T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/711 Esas
KARAR NO: 2024/318
DAVA: Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle)
DAVA TARİHİ: 04/11/2021
KARAR TARİHİ: 22/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 17.12.2019 tarihinde saat 12.00 sıralarında , ... yolun karşısındaki kuaför dükkanına yaya olarak dikkatli bir şekilde geçmek isterken, maliki ... olan, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı 2014 model ... markalı araç ile kontrolsüz bir şekilde arkasına bakmadan tek yönlü olan yolda yasak olmasına rağmen geri manevra yapması sonucu müvekkiline şiddetli bir şekilde çarptığını ve çarpışma sonucunda müvekkili ...'in ciddi bir şekilde yaralandığını ve bedensel zarara uğradığını, davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davalı ... A.Ş’ne mecburi mali mesuliyet (trafik ) sigortası ile sigortalı olduğunu, davalı sigorta şirketinin müvekkilinin zararlarından sorumlu olduğunu, müvekkilli lehine trafik kazası nedeniyle oluşan zararları için maddi ve manevi tazminat talepleri için Borçlar Kanunu’nda aranan tüm şartların oluştuğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla ilk aşamada 1.000-TL maddi tazminat (belirsiz alacak eda davası) ile 20.000.-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi, yargılama giderleri, vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili bu talebini 20/03/2024 tarihinde sunmuş olduğu ıslah dilekçesi ile artırarak maddi tazminat talebi olarak 170.251,74-TL sürekli iş göremezlik zararı, 8.357,74.-TL geçici iş göremezlik zararı, 100,00.-TL iyileşme döneminde bakıcı gideri, 100,00.-TL belgelendirilemeyen (kaçınılmaz) tedavi ve bakım giderinin kaza tarihi olan 17.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsiline, 20.000,00.-TL manevi tazminatın ise kaza tarihi olan 17.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ... A.Ş. dışındaki davalılardan tahsiline, yargılama giderleri, vekalet ücreti ile birlikte davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu ...plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ... Poliçe Nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına alındığını, müvekkiline başvuru şartının gerçekleşmediğini, davacının sunduğu... Hastanesinin 19.11.2020 tarihli rapor 1 yıl süreli olarak verilmiş olup değerlendirmeye esas alınamayacağıı, yine işbu raporda yer alan arazların kaza ile illiyet bağının olmadığını, davayı kabul manasında olmamak üzere, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının ve davacıların maluliyet oranının erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik uyarınca tespiti bakımından dosyanın adli tıp 3. ihtisas kurumu’na sevk edilmesi gerektiğini, huzurdaki dava kaza tarihi itibariyle 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren zorunlu mali sorumluluk genel şartlarına tabi olduğunu, kabul manasında olmamak üzere dosyamızda kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesinin gerektiğini, zira müvekkili şirketin yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, kabul manasında olmamak üzere bir tazminat hesaplaması yapılacaksa da bu hesaplamanın genel şartlarda belirlenen usul ve esaslara uygun olarak yapılması gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerekli olduğunu, bu sebeple SGK'ya yazı yazılarak kaza nedeniyle davacı taraflara herhangi bir nam altında yapılmış ödeme olup olmadığının öğrenilmesi gerektiğini, davacının giderlerinin ilgili mevzuat gereği müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını beyan ederek davanın esastan ve usulden reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracının ... A.Ş.'nde zorunlu mali mesuliyet sigortası bulunduğunu, dolayısıyla poliçe kapsamında kalan zararların Sigorta Şirketi'nden tahsilinin gerektiğini, Bunun için de öncelikle “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” şeklindeki KTK md. 97'ye göre sigortaya başvuru yapılmasının gerektiğini, ancak işbu davada yazılı başvuru yapılmadan doğrudan açıldığını, bu nedenle usulden reddinin gerektiğini, bunun yanında somut olayda davacının ağır kusuru olduğundan illiyet bağının kesilmiş oduğunu, herhangi bir tazminat yükümlülüğünün bulunmadığını, somut olayda davacının dikkatsizliğinin söz konusu olduğunu, tazminat hakkının bulunmadığını, dolayısıyla maddi ve manevi tazminat talep edemeyeceğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; KTK md. 97’de uyarınca sigorta zarar gören sigorta şirketine geçerli bir başvuru yapması gerektiğini, ancak davacı tarafın bu yolu tüketmeden doğrudan arabuluculuk yoluna başvurduğunu ve işbu davayı ikame ettiğini, bu sebeple de davanın öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddinin gerektiğini, davacı tarafın belirsiz alacak davacı açmakta da hukuki yararının bulunmadığını, bahsi geçen kazada davacının somut olayda ağır kusuru bulunmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde davacının kaza sonrası hastanede tedavi gördüğünü ardından fizik tedaviye başlamış olduğunu ve tüm masrafları kendisinin karşılamış olduğunu iddia etmişse de bu hususa ilişkin herhangi bir delil sunmadığını, bu nedenle davacı tarafın mücerret iddiasının reddinin gerekmekte olduğunu, yine davacının el işçiliği ürünleriyle gelir sağladığını ancak kaza sonrasında el bileğinde oluşan hasar nedeniyle bu gelirden yoksun kaldığını da ileri sürdüğünü, ancak davacı tarafın ne tür bir ‘el emeği üründen’ bahsedildiği belirtilmemiş afaki ve mücerret iddiadan öteye gidilmediğini, bu nedenle tamamen dayanaktan yoksun bu iddialar ile bahsi geçen zarardan müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin ise bu süreçte davacıya ambulans gelene kadar refakat ettiğini, çevreye de yardım çağırısında bulunduğunu, davacı tarafın iddiaları hilaf-ı hakikat olduğunu, davacı taraf bu hafif kazadan sonra dışarıya çıkmaya, sokakta yürümeye ve hatta her araçtan korkmaya başladığını iddia etmişse de davacının olaydaki ağır kusuru ve müvekkilinin sorumlu olmadığı göz önüne alındığında manevi tazminat hakkının doğduğunun söylenemeyeceğini beyan ederek davanın öncelikle usulden reddine, aksi halde izah edilen nedenlerle davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Sigorta poliçesi, kaza tespit tutanağı ve kroki, hasar dosyası, trafik kayıtları, tanık beyanı, kusur ve maluliyete ilişkin Adli Tıp Kurumu raporları, aktüer bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE:
Davacı tarafından açılan dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının uğramış olduğu trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat talep edip edemeyeceği talep edebilecek ise miktarları, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunup bulunmadığı, davalı sigorta şirketine eksik belge ile başvuru itirazının yerinde olup olmadığı hususlarındadır.
Davacının uğramış olduğu trafik kazası nedeni ile tazminat talep etmekte ve dava açarken dava değerini belirlemesi kendinden beklenemeyeceğinden belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunduğundan bu yöndeki itirazın reddine, eksik belgelerin sonradan tamamlanması mümkün olduğundan sigorta şirketine eksik belge ile başvuru itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
17.12.2019 günü saat 12:40 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile seyir halindeyken geldiği tek yönlü ... sokak üzerinde geri manevra ile ters yöne seyrettiği esnada, aracının arka kısımları ile yolun karşısına geçiş yapmakta olan davacı yaya ...'e çarpması neticesinde davacı yayanın yaralanmasına ilişkin dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir.
Manevi tazminat yönünden, talimat mahkemesi aracılığıyla tanık dinlenmiş, davacı tanığı ... yeminli beyanında " Davacı benim teyzem olur. ...'da kaza geçirmiş, kazadan hemen sonra beni aradılar. Ben aynı gün uçakla yanına gittim. Ben gittiğimde hastanedeydi. Tanınmayacak haldeydi. Kafasından, vücudundan, sağ kolundan ve ayağından yaralanmıştı. Yüzünde kırıklar vardı. Kaşık bile tutamayacak haldeydi. Ameliyat oldu. 13-14 ay kadar kendisine ben baktım. Kişisel bakımlarını dahi ben yapıyordum. Gece dahi uyuyamıyordu. Araba görünce feryat ediyordu. Psikolojik olarak da çok etkilenmişti. Uzun süre fizik tedavi gördü. Gece yatakta sağa sola dahi dönemiyordu. Üzerini ben örtüyordum. Şu anda da kalıcı sakatlığı vardır. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir." demiştir.
Kusura ilişkin İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda, Kaza tespit tutanağı ve ekli krokisi tetkik edildiğinde, olay mahallinin yerleşim yeri içi, düz ve eğimsiz, tek yönlü, sokak, şerit sayısının 1 ve genişliğinin 2 metre, dar yol, zemini parke kaplama, yol yüzeyinin kuru, havanın açık, vaktin gündüz olduğu, fren izi tespitinin olmadığı, krokide yayanın ve aracın yolun orta kısımlarında olduğu, davalı sürücü ...'in 17.12.2019 tarihli ifadesinde "... Emirler çıkmazı sokakta seyir halinde sokağın çıkmaz sokak olduğunu farkettim bu nedenle sokaktan geri geri giderken ... isimli şahsa çarptım ancak geri geri gittiğim için hızım yüksek değildi bu nedenle yavaşça çarptım ben aracımla geri geri giderken aynalarımı kontrol ettim ve bu şahsı kesinlike görmedim..." dediği, davacı yaya ...'in 17.12.2019 tarihli ifadesinde; "..kuaföre gitmek için caddedeki yürüme yolundan Kasapbaşı sokaktan geçip kuaföre gidecektim ... sokağa geldiğimde yolun ortasında sokağın girişinin biraz ilerisinde açık kahve renginde bir taksiyi durur vaziyette gördüm diğer yola geçmek için hareketlendim yolun ortasına yaklaştığım sırada taksi geri geri süratli bir şekilde bana çarptı ben taksinin geldiğini fark edemedim.." dediği, 28.12.2020 tarihli ... 54. Asliye Ceza Mahkemesine sunulan bilirkişi raporunda, kazanın oluşumunda sürücü ...'in asli kusurlu olduğu, yaya ...'in kusurunun bulunmadığı kanaatinin belirtildiği, mevcut verilere göre A) Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri içi mahaldeki tek yönlü sokak üzerinde nizamlara aykırı biçimde ters istikamete doğru geri manevra ile seyrettiği, buna rağmen geri manevra ile seyretmeden önce ve seyri boyunca aracının dikiz aynalarını da kullanarak gerisine ilişkin gerekli ve yeterli kontrollerini etkin biçimde yapmadığı, geri manevra ile kontrolsüzce seyrettiği esnada yolun karşısına geçiş yapmakta olan davacı yayaya önlemsizce çarptığı kazada %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, B) Davacı yaya ... yerleşim yeri içi mahalde yolun karşısına geçiş yaptığı sırada tek yönlü yolda ters istikamete doğru geri manevra ile seyreden davalı sürücü idaresindeki otomobilin arka kısımlarından çarpmasına maruz kaldığı olayda atfı kabil kusuru bulunmadığı bildirilmiştir.
Maluliyete ilişkin rapor İstanbul Adli Tıp Kurumu İkinci İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda, ... kızı 1953 doğumlu ...’in 17.12.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre Kas İskelet Sistemi, Şekil 2.6’ya göre %4+%5, Şekil 2.7’ye göre %2+%2, Tablo 2.3’e göre % 8 olarak tespit edildiğine göre; 1- Kişinin tüm vücut engellilik oranının % 8 (yüzdesekiz) olduğu, 2-İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceğinin oy birliği ile mütalaa olunduğu bildirilmiştir.
Kusur ve maluliyete ilişkin raporlar yeterli kabul edilerek maddi tazminat hesabı için dosyamız aktüeryal bilirkişi ...'ya tevdi edilmiş, bilirkişi raporunda, Rapor tarihi itibariyle 2024 yılı güncel asgari ücret verisi açıklanmış olduğundan hesap tarihi 01.01.2024 kabul edilerek hesaplama yapıldığı, yaşam tablosu olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, dava dışı SGK tarafından davacıya ödeme yapıldığına dair belge tespit edilmediğinden, davacının hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararından dava dışı SGK tarafından yapılan ödeme kaynaklı tenzil yapılmadığı, davacı ...‘in hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 8.357,74 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle geçici iş göremezlik zararlarının karşılanacağı kişi başı tedavi ve sağlık giderleri teminatı limitinin 390.000,00 TL olduğu, teminat limitini aşan zararının olmadığı, davacı ...‘in hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının 170.251,74 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle sürekli iş göremezlik zararının karşılanacağı kişi başı ölüm ve sakatlanma tazminatı limitinin 390.000,00 TL olduğu, teminat limiti aşan zararının olmadığı beyan edilmiştir.
17.12.2019 tarihinde davacı yayanın % 8 oranında malul kalarak iyileşme süresi olay tarihinden itibaren dört aya kadar uzayabilecek şekilde yaralandığı trafik kazasında maliki davalı ..., sürücüsü davalı ... olan ve davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde ... Poliçe Nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına alınmış olan... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, davacının sürekli ve geçici iş göremezlik zararından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları anlaşılmış, davacının maddi tazminat davası bakımından, dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve denetime elverişli ATK kusur ve maluliyet raporları ile aktüeryal bilirkişi raporu çerçevesinde, davanın bakıcı ve tedavi giderlerine ilişkin kısmının reddine, davanın sürekli ve geçici iş göremezlik kısmının dava ve talep arttırım dilekçelerine göre kabulü ile, 170.251,74 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 8.357,74 TL geçici iş göremezlik tazminatı toplamı 178.609,48 TL'nin davalı sigorta şirketi yönünden, başvuru tarihinden itibaren sekiz günün sonunda temerrüde düştüğü kabul edilerek 02/09/2020 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden 17/12/2019 kaza tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Manevi tazminat davası bakımından, Türk Borçlar Kanunu 56. maddesine göre, davaya konu olaydaki kusur oranları, davacının maluliyet durumu, olayın davacı üzerinde yaratabileceği psikolojik etki, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyo-ekonomik durumları, paranın satın alma gücü dikkate alınarak davacının kazaya uğramış ve malul kalmış olmasının üzüntü ve acısını bir nebze olsun hafifletmek amacıyla davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile, tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda 12.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den 17/12/2019 kaza tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan yasal, gerektirici nedenlere göre;
1-Maddi tazminat davası bakımından,
a-Davanın bakıcı ve tedavi giderlerine ilişkin kısmının reddine,
b-Davanın sürekli ve geçici iş göremezlik kısmının dava ve talep arttırım dilekçelerine göre kabulü ile, 170.251,74 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 8.357,74 TL geçici iş göremezlik tazminatı toplamı 178.609,48 TL'nin davalı sigorta şirketi yönünden 02/09/2020 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden 17/12/2019 kaza tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Manevi tazminat davası bakımından,
Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile 12.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den 17/12/2019 kaza tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-Maddi tazminat davası bakımından Harçlar Kanununca alınması gerekli 12.200,81 TL ilam harcından peşin yatırılan 71,73 TL ve 3.391,76 TL tamamlama harçlarının mahsubu ile bakiye 8.737,32 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Manevi tazminat davası bakımından Harçlar Kanununca alınması gerekli 819,72 TL ilam harcının davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Davacı tarafından peşin yatırılan 71,73 TL ve 3.391,76 TL tamamlama harçları toplamı 3.463,49 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
7-Maddi tazminat davası bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 28.577,52 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Maddi tazminat davası bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 200,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara eşit oranda ödenmesine,
9-Manevi tazminat davası bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 12.000,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
10-Manevi tazminat davası bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 8.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'e eşit oranda ödenmesine,
11-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvuru harcı, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 945,00 TL + 3.845,00 TL Adli Tıp Kurumu rapor ücretleri, 1.133,00 TL tebligat, posta ve talimat giderlerinden oluşan toplam 8.982,30 TL yargılama giderlerinden davanın kabulü oranında 8.620,85 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Kullanılmayan bakiye gider avanslarının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine,
Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar Davacı vekili Av. ... ile Davalı ... vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/05/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır