T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/637 Esas
KARAR NO: 2024/414
DAVA: Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 20/09/2022
KARAR TARİHİ: 09/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 20/09/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ile ... Anonim Şirketi arasında 17.09.2021 tarihinde taşıma işbirliği sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşme gereği müvekkilinin davalı tarafından belirlenen standartlarda bir araç ikamesi yapacak olup karşılığında müvekkilinin, davalı şirket tarafından garanti verilen kargo paketlerinin taşımacılığının üstlenileceğini, davalı şirket tarafından müvekkilinin taşıma yaptığı her gün için 80 paket garanti verilmiş olup taşıma yapılan ilk 45 paket için paket başına 4,50-TL + KDV ; ilk 45 paketten sonraki her paket için ise 4,00-TL + KDV hakediş anlaşması yapıldığını, 29.01.2022 tarihinde davalı şirketin CEO'sunun müvekkil gibi taşıma işbirliği sözleşmesi ilişkisi bulunan diğer taşımacıları da çağırarak "Eşkıya mısınız siz?", "Size insan gibi davranıyoruz ama insan değilmişsiniz." şeklinde hakaret ettiğini, akabinde davalı şirket tarafından 30.01.2022 tarihinde müvekkilinin mail adresine bir uyarı maili gönderildiğini, daha sonrasında da müvekkiline bilgi verilmeden 31.01.2022 tarihli ihtarname ile müvekkiline 29.01.2022 tarihinde dağıtıma ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalı şirket ile taşıma sözleşmesi yapan diğer taşımacıları sözleşmeye aykırı davranmaya yönelttiği gibi gerçekliği bulunmayan iddialarla müvekkili ile davalı şirket arasında akdedilen taşıma işbirliği sözleşmesini haksız bir şekilde tek taraflı olarak feshettiğini, müvekkilinin davalı şirket ile arasındaki sözleşme ilişkisine güvenerek davalı şirketin belirlediği kriterler doğrultusunda kredi çekerek araç satın aldığını, bu araç için ciddi harcamalarda bulunduğunu, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin haksız feshiyle müvekkilinin hem sözleşme ilişkisine güvenerek davalı tarafın talebi doğrultusunda kredi çekerek yeni araç almış ve bu bağlamda yaptığı harcamalardan dolayı zarara uğradığını hem de yaklaşık 9 aylık bir kazanç kaybı yaşadığını, her ne kadar taraflar arasında düzenlenen sözleşmede fesih sonucunda istenebilecek tazminat istemleri hakkında düzenleme yapılmışsa da işbu sözleşme maddelerinin genel işlem şartı niteliğinde olup herhangi bir geçerliliği bulunmadığını, davalı tarafın sözleşmenin haksız feshedilmesiyle ilgili müvekkilinin uğradığı zararlarından sorumlu olduğunun açık olup işbu zararların tahsil edilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, bu hususta Yargıtay kararlarının mevcut olduğunu beyan ederek, davanın kabulü ile şimdilik 15.000,00 TL kazanç kaybı ve 1.000,00 TL çekilen krediye ilişkin masraflar ile kredi faizleri masrafları olmak üzere toplam 16.000,00 TL'nin davalı şirketten sözleşmenin feshedildiği tarihten itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile müvekkiline ödenmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 25/10/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ...'nin, kargo dağıtım sektöründe hizmet veren onlarca müşterisi bulunan ve bu kapsamda taşıma tedariği sözleşmesi ile hizmet alan bir şirket olduğunu, ...'nin kargo dağıtım ağında günümüzde yaygınlaşan e-ticaret sektöründe online alışverişlerdeki gönderileri son tüketiciye ulaştırılmak üzere dağıtım organizasyonu sağladığını, bu organizasyon kapsamında İstanbul, Ankara, İzmir, Kocaeli, Bursa, Manisa, Eskişehir'de dağıtım sağladığını, hizmet için şehir içi eşya taşımacılığı kapsamında gerekli belge ve yetkileri haiz gerçek kişi şahıs şirketleri ile taşıma işbirliği sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında taşımacıdan beklenenin kendisine bildirilen bölgelerde kesintisiz hizmet ile dağıtım sağlaması olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin asli unsurlarının davacının sözleşmesel yükümlülüklerini kesintisiz şekilde yerine getirerek paketlerin dağıtımını sağlaması olduğunu, müvekkili şirketin ise bu dağıtımın karşılığını ödemesi olduğunu, ancak davacının bu asli unsurunu yerine getirmediğini, ülke ekonomisinin gidişatı ve yakıt ücretlerindeki hızlı artışların taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinde belirlenen paket başı ücretlerin mücbir sebep nedeniyle revizesini zorunlu kıldığını, bu kapsamda taraflar arasındaki görüşmelerin devam ederken davacı önce 03/01/2022 tarihinde sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmek istediğini bildirdiğini, sonra da davacının da aralarında bulunduğu bir grup taşımacının 29/01/2022 tarihinde müvekkil şirket merkezi yönetim binasının önünde ve şubelerde yükümlülüklerini ihlal ederek diğer taşımacıların da dağıtımını aksatacak şekilde hizmeti kesintiye uğrattığını, taşımacıların önce yazılı olarak uyarıldığını, ardından hizmetin aksaması durumunun devamı nedeniyle sözleşmeleri, sözleşmenin 2.2 maddesi uyarınca haklı nedenle ve derhal feshedildiğini, taşımacının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ayrıca yalnızca kendi hizmetini aksatmakla kalmamış diğer taşımacıların da hizmeti aksatmaları için provokatif söylem ve davranışlarda bulunduğunu, işbu durumun dahi taraflar arasındaki sözleşmenin 5.4 maddesi doğrultusunda fesih sebebi olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme ve işin niteliği gereği taşıma hizmeti sunacak olan kişilerin birtakım yasal belgelere ve dağıtıma uygun araçlara sahip olması gerektiğini, davacının işbu hizmet kapsamında müvekkili şirket ile gerçekleştirdiği görüşmelerde gerekli belgelerin ve dağıtıma uygun olabilecek araçların bilgisini edindiğini, müvekkili şirketin davacıya zorla araç aldırmadığını, araç alması durumunda sözleşmenin kesintisiz devamına ilişkin bir vaatte bulunmadığını, davacının müvekkili şirketle sözleşme şartları konusunda mutabık kaldığını ve gerekli belgeler ile hizmet edimine uygun aracı temin etmek konusunda kendi iradesiyle hareket ettiğini, davacının talebi üzerine müvekkili şirketin araç konusunda yalnızca yol gösterici yardımlarda bulunduğunu, işbu davanın konusu gereği her iki tarafın da tacir olduğunu ve basiretli birer tacir olarak davranmaları gerektiğinin açık olduğunu, davacının sözleşmede kararlaştırılan yükümlülüklere aykırı hareket ederek hizmet edimini aksattığını, davacının hizmet edimini aksatarak sözleşmenin haklı nedenle feshine sebebiyet verdiğini, davacı tarafın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu iddia etmişse de bu iddialarının asılsız olduğunu, dava konusu işbu sözleşmenin taraflar arasında gerçekleşen görüşmeler neticesinde ve yine tarafların her bir hükümde karşılıklı mutabık kalmaları neticesinde imzalandığını, taraflar arasındaki sözleşme niteliği gereği sürekli borç doğuran bir sözleşme olduğunu, bu nedenle sözleşme 2.2 maddesindeki yükümlülüklerin ihlali nedeniyle 5.8 maddesinin verdiği hak ve yetkiye dayanılarak feshedildiğini, davacının aracının modeline kadar yardım aldığı bir müzakere sürecinde sözleşmedeki bu şartları bilmiyor olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu beyan ederek, davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
ISLAH : Davacı vekili 22/05/2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle davanın kabulü ile indirim yapılmaksızın 77.747,50 TL kazanç kaybı ve 1.000,00 TL kredi faizleri ve kredi masrafları olmak üzere toplam 78.747,50-TL'nin sözleşmenin feshedildiği 30.01.2022 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLER: Bilirkişi raporları, Gelir İdaresi Başkanlığı yazı cevapları, ... yazı cevapları, ... nu yazı cevabı, ... yazı cevabı, ... İlçe Emniyet Müdürlüğü yazı cevabı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
03/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "İncelenen ...’a ait 2021 yılı ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğu ve davacı yanın 2021 yılı ticari defterlerini TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutmasından dolayı davacı yanın 2021 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, İncelenen davalı şirkete 2021 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davalı şirketin 2021 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davalı şirketin 2021 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Taraflar arasındaki sözleşmenin ve taşıma fiyat listesinin 1 yıllık olduğu, davacının 2022 yılında taşıma ücretlerinde artış talebinde bulunarak 29.01.2022 tarihinde fiilen işi bırakmasının sözleşmeye aykırılık teşkil etmesi sebebiyle, davalı tarafça sözleşmenin feshinin haklı olabileceği, fesih öncesi için davacının herhangi bir alacağının bulunmadığı, Mahkemenin nihai takdiri feshin haklı olduğu yönünde olursa davacının bakiye süre ücreti/kazanç kaybı ve araç alımı sebebiyle tazminat talep edemeyeceği, Mahkemenin değerlendirmesi sözleşmenin davalı tarafça feshinin haklı sebeplere dayanmadığı yönünde olursa, davacının garanti edilen 80 paket üzerinden fesih tarihinden sözleşme süresi sonuna kadar (01.02.2022-17.09.2022) bakiye süre ücreti/kazanç kaybı talebinde bulunabileceği, buna göre istenebilecek zarar miktarının 77.747,50 TL+KDV TL olabileceği, bu ihtimalde davacının, araç giderlerinden tasarruf edeceği ve aracıyla birlikte başka işler yaparak ikame gelir sağlama imkanı doğacağı gözetilerek hesaplanan tutardan 1/3 oranında veya farklı oranda indirim yapılabileceği, buna karşılık satın alınan araç başka ticari faaliyetlerde kullanılabileceğinden veya satılarak kredi borcu ödenebileceğinden araç satın alınmasından dolayı davacının zararının oluşmayacağı" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
25/03/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Dosya mevcudu, kök rapor, tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazları ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel ve hukuki yönden tetkiki sonucunda ve raporumuzun içinde açıklanan nedenlerle; Taraflar kök rapor düzenlendikten sonra dava dosyasına herhangi bir bilgi ve belge ibraz etmediğinden mali yönden kök raporda yer alan görüş ve kanaatimizde herhangi bir değişikliğin bulunmadığı" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREKÇE: Dava, sözleşmenin haksız feshi nedeni ile kazanç kaybı ve uğranılan zararın tazmini davasıdır.
Taraflar arasında 17.09.2021 tarihinde taşıma işbirliği sözleşmesi imzalanmış, sözleşme gereği davacı yanca davalı tarafından belirlenen standartlarda davacı yanca temin edilecek araç ile davalı şirket tarafından garanti verilen kargo paketlerinin taşımacılığının üstlenildiği, taraflar arasındaki anlaşmazlık nedeniyle davalı şirketin sözleşmeyi feshettiği, bu nedenle kazanç kaybı ve çekilen krediye ilişkin masraflar ile kredi faizleri masraflarının tahsili amacıyla işbu davanın açıldığı görülmektedir. Sözleşmenin feshine kadar olan kısım için yapılan ödemeler konusunda taraflar arasında ihtilaf olmadığı görülmektedir.
Taraflar arasında imzalanan 17.09.2021 tarihli sözleme incelendiğinde; sözleşme kapsamında görevlendirdiği kişilerin sözleşme kapsamında kendisine yükletilmiş olan edimleri eksiksiz ve tam olarak yerine getirmesinden, ...'nin talimatlarına ve prosedürlerine uymasından ...'e karşı münhasıran sorumlu olacağı belirlenmiştir.
Sözleşmenin 2.4 maddesinde belirtilen faaliyet bölgesi sınırları içerisinde, yetki belgeleri kapsamında işbu sözleşme eklerine ve ilgili tüm kanunlara uygun şekilde ... tarafından kendisine iletilen talimatlar doğrultusunda işbu sözleşme ve sözleşme eklerinde ve/veya ... tarafından belirtilen şekil, şart ve koşullarda paketleri alanlara teslim etmek velveya ürünleri iade edenlerden teslim almak ile yükümlüdür. işbu sözleşmede ürünlerin teslim edildiği ve/veya ürünlerin iade alındığı kişi/kurumlar "Alıcı" olarak anılacaktır.
Sözleşme ile ...'nin kendisine bildirdiği adresler arasında yaptığı taşımalarda kendisine ait, paketler ve ekipmanların taşımasına uygun donanımlı araçlar kullanacak ve taşıma için kendisine bildirilen zaman planlamasına uygun hareket edecektir. TAŞIMACI eğer varsa kendisine temin edilen tüm demirbaşları kendisine verilen talimatlara uygun olarak, ayıpsız şekilde kullanacaktır.
... tarafından kendisine bildirilen saat ve günlerde kesintisiz olarak hizmet vermekle yükümlü olduğunu kabul ve beyan eder. TAŞIMACI, Iş bu Sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini ...'nin belirlemiş olduğu standart, yönetmelik ve prosedürlere ...'nin iş ortakları/müşterileri (Kendisinden alışveriş yapan Alıcılar'a kargo hizmetini sağlamak adına ... ile anlaşma sağlayan kişi/kurumlar İşbu Sözleşmede "Müşteri” olarak anılacaktır) ile yapılmış olan sözleşmelere, ...'nin yetkililerinin vermiş olduğu talimatlara ve tüm yasal mevzuatlara uygun bir şekilde ve süresinde tam, eksiksiz şekilde yerine getirmeyi ve görevlendirdiği kişilerin de yerine getirmesini sağlamayı kabul ve taahhüt ettiği kabul edilmiştir.
Sözleşmenin 2.4 maddesinde, ... TAŞIMACI'ya bir çalışma bölgesi belirleyecektir. ..., dilediği zaman, belirlediği çalışma bölgesini değiştirme, genişletebilme, daraltabilme hakkına sahip olup; TAŞIMACI, ... talimatlarına uymakla yükümlü olacaktır. TAŞIMACI'nın bir bölge için görevlendirmesi o bölge için TAŞIMACI'ya münhasırlık tanındığı anlamına gelmemekte olup; ... aynı bölgede başka firma/şahıslara da iş tahsisi yapabilir. ... TAŞIMACI'dan yeni bölgelerde de hizmet vermesi için talepte bulunabilecek olup böyle bir talep halinde TAŞIMACI'nın da onayı ile yeni bölgelerde taraflar arasında mutabık kalınan sürelerde işbu işbirliği kapsamına dahil edilecektir. TAŞIMACI, görevleni bölgelerde kesinti olarak hizmet vermeyi taahhüt ettiği, kabul edilmiştir.
Feshin düzenlendiği sözleşmenin 5.maddesinde; İşbu sözleşmenin süresi imza tarihinden geçerli olmak üzere | yıldır. ... sözleşmenin sona erme tarihinden 15 gün (onbeş) gün önce sözleşmenin sona ermesi talebini TAŞIMACI'ya İletmedikçe, Sözleşme birer yıllık sürelerle ve aynı şartlar ile otomatik olarak uzayacaktır. Ancak bu süre her durumda TAŞIMACI'nın yetki belgesi süresinin sona erme tarihini ve 5 yılı geçemez. ..., Sözleşme süresi içerisinde herhangi bir zamanda, herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve 30 (otuz) gün öncesinden yazılı bildirimde bulunmak şartıyla tek taraflı ve tazminatsız olarak feshedebilir.
TAŞIMACI ise, Sözleşme süresi içerisinde herhangi bir zamanda ve herhangi bir gerekçe göstermeksizin 60 (altmış) gün öncesinden yazılı bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi tek taraflı ve tazminatsız olarak feshedebilir, düzenlemesine yer verilmiştir.
Sözleşmenin 3.maddesinde ise hak edişler düzenlenmiştir. Hak edişin hesaplanması ve ödeme şekli hak ediş hesaplamaları sözleşmenin ayrılmaz parçası olan EK-İ de belirtilen şekilde TAŞIMACI tarafından aylık olarak faturalandırılacaktır. Hak ediş bedelleri aşağıdaki maddelerde belirtilen usullere göre ve belirlenen bedellerden oluştuğu ve belirlenen baremler üzerinden hesaplanacağı öngörülmüştür.
Davalı yanca iadeli taahhütlü posta yoluyla gönderilen ve davacı yana 31.01.2022 tarihinde tebliğ edilen ihtarname ile; "...29/01/2022 Cumartesi günü, dağıtıma ilişkin açık şekilde yükümlülüğünüzü yerine getirmediğiniz, şirket ile taşıma sözleşmesi yapan diğer kişilere karşı da onları sözleşmeye aykırı davranmaya yönelttiğini, bu tavrı destekleyen şekilde tavır ve davranışlar sergilediğiniz tespit edilmiştir. Bu duruma ilişkin olarak, hukuka aykırılıkların giderilmesine dair ihtar tarafınıza e-mail aracılığıyla 30/01/2022 tarihinde yapılmıştır. Ancak hukuka aykırılıkların devam ettiği görülmüştür.
29/01/2022 Cumartesi ve devam edegelen günlerde taşıma sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerinizi yerine getirmemeniz nedeniyle şirketin dağıtım organizasyonu aksamıştır. Aksama nedeniyle şirketimizin uğrayacağı zarar, kar kaybı, itibar zedelenmesi gibi maddi ve manevi tüm tazminat haklarının saklı olduğunu ihtar ederiz. Ayrıca bu aksama nedeniyle taraflar arasındaki işbirliği sözleşmesi esaslı olarak ihlale edilmiş ve ihlal devamlılık arz etmiştir.
Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, 29/01/2022 Cumartesi günü başlayan ve sonrasında devam eden işbirliği sözleşmesinin esaslı aykırılıkları nedeniyle, tarafınızla olan sözleşme haklı nedenle derhal feshedilmiştir. Şirkete ait zimmetleri derhal teslim etmeniz gerekli," olduğu ifade edilmiştir.
Uyuşmazlık kapsamında hazırlanan 03.08.2023 tarihli bilirkişi raporunda; "...davacının 2022 yılında taşıma ücretlerinde artış talebinde bulunarak 29.01.2022 tarihinde fiilen işi bırakmasının sözleşmeye aykırılık teşkil etmesi sebebiyle, davalı tarafça sözleşmenin feshinin haklı olabileceği, fesih öncesi için davacının herhangi bir alacağının bulunmadığı, Mahkemenin nihai takdiri feshin haklı olduğu yönünde olursa davacının bakiye süre ücreti/kazanç kaybı ve araç alımı sebebiyle tazminat talep edemeyeceği, Mahkemenin değerlendirmesi sözleşmenin davalı tarafça feshinin haklı sebeplere dayanmadığı yönünde olursa, davacının garanti edilen 80 paket üzerinden fesih tarihinden sözleşme süresi sonuna kadar (01.02.2022-17.09.2022) bakiye süre ücreti/kazanç kaybı talebinde bulunabileceği, buna göre istenebilecek zarar miktarının 77.747,50 TL+KDV TL olabileceği, bu ihtimalde davacının, araç giderlerinden tasarruf edeceği ve aracıyla birlikte başka işler yaparak ikame gelir sağlama imkanı doğacağı gözetilerek hesaplanan tutardan 1/3 oranında veya farklı oranda indirim yapılabileceği, buna karşılık satın alınan araç başka ticari faaliyetlerde kullanılabileceğinden veya satılarak kredi borcu ödenebileceğinden araç satın alınmasından dolayı davacının zararının oluşmayacağı," ifade edilmiştir.
Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna ayrı ayrı itiraz ve beyanda bulundukları anlaşılmakla, taraf vekillerinin rapora itirazlarının tetkik edilerek ek rapor tanzimi için dosyanın bilirkişi heyetine tevdiine, karar verilmiştir. Bilirkişi heyetince hazırlanan 25.03.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; "...taraflar kök rapor düzenlendikten sonra dava dosyasına herhangi bir bilgi ve belge ibraz etmediğinden mali yönden kök raporda yer alan görüş ve kanaatimizde herhangi bir değişikliğin bulunmadığı" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin davalı tarafından feshedildiği tartışmasızdır. Davalı yan feshin haklı olduğunu, davacı yan ise haksız olduğunu ileri sürmektedir. Uyuşmazlık kapsamında dinlene tanık anlatımından davacının da aralarında bulunduğu davalının taşımacılarının 2022 yılı fiyatlarını yeterli görmemeleri nedeniyle iş bırakma eylemi yaptığı, bu nedenle bir kısım taşıyıcıların sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında imzalanan 17.09.2021 tarihli sözleşme bir yıllık olup fiyat listesi sözleşmenin ekinde yer almaktadır. Sözleşmede 2022 yılında ya da ilerleyen süreçte farklı bir ücret uygulanacağına dair bir hüküm bulunmamaktadır. Davacı yanın iddiaları aksine, davacı tacir olup sözleşme ayakta olduğu sürece sözleşmedeki ücretten farklı bir ücret verilmesi amacıyla eylemli olarak sözleşme hükümlerini uygulamayıp iş bırakan davacının sözleşme hükümlerini ihlal ettiği görülmektedir. Öyle ki davalı yanca sözleşme sona erdirilmeden önce mail yolu ile de uyarılmıştır. Bu nedenle davacının haklı nedenle feshedilen sözleşme gereği talep edebileceği alacak bulunmamaktadır.
Davacının sözleşmenin ayakta kalacağı inancı ile yapmış olduğu masraflara ilişkin olarak talepte bulunmuş ise de; tacir olan tarafların imzalanan sözleşmede davacının kullanılan araç, yakıt ve tüm maliyetleri kendisinin karşılayacağının kararlaştırıldığı görülmekle bu alacak kalemlerini talep edemeyeceği, dolayısıyla satın alınan araç başka ticari faaliyetlerde kullanılabileceğinden veya satılarak kredi borcu ödenebileceğinden araç satın alınmasından dolayı davacının zararının olmayacağı ve tazminat istenemeyeceği de görülmekle davanın reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL peşin harçtan peşin+ıslah alınan toplam 1.345,24 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 917,65 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı yana iadesine,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13 ve 14. Maddeleri ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE irad kaydına,
4-Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan 60,80 TL vekalet harcı, 1.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.560,80 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
7-Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/07/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır