T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/744 Esas
KARAR NO : 2025/137
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 31/10/2022
KARAR TARİHİ : 25/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; 05/12/2021 günü davalı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı ticari taksi ... geri giderken, bu sırada yolda yürüyen müteveffa ...'a çarparak ağır yaralanmasına neden olduğunu, Müteveffanın öncelikle ... Eğitim Araştırma Hastanesine kaldırıldığını, daha sonra ... Hastanesi sevk edildiğini, Müteveffanın, tedavi sürecinden sonra iyileşemediğini ve 16/12/2021 tarihinde tedavi gördüğü hastanede yaşanılan kaza nedeniyle vefat ettiğini, davalı ...'nın kötü niyetli olarak müvekkillerinin alacaklarını ödememe yoluna gitme saikiyle menkul ve gayrimenkul mallarını elden çıkarması kuvvetle muhtemel olduğundan, müvekkillerinin ileride telafisi zor zararlarının önlenmesi ve alacağının güvence altına alınabilmesi ile dava sonunda verilecek kararın infazının sağlanabilmesi için davalılara ait menkul ve gayrimenkul mallar, üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları ve bankalardaki mevduatları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, cenaze ve defin masrafları ve destekten yoksun kalanlar için gerekli 50.000-TL lik ön ödemenin acilen davalılardan alınıp davacılara ödenmesine, meydana gelen elim trafik kazası nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, müteveffanın kardeşleri bakımından her biri için 10.000-TL olmak üzere toplamda 30.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işletilecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacıların her biri için 50.000-TL olmak üzere toplam 150.000-TL manevi tazminatın davalı ...'dan olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte tahsiline, yargılama giderleri, dava ve arabuluculuk, avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Başvurusu konusu kazaya karışmış olan aracın KZMM poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusur oranında olmak üzere bedeni zararlarda şahıs başına yapılan ödemeden sonra azami 430.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, poliçe limitinin bildirilmesinin davayı kabul anlamına gelmediğini, ...'ın vefatı nedeni ile kardeşleri olan davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiğini, yerleşik Yargıtay içtihatları gereği kardeşin destek olmayacağı gerekçesi ile iş bu davanın reddi gerektiğini, taraflarına yöneltilen müvekkil şirketin sorumluluğundan bahsedebilmek için öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezliğe ilişkin müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu olmadığından bu yöndeki isteme itiraz ettiklerini, müvekkili sigorta şirketi aleyhine ikame edilen bu davanın yukarıda belirtilen bentlerde belirtilen gerekçeler ile reddine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Somut olaya ilişkin olarak, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından... soruşturma numarası ile soruşturma açıldığını ve müvekkilinin kusuruna ilişkin olarak herhangi bir rapor bulunmadığını, soruşturma aşamasında müvekkilinin kusursuz olması ihtimalinde takipsizlik kararı verileceğinden, müvekkilinin takipsizlik kararı alması halinde iş bu davanın sonucu etkileneceğinden ilgili davanın soruşturma dosyası ile kovuşturma evresine geçmesi halinde kovuşturma dosyasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, 05.12.2021 tarihinde müvekkilin kullanımında olan ... plakalı ticari taksi ile müvekkilinin ... ilçesinde yer alan ... Sokak istikametine yöneldiğini ancak sokağın tek yönlü gidiş olduğunu farketmesi üzerine, yanlış şekilde girdiğini farkettiğini ve ilgili sokaktan çıkmak için geri manevra yapmak için aracını durduğunu, müvekkilinin geri manevra yaptığı sırada arkasından 2 tane kadın geçtiğini ve bunların geçmesi sırasında müvekkilinin aracını durdurduğunu, sonra tekrar çevre kontrolünü yaptığını ve etrafta kimse olmadığını farketmesi üzerine aracını tekrar hareket ettirdiğini, ilgili kayıtlarda, müvekkilinin müteveffaya çarptığına dair bir görüntü bulunmadığını, ancak müvekkili tarafından aracın arkasında bir ses duyması üzerine aracın durdurulduğunu ve inerek aracın arkasına bakmaya gittiğini, bu esnada ise, müteveffa ...ın yerde yattığını gördüğünü ve kendisine hemen hastaneye götürmeyi teklif ettiğini, müteveffa ... ise kendisinde bir şey olmadığını, herhangi bir yaralanmasının olmadığını beyan ederek gitmesini söylediğini, müvekkilinin ise tam o esnada 112'yi aradığını ve ambulans çağırdığını, Müteveffanın ambulans tarafından alınıp ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürüldüğünü, burada tedavilerin devam edildiğini ve sonrasında vefat ettiğini, Müteveffanın engelli olduğunu ve hakkında vasi tayini kararı verildiğini, Müteveffa hem fiziksel hem de zihinsel engelli olduğunu, davacılar tarafından açılan davanın tümden reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce 03/11/2022 tarihli ara karar gereği " Davalılara ait menkul ve gayrimenkul mallar, kazaya karışan ... plakalı araç ve taksi plakasının üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları ile bankalardaki mevduatları uyuşmazlık konusu olmadığından tedbir talebinin reddine" dair karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizin 14/11/2023 tarihli ara karar ile "Davacının adli yardım talebinin HMK’nın 334 ve 337/3. maddesi uyarınca yargılamanın bu aşamasından sonra yapılacak harç, teminat ve yargılama giderleri yönünden KABULÜNE" dair karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın...soruşturma sayılı dosyasının UYAP kayıtları, ... 8. ACM... esas sayılı dosyasının UYAP kayıtları, tanık beyanları, ATK raporu, bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava trafik kazasından kaynaklı destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, 05/12/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında vefat eden müteveffadan dolayı davacıların destekten yoksun kalma talep şartlarının şartlarının oluşup oluşmadığı, kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur durumu, davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin yerinde olup olmadığı ve miktarı hususunda toplanmaktadır.
... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin... esas sayılı dosyasının UYAP kayıtlarının incelenmesinde; ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 15/12/2022 tarih ve iddianamesi ile Sanık ...'nın Taksirle Ölüme Neden olma suçundan CMK 175 maddesine göre iddianamenin kabulüne, davanın esas defterine kaydedilerek sanık hakkında kovuşturmaya başlanmasına karar verildiği, ... soruşturma sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile "1- Şüpheli sürücü ...”' nın YÜKSEK ORANDA KUSURLU OLDUĞU, 2- Maktul yaya ...” ın YÜKSEK ORANDA KUSURLU OLDUĞU" sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür.
Taraflarca bildirilen delillerin toplanmasının ardından kazanın taraflarının kusur durumunun tespiti için dosyamız İstanbul ATK 'ya gönderilmiş, İstanbul Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen 24/10/2023 tarihli raporda özetle;
"A)-Davalı sürücü ... idaresindeki otomobil ile sokak içerisinde geri manevra yaptığı esnada aracın hareket alanını kontrol altında bulundurup gereken özen ve dikkati göstermesi gerekirken bu hususa riayet etmeyip, kontrolsüzce yaptığı geri manevra ile kaplama içerisinde bulunan müteveffa yayaya tedbirsizce çarpması sonucu sebebiyet verdiği olayda, kusurludur.
B)-Müteveffa yaya ..., yaya kaldırımı bulunan sokak sınıfı yolda tedbirsizce kaplama içerisinde bulunduğu sırada yaklaşan araca karşı korunma tedbiri almadığı anlaşılmakla olayda, kusurludur.
SONUÇ :
Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
A)Davalı sürücü ...’nın %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu,
B)Müteveffa yaya ...’ın %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur.
" belirtilmiştir.
Mahkememizin 22/05/2024 tarihli ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen 02/07/2024 tarihli raporda özetle;
"a)Davacıların müteveffanın kardeşleri olması, davacıların en küçüğünün 49 yaşında ve tümünün evli olması, Yargıtay kararlarına göre kural olarak kardeşin kardeşe desteğinin söz konusu olmaması, müteveffanın sağlında hali refahta olmaması, davacıların bakım ve yardıma muhtaç olduğuna, sağlık sorunları olduğuna, müteveffanın desteği olmaksızın kendi başına yaşamını idame ettiremeyeceğine veya bir başkasının bakım ve yardımına muhtaç olduğuna ilişkin bir bilgi ve belge mevcut olmaması, kardeşin vefatı ile birlikte davacıların sosyal seviyesine uygun hayat tarzlarında değişikliği gerektirecek bir durumun ortaya çıkmaması ve bütün bunlara göre de;
Tüm davacı kardeşlerin destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat talep etme şartlarının oluşmaması nedeniyle davacıların destekten yoksun kalma nedeniyle maddi zararlarının belirlenemediği" yönünde tespit ve değerlendirmelerde bulunulmuştur.
Davacıların maddi tazminat istemleri, 6098 sayılı TBK'nun 53. (818 sayılı BK'nun 45/2) maddesi gereğince destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse BK.'nun 45/2. maddesine (6098 sayılı TBK. md. 53/1-3) dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir.
Borçlar Kanunu’nun 45. maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa, ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.
O halde, destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür.
Bununla birlikte, destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün, ... E.,... K. sayılı kararı).
Ayrıca kardeşlerin birbirine karşı kural olarak bakım görevi yoktur. Ancak, bir kardeşin diğer kardeşe eylemli ve düzenli olarak yardım etmesi halinde, bu kardeş diğerinin desteği sayılır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 364/1. maddesinde "Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür." düzenlemesine; aynı maddenin 2. fıkrasında ise "Kardeşlerin nafaka yükümlülükleri, refah içinde bulunmalarına bağlıdır." düzenlemesine yer verilmiştir (Yargıtay 17.HD'nin 17/01/2019 tarihli,... Esas ve ... Karar sayılı ilamı).
Somut olayda davacıların müteveffanın kardeşleri olması, davacıların en küçüğünün 49 yaşında ve tümünün evli olması, Yargıtay kararlarına göre kural olarak kardeşin kardeşe desteğinin söz konusu olmaması, müteveffanın sağlında hali refahta olmaması, davacıların bakım ve yardıma muhtaç olduğuna, sağlık sorunları olduğuna, müteveffanın desteği olmaksızın kendi başına yaşamını idame ettiremeyeceğine, yoksulluğa düşeceğine veya bir başkasının bakım ve yardımına muhtaç olduğuna ilişkin bir bilgi ve belge mevcut olmaması, kardeşin vefatı ile birlikte davacıların sosyal seviyesine uygun hayat tarzlarında değişikliği gerektirecek bir durumun ortaya çıkmaması birlikte değerlendirildiğinde müteveffanın kardeşlerine düzenli ve eylemli maddi anlamda bir katkısı bulunduğu ispatlanamadığından davacı kardeşlerin destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat talep etme şartlarının oluşmaması nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Manevi tazminat talebi bakımından ise davacıların, kardeşi olan müteveffanın beklenmedik ölümü nedeniyle elem ve ızdırap duymalarının tabii olduğu, TBK'nın 56.maddesi doğrultusunda manevi tazminat talebinin yerinde olduğu kanaatiyle, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ilkesinden hareketle olayın taraflar üzerindeki etkileri, yaşanan üzüntü, müteveffanın kazanın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu oluşu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, paranın satın alma gücü gibi etkenler ile hak ve nesafet ilkesi göz önünde bulundurularakdavacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL ve davacı ... için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygun olacağı değerlendirilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre;
1-Davacıların destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddine,
2-Davacıların manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile, davacı ... için 20.000,00-TL, davacı ... için 20.000,00-TL ve davacı ... için 20.000,00-TL olmak üzere toplam 60.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
1-a-Destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin; Davacılar tarafından dava açılırken harç yatırılmadığından 615,40- TL harcın davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına gelir kaydedilmesine,
2-a-Manevi tazminat yönünden; Karar tarihine göre alınması gereken 4.098,60 TL harçtan peşin almadığından davalı ...'dan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacılar duruşmalarda kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince kabul edilen miktar yönünden hesaplanan (AAÜT 13/2 Maddesi gereğince ) 60.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacılara verilmesine, ( Davacı ... için 20.000,00 TL, davacı Yaşar için 20.000,00-TL, davacı ... için 20.000,00- TL'nin davalı ...'dan tahsili ile davacılara verilmesine, )
4-Destekten yoksun kalma tazminatı için; davalılar kendilerini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalılara verilmesine,
5-Manevi tazminat yönünden davalı ... kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ret edilen miktar yönünden hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 25,20 TL başvuru harcı, 3,80-TL vekalet harcı, 6,00-TL vekalet pulu, 1.000,00 TL bilirkişi ücreti, 493,11 TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 1.528,11 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren 1.454,85 TL'sinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, arta kalan masrafın davacılar üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı tarafından yapılan 138,50-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren 46,17 TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, arta kalan masrafın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
8-Dosyada Adli Yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeniye yargılama sırasında yapılan 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 2.345,00-TL ATK Faturası, 155,50-TL posta masrafı, 60,00-TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 6.560,50-TL nin kabul ve red oranına göre takdiren 2.186,83-TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, geriye kalan 4.373,67-TL sinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazine adına irad kaydına,
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14 ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddeleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinden 440,00 TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 880,00 TL sinin davacılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
10-Davacılar ve davalılar tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair verilen karar davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı.25/02/2025
Katip Hakim
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır