T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/171 Esas
KARAR NO : 2025/581
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/03/2022
KARAR TARİHİ : 17/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı taşeron şirket bünyesinde 2006-2010 yılları arasında çalışan ... Kimlik numaralı ...'ın kıdem tazminatı alacağının ödenmesi ve bu tazminattan davalı tarafın sorumlu olması sebebiyle ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını ancak takibe itiraz edildiğini, davalı ile arasındaki ticari uyuşmazlığa dayanarak 09.09.2021 tarihli arabuluculuk toplantısında davalı ile anlaşılamamış olduğunu, davalı taşeron şirket bünyesinde 2006-2010 yılları arasında çalışan ... davalı işçilik alacakları için ... 28. İş Mahkemesi'nde ... Esas ...Karar numaralı 25.02.2020 tarihli dosyası üzerinden kısmen kabul kararı vermiş olup kıdem tazminatına hükmetmiş olduğunu ve ... 28. İş Mahkemesi işçi vekilinin davayı ıslah etmemesinden sebeple taleple bağlı kalarak davayı 400,00 TL üzerinden kısmen kabul etmiş ve ... kıdem tazminatının geri kalan bakiye miktarını vekil eden şirket ve davalı .... Ltd. Ştİ.'yi borçlu göstererek ... 30. İcra Dairesi ... Esas numarasıyla ilamsız icra takibi başlatmış ve davacı şirket haciz zoru altında icra dosyasına 01.02.2021 tarihli dosya hesabı raporuna istinaden 36.870,00 TL ödeme yaptığını ve ödemenin işçinin davalıda çalıştığı dönemi kapsamakta ve davalının sorumlu olduğu dönemin ödemesi davacı tarafından yapıldığını, ...'ın davacı şirkette çalışmaya başladığı tarih 18.12.2010 tarihi olduğunu, taraflar arasında Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi 18.12.2010 tarihinde akdedildiğini, icra müdürlüğünde kıdem tazminatı dönemlerinin 2006-2010 yıllarını kapsadığını, bu dönemlerde davalı yanın çalışanı olduğunu, Hizmet Alım Sözleşmesi ve Teknik Şartname incelendiğinde görüleceği üzere davalı yan işçilerin kıdem ve ihbar tazminatlarından sorumlu olduğunu ve "... A.Ş. işletmesinde Doldurma, Paketleme, İstifleme, Nakliye, Bakım-Onarım ve Tankerle Su Taşıma İşçilik Hizmet Alımı Sözleşmesi’nin 5.maddesi, Teknik şartnamenin sözleşme eki olan ihale dokümanlarını oluşturduğunu açıkça hüküm altına almış ve Sözleşmenin eki olan "Teknik Şartname" nin 3.maddesinin 11. Bendinde ise Yüklenici olan davalının, personelin ihbar, kıdem ve diğer işçilik alacaklarından sorumlu olduğu hüküm altına alınmış olduğunu ve davalı yan ile yapılan sözleşme ve teknik şartname gereği, kendi işçisi olan ...'a yapılmış işçilik alacaklarından davalı yanın sorumlu olduğunu ve işçi ... SGK kayıtlarında 07.02.2006-16.12.2007 yılları arasında ...Tic. Ltd. Şti ve ...Tic, Ltd. Şti. bünyesinde çalıştığı görülse de davalı yan ilgili şirketlerle iş sözleşmesi devri işlemini gerçekleştirmiş olduğunu ve buna göre devralan işveren işçinin gerek devir öncesi gerek devir sonrası tüm hizmet süresine ve son ücretine göre hesaplanan kıdem tazminatından sorumlu olduğunu, davalı tarafın işçi ...’ın 2006-2010 yılları arasındaki tüm çalışma dönemlerinden sorumlu olduğunu ve bu hususta davalı yana benzer şekilde başka işçilerden sebeple huzurdaki davaya benzer rücu davaları açılmış ve davaların kabul edildiğini, arz ve izah edilen ve Sayın Hakimliği'niz tarafından re ‘sen gözetilecek sebepler ile fazlaya ilişkin haklar ile ilgili her türlü hak ve talepleri saklı kalmak kaydı ile davalı-borçlu yanın ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya konusu borca, takibe, ödeme emrine, faize ve fer’i alacaklara yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline ve takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeni ile alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere İcra İnkar Tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket 2007-2010 yılları arasında davacı kurumdan hizmet alım ihalesi ile davacının işçilerinin çalıştırma işlemlerini üstlenmiş ve ihale dokümanlarından da anlaşılacağı üzere davalı davacının iddia ettiği gibi 2006 yılında o iş yerinde taşeron firma olarak çalışmadığını ve davalı 16.12.2007 yılından 18.12.2010 yılına kadar taşeron olarak çalışmış olduğunu, davacının dilekçesindeki 07.02.2006-16.12.2007 tarihlerinde davalının sorumlu olmasını gerektiren bir durumun olmadığını, davacı ile davalı arasındaki sorumluluk ilişkisinin sözleşmesel bir sorumluluk olduğunu ve daha önceki dönemlerden sorumlu olunacağına ilişkin akdi ilişki mevcut olmadığını ve davalının sözleşmesi sözleşme devam ederken hiçbir neden yokken fesih edildiğini, işçilerle ikbale sözleşmesi yaparak bütün işçileri davacı tarafa devrettiğini, bu sözleşmeden kaynaklı davacı tarafa yada işçilere bir borcu bulunmadığını, ikaleye ilişkin davacı tarafın yönetim kurulu kararı olduğunu ve mahkeme tarafından davalının Aralık/2010 tarihinde alınan taşeron işçilere ilişkin yönetim kurulu kararının istenilmesini talep edildiğini, davalıda dava dışı işçi 16.12.2007- 18.12.2010 tarihleri arasında çalışmış olduğunu davacı iddia etmiş ise de kabul etmemekle birlikte, o dönemdeki çalıştığı ücretle ve buna bağlı olarak kıdeminden sorumlu olduğunu ve taraflar arasında yapılan ihale sözleşmesinde işçinin kıdem, ihbar, fazla mesai gibi haklardan sorumlu olacağını davalı kabul etse de, bu durum davalı şirketin işçiyi istihdam ettiği dönemi kapsamakta ve o döneme ilişkin işçiye ödenen brüt ücretle sınırlı sorumluluğu doğacağını ve yıllar sonra işçinin brüt ücretleri değişmiş, işçi kıdem atlamış, işçi iş yerinde derece atlamış ve eski dönemle kıyaslanmayacak derecede kıdem tazminatı farkı çıkmışsa davalının bundan sorumlu olmayacağını ve kabul etmemekle birlikte eğer davalı şirkete bir sorumluluk atfedilecekse 16.12.2010 tarihinde ... ın SGK dan gelecek brüt ücret üzerinden sorumluluğuna gidilebileceğini ve davalı açısından zaman aşımına uğramış olduğunu arz ve izah edilen nedenlerle huzurdaki haksız ve yersiz davanın reddi ile dava masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
... 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı uyap dosyası, Sgk kayıtları, ... 28 İş Mahkemesinin ... E - ... K. sayılı 25/02/2020 tarihli kararı, ... 4 Asliye Ticaret Mahkemesini ...K. sayılı 27/11/2020 tarihli kararı, davacı ile dava dışı ... arasında imza edilen belirsiz süreli iş sözleşmesi, taraf beyanları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf, Davalı şirket bünyesinde çalışmış olan ...'ın kıdem tazminatının davacı tarafından ödendiği iddia edildiğinden ödenen tazminatın davacı tarafından davalıdan talep edilip edilemeyeceği hususlarındadır.
... 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 38.868,18 TL asıl alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir.
Deliller toplandıktan sonra, dosya Mali Müşavir ...ve Aktüer bilirkişi ...'e tevdi edilerek;" Davalı şirket bünyesinde çalışmış olan ...'ın kıdem tazminatının davacı tarafından ödendiği iddia edildiğinden ödenen tazminatın davacı tarafından davalıdan talep edilip edilemeyeceği hususlarında " rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişiler mahkememize sunmuş oldukları raporlarında özetle; " Somut olayda; Son Aylık Brüt Ücret : 2.130,90 TL , İkramiye : 700,50 TL , Sosyal Ödenek : 472,00 TL Yemek Ücreti :275,40 TL Yol Ücreti : 275,40 TL Kıdem Zammı : 52,50 TL Giyim Yardımı : 59,40 TL Giydirilmiş Brüt Ücret : 3.966,50 TL KIDEM TAZMİNATI HESABI Hizmet süresi : 3 yıl 1 gün 2010 Kıdem Tavanı : 4.297,21 TL Giydirilmiş Brüt Ücret : 3.966,50 TL TUTAR 3.966,50 TL (X) 3 YIL 11.899,50 TL 3.966,50 TL (/) 365 GÜN (X) 1 GÜN 10,86 TL BRÜT KIDEM TAZMİNATI 11.910,36 TL DAMGA VERGİSİ (% 0,759) 90,40 TL NET KIDEM TAZMİNATI olmak üzere toplam 11.819,96 TL hesaplaması ile davalı ve davacının müştereken ve müteselsilen 11.819,96 TL tutarındaki net kıdem tazminatından sorumlu olacağı" yönünde görüş ve kanaate varıldığını bildirmişlerdir.
Taraf vekillerinin itirazları üzerine aynı bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılmış, bilirkişiler Mali Müşavir ...ve Aktüer bilirkişi ...mahkememize sunmuş oldukları ek raporlarında özetle; "Davacının 3 yıl 9 ay | gün çalıştığının kabul edilmesi halinde davalı ve davacının müştereken ve müteselsilen 11.819,96 TL tutarındaki net kıdem tazminatından sorumlu olacağı hesaplanmıştır. Davacının 10 yıl 9 ay 1 gün çalıştığının kabul edilmesi halinde 42.327,02 TL tutarındaki net kıdem tazminatı hesaplanmıştır. Arada kalan tutar (42.327,02 TL (-) 11.819,96 TL) 30.507,06 TL hesaplanmıştır. Faiz hesaplamasının yapılabilmesi için işçinin fesih tarihinden itibaren kamu bankaları (Vakıfbank Ziraat Bankası ve Halkbankasından) işçinin fesih tarihi olan 07.11.2016 tarihinden itibaren birer yıllık mevduat faiz oranlarının sordurulması gerekmektedir..." yönünde görüş ve kanaate varıldığını bildirmişlerdir.
Bilirkişi raporu üzerine dava dışı ...'ın , Mahkememiz davalısı ...'nde (V.K.N.:...) çalıştığı, 2016 yılı maaş bodroları celp edilerek aynı bilirkişilerden ikinci ek raporlarını düzenlemeleri istenilmiştir. Bilirkişiler Mali Müşavir ...ve Aktüer bilirkişi...mahkememize sunmuş oldukları ikinci ek raporlarında özetle; " Davacının 3 yıl 9 ay 1 gün çalıştığının kabul edilmesi halinde davalı ve davacının müştereken ve müteselsilen 10.167,71 TL tutarındaki net kıdem tazminatından sorumlu olacağı hesaplanmıştır. Davacının 10 yıl 9 ay | gün çalıştığının kabul edilmesi halinde 34.246,94 TL tutarındaki net kıdem tazminatı hesaplanmıştır. Arada kalan tutar (34.246,94 TL (-) 10.167,71 TL) 24.079,23 TL hesaplanmıştır." yönünde görüş ve kanaate varıldığını bildirmişlerdir.
İtirazlar üzerine dosya bu defa İş Mevzuatından KaynaklıNitelikli Hesaplamalar Uzmanı ... ile Aktüerya Uzmanı ...'ya tevdi edilmiş, bilirkişiler mahkememize sunmuş oldukları 23/02/2025 tarihli raporlarında özetle; "...6.TEKNİK ŞARTNAMELERDE YER ALAN RÜCU HÜKÜMLERİ: Madde 10. Yüklenici iş hukuku, SGK mevzuatı ve diğer kanun ve yönetmeliklerden doğan yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlüdür. Madde 11. Yüklenici elemanları ile ilgili ihbar ve kıdem tazminatı, yıllık izin, iş kanunu, SSK kanunu ve diğer kanunlardan doğacak tüm mesuliyet ve borçlar yükleniciye aittir. Kıdem tazminatını işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak davalılara rücu edebilecektir. ... Nihai takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacı tarafından ifa edilen dava dışı ...''a işçilik alacakları ödemesi rücusuna ilişkin yapılan değerlendirmede; Yukarıda 6. maddede yapılan değerlendirmede görüleceği üzere davacının ifa ettiği işçilik alacakları 5. madde de belirtilen son dönem Yargıtay kararları çerçevesinde sözleşmelerde rücu miktarına ilişkin hüküm olup olmaması durumu esas alınarak rücu oranları belirlenmiş olup, bu rücu oranlarına karşılık gelen miktarlar; toplam 17.265,23 TL, davalıya rücu edilebilecek toplam miktar; ... STİ, sorumluluk: 10.621,74 TL kıdem tazminatı 17.265,23 TL, ALACAK TOPLAMI 17.265,23 TL, TOPLAM ÖDENEN 36.868,18 TL VEKALET ÜCRETİ, YARGILAMA 19.602,95 TL..." yönünde görüş ve kanaate varıldığını bildirmişlerdir.
İtirazlar üzerine aynı bilirkişi heyetinden ek rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişiler 15/04/2025 tarihli ek raporlarında özetle; Davalı “Kıdem tazminatı hesaplansa bile, kendine ait son dönem ücretinden hesaplanması gerektiği,” itirazına karşılık olarak, Değerlendirme; Dava dışı işçinin kıdem tazminatı hesabı yapılırken; baştan beri aynı asıl işverende çalışan işçinin (işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için) hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Davacı ve davalı altişverenler arası devir işlemi gerçekleştiğini belirterek farklı itirazlarda bulunmuştur.
Davacı devir nedeniyle ... ve ... nın işçiye karşı borcunun ... geçtiğini,
Davalı ... ise devir nedeniyle borcunun ... ye geçtiğini
belirtmişledir itirazına karşılık olarak
Değerlendirme;
Bahse konu sınırlı sorumluluk işçi-işveren arasındaki (4857 sayılı iş kanunu Md.6-İşyerinin veya bir bölümünün devri) dış ilişkinin gerekliliği olup, davacı ve davalı arasındaki iç ilişkiye ilişkin 4857 sayılı iş kanunu herhangi bir düzenleme mevcut değildir. Burada hesaplama ve sorumluluk tespiti yapılırken asıl işveren ve alt işverenin işçiye karşı olan borçları değil, birbirine karşı olan borçları dikkate alınmıştır.
Yukarda verilen Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere “yükleniciler işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı” sorumludur. Davalı altişverenler arası devir işlemi gerçekleştiğini belirterek farklı itirazlarda bulunmuştur itirazına karşılık olarak değerlendirme;
Davalı bu itirazı akabinde Yargıtay 22. HD kararını koymuştur. Ancak yukarda belirtildiği üzere işburada iç ilişki kapsamında yerleşik Yargıtay kararları çerçevesinde hesaplama yapılmıştır.
Yargıtay 22. HD ise asıl işveren ve yüklenicilerin dava dışı işçi ile olan dış ilişkilerini 4857 sayılı iş kanunu bağlamında karar bağlamıştır. Kök raporda değişikliğe gidilmemiştir. "yönünde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle;Somut olayda, hizmet alımına dair teknik şartnamenin 3. maddesinin 11. bendinde, yüklenici elemanları ile ilgili ihbar ve kıdem tazminatı, yıllık izin, İş Kanunu, SSK Kanunu, Vergi Kanunu ve diğer bütün Kanunlardan doğacak tüm mesuliyet, mükellefiyet ve borçların yükleniciye ait olduğu kararlaştırılmıştır. Taraflar arasında akdedilen hizmet alımına dair sözleşmeler kapsamında davacının asıl işveren davalının ise alt işveren/yüklenici olduğu, davacının, dava dışı işçiye ödediği bedel ve ferilerinin tamamını davalıdan talep etme hakkı bulunsa da davalının ancak dava dışı işçiyi çalıştırdığı kendi dönemi ile sınırlı olarak sorumlu tutulması gerekir. Dava dışı ...'ın 17/12/2007 ile 17/12/2010 dönemleri arasında davalı şirkette çalıştığı, dava dışı ... şirketi ve ...şirketlerinde ise 06/02/2006 ile 24/12/2007 tarihleri arasında çalıştığı, bu dava dışı şirketler ile davacı ... arasında bir sözleşme olmadığı, bu iki şirket davalı ... devir olsa da , ... ve ... arasındaki sözleşme tarihinin 13/12/2007 olduğu yani devirden önceki dönemle ilgili ... ve ... arasında bir sözleşme olmadığı gibi davacı ... ile dava dışı ...şirketi ve ...Şirketi arasında da bir sözleşme olmadığı, bu nedenle davacı tarafın davalı ile aralarında sözleşme olmayan dönemle ilgili dava dışı şirketleri davalı devir alsa da davalının 06/02/2006 ile 17/12/2007 döneminden sorumlu olmayacağı kabul edilmiş ve alınan ikinci kök rapordaki hesaplamaya itibar edilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin ...esas, ... karar sayılı kararında;"..... Hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlenmekte ve bu şartlarla sözleşme imzalanmaktadır. İş Kanunu'nda, işçiyi korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin (yüklenici) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir. Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda, yüklenicinin (alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren, işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır....Yukarıdaki gerekçelerle; hizmet alım sözleşmesinde herhangi bir hüküm bulunmaması hâlinde, asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçilerine ödediği işçilik alacaklarının tamamından yüklenicinin (alt işveren) sorumluluğun mevcut olduğuna...." şeklinde belirtildiği dikkate alınarak Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, davalı tarafından ... 7. İcra Müdürlüğünün... E sayılı icra dosyasına yöneltilen itirazın 22.681,67 TL asıl alacak yönünden ve takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Dava konusu alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, davalı tarafından ... 7. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyasına yöneltilen itirazın 22.681,67 TL asıl alacak yönünden ve takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Dava konusu alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar Kanununca alınması gerekli 1.549,38 TL ilam harcından peşin yatırılan 445,28 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.104,10 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yatırılan 445,28 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul / ret oranına göre 818,40 TL'sinin davalıdan, bakiye 501,60 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 22.681,67 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 14.186,51 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvuru harcı, 15.000,00 TL bilirkişi ücreti, 407,00 TL tebligat ve müzekkere giderleri olmak üzere toplam 15.487,70 TL yargılama giderlerinden davanın kabulü oranında 9.602,37 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/09/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır