T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/156 Esas
KARAR NO : 2025/400
DAVA : Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 25/02/2021
KARAR TARİHİ : 22/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle ;; Müvekkili banka ile davalılardan ... A.Ş.'nin asıl borçlu, diğer davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'un müşterek ve müteselsil kefil olduğu 3 adet genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmelere istinaden davalı şirkete nakdi ve gayrinakdi krediler kullandırıldığını, davalı şirketin kullandığı kredileri göre ödemede temerrüde düşmesi üzerine asıl borçlu ve müşterek ve müteselsil kefillere noter vasıtasıyla hesap kat ihtarnamesi çektiklerini, ihtarnamenin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen herhangi bir itirazda bulunmayan davalıların esasında ihtarnamenin içeriğini kabul ettiklerini, akabinde gönderilen ödeme emrine itiraz eden davalıların kötü niyetli olduklarını, ihtarnamedeki taleplerini yerine getirmeyen davalılara karşı ... 7 ATM nin... D.İŞ sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı aldıklarını, aldıkları bu haciz kararını ... 11 İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından takip başlattıklarını, davalıların takibe itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine huzurdaki davayı ikame ettiklerini, kefalet hükümleri doğrultusunda asıl borçlu ile birlikte kefillerinde borçtan birlikte sorumlu olduklarını, davalıların takibe itirazlarının haksız olduğunu beyan ederek davalıların ... 11 İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasındaki takibe itirazlarının iptaline, takibin devamına, asıl alacağın 5.594.080,00 TL takip tarihinden itibaren işleyecek %45 temerrüt faizi ve icra harç ve masrafları ile birlikte tahsiline, kötü niyetli bir şekilde itiraz edilen likit toplam alacağın en az %20 si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin icra inkar tazminatı ve ceza-i tazminat başlıklı maddesi üzerinde mutabık kalınan asıl alacağın %15 i oranında cezai tazminat ödemelerine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... , ... -..., ..., ..., ... vekili davaya cevabında ;
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesinde alacağın dayanağına ilişkin hukuka ayrı bir şekilde hiçbir ayrıntı vermeden bir kısım genel kredi sözleşmesini işaret ederek müvekkillerinin bu GKS lerde müteselsil kefil sıfatına haiz olduğundan müvekkillerine husumet yönelttiğini, yaptıkları araştırmada davacı ile diğer davalı şirket arasında akdedilmiş 27/10/2014 tarihli, 2.000.000 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi, 27/09/20917 tarihli, 2.000.000 TL bedelli GKS ve 30/05/2018 tarihli, 2.000.000 TL bedelli GKS bulunduğunu tespit ettiklerini, ayrıca davacı tarafından zikredilmeyen 22/07/2019 tarihli Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi olduğunu, lider konumundaki ... T.A.O 'yla birlikte aralarında davacı bankanında bulunduğu 15 banka ile birlikte imza edildiğini, müvekkillerinin sorumluluğunun kefalet ilişkisine dayandığı iddia edildiğini, bu halde önce davacının alacak iddiasının hukuki olmadığı ve alacağın muaccel hale gelmediği hususunun izah edilmesi gerektiğini, Genel anlamıyla Genel Kredi Sözleşmeleri ile Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi çerçeve sözleşme niteliğinde olup doktrinde kabul gördüğü üzere, bu tip çerçeve anlaşmalarında kredi kullandıran taraf kredi kullandırma yükümlülüğünü, diğer taraf ise kredi kullanma yükümlülüğünü üstüne alacağını, bu halde, bu sözleşmelerde (davalı tarafta yer alanlar açısından) doğan yükümlülük kredi kullanma yükümlülüğüdür. Çerçeve anlaşmaları doğrudan “alacak” hakkı doğurmayacağını, . Alacak iddiasına dayanak yapılabilecek olan bu çerçeve anlaşma kapsamında münferit olarak tanzim ve imza edilmiş kredi sözleşmeleri olduğunu, davacının GKS'lere dayanarak alacak iddia etme hakkının bulunmadığını, davacının kullanılan kredilerin ödenmemesi nedeniyle hesabın kat yoluna gidildiğini iddia etmiş isede bu hususun gerçeğe aykırı olduğunu, bu çerçevede davacının 22/07/2019 tarihli ... den bahsetmediğini, ...'de borçlu şirket sıfatını haiz, diğer davalı... Tic. A.Ş.'nin ödemelerinin Şubat 2021'de başlayacağı düzenlenmiş olmasına karşın davacı banka dahil âkit bankaların kötü niyetle hareket ederek hesapları kat yoluna gittiklerini, gitmişlerdir. Oysaki, ...'nin imzalanması sürecinde, bağımsız denetim şirketi ...'nin 20/03/2019 tarihli Bağımsız İş Değerleme Raporu tanzim edildiğini ve bahsi geçen ... bu rapor esas alınarak oluşturulduğunu,. Söz konusu rapor davacı dahil süreçle alakalı tüm bankalara iletildiğini, . Bu raporda finansal borçlara ilişkin tespitler olduğu kadar yapılandırma sürecinin gerçekten işler olması için atılacak adımlara ilişkin tespit ve tavsiyeler de yer aldığını, Raporda, kredi kullanan ... Tic. A.Ş.'nin yeni taahhüt işleri için yeni teminat mektuplarının verilmesi gerektiği, bunların öngörülebilir tutarlarının da yazılı olduğunu, ancak davacının bu raporda açıkça yazılan bu hususları uygulamamış, yeni teminat mektupları vermeyerek ...Tic. A.Ş.'nin yeni iş almasını engellediğini, bu durumun firmayı ekonomik sıkıntıya soktuğunu, ve pandemi sürecinde alacaklarını tahsil edemediğini, davacı banka dahil ...'deki âkit bankalar, söz konusu raporla mutlak bir şekilde şart olarak belirtilen teminat mektuplarını vermeyerek dünyanın en büyük 250 taahhüt şirketi sıralamasında (en son yıl) 193. sırada yer alan davalı davalı şirketi iş yapamaz hale getirdiklerini bu nedenle davalının belirttikleri GKS lere dayanak alacak iddia edemeyeceğini, 27/10/2014 tarihli, 2.000.000 TL bedelli GKS dahilindeki münferit kredi sözleşmeleriyle kullandırılan kredi 28/12/2017'de davalı şirket tarafından ödenerek kapatıldığını, 30/05/2018 tarihli, 2.000.000 TL bedelli GKS mevcutsa da, bu GKS ye dayanarak herhangi bir kredi kullanmadığını, 27/09/2017 tarihli, 2.000.000 TL bedelli GKS kapsamında "müteselsil kefil" olarak geçen müvekkiller, kefalet azami miktarı olarak 2.000.000 TL olarak belirtildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için alacak iddiasının geçerli olduğu kabul edilse dahi davacının iddia ettiği alacak miktarının müvekkillerinin kefalet azami miktarından fazla alacak iddiasında bulunulamayacağını, ayrıca kayıtlar incelendiğinde kullanılan kredinin davalı şirket tarafından kapatıldığını ardından yeni bir kredinin açılmadığını, ayrıca davacı bankanın ilk önce asıl borçlu davalıya başvurmadan ve buna ilişkin yasal süreçleri usulüne uygun yürütmeden doğrudan müvekkillerine başvurma yoluna gittiğini bunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca kefalete ilişkin olarak eş rızasının alınmadığını, kefalette eş rızasının geçerlilik şartı olduğunun, eş rızasının bulunmaması halinde kefaletin kendiliğinden geçersiz hale geleceğini, yine bir an için bir kısım kefilin eş rızası mecburiyeti istisnaları kapsamına girdiği, bir kısmının girmediği varsayılıp girmeyen davalılar açısında kefaletin geçersiz olduğu kabul edilecek olduğunda bu halde de tüm davalı gerçek şahıslar açısından kefaletin geçersiz olacağını, bu kapsamda müvekkillerinden ...'ın 22/10/2018 tarihli 3 adet pay devri sözleşmesi ile davalı şirketteki hisselerini diğer üç hissedara devrettiğini, bu nedenle müvekkili ...'ın kefilliğinin hukuken geçerli olması için eş rızası alınması gerekirken eş razısının alınmadığını, Bu çerçevede, 6098 s. TBK'nın md. 587/3 fıkrası gözetildiğinde, tüm kefillerin ancak birlikte kefilliği kabul edecekleri açık olduğundan ve ... kefil olmasaydı diğer müvekkil kefiller de kefil olmayacağından tüm müvekkillerin kefaleti geçersiz olduğunu, bir an için kefaletin geçerli olduğu varsayılsa bile yasa gereği kefalet limitinin belirlendiği ve bu limitin davacı tarafça talep edilen miktarın çok altında olduğunu, müvekkillerinden azami kefalet miktarının çok üstünde bir miktar talep edilmesinin hukuki dayanağının olmadığını, ayrıca davacının alacaklarının dayanağını ve ayrıntısını dava dilekçesinde açıklamadığını, dilekçesinde belirttiği miktarın dayanağının ne olduğunun belirsiz olduğunu, bu durumda ve kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilleri açısında takibe ve borca itiraz edilmesinin makul olduğunun bu nedenle müvekkillerinin icra inkar tazminatına mahkum edilmemesini, kaldıki müvekkillerine tebliğ olunduğu belirtilen kat ihtarının müvekkillerine usulüne uygun tebliğ edilmediğini, bu nedenle kat ihtarında belirtilen hesabın kesinleştiği yönündeki iddianın mesnetsiz olduğunu, kefil olarak husumet yöneltilen müvekkiller açısından , 6098 s. tbk'nın "kefilin, asıl borç ilişkisinin hükümsüz hale gelmesinin sebep olduğu zarardan ve ceza koşulundan sorumlu olacağına ilişkin anlaşmalar kesin olarak hükümsüzdür." hükmünü havi md. 589/son gereği müvekkiller ceza koşulundan sorumlu tutulamayacağını, bir an için aksi düşünülecek olsa dahi, fahiş cezai şartın her halükârda müvekkiller açısından geçersiz olacağı, ve hatta müvekkiller tacir sayılacak olsa dahi, söz konusu cezai şart bedeli müvekkillerin mahvına yol açacak kadar yüksek olduğundan müvekkillerin böyle bir sorumluluk altına sokulamayacağının belirgin olduğunu beyan ederek davanın reddine, davacının icra inkar tazminatı ve cezai tazminat taleplerinin reddine, takip yapmakta kötü niyetli olan davacının takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı ... Anonim Şirketi davaya cevabında;
Davalı şirkete dava dilekçesi usulüne göre tebliğ edildiği davalının davaya cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı.
DELİLLER : ... 11 İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya, genel kredi sözleşmeleri, banka kayıtları, ihtarnameler, bilirkişi incelemesi, dava dosyasındaki taraf açıklamaları ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, İİK m.67 kapsamında genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı Tasfiye Halinde ... Anonim Şirketi hakkında ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından iflasına karar verildiği, iflas işlemlerinin ... 3.İflas Dairesi...İflas dosyasından basit tasfiye olarak resen yürütüldüğü anlaşıldı. İflas nedeni ile davalı asıl borçlu hakkındaki dava kayıt kabul davasına dönüşmüştür.
Müflis davalı ... Tic. A.Ş.’nin borçlu sıfatı ile imzaladığı 27.10.2014 tarihli 2.000.000.00 TL limitli, 27.09.2017 tarihli 2.000.000.00 TL limitli ve 30.05.2018 tarihli 2.000.000.00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmeleri gereği, davacı banka davalı asıl borçlu şirkete krediler kullandırmıştır. Diğer davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... aynı sözleşmeleri toplam 6.000.000,00 TL limitle müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıkları görülmüştür
Bu sözleşmelerden kaynaklanan borcun ödenmemesi nedeniyle bankaca hesabın kat edilerek asıl borçlu ve davalı kefillere ... 37.Noterliğinin 24.09.2020 tarih 14858 yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilmiştir. Düzenlenen ihtarname ile borcun ödenmesi için 3 gün süre vermiştir. Borcun 3 gün içerisinde ödenmemesi üzerine; davalı asıl borçlu şirket ile davalı kefiller ..., ... ve ...’ın 29.09.2020 tarihinde, davalı kefil ...’un 30.09.2020 tarihinde davalı kefil ...’ye 03.10.2020 tarihinde, avalı kefil ...’a 02.10.2020 tarihinde temerrüde düştükleri anlaşılmıştır.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 13/01/2015 tarih ... esas... karar sayılı emsal içtihadı ve diğer emsal içtihatları gereğince davacı bankanın alacağına uygulanacak temerrüt faiz oranının davacı bankaca fiilen uygulanan faiz dikkate alınmak suretiyle hesaplanması gerekmektedir. Bilirkişi tarafından yargıtay uygulamasına ve sözleşme hükümlerine göre yapılan faiz hesabı hükme esas alınmıştır.
Taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmelerin 7.8.3. maddelerinde “Müşteri temerrüdün doğduğu tarihten itibaren fiili ödemeyi gerçekleştirdiği güne kadar geçecek günler için, temerrüt tarihinde aynı tür krediler ve hesaplar için bankaca belirlenen en yüksek cari faiz oranının %50 fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizi ödeyecektir.” Hükmü göre davacı bankanın, temerrüt faizi talebinde bulunabilecektir. Davacı banka aynı tür krediler için belirlenen en yükse akdi faizin %32 oranında olduğunu bildirmiştir. Buna göre davacı banka sözleşme hükmü gereği 32 x 1.50 = %48 oranında temerrüt faizi talep edebilecektir. Talep edilen %45 oranında temerrüt faizi tespit edilen oranın altında olmakla faiz oranı talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Kullandırılan kredilerden kaynaklanan borcun tespiti için takip dayanağı banka kayıtları ile defter ve belgelerin incelenmesi hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir durum olduğundan HMK md. 266 gereği bilirkişi incelemesi yapılmıştır. 18.03.2024 tarihli bilirkişi heyeti kök rapor ve 03.02.2025 tarihli ek raporda yapılan hesaplamalar gerekçeli, tarafların ve hakimin denetimine açık olmakla raporda yargıtay uygulamasına uygun olarak uygulanan faiz oranına ve belirlenen temerrüt tarihlerine göre yapılan hesaplamalar hükme esas alınmıştır.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmede müşteri ve kefiller ile aralarında çıkan uyuşmazlıklarda bankanın defter kayıt ve belgelerinin HMK 193 gereği yazılı delil anlaşması niteliğinde olduğu imza altına alınmıştır.
... Bankası T.A.O.’nın lider banka ve davacı bankanın da aralarında olduğu 16 bankanın alacaklı olduğu ve davalı ... Tic. A.Ş.’nin “Kredi Borçlusu” ve davalılardan ..., ..., ... ve ...’nın “Müteselsil Kefil” olarak imzaladıkları 22.07.2019 tarihli sözleşme ile davalı asıl borçlu şirketin, sözleşmede her alan bankalara olan borçlarının tasfiyesi amacı ile “Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi” düzenlendiği anlaşılmıştır.
...’nin 12/a ve 12/b Maddelerinde “ İşbu sözleşmede düzenlenen herhangi bir taahhüt veya yükümlülüğün kısmen veya tamamen yerine getirilmemesi ….Bu durumda Borçlu ve Müteselsil Kefillere sağlanan tüm ayrıcalıkların ve avantajların yapılandırma tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde ortadan kalkacağını, alacaklıların mevcut takiplere takip talebindeki ve Genel Sözleşmelerdeki şartlarla devam etmesini veya Genel Sözleşmelere dayanılarak haklarında yeni takipler yapılmasını, mevcut ve başlatılacak olan takip ve davalarda esas borçlarının tespitinde bu sözleşmeye konu ifa planının Kredi Borçlusu ve Müteselsil Kefiller tarafından delil olarak ileri sürülemeyeceğini, bu tarihe kadar yapılan ödemeler için 6098 sayılı TBK’nın 100. Maddesine göre işlem yapılmasını…. Gayri kabili rücu olarak beyan, kabul ve taahhüt ederler” Hükmü yer almaktadır. Davalı borçlu firmanın ...’deki yükümlülüklerini yerine getirmediği anlaşılmış olup, davacı bankanın, ... öncesinde imzalanmış olan Genel Kredi Sözleşmesi hükümleri gereği, icra takibine geçebileceği, davalı asıl borçlu şirket ile davalı kefillerin Genel Kredi Sözleşmeleri gereği tüm borçtan sorumlu tutulmaları gerektiği anlaşılmıştır.
Davacı banka vekili cevaba cevap dilekçesinde; asıl alacağın (5.594.080,00 TL) takip tarihinden itibaren işleyecek %45 temerrüt faizi ve icra harç ve masrafları ile birlikte müştereken ve müteselsil kefiller için kefalet sınırı olan 2.000.000.00 TL. İle sınırlı olarak asıl borçlu firma için borcun tamamından sorumlu olmak suretiyle ve tahsilde tekerrür olmamak üzere tahsili talebinde bulunmuş olup taleple bağlılık gereği davalı kefillerin, 2.000.000.00 TL limit üzerinden sorumlu tutulmalarının gerektiği anlaşılmıştır.
Davalı müflis ... Tic. A.Ş iflas etmekle iflasın açıldığı 23.02.2023 tarihi itibariyle sorumlu olduğu toplam miktar 02.04.2025 tarihli bilirkişi ek raporu ile hesaplanmıştır.
Bu açıklamalar ve tespitler kapsamında:
Genel kredi sözleşmesi, kredi kullandırıldığına dair sunulan belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Yapılan inceleme ile kullandırılan kredi miktarı ve davacının alacaklı olduğu miktar, faiz oranları 18.03.2024 ve 02.04.2025 tarihli tarihli raporları ile tespit edilmiştir. Böylelikle davacı kullandırdığı krediyi ve miktarını ispatlamıştır. Bundan sonra kullanılan kredinin ödendiğinin ispat yükü davalılar üzerindedir. Davalılar ödenmemiş kredi borcunu ödediklerine dair delil sözleşmesi ve HMK hükümleri uyarınca ödemeye dair herhangi bir yazılı (makbuz ve dekont örnekleri vb) delil sunmamıştır. Bu nedenle davalı asıl borçlu ve davalı kefiller kefalet limiti kapsamında ödenmeyen (taleple bağlı kalınarak) ve hüküm altına alınan kredi borcundan sorumlu tutulmuştur.
Davalı müflis ... Tic. A.Ş iflas etmekle aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğinden, davalı kefiller icra takibine haksız yere itirazda bulunmaları ve alacağın likit olması nedeni ile toplam alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının (İİK md.67/2) davalılardan -tek olarak- tahsilde tekerrür olmamak üzere alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Tahsilde tekerrür olmamak üzere;
a. Davalı Asıl Borçlu ... Tic. A.Ş. nin ... 11. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasına konu 5.698.534,68 TL asıl alacak, 6.076.469,49 TL işlemiş faiz, 303.823,7 TL % 5 gider vergisi olmak üzere toplam 12.078.827,47 TL davacı alacağının, davalı müflis ... Tic. A.Ş iflas masasına kayıt ve kabulüne,
b. Davalı kefiller, ..., ..., ...’ nn ... 11. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasına konu alacağa yönelik itirazının; 2.000.000,00 TL asıl alacak, 25.277.78 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz, 1.263.89 TL % 5 gider vergisi olmak üzere toplam 2.026.541.67 TL bakımından iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa fiili ödeme gününe kadar yıllık % 45 oranında temerrüt faizi ve bu faize % 5 oranında BSMV uygulanmak suretiyle takibin DEVAMINA,
c. Davalı kefil ...’ nun ... 11. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasına konu alacağa yönelik itirazının; 2.000.000,00 TL asıl alacak, 23.833.34 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz, 1.191.67 TL % 5 gider vergisi olmak üzere toplam 2.026.025,01 TL bakımından iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa fiili ödeme gününe kadar yıllık % 45 oranında temerrüt faizi ve bu faize % 5 oranında BSMV uygulanmak suretiyle takibin DEVAMINA,
d. Davalı kefil ...'nin ... 11. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasına konu alacağa yönelik itirazının; 2.000.000,00 TL asıl alacak, 19.500.00 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz, 975,00 TL % 5 gider vergisi olmak üzere toplam 2.020.475.00 TL bakımından iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa fiili ödeme gününe kadar yıllık % 45 oranında temerrüt faizi ve bu faize % 5 oranında BSMV uygulanmak suretiyle takibin DEVAMINA,
e. Davalı kefil ...'ın ... 11. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasına konu alacağa yönelik itirazının; 2.000.000,00 TL asıl alacak, 20.944.45 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz, 1.047.23 TL % 5 gider vergisi olmak üzere toplam 2.021.991.68 TL bakımından iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa fiili ödeme gününe kadar yıllık % 45 oranında temerrüt faizi ve bu faize % 5 oranında BSMV uygulanmak suretiyle takibin DEVAMINA,
Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2- Davalıların icra takibine haksız yere itirazda bulunmaları ve alacağın likit olması nedeni ile toplam alacağın (Her bir davalı sorumlu tutulduğu miktarın % 20 si ile sınırlı sorumlu olmak) % 20 oranında icra inkar tazminatının ( İİK md.67/2) davalı kefillerden -tek olarak- tahsilde tekerrür olmamak üzere alınarak davacıya verilmesine,
3- Alınması gereken 138.433,06 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 68.094,56 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 70.338,50 TL harcın (Müflis ... Tic. A.Ş 615,40 TL den sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4- Arabuluculuk ücreti olan 1.400,00 TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
5-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 282.919,58 TL nisbi vekalet ücretinin (Müflis ... Tic. A.Ş'nin 30.000,00 TL den sorumlu olmak üzere ) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan 68.094,56 TL peşin harcın müflis şirket dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7- Davacı tarafça yatırılan 59,30 TL başvuru harcı, 8,50.TL vekalet harcı, 25.250,00 TL bilirkişi ücreti, 1229,10 TL posta giderinden ibaret toplam 26.546,90 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan, kullanılmayan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine
Dair, hazır bulunan tarafların yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/05/2025
Başkan
(e-imza)
Üye
(e-imza)
Üye
(e-imza)
Katip
(e-imza)