T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/372 Esas
KARAR NO : 2025/577
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/05/2021
KARAR TARİHİ : 17/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı adi ortaklık arasında imzalanan 13.06.2017 tarihli ... Cephe İşleri Sözleşmesi ile müvekkilinin, davalı adi ortaklığa ait ... ili, ... ilçesi, ... parselde kain inşaatın dış cephesinin 573 m²’lik kısmının 244,70 TL birim fiyat üzerinden yapımı hususunda anlaştıklarını, Sözleşme akdinde 22.06.2017 tarihli ve 25.000 TL nakit, Sözleşme akdinde 22.07.2017 tarihli ve 25.000 TL bedelli çek, Sözleşme akdinde 22.09.2017 tarihli ve 50.000 TL bedelli çek, İlk montaj başlangıcında 22.08.2017 tarihli ve 36.000 TL bedelli çek, Montaj %50 seviyesine geldiğinde 22.10.2017 tarihli ve 36.000 TL bedelli çek, Montaj %100 seviyesine geldiğinde 22.11.2017 tarihli ve 36.000 TL bedelli çek ile yapılacağının kararlaştırıldığını, ne var ki davalıların ilk montaj ödemesi olan 22.08.2017 tarihinden itibaren sözleşmede kararlaştırılan hiçbir ödemeyi tam ve zamanında yapmayarak temerrüde düştüklerini, Müvekkilinin sözleşmesel tüm edim ve yükümlülüklerini eksiksiz ve bihakkın yerine getirmiş olmasına rağmen adi ortaklığı oluşturan ...ve ...’in ödemelerin kim tarafından yapılacağı hususu ve inşaata ait dairelerin satımı ile başkaca kendi aralarındaki şahsi anlaşmazlıklar nedeniyle ödemeyi hem geç hem de eksik yaptıklarını, Müvekkilinin sözleşmenin 6.maddesi gereği ilk montajı 14.08.2017 tarihinde eksiksiz yapması ve üstüne 150 m² de ekstra montaj yapılmasına rağmen gerekli ödemenin yapılmadığını, bunun üzerine müvekkilinin 27.09.2017 tarihinde davalılara çekmiş olduğu ... 22.Noterliğinin ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile sözleşmesel edimlerini zamanında ve eksiksiz olarak yerine getirdiklerini, gerekli ödemenin 2 gün içinde yapılmaması halinde ödeme yapılana kadar işin durdurulacağını ihtar ettiklerini, davalıların ödemeyi ancak 06.10.2017 tarihinde 20.000 TL, 16.10.2017 tarihinde 10.000 TL ve 18.10.2017 tarihinde 20.01.2018 vadeli çek ile yaptıklarını, Davalıların 22.08.2017 tarihli edime dair geciken ödemeleri tamamlamalarına mukabil müvekkilinin dış ... işini 10.11.2017 tarihi itibariyle bitirerek, işleri eksiksiz ve zamanında bitirdiğine dair davalılara ... 22.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile ihtar edildiğini, bu ihtarname ile müvekkilinin sözleşmesel edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini, hali hazırda ödenmesi gereken 36.000 TL’nin ödenmesini ve davalılar ile kararlaştırıldığı üzere ray ve asma sepetlerin sökümünün yapıldığını ve boya için yer tesliminin yapılmasını ihtar ettiğini, davalılara bu durumun ihtar edilmesine rağmen davalıların müvekkiline sözleşmesel bakiye 36.000 TL ödeme ile İmalat ve Montaj detay projesi gereği fazla yapılan işe dair ödemeyi yapmadıklarını ve boya için müvekkiline yer teslimini de gerçekleştirmediklerini, Taraflar arasında yapılan şifahi görüşmelerde davalıların, bir yere kaçmadıklarını, boyayı ve sözleşmede kararlaştırılmayan yerlerin de yapılması ile ödemenin anında yapılacağını beyan ettiklerini, müvekkilinin ise sözleşmenin açık, ihtarnamelerin ortada olduğunu, bütün işleri eksiksiz yaptıklarını, taraflarına hiçbir kusur atfedilmediğini, tutanak tutulmadığını ve ihtarname çekilmediğini hatırlatarak, gelinen aşamada sözleşme kapsamındaki ödemelerin tamamlanması ve bakiyenin kapatılması ve boya işi için de yer teslimi yapılması halinde diğer işlerine geçilebileceğini beyan ettiklerini, ne var ki işin %100’ünü yaptırarak sona gelindiği noktada haksız ve kötü niyetli davalıların ödeme yapmadıklarını, Bunun üzerine müvekkilinin yapmış olduğu tüm iş kapsamında boyasız, işçilik ve malzemeli 834 m² işin 224,70 TL (boyasız olduğu için birim fiyat düşürülmüş) birim fiyat üzerinden kesilen 06.02.2018 tarih, 2593 no ve 221.131,76 TL bedelli fatura kesilerek davalılara gönderildiğini, ancak müvekkiline ödemesini yapmayıp, işini hallettiren haksız ve ağır derecede kötü niyetli davalıların, müvekkilinin “...”, “...” ve “...” adreslerine gönderdiği faturayı almaktan ısrarla imtina ettiklerini, bunun üzerine taraflarınca 06.02.2018 tarihli faturanın bakiye alacağından kaynaklı olarak öncelikle davalılar aleyhine girişilen ... 7. İcra Müdürlüğü’nün ...E. Sayılı icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın iptali talepli olarak ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. Sayılı dosya ile itirazın iptali davası açılmış ise de taraflar arasındaki sözleşme ile alacağın temlikinin yasaklanmış olması nedeniyle davanın usulden reddedildiğini, Bu sefer sözleşmenin yüklenicisi ve fatura alacaklısı müvekkili tarafından ... 8. İcra Müdürlüğü’nün ...E. Sayılı dosyası ile davalılar aleyhine takibe girişilmiş ise de davalılarca haksız ve kötüniyetli olarak takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu belirtmiş olup, davanın kabulüne, davalıların ... 8. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, mahkeme masrafı ve ücreti vekaletin davalılar üzerine müştereken ve müteselsilen tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı ...vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davacının temlik verdiği dava dışı ... A.Ş.’nin, bir önceki deneme de... 7. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyası ile müvekkili ...’ın da aralarında bulunduğu davalılar aleyhine ... Cephe İşleri Sözleşmesindeki 16.maddedeki temlik yasağına rağmen alacağı temellük ettiği iddiasıyla bir icra kovuşturması gerçekleştirdiğini, borçlu müvekkili ve diğer ortaklarının itirazı sonucunda ... 3. ATM’nin ... E. Sayılı dosyası ile davanın usulden reddedildiğini, şimdi de ... 8. İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyası ile ... Cephe İşleri Sözleşmesine dayanarak yeni bir icra kovuşturmasının başlatıldığını, borçluların itirazı üzerine sanki muaccel bir alacağı varmış gibi huzurdaki itirazın iptali davasını ikame ettiğini, ... Tic. A.Ş. ve İşveren ... ve Ortakları arasında imzalanmış tarihsiz dosyada mübrez, tapunun ... 143 Parselinde kayıtlı natamam betonarme binanın sözleşmede (5.ve 9.madde) belirtilen, özetle cephe, çatı, asansör boşluğu vs. gibi binanın dış cephe ve içindeki kaplama, ek noktalarının dolgusu, ankraj tespiti ile montaj derz dolgu işlerinin yapımı için anlaştıklarını ve sözleşmenin imzalandığını, TBK 17.ve devam eden 26.ve 27.madde hükümlerine göre Eser Sözleşmelerinde mülkiyeti nakledenler dışında özel bir şekil tayin edilmediğini ve kesin hükümsüzlük kurallarına göre engelleyici bir hüküm olmadığına göre dosyada mübrez ... Cephe İşleri Sözleşmesinin hukuken geçerli olduğunu ve tarafları bağladığını, Taraflar arasında geçerli bir sözleşme bulunması ve davacı vekillerinin dava dilekçelerinde edimlerini yerine getirdiğini iddia etmesinin, davacının haklılığını ispatlamak için yeterli olmadığını, Davacı tarafın kendi yarattığı çelişkilere açıklık getirmesi gerektiğini, sözleşme tarihinin ihtarnamede belirtilen 13.06.2017 mi yoksa dava dilekçesinde belirtildiği gibi 22.06.2017 mi olduğunun açıklanması gerektiğini, işin süresinin 90 gün mü, yoksa sözleşmenin 12.maddesine göre işverene, müteahhit tarafından verilen teminat senetlerinde cirosu bulunan davacı şirket yetkilisi veya çalışanı ...’ın, İşin başlama tarihini 14 Ağustos 2017, işin bitiş tarihini ... olarak yazdığını ve imzaladığını, yani 23 gün mü olduğunun açıklanması gerektiğini, Davacı vekilinin delil listesinde, sözleşme gereği müvekkili şirketten beklenen edimi kusursuz, eksiksiz yerine getirdiğine dair bir delil tespitinin dosyaya sunulmadığını, aynı zamanda fotoğraf, video gibi bir ispat aracına da rastlamadıklarını, ancak çeşitli tarihlerde inşaatın geldiği durumu gösteren fotoğrafları dilekçe ekinde takdim ettiklerini, sözleşmenin 10.maddesinde İşin Kontrolü ve İmal Edilmiş Ürünün Kabulü başlıklı paragrafın 1.bendinde “…yapılacak imalatın kabulü ancak işveren kontrolörü veya vekilinin kabul etmesi ile mümkündür.” Denildiğini, davacının, edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini iddia ettiğine göre, sözleşmenin 10/1.maddesi gereğince imal ettiği eseri kabul için işverene takdim ettiğine ve işverenin tesellümden imtina ettiğini gösteren bir delile rastlamadıklarını,Delil listelerinin 5.ve 6.bentlerinde bulunan ve davacı tarafından keşide edildiği bildirilen ... 22. Noterliğinin ... yevmiye no ve ... tarihli ve ... 22.Noterliğinin ... yevmiye no ve... tarihli ihtarnamelerin her ikisinin de işin teslim tarihi olan 05 Eylül 2017 tarihinden sonra keşide edildiğini, her ikisinde de ödemenin yerine getirilmediğini ve bu şartlar altında tabiri caizse sözleşmenin kendilerine yüklediği edimleri yerine getirmeyeceklerini bildirmesinin artık teslim tarihinin geçirildiğinin ve halen davacı müteahhidin edimlerinin yerine getirilmediğinin, mütemerrit olunduğunun ikrarı ve ispatı olduğunu, sözleşmedeki 90 gün veya şirket yetkilisi ya da çalışanı ...’ın yazdığı gibi ... tarihinin geçirildiğinin apaçık belli olduğunu, Müvekkilinin, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye binaen davacı şirkete herhangi bir borcu olmadığı gibi aksine eksik imalatların 3.kişilere yaptırılması ve inşaatın gecikmesi nedeniyle alacaklı olduğunu, sözleşmenin 12.maddesine göre işverene, müteahhit tarafından verilmiş iki adet teminat senedini icraya koyabilecekleri gibi, bu davada davalı müvekkili ve ortaklarının yaptıkları masraflar için mukabil davada ikame edebileceklerini, ancak davacı şirketin ödeme güçlüğü içinde ... 3. ATM tarafından lehlerine tayin edilen vekalet ücretlerini bile ödemeyecek durumda olduğunu, bu yüzden bu haklarını şimdilik atiye terk ettiklerini, davacının, eser sözleşmesinden hakkettiği bedelin fazlasını müvekkili... ve ortaklarından tahsil ettiğini, dosyada mübrez iki adet temerrüt ihtarnamesinin de takdire şayan bildirimler olmadığını, aksine davacı müteahhidin, edimlerin tam anlamıyla yerine getirilmediğini, yani davacının mütemerrid olduğunu ispat eden ihtarnameler olduğunu, davacının mütemerrit olmasına, edimlerini yerine getirmemesine dolayısıyla TBK 97.madde mucibince diğer akdin edimini yerine getirmesini isteme hakkını yitirmişken ve TBK 479.maddesi mucibince teslimin vuku bulmadığını, muaccel olmayan bedeli talep ettiğini, her ne kadar davacının, keşide ettikleri ihtarnamelerde işi durdurma tehdidinde bulunmuş, açık olarak akdin feshinden bahsetmemişlerse de işi durdurmanın anlamının kendilerinde akdin feshi olduğunu, yani sözleşmeden doğan edimini yerine getirmeyeceğini söylemek olduğunu, müteahhidin sözleşmeden doğan alacağının muaccel olabilmesi için edimini eksiksiz yerine getirmesi ve iş sahibi müvekkili ve hissedarlarının işi kabul etmesi gerektiğini, davacı şirketin inşaat sorumlusu ...’ın eser inşaatının başlama ve bitiş tarihini yazdığını, davacının 05 Eylül 2017 tarihinde işi eksiksiz teslim ettiğini ispat edemediğini, Davacı müteahhit firmanın; 1-Binanın komple çatı saçak altları ... yapılmadığını, 2-Horpuçtaların komple yapılmadığını, 3-Cephe Süsleri Motiflerinin yapılmadığını, 4-Binanın birinci kat çıkmasının alt kısımlarının yapılmadığını, 5-Zemin, 1.bodrum, 2.bodrum ... kaplamalarının hiç yapılmadığını, 6-Derz dolguları ve silikonların hiç çekilmediğini, 7-Binanın üç tarafı açık ve boyalarının yapılmadığını, Davalı işveren ... ve ortaklarının, dilekçe ekinde sundukları sözleşme ile verilen çeklerle müteahhidin eksik edimlerini (çatı ve prekasta işleri) 3.kişi olan ... ve sonrasında (Dış cephe onarım ve boya işleri) yine 3.kişi olan ... Ltd. Şti.’ne tamamlattırdığını ve yine müteahhit firma tarafından kendilerine teminat olarak verilen bonoları müspet ve menfi zararlarının tazmini için tahsile koymadıklarını, ancak tüm edimlerini yerine getirdiğini ve alacaklı olduğunu iddia eden davacının, her nasılsa teminat olarak verdikleri bonoları geri istemediklerini, bunun çelişki olduğunu belirtmiş olup, usul ve kanuna aykırı haksız davanın esastan reddine, haksız takip nedeniyle davacının %20 kötüniyet tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve .... LTD. ŞTİ. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkiller ile diğer davalı ... arasında, ..., No:23, 131 pafta, 1905 ada, 143 parsel...dresinde bulunan arsa üzerinde projesine ve ruhsatına uygun inşaat yapmak üzere ...- ...ve Ortaklığı adı altında ortaklık kurulduğunu, ortaklığın temsil ve ilzamının ... ve ...’ın müşterek imzaları ile olacağının sözleşmenin 5.maddesi ile hüküm altına alındığını, müşterek imzası ile olacağının düzenlenmiş olduğu halde müvekkilinin bilgisi olmaksızın rızası hilafına ... ile davacı arasında binanın tamamının ... elemanlarının imalat ve montaj ile boya işlerinin yapılması için 13.06.2017 günlü sözleşme yapıldığını ve işin 05.09.2017 tarihinde bitirileceğinin taahhüt edildiğini, Müvekkili ...’in bu sözleşmeye icazet vermediğini, ancak sözleşme tarafı ve ortaklık paydaşı ...'ın sözleşmenin tanzimi ile birlikte dava dışı yüklenici şirkete biri 22.07.2017 ödeme günlü 25.000,00 TL’lik çek ve 22.09.2017 ödeme günlü 50.000 TL’lik çek olmak üzere toplam 75.000,00 TLlik kendi şahsi çeklerini vermesi ve çeklerin iadesinin de mümkün olmaması nedeniyle sözleşmeyi kabul anlamına gelmemek üzere ortağı ile çekişme yaşamamak ve binanın biran evvel tamamlanması için 22.06.2017 tarihinde nakden ödenmesi gereken 25.000,00 TL’nin 9.400,00 TL’si ile 16.10.2017 den 18.10.2017 tarihine kadar 72.000,00 TL olmak üzere toplam 81.400,00 TL’yi kendi hesabından davacı yüklenici şirketin banka hesabına göndererek ödediğini, davacı kayıtlarına göre diğer davalı ...’ın da 90.600,00 TL ödeyerek toplam 172.000,00 TL ödendiğini, Sözleşmenin işveren tarafı, sözleşme ile üstlendiği tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davacı yüklenicinin üstlendiği işi 05.09.2017 tarihinde teslim etmesi gerekirken o tarihte borca batık olması, imalat yaptığı fabrikadan kiraya veren tarafından tahliye edilmesi sebebiyle edimlerini yerine getiremediğini, üstlendiği işi tamamlamadığını, eksik bıraktığını ve teslim etmediğini, müvekkilinin 13.06.2017 günlü sözleşmeyi tek başına imzalayan ...’ın münferiden adi ortaklığı temsile yetkisi olmadığından ortaklık ve müvekkillerin dava konusu sözleşme ile bağlı olmadığını, Davacının üstlendiği işi süresinde bitirmediğini, eksik bıraktığını ve eseri teslim etmediğini, eser sözleşmesine konu binanın ... kaplama işinin sözleşmede 573 m² olarak denilmiş ise de bu kısmın yanlış yazıldığını, yüklenicinin yapacağı işin binanın tüm dış cephesinin ... kaplama ve boya işlerini kapsadığını, sözleşmeyi tek başına imzalayan ...’a davacı şirket yöneticisi ... tarafından kendi el yazısı ile verilen teklifte 860 m² üst katlar 261 m² zemin ve bodrum kat olmak üzere 1121 m²’lik alanın işinin taahhüt edildiğini, sözleşmede 22.06.2017 tarihinde peşin ve nakden ödenmesi belirtilen 25.000,00 TL’nin gününde ödenmesi ve ayrıca sözleşmenin düzenlendiği 13.06.2017 tarihinde akit tarafı ... tarafından 22.07.2017 ödeme günlü 25.000,00 TL bedelli çek, 22.09.2017 ödeme günlü 50.000 TL’lik çek olmak üzere toplam iş bedelinin ortalama %50’ye tekabül eden kısmı olan 100.000,00 TL ödenmiş olmasına rağmen uygulama projesinin sözleşmedeki süreye uygun olarak işverene sunulmadığını ve sözleşmesel edimlerin yerine getirilmediğini,... günlü ... 22.Noterliği marifetiyle keşide edilen ihtarnamenin aksine, davacının işi yapmak maksadıyla Ağustos ayının sonunda kurmuş olduğu sepet ve diğer teçhizattın bozuk olduğundan çalışmadığı gibi iş güvenliği ve genel güvenliği de tehdit ettiği için 15 gün süre ile atıl bir şekilde beklediğini, daha sonra bir başka sepet getirildiğini ve yüklenici şirket yetkilisi ...tarafından 13.06.2017 günlü sözleşme ekinde imzalanan belgede 14 Ağustos 2017 işin başlama tarihi, 05 Eylül 2017 bitiş ve teslim tarihi belirtilmesine rağmen Eylül ayının ilk haftasında işe başlanılarak 11 Eylül 2017 tarihinde sadece ön cephedeki birinci katın kaplamasının yapılabildiğini, buna ilişkin resimleri sunduklarını, ayrıca yüklenicinin işi yapmak için göndermiş olduğu işçilerin de kaplama yapılacak malzeme gelmediğinden boş bir şekilde çalışmadan beklediğini, hatta bu işçilerin yemek vs.iaşelerinin yüklenici tarafından karşılanmadığından davalılar tarafından karşılandığını, 26 Eylül 2017 tarihi ile 02.10.2017 tarihleri arasında yapılan kontrollerde binanın ön cephesinde sadece 3 katın ... kaplaması yapıldığı, buna mukabil teras, zemin, bodrum katların yapılmadığı, diğer iki cephede ise hiç işe başlanılmadığının anlaşıldığını, 08.12.2017 tarihli ihtarnamede 10.11.2017 tarihinde montaj işinin bitirildiği belirtilmiş ise de tamamen gerçeğe aykırı olup, ekli fotoğraflarda görüldüğü üzere 14.11.2017 tarihinde halen montaj işlerinin devam ettiğini, nitekim, davacının yüklendiği işi süresinde başlayıp bitirememesi nedeniyle ağır zarar tehlikesi içinde bulunan davalıların çok zor durumda kaldığından davacı şirket yetkilisi ... ile irtibat kurup işin biran evvel tamamlanabilmesi için iletişim kurabilmek maksadıyla şirket merkezine gittiklerinde, şirketin borçlarından dolayı hacizler olduğunu, ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin...Esas sayılı dosyası ile iflas erteleme davası olduğunu, şirketin ödeme acziyeti içinde olması sebebiyle finansal kiralama suretiyle almış oldukları çok miktarda iş makineleri ve teçhizatın borçlarını ödeyemediklerinden üzerlerine bankalarca tedbir konulduğunu, kiracı olarak bulundukları fabrikadan da tahliye edildiklerini, gecikmelerin bu yüzden olduğunu öğrendiğini, durumun teyidi için müvekkili ile diğer davalının, yüklenici ...A.Ş.’nin kiracı olduğu fabrikaya gittiklerinde ise, mal sahibinin biz İNSU’nun adını duymak istemiyoruz deyip müvekkili ve diğer davalıyı kovduklarını, Bunun üzerine müvekkili ve diğer davalı ...’ın yüklenicinin edimini yerine getiremeyeceği hususunda büyük endişe ve panikle şirket yöneticisi ... ile irtibat kurup mağduriyetlerini ortadan kaldırmalarını ve biran evvel işi bitirmeleri hususunda sürekli şifahi ihtarlarda bulunduklarını, hal böyle iken maalesef gecikmelerin engellenemediğini, çok sert olumsuz hava şartlarının ve sağanak yağışların olduğu kış dönemine kadar inşaatın uzamasına neden olan davacı şirketin bodrum ve zemin kat kaplamaları ile boya işlerini yapmadan, ... kaplama yapmış olduğu cepheleri ise eksik ve ayıplı bir şekilde bırakarak asma sepet ve ray sistemini sökerek ayrıldığını, Davacı şirketin, zemin ve bodrum katların ... kaplamalarını yapmadan işi bıraktığından davalıların bu işi bir başka yüklenici ile anlaşarak yaptırmak zorunda kaldıklarını, ancak, ... kaplamaların belirli bir kalıbı olduğundan ve aynı kalıpta ... kaplama imali mümkün bulunmadığından, zemin ve bodrum katların kaplamalarının zorunlu olarak farklı olduğunu, katlardaki bu farklılıktan dolayı dış cephenin görünüm bütünlüğünde, bozukluk, birbirinden kopukluk, estetikten uzak bir çirkinlik meydana geldiğini, davalıların estetik amaçlı ... kaplama yapmak isterken maalesef yüklenici şirketin sorumluluklarını yerine getirmemesi sonucu binanın cephesinde tam aksi bir görünüm olduğunu, Davacı şirketin tüm bu sebep olduğu zarar ve mağduriyetlere karşın bir de haksız olarak keşide ettiği 27 Eylül 2017 ve 08.12.2017 günlü ihtarnameler ile kendisinin mütemerrit olduğu halde ters algı oluşturmak amacıyla kötü niyetli olarak hakikate aykırı bir biçimde davalıların yükümlülüklerini yerine getirmediği iddiası ile kusurunu perdelemeye kalkıştığını, Ayrıca, davacı şirketin ... kaplama yaptığı cephede yapması gereken ... aralarındaki derin boşluklara polipropilen köpükler sıkıp kesmediğini, köpüklenmesi gereken kısımlar ve tüm kenar, köşe detay alanların macunlanmasını yapmadığını, zımparalanarak boyaya hazır hale getirmediğini, müvekkiller ve diğer davalının hem dış cephe onarım hem de boya işlerinin yapılabilmesini teminen ... Restorasyon şirketi ile anlaşarak bu işlerin yapılabilmesi için 30.000 TL ödeme yaptığını, ayrıca davacı şirketin çeşitli uyarılarak rağmen uzun süre işi tamamlamaması nedeniyle dış cephenin ... malzemelerinin kaplanabilmesi için binanın çatı kısmına monte ettiği raylı sistemden dolayı çatı yapılamadığını ve yağan yağmurlar nedeniyle ortaklığın inşa etmiş olduğu bina içindeki imalatlarda aşırı hasar meydana geldiğini, bu nedenle ortaklıkça yapılan imalatların sökülüp yeniden yapılması için ortalama müvekkilindeki kayıtlara göre 30.000 TL harcama yapıldığını, Davacının üstlenilen işi tamamlayıp teslim etmediğinden müvekkilinin menfi zarar, fazla ödeme, mahrum kalınan kar vs. zararları sebebiyle ağır bir şekilde mağdur olduğunu, zira, davacı şirketin işi zamanında teslim etmemesi ve inşaatın tamamlanmasını en az 5 ay süre ile ötelediğinden müvekkillerinin maliki bulunduğu dairelerin kira gelirinden mahrum kaldığını, Dava dilekçesinde davacının, yapılan işin faturalandırmasının boyasız işçilik ve malzemeli 834 m² işin 224,70 TL üzerinden yapıldığını belirtmiş ise de, boya tutarı için mahsup edilen 20 TLX 834=16.680 TL’nin çok düşük olup eksik bırakılan işin mahiyeti ve maliyeti ile örtüşmediğini, keza dış cephenin onarımı ve boyanması için ortaklığın diğer firmaya 30.000 TL ödediğini, kaldı ki boyanacak olan alanın faturadaki miktar olmayıp binanın tüm cephesi olduğunu, ayrıca davacının sözleşme dışı fazla iş yaptığı ve boya için kendilerine yer tesliminin gerçekleşmediği yönündeki iddianın tamamen gerçek dışı olduğunu, müvekkillerinin temerrüde düşmediğinden temerrüt faizinin işletilmesinin yasa ve usule aykırı olduğunu, takipte hangi tarihten itibaren temerrüt faizinin işletildiğinin anlaşılamadığını, Davacının kusuru nedeniyle binada başka imalatların zarar görmesine sebebiyet verdiğinden, eseri tamamlayıp teslim etmediğinden, tahsil etmiş olduğu bedelin yapmış olduğu işin karşılığından çok daha fazla olduğundan, işin tamamlanması için bir başka yüklenici ile anlaşıp yüksek bedel ödendiğinden, eserin tamamlanamamasından dolayı bir kısım dairelerin satılamaması, kiraya verilememesi nedenleri ile kazanç mahrumiyeti ve yüksek meblağlı zararı meydana geldiğinden ve ayrıca sözleşmenin 13.maddesi gereğince cezai şarta istinaden müvekkillerinin alacaklıya borcu olmayıp alacağının bulunduğunu belirtmiş olup, müvekkiller aleyhine açılan davanın reddine, %20’den aşağı olmamak üzere davacının icra inkar tazminatına mahkum olmasına, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
... 8 İcra Müdürlüğünün ...E sayılı uyap dosyası, ... 3 ATM ... E sayılı dosyası, ... 10 ATM ... E sayılı dosyası, ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının kesinleşmiş kararı, taraflar arasında imzalanan 13.06.2017 tarihli ... Cephe İşleri Sözleşmesi örneği, ticaret sicil kayıtları, tapu örneği, tanık beyanları, bilirkişi raporu, taraf beyanları, tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf, Taraflar arasındaki eser sözleşmesi nedeni ile davacının davalılardan faturaya dayalı alacağı bulunup bulunmadığı, alacağı varsa miktarı, tarafların sözleşmesel yükümlülüklerini karşılıklı olarak yerine getirip getirmedikleri, davalılar ...ve Tasfiye Halinde ... Şirketi yönünden sözleşmenin geçerli olup olmadığı ve husumet itirazının yerinde olup olmadığı hususlarındadır.
... 8 İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlulfu aleyhine faturadan kaynaklanan 49.131,76 TL asıl alacak, 22.233,13 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 71.364,89 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçluların yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir.
... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ...Karar sayılı 06/03/2025 tarihli kararının incelenmesinde "...1-Davanın KABULÜNE, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün...sicil numarasına kayıtlı bulunup 24/02/2021 tarihinde tasfiye sonucu sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin 6102 sayılı TTK. 547. maddesi gereğince ... 8. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip işlemleri ve ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına ve şirketin yeniden ticaret siciline tesciline, 2-Şirketin tasfiye memuru ...'in (... Tc nolu) tasfiye memuru olarak atanmasına..." kararı verildiği, bu kararın 21/05/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Tanık deliline dayanılmış olmakla, tanıkların yeminli beyanları alınmıştır.
Davalı ... ve ... ile davalı ... ortak tanığı Osman Babucci Beyanında: "Hasan Meriç müteahhittir, benim şirketim olan ...Şti ne ...bir iş yaptırdı, Şişlideki bir binanın dış cephe boya işini yaptık, teklif verdik, işi yaptık, işin karşılığı ödememizi de aldık, dış cephe prekaslar boyanacaktı, bu işlem yapıldı, biz herhangi bir sorun görmedik, prekasların aralarında açıklık olması normaldir, biz zaten bu açıklıkları dolduracağımızı teklifimize yazmıştık, yapılmayan eksik bırakılan herhangi bir işlem yoktur, binanın çatı saçak altları, cephe süsleri ve motifler yapıldı, binanın birinci kat çıkmasının alt kısmının yapılıp yapılmadığını aradan geçen dört yıllık süreç nedeni ile hatırlayamıyorum, biz zeminden çatıya kadar prekas kaplamaları yapmadık, bizim işimiz boya işidir, derz dolgu, silikonlar, binanın üç tarafındaki boyaların yapılıp yapılmadığını yine zaman geçtiğini hatırlayamıyorum, biz işi kdv dahil 30.000 TL 'ye almıştık ve ödememizi tam olarak aldık" demiştir.
Davacı tanığı ... beyanında: "Meriç İnşaatın cephe işlerini İnsu İnşaat olarak biz yaptık, yaptığımız işten dolayı müteahhitlerden işi iyi yaptığımız ve zamanında yaptığımıız için teşekkür aldık, fakat taraflar arasındaki ihtilaflardan dolayı bizim ödemelerimiz gecikti, karşı tarafın İnsu şirketine olan ödemeleri gecikti, eksik ya da ayıplı yapılmış iş yoktur, hatta fazla yapılmış iş dahi bulunmaktadır, fazla iş yapıldığı için fazla işten kaynaklanan ödeme patronum tarafından karşı taraftan iş avansı istenmiştir, ayrıca daha önceden yapılmış olan işin parası da tam olarak ödenmemiş olduğundan kalan miktar karşı taraftan istenmiştir, bu ödemeler yapılmadığı için taraflar arasında ihtilaf doğmuştur, İnsu inşaatın ödeme isteği karşılanmamış ve malzemelerinizi toplayıp gidin denmiştir, ödemeler gecikince ve eksik ödeme söz konusu olunca İnsu İnşaat tarafından ihtarnameler de gönderilmiştir, işin başlangıç tarihini 2017 olarak hatırlıyorum, bitiş tarihini hatırlamıyorum ancak bize verilen sürenin bitmesinden önce teslimat yapılmıştır, silikonlar , derz dolgular, çatı saçak altları, cephe süsleri motifler yapıldı, ancak boya badana işleri yapılmadı, ücreti de alınmadı, ayrıca binanın alt kısmı proje kapsamı dışında olduğundan dolayı yapılmadı, ödemelerin ne şekilde alındığı , çek olarak alınıp alınmadığı , ne kadar ödeme alındığı hususlarında bilgim yoktur" demiştir.
Tanıklar dinlendikten ve deliller toplandıktan sonra Taraflar arasındaki sözleşme, ihtarnameler ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilerek dosya sözleşme uzmanı ... , Mali Müşavir ... ve İnşaat Müh. ...'e tevdi edilmiş, bilirkişiler mahkememize sunmuş oldukları 30/10/2023 tarihli raporlarında özetle; A-Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Verilen yetki ile incelenen davacı şirketin 2017-2018-2019-2020 ve 2021 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GIB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Raporumuzun 4.a.2.bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere, davalılar tarafından defter ve belge ibrazında bulunulmadığından inceleme yapılamadığı, B- Hizmet İfasının İspatı Yönünden: Raporumuzun Teknik İnceleme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere, davacı şirketin taraflar arasında imzalanan ... Cephe İşleri Sözleşmesi doğrultusunda, davalılara ifa etmiş olduğu hizmet tutarının 221.131,76.-TL. olarak hesaplandığı, işbu tutardan davalılar tarafından yapılan 172.000,00.-TL. tutarın düşümü yapıldığında, davacı şirketin 49.131,76.-TL. alacağını talep edebileceğinin değerlendirildiği, C- FAİZ: Raporumuzun 5-Faiz İncelemesi bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere, hukuki değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, Sayın Mahkemece davacı şirketin takip konusu faturadan kaynaklanan bakiye 49.131,76 TL tutarlı alacağını talep edebileceğine karar verilmesi halinde, davacı şirketin 22.233,13 TL tutarlı talebinin yerinde olduğu, Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen Davacı/Alacaklının lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinin yerinde olduğu, D- Davacı ile sözleşmenin tek başına imza yetkisi bulunmayan davalı ... tarafından imzalanmıştır. Ancak yetkisiz temsilci davalı tarafından sözleşme imzalanmakla birlikte sonrasında diğer davalıların da zımni olarak dava konusu olan sözleşme ilişkisine onay verdikleri anlaşılmaktadır. Bu sebeple dava konusu borçtan adi ortaklığın ortaklarının sorumlu olduğu..." yönünde görüş ve kanaatlere ulaşıldığını bildirmişlerdir.
Davalı tarafların bilirkişi raporuna itirazları incelenerek ek rapor düzenlenmesi için dosya aynı bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişiler mahkememize sunmuş oldukları ek raporlarıda özetle;
Davalılar vekillerinin 30.10.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporuna karşı sn. mahkemeye sundukları 15.11.2023 ve 17.11.2023 tarihli itiraz dilekçeleri ile sn. Mahkeme taleplerinin toptan incelenmesi neticesinde aşağıdaki değerlendirmelere varmak kabil olmuştur. Buna göre; 1. Sn. Mahkemenin talepleri doğrultusunda, davaya konu yerde 09.05.2024 tarihinde mahallen teknik incelemelerde bulunulmuştur. Buna göre; davaya konu yer, ... İli, ... İlçesi,... Mahallesi, ... Sokak, No: 23 güncel adresindeki ... Residence isimli binadır. Bina, Şişli, 131 pafta, 1905 ada, 143 parsel sayılı, 251 m2. yüzölçümlü arsa üzerinde yer almaktadır. Bina, betonarme karkas tarzda, bir yanı bitişik, üç yanı açık blok başı bitişik nizam yapılıdır. Bina, 2 Bodrum Kat + Zemin Kat + 4 Normal Kat + Çatı Katlıdır. Binaya sol yandan 7 basamakla çıkılan zemin kat seviyesinden girilmektedir. Binanın her iki bodrum katı sol yandan ve arkadan açıkta kalmaktadır. Binanın 1. Bodrum katı yoldan bant pencerelidir. 2. Bodrum katı yoldan toprağa gömülüdür. Bina açık cephelerde zemin kat üstünden itibaren kapalı çıkmalıdır. Binanın çatısı saçaklı, kat araları silmeli, dış cephesi ... eleman giydirmeli, dekoratif süslemeli, pencereleri söveli olup, kaplama üstleri boyalıdır. İnceleme tarihi itibarıyla binanın dış cephe ... giydirme elemanlarının uygulamalarında, yerlerine montajlarında ve üstlerinin boyanması işlerinde gerek malzeme yönünden, gerekse işçilik yönünden ayıplı ve eksik herhangi bir imalata rastlanmamıştır. Bina toplam 8 katlı ve 32 bağımsız bölümlüdür. Binanın yan ve arka bahçe etrafları istinat duvarlarıyla çevrilidir. Binanın takribi 8-9 yıllık olduğu tahmin edilmiştir. Bina kat mülkiyetlidir. Bina kat mülkiyetli olduğuna göre, Yapı Kullanma İzin Belgesine ( iskân ) haizdir. Yapı Kullanma İzin Belgesi ( İskân ) almış binaların İmar Kanununa, Yapı Denetimi Hakkındaki mevzuata, İmar Planına, Yönetmeliklerine, ruhsat ve eki uygulama projelerine, Teknik Şartnamelerine, Bilimsel ve Teknik Kurallara, Türk Standartlarına, Yapı Ruhsatı duyuru hükümlerine, fen ve sanat kaidelerine uygun yapılmış oldukları ve kullanılmalarında fen ve sağlık kuralları bakımından sakınca görülmediğinin ve anahtar teslimi usulde tamamlanmış ve teslim edilmiş durumda olduğunun kabulü gerekmektedir. Binanın tamamı mesken amaçlı kullanılmaktadır. Binanın takribi 200 m2. taban alanlı olduğu tahmin edilmiştir. Binanın takribi 2020 yılından bu yana mevcut haliyle, dış cephelerindeki ... giydirme elemanları tamamlanmış ve üstleri boyanmış şekilde kullanılmakta olduğu bilgisi edinilmiştir. Bina faaldir. Binada iskân edilmektedir. Binanın inceleme tarihi itibarıyla çekilen hâlihazır durum renkli fotoğrafları EK: 1’de sunulmuştur. 2. Dava konusu binanın, davaya konu dış cephe ... giydirme elemanları ile üstlerinin boyanması imalatlarının 30.10.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunun hazırlanmasından çok daha evvel tamamlanmış durumda oldukları anlaşılmaktadır. Zira, dava dosyasında yer alan fotoğrafların 2017 yılına ait olduğu, Retim Restorasyon Ltd. Şti. ile yapılan dış cephe boyaması Sözleşmesinin de 2018 tarihli oldukları, bunların 2021 dava tarihinden önceye rastladıkları, oysa binanın 2020 yılından bu yana tamamlanmış şekilde kullanılmakta olduğu görülmektedir. Dolayısıyla 30.10.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunun hazırlanması aşamasında binanın davaya konu imalatlarının zaten bitmiş durumda olduğundan, o zamanda dahi mahallinde yapılacak bir incelemenin bugünden pek farkı olmayacağı değerlendirilmiş olup, bu yönden tarafların herhangi bir hak kaybının doğmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır. 3. Davalıların, davacının eksik bıraktığını beyan ettikleri ve bu eksikliği dava dışı ... firmasına 30.000.-TL. bedelle tamamlattırdıkları iddiasının değerlendirilmesi hususundaki yetkinin tamamen sn. Mahkemenin takdirinde olup, bu konuda herhangi bir değerlendirmede bulunmamız mümkün görülmemektedir. 4. Diğer hususlar 30.10.2023 tarihli bilirkişi heyet raporundaki gibi olup, davalılar vekillerinin kök rapora karşı sn. Mahkemeye sundukları iş bu itirazlar kapsamında kök raporda değişiklik gerektirir herhangi bir yönün bulunmadığı..." yönünde görüş ve kanaate varıldığnı bildirmişlerdir. Bilirkişi Raporu dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir.
Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; Davacı taraf sözleşme konusu edimlerin yerine getirilmesine rağmen sözleşme bedelinin ödenmediğini iddia etmektedir. Davalı taraf ise sözleşme konusu edimlerin eksiksiz ve ayıpsız olarak zamanında teslim edilmediğini savunmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda 187/1.maddesinde "İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir." şeklinde düzenlenmiştir. Vakıa (olgu) ise, kendisine hukuki sonuç bağlanmış olaylardır. İspatı gereken olaylar, olumlu vakıalar olabileceği gibi olumsuz vakıalar da olabilir. Bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini taraflar ispat etmelidir. Bir davada ispat yükünün hangi tarafa ait olacağı hususu ise HMK'nın "İspat Yükü" başlıklı 190. maddesinde yer almakta olup; "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Yani ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı iddia ve savunmada bulunana düşer. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi ... esas,... Karar sayılı kararı)
6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nun 223/2. maddesi uygulanır.
TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.
Ayrıca eserin ayıplı olması halinde, ayıbın varlığının ihbarı, şekil koşuluna bağlı olmaksızın tanık dahil her türlü delille ispatlanabilir. (Yargıtay 15 Hukuk Dairesinin 11/07/2017 tarihli ... E. ... K. sayılı ilamı)
Dosya kapsamında; Davalı tarafından yasal düzenlemelere uygun olarak ayıp ihbarı yapıldığına dair dosya kapsamına bir belge sunulmadığı anlaşılmıştır. Dinlenen tanık beyanları ile de işlerin eksik yapılmadığı belirtilmiş, davalıların dinlenmeyen tanıklarının hazır edilmemesi nedeniyle dinlenilmesinden vazgeçilmiştir. Alınan bilirkişi ek raporu ile de, binanın dış cephesi ... eleman giydirmeli, dekoratif süslemeli, pencereleri söveli olup, kaplama üstleri boyalıdır. İnceleme tarihi itibarıyla binanın dış cephe ... giydirme elemanlarının uygulamalarında, yerlerine montajlarında ve üstlerinin boyanması işlerinde gerek malzeme yönünden, gerekse işçilik yönünden ayıplı ve eksik herhangi bir imalata rastlanmadığı, binanın 2020 yılından bu yana tamamlanmış şekilde kullanılmakta olduğu, 30.10.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunun hazırlanması aşamasında binanın davaya konu imalatlarının zaten bitmiş durumda olduğundan, o zamanda dahi mahallinde yapılacak bir incelemenin bugünden pek farkı olmayacağı değerlendirildiği belirtilmiştir. Açıklanan nedenlerle davalı taraflarca ayıp iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Ayrıca davalı tarafça yapılan bir ayıp ihbarıda olmadığından işin bu haliyle davalı tarafça kabul edildiği kanaatine varılmakla, teslim edilen eserin ayıplı olup olmadığına dair ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek bulunmamaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin ... Esas ...Karar sayılı ilamı). (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi ...Esas, ... Karar Sayılı Kararı )
Somut olayda; Mahkememizin 12/04/2023 tarihli ara kararı ile, ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup verilen kesin süreye rağmen davalı taraflar ticari defter ve belgelerini inceleme gün ve saatinde hazır etmediği gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmamıştır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, alacağın defterlerde kayıtlı olduğu görüldüğünden yapılan inceleme sonucu talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davalı taraf defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nun 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir. Faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edildiğini veya faturaya karşılık iade faturası düzenlendiğine ilişkin dosyaya sunulan herhangi bir belgenin bulunmadığı, bu durumda yapılan tüm incelemeler doğrultusunda, davacının alacağını talep edebileceği anlaşıldığından Açıklanan sebeplerle, davacının, takibe konu alacağının varlığını ispatladığının kabulüne, ayrıca davalının, borç tutarını bilmesi mümkün olduğundan takip konusu alacağın miktarının belli (likit) olması dikkate alınarak borçlunun itirazının haksız olması nedeniyle asıl alacağın % 20 si oranına tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulüne, davalıların ... 8. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına,
2-Alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 71.364,89 TL alacağın %20'si olan 14.272,97 TL icra inkar tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanununca alınması gerekli 4.874,93 TL ilam harcından peşin yatırılan 1.218,87 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.656,06 TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 30.000,0 TL avukatlık ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvuru harcı, 1.218,87 TL peşin harç, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 741,80 TL tebligat ve müzekkere giderlerinden oluşan toplam 8.019,97 TL yargılama giderlerinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalılarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasıa, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve davalı Hasan Meriç vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.17/09/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır