan inşaatla ilgili olarak, arsa maliklerinin mal sahibi, Türkerler’in hem planlanan inşaatın müteahhidi hem de arsada müstakbel pay sahibi olarak hak ve yükümlülüklerini, taşınmazdan bağımsız bölüm satış vaadi, tapu arsa bedelinin maliklere ödenmesi ile eş zamanlı olarak devri ve satışı vaadi bakımından taraflar arasındaki mutabakatı düzenlediği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamına sunulan dava konusu teminat mektupları ve bono incelendiğinde;
... Bankası tarafından .... tarihli ... seri no.lu 10.000.000,00 USD tutarında, vadesi (... tarihli ve ...sayılı yazı ile) 02.01.2020 tarihine kadar uzatılmış teminat mektubu,
... Bankası AŞ tarafından... tarihli...seri no.lu 5.000.000,00 USD tutarında, vadesi (25.09.2019 tarihli ve 1300 sayılı yazı ile) 04.01.2021 tarihine kadar uzatılmış teminat mektubu,
.. Bankası AŞ tarafından 24.11.2014 tarihli ... seri no.lu 10.000.000,00 USD tutarında, vadesi (...tarihli ve ... sayılı yazı ile) 04.01.2021 tarihine kadar uzatılmış teminat mektubu,
... T.AŞ tarafından ...tarihli ... seri no.lu 6.000.000,00 USD tutarında, vadesi (...tarihli ve ... sayılı yazı ile) 29.05.2020 tarihine kadar uzatılmış teminat mektubu,
Keşidecisi davacı şirket, lehtarı davalı şirket olan, vadesi 04.04.2020 tarihli, 3.500.000,00 USD miktarlı, 26.09.2019 tarihinde düzenlenen bono.
Oldukları görülmüştür.
Davacı vekili ... 26. Noterliğinden keşide olunan ... tarih ... yevmiye sayılı ihtarname ile 08.12.2010 tarihli Satış vaadi Sözleşmesi gereğince arsa payı 70 milyon USD ve aşırı ve olağandışı olmamak kaydı ile inşaat maliyetinin %20’sini ödemek sureti ile 64 daire ve ticari alanların sahibi ...'ün %20 hissesine ortak olmak üzere anlaştıklarını, şirketin %20 hissesinin devir alındığını, 64 dairenin 48 adetinin davalı tarafından satıldığını geriye kalan 16 dairenin davacıya devir edilmediğini, 08.12.2010 tarihli sözleşmeden geri dönüldüğünü, davalıya ödenen 9.859.916,95 USD’nin faizi ile beraber ve dava konusu teminat mektupları ve bononun iade edilmesi gerektiğini ihtar edildiği görülmüştür.
Davalı ... AŞ’nin ... 6. Noterliğinden davacıya keşide olunan ALACAK DEVRİ BİLDİRİMİ ile tarafların akdettiği 08.12.2010 ve 26.07.2011 tarihli Satış Vaadi Sözleşmesi’nden kaynaklanan davalı alacaklarını 27.07.2015 tarihinde ... 25. Noterliğinden düzenlenen ... sayılı Alacak Devri Sözleşmesi ile İş Bankası’na devredildiğinin davacıya bildirildiği görülmüştür.
... AŞ adına vekaleten ...’in isim ve imzasını taşıyan 11/12/2014 tarihli yazıda: ... AŞ’ya ait ... ili, ... ilçesi, ... Mah. 30 Ada, 169 Parsel; 64, 68, 80, 83, 100, 103, 120, 123, 140, 141, 142, 143, 162, 163, 205, 206, 225, 228, 245, 248, 327, 328, 346, 348 ve 348 bağımsız bölüm numaralı 25 adet taşınmazın ...’e satışı gerçekleştiği ve ... tarafından ... lehine, ekte bulunan sözleşme şartlarında her bir taşınmazı kapsayacak şekilde 30.000.000,00-USD bedelle ipotek kurulacağının kabul ve beyan edildiğinin yazılı olduğu tespit edilmiştir.
Tapu Müdürlüğüne Başvuru: Dosyaya sunulan “... Tapu Müdürlüğü Başvuru Belgesi” incelendiğinde; 11.12.2014, 12:02:11 tarih ve saatinde Başak AKIN tarafından satış işlemi için başvuruda bulunduğu, başvuru numarasının... olduğu tespit edilmiştir. Satışı için başvuruya konu taşınmazlar şu şekildedir: ... Mah. 30 Ada, 169 Parsel, Kule 1, Bağımsız Bölüm: 64, 68, 80, 83, 100, 103, 120, 123, 140, 141, 142, 143 ve 162.
Dosyada mübrez mesajlara ilişkin ekran görüntüleri incelendiğinde mesajların aşağıdaki şekilde olduğu tespit edilmiştir:
... nolu basvurunuz icin ... da randevu verilmistir. Lutfen belirtilen randevu saatinde mudurlugumuzde hazir bulununuz.”, “... nolu isleminize ait 4687.50TL Doner Sermaye ve 3454782.36TL Tapu Harci bedelinin odenmesini ... nolu makbuz ile .../... Bnk.na yapabilirsiniz.”, “Satış basvurunuzda herhangı bır hareket olmadığı için basvurunuz sonlandırılmıstır. Evrakları müdürlüğümüzden almanızı veya posta yolu ile tarafınıza gönderileceğini bildiririz.”
Davacı ... 26. Noterliğinden keşide olunan ... tarih ... yevmiye sayılı ihtarname ile 08.12.2010 tarihli Satış vaadi Sözleşmesinden geri dönüldüğünü, davalıya ödenen 9.859.916,95 USD’nin faizi ile beraber ve dava konusu teminat mektupları ve bononun iade edilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık,08.12.2010 tarihli Satış Vaadi Sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, sözleşmeden dönme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, sözleşmenin geçersizliğini ve sözleşmeden dönmeyi ileri sürmenin hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırı olup olmadığı ve teminat mektuplarına konu risklerin ortadan kalkıp kalkmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Sözleşmenin geçerliliği yönünden;
08.12.2010 tarihli Satış Vaadi Sözleşmesi ile taşınmazdan bağımsız bölüm satışı vaad edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “Hukuki işlem” başlıklı 706. maddesi, “Taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerli olması, resmî şekilde düzenlenmiş bulunmalarına bağlıdır” şeklindedir. (Mülga BK’nın 213. maddesinde de (TBK m. 237) “Akdin şekli” başlığı altında; taşınmaz satımının geçerli olması için getirilen resmî senede bağlanması şartı, taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri için de öngörülmüştür.) 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26. maddesine göre taşınmaz satışları için tapu sicil müdürü veya tapu sicil görevlileri yetkili iken, 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 60/3. ve 89. maddelerinde taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinin noterlerce resen düzenleme şeklinde yapılacağı kuralı getirilmiştir. Anılan düzenlemeler uyarınca tapulu taşınmazlarda mülkiyetin devrini öngören sözleşmelerin geçerli olmaları için resmî şekilde yapılmaları zorunlu olup; bu tür sözleşmelerin noterde re’sen düzenleme şeklinde yapılmaları geçerlilik koşuludur. Emredici kural gereği, resmî şekle uyulmadan yapılan sözleşmeler geçersizdir. Ancak; resmi olarak yapılmasa bile, sözleşmedeki edimlerin ağırlıklı bir şekilde yerine getirildiği, özellikle tapu devrinin yapıldığı durumlarda, yerleşik yargı kararları gereğince sözleşmenin geçersizliğini ileri sürmek TMK.'nın 2. Maddesindeki dürüstlük kuralına uygun olmayıp hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir. Bu tür durumlarda istisnaen adi yazılı sözleşme geçerli hale gelir.
Satış Vaadi Sözleşmesine konu ... ili, ...ş ilçesi, ... Mah. 30 Ada, 169 Parselde satışı vaad edilen 64 adet bağımsız bölümden 16 bağımsız bölüme ilişkin borç ifa edilmemiştir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmeye konu inşaatın büyük oranda tamamlandığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Karşılıklı ihtarnameler ve dönme ihtarına konu ... Tapu Müdürlüğüne 11.12.2014 tarihli başvurudan sonra sözleşme ilişkisi uzun bir süre devam etmiştir. Bu durumda resmi olarak yapılmasa bile, sözleşmedeki edimlerin ağırlıklı bir şekilde yerine getirilmiş olması ve özellikle tapu devirlerinin büyük bir kısmının yapılmış olması nedeniyle sözleşmenin geçersizliğini ileri sürmek TMK.'nın 2. Maddesindeki dürüstlük kuralına uygun olmayıp hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğundan adi yazılı sözleşme geçerli kabul edilmiştir.
Temerrüt yönünden;
Davacı bağımsız bölümlerin talep edilmesine rağmen devrinin sağlanmadığını, davalı ise bu amaçla tapu dairesine başvurulduğu ancak davacının bu başvuruya cevap vererek tapu devir işlemine katılmadığı yönünde savunmada bulunmuştur. Bu haliyle davacının iddiasının borçlu temerrüdüne bağlı dönme şartlarının doğduğu, davalının savunmasının ise alacaklı temerrüdü durumunun ortaya çıktığı ve alacaklı temerrüdü durumu devam ettiği sürece borçlu temerrüdünün ortaya çıkmayacağı ve buna bağlı olarak dönmenin hüküm doğurmayacağına yöneliktir.
Dosyaya sunulan “... Tapu Müdürlüğü Başvuru Belgesi” incelendiğinde; 11.12.2014, 12:02:11 tarih ve saatinde Başak AKIN tarafından satış işlemi için başvuruda bulunduğu, başvuru numarasının... olduğu tespit edilmiştir. Sunulan SMS kayıtlarından satış için herhangi bir işlem yapılmadığından başvurunun sonlandırıldığı anlaşılmaktadır. Davalı taraf davacıyı satış işlemi için davet ettiğini, ifa önerisinde bulunduğunu ispatla yükümlüdür. Davalı bu kapsamda 11.12.2014 tarihli el yazısı ile yazılmış bilgilendirme yazısına dayanmakta ise de, anılan yazı içeriğinde tapu müdürlüğünde satış işlemlerine başlandığı ve satış işlemine davete ilişkin bir ifade yer almamaktadır. Davalı tarafından davalının bilgilendirildiği hususu yönünden dosyada başkaca bilgi ve belgeye de rastlanmamıştır. Diğer yandan davalı; taraflar arasında tapu harç ve masraflarının ortak üstlenildiğine ilişkin sözleşme hükmüne göre de devretmeyi üstlenen davalının söz konusu yükümlülüklerini yerine getirdiğine ilişkin bir belgede dosyaya sunmamıştır. Bu haliyle borçlu temerrüdünün gerçekleştiği kabul edilmiştir.
Dönme ihtarına konu ... Tapu Müdürlüğüne 11.12.2014 tarihli başvurudan sonra sözleşme ilişkisi ve inşaat yapımı uzun bir süre devam etmiştir. Sözleşmedeki edimler dava tarihi itibariyle ağırlıklı bir şekilde yerine getirilmiş, dava tarihinden sonra inşaat tamamlanarak tapular devredilmiştir. Bu durumda sözleşmeden dönüldüğünü ileri sürmek TMK.'nın 2. Maddesindeki dürüstlük kuralına uygun olmayıp temerrüt nedeni ile sözleşmeden dönmek hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir.
Teminat mektuplarının iadesi yönünden;
Talep, taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında davalıya verilen teminat mektupları ile teminat bonosunun iadesi istemine ilişkindir.
Teminat Mektubu, lehtarın muhataba karşı yüklendiği bir edimin yerine getirilmesini garanti etmek amacıyla banka tarafından muhataba hitaben verilen mektuplardır. Teminat mektubu, muhataba, teminat mektubunun verilmesine konu nedenlerden ötürü zarara uğraması, edimin yerine getirilmemesi ya da kısmen yerine getirilmesi gibi nedenlerle mektup bedel ve şartları çerçevesinde haklarını alma garantisi vermektedir.
Dosyaya sunulan temliknamelerin incelenmesinde Müflis davalı ... Gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tüm alacakları ... Bankasına devrettiği görülmüş olup, bu hususta taraflar arasında bir uyuşmazlıkta bulunmamaktadır. Dosyada bulunan ve davalı tarafından keşide edilen 02.07.2018 tarihli ihbarnamelerde teminata konu alacakların tamamının temlik edildiği davacıya ihtar edilmiştir. Anılan ihtarname ile teminat mektubundan kaynaklanan alacağın Türkiye İş Bankasına devredildiği davalının da kabulündedir.
Teminat mektubunda muhatabın değişmesi ancak bankanın muhatabın değişikliğine muvafakat etmesi ile mümkündür. (Yargıtay 11. HD ... E,... K,) Dosya içeriğinde banka tarafından muhatap değişikliğine ve teminat mektuplarının devrine muvafakat verildiğine ilişkin bir belge bulunmadığından teminat mektuplarının temliki geçersiz olduğu gibi muhatap sıfatının kendiliğinden devralana geçmesi de mümkün değildir.
Müflis davalı ...satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tüm alacakları ...Bankasına devretmiştir. Teminat mektuplarının devri ise gerçekleşmemiştir. Davalı satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tüm alacaklarını temlik etmiş olmakla davacıya karşı bu sözleşmeden kaynaklı herhangi bir alacak talebi yöneltemeyecektir. Birleşen ve daha sonra tefrik edilen dosyalarda taraf olan ve sözleşmeden kaynaklanan alacağı temlik alan ... Bankasının da davacıya karşı sözleşmeden kaynaklanan alacak talebi bulunmamaktadır. Temlikten sonra taraflar arasında yeni bir borçlandırıcı işlem de yapılmamıştır. Dolayısıyla alacağın temliki ile birlikte teminat mektuplarının lehtarının söz konusu mektupları tutmaya devam etmesini haklı kılacak herhangi bir somut alacak veya risk kalmamıştır. Bu durumda teminat mektupları ve bonosunun verilmesi karşılığında üstlenilen risklerin ortadan kalktığı ve teminatların iadesi koşullarının oluştuğu sonucuna ulaşılmıştır.
Davalı ...Şirketi'nin yargılama sırasında iflasına karar verilmesi ile dava kayıt kabul davası olarak görüldüğünden maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir.
HÜKÜM Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1.- Sözleşmeden dönmeye ilişkin talebin reddine,
2- Teminat mektupları ile bononun iadesine ilişkin talebin kabulü ile;
- ... Bankası tarafından düzenlenen ... tarih ve ... numaralı 10.000.000 USD bedelli teminat mektubunun,
- ... Bankası tarafından düzenlenen ... tarih ve ... numaralı 10.000.000 USD bedelli teminat mektubunun,
- ... Bankası tarafından düzenlenen ... tarih ve ... numaralı 5.000.000 USD bedelli teminat mektubunun,
- ... T.A.Ş. tarafından düzenlenen ...tarih ve ... numaralı 6.000.000 USD bedelli teminat mektubunun,
- Keşidecisi davacı şirket, lehtarı davalı şirket olan 26.09.2019 düzenleme tarihli, 04.04.2020 vade tarihli, 3.500.000,00 USD bedelli bononun,
Davalıdan alınarak davacıya iadesine
3- Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 615,40 TL maktu karar harcından peşin yatırılan 4.674.123,50 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 4.673.508,10 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4- Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5- Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6--Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç, 7,80 TL vekalet harcı, 188.000,00 TL bilirkişi ücreti, 4.395,70 TL posta gideri olmak üzere toplam 193.073,30 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre 1/2 oranında hesaplanan 96.536,65 TL nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine bakiyesinin davacı üzerine bırakılmasına,
7-Taraflarca yatırılan kullanılmayan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, duruşmada hazır bulunan vekillerin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.15/05/2025
Başkan
(e-imza)
Üye
(e-imza)
Üye
(e-imza)
Katip
(e-imza)