T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/693 Esas
KARAR NO : 2025/395
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ : 11/10/2022
KARAR TARİHİ : 21/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından ... numaralı trafik sigorta p oliçesi ile sigorta edilen ve davalının maliki olduğu ... plakalı aracın 04/01/2014 tarihinde 6/8 kusurlu olarak ve olay yerini terk eden sürücü ... sevk ve idaresinde iken ...'a çarparak yaralanmasına neden olduğunu, söz konusu kaza nedeniyle yaralanan ... tarafından müvekkili şirkete tazminat davası açıldığını, verilen karar neticesinde ... 11 İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına 29/08/2022 tarihinde 142.837,42 TL tutarında maddi tazminat ödendiğini, müvekkili şirkete sigortalı ve davalının maliki olduuğ ... plakalı aracın kazada sürücüsü olay yeri tek ettiğinden Trafik Sigortası Genel Şartlarına göre sigorta ettirene / sigortalıya rücu haklarının bulunduğunu, bu nedenle 29/08/2022 tarihinde ödenen 142.837,42 TL tutarındaki maddi tazminatın işleyecek yasal faizi, yargılama gideri ve avukatlık ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; 28/09/2018 Tarih ve ... sayılı Uyuşmazlık Hakem Kararının 5. Karar başlığı adı altında yer alan ifadede kararın oyçokluğu ile alındığına yer verildiğini, söz konusu kararın oyçokluğuyla verilmesinin yanı sıra karşı oy yazısının da celbinin gerektiğini, Davacı ... Şirketinin, Sigorta Tahkim Komisyonu Başkanlığına itiraz etmemesi ve buna binaen yapılmayan itirazın sonuçlarının davalı müvekkili şirkete yansıtılmasının kabul edilemeyeceğini, Uyuşmazlık Hakem Kararının 4.1 Değerlendirme başlığı adı altında ;"Davacı ... 04.01.2014 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle oluşan tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %14 olarak saptandığına" yer verildiğini, Maluliyet oranının sınırda olduğundan bahisle, net bir tespit için kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, Adli Tıp Kurumu ya da üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıklarından yahut SGK Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınması gerektiğini, Davacı Tarafça ... 45. Asliye Ceza Mahkemesinin ...E. Sayılı Dosyasının 22.06.2017 Tarihli Gerekçeli Kararı İle Davalı Müvekkil Şirketin Kusurlu Olduğu İddia Edilmiş Olsa da ceza hakiminin kararının, hukuk hakimini bağlamayacağını, davacı sigorta şirketi tarafından ödenen tazminat tutarı ile dosyaya sunmuş oldukları ödeme dekontunda yer alan tutar birbiri ile örtüşmemektedir.tahsilde tekerrüre mahal vermemek için sgk tarafından peşin sermaye değerinin sorgulanmasının gerektiğini,
Huzurdaki davanın ... plakalı araç sürücüsü ... ihbar edilmesini,
SGK tarafından peşin sermaye değerinin sorgulanmasını,
Kusur ve iş göremezlik oranının belirlenmesi açısından dava dışı zarar görenin de derdest edilip muayene edilmesi suretiyle Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasına,
Kusur ve iş göremezlik oranına dair kesin bir kanaat oluşmasını müteakip dosyanın aktüeryal hesap uzmanı bir bilirkişiye tevdiini, kabul anlamına gelmemekle beraber, müvekkilin olaya dahilinin hiç olmaması ve önleyici tedbir alabileceği bir vaka olmaması sebepleriyle, zararla arasında uygun illiyet bağı kurulması ihtimalinde dahi, lehine azami hakkaniyet indirimi tatbik edilmesini,
Haksız davanın reddi ile yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
DELİLLER :
Sigorta poliçesi, ... 45 Asliye CM ... E - ... Sayılı kararı, 28/09/2018 Tarih ve ... sayılı Uyuşmazlık Hakem Kararı,tedavi evrakları, tazminat ödemesine ilişkin dekont, kusura ilişkin ATK raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE:
Davacı tarafından açılan dava, sigorta ödemesine dayanan rücuen tazminat davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf, Davacı sigorta şirketinin sigortaladığı ve davalının maliki olduğu aracın karıştığı yaralamalı trafik kazasında davalının aracının sürücüsünün olay yerini terk edip etmediği, davacı sigorta şirketinin 29/08/2022 tarihinde ödediğini ileri sürdüğü 142.837,42 TL tazminat nedeni ile davalı sigortalıya rücu hakkı bulunup bulunmadığı hususlarındadır.
Deliller toplandıktan sonra davaya konu kazada tarafların kusur oranlarının tespiti açısından rapor aldırılmış, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi düzenlemiş olduğu raporunda özetle;
04.01.2014 günü saat 10.00 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyon ile ... önünde bulunan iki yönlü yolda seyir halindeyken yolun sağında bulunan yaya ...'a çarpması neticesinde meydana gelen dava konusu kazada; Mevcut verilerle;
I. Durum: Kazanın sürücü beyanında belirtildiği şekilde (sürücünün idaresindeki araç ile seyrettiği esnada sağ tarafında bulunan yayanın transplaeti geriye çektiği esnada geriye attığı sağ ayağına çarpması ile) meydana geldiğinin kabulü durumunda;
A) Sürücü ... idaresindeki kamyon ile seyri sırasında mahalde bulunan yaya yoğunluğunu dikkate alarak sesli ikazla yayalara varlığını belli etmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği olay mahallinde geriye doğru hareketlenen yayaya çarpması ile meydana gelen olayda, tali kusurludur.
B) Yaya ..., olay mahallinde seyir transpalet ile malzeme taşırken gerisinde araçların seyir halinde olan araçların varlığını dikkate almadan, yeterli kontrolleri sağlamaksızın geriye yönelerek aracın seyir yoluna girmesi ile meydana gelen olayda, asli kusurludur.
II. Durum: Kazanın tanık beyanında belirtildiği şekilde (sürücünün idaresindeki araç ile sağa yönelerek yayanın sağ ayağına çarpması ile) meydana geldiğinin kabulü durumunda;
A) Sürücü ... idaresindeki kamyon ile seyir halindeyken yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, görüş alanını kontrol altında bulundurarak mahaldeki yayaların varlığını dikkate alması gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği kontrolsüzce sağa yönelerek mahalde bulunan yayaya çarpması ile meydana gelen olayda, asli kusurludur.
B) Yaya ..., olay mahallinde yolun sağında bulunduğu esnada sağa yönelen sürücü idaresindeki aracın çarpmasına maruz kalması ile meydana gelen olayda, kusursuzdur.
SONUÇ:
Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
I. Durum:
A) Sürücü ...'in %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu,
B) Yaya ...'ın %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu,
II. Durum:
A) Sürücü ...'in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,
B) Yaya ...'ın kusursuz olduğu..." kanaatinde olunduğunu bildirmiştir.
İtiraz üzerine Makina Y. Müh.(İTÜ) Trafik Uzmanı ..., Makina Y. Müh.(İTÜ) Trafik Uzmanı ... ve Makina Y. Müh.(İTÜ) Trafik Uzmanı ...'tan rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişi heyeti mahkememize sunmuş oldukları raporlarında özetle; 04.01.2014 günü saat 10 sıralarında sürücü ... yönetimindeki ... plakalı kamyonet ile Megacenter önündeki iki yönlü yolda seyri sırasında yolun sağında bulunan yaya ...'a çarparak dava konusu kazanın meydana geldiği kazada:
MÜTALAA;
Dosya içeriği bir bütün olarak incelendiğinde, kusur irdelemesinin aşağıdaki gibi olduğu;
... plakalı kamyonet sürücüsü ... yönüyle;
Yönetimindeki kamyonetle, ... isimli Gida Çarşısının içerisinde, üstü kapalı, kenarlarında beton koloniarin olduğu. düz bir zemine sahip, araçların gidiş gelişi için ayrılmış olan iki şeritli yol oldugu, sürekli gıda kolisi ve eşya taşıyan çok sayıda insanların ve yoğun bir kamyon ve kamyonet trafiğinin olduğu anlaşılan olay mahallinde seyir halinde iken yolun kenarında bulunan yayanın hareketini takip ederek kendi aracının hızını ona göre ayarlaması halinde meydana gelecek ani bir durumda aracını durdurabileceği ve yayaya çarpmasını veya ezmesini engelleyebileceği şeklindeki kanaatimizin oluştuğu, ancak bu hususlara riayet etmeyerek 2918 sayılı KTK Md.52-"Sürücüler: b) Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, zorundadırlar" şeklindeki kuralını ihlal ettiğinden dava konusu kazanın meydana gelmesinde ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'in %75 oranında kusurlu olduğu, kanaatine varılmıştır. Yaya ... yönüyle; Sürekli gıda kolisi ve eşya taşıyan çok sayıda insanların ve yoğun bir kamyon ve kamyonet trafiğinin olduğu anlaşılan ve gıda tahliyesi yaptıkları olay mahallindeki iki şeritli iki yönlü yol bölümünde, No.244 karşısındaki boşluktan, yoldaki trafiğe dikkat etmeden ve farkında olmadan az bir mesafede yola çıkmış olduğu anlaşılmakla, 2918 sayılı KTK Md.68/1-"a) Yayalar, aşağıda sayılan haller dışında, taşıt yolu bitişiğinde ve yakınında yaya yolu, banket veya alan varsa burada yürümek zorundadırlar....c) zorunlu hallerde taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların, trafiği engelleyecek veya tehlikeye düşürecek şekilde davranışlarda bulunmaları veya buraları saygısızca kullanmaları yasaktır." şeklindeki kuralın ihlal ettiği anlaşılmakla kazanın meydana gelmesinde yaya ...'ın %25 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Sonuç:
Yukarda belirtilen hususlar neticesinde, ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'in %75 oranında kusurlu olduğu, Yaya ...'ın %25 oranında kusurlu olduğu..." yönünde görüş ve kanaate varıldığını bildirmişlerdir.
İtiraz üzerine bilirkişi heyetine sigorta bilirkişisi ... 'da eklenerek aynı bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılmış, bilirkişi heyeti mahkememize sunmuş oldukları 16/4/2025 tarihli ek raporlarında özetle; "...Kusur irdelemesi hk.; ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'in %75 oranında kusurlu olduğu, Yaya ...'ın %25 oranında kusurlu olduğu, Olay yeri terk hususu hk; Dosya içerisinde, olayla ilgili olarak trafik kazası tespit tutanağının bulunmadığı bilinmekle, her ne kadar ... 45.Asiye Ceza Mahkemesi... E.-... K sayılı ve 22.06.2017 tarihli ilamına dayalı olarak, davacının, ... plakalı araç sürücüsü olan ...'in olay yerini terk ettiğine dair iddiası varsa da, dosyada yer alan ifadeler ve belgeler göz önünde tutulduğunda, ... plakalı araç sürücüsü olan ...'in olay yerini terk ettiğine dair kanaat oluşmasına yeterli olacak somut bir verinin görülemediği, bu kapsamda olay yeri terk koşullarının oluşmadığı görüşüne istinaden dava dosyasının rücuya kabil olmadığı..." yönünde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.Bilirkişi Raporları dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir.
Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; Kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ZMMS Genel Şartlarında zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkının düzenlendiği B.4. maddesi f bendinde bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesinin rücu sebebi olduğunu düzenlenmiştir.
Somut olayda; Davaya konu trafik kazasına ilişkin kaza tespit tutanağı düzenlenmediği görülmüşse de; dava dışı ...'ın beyanında, sürücü ...'in olay yerini terk ettiğine dair bir beyanının olmadığı, kollukta vermiş olduğu ifadesinde kendisine çarpan aracın az ileride durduğunu beyan ettiği, Asliye Ceza mahkemesinde dinlenen tanık beyanlarında da sürücü ...'in olay yerini terk ettiğine dair bir ifadelerinin olmadığı, ... 45 Asliye Ceza Mahkemesinin ... E - ...Sayılı kararında da sürücünün olay yerini terk ettiğine dair bir gerekçeye yer verilmediği, olaydan bir gün sonra sürücü ...'in Emniyete kendi gidip ifade verdiği bu haliyle olay yerini terk ettiğinin davacı tarafça ispatlanamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanununca alınması gerekli 615,40 TL ilam harcının peşin yatırılan 2.439,31 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılmış olan 1.823,91 TL harcın davacıya iadesine,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.21/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır