T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/229 Esas
KARAR NO: 2023/491
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 04/04/2022
KARAR TARİHİ: 07/06/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 04/04/2022
tarihli dava dilekçesinde özetle; 06/02/2022 tarihinde ... İşletme sahasının içinde ...yolu mevkiinde ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile seyir halindeyken şantiye sahası olduğunu ve girişin yasak olduğunu belirtir levhanın 1 km 600 metre ilerisindeki virajı aracın hızından dolayı alamayarak yoldan çıkması ve yol kenarında bulunan kül ve su borularına çarparak takla atması sonucu ölümlü, yaralanmalı tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kaza sonucunda ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan müvekkiller ...’ın ve ...’ın oğulları ...'ın vefat ettiğini, meydana gelen bu kazanın oluşumunda müteveffa ...’ın ve desteğinden yoksun kalan müvekkillerinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, ... plaka sayılı aracın ... Sigorta A.Ş'ye ait ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olup bu poliçe kaza tarihi itibariyle kişi başına vefat halinde 500.000,00-TL teminat sağlamakta olduğunu, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'ne ait Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesine istinaden teminat limitleri içinde 8 iş günü içerisinde ödeme yapması ihtarının 5 adet ekiyle birlikte iadeli taahhütlü usulde 09/03/2022 tarihinde tebliğ edildiğini, ihtarı tebliğ alan davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin Karayolları Trafik Kanunun 99. maddesi gereği 8 iş günü içerisinde taraflarına ödeme yapmayarak 22/03/2022 tarihinde temerrüde düştüğünü, davalı sigorta şirketinin 15 gün içerisinde başvuru taleplerini karşılar bir şekilde nihai bir cevap vermediğinden ve ödeme yapmadığından ve dolayısıyla uzlaşma sağlanamadığından, 15 günün dolmasını müteakip 06/02/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkillerinin oğlu ...'ın vefat etmiş olması sebebiyle müvekkillerinin uğramış olduduğu destekten yoksun kalma zararının müşterek ve müteselsilen ... Sigorta Anonim Şirketi'nden tazmini için iş bu davayı açma zaruretinin doğduğunu belirterek, maddi zararın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere; müvekkillerinin çocukları ...'ın desteğinden yoksun kalmış olmaları sebebiyle şimdilik 1.000,00-TL (Anne ... için 500,00-TL, Baba ... için 500,00-TL) maddi tazminat bedelinin belirsiz alacak davasına ilişkin geçici talebi ile temerrüt tarihi olan 22/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile her bir davacı için ayrı ayrı hesap edilecek vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH: Davacı vekili 10/04/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile müvekkilleri ... ve ... için talep edilen 1.000,00TL'nin 499.000,00-TL arttırarak, eksik harcı ikmal ettiği, ıslah dilekçesinin 12/04/2023 tarihinde davalı vekiline tebliğ edildiği görüldü.
Davalı vekili 29/04/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davayı ve müvekkil şirket sorumluluğunu kabul anlamına gelmemek şartıyla ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ... poliçe numaralı, 07/01/2022-2023 vade tarihleri olmak üzere Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk ( Trafik ) Sigorta Poliçesi ile sigortalısı olduğunu, müvekkili şirketin ancak sigortalısının kazadaki kusuru oranında ve maddi zararın varlığı ispat edildiği takdirde, (sigorta poliçesinde teminat dışı olmayan) maddi zarardan sorumluluğu poliçe azami teminat limitiyle sınırlı olarak söz konusu olabileceğini, murisin yaşı, eğitim durumu, geliri, sosyo-ekonomik durumu, davacı taraflara katkısının gözetilerek alınacak rapor doğrultusunda davacı tarafların talep edebileceği tazminat rakamının tespit edilmesi gerektiğini belirterek, davacı yanın avans faizi talebinin haksız file dayanmakta olduğundan reddine, mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: SGK Hizmet Döküm Raporu, Bilirkişi Raporları, Arabuluculuk Son Oturum Tutanağı, ... 2.Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasının Uyap kayıtları, Türkiye Noterler Birliği yazı cevabı, SGK ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü yazı cevabı, ... CBS'nin ...soruşturma sayılı dosyasının Uyap kayıtları dosyada mevcuttur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
26/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''Dava konusu olayda sürücü ...'ın %100 oranında tamamen kusurlu olduğu, davacıların murisi yolcu ...'a yüklenebilecek bir müterafik kusur oranının olmadığı, olayda başka kişi veya kuruluşlara yüklenebilecek bir kusur oranının olmadığı, Anayasa Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 17/07/2020 tarihli 2019/40 Esas, 2019/40 Karar sayılı iptal kararı dikkate alınarak Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında kabul ettiği Prograsif Rant Hesaplama yöntemlerine göre hesaplama yapıldığı, Yargıtay 17. HD. 2020/2598 E. sayılı dosyasından verdiği 2021/34 Karar nolu ve 14/01/2021 günlü ilamında özetle demekle TRH-2010 Tablosunun esas alınması gerektiğine karar vermiş olup, işbu raporda yaşam sürelerinin TRH 2010 Tablosu esas alınarak belirlen müteveffanın mesleğini ve olay tarihindeki aylık net ücretini ispata elverişli maaş bordrosu, SGK Hizmet Döküm Cetveli vb. herhangi bir belge dosyaya sunulmadığından, yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda her yıl için uygulanan AGİ'li net asgari ücretler esas alınarak hesaplama yapıldığı, 25/12/2021 tarihli ve 31700 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7349 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 3/b maddesi ile kaldırıldığından müteveffanın (60) yaşından sonrasına isabet eden işleyecek emeklilik/pasif devresinin de bilinen son net asgari ücret (2022 yılı ikinci yarısı için; 5.500,35 TL x 12 ay = 66.004,20 TL )esas alınarak hesaplandığı, yukarıda maddesinde detaylı olarak açıklandığı üzere; müteveffa ...” un yolcu konumunda bulunduğu ... plaka nolu araçta sevk ve idare eden dava dışı sürücü ... ile akraba olduğu anlaşıldığı, bu nedenle, tazminat talebine konu olayda gerçekleşen taşıma olduğundan hatır taşıması niteliğinde olmadığı, ancak hatır taşıması indirimi konusunun takdirinin Sayın Mahkemede olduğu, davacı anne ...'ın yoksun kaldığı desteğe ilişkin toplam zararının 466.959,16 TL olduğu, davalı ... Sigorta' nın işbu zararın 282.436,74 TL'lik kısmından (fanzim ettiği ZMMS poliçesi limiti dahilinde kalan) sorumlu olduğu, davacı baba ...'ın yoksun kaldığı desteğe ilişkin toplam zararının 359.702,34 TL olduğu, davalı ... Sigorta'nın işbu zararın 217.563,26 TL' lik kısmından (tanzim ettiği ZMMS poliçesi limiti dahilinde kalan) sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.'' şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
03/04/2023 tarihli bilirkişi EK Raporunda özetle; ''Taraf vekillerinin itirazlarına kısmen katılmanın mümkün olmadığı, Yargıtay'ın güncel yerleşik içtihatları kapsamında işbu raporda yapılan hesaplamada bakiye ömür süresinin tespiti açısından TRH 2010 Tablosunun kullanıldığı, 14/02/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 gün 2021/82 Esas- 2022/167 Karar sayılı iptal kararı dikkate alınarak Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında kabul ettiği Prograsif Rant Hesaplama yöntemlerine göre hesaplama yapıldığı, buna göre; işlemiş devre kazançları artırma ve iskonto işlemi yapılmadan; bilinmeyen devre kazançları ise her yıl için ayrı %10 artırılıp, %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle hesaplandığı, davacı anne ...'ın yoksun kaldığı desteğe ilişkin toplam zararının 782.223,31 TL olduğu, davalı ... Sigorta' nın işbu zararın 291.163,88 TL'lik kısmından (tanzim ettiği ZMMS poliçesi limiti dahilinde kalan) sorumlu olduğu, davacı baba ...'ın yoksun kaldığı desteğe ilişkin toplam zararının 561.046,51 TL olduğu, davalı ... Sigorta'nın işbu zararın 208.836,12 TL' lik kısmından (tanzim ettiği ZMMS poliçesi limiti dahilinde kalan) sorumlu olduğu, sonucuna varılmıştır.'' şeklinde ek rapor sunulduğu görülmüştür.
GEREKÇE: Dava trafik kazası neticesinde, ZMSS ile sigortalı dava dışı araç sürücüsünün tek taraflı trafik kazasında araç içinde yolcu olarak bulunan davacılar murisinin vefatı nedeniyle, desteğinden mahrum kalan davacıların destekten yoksun kalma nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup, davacılar tarafından aracın ZMMS'si olan davalıya başvuru yapıldığı, ancak ödeme yapılmadığı ve maddi zararın tazmini amacıyla açıldığı anlaşılmıştır.
06/02/2022 tarihinde ... ili, ... ilçesi, Külbarajı olarak tabir edilen yerde tali yolda dava dışı araç sürücüsünün kontrolündeki araç ile tek taraflı ölümlü trafik kazasının meydana geldiği, meydana gelen kazada yolcu olarak bulunan davacıların murisi ...'ın vefat ettiği, olay kapsamında dava dışı ... hakkında "bilinçli taksirle ölüme neden olma" suçu nedeniyle hakkında kamu davasının açıldığı, ... 2.Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamanın devam ettiği anlaşılmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur," aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı," aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur," hükümlerine yer verilmiştir.
Meydana gelen trafik kazasında dava dışı araç sürücüsünün kusur oranının tespiti için alınan 26/10/2022 tarihli raporda; dava dışı sürücü ...'ın %100 oranında tamamen kusurlu olduğu, davacıların murisi yolcu ...'a yüklenebilecek bir müterafik kusur oranının olmadığı, tespitinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Benzer şekilde ... 2.Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında alınan kusur raporunda da; dava dışı sürücünün tam kusurlu olarak tek taraflı trafik kazasına sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır.
Davacıların talep edebileceği tazminatın hesabı için dava dosyamızdan alınan 03/04/2023 tarihli ek raporda, davacı anne ...'ın yoksun kaldığı desteğe ilişkin toplam zararının 782.223,31 TL olduğu, davalı ... Sigorta' nın işbu zararın 291.163,88 TL'lik kısmından (tanzim ettiği ZMMS poliçesi limiti dahilinde kalan) sorumlu olduğu, davacı baba ...'ın yoksun kaldığı desteğe ilişkin toplam zararının 561.046,51 TL olduğu, davalı ... Sigorta'nın işbu zararın 208.836,12 TL' lik kısmından (tanzim ettiği ZMMS poliçesi limiti dahilinde kalan) sorumlu olduğu, yönündeki rapora itibar edilmiş ve davanın bu bedeller üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacıların murisi kayıtlardan da anlaşılacağı üzere kazanın meydana geldiği araçta yolcu konumundadır. Ceza dosyasında yer alan ifadelerden araç sürücü dava dışı ... ile müteveffa ...'ın akraba ve arkadaş oldukları, olay günü dava dışı bir takım olaylar sonrası birlikte gittikleri yerden ikametgah adreslerine gitmekte iken kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır. Sürücü ve müteveffa arasında akraba ilişkisi bulunmalarından kaynaklı taraflar arasında ücretsiz taşıma ahlaki bir ödev olarak nitelendiği durumun bulunması nedeniyle belirlenen tazminat miktarından hatır taşıması indirimi yapılmamıştır.
Davacılar vekili her ne kadar açılan davada avans faizi talep etmiş ise de, avans faizi istenebilmesi için borçlunun tacir olması ve borcun da ticari işletmesi ile ilgili bulunmasının yeterli olduğu, alacaklının da tacir olmasının gerekmediği, alacaklının haksız eylem dahil her türlü nedenden kaynaklanan alacakları için tacir olan borçludan avans faizi oranında temerrüt faizi isteme hakkının bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Bu durumda gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında, haksız eylem de dahil, her türlü nedenden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, açıkça talep edilmesi hâlinde Merkez Bankasının kısa vadeli avans kredileri için uyguladığı faiz oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekmektedir. Eldeki davada kazaya karışan davalı araç hususi olup ticari araç olmamakla, yasal faize hükmedilmiş (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun, E: 2020/(17)4-170, K: 2022/698 ve T:18.05.2022 ilamı) ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Açıklanan yasal gerektici nedenlere göre;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
A-291.163,88 TL tazminatın, 09.03.2022 tarihli sigortaya başvuru tarihinin 8 iş günü sonrası olan 22.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak, davacı ... verilmesine, fazlaya ilişkin avans faizi isteminin REDDİNE,
B-208.836,12 TL tazminatın, 09.03.2022 tarihli sigortaya başvuru tarihinin 8 iş günü sonrası olan 22.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak, davacı ... verilmesine, fazlaya ilişkin avans faizi isteminin REDDİNE,
2-Alınması gereken 34.155,00.TL. nispi karar harcından peşin + ıslah yatırılan toplam 1.785,03.TL.harcın mahsubu ile bakiye kalan 32.369,97 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Taraflar arabuluculuk görüşmesine katılmış olmakla Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.640,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı ... vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 43.762,94 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'a tarafa verilmesine,
5-Davacı ... vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 32.237,06 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'a tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı, 1.704,33 TL ıslah harcı, 11,50 TL vekalet harcı, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti 118,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 3.995,23 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan, kullanılmayarak artan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/06/2023
Katip
(e-imza)
Hakim
(e-imza)