T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/583 Esas
KARAR NO : 2025/891
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/08/2022
KARAR TARİHİ : 12/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalı ile olan ticari ilişki sonucu davalıya faturalara konu ürünleri sattığı ve davalının 17.268,00 TL bakiye borcu ödememesi üzerine aleyhine ... 12. İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yaptığını, davalının süresi içerisinde borca itiraz ederek, takibin durduğunu, ifade ederek, ihtiyati tedbir kararının kabul edilmesi ile İtirazın iptali ile takibin devamını, Davalının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, Yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı tarafça davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER :
...12. İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyası, ticari kayıt ve belgeler, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf, Davacının davalıdan faturaya dayalı alacağı olup olmadığı, faturaların davalıya tebliğ edilip edilmediği, davalının davacıdan mal alıp almadığı, davacının alacağı var ise alacak miktarı hususlarındadır.
...12. İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine cari hesap alacağından kaynaklanan 17.268,00 TL asıl alacak 402,37 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.670,37 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir.
Mahkememizce ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılması kararı verilmiş, davacı defterleri üzerinde yapılan incelemede, bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, "Taraflar arasında TTK 89. Madde anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesine rastlanmadığı, Taraflar arasında cari hesap benzeri ticari bir münasebet bulunmakta olup bu ticari münasebet açık hesap ilişkisidir. Açık hesap ilişkisi önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıkları bir ticari münasebet türüdür.
Davacı taraf yerinde inceleme talep etmiş, ancak rapor hazırlanış tarihi itibariyle bilirkişiye yerinde inceleme imkanı sunulmadığından davacı defterleri incelenmemiştir.
Dosyada mübrez davacının, davalı için tuttuğu yardımcı hesap tablosunda davalıdan 17.268,00 TL alacaklı olduğunu kayıt etmiştir.
" şeklinde belirtildiği görülmüştür. Davalı taraf yerinde inceleme talep ettiğinden Mahkememizin 12/06/2025 tarihli ara kararı ile ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak davalı defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması kararı verilmiş, davacı vekilince talimat masrafları için gerekli bilirkişi ücreti ve talimat giderlerinin verilen kesin süreden sonra yatırıldığı, bu nedenle davalı defterlerinin incelenemediği ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, dosyada alınan mevcut raporda da, davacı taraf defterlerinin de sunulmaması sebebiyle inceleme yapılamadığı davacının davasını ispat edemediği anlaşılmış ve davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanununca alınması gerekli 615,40 TL ilam harcının peşin yatırılan 206,55 TL harçtan mahsubu ile bakiye 408,85 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/12/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır