T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/458 Esas
KARAR NO : 2025/202
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 11/12/2015
KARAR TARİHİ : 11/03/2025
Mahkememizden verilen 24/05/2017 tarih ve 2015/1185 Esas 2017/476 sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi'nin 10/03/2020 tarih ve 2019/777 Esas 2020/514 Karar sayılı ilamıyla kaldırılıp Mahkememiz esasına kaydı yapılan ve Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesinde özetle;Kazada ölen ...'ün Muris ...'ün kardeşi olduğunu,Muris ...'ün mirasçıları ise diğer davacılar olan murisin çoçukları ... ve ... ile sağ kalan eşi diğer davacı ... olduğunu,kazada ölen ... İbirahim ve ...'un amcası ve diğer davacı ...'ün de kayınbiraderi olduğunu, ...'ün 26.08.2014 tarihinde Saat:22.00 sıralarında davalılardan ... ve San Tic A.Ş'de mikser şöförü olarak çalışan diğer davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın altında kalarak ağır bir şekilde yaralandığını ve hastanede tedavisi sırasında vefat ettiğini,kazanın oluşumunda mikser sürücüsü davalı ... asli kusurlu olarak tamamen sorumlu olduğunu,kaza sürücü davalının meskun mahal ve yerleşim alanı içinde dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak park halinde seyir haline geçerken aracın etrafında sakıncalı bir durumun olup olmadığını kontrol etmeden aracını hareket ettirmesi neticesinde meydana geldiğini,diğer davalılarında trafiği güçleştirecek tehlikeye sokacak engel yaratacak şekilde yaya kaldırım ve taşım yolu üzerinde galvanizli sac tabakalarla kapattığı ve taşı yolu-yaya yolu ayrımını sağlayıcı gerekli fiziki tedbirleri almadığını ve yayalar için güvenli yaya yolu oluşturmadıkları için kusurlu olduğunu,kazanın oluşumunda ölen ...'ün kusuru bulunmadığını ,davacının amcası ve kayınbiraderi ... davacı muris ...'e yaşlı olduğundan dolayı onun bakımını yapmakta olduğunu davacının murise hizmet ve destek verdiğini,öldükten sonra da bu hizmetlerden yoksun kaldığını,davacı ...'ün ise 02.05.2015 tarihinde vefat ettiğini ve geride yasal mirasçılac
Davalılar ... A.Ş ... vekili cevap dilekçesinde özetle;Zamanaşımı itirazında bulunduktan sonra davacının belirsiz alacak davası açma hakkı bulunmadığını,davacı taleplerinin ayrıştırması gerektiğini,ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini beyan ettikten sonra esasa ilişkin olarak da davalı ... ve ...'in dava konusu kazada herhangi bir kusuru bulunmadığını,dava konusu kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olan müteveffanın kendisi olduğunu, olayda kaçınılmazlık durumu mevcut olduğunu ve davalı ... A.Ş ile...'in bu yönü ile de sorumluluğunun bulunmadığını,davalıların kazanın oluşumunda bir kusuru bulunmadığını kazaya karışan şirketin ... plaka sayılı araç olay tarihinde ... A.Ş'den 20.03.2014 Başlangıç ve 20.03.2015 bitiş tarihli ve ... poliçe numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk poliçesi,... Sigorta A.Ş'den 24.12.2013 başlangıç ve 24.12.2014 bitiş tarihli ve ... poliçe/yenileme numaralı ihtiyati Mali Mesuliyet sigorta Poliçesi ile ve ... SigortaA.Ş'den 24.12.2013 başlangıç ve 24.12.2014 bitiş tarihli ... poliçe/yenileme numaralı 3.Şahıs mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu ve bu nedenle davacının maddi tazminat taleplerinin sigorta poliçesi kapsamında sigortaşirketi taraından tazmininin gerekeceğini,bu nedenlerden dolayı davacılara davaya konu olayla ilgili kurul yada şirketlerden aldığı ödemelerin tespiti gerektiğini,müteveffanın kaza tarihinde ne iş yaptığının ne kadar süredir çalıştığının ve davacılara ne şekilde maddi destek sağladığının araştırılması gerektiğini,davacıların maddi tazminat talebinde bulunabilmesi için öncelikle maddi tazninat talebine dayanak olan masrafların kalem kalem belirtilmesi ve belgelenmesi gerektiğini ,oysaki maddi tazminat talebine dayanak herhangi bir belgeye rastlanılmadığını,davanın Sosyal Güvenlik Kurumu ve Sigorta Şirketlerine ihbarı gerektiğini belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini savunma olarak ileri sürmüştür.
Davalı ... İnş San A.Ş,... vekili de cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazında bulunduktan sonra muris ...'ün çocukları olan davacıların anneleri ve dolayısıyla murisle aynı çatı altında yaşamadığını davacının ... ile evli olup evli olan kadının babasından destek almasının söz konusu olamayacağını ,kazayı yapan aracın işleteni olmadığını aracı kullanan kişinin de davacı calışanı olmadığını davacıların maddi tazminat taleplerine olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep etmiş olsa bile bu taleplerin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunma olarak ileri sürmüştür.
Davalı ... Ticaret A.Ş ve ... vekili cevap dilekçesinde Zamanaşımı itirazında bulunduktan sonra davacının belirsiz alacak davası açma hakkı bulunmadığını davacıların taleplerini ayrıştırması gerektiğini,ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini davacıların dava konusu kazada herhangi bir kusuru bulunmadığını,dava konusu kazanın meydana gelmesinde aksi kusurlu olan müteveffanın kendisi olduğunu olayda kaçınılmazlık durumu mevcut olduğunu şirketin bu yönü ile de sorumluluğu bulunmadığını kabul anlamını taşımamak kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini davanın Sosyal Güvenlik Kurumuna ve Sigorta şirketine ihbarı gerektiğini belirterek zamanaşımı itirazının kabulü ile davanın zaman aşımı yönünden reddine haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini savunma olarak ileri sürmüştür.
Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesine dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ... plakalı araç müvekkil şirket ... tarafından 20.03.2014-2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... nolu Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi olarak sigortalandığını Müvekkil şirketin sorumluluğunun Trafik Poliçesindeki limitler ve sigortalı araca atfedilebilecek kusur ile sınırlı olduğunu ,davacının Sosyal ve ekenomik durumlarının ve Hangi Sosyal Güvenlik kuruluşlarına tabi olduğunun tespit edilmesi gerektiğini,ZMM Genel Şartları B.2 maddesi gereği kaza tarihinden faiz talep edilmesi usul ve yasa gereği mümkün olmadığını anılan genel şartlar gereği temerrüt söz konusu olamayacağından açılan davanın reddine karar verilmesini savunma olarak ileri sürmüştür.
DELİLLER:
1-Ölümlü/Yaralamalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı
2-Polis İfade Tutanakları
3-Adli Tıp Kurumu Otopsi Rapor Sureti
4-Savcılık Bilirkişi rapor Sureti
5-...58.Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas Sayılı Dosyası
6-Nufus kayıtları ve Mirasçılık Belgesi
7-Tanıklar
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
18/10/2022 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "9.1) Dava konusu olayda davalılardan ... A.Ş.’ye ZMM sigortalı ve diğer davalı ... şirketinin maliki olduğu ... plakalı aracın sürücüsü davalı ...’in % 100 oranında asli ve tamamen kusurlu olduğu, 9.2) Davalılardan ...’in ve ...’nın kusursuz olduğu, 9.3) Davacıların murisi yaya ...’ün olayda kusursuz olduğu, 9.4) Yukarıda < 5 > maddesinde detaylı olarak açıklandığı üzere; muris kardeş ...' ün müteveffanın düzenli desteğinden yoksun kaldığını ispatlar bilgi veya belgenin dosyaya sunulmadığı görülmüş olmakla destekten yoksun kalma tazminatı talebinin Yargıtay’ ın yerleşik içtihatlarına uygun olmadığı kanaatine varıldığı, ancak nihai takdirin Sayın Mahkemede olduğu, 9.5) Sayın Mahkemenin aksi görüşte olması halinde işbu raporda muris ... için tazminat hesabı yapıldığı, ancak dosyada mübrez evraklardan Özgür' ün 02/05/2015 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından, hesaplamanın muris ...' ün vefat tarihine kadar yapıldığı, yapılan hesaplama sonucunda muris ...' ün yoksun kalacağı desteğe ilişkin maddi zararının 2.543,35 TL olabileceği, 9.6) Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre cenaze, cenaze nakil ve defin giderlerinin işlerin olağan gidişi gözetilerek belirlenmesi gerektiğinden Sayın Mahkeme tarafından müteveffanın defnedildiği yer belediyesi veya müftülüğünden sorularak belirlenecek uygun düzeyde cenaze, cenaze nakil ve defin giderinin alınmasına karar verilmesi gerektiği, 9.7)Davacıların, davalılardan talep ettiği manevi tazminata ilişkin taleplerinin takdirinin Sayın Mahkemede olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
03/05/2024 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "4.1) Davalı ... Tic. A.Ş. ile ... Vekilinin itirazlarına katılmanın mümkün olmadığı, ancak müterafik kusur yönünden indirim yapılıp yapılmayacağı konusunun takdirinin Sayın Mahkemede olduğu, 4.2) Dosyaya sunulan araştırma tutanağı da dikkate alınarak kök raporun <5>. <6> ve <7>. Sayfaları <5> nolu maddesinde detaylı olarak açıklandığı üzere davacılar murisi ...' ün müteveffa ...' ün düzenli desteğinden yoksun kalıp kalmadığı konusunun nihai takdirinin Sayın Mahkemede olduğu, 4.3) Cenaze ve defin gideri bedelinin belirlenmesi tarafımızın uzmanlık alanı olmayıp bu bilgiler kapsamında cenaze ve defin gideri yönünden hesaplama yapılamadığı," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
GEREKÇE: Dava, ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat davasıdır.
Dava, davacıların murisi ...'ün kardeşi ...'ün 26/08/2014 tarihinde saat 22:00 sıralarında davalı ...'da mikser şoförü olarak çalışan diğer davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın altında kalarak ağır bir şekilde yaralanıp kaldırıldığı hastanede vefat etmesi sonucunda ölen ...'ün davacıların murisi ...'e yaşlı olduğundan dolayı bakımını yaptığını ve ona hizmet ettiğini ve destek olduğunu ve ...'ün ölümünden sonra onun destek ve hizmetinden yoksun kalan ve onun ölümüne çok üzülen muris ...'ün 02/05/2015 tarihinde vefat ettiği ve geriye yasal mirasçısı olarak eşi ve 2 çocuğu kaldığı ve muris ...'ün 8 ay 27/08/2014 tarihinde ölen kardeşinin hizmet ve desteğinden yoksun kaldığı ve ...'ün kardeşinin ölümünden duyduğu elem ve kederden etkilenerek vefat ettiği bu defa onun mirasçıları olan davacıların ölenin desteğinden yoksun kalıp bu davayı açtıkları anlaşılmıştır.
Mahkememizden verilen 24/05/2017 tarih ve ... Esas... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi'nin 10/03/2020 tarih ve ...Esas... Karar sayılı kararında; "...Vefat eden davacılar murisi ...'ün kendisinden önce vefat eden kardeşi ...'den destek görüp görmediği ve ...'e ait cenazenin defin masrafları yönünde değerlendirme yapılmak ve hüküm kurmak üzere ve manevi tazminat talep hakkı kural olarak zarar görene ait olan bir hak olmasına karşın zarar gören ölmeden önce manevi tazminat hakkında dava açmış veya dava açma iradesini belli etmiş ise mirasçılar açılmış davaya devam edebilirler veya henüz ikame edilmemiş bir davayı bizzat açabilirler. Aynı şekilde destek tazminatı açısından da, mirasçılar davacının ölüm tarihine kadar olan sürede hakkedeceği tazminatı miras payları oranında talep edebilirler. Dosyada mevcut bulunan dava konusu trafik kazası ile ilgili ... 58. Asliye Ceza Mahkemesinin ... numaralı ceza dosyasında, 16/03/2016 tarihli duruşmasında davacılar murisin vekili aracılığı ile ceza dosyasına katılma talebinde bulunduğu, maddi manevi zararlarının giderilmediği yönünde beyanda bulunduğu, Ceza Mahkemesince davacılar murisinin katılma talebi üzerine kabul kararı verildiği, davacılar murisin katılan sıfatını almış olduğu görüldüğünden, davacılar murisi ...' ün vefatından önce kardeşinin ölümü sebebiyle manevi tazminat davası açmak niyetinde olduğu değerlendirilmiş, davacıların murisleri adına manevi tazminat davası açma hak ve sıfatlarının bulunduğu," gerekçeleriyle kaldırıldığı anlaşılmıştır.
6098 sayılı TBK'nın 49. maddesine göre (818 sayılı BK'nın 41. maddesi) "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." Bu hükme göre haksız fiile dayalı bir borcun doğabilmesi için, hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, fiili işleyenin kusuru olmalı, sonuçta bir zarar doğmalı, zarar ile işlenen fiil arasında da uygun nedensellik bağı bulunması gerekir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesinde, "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı" düzenlenmiştir.
Araç sürücüsü haksız fiil hükümlerine göre kusuru oranında, aracın işleteni de kusursuz sorumluluk ilkelerine göre oluşan zarardan, sürücünün kusuru oranında sorumludur
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. Maddesine göre, işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.
Davalı sigorta şirketi kusursuz sorumlu olan işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenmiştir.
2918 sayılı KTK madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlusundan isteyebilir. Yine zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
Dava konusu olayda, davacıların murisi ...'ün kardeşi ...'ün 26/08/2014 tarihinde saat 22:00 sıralarında davalı ...'da mikser şoförü olarak çalışan diğer davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın altında kalarak ağır bir şekilde yaralanıp kaldırıldığı hastanede vefat etmesi sonucunda ölen ...'ün davacıların murisi ...'e yaşlı olduğundan dolayı bakımını yaptığını ve ona hizmet ettiğini ve destek olduğunu ve ...'ün ölümünden sonra onun destek ve hizmetinden yoksun kalan muris ...'ün 02/05/2015 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Meydana gelen kazada;
Davalılardan ... A.Ş.’ye ZMM sigortalı ve diğer davalı ... şirketinin maliki olduğu ... plakalı aracın sürücüsü davalı ...’in % 100 oranında asli ve tamamen kusurlu olduğu, davalılardan ...’in ve ...’nın kusursuz olduğu, davacıların murisi yaya ...’ün olayda kusursuz olduğu, kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamada mahkememizden verilen ... Esas... Karar sayılı ilam ile verilen ilk kararda davanın reddine hükmedilmiştir. Verilen karara karşı davacılar vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf başvurusunu inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi'nin 10/03/2020 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı ile davacıların ve dolayısıyla murislerinin varsa destekten yoksun kalma durumu belirlenerek sonucuna göre karar verilmek üzere mahkememizden verilen karar kaldırılmıştır.
Somut olayda; TBK md. 49 (BK md. 41) ve 2918 sayılı KTK madde hükümleri uyarınca davalı ... haksız fiili işleyen, Davalı ... Tic. A.Ş. şirketi işleten olarak davalı ... A.Ş. sigorta şirketi ise ZMMS kapsamında haksız fiil nedeniyle davacı yana verdiği zarardan sorumlu tutulmuştur. Davacı yanca cenaze ve defin giderleri yönünde herhangi bir delil sunulmadığından ve rutin cenaze hizmetleri kapsamında ... tarafından ücretsiz hizmet verildiğinden reddine karar verilmiştir.
Davacıların murisi müteveffa yaya ...’ün kusuru olmadığından hesaplanan tazminattan indirim yapılmamış ise de davacı yanca yapılan itirazlar kapsamında başkaca delil sunulmadığından bilirkişi raporunda belirlenen maddi tazminat kabul edilmiştir.
Davalılar ..., ..., ... Ltd. Şti. ile ... A.Ş. Şirketinin meydana gelen olayda hiçbir kusuru olmadığı görülmekle bu davalılar yönünden maddi ve manevi tazminat taleplerinin, sigorta poliçesinde ayrı bir düzenleme olmadığından ayrıca manevi tazminat talebi yönünden davanın davalı ... A.Ş. yönünden reddine, karar verilmiştir.
Davacı vekiline ... tarafından gönderilen 31.10.2024 tarihli cevabi yazı kapsamında; murisin hangi mezarlıkta defnedildiği ile müzekkere cevabı ekinde yer alan işlemlerden hangisinin yaptırıldığı ve yaptırılan işlere yönelik varsa belge ve mezara ait görüntüleri sunmak üzere 1 aylık süre verilmesine,
Manevi tazminat:
Yargıtay uygulamalarında da kabul edildiği üzere manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Manevi tazminatda hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığını hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davalı ...'in davacıların murisi mütefevvaya karşı davaya konu eyleminin hukuka aykırı olduğu, davalının bu eylemde %100 kusurlu bulunduğu, zararın davalının kusurlu eyleminden doğduğu, ... 58.Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı ile sabit görülmekle olay tarihi, olayın oluş şekli ve gelişim biçimi, tarafların sosyal ekonomik durumu ile yukarıdaki açıklamalar nazara alınarak 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... Tic. A.Ş. ile ...’ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davalılar ..., ..., ... Ltd. Şti. ile ... A.Ş. yönünden maddi ve manevi tazminat taleplerinin REDDİNE,
2-Manevi tazminat talebi yönünden davanın davalı ... A.Ş. yönünden REDDİNE,
3-Davalılar ... A.Ş., ... Tic. A.Ş. ile ... yönünden maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜNE,
2.543,35 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 2.000,00 TL mezar bedelinin kaza tarihi olan 26/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
4-Davalılar ... Tic. A.Ş. ile ... yönünden manevi tazminat talebinin KABULÜNE,
15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... Tic. A.Ş. ile ...’ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
Maddi Tazminat Yönünden
5-Alınması gereken 615,40 TL nispi karar harcından peşin yatırılan toplam 68,31 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 547,09 TL harcın davalılar ... A.Ş., ... Tic. A.Ş. ile ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacılar tarafından yatırılan 68,31 TL peşin harcın davalılar ... A.Ş., ... Tic. A.Ş. ile ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacılar tarafına verilmesine,
7-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 4.543,35 TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... A.Ş., ... Tic. A.Ş. ile ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacı tarafa verilmesine,
8-Davalılar ... A.Ş., ... Tic. A.Ş. ile ...' vekilleri lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 456,65 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılar ... A.Ş., ... Tic. A.Ş. ile ... tarafa verilmesine,
9-Davalı ..., ..., ... Ltd. Şti. ile ... A.Ş. vekilleri lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 5.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ..., ..., ... Ltd. Şti. ile ... A.Ş. tarafına verilmesine,
Manevi Tazminat Yönünden
10-Alınması gereken 1.024,65 TL nispi karar harcının davalılar ... Tic. A.Ş. ile ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye İrad Kaydına,
11-Davacılar vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 15.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... Tic. A.Ş. ile ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacılar tarafına verilmesine,
12-Davalı ... A.Ş. vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 15.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ... A.Ş. Tarafına verilmesine,
13-Davalı ..., ..., ... Ltd. Şti. ile ... A.Ş. vekilleri lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 15.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ..., ..., ... Ltd. Şti. ile ... A.Ş. Tarafına verilmesine,
14-Davacı tarafından yapılan 27,70 TL başvuru harcı, 4,10 TL vekalet harcı, 4.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 768,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 5.300,30 TL yargılama giderinin kabul/red oranlarına göre hükmolan kısım üzerinden hesaplanan 5.179,28 TL'sinin davalılar ... A.Ş., ... Tic. A.Ş. ile ...'ten müşereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
15-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/03/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır