T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/648 Esas
KARAR NO : 2024/780
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/12/2013
KARAR TARİHİ : 19/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında davalı tarafından, ... 37. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası ile icra takibi yapıldığını, müvekkili ile davalı arasında kambiyo senedi düzenlenmesi gerekirken temel bir borç ilişkisi olmadığını, senedin bedelsizliğinin söz konusu olduğunu, davaya ve icra takibine konu 215.000 dolarlık borcun doğumuna sebep olacak temel alacağın doğmadığını, müvekkilinin ceza dava dosyasına konu nitelikli dolandırıcılıktan kaynaklanan hile ve yanılma ile söz konusu senette adının geçtiğini, bu senette dahi alacaklı olup, davalı tarafın avukat olması ve 25 yıllık arkadaş olmaları sebebiyle kendisine zamanı geldiğinde asıl senet borçlusunu takip etmesi için cirolayarak verdiğini, ancak müvekkili aleyhine ... 37. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, ancak müvekkilinin icra takibine konu senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığını bu nedenle borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline, davalının %40 oranında icra inkar tazminatıyla mahkumiyetine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; icra takibine konu bonoların kambiyo senedine haiz bono olduğunu, borçlu ...'in borçlarına karşılık takip konusu bonoyu cirolayarak müvekkili ...'e verdiğini, davacı borçlu tarafın kendisine teliğ edilen ödeme emrine karşı icra mahkemesinde ve genel mahkemelerde borca itiraz davası açmadığını, ayrıca davacı borçlu hakkındaki icra takibine karşı icra dosyasına vekili vasıtası ile sunduğu beyanda borca itirazlarının olmadığını açıkça kabul ettiğini, davacı borçlu hakkında icra takibinin semeresiz kaldığını, borçlunun hacze kabil malı bulunmadığının tespiti ile alacaklılara aciz belgesi verildiğini, ancak borçlunun mallarını başkalarının üzerine geçirdiğinin tespit edilmesi üzerine ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında tasarrufun iptali davası açtığını ve yapılan yargılama sonunda mahkemece borçlu davacının 3.kişilerle yaptığı tasarruflarin iptal edildiğini ve borçu davacının hileli işlemler ile 3. Şahıslar üzerine devretmiş gibi gösterdiği taşınmazlar üzerine icra dosyası borcu ile sınırlı olmak üzere müvekkiline satış yetkisi verildiğini, bu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini bunun üzerine davacı borçlu hakkında alacaklısını zarara uğratmak suçundan dolayı ... 19. İcra Ceza Mahkemesinin...esas sayılı dosyasında (müvekkili tarafından yapılan şikayete binaen ) dava açıldığını ve yapılan yargılama borçlu davacı sanığın alacaklısını zarara uğratma sucundan 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, icra takibinden 5 yıl sonra açılan menfi tespit davasının mahkemece dinlenemeyeceğini, davacının iddialarının haksız ve yersiz olduğunu, bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan iş bu davanın reddine, davacının kötü niyet tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER;
İstanbul ... 37.İcra Müdürlüğünün ...Esas Sayılı Dosyası, ... 37.İcra Müdürlüğünün ...Esas Sayılı Dosyası, ... 20. Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, ... 43.Asliye Ceza Mahkemesinin ...Esas Sayılı Ceza Dosyası, ... 19. İcra Ceza Mahkemesinin ... Esas Sayılı Dosyası ve tüm dosya kapsamı.
Tanık ... beyanında; "Davalı ... benim halamın oğlu, davacı ... Barik ise benim çocukluk arkadaşımdır, davalı ... İstanbul'da yaşamakta ve çalışmakta idi, ...'ta bir iş yapacaktı ancak sonradan vazgeçti nedeni ni sorduğumda davacı ...'e 250 bin 300 bin dolar para verdiğini ve geri alamadığı ondan dolayı ...'taki işten vazgeçtiğini söyledi, davalı ...'un davacı ...'e borç para verdiğini, eş dosttan da duydum ancak paranın verilişine bizzat şahit olmadım, ancak davacı ... benimde bulunduğum bir arkadaş toplantısında davalıya borcu olduğunu söyledi, hatta bu toplantı ...'ta oldu, bu toplantı sırasında bu alacak verecek meselesi yüzünden davacı ... ile davalı ... kavga ettiler ve olay adliyeye de intikal etti, davalı ... Hukuk Fakültesi mezunu olup hiç bir zaman Avukatlık yapmamıştır, kendisi ... iş alarak mütahitlik yapmaktadır. benim bu olayla ilgili bilgim görgüm bundan ibarettir dedi.
Hazır olan davalı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu. Davacı ... ile davalı arasında her hangi bir vekalet ilişkisi olduğunu sanmıyorum, zira davalı ... Avukatlık yapmadığı gibi, davacının ...isminde avukat bir kayınbiraderi vardır. Kayınbiraderi avukatlık işlerine bakmaktadır, ayrıca ... eskiden ...'ta kantincilik Kayınbiraderi avukatlık işlerine bakmaktadır, ayrıca ... eskiden ...'ta kantincilik yapardı, ...'a gittikten sonra da ... bayisi işletiyordu, çok varlıklı olduğu söylenemez, benim bildiğim 250 bin 300 bin dolar borç verecek durumu yoktur. ... yönünden ise ... ... iş aldığığın biliyorum, kendisi ile çok vakit geçirmedim, ancak bana ...'a gelip oldukça ... bedelli bir taşınmaz alacağından bahsetmişti, bende bunun üzerine maddi durumunun iyi olduğunu düşündüm ancak doğrudan başkada bir bilgim yoktur, ayrıca yaklaşık 10 - 12 yıl önce davacı ... ...'ta bir taşınmaz sattı bana da bu satış bedeli üsünden 35.000 TL vererek davalı ...'a borcum var bunu kendisine ilet diyerek iletmemi istedi, ayrıca yaklaşık 15 yıl kadar önce davacı ... bana ve bir kaç arkadaşımıza beraber iş yapmayı teklif etti, hepimiz aramızda para toplayarak ...'in bize yönlerdiği ... isimli şahsa teslim ettik, ancak sonradan iş olmadı, zarar ettik, ... ile başkaca bir maddi alışverişimiz olmadı dedi. Beyanı okundu imzası alındı.
Tanık ... ... Asliye Hukuk Mahkemesi ndeki 10.02.2017 tarihli beyanında; Ben davacıyı arkadaşım olması sebebiyle tanırım, iki tarafta eski arkadaşım olur, bana anlatımış olduğunuz olayı anladım, ... işlerini takip etmesi için avukat olan ... vekaletname vermişti,, ...ve... tarafından hem davacı hem davalı dolandırıldı, iki tarafta kendilerini dolandıran taraflarla gayet samimiydi, ... ve ... borçlu, ... alacaklı olacaklı şekilde meblasını hatırlamadığım bir senet almışlar ben bunu sonradan duydum bunun işlemlerini de ... yapacaktı, daha sonra ... isimli borçlu ortadan kayboldu, ermenek ilçesine giderek ... bulduk, ona bu işi çözmesi gerektiğini söyledik, anladıkk ki ... oradada hoca kılığına girip insanları dolandırmış, daha sonra ... , ... karşı icra takibi yaptı işin esasında her ikiside bu işten mağdur oldular ve dolandırıldılar ,... senedi tahsil edemeyince ... cirosu olduğu için iş ... başına kaldı,"
Tanık ... ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi nde alınan 3.06.2021 tarihli beyanında " Her iki taraf ile yakın arkadaşım, ...'a sık sık gidip geldiğim için olayları çok iyi biliyorum, her ikisi de ... ve ... adlı kişiler tarafından dolandırıldılar, bir kaç kez ikaz ettik, ancak dinlemediler, ...ve ... adlı kişilere dışarıdan bir para gelecekti, bunu sebep göstererek ... ve ...'tan sürekli para alıyorlardı, biz vermeyin bunlar dolandırıcı diyorduk ancak dinlemediler, bir süre sonra ... ve ... ortalıktan kayboldular, bir süre sonra ... ve ... birbirlerini suçlamaya başladılar, daha öncesinde ..., ..., ... ve ... kendi aralarında bir protokol yapmışlardı bu protokole göre gelen paranın büyük bir çoğunluğu ...'a ait olacaktı, daha doğrusu ... ile ... arasındaki hissenin büyük çoğunluğu ...'a ait olacaktı, ben bu protokolü gördüm, dolandırıldıklarını anlayınca ... ve ... ile iletişime geçtiler, belli konuşmalar geçmiş, bu şahıslar tekrar ... ile ...'i oyaladılar, bir süre sonra senet verildiğini biliyorum, senedi ... ciroluyor, ...'ta avukatı olduğu için tahsili amacıyla ...'a veriyor, bir süre sonra baktık ki ... Borçlu gösterilmiş, çok kez araya girdik ancak herhangi bir netice alamadık olaylar hakkındaki bilgim budur, ikisi arasında ticari ilişki yoktur, ikisi birden dolandırıcıların eline düştüler, ayrıca bana sorduğunuz 215.000 doları ... ve ... bu dolandırıcılara kaptırmışlar, gerçekte TL olarak bunlara borçlanmışlar, ancak bunu dolara çevirip senet yapmışlar, bunu biliyorum, bu konuşma esnasında onların yanındaydım dedi.
Davalı vekilinin talebi üzerine soruldu: iki adet senet verildiğini biliyorum, senetlerin dolu olduğunu gördüm, üç senette olabilir, yanılmıyorsam birisi 200.000 - 250.000 TL arası diğeri de 250.000 TL veya dolardı, benim bilgilerimin çoğu görgüye dayalıdır, ... ve ... adlı kişilerle çay bahçesinde oturmuşluğumuz da oldu, senedi daha sonra gördüm, ancak verildiği esnada ben yoktum, ... adlı kişi olayların tam içerisindedir o her şeyi ayrıntısı ile bilir, senetlerin tam olarak ne zaman verildiğini tam olarak bilmiyorum süreç oldukça uzundur, ben sık sık ...'a gidip gelirdim, her ikisinin evinde de kalmışlığım vardır. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir."
Tanık ... beyanında "ben her iki tarafı da tanırım yaklaşık 40 yıldır iki tarafı da tanıyorum, davacı ve davalı arasında problemler çıktıktan sonra olaydan bilgi sahibi oldum, benim olaya ilişkin bilgim arkadaşlarımdan duyduklarımdır bunun dışında ... bana bir protokol gösterdi, bildiğim kadarı ile ... ve ... isimli kişiler yurt dışından yüklü miktarda para getireceklerdi, ... ve ... da bu kişilere para verdiler, buna karşılık gelen para kendi aralarında bölüşülecekti ancak ... ve ... dolandırıcı çıkınca davacı ve davalı arasında sorunlar yaşındı, ... davaya konu senedi ... veya ... den alıp ... a tahsil için verdi,... in avukatı idi benim anlattıklarım duyuma ilişkindir , davacı vekilinin talebi üzerine soruldu, davacı ve davalı arasında 250 Bin TL lik ticari ilişki olacak bir durum yoktu, hatta ben o dönem davacıdan 10 bin TL borç istemiştim bana paranın olmadığını söyledi daha sonra senet işini duyunca ben davacıya sitem de bulundum bana para yoktu demiştin diye, davacı da bana o dönem param yoktu dedi, bu derece büyük bir ticari ilişki olmuş olsaydı taraflar arasındaki bu ilişkiyi muhakkak bilirdim çünkü her iki tarafta da ilişkilerim son derece iyiydi, .. ile uzaktan akrabalığımda bulunmaktadır, davalı vekilinin talebi üzerine soruldu, o dönem davacı ile ortak olarak ... işletiyorduk 2010 yılında burayı kapattık bu iş yerinden zarar ediyorduk, bundan dolayı davacının 250 bin USD hacminde iş yapacak maddi gücü yoktu 2008 ile 2010 yılları arasında inşaat mühendisi olarak çeşitli yerlerde bulundum en son o dönem Karabük de bulundum, davacı vekilinin talebi üzerine soruldu, 2001 yıllarında davalı ile de ortak iş yaptık, bilgi ve görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücreti istemiyorum"
Tanık Mehmet ... beyanında " ben davacı ... i 38 yıldır tanırım davalıyı ise 41 yıldır tanırım senetler imzalanırken bende tarafların yanındaydım, 250 Bin TL lik senet...tarafından ... e verildi ... in ... ilindi 180 Bin TL değerinde bir dükkanı vardı, ... ... e ben senin dükkanının 250 BİN TL YE satın alıyorum sen dükkanı kaça satarsan sat bana parayı getir benim paraya ihtiyacım var ben senin dükkanının 250 bin TL Vereceğim dedi, devam eden süreçte dükkan satılmadı, senedin doldurulduğu an ben ve ... oturduğumuz masada yoktuk kalkıp yeniden geldiğimizde ... senedi doldurmuştu, diğer senet ise ... ve ..., ... ve ... a dolar ve TL borç veriyorlardı, bir süre sonra ... ve ...vermiş oldukları parayı alamayınca karşılığında senet düzenlendi bu senet verilen tüm paraların karşılığı olarak düzenlendi senedin miktarının 216 bin USD civarında olduğunu hatırlıyorum verilen paranın büyük bir kısmı ... tarafından verilmiştir, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki yoktu, ikinci senet düzenlendiğinde ... e ben hukukçuyum senin bende zaten vekaletnamen var düzenlendiğinde ... e ben hukukçuyum senin bende zaten vekaletnamen var senedi cirolayıp bana ver ben işlem yapacağım dedi , bilgi ve görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücreti istemiyorum" dedi beyanı okundu imzası alındı.
Davacı vekilinin talebi üzerine soruldu; ben ... ı tanımıyorum o dönem ... in yanında çalışıyordum, ... aracılığı ...ile tanışıldı, ... yurt dışından para getireceğini ancak bunun için paraya ihtiyacı olduğunu söyledi, ... de bunun için ... para ödüyordu, bir gün yine ... para istedi ... de para yoktu ... dan 10 bin Dolar istedi ... bu parayı getirdi bana verdi bende ... e verdim, aralarındaki ilişki bu şekilde başladı bir süre devam etti, ...sürekli para istiyordu, sürekli para ödeniyordu ancak karşılığı gelmeyince işin aslı ortaya çıktı aralarındaki ilişki bozuldu, ..., ... e böyle bir işin varlığından bahsetti bundan sonra ... de para ödemeye başladı,...dan alınan senet ona total de verilmiş olan para karşılığı alınmış senettir dedi
Davalı vekillerinin talebi üzerine soruldu ; ... in ... da vekaletnamesi vardı ben bunu biliyordum ... ile b2 3 yıl birlikte çalışktık ben ... den borç para alıp ... a vermedim, her ikisinin arası bozulduğunda boş senet ... den alıp ... a götürdüm, aralarında aracı oldum, hesaplaştıklarında ... in ... a 22 , 23 bin tl borcu kalmıştı, götürdüğüm boş senedi ... biz arkadaşız senede gerek yok diye senedi kabul etmedi, ... Avukat dı, mütehitlik yapıyordu, bayisi vardı ekonomik durumu iyiydi , ... çalıştığı bayi ortalama 10 bin TL nakit ile çeviriyordu dedi,"
Tanık ... beyanında "... ve ... benim yakın arkadaşlarımdır, ... beni İstanbul'dan aradı...'in bana bir çek teslim edeceğini söyledi, 35.000 TL lik bir çeki aldım, yaklaşık 3-5 gün bende kaldı, daha sonra ... beni tekrar aradı dayısının oğlu ...'ın geleceğini çeki ona teslim etmemi söyledi, ... çeki aldı, ...'a götürdü diye biliyorum, bana teslim edilen çeki düzenleyen ... miydi hatırlamıyorum, ... bana ...'den alacağı olduğunu, onun için bana çek teslim edeceğini söylemişti, bana sormuş olduğunuz ... ya da ... adlı kişileri ben tanımıyorum, diğer olayları da ben bilmiyorum. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir. Tanıklık ücreti talebim yoktur dedi."
TanıK ... beyanında "Her ikisini yakından tanırım, olayları sonradan öğrendim, bir dolandırıcılık grubu ile tanışmışlar bunlarla sürekli oturup kalkıyorlardı, bir ara ... beni aradı 300 TL var mı diye sordu, gelen şahıslar ... ve ... adlı kişiler ve yanlarında iki kişi daha vardı, şahısların takım elbiseli kravatlı olduğunu görünce bu şahıslara para falan vermedim, ... ile ... bu şahıslarla zaman zaman oturup konuşmuşlar, ancak aralarında tam olarak ne yaşanmış bilmiyorum, sonradan duyduğum kadarıyla ...'a vekaletname vermiş, aralarında bir takım problemler olmuş ancak ben bir çok olaya doğrudan şahit değilim, ben ...'in ...'a 25-30.000 TL borçlu olduğunu duydum. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir. Tanıklık ücreti talebim yoktur dedi."
GEREKÇE;
Dava, kambiyo senedi nedeni ile borçlu olmadığına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davacı ve davalı arasında kambiyo senedi düzenlenmesi gerektiren temel bir borç ilişkisi olmadığını, senedin bedelsizliğinin söz konusu olduğunu, senedin asıl alacaklısının davacı olduğunu, senedin avukat olan davalıya zamanı geldiğinde asıl senet borçlusunu takip etmesi için cirolanarak verildiğini, ancak davalı aleyhine ... 37. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, takip nedeni ile davacının davalıya borcu bulunmadığını belirtmiştir.
Yapılan yargılama neticesinde mahkememizden... Esas, ... Karar ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesini yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi ... Esas,... Karar sayılı ilamında;
"...dolandırıcılık ve senedin tahsil amacıyla davalıya verildiği iddiasını ispat yükü davacı borçluda bulunduğu, dolandırıcılık ve senedin verilme nedenine ilişkin iddianın ise tanık da dahil her türlü delille ispatlanabileceği (Bu yönde bkz. Yargıtay 19. HD.nin 27/06/2018 tarih, ... Esas ve... Karar), davacının da dolandırıcılık iddiasını ve görevi kötüye kullanma iddiasını ispat için tanık dinletmek istediği ve tanıklarının isimlerini bildirdiği ancak mahkemece bu talebinin reddedildiğinin anlaşıldığı, bu durumda mahkemece dolandırıcılık ve senedin tahsil amacıyla verildiği iddiasının maddi vakıa yönünden tanıkla kanıtlanabileceği gözetilerek davacı tarafın gösterdiği tanıklar dinlenip maddi vakıanın ispatı yönünden bilgileri olup olmadığı sorularak ayrıca Mahkemece, ceza kovuşturmasının sonuçlanıp kesinleşmesi beklenerek, davalı hakkındaki Bakanlık Soruşturma dosyası da dosya içerisine alınarak ve sonrasında ifade karşılaştırmaları ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir." gerekçesi ile mahkememizden verilen davanın reddine ilişkin kararı kaldırmıştır.
Kaldırma kararı sonrası dosya esas defterinin 2020/648 sırasına kaydedilmiş ve istinaf ilamı uyarınca ... 20. Ağır Ceza Mahkemesinin ...esas, ... karar sayılı dosyasının kesinleşmesi bekletici mesele yapılmıştır.
... 20. Ağır Ceza Mahkemesinin...esas, ... karar sayılı ilamının incelenmesinde;
"Yapılan yargılama toplanan deliller, Sanık savunması, katılan beyanları,Tanık beyanları, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, ... 37. İcra Müdürlüğünün...esas sayılı takip dosyası, ... 37. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyası, hep birlikte değerlendirildiğinde; Sanığın, tahsil etmek üzere 13/01/2009 vade tarihli 215.000 Amerikan doları ve 250.000 Türk lirası bedelli iki adet bonoyu müştekiden aldığı, takip işlemlerini daha kolay yürüteceğinden bahisle kendi adına ciro ettirdikten sonra kendi adına asil sıfatıyla vekili aracılığıyla, borçlu ...ve şikâyetçi haklarında ... 37. İcra Müdürlüğünün...ile borçlu ...ve şikâyetçi haklarında aynı icra müdürlüğünün ...sayılı dosyaları üzerinden haksız icra takipleri başlattığı, bahse konu takiplere istinaden de müştekinin taşınmazları üzerine haciz şerhi konulmasını sağladığı ve bu şekilde avukatlık görevini kötüye kullandığı anlaşılmakla,"
Gerekçesi ile;
"Sanık ...'in üzerine atılı görevi kötüye kullanma suçunu işlediği sabit görülmekle eylemine uyan TCK'nun 257/1 maddesi gereğince suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, sanığın kastı ve kastın yoğunluğu dikkate alınarak sanığın taktiren ve teştiden 1 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," hükmetmiştir.
Karara karşı sanık (Davalı) müdafi tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi ...Esas,... Karar sayılı ilamında;
"...Bütün beyanlar ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın katılan tarafından yapılan ciro ile bonoların alacaklısı haline geldiği, taraflar arasında söz konusu cironun tahsilat yapılması için ya da başka bir amaçla verildiğine dair yazılı bir belge düzenlenmediği, bu haliyle sanığın adına yapılan ciro ile katılan aleyhine icra takibi başlatmasının avukatlık görevi ile ilgisinin bulunmadığı, taraflar arasında gerçek bir borç alacak ilişkisinin olup olmadığının hukuki ihtilaf konusu olduğu, dosyada sanığın avukatlık görevinin gereklerine aykırı davranarak katılanın mağduriyetine sebebiyet verdiğine dair mahkumiyetine yeter somut ve inandırıcı herhangi bir delil bulunmadığı, diğer yandan Türk Ceza Kanunu 257.maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunun, kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı hareket etmesi ve bu davranış nedeniyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına ya da kişilere haksız menfaat sağlanması ile oluştuğu, yargılama konusu eylemin sanığın avukatlık görevinden kaynaklanmadığı, bu nedenle TCK 257. Maddesinde düzenlenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, bu haliyle yerel mahkeme tarafından isnat olunan suçtan dolayı CMK 223/2-a-e maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı olup, bu aykırılık CMK'nun 303/1-a ve 280/1.fıkrasının "a" bendinin 2.cümlesi uyarınca düzeltilebilecek nitelikte olduğundan istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmüş olmakla, sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm fıkrasının TÜMDEN KALDIRILARAK;
Yerine "Sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması ve yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle CMK'nın 223/2-a-e maddesi gereğince sanığın BERAATİNE,"
Hükmedilmiştir. Karara karşı katılan vekili temyiz yoluna başvurmuştur. Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 5. Ceza Dairesi : ... Esas ... Karar sayılı ilamında;
Dosya kapsamına göre, sanığa teslim edilen senetlerin katılan aleyhine icra takibine konu edildiği 27.03.2009 tarihinin suç tarihi olduğu, bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, soruşturma ve kovuşturma izinleri ile ilgili durma süreleri eklendiğinde dahi 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 13.04.2021 tarihli ve ... Esas, ... sayılı Kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,"
Hükmetmiştir.
Dolandırıcılık ve senedin tahsil amacıyla verildiğine ilişkin iddialar yönünden tarafların tanıkları dinlenmiştir. Tanıkların davalının dolandırıcılık ile senedi elde ettiğine ilişkin somut görgüye dayalı her hangi bir bilgisi bulunmadığı anlaşılmıştır. Tanık ...' ın senedin veriliş nedenine ilişkin doğrudan bilgi sahibi olmadığı gibi alacak ve borç ilişkisine dair diğer açıklamaları görgüye dayalı olmayıp davacı ve dava dışı 3. Kişilerden duyumuna ilişkindir. Tanık ... senedin veriliş nedenine ilişkin bir kısım beyanlarda bulunmakla birlikte senedin veriliş anına ilişkin bir görgüsü olmadığı gibi, tahsil amacı ile verildiğine dair doğrudan davalıdan duyduklarına ilişkin bir anlatımı da bulunmamaktadır. Tanık ... senedin veriliş nedenine ilişkin doğrudan görgüye dayalı bir bilgisi bulunmamaktadır. Tanık anlatımlarının duyuma dayalı olduğunu açıklamıştır. Tanık ... ile ...' in beyanlarında senedin veriliş nedenine ilişkin doğrudan görgüye dayalı her hangi bir bilgi bulunmamaktadır.
Uyuşmazlığa konu senedin dolandırıcılık yolu ile elde edildiği ve senedin tahsil amacıyla verildiğine ilişkin iddialar hususunda tanıkların iddiaları doğrular somut görgüye dayalı bilgileri bulunmadığından tanık anlatımları iddianın ispatı için yeterli delil olarak kabul edilmemiştir. Uyuşmazlık konusu ve tanıkların istinaf ilamında belirtilen "dolandırıcılık ve senedin tahsil amacıyla verildiği iddiasının maddi vakıa yönünden tanıkla kanıtlanabileceği gözetilerek" hususlarda dinlenmesine ilişkin gerekçesi uyarınca tanıkların taraflar arasındaki alacak ve borç durumuna ilişkin açıklamaları değerlendirilmemiştir.
... 20. Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas, ...karar sayılı ilamının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi ...Esas, ...Karar sayılı ilamı ile kaldırılması ve neticeten Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin ... Esas ...Karar sayılı ilamı ile davanın zamanaşımından düşmesine karar verilmiş olması nedeni ile ceza mahkemesince yapılan değerlendirmeler hukuk hakimini bağlamaz. (Aynı şekilde Yargıtay 3. HD ...E,... K,)
Konusu suç teşkil eden hususlarda (Bedelsiz senedi kullanma, dolandırıcılık, görevi kötüye kullanma) yemin deliline başvurulamayacağından yemin delili hatırlatılmamıştır.
Dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından davalıya tahsil amacıyla senedin verildiğine ilişkin yazılı bir delil bulunmadığı, senedin tahsil amacıyla verildiğine ilişkin maddi vakıanın tanık beyanları ile de ispatlanamadığı, davalının davacının iradesini fesada uğratarak senedi elde ettiğine ilişkin somut bir delil bulunmadığı ve senede karşı borçlu olunmadığına ilişkin yazılı bir belge sunulmadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın ve davacının kötü niyeti ispatlanamadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin yatırılan 6.102,35 TL harçtan mahsubu ile alınan artan 5.674,75.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettiğinden ...Ü.T ne göre hesaplanan 57.172,80.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafın yapmış olduğu, 44 TL posta tebligat giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7- Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadasine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/12/2024
Başkan ...
(e-imza)
Üye ...
(e-imza)
Üye ...
(e-imza)
Katip ...
(e-imza)