T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/141 Esas
KARAR NO : 2024/572
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 02/03/2022
KARAR TARİHİ : 23/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... A.Ş.'nin (evveliyatı ... Sigorta A.Ş) sigortalısı ... adresinde bulunan dairesinde 21/12/2019 tarihinde meydana gelen ... sorumluluğunda olan yol üzerindeki rögarın tıkanması sonucu taşan suların sebebiyet verdiği hasar nedeniyle 25.867 TL tazminat bedeli olarak ödediğini, müvekkiline ödenen tazminat miktarınca TTK ilgili maddesi gereği ...'ın haklarına halef olduğunu, bu halefiyet doğrultusunda taşınmazda meydana gelen hasardan sorumlu olan ...'ye 18/09/2020 tarihinde hasar talebi mektubu gönderilmiş olup, herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine 06/05/2021 tarihinde ... 19. İcra Müdürlüğü'nde ... Esas sayılı dosya İcra takibi başlatılmış olup davalıya ödeme emri gönderildiğini, davalının ... tarafından söz konusu takip yönüyle borca itiraz edildiğini, borca itiraz neticesinde İcra Müdürlüğü'nce takibinin durdurulması kararı verildiğini, Arabulucuya başvurulduğunu ve anlaşamama ile sonuçlandığını, davalının yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, ... sorumluluğunda bulunan rögarın tıkanması sonucu taşan suların sigortalı ...' a ait iş yerine sızarak hasar oluşturduğunu, rapora göre, hadise sırasında depoda naylon çuvallar içinde bulunan (alış faturasında ... olarak belirtilen) ambalaj malzemeleri ile demirbaş hasarı nitelikli olarak, metal ayaklı üzeri yuvarlak küçük yemek masasının, 1 adet tekli deri koltuğun, 1 adet üçlü deri kanepenin, peluş halının, bilgisayar kasasının, ayrıca söz konusu depo odasının duvar boyalarının ıslanıp hasarlanmış olduğunu, tespit edildiğini, kanalizasyon sistemi ve bu kapsamda oluşturulan rögarlar, bunların bakımları, takiplerinin yapılması, oluşan arızaların giderilmesi davalı ...'nin görev alanına girmekte olup bunlardan oluşan zararlardan, hasarlardan yine davalının sorumluluğu bulunduğunu, binanın atık suları doğal akışı ile şebeke kanalına aktığı için sigortalının akan suların geri gelmesini önleyecek herhangi bir tedbir almasının mümkün olmadığını, ilgili tüm tedbirlerin ... tarafından alınması gerektiğinden oluşan tüm zarar ve hasardan söz konusu davalının sorumluluğu bulunduğunu, davalının ''...'ye ait taşınır ve taşınmaz mallar devlet malı sayılacağı hükme bağlandığından devlet mallarının haczi caiz değildir'' demek suretiyle itirazda bulunduğunu ancak 5779 Sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun’un 7. maddesinde; bu Kanunda, belediyelere, genel bütçe vergi gelirleri tahsilâtından ayrılacak paylar ile diğer kanunlarda verilmesi öngörülen payların vergi hükmünde olduğu düzenlenmiştir. 2560 Sayılı Kanun'un 27. maddesinde yazılı ...'ye ait taşınır-taşınmaz malların devlet malı sayılacağı hükmü, ceza hukuku yönünden olup, hacze engel değildir. Paranın niteliği gereği fiilen kamu hizmetinde kullanıldığından bahsedilemez. Çünkü para harcandığı anda biteceğinden ve harcama anına kadar anlık kararla tahsis edildiği amacın dışına çıkılabileceğinden, paranın haczedilememesi için vergi, resim, harç niteliğinde olması zorunludur." Buna göre "fiilen kamu hizmetinde kullanılma" durumu “para” yönünden uygulanamayacağını, aksinin kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğunu bu sebeple davalı tarafın iddiası hukuki mesnetten yoksun ve zaman kazanmaya yönelik olup tamamen kötü niyetli olduğunu, Sigortalıca oluşan arızanın kaydının yapılmasına rağmen sorumlu davalı tarafından herhangi bir işlem yapılmadığını, oluşan zarar ve ziyanı karşılamadığını ayrıca borca haksız ve mesnetsiz itirazda bulunarak takibin durmasına sebebiyet verdiğini beyan ederek, davanın kabulü ile haksız davalı tarafın itirazının iptalini, ... 19. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası üzerinden takibin devamını, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini, alacak likit olduğundan haksız ve mesnetsiz olarak icra takibine itirazda bulunan davalı aleyhine asıl alacağın %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafından tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Bahse konu adreste Şube Müdürlükleri kontrollükleri tarafından yapılan tetkikte binaya ait atık su parsel bağlantısında ve İdareleri işletmesinde olan atık su kanal şebekesinde herhangi bir arıza görülmemiş olup, belirtilen tarihte idareleri tarafından herhangi bir kazı çalışması yapılmadığını, binanın yapı ruhsatı ve iskan izni ile alakalı ... Belediye Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğü'nden görüş sorulması gerektiğini, ayrıca ekli paftada işaretlendiği ve resimlerde görüldüğü üzere atık su kanal şebekesine bağlı parsel bacasınınNo:25 önünde olup arıza mahali olan No:21'deki atık suların siteye ait toplama çukurlarıyla bu parsel bacasına aktarıldığını, dava konusu olayda hasarın meydana gelmesinde İdarelerinin ihmal ve kusuru bulunmadığını, davacı tarafın sigortalısının tam veya müterafik kusurunun da dava konusu olay bakımından yargılama sırasında araştırılması gerektiğini, hukuka aykırı davranan kendi kusurundan kaynaklanan zararın tazminini talep edemeyeceğini, ayrıca hasar miktarı, hasarın oluşumu ve sebepleri ile hasara neden olan sorumluların tesbiti bakımından keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, talep edilen tazminat miktarının da fahiş olduğunu, asıl alacağa faiz talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, temerrüde düşürülmeden hasar tarihinden itibaren faiz talep edilmesi de hukuka aykırı olduğunu, bu şartlarda hasarın oluş şekline göre ilgililerin sorumluluklarının ve gerçek zararın belirlenmesi, hasar gören malların tekrar kullanılabilirlik durumu, oluşan zarar ile yapılan harcamalara dair faturalar, kusur ,zarar ve illiyet bağı bakımından yargılama sırasında mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, dava konusu olayla ilgili İdaremiz işlemleri, yürürlükteki mevzuata, sözleşme hükümlerine ve hukuka uygun olduğunu, davacı tarafın dava konusu iddiaları ve talepleri hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu sebeple davacı tarafın tüm iddialarına itiraz ettiklerini, ayrıca dava konusu olay yargılamayı gerektirdiğinden %20 İcra inkar tazminatına karar verilemeyeceğini. dava konusu olay bakımından temerrüt şartları oluşmadığını, faiz talebine, faiz miktarına faiz türüne ve başlangıç tarihine de itiraz ettiklerini, dava dilekçesindeki tüm taleplerin reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan ederek, davacının tüm taleplerinin reddini, davanın usulden ve esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLER :
Bilirkişi raporları, ... 19. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası, ... Belediye Başkanlığı yazı cevapları, Arabuluculuk Daire Başkanlığı'nın ... Sayılı dosyası, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE:
Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf, Davacı sigorta şirketinin sigortalısına ...adresinde bulunan dairesinde 21/12/2019 tarihinde meydana gelen ... sorumluluğunda olan yol üzerindeki rögarın tıkanması sonucu taşan suların sebebiyet verdiği hasar nedeniyle ödediğini ileri sürdüğü 25.867 TL tazminat bedelinin rücuen davalıdan talep edilip edilemeyeceği, husumet itirazının ve zamanaşımı def’inin yerinde olup olmadığı hususlarındadır.
İlgili ... 19. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas Sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine dava konusu taşınmazda meydana gelen hasardan kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile 25.867,00 TL, Asıl Alacak, 1.396,82 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 27.263,82 ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile takibin durduğu davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir.
Deliller toplandıktan sonra ticari davacı vekilinin 30/06/2022 tarihli, davalı vekilinin 05/07/2022 tarihli dilekçeleri ile incelenmesini istedikleri hususlar da dikkate alınarak "Davacı sigorta şirketinin sigortalısına ... adresinde bulunan dairesinde 21/12/2019 tarihinde meydana gelen ... sorumluluğunda olan yol üzerindeki rögarın tıkanması sonucu taşan suların sebebiyet verdiği hasar nedeniyle ödediğini ileri sürdüğü 25.867 TL tazminat bedelinin rücuen davalıdan talep edilip edilemeyeceği," hususlarında rapor düzenlemesi için dosya İnşaat Mühendisi ... ile Sigorta Uzmanı ...'a tevdi edilmiş, bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu 14/03/2023 tarihli raporunda özetle; "Dava konusu yerin, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ...Caddesi, No: ... adresindeki ... Sitesi, B-1 Blok, Daire: 14 olduğu, dairenin ...A.Ş. kullanımında iken bahse konu pis su baskını hasarının meydana geldiği, iki bloklu ... Sitesinin ..., 12 pafta, 11074 parsel sayılı, 15.256,88 m2.
yüzölçümlü arsa üzerinde yer aldığının belirlendiği, Dava dosyası muhteviyatı özetine işbu raporun yukarıda, ‘Dosya İncelemesi / Tetkikat’ bahsinde genişçe ve detaylıca yer verildiği, diğer yönlerdeki tespit, inceleme, mukayese ve değerlendirmelerine ise işbu raporun yukarıda ‘Tespit ve Değerlendirmeler’ bölümünde genişçe yer verildiği, Dava dosyası muhteviyatı üzerinden yapılan tüm tespit, inceleme ve değerlendirmelere göre; işbu raporun yukarıda ‘Tespit ve Değerlendirmeler’ bölümünde açıklanan nedenlerle; sigortalı işyerinin Sigorta Poliçesine ve Ekspertiz Raporuna, bu yönde oluşan emtia hasar cins ve miktarlarına, hasarın poliçede teminat altına alınıp alınmadığına, hasarın teminatın geçerlilik süreleri dâhilinde kalıp kalmadığına, tazmin şartlarının oluşup oluşmadığına, hasar bedelinin kadri marufunda bulunup bulunmadığına bakılmaksızın ( ki bu bilgi ve belgeler dava dosyasında yer almamaktadır ), 21.12.2019 tarihinde
meydana gelen,...Sitesi B1 Bloğu önünde bulunup ta davalı İdarenin sorumluluğunda bulunmayan parsel bacasının / rögarının tıkanması sonucu taşan / geri tepen pis suların sebebiyet verdiği hasar nedeniyle davacı sigorta şirketince dava dışı sigortalısına ödenen 25.867.-TL. tazminat bedelinin rücuen davalıdan talep edilemeyeceğinin değerlendirildiği; zira sigortalı işyerinde meydana gelen hasarın, davalı ... sorumluluğundaki kanalizasyon şebekesinden kaynaklanmadığı, işyerinin yer aldığı ...Sitesi B1 Bloğun ortak pis su tesisatı sayılan parsel bacası ile rabıt bağlantılarındaki tıkanıklıklardan kaynaklandığı, bu gibi ortak tesisatların ( parsel bacası ile rabıt bağlantılarının ) her türlü bakım, onarım ve temizleme
mükellefiyetleri ile daima hizmete hazır ve işler halde bulundurulma mükellefiyetlerinin bina maliklerine ait olduğu, dolayısıyla bu yöndeki bakımsızlıktan kaynaklı sigortalı işyerinde oluşan hasardan sigortalı işyerinin bulunduğu B1 Blok maliklerinin tamamının sahip oldukları arsa payları oranında kusur ve sorumluluklarının bulunduğunun değerlendirildiği," sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.
Bilirkişi raporunda eksik olduğu belirtilen ruhsat, izin, projenin ...Belediyesinden celbi hususunda yazı yazılmasına, cevap geldiğinde dava dilekçesine ekli tüm belgelerin ve fotoğrafların ayrıca ekspertiz raporunun incelenmesi ile ek rapor alınması için dosyanın aynı bilirkişilere tevdine karar verilmiş olup, bilirkişi 19/09/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Ekspertiz raporunda sadece, söz konusu hasarın oluş şekline göre;...’ye ait kanalizasyondan geri tepen piş sulardan kaynaklandığı kanaatine varıldığının belirtilmesiyle yetinildiği, bahse konu geri tepen pis suların geri tepme nedenlerinin açıkça belirtilmediği görülmektedir.
Oysa, bu gibi pis suların geri tepme nedenleri üç ayrı olaydan kaynaklanmaktadır. Birincisi; bina pis sularının akıtıldığı parsel bacasındaki veya bina ile parsel bacası arasındaki pis su borularının herhangi bir arızasından veya tıkanıklıklarından; İkincisi; parsel bacası ile bina pis sularının akıtıldığı yoldan geçen ana kanalizasyon şebeke borusu arasında kalan kanal bağlantı borusundaki ( rabıt ) herhangi bir arızadan veya tıkanıklıktan; Üçüncüsü; yoldan geçen ana kanalizasyon şebekesi borularının arızasından veya tıkanmasından. Bunlardan ilk ikisinden değil, üçüncüsünden ... sorumlu olmaktadır. İlk ikisinden bina malikleri sorumlu olmaktadır. Gelinen son aşama itibarıyla, gerek kök rapor öncesinde, gerekse kök rapor sonrasında dosya celbedilen tüm bilgi ve belgeler üzerinden yapılan nihai tespit ve incelemelere göre, detayları ve gerekçeleri kök raporda belirtildiği üzere, sigortalı yerde hasara sebebiyet veren pis suların geri tepme nedeninin ...’nin sorumluluğunda bulunmayan, bina maliklerinin sorumluluğunda bulunan nedenlerden kaynaklandığına kanaat getirilmiştir. Zira kök raporda da belirtildiği üzere, olay tarihinde pis su baskınına uğrayan sigortalı işyerindeki hasarın doğrudan yolun ortasından geçen, ...’ye ait kanalizasyon şebekesi ana pis su borusunun tıkanmasından ve bu nedenle pis suların geriye teperek sigortalı dairenin bodrum katı içerisine doluşmasından kaynaklanmadığının anlaşıldığı, buradaki hasarın, binaya / siteye ait bağlantı kanalındaki ( rabıt ) ve parsel bacasındaki / rögardaki herhangi bir arızadan ve/veya tıkanıklıktan kaynaklandığının anlaşılmakta olduğu tespit edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, dosyaya gelen son bilgi ve belgeler çerçevesinde yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler muvacehesinde; 14.03.2023 tarihli Kök Raporda değişiklik gerektirir herhangi bir yönün bulunmadığı, kök
rapordaki görüş ve kanaatlerin aynen muhafaza edildiği" sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.
İtiraz üzerine dosya tekrardan ek rapor için aynı bilirkişilere tevdi edilmiş; bilirkişiler Mahkememize sunmuş oldukları 16/05/2024 tarihli bilirkişi 2. ek raporlarında özetle; "Ekspertiz raporunda sadece, söz konusu hasarın oluş şekline göre; ...’ye ait kanalizasyondan geri tepen pis sulardan kaynaklandığı kanaatine varıldığının belirtilmesiyle yetinildiği, bahse konu geri tepen pis suların geri tepme nedenlerinin açıkça belirtilmediği görülmektedir. Oysa, bu gibi pis suların geri tepme nedenleri üç ayrı olaydan kaynaklanmaktadır. Birincisi; bina pis sularının akıtıldığı parsel bacasındaki veya bina ile parsel bacası arasındaki pis su borularının herhangi bir arızasından veya tıkanıklıklarından; İkincisi; parsel bacası ile bina pis sularının akıtıldığı yoldan geçen ana kanalizasyon şebeke borusu arasında kalan kanal bağlantı borusundaki ( rabıt ) herhangi bir arızadan veya tıkanıklıktan; Üçüncüsü; yoldan geçen ana kanalizasyon şebekesi borularının
arızasından veya tıkanmasından. Bunlardan ilk ikisinden değil, üçüncüsünden .... sorumlu olmaktadır. İlk ikisinden bina malikleri sorumlu olmaktadır.
Gelinen son aşama itibarıyla, gerek kök rapor öncesinde, gerekse kök raporla ek rapor sonrasında dosyaya celbedilen tüm bilgi ve belgeler üzerinden yapılan nihai tespit ve incelemelere göre, detayları ve gerekçeleri kök raporda
ve ek raporda belirtildiği üzere, sigortalı yerde hasara sebebiyet veren pis suların geri tepme nedeninin ...’nin sorumluluğunda bulunmayan, bina maliklerinin sorumluluğunda bulunan nedenlerden kaynaklandığına kanaat
getirilmiştir. Zira kök raporda ve ek raporda da belirtildiği üzere, olay tarihinde pis su baskınına uğrayan sigortalı işyerindeki hasarın doğrudan yolun ortasından geçen, ...’ye ait kanalizasyon şebekesi ana pis su borusunun tıkanmasından ve bu nedenle pis suların geriye teperek sigortalı dairenin bodrum katı içerisine doluşmasından kaynaklanmadığının anlaşıldığı, buradaki hasarın, binaya / siteye ait bağlantı kanalındaki ( rabıt ) ve parsel bacasındaki / rögardaki herhangi bir arızadan ve/veya tıkanıklıktan kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dosyaya gelen en son bilgi ve belgeler çerçevesinde yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; 14.03.2023 tarihli Kök Raporda ve 19.09.2023 tarihli Ek Raporda değişiklik gerektirir herhangi
bir hususun bulunmadığı, kök rapordaki ve ek rapordaki görüş ve kanaatlerin aynen muhafaza edildiği," sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir. Bilirkişi Raporu dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir.
Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; 6102 sayılı TTK'nın 1472 maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi ... Esas, ...karar sayılı kararı)
6098 sayılı TBK'nun 69. maddesinde yapı malikinin sorumluluğu düzenlenmiştir. Maddede, bir binanın veya diğer yapı eserlerinin malikinin bunların yapımındaki bozukluk veya bakımındaki eksiklikten doğan zararı gidermekle yükümlü olduğu ifade edilmiştir. Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre TBK'nun anılan maddesindeki sorumluluk, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan ağırlaştırılmış bir kusursuz sorumluluk halidir. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması veya üçüncü kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması gerekmektedir. Davalıya ait su hattı, imal olunan şey kavramına dahil olup davalı bu hattın kötü yapılmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan sorumludur. Sigortalı binada izolasyonun ve temel çevresi drenaj sisteminin olmaması davalının kusursuz sorumluluğunu ortadan kaldırmaz, zira bu durumda davalının sorumluluğunu gerektiren illiyet bağı kesilmemiştir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamı).
Somut olayda, mahkememizce aldırılan üç bilirkişi raporunda da, sigortalı yerde hasara sebebiyet veren pis suların geri tepme nedeninin ...’nin sorumluluğunda bulunmayan, bina maliklerinin sorumluluğunda bulunan nedenlerden kaynaklandığının tespit edildiği, olay tarihinde pis su baskınına uğrayan sigortalı işyerindeki hasarın doğrudan yolun ortasından geçen, ...’ye ait kanalizasyon şebekesi ana pis su borusunun tıkanmasından ve bu nedenle pis suların geriye teperek sigortalı dairenin bodrum katı içerisine doluşmasından kaynaklanmadığının anlaşıldığı, buradaki hasarın, binaya / siteye ait bağlantı kanalındaki ( rabıt ) ve parsel bacasındaki / rögardaki herhangi bir arızadan ve/veya tıkanıklıktan kaynaklandığı belirtildiğinden davalı iskiye yüklenecek bir kusur olmadığı bilirkişi Raporu ile sabit olduğundan ve bilirkişi raporları dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanununca alınması gerekli 427,60 TL ilam harcından peşin yatırılan 305,43 TL harcın mahsubu ile bakiye 122,17 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 25.867,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/10/2024
Katip Hakim
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır