T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/480 Esas
KARAR NO: 2023/1012
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/07/2021
KARAR TARİHİ: 06/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 13.07.2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 19724 ada 3 parsel adresindeki inşaat projesine ilişkin olarak 14.09.2017 "Yeni Proje Satış Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşme çerçevesinde davacı şirketin yüklendiği edimleri gereği gibi ifa ettiğini, sözleşme kapsamında 8 adet asansörün teslimini taraflarca geçici kabul tutanağı düzenlenmesi eşliğinde ...'ya teslim ettiğini, davacı şirketin edimlerini gereği gibi yerine getirdiğini, söz konusu tutardan kalan 108.425,95 TL bakiye borç davalı şirkete bildirildiğini, ancak davalı tarafından bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, sözleşme gereği yükümlülüklerini yerine getirmekte temerrütü düştüğünü, netice olarak davacı şirketin alacağının sürüncemede kaldığını, davacı şirketin ... 51. Noterliği ... tarih ... yevmiye numaralı ile de söz konusu borcun ödenmesini talep etmişse de herhangi bir netice alamadığını, bunun üzerinde davacı şirketin açıklanan bakiye borcun ve ödenen vergi bedelinin tahsili amacıyla 24.08.2020 tarihinde ... 20. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine icra takibi başlattığını, açıklanan bu nedenlerle; ... 20. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki davalının haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamını, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeni ile davalının takibe konu alacak miktarını %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 18.08.2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davalı firma ile davacı arasında 14.09.2017 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşmenin konusu davalı firmaya ait 19724 Ada 3 Parsel adresindeki projeye ilişkin olarak 8 adet ünitenin davacı firma tarafından temin, montaj, test ve devreye alınması işlemlerinin yapılarak çalışır vaziyette davalı firmaya teslimi ile idareye tescil işlemlerinin davalı firma adına yürütülmesi gerektiğini, sözleşme ile belirlenen işin gereği davalı tarafından davacı firmaya 90.557,57 EURO tutarında avans ödemesi yapıldığını, ancak davacı tarafın sözleşmeye aykırı olarak davalı firma tarafından yapılan avans ödemesini hesaplarına hakediş tarihindeki kur üzerinden TL'ye çevirerek yansıttığını, haksız olarak davalı firma hakkında ... 20. İcra Müdürlüğü'ün ... takip numaralı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, bununla birlikte 21.11.2019 tarihinde henüz davacı firma tarafından ihtarname gönderilemeden davalı firma tarafından 80.000,00 TL davacı firmaya ödenerek cari hesap sıfırlandığını, bu şekilde davalı firmanın cari hesaptan kaynaklanan bir borcu kalmadığını, taraflar arasında sözleşmeye uygun bir şekilde kesin kabul ve kesin hesap henüz yapılmadığını, bu yönüyle de davacı firmanın alacak talebinde bulunma hakkı olmadığını, açıklanan bu nedenlerle; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Bilirkişi Kök ve Ek Raporu, Tarafların BA/BS Formları, ... 20. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası, Faturalar, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
03.03.2022 tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Sayın Mahkemenin talebi doğrultusunda davalı Ticari kayıtları üzerinde yapılan incelemede; Ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı hususu; Davalının Ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu. Açılış ve kapanış tasdiklerinin bulunup bulunmadığı, İncelemeler bölümünde belirtildiği üzere Açılış ve kapanış tasdiklerinin bulunduğu. İddia, savunma, icra dosyası ile tüm dosya kapsamına göre davacının davalıdan takip ve dava tarihi itibari ile :Davalı vekili 18/08/2021 tarihli dilekçesinde 21/11/2019 tarihinde 320 satıcılar hesabının -0- TL olduğu belirtilmiş isede davalının teminatlarını takip ettiği 326 01 11 Hesap bakiyesi incelenmeden değerlendirme yapıldığı değerlendirilmektedir.
15.06.2021 tarihi itibariyle 326 01 11 Teminat Hesabının incelemesinde 82.513,66 TL davacının davalıdan Teminat alacak bakiyesi olduğu görülmüştür. Tarafların uyuşmazlığı 6.11.2017 tarihli 90.527- EURO Avans ödemesinin davacının kayıtlarında TL ödemesi olarak kabul edilmesi ve davalınında kayıtlarında Kur farkı değerlemesi yapılarak cari hesabına dahil etmesinden kaynaklı ve sözleşmenin farklı yorumlanmasından kaynaklandığı değerlendirilmektedir." görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
30.06.2022 tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce mahkemenin kabulü halinde, 1. Tarafların ibraz olunan ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin tam olduğu, e-defter beratlarının süresinde oluşturulduğu, her iki taraf defterlerinin de sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, 2. Davacının ticari defterlerine göre davacı 17.483,70€ karşılığı 108.426,92TL ve 19.729,52TL (damga vergisi faturası) olmak üzere toplam 128.156,44TL davalıdan alacaklı olduğu, Davalının defterlerine göre ise davacı 82.513,66TL davalıdan alacaklı olduğu dolayısı ile taraf defterlerindeki farkın toplamı 128.156,44TL - 82.513,66TL = 45.642,78TL olduğu, 3. Söz konusu 45.642,78TL fark davalının ticari defterlerinde olduğu halde davacının ticari defterlerinde olmayan 09.05.2018 tarihli “...” açıklamalı kayıttan kaynaklandığı, 4. Taraf ticari defter kayıtlarındaki 45.642,78TL farkın dayanağı olan avans ödemeleri Türk Lirası cinsinden yapılmış olmakla, Türk Lirası cinsinden yapılan ödemelere davacının düzenlediği fatura tarihi esas alınarak kur farkı hesaplanmasına mahal olmadığı, bu nedenle davalının ticari defterlerinde olduğu halde davacının defterlerinde olmayan 45.642,78TL kur farkı kaydından sarfı nazar edilerek davalının ticari defterlerinde kayden yer alan 82.513,66TL davacı alacağına 45.642,78TL’nin de ilavesi ile davacının 128.156,44TL asıl alacağının olduğu kanaatine ulaşıldığı, 5. Davalının gerek taraflar arasındaki sözleşmenin 13.2 maddesi gerek 24. maddesi ve gerekse de damga vergisine ilişkin faturaya yasal süresi içinde itiraz etmediğinden damga vergisini ödemekle de yükümlü olduğu, 6. Davacının alacak iddiası benimsenmesi halinde, davacı takip ve dava konusu alacağını takipten önce ... 51.Noterliği’nin ... tarih ve ...yev.nolu ihtarnamesi ile talep etmiştir. İhtarname davalıya 22/11/2019 tarihinde tebliğ edilmiş olmakla ihtarnamede davalıya verilen 3 günlük sürenin dolduğu 24.11.2019 tarihinde temerrüt oluştuğu, Buna göre davacının (taleple bağlılık ilkesi gereği) belirlenen asıl alacağının 108.426,92TL’lik kısmına24.11.2019 temerrüt tarihi ile 24.08.2020 takip tarihi arasındaki 274 gün için 10.750,60TL işlemiş avans faizi hesaplandığı, 7. Davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; Merkez bankası verilerinden, 24.08.2020 takip tarihi itibari ile avans faizi oranının %10 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren %10 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği" görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
15.08.2023 tarihli Bilirkişi Ek Raporunda Özetle; "dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce mahkemenin kabulü halinde, Öncelikle kök raporda davalının defterleri de incelenmiş ve talimat mahkemesince alınan 03.03.2022 tarihli bilirkişi raporu ile aynı tespitler yapıldığı Taraflar arasındaki sözleşmede 4.7 alt maddesi “Ödemeler fatura kesildiği tarihteki T.C Merkez Bankasının belirlediği kur ile TL olarak ödenir” hükmü bulunmasına rağmen yapılan avans ödemelerinin başkaca bir kurdan hesaplanacağına dair bir açıklama olmadığı, Ödemelerin hangi kurdan kabul edileceğine dair sözleşmedeki yegâne madde sözleşmenin 4.7 maddesi olduğu, Davalının itirazlarına ilişkin bilcümle hususlara kök raporun 7,8 ve 9. Sahifelerinde yeterince değinilmiş ve açılanmış olup ek rapor aşamasında kök rapordaki görüş ve kanaati değiştirecek yeni bir bilgi ve belge sunulmadığından kök rapordaki görüş ve kanaatler aynı perspektif ile aynen muhafaza edildiği, ancak Sayın Mahkemenin HMK 282 gereği bilirkişi görüşü ile bağlı olmadığı gözetilerek, Sayın Mahkemenin davacı savları yönünde hüküm kurmakta muhtar olduğu mütalaa edilmiştir. Keyfiyeti, meselenin asli ve nihai hukuki tavsifi 6100 sayılı HMK’nın md. 266/c.2 ve 6754 sayılı Kanun’un md. 3/3 hükümlerine dayalı olarak tamamen ve münhasıran muhterem Mahkemeye ait olmak kaydı ile sayın yargı makamının tetkik ve takdirlerine arz ederim." görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
GEREKÇE: Dava, ticari satım nedeniyle oluşan kur farkı ve damga vergisi alacağından kaynaklı icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında davacı tarafından davalıya 8 adet asansör tesliminin yapıldığı, bedellerin euro üzerinden belirlendiğini, ödemenin fatura tarihindeki kur üzeriden TL'ye çevrilerek ödeme yapılacağı hususunda tarafların anlaştıklarını, söz konusu anlaşmaya istinaden davalı yanca eksik hesaplanarak ödeme yapıldığı ve damga vergisinin davalı yanca ödenmediği, bu hususta ihtarname keşide edilmesine rağmen ödeme yapılmadığı, ödenmeyen kur farkı alacağı nedeniyle icra takibi yapıldığı, yapılan itiraz üzerine işbu itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır.
Alacağın varlığı hususunda yapılan bilirkişi incelemesinde, 03.03.2022 tarihli Bilirkişi Talimat Raporunda; davalı vekili 18/08/2021 tarihli dilekçesinde 21/11/2019 tarihinde 320 satıcılar hesabının -0- TL olduğu belirtilmiş isede davalının teminatlarını takip ettiği 326 01 11 Hesap bakiyesi incelenmeden değerlendirme yapıldığı,
15.06.2021 tarihi itibariyle 326 01 11 Teminat Hesabının incelemesinde 82.513,66 TL davacının davalıdan Teminat alacak bakiyesi olduğu, tarafların uyuşmazlığı 6.11.2017 tarihli 90.527- EURO Avans ödemesinin davacının kayıtlarında TL ödemesi olarak kabul edilmesi ve davalınında kayıtlarında Kur farkı değerlemesi yapılarak cari hesabına dahil etmesinden kaynaklı ve sözleşmenin farklı yorumlanmasından kaynaklandığı, belirtilmiştir.
30.06.2022 tarihli Bilirkişi Raporunda; davacının ticari defterlerine göre davacı 17.483,70€ karşılığı 108.426,92TL ve 19.729,52TL (damga vergisi faturası) olmak üzere toplam 128.156,44TL davalıdan alacaklı olduğu, davalının defterlerine göre ise davacı 82.513,66TL davalıdan alacaklı olduğu dolayısı ile taraf defterlerindeki farkın toplamı 128.156,44TL - 82.513,66TL = 45.642,78TL olduğu, söz konusu 45.642,78TL fark davalının ticari defterlerinde olduğu halde davacının ticari defterlerinde olmayan 09.05.2018 tarihli “...” açıklamalı kayıttan kaynaklandığı, taraf ticari defter kayıtlarındaki 45.642,78 TL farkın dayanağı olan avans ödemeleri Türk Lirası cinsinden yapılmış olmakla, Türk Lirası cinsinden yapılan ödemelere davacının düzenlediği fatura tarihi esas alınarak kur farkı hesaplanmasına mahal olmadığı, bu nedenle davalının ticari defterlerinde olduğu halde davacının defterlerinde olmayan 45.642,78TL kur farkı kaydından sarfı nazar edilerek davalının ticari defterlerinde kayden yer alan 82.513,66TL davacı alacağına 45.642,78TL’nin de ilavesi ile davacının 128.156,44TL asıl alacağının olduğu kanaatine ulaşıldığı, davalının gerek taraflar arasındaki sözleşmenin 13.2 maddesi gerek 24. maddesi ve gerekse de damga vergisine ilişkin faturaya yasal süresi içinde itiraz etmediğinden damga vergisini ödemekle de yükümlü olduğu, davacının alacak iddiası benimsenmesi halinde, davacı takip ve dava konusu alacağını takipten önce ... 51.Noterliği’nin ... tarih ve ... yev.nolu ihtarnamesi ile talep etmiştir. İhtarname davalıya 22/11/2019 tarihinde tebliğ edilmiş olmakla ihtarnamede davalıya verilen 3 günlük sürenin dolduğu 24.11.2019 tarihinde temerrüt oluştuğu, Buna göre davacının (taleple bağlılık ilkesi gereği) belirlenen asıl alacağının 108.426,92TL’lik kısmına 24.11.2019 temerrüt tarihi ile 24.08.2020 takip tarihi arasındaki 274 gün için 10.750,60TL işlemiş avans faizi hesaplandığı, davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; Merkez bankası verilerinden, 24.08.2020 takip tarihi itibari ile avans faizi oranının %10 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren %10 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, belirtilmiştir.
Kök rapora itiraz edilmesi üzerine 15.08.2023 tarihli Bilirkişi Ek Raporunda; ek rapor aşamasında kök rapordaki görüş ve kanaati değiştirecek yeni bir bilgi ve belge sunulmadığından kök rapordaki görüş ve kanaatler aynı perspektif ile aynen muhafaza edildiği, bildirilmiştir.
Kur farkı alacağının talep edilebilmesi için yazılı bir sözleşme veya taraflar arasında yabancı para üzerinden devam eden ticari ilişkinin bulunması gerekir (Yargıtay 19.HD. 2008/6163 Esas ve 2008/7544 K sayılı karar ile Yargıtay 19. HD.nin 2017/3549 Esas, 2018/4033 Karar ve 11/09/2018 tarihli kararı).
Uyuşmazlık konusu faturaların incelenmesinde, davacı tarafından yapılan işler karşılığı hak edişlerin euro üzerinden belirlenerek sözleşme gereğince fatura tarihindeki kur üzerinden TL karşılığı talep edilmiştir.
Dosya kapsamında yer alan kayıtlardan taraflar arasında imzalanan sözleşmede yabancı para birimi üzerinden belirlenen alacağın hangi şekilde ödeneceğinin belirlendiği ve dolayısıyla sözleşmede kur farkı uygulamasına ilişkin hükmün düzenlendiği görülmektedir. Dolayısıyla taraflar arasında kabul edilen sözleşme gereği davacının, kur farkı nedeniyle alacak talebinde bulunabileceği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda davanın bilirkişi tarafından hesaplanan miktar üzerinden kabulü gerekmekle birlikte, her ne kadar sözleşmede vergi ödemesinin davalı yanca yapılacağı da belirtilmiş ise de davacı yanca çekilen ihtarname de vergi alacağı talep edilmemiş olmakla bu alacak kalemi yönünden işlemiş faiz talebinin reddi gerekmiştir.
Davalının icra takibine haksız yere itirazda bulunması, alacağın likit olması nedeni ile toplam alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının (İİK md.67/2) davalıdan tahsilde tekerrür olmamak üzere alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KISMEN KABULÜNE,
Davalının ... 20.İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 108.426,92 TL hakediş bedeli alacağı, bu alacağa işlemiş 10.750,60 TL faiz ve 19.729,52 TL damga vergisi alacağı ile toplam 128.156,44 TL asıl alacağa takip tarihi olan 24.08.2020 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek ticari avans faizi uygulanarak devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 138.907,04 TL alacağın %20'si olan 27.781,41 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 9.488,74 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 1.690,82 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 7.792,92 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye İrad Kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 1.690,82 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 22.225,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13 ve 14. Maddeleri ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul-red oranlarına göre hesaplanan 1.309,70 TL'sinin davalıdan, 10,30 TL'sinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE irad kaydına,
7-Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 1.309,70 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvuru harcı, 8,50 TL vekalet harcı, 2.150,00 TL bilirkişi ücreti ve 237,50 TL posta ücreti olmak üzere toplam 2.455,30 TL yargılama giderinin kabul/red oranına göre hesaplanan 2.436,18 TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davacı tarafından yatırılan, kullanılmayan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/12/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır