T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/233 Esas
KARAR NO : 2025/234
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/06/2021
KARAR TARİHİ : 19/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sipariş veren ... tarafından müvekkili şirkete kepenk sipariş edildiğini, aralarında yaptıkları sözleşme ile müvekkili şirketin otomatik kepenk satışı ile teslimi yapması karşılığında ise müvekkili şirkete 14.500,00 TL ödemesinin kararlaştırıldığı, ...'nın müvekkili şirket yetkilisine ... adına sipariş verdiğini belirterek faturanın bu firmaya kesilmesini talep ettiğini, düzenlenen bu faturanın resmi sipariş verene whatsapp aracılığı ile gönderildiğini ve sipariş veren tarafnıdan onaylandığını, daha sonra sözleşme bedelinin 3.000,00 TL'lik kısmının davalı ... tarafnıdan müvekkili şirketin banka hesabına ödendiğini, müvekkili şirket tarafından verilen siparişin eksiksiz olarak yerine getirildiğini, ardından kalan bakiye tutar için ... adın afatura düzenlenerek gönderildiği ancak ilgili şirket tarafından kendilerine gönderilen ihtarnemede imzanın kendilerine ait olmadığını ve böyle bir sipariş vermediklerini belirterek ödeme yapmadıklarını, davalılar tarafından oluşturulan mağduriyetin bugüne dek giderilmediğini, devamında davalılar aleyhinde ... 4. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalılar tarafından işbu takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini belirterek davanın kabulü ile itirazın iptalini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE;Dosyanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye ticaret mahkemeleri olduğunu, borcun zamanaşımına uğradığını, husumet itirazlarının bulunduğunu, müvekkillerinin davacı tarafa hiçbir borçlarının olmadığını, davaya dayanak sözleşmedeki imzaların müvekkillerinin imzaları ile uyumlu olmadığını, müvekkillerinin sözleşmede de faturadada taraf olmadıklarını belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Anonim Şirketi tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; Dosyanın yetkisiz mahkemede açıldığını, borcun zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin davacı taraf ile herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi gerektiğini talep etmiştir.
DELİLLER :
... 4. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı uyap dosyası, ... CBS ... Soruşturma sayılı dosyası, ... CBS ... Soruşturma sayılı dosyası, taraflar arasında imzalanan sözleşme, sevk irsaliyesi, taraf beyanları, banka ve ticari kayıtlar, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf; Faturaya dayalı olarak davacının davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı, zamanaşımı definin yerinde olup olmadığı hususlarındadır.
... 4. İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı uyap dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine faturadan kaynaklanan 11.500,00 TL asıl alacak 989,63 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.489,63 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir.
Deliller toplandıktan sonra ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılmak suretiyle rapor düzenlemesi için dosya Mali Müşavir ... ve bankacı ...'ua tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti mahkememize sunmuş oldukları raporlarında özetle; "...1. Davacı tarafın 2018 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, 2.Davalı ...BANKASI A.Ş. ve ...’nın 2018 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davalı ...’nın 22.11.2022 tarihli bilirkişi görevlendirme ve teslim tutanağında “sunacak defterim yok” diye beyan ettiği, 3.Davacı tarafın davalı ...’ya düzenlediği ve takibe konu ettiği 2018 yılında 1 adet KDV dâhil 14.500,13 TL tutarlı faturanın 03.12.2018 Tarihli ... Numaralı KDV Dâhil 14.500,13 TL Tutarlı olduğu, açıklama kısmına 5 ADET-OTOMATİK KEPENK diye yazıldığı, birim fiyatının belirtildiği, faturanın teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, fatura üzerine 03.12.2018 irsaliye tarihinin ve ... irsaliye numarasının yazıldığı, İş bu faturanın sadece davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, Davalı ... BANKASI A.Ş. ve ...’nın yasal defterlerine işlenmediği, “Türk Ticaret Kanununun MADDE 21– (2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." İfadesi yer almaktadır. Davacı tarafın davalı ...’ya düzenlediği 03.12.2018 tarihli ... numaralı sevk irsaliyesinin, teslim eden kısmının sadece imzalandığı, teslim alan kısmının ... yazılmak suretiyle imzalandığı, Dava dışı ... tarafından davacı tarafa düzenlendiği 03.10.2018 tarihli ... numaralı taşıma faturasının, KDV dahil 1.770,00 TL olduğu, faturanın açıklama kısmına ...diye yazıldığı, Davalının irsaliyede teslim alan kısmındaki sahte imza beyanının takdiri sayın mahkemenizde olduğu, ... Tarafından Düzenlenen dekontun, 03.10.2018 tarihli olduğu gönderen kısmında davalı ...’nın, alıcı kısmında davacı tarafın bulunduğu, davalı ...’nın davacı tarafa 03.10.2018 tarihinde 3.000,00 TL EFT yaptığı, Sayın mahkemenizce davacının haklı görülmesi durumunda, davacı tarafın takip tarihi itibariyle ticari defter ve kayıtlara göre takibe konu edilen faturaya ilişkin olarak davalı ...’dan 11.500,00 TL (14.500,13 TL fatura- 3.000,00 TL ödeme) alacaklı olduğu, Davacı tarafın davalıyıya keşide ettiği ihtarnamenin tebliğ edilmesi karşısında yapılan hesaplamaya göre 983,96 TL faiz alacağının tespit edildiği..." ifadelerine yer vererek görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Taraflarca rapora itiraz edildiğinden tarafların bilirkişi raporuna itirazlarına yönelik ayrı ayrı inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere aynı bilirkişilerden ek rapor aldırılmış, bilirkişi heyeti mahkememize sunmuş oldukları 02.03.2023 tarihli ek raporlarında özetle; Davalı ... – ...’nın itirazlarının değerlendirilmesi; Davalıların itirazlarında özetle, davacı ile bir ticari ilişkilerinin ve borçlarının olmadığını, taraf defterlerinin uyumlu olmadığını, davacının davasını ispat edemediğini, İcra takibinde faturaya ve sözleşmeye dayanan davacının işbu belgelerinin gerçek olmadığını, Fatura süresinde iade edildiği sarih olduğunu, bu nedenle her üç davalı defterlerine de işlenmemesi yasal ve yerinde olduğunu, Malın teslimine ilişkin 03.12.2018 tarihli ... numaralı sevk irsaliyesindeki imzanın davalılara ait olmadığını, imza incelemesine hazır olduklarını, sözleşmedeki imzanın müvekkile ait olmadığına göre irsaliyedeki imzanın da davalıya ait olmadığını beyan ettiği; Kök raporda davaya konu alacakla ilgili fatura ve sevk irsaliyesi ile ilgili değerlendirmelerin yapıldığı, sayın mahkemenizce davacının haklı görülmesi durumunda, davacı tarafın takip tarihi itibariyle ticari defter ve kayıtlara göre takibe konu edilen faturaya ilişkin olarak davalı ...’dan 11.500,00 tl (14.500,13 tl fatura- 3.000,00 tl ödeme) alacaklı olduğu, davalının irsaliyede teslim alan kısmındaki sahte imza beyanının takdiri sayın mahkemenize bırakılmıştır. Davalı ... Bankası A.Ş.’nın itirazlarının değerlendirilmesi; Davalı taraf itirazlarında özetle, davacı taraf ile müvekkil Banka arasında herhangi bir cari hesap ilişkisinin, borç veya alacak bakiye durumunun olmadığının tespit edildiğini beyan ettiği; Kök raporda davalı tarafın 2018 yılı ticari defter ve kayıtlarında davacı taraf ile ilgili herhangi bir hesap ilişkisinin, borç veya alacak bakiye durumunun olmadığının tespit edildiği, kök rapordaki sonuç ve kanaat değişmemiştir. Sonuç ve Kanaat Takdirler Sayın Mahkemenin olmak üzere yukarıda yapılan inceleme ve tespitler sonucunda ve raporumuz içinde açıklanan nedenlerle; Yukarıda tarafların itiraz ve beyanları doğrultusunda yapılan değerlendirmeler ışığında kök rapordaki sonuç ve kanaati değiştirecek herhangi bir durum olmadığı..." yönünde görüş ve kanaati bildirmişlerdir.
İmzaya yönelik itiraz olduğundan mukayese imza örnekleri de toplanarak ... Şti. antetli, 03.12.2018 düzenleme tarihli, 03.12.2018 sevk tarihli bir adet imza içeren Sevk İrsaliyesi üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Grafolog Bilirkişi ... mahkememize sunmuş olduğu raporunda özetle; Yapılan karşılaştırmada; Mukayese tablosundan da anlaşılacağı üzere; inceleme konusu imza ile ...’ya ait mevcut mukayese imzalar arasında, imzaların tasarımları, tersim tarzları, başlatılış-bitiriliş yer ve özellikleri, imza formunu oluşturan figürlerin yapılandırılış özellikleri, figürler arasındaki geçiş ve bağlantı özellikleri, kalem sürüklenme özellikleri, işleklik ve baskı dereceleri istifleniş özellikleri ile alışkanlıkları bakımından farklılıklar bulunduğu saptanmıştır SONUÇ: Saptanan bulgular göz önüne alındığında; İnceleme konusu ...Ltd. Şti. antetli, 03.12.2018 düzenleme tarihli, 03.12.2018 sevk tarihli bir adet imza içeren Sevk İrsaliyesinde bulunan imza ile ... ve ...’ya ait mevcut mukayese imzalar arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından da farklılıklar saptandığından söz konusu Sevk İrsaliyesinde bulunan imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ... VE....’NIN Eli Ürünü Olmadığı..." kanaatinde olduğunu bildirmiştir. Bilirkişi Raporu dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir.
Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; Davacı taraf ile davalı banka arasında herhangi bir cari hesap ilişkisinin, borç veya alacak bakiye durumunun olmadığı, davacının defterlerinde davalı banka ile bir alacak- borç ilişkisinin olmadığı alınan bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Davacı taraf davalı bankadan alacaklı olduğunu ispat edememiştir. Açıklanan nedenlerle banka yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Diğer davalılar yönünden yapılan incelemede; .... Ltd. Şti. antetli, 03.12.2018 düzenleme tarihli, 03.12.2018 sevk tarihli bir adet imza içeren Sevk İrsaliyesinde bulunan imza ile ... ve ...’ya ait mevcut mukayese imzalar arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından da farklılıklar saptandığından söz konusu Sevk İrsaliyesinde bulunan imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ... VE ...’NIN Eli Ürünü Olmadığı da tespit edildiğinden davacı tarafın davalılardan alacağını ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine, davacı alacaklının kötü niyetli olduğu ispatlanmadığından davalıların tazminat taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalıların tazminat taleplerinin REDDİNE,
3-Harçlar Kanununca alınması gerekli 615,40 TL ilam harcından peşin yatırılan 150,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 464,55 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinindavacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 12.489,63 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı ...Anonim Şirketi'ne verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 12.489,63 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'ya verilmesine,
6-Davalı ... tarafından yapılan 3.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 150,00 TL posta giderlerinden oluşan toplam 3.650,00 TL yargılama giderlerinin davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair KESİN olmak üzere verilen karar Davacı vekili ..., Davalı ...vekili ...ve davalılar ... ve ... vekili ...'nın yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/03/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır