T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/606 Esas
KARAR NO : 2025/596
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 17/09/2021
KARAR TARİHİ : 23/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; davalılardan ... yönetimindeki ... plakalı motosikletin 01.06.2016 günü ölen ...'e çarpmasıyla oluşan kazada ...'in ağır yaralandığını, 2 ay sonra 26.07.2016 günü öldüğünü, bu sürede ölenin oğlu olan davacının ihtiyaçlarını karşıladığını, düzenlenen kaza tutanağında kazadan önce ...'in hızlı araç kullandığının, yayanın ise 13 m genişliğindeki yolun 10 metresini kat ettiğinin belirtilidiğini, ... 48. Asliye Ceza Mahkemesinin ... E sayılı dosyasında davalı sürücü aleyhine ceza kararı çıktığını ve kararın İstanbul BAM 19. Ceza Dairesinin ... E ve ... K sayılı ve 12.07.2019 tarihli kararıyla onandığını, davalının davacının babasının ünde asli kusurlu bulunduğunu, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, davacının % 80 derecesinde iş göremezlik raporunun olduğunu, davacının yetişkin bir erkek olarak annesinden çok babasının desteğine muhtaçken kaybettiğini, bu nedenle maddi tazminat talep ettiklerini, davalı sigortaya 29.06.2016 tarihinde yapılan başvuruyla ihbar yapıldığını ancak tüm mirasçılar adına 17.970,00 TL ödendiğini, bunun düşük olduğunu, tutarın tamamen iade edildiğini, akabinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu, ... sayılı karar doğrultusunda 27.067,93 TL destek tazminatının davacıya ödenmesine karar verildiğini ancak davalı sigorta şirketinin geçerli bir vekaletname olmadığı gerekçesiyle ödeme yapmayı reddettiğini, davacının zihinsel bir engelinin olmadığını, hastalığının iş görmesini engellediğini, temyiz kudretini kaldırmadığını, buna ilişkin heyet kararı olduğunu, murisin ölümünden sonra yapılan vasi tayini davasında ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin ...E sayılı dosyasından vas ne gerek olmadığına karar verildiğini, Sigorta Tahkim Komisyonunun vekaletname yokluğundan davanın reddine karar verdiğini ve şimdilik 100 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen, davalı ... sigorta yönünden sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere 29/06/2016 ihbar tarihinden itibaren diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsiline, yargılama gideri ve arabuluculuk ile dava vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; dava ile davalı müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, aracın uzun süreli kiraya verildiğini, davalı müvekkili şirketin işleten sıfatına sahip olmadığını, 2918 sayılı KTK'nın 3. Maddesinde işleten sıfatının açıklandığını, uzun süreli kira kavramıyla çeşitli yorumlandığını, Yargıtay 11. HD 01.06.1988 tarihli kararında 3 aylık kira sözleşmesi ile aracı devralan kişinin işleten olduğunun kabul edildiğini, Yargıtay'ın 1 yıllık kira sözleşmelerinin uzun süreli olduğunda tereddüt etmediğini, dava konusu aracın 29 aylık bir dönem için 3. Kişi olan ...'a kiraya verildiğini, bu nedenle anılan kişinin araç üzerinde fiili ve ekonomik hakimiyetinin olduğunu, dolayısıyla işleten olduğunu, dava konusu aracın kiralandığını gösteren 28.12.2015 tarihli Motosiklet Kiralama Sözleşmesi gereğince ödenen damga vergisinin bir örneğinin sunulduğunu, gerekli görülmesi halinde ... Vergi Dairesine yazı yazılarak sorulmasını talep ettiklerini, son olarak aracı yöneten ...'in kaza tarihindeki işvereninin belirlenmesi için SGK'ya yazı yazılmasını istediklerini, sonuç olarak davalı şirketin işleten sıfatının olmadığını, kazada kusurlu hareket olması gerektiğini, olmaması halinde sorumluluk doğmayacağını, kazada sürücünün %50 kusurlu olduğunun Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından kabul edilmesine rağmen başvurunun usulden reddedildiğini, ölenin en az % 50 kusurlu olduğunun davacı tarafından kabul edilmiş olduğunu, ayrıca sürücü ...'in davalı şirketle bir bağının olmadığını, davacının talebinin reddinin gerektiğini, davacının 22 yaşını doldurduğunu, destek hakkının kalmadığını, davacının akıl sağlığının yerinde olduğuna karar verilmişken %80 maluliyetinin nasıl hesaplandığının anlaşılamadığını, tazminattan sigorta şirketinin sorumlu olacağını ve davanın husumetten reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... Sigorta ve ...'e dava dilekçesi ve tensip tutanağı tebliğ edilmiş, davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir.
Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, Sigorta Tahkim Komisyonu dosyası, bilirkişi raporu, bilirkişi ek raporu, ATK raporu icra dosyası, dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, 01/06/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden ...'in ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı, davalıların sorumlu olup olmadıkları, davalı ... şirketinin 28/12/2015 tarihli uzun süreli kira sözleşmesi doğrultusunda husumet itirazının yerinde olup olmadığı hususunda toplanmaktadır.
... 48. Asliye Ceza Mahkemesinin ... E sayılı dosyası incelendiğinde; ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve ...soruşturma numaralı, ... esas numaralı, ...iddianamesi ile; 01/06/2016 tarihinde şüphelinin sevk ve idaresindeki motosikletle ... caddesinin kesiştiği yerde yaya müşteki ...'e çarparak yaralanmasına sebebiyet verildiği, Müştekinin hayati tehlikesi bulunduğu ve yoğun bakımda olduğundan ifadesi alınamadığı, Şüpheli savunmasında, müştekinin aniden koşarak önüne çıktığını, frene bastıysa da motorun kayması sonucu şahsa çarptığını, şahsın karşıdan karşıya geçmes istediği yerde yaya geçidi, uyarı levhası ve trafik ışığı bulunmadığını ifade ettiği, Müşteki vekili Başsavcılığa verdiği dilekçesiyle müştekinin halen ... Üniversitesi ... Fakültesi Hastanesi'nde Yoğun Bakım Ünitesinde bulunduğunu, polis merkezinden ifade için geldiklerinde , ifade veremeyecek halde olduğunu, evrak muhtevası, olay yeri incelemesi ve rapora göre şüphelinin atılı suçu işlediği anlaşıldığından "Yargılanmasının yapılarak sevk maddelerince CEZALANDIRILMASINA" karar verildiği görülmüştür.
Taraflarca bildirilen delillerin toplanmasının ardından Mahkememizin 25/10/2022 tarihli ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere ... Makine Mühendisliği Trafik Kürsüsünde görevli bilirkişi, aktüer ve Mali Müşavir bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 06/03/2023 tarihli raporda özetle;
" 1-Davacıların murisi yaya ...'in % 65 oranında asli kusurlu olduğu,
2-Davalı sürücü ...'in %35 oranında tali kusurlu olduğu,
3-Kaza tarihinde ... plakalı aracın dava dışı ...'isimli kişiye uzun dönem 28.12.2015 başlangıç, 07.05.2018 bitiş olmak üzere 29 aylığına uzun dönem kiralanmış olduğu,
4-Uzun dönem kiralama ilişkisi nedeniyle araç maliki olarak gözüken davalı ... Tic. A.Ş.'nin işleten sıfatının kalkıp kalkmayacağı buna göre işbu dava kapsamında sorumlu olup olmayacağı hususundaki hukuki durumun takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu,
5-Davacılar desteğinin %65 kusuru dışında kalan %35 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre bu olay nedeniyle 26.07.2016 tarihinde vefat eden ...'in geride kalan hak sahiplerinden;
a)Davacı Oğlu ...'in destekten
yoksun kalma sebebiyle maddi zararının = 52.075,45 TL. olduğu,
b)Davacının maddi zararının poliçe limitleri içinde kaldığı,
c)Başvuru tarihine göre sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi 26.09.2016 olarak belirlenmiş olup,
Araç sürücüsü bakımından herhangi bir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın temerrüdün 26.07.2016 vefat tarihinde gerçeklemiş olacağı,
e)Sigortalı aracın kullanım şeklinin hususi gözüktüğü, ..." sonuç ve kanaatine varılmaktadır.
Mahkememizin 26/09/2023 tarihli ara kararı gereğince dosyamız ek rapor hazırlanmak üzere ... Makine Mühendisliği Trafik Kürsüsünde görevli bilirkişi ve aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen 22/01/2024 tarihli ek raporda özetle;
"İtirazlar doğrultusunda değişiklik gerektirmeyen 02.03.2023 tarihli raporda belirlendiği gibi:
1-Davacıların murisi yaya ...'in % 65 oranında asli kusurlu olduğu,
2-Davalı sürücü ...'in % 35 oranında tali kusurlu olduğu,
Değişen asgari ücretler dikkate alınarak işbu raporda yapılan yeni hesaplama sonucu itirazlar doğrultusunda değişiklik gerektirmeyen 02.03.2023 tarihli raporda belirlendiği gibi;
Davacılar desteğinin %65 kusuru dışında kalan %35 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre bu olay nedeniyle 26.07.2016 tarihinde vefat eden ...'in geride kalan hak sahiplerinden;
a)Davacı Oğlu ...'in destekten
yoksun kalma sebebiyle maddi zararının = 85.919,27 TL. olduğu,
b)Davacının maddi zararının poliçe limitleri içinde kaldığı,
c)Başvuru tarihine göre sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi 26.09.2016 olarak belirlenmiş olup,
Araç sürücüsü bakımından herhangi bir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın temerrüdün 26.07.2016 vefat tarihinde gerçeklemiş olacağı,
e)Sigortalı aracın kullanım şeklinin hususi gözüktüğü,
02.03.2023 tarihli raporda belirlendiği gibi:
Kaza tarihinde ... plakalı aracın dava dışı ...'isimli kişiye uzun dönem 28.12.2015 başlangıç, 07.05.2018 bitiş olmak üzere 29 aylığına uzun dönem kiralanmış olduğu, Uzun dönem kiralama ilişkisi nedeniyle araç maliki olarak gözüken davalı ... Tic. A.Ş.'nin işleten sıfatının kalkıp kalkmayacağı buna göre işbu dava kapsamında sorumlu olup olmayacağı hususundaki hukuki durumun takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu,..." sonuç ve kanaatine varılmaktadır.
Mahkememizin 12/03/2024 tarihli celse ara kararı ile, ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında alınan ATK kusur raporu ile Mahkememizce alınan kusur raporu arasında çelişki olduğu anlaşıldığından iki kusur raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosyanın ATK Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiş, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin ... tarih ... sayılı kararı ile;
"A-Davalı Sürücü ...' in %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu,
B-Maktül yaya ...' in %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu.., " sonuç ve kanaatine varılmaktadır.
Mahkememizin 21/05/2025 tarihli ara kararı gereğince dosyamız ek rapor hazırlanmak üzere aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen 26/05/2025 tarihli ek raporda özetle;
"Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere;
01.06.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalıların %50 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre bu olay nedeniyle 26.07.2016 tarihinde vefat eden ...'in geride kalan hak sahiplerinden;
a)Davacı Oğlu ...'in destekten
yoksun kalma sebebiyle maddi zararının = 144.614,27 TL. olduğu,
b)Davacının maddi zararının bakiye poliçe limiti içinde kaldığı,
c)Başvuru tarihine göre sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi 26.09.2016 olarak belirlenmiş olup,
Araç sürücüsü bakımından herhangi bir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın temerrüdün 26.07.2016 vefat tarihinde gerçeklemiş olacağı,
d)Sigortalı aracın kullanım şeklinin hususi gözüktüğü,
e) 02.03.2023 tarihli raporda SM Mali Müşavir bilirkişi tarafından şirket ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu kaza tarihinde ... plakalı aracın dava dışı ... isimli kişiye 28.12.2015 başlangıç, 07.05.2018 bitiş olmak üzere 29 aylığına uzun dönem kiralanmış olduğu belirlenmiş olup buna göre;
Uzun dönem kiralama ilişkisi nedeniyle araç maliki olarak gözüken davalı ...Tic. A.Ş.'nin işleten sıfatının kalkıp kalkmayacağı buna göre işbu dava kapsamında sorumlu olup olmayacağı hususundaki hukuki durumun takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu,..." sonuç ve kanaatine varılmaktadır.
Davacı vekilinin 18/08/2025 tarihli ıslah dilekçesi sunduğu, dava değerinin 144.614,27-TL arttırıldığını, davalılardan müştereken ve müteselsilen davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırı olmak üzere karar verilmesini talep ettiği ve ıslah harcının yatırılmış olduğu görülmüştür.
2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Bu hükme göre eldeki davada kaza tarihinde davalı ... A.Ş. İle dava dışı 3.kişi arasında uzun süreli kira sözleşmesinin yapıldığı tespit edildiğinden davalı ... A.Ş.'nin artık araç üzerindeki fiili hakimiyetinin ve ekonomik yönden yararlanma olanağının kalktığı, bu nedenle işleten sıfatıyla sorumluluğunun söz konusu olmadığı, aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerektiğinden davalı ... A.Ş. yönünden açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Bu kapsamda bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ATK dan alınan kusur raporu ile 26/05/2025 tarihli ek aktüer raporuna göre, 01/06/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, davalı Sürücü ...' in %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, davacılar murisi yaya ...' in %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Tespit edilen kusur durumu doğrultusunda, kazada vefat eden ...'in geride kalan hak sahiplerinin TBK'nın 53.maddesi kapsamında maddi tazminat talep şartlarının oluştuğu, işleten sıfatı kalkmış bile olsa ZMMS poliçesinin niteliği ve amacı itibariyle zarar gören 3.kişilere karşı koruma sağlamaya devam edeceği nazara alındığında sigorta şirketinin sorumluluğunun devam edeceği anlaşıldığından dava ve talep arttırım dilekçesine göre davanın davalılar ... ve ... Sigorta yönünden kabulü ile 144.614,27TL destekten yoksun kalma tazminatının vefat tarihi olan 26/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 26/09/2016 tarihinden itibaren faiz işletilmek ve sigorta poliçesi ile sınırlı tutulmak kaydı ile) anılan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre;
1-Davanın davalılar ... ve ... Sigorta yönünden kabulü ile, 144.614,27-TL destekten yoksun kalma tazminatının vefat tarihi olan 26/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 26/09/2016 tarihinden itibaren faiz işletilmek ve sigorta poliçesi ile sınırlı tutulmak kaydı ile) anılan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Davalı ... A.Ş. Yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine
3-Karar tarihine göre alınması gereken 9.878,60 TL harçtan peşin ve ıslah olarak alınan toplam 2.528,96 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.349,64 TL harcın davalılar ... ve ... Sigorta'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Peşin ve ıslah olarak alınan toplam 2.528,96-TL harcın davalılar ... ve ... Sigorta'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılar ... ve ... Sigorta'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Sigorta'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvuru harcı, 8,50-TL vekalet harcı, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 2.084,35 TL tebligat posta gideri, 7.275,00-TL ATK faturası olmak üzere toplam 15.344,88 TL yargılama giderinin davalılar ... ve ... Sigorta'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı ... A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine,
9-Davacı ve davalılar tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair verilen karar davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 23/09/2025
Katip Hakim
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır