T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/215 Esas
KARAR NO : 2025/598
DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/03/2022
KARAR TARİHİ : 23/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 12.06.2017 tarihinde, şirketin ... İli ... İlçesi ... Mevkiinde bulunan taşınmazının ... çatı sisteminin fabrika imalatının yapılması, işin yapılacağı yere nakledilmesi, montajı ve çalışır halde teslimini kapsayan bir Satış Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 2.H. maddesi; "İşin (ana sistemin) teslim süresi sözleşmenin imzalanmasını takiben 4 haftadır." hükmü gereğince işin 10.07.2017 tarihinde bitirilmiş olması gerekirken 21.12.2017 tarihinde teslim edildiğini, davalı şirketin hiçbir geçerli mazereti olmadığı halde, 4 hafta içinde teslim etmesi gereken çatı sistemini 5 ay sonra teslim ettiğini, müvekkili şirketini zarara uğrattığını, davalı şirketin imalatını ve montajını yaptığı çatı sistemi sık sık arızalanmış ve bu arızalar davalı şirketin yetkili teknik servisinin taşınmazımıza gelip tuttuğu tutanaklar ile kayıt altına alındığını, çatı sistemi ile ilgili yaşanan sorunların imalat ve montajdan kaynaklandığını, 09.01.2019 tarihinde davalı şirketin teknik servisi taşınmazımıza geldiğini, servis raporuna "...ürününün su kaçıran noktalarına izolasyon işlemi yapıldı. Tüm LED panellerin girişlerine izolasyon işlemi yapıldı. Bir üründe arızalı olan 2 adet con 35 motorun değişimi yapıldı." notu düşüldüğünü, akabinde 22.02.2019 (2 ay olmadan) yine teknik servis geldiğini, "... ürün 3 adet LED yanıp sönmesi üzerine değişimi yapıldığını, ürünlerin sabit olan kapamaları ile alakalı olarak kalıcı bir çözüm amaçlı sürme izolasyon veya membran uygulaması tavsiye edildiğini, " notu düşüldüğünü davalı şirketin teknik servisi izolasyon işlemi uyguladıktan sonra 2 ay dolmadan yine izolasyon önerdiğini, bu durumu bile teknik servis sağlamadığını kanıtladığını, hatalı ve eksik imalatlar ... 36. Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile fotoğraflarla tespit edilerek kayıt altına alınıp davalı şirkete tebliğ edildiğini, durumun vahametini gösteren video kayıtları da 23.12.2021 tarihinde ... e-posta adreslerine gönderildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin özel hükümler başlıklı 6.K. maddesindeki "Sözleşme konusu ürünler imalat ve işçilik hatalarına karşı, kullanılan kumaş, farklı ham maddeler ve elektronik aksamlara göre 5 yıla varan süreler ile ... garantisi altındadır." hükmü ile bu çatı sistemlerine 5 yıl süre ile garanti verildiğini, kronikleşmiş problemlere davalı şirket tarafından yapılan yetersiz müdahaleler geçici çözümler üretmekten başka bir sonuç doğurmadığını, belirtilen sebeplerden dolayı davanın kabulüne, teslim edilen ayıplı malın ücretsiz onarımına, fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik olmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesi yönünde karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Tarafların tacir olduğunu, davaya Konu İş Ticaridir. TTK'nun 23.maddesinde belirlenen sürede bildirim yapılmadığından davanın reddedilmesi gerektiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23. maddesine göre "... alıcı, teslim tarihinden itibaren sekiz gün içerisinde satılanın gözden geçirilmesini sağlamakla yükümlüdür" TTK md. 23/c “malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir...” şeklinde düzenlendiğini bu doğrultuda ticari satış bakımından ayıp bildirim süresi teslimden itibaren iki gün olduğunu, davacının dava konusu ürünleri 21.12.2017 tarihinde ayıplı teslim edildiğini kabul etmesine rağmen ayıp ihbarını müvekkiline 16.12.2021 tarihinde bildirdiğini, kanunen yerine getirilmesi gerekli olan muayene ve ihbar yükümlülüğünü süresi içerisinde yerine getirmeyen davacı/alıcı ayıba karşı tekeffül hükümlerinden yararlanamayacağını, davacı ile müvekkili arasında davacının işletmesinde kurulumu yapılan kış bahçesi ve cam sistemi için 16.05.2016 Tarihli Satış Sözleşmesi ve 12.06.2017 tarihli olmak üzere iki ayrı satış sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin bu satış sözleşmelerine konu edimlerini tam ve eksiksiz ifa ettiğini, Müvekkili ile davacı arasında 12.06.2017 tarihinde imzalanan satış sözleşmesinden kaynaklanan ödemenin gecikmesinden kaynaklanan 2.779,93 TL kur farkının ödenmesi için ... 6. Noterliğinden ... tarih ... Yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edildiğini, müvekkilinin bakiye alacağını talep edene kadar davacı sözleşmelere konu ürünlere ilişkin herhangi bir ayıp bildiriminde bulunmayan davacının ihtarnameyi tebliğ aldıktan sonra ürünlere ilişkin 16.12.2021 tarihinde ayıp bildiriminde bulunmasının kötü niyetini gösterdiğini, davacının kullanımdan kaynaklı meydana gelebilecek ufak çaplı sorunlar için teknik servis talep ettiğini, müvekkilinin teknik servis elemanları ise sorunları talep doğrultusunda giderdiğini, dosyada mevcut teknik servis formlarında görüleceği üzere giderilmeyen herhangi bir sorun kalmadığını, 16.05.2016 Tarihli Sözleşmeye konu 2 adet ... Sistemi'nin 5 yıllla varan süre ile müvekkilin garantisi altında olduğunu, dava dilekçesinde ayıplı teslim edildiği iddia edilen ürünlerin kurulum ve montajı 2016 yılında bu sözleşmeye binaen müvekkili tarafından yerine getirilip teslim edildiğini, davacı tarafından 16.12.2021 tarihinde yapılan bildirim sonrasında yapılan inceleme neticesinde tespit tutanağı düzenlenmiş ve bu tutanak davacıya iletildiğini, davacının sözleşme konusu ürünleri garanti şartları ve kullanım klavuzuna aykırı bir şekilde kullandığını, belirtilen sebeplerden dolayı davacının gerçeğe aykırı ve haksız davasının reddine ve tüm yargılama masraflarının davacıya yükletilmesine, karar verilmesini talep ettiği talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, bilirkişi raporları dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasında imza edilen 16/05/2016 ve 12/06/2017 tarihli sözleşmelerde belirtilen edimlerin gereği gibi yerine getirilip getirilmediği, eksik ve ayıplı ifanın söz konusu olup olmadığı, eserde var ise gizli ayıp mı açık ayıp mı olduğu süresinde ayıp ihbarlarında bulunup bulunulmadığı, davacının ücretsiz onarım ve maddi tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığı hususunda toplanmaktadır.
Mahkememizin 26/10/2022 tarihli ara kararı gereğince dosyamız ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak rapor hazırlanmak üzere Mimar, Makine Mühendisi ve İnşaat Mühendisi bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 16/05/2023 tarihli raporda özetle;
"...1. Çatı sistemleri ürünü köşelerinde imal edilen tahliye kanallarının dış etkenlere karşı korunmasız üretilmesi sebebiyle, kanallar üzerinde yabancı cisimlerin bulunduğu, yabancı cisimlerin ve kanallar üzerinde bulunan mekanizma araçlarının suyun tahliye edilmesi noktasında engel teşkil ettiği, çatı bölümünün eğimsiz imalatı sebebiyle suyun belirli bölgelerde biriktiği,
2. Davaya konu otelin bulunduğu bölgenin iklimi şartları sebebiyle, yağış miktarının dönemsel olarak artış gösterdiği, bu durumda biriken su miktarını arttırdığı, Silikon ve contaların etkisini kaybetmesi ile biriken suyun ürünün iç kısımlarına sızmasının teknik olarak mümkün göründüğü,
3.Üründeki sıkıntıların ilk inceleme ile tespit edilemeyeceği, kullanım sırasında arızaların ortaya çıkabileceği, ürünü satın alan tarafın üründen beklenen faydayı sağlayamadığı, yukarda açıklanan diğer teknik hususlar ile birlikte in Gizli Ayıplı olarak satılmış olduğu,... "sonuç ve kanaatine varılmaktadır.
Mahkememizin 01/03/2024 tarihli ara kararı gereğince davacı tarafın ticari defter ve kayıtları incelenerek rapor tanzimi için ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak dosyamız mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen 12/07/2024 tarihli raporda özetle;
"Davacı ... A.Ş tarafından ibraz edilen ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının 6102 Sayılı TTK ve 213 sayılı VUK ve 1 sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliği ilgili madde hükümleri uyarınca yasal sürelerde ve usule uygun şekilde yaptırıldığı tespit edilmiştir.
Davacı ve davalı taraflar arasında 16.05.2016 ve 12.06.2017 tarihlerinde imza altına alınmış yazılı sözleşmelerin bulunduğu,
Davacı tarafın ticari defter ve belgelerinde, eksik ve hatalı ifa edilen ürün ile ilgili başkaca bir firmadan almış olduğu hizmete ait herhangi bir fatura veya ödeme kaydına rastlanılmadığı,
Davacı tarafın ticari defter kayıtlarına göre davalı tarafın düzenlemiş olduğu 25.09.2017 Tarih ve ... numaralı 70.254,84 TL tutarındaki fatura bedelinin ödendiği,
19.12.2018 Tarih ve ... seri numaralı 2.779,93 TL tutarındaki kur farkı faturası ile ilgili herhangi bir ödeme belgesinin bulunmadığı ancak, davacı ticari defterlerindeki fatura bedelini mutabakat farkı açıklamalı kayıt ile davalı carisini sıfırladığı..."sonuç ve kanaatine varılmaktadır.
Mahkememizin 11/03/2025 tarihli ara kararı gereğince davalı tarafın ticari defter ve kayıtları da incelenmek suretiyle rapor hazırlanmak üzere dosyamız mali müşavir bilirkişi ve ticaret mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından ibraz edilen 25/06/2025 tarihli raporda özetle;
"a) Davalının dava konusu işleri ayıplı ifa ettiği, garanti süresi ve ayıbın niteliği dikkate alındığında ayıp ihbarının süresinde olduğu,
b) Davacının ücretsiz onarım talebinin yerinde buna karşılık zarar iddilarının ispata muhtaç olduğu," sonuç ve kanaatine varılmaktadır.
Somut olayda davalı, davacıya ait bir takım çatı ve hareketli aydınlatma modülü ve kış bahçesi kurma işlerini belirli bir ücret karşılığında, bağımsız olarak üstlendiğinden taraflar arasındaki sözleşme, istisna sözleşmesidir (TBK. m. 470). Davacı taraf, davalının üstlenmiş olduğu işleri tam ve gereği gibi yerine getirmediğini iddia etmekte ve ücretsiz onarım ile birlikte uğradığı maddi zararların karşılanmasını talep etmektedir.
İstisna sözleşmesinde ayıplı ifa halinde iş sahibinin haklarını düzenleyen TBK m.475 hükmüne göre: “Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. — Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplıya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme.
2. — Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme.
3. — Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme.
İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracak işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz”. Açıkça anlaşıldığı üzere TBK. m. 475 hükmi ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayanma imkanı olan iş sahibine sözleşmeden dönme, ücretin indirilmesi, eserin tamiri ve tazminat talebi haklarını sağlamaktadır. Davacının doğan zararlar nedeniyle genel hükümlere göre de tazminat talep etme hakkı bulunmaktadır.
İspat kuralına ilişkin TMK m.6 hükmüne göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür”. Bir vakadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur. Davalının yukarıda anılan ayıplı ifadan kaynaklanan haklarını kullanabilmesi için ispat kuralı gereği, ayıplı ifanın varlığını ve bu ifadan kaynaklanan zararın miktarını geçerli delillerle ispat etmesi gerektiği açıktır. Mahallinde yapılan teknik inceleme neticesinde, davalının üstlenmiş olduğu işi ayıplı olarak yaptığı tespit edildiğinden tespit edilen ayıp miktarının sözleşme bedelinden indirilmesi gerekmektedir.
Teknik bilirkişi raporu dikkate alındığında, davacının, davalı tarafından teslim edilen “üründen beklenen faydayı sağlayamadığı, ... ürünün Gizli Ayıplı olarak satılmış olduğu” anlaşılmaktadır. Yine taraflar arasındaki sözleşmenin 6/k hükmüne göre; “sözleşme konusu ürünler imalat ve işçilik hatalarına karşı, kullanılan kumaş, farklı hammaddeler ve elektronik aksamlara göre 5 yıla varan sürelerle ...' nin garantisi altındadır”. Davalının dava konusu işleri ayıplı ifa ettiği, garanti süresi ve ayıbın niteliği dikkate alındığında ayıp ihbarının süresinde yapılmış olduğu sonucuna varılmaktadır. TBK m.475 hükmü uyarınca üründen beklenen faydayı alamayan davacının ücretsiz onarım talebinin yerinde olduğu ancak uğramış olduğu zararlara ilişkin somut bir delil sunmamış, incelenen ticari defterlerinden de bu yönde bir tespit yapılamadığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile davaya ve taraflar arasındaki 12/06/2017 tarihli sözleşmeye konu ... İli, ... İlçesi, ... Mevkinde bulunan taşınmazda 28/04/2023 tarihli talimat raporunda tespit edilen ayıpların TBK 475 Maddesi doğrultusunda davalı tarafından onarım masrafları davalıya ait olacak şekilde ücretsiz olarak onarılmasına, davacının uğramış olduğu zararın tazmini isteminin ispatlanamadığından reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre;
1-Davanın kısmen kabulü ile, davaya ve taraflar arasındaki 12/06/2017 tarihli sözleşmeye konu ... İli, ... İlçesi, ... Mevkinde bulunan taşınmazda (bu sırada davalı vekili ... duruşmaya e-duruşma yoluyla bağlantıya geçti) 28/04/2023 tarihli talimat raporunda tespit edilen ayıpların TBK 475 Maddesi doğrultusunda davalı tarafından onarım masrafları davalıya ait olacak şekilde ücretsiz olarak onarılmasına,
2-Davacının uğramış olduğu zararın tazmini isteminin ispatlanamadığından reddine
3-28/04/2023 tarihli talimat raporun kararın eki sayılmasına,
4-Karar tarihine göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 508,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 107,10 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Peşin alınan 508,30 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvuru harcı, 11,50-TL vekalet harcı, 21.500,00 TL bilirkişi ücreti, 1.062,50 TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 22.654,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. .23/09/2025
Katip Hakim
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır