T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/338 Esas
KARAR NO : 2025/379
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 16/05/2022
KARAR TARİHİ : 13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 16/05/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı ... sevk ve idaresindeki ...plakalı araç 07/10/2017 tarihinde ... adresindeki bahçe içerisinde yüzde yüz kusurlu olarak davacıya çarptığını, davacının sol ayağında kemik kırığı oluşturacak, ... ile giderilemeyecek şekilde yaralanmasına ve manen büyük acılar çekmesine sebebiyet verdiğini, kaza akabinde kaza tespit tutanağı, ifade tutanakları, alkol raporu, genel adli muayene raporları, sürücü ehliyet ruhsat fotokopileri ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...8 soruşturma sayılı dosyası kapsamında temin edildiğini, davacının ayağının kaza akabinde 3 ay alçıda kaldığını, bu süreçte en basit ihtiyaçlarını gidermekte bile büyük zorluklar yaşadığını, müvekkilini tedavisi sona erse de ayağı hiçbir zaman eskisi gibi olmadığını, günlük hayatını etkilemeye devam ettiğini, bununla birlikte müvekkilinin kaza anında ölüm ile burun buruna geldiğini, kazanın müvekkilinin üzerindeki travmatik etkilerinin halen devam etmekte olduğunu, kamusal alanda ne zaman bir araç görse tedirgin olduğunu, bu kazadan kaynaklı olarak davacının bedeninde meydana gelen kalıcı maluliyet oranının tespiti için ... Hastanesi'ne müracaat edildiğini, hastane tarafından düzenlenen raporda davacının kazadan kaynaklı olarak %5 kalıcı maluliyetinin bulunduğu yönünde rapor düzenlendiğini, açıklanan bu nedenlerle; meydana gelen trafik kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve faturalandırılamayan tedavi ve bakım giderleri için şimdilik 500 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, kazanın olumsuz sonuçları nedeniyle müvekkilin yaşamış olduğu üzüntü ve elem için 30.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ile avukatlık vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Sigorta Şirketi vekili 06/06/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karışmış olduğu kaza neticesinde davacının yaralandığı ve malul kaldığı belirtilerek davalı şirkete başvurulması üzerine hasar dosyası oluşturulduğunu, başvuru sahibi vekilinin maluliyete dayalı tazminat talebine ilişkin müvekkili şirkete başvurması üzerine Karayolları Trafik Kanunu ve Genel Şartlar uyarınca sunması zorunlu olarak sunmuş olduğu raporun mevzuata uygun olmadığı ve kişide kalıcı maluliyet olmadığı tespit edildiğini, kaza tespit tutanakları kesin delil olmadıkları gibi bilirkişi raporu niteliğinde de olmadığını, kusur, derecesi ve dağılımı, hatta olayın oluş şekli özel ve teknik bir çözümleme gerektiğini, bu nedenle talep konusu olayın çözüme kavuşturulması için kusur yönünden öncelikle bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, hesap raporunda, malul kalan kişinin geliri olarak esas alınacak gelir; vergilendirilmiş gelir olmalı ve kaza tarihindeki geliri esas alınması gerektiğini, açıklanan bu nedenlerle; başvuru şartları gerçekleşmediğinden davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, haksız talebin esastan reddine, kabul anlamına gelmemek üzere; maluliyet oranının tespiti için davacının Adli Tıp Kurumu'na sevkine ve mevzuata uygun rapor aldırılmasına, genel şartlardaki ilkeler doğrultusunda hesap yapılmasına, başvurana SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespitine, savcılık ve ceza dosyasını tüm evraklarının celbine, ceza dosyası kararının kesinleşmesine, kusur yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına ve ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasına, kask takmama müterafik kusuru nedeni ile tazminattan indirim yapılmasına, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi gideri taleplerinin reddine, faiz talebinin reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'e dava dilekçesi ve duruşmaya davet tutanağının usulüne uygun tebliğ edildiği, cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.
DELİLLER: Bilirkişi Raporu, ATK Raporu, ... CBS'nin ... soruşturma sayılı dosyası, SGK hizmet dökümü, hasar dosyası, tedavi kayıtları, araç tescil ve mülkiyet kayıtları, SGK yazı cevabı, davalı Sigorta Şirketi lehine sunulan feragat dilekçesi, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
23/12/2022 Tarihli ATK Raporunda Özetle; "Davalı sürücü ...'nün %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Davacı yaya ...'ın kusursuz olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
08/04/2024 Tarihli ATK Raporunda Özetle; "Kurulumuzun ... tarih ... nolu müzekkeresi ile kişinin muayene edilmek üzere Kurulumuza çağırıldığı ancak kişi başvurmadığından muayenesi yapılamadığı, eksik grafilerin dosyada mevcut olmadığı anlaşılmakla mevcut belge ve grafilerle kişinin özürlülük ve maluliyet oranı hususunda yeterli kanaat oluşmadığından 07/10/2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre özürlülük oranı, Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre maluliyet oranı hususunda görüş bildirilemediği, kişinin başvurması ve eksik grafilerin teminen gönderilmesi halinde yeniden değerlendirilebileceği oy birliğiyle mütalaa olunur." sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
10/09/2024 Tarihli ATK Raporunda Özetle; "A-Kişiye ait dosyaya ekli grafilerin Kurulumuzca incelenmesinde 07/10/2017 tarihli ayak bileği grafi ve BT lerde medial malleol komşuluğunda serbest kemik fragmanı izlendiği, radyolojik görünümü itibari ile daha ziyade eski kırık sekeli düşünüldüğüne göre kişide tarif edilen ayak bileği kırığı ile dava konusu trafik kazası arasında illiyet bağı bulunmadığı,... ve ... oğlu, 01/11/1993 doğumlu, ...’in 07/10/2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yumuşak doku yaralanmasının, ... tarih ve ... sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında özürlülüğe neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğu dolayısıyla;1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği,3.Başka birisinin geçici veya sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
09/04/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "İddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapmış olduğum inceleme sonucunda, yukarıda arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, dava konusu somut olayda tarafımca; a) Kazazede‘nin Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sürekli engellilik oranının olmadığı görüldüğünden maluliyet raporuna istinaden kazazede yönünden sadece Geçici İş Göremezlik hesabı yapıldığı, Geçici İş Göremezlik hesabının Geçmiş (Bilinen) Dönem içerisinde sonlanan bir hesap olması sebebiyle, rapor/hesap tarihine göre yapılacak hesaplamada hangi Yaşam Tablosunun kullanıldığının ve hesap yöntemi olarak Progresif Rant Yöntemi ya da Aktüeryal Yöntem kullanılmasının ve de hesap tarihi itibariyle bilinen son güncel kazancın dikkate alınmasının hesaplamaya herhangi bir etkisinin bulunmadığı, b) Dosyada mübrez ... tarihli ... sayılı ADALET BAKANLIĞI Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’dan alınan Kusur Bilirkişi raporu incelendiğinde; Davalı sürücü ...'nün %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Davacı yaya ...'ın kusursuz olduğu; c) Davalı ya da dava dışı SGK tarafından davacıya yapılan Geçici İş Göremezlik ödemesi tespit edilmediği, davacının hesaplanan zararından bu yönde bir indirim söz konusu olmadığı, d) Dosyada mübrez evraklar incelendiğinde davacı tarafın davalı sigorta şirketi bakımından sulhen feragat edildiğini bildirdiği; e) Davacının hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 4.251,99 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Geçici İş Göremezlik zararının karşılanacağı Dosya da mübrez ... nolu kaza tarihini kapsayan poliçede yer alan sakatlanma ölüm teminatı kapsamında Kişi Başı Tedavi Teminatı Limitinin 330.000 TL olduğu, davalı sigorta şirketi bakımından sulh olunduğundan ve teminat limiti aşan zararının olmadığından; maddi tazminat bakımından dosyanın konusuz kaldığı; f) Davacı tarafın 30.000 TL manevi tazminat talebine dair takdirin sayın mahkemede olduğu; g) MANEVİ TAZMİNAT Faiz türü bakımından dosya kapsamında davacı tarafın YASAL faiz talebi bulunduğu tespit edilmiş olup; hesaplanan tazminata YASAL faiz uygulanması gerektiği; Her ne kadar davacı taraf kaza (07.10.2017) tarihinden itibaren faiz talebinde bulunmuşsa da; faiz başlangıcının dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiği;" görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
FERAGAT:
Davacı vekilince sunulan 05/05/2023 Tarihli dilekçe ile davalı sigorta şirkeşti ile dava konusu sigorta poliçesinin teminat limiti dahilinde sulh olunduğunu, bu nedenle yalnızca davalı Sigorta Şirketi lehine maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini, davanın davalı ...'e karşı devam ettiğini beyan ettiği görüldü.
GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle davacının iş göremezliğinden kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Davanın, 07/10/2017 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS ile sigortalı ve davalı sürücü ...'nün idaresindeki ... plakalı aracıyla ... adresindeki bahçe içerisinde yaya olan davacıya çarparak yaralanmasına sebebiyet verildiği, işbu davanın maddi ve manevi zararın tazmini amacıyla açıldığı anlaşılmıştır.
Olay nedeniyle ... CBS'nin 2... soruşturma sayılı dosyasından; "Mağdur ...'ın, kolluğa müracaat ederek verdiği ifadesinde özetle; olay tarihinde Yeniyol Konutları'nın bahçesinde çalıştığı sırada... plaka sayılı aracın ayak kısmına çarpması sonucu yaralandığını, hastaneye giderek tedavi olduğunu, olay nedeniyle şikayetçi olmadığını beyan ettiği, ...plakalı araç sürücüsü şüpheli ...'nün de kollukta alınan ifadesinde müştekiyle benzer doğrultuda beyanda bulunduğu, atılı suçun takibinin TCK'nın 89. maddesi gereği şikayete tabi olduğu, mağdurun olayla ilgili şikayetçi olmadığı, bu sebeple kovuşturma imkanının bulunmadığı anlaşılmış olmakla," kovuşturmaya yer olmadığı kararının verildiği anlaşılmıştır.
Meydana gelen trafik kazasında kusur durumunun tespiti için hazırlanan 23/12/2022 tarihli ATK kusur raporunda;Davalı sürücü ...'nün %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Davacı yaya ...'ın kusursuz olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır. Hazırlanan rapora davalı tarafından itiraz edilmiş ise de itirazların hazırlanan raporda değerlendirildiği anlaşılmakla itirazın reddine karar verilmiştir.
Meydana gelen trafik kazasında davacının geçici ve sürekli iş göremezliğinin tespiti için dosya Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilmiş 10/09/2024 tarihli raporda; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği, başka birisinin geçici veya sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, bildirilmiştir.
Hak sahiplerinin bakiye ömürleri önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta iken, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, ... Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü,..., ... Üniversitesi ve ... Üniversitesi’nin çalışmaları ile "TRH 2010" adı verilen "..." hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumunca’da ilk peşin sermaye değerinin hesaplanmasında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir. Gerek diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve gerekse bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği de göz önüne alınarak, ülkemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına Yargıtay 17.Hukuk Dairesi’nce de karar verilmekle görüş değişikliğine gidilmiştir (Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin T:22/12/2020, E:..., K:...; T:14/01/2021, E:..., K:...Karar sayılı ilamları).
Öte yandan Anayasa Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarih 2019/40 Esas - 2020/40 sayılı Kararı ile; KTK’nun 90. maddesindeki "Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir." bölümündeki "Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda..." ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmekle; zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz bu cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Anılan nedenlerle tazminat hesaplamasında bakiye ömür sürelerinin TRH 2010 Tablosu'na göre belirlenmesi, zarar görenin bilinen dönem sonrası muhtemel gelirinin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ile belirlenecek peşin değeri esas alınıp işleyecek dönem tazminat hesabı yapılması gerekmekte ise de bu hususta davacı yanca feragat sunulduğundan değerlendirme yapılmamıştır.
TBK'nun 56. maddesinde; "Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmüne, TMK'nun 4. maddesinde; "Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir." hükmüne yer verdiği anlaşılmaktadır.
Manevi tazminat isteyebilmek için, hukuka aykırı bir şekilde bedensel zarara ya da ölüme neden olunmalı, zarar ile eylem arasında nedensellik bağı kurulabilmeli, zarar verenin az çok kusuru ya da kusuru olmasa bile sorumluluğa ilişkin koşullar oluşmalı ve zarar görende olay nedeniyle ruhsal sarsıntı meydana gelmiş olmalıdır. Manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinin kendisine verdiği takdir hakkını hukuka ve hakkaniyete göre kullanıp, ona etkili olan nedenleri objektif bir şekilde değerlendirmeli ve hak sahibine vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Aslolanın insan yaşamı olduğu gözetilerek, bu yaşamın yitirilmesinin yakınlarında açtığı zararın telafi edilmesinin olanaksızlığı nedeniyle yakınlarında oluşan derin ızdırabı bir nebze olsun dindiren miktarda olmalı, elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan miktar kadar ve eski kalıplardan çıkılarak zarar vereni de dikkat ve özen göstermek konusunda etkileyecek miktarda caydırıcı olmalıdır. (HGK ...E.-...) Bundan ayrı manevi tazminatın, maddi tazminatın olmadığı ya da yetersiz kaldığı hallerde tamamlayıcı denkleştirici yönüyle bir sosyal ihtiyacı karşılama işlevi de göz önüne alınmalıdır.(Ahmet Çelik, Manevi Tazminata Ölçü Arayışı, Serozan, agm.,sf.86)
Yukarıdaki anlatımla davacının manevi tazminat talebi bakımından yapılan değerlendirmede; manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Bu kapsamda yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının yaralanmasındaki ciddiyet, iyileşme süresi, davacıda kaza nedeniyle iddia edilenin aksine kemik kırığı oluşmadığı, doku zedelenmesinin oluştuğu , ancak davalı sürücünün olayda %100 kusurlu oluşu, tarafların sosyo ekonomik durumlarına, olay tarihine, manevi tazminatın amaç ve içeriğine, hak ve nesafet kaidelerine ve olay tarihindeki paranın alım gücüne göre meydana gelen elim olayda davacı tarafından duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı bir nebze hafifletmek için manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın maddi tazminat yönünden feragat nedeniyle REDDİNE,
2-2.500,00 TL manevi tazminatın davalı ...'den kaza tarihi olan 07/10/2017 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte alınarak davacı ...’a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Alınması gereken 615,40 TL nispi karar harcından peşin yatırılan toplam 104,18 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 511,22 TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 104,18 TL peşin harcın davalı ...'den alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 2.500,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı ... vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 2.500,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... tarafına verilmesine,
7-Maddi tazminat yönünden feragatin anlaşma nedeniyle yapıldığı anlaşılmakla vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-Taraflar arabuluculuk görüşmesine katılmış olmakla Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/red oranlarına göre hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 129,95 TL'sinin davalıdan, 1.430,05 TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye Gelir Kaydına,
9-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvuru harcı, 11,50 TL vekalet harcı, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 10.680,00 TL ATK ücreti ve 945,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 18.717,20 TL yargılama giderinin kabul/red oranlarına göre hükmolan kısım üzerinden hesaplanan 1.559,77 TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Taraflarca yatırılan, kullanılmayarak artan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı gerçek kişi vekilinin yüzüne karşı davalı Sigorta Şirketi vekilinin yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır