T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/838 Esas
KARAR NO : 2025/941
DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/12/2022
KARAR TARİHİ : 23/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 07/12/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından, davacı şirket aleyhine ... 4.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ialmsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davacı şirketin elektronik tebligat sistemine gönderilmesi nedeniyle, davacı şirket yetkililerinin zamanında haberlerinin olmaması üzerine takip kesinleştiğini, ancak davacı şirketin takip alacaklısı davalı şirkete böyle bir borcu bulunmadığını, taraflar arasında akdedilen 22.03.2021 tarihli "Ürün ve Hizmet Alım Sözleşmesi"ne göre, SkyArt'ın kendi ticari iş ve işlemleri için kullanmak amacıyla "... eğitim cihazı uçağının ses ve anons otomasyonu" ürün ve ürünle ilgili kurulum, taşınma vb. hizmetlerini yerine getirmene dair sözleşme imzalandığını, davacı şirketin bu hizmeti ve sistem kurulumunu yapmayı üstlendiğini, sözleşme uyarınca davalı taraf da 7.500 USD peşin (ön ödeme şeklinde), geriye kalan 2.500 USD'yi de iş bitiminde vermeyi üslendiğini, davacı şirketin, bu bağlamda anlaşma gereği uçakta kullanılan ve uçak sistemine ait çip barındıran ürünler temin ettiğini, davacı şirket yetkilileri, sözleşme süresi içerisinde uçağa montalanacak ürünlerin tümünü hazırlandığını, uçağa montalamak ve son kontrollerini yapabilmek için davalı şirket yetkilileri ile çeşitli görüşmeler gerçekleştiğini, davalı şirketin ise, uçağın henüz hazır olmadığını belirtildiğini, daha sonra davacı şirket yetkilileri, teslim süresinin yaklaştığını ve ürünlerin kontrollerini bir uçakta denemenin zorunlu olduğunu belirtildiğini, davacı şirketin yetkililerinin bu konuda ısrarla yaptığı şifahi görüşme ve yazışmalardan da hiçbir sonuç alınmadığını, uçağı hazırlama edimini davalı şirket bir türlü yerine getirmediğini, bu durum üzerine davacı şirketin hazırlamış olduğu ürünler elinde kaldığını, açıklanan bu nedenlerle; öncelikle teminatsız olarak, mahkemeniz aksi görüşte ise takdir edilecek uygun bir teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilerek icra veznesine girecek paranın davalı şirkete ödenmemesine ve haksız icra takibinin durdurulmasına, taleplerinin kabulü ile davacı şirketin bu hukuki ilişkiden dolayı 10.000,00 USD tutarında borçlu olmadığının tespitine, alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla hükmedilecek tazminatın kötü niyetli davalıdan alınarak davacı şirkete verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 16/01/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 22/03/2021 tarihli "Ürün ve Hizmet Alım Sözleşmesi" imzalandığını, davalının sözleşme uyarınca davacı şirkete 7.500,00 USD peşin avans ödemesi gerçekleştirdiğini, işin bitiminde ise 2.500,00 USD tutarı ödemeyi taahhüt ettiğini, davacının ... projesindeki bu cihazı eksiksiz şekilde teslim edip montajını tamamladığında toplam 10.000,00 USD tutarında ödeme almayı kabul ettiğini, davalının üretmekte olduğu ... uçak kabininin yapımını devam ettirdiğini, davacının teslim etmekle yükümlü olduğu ses ve otomasyon cihazının montajını yapması için defalarca davet etmesine karşı ses ve otomasyon cihazının hiçbir zaman teslim edilmediğini, davacının ürettiğini iddia ettiği cihazın üretilip üretilmediğinin de belli olmadığını, açıklanan bu nedenlerle; davacının davalı şirkete ödemekle yükümlü olduğu 10.000,00 USD tutarındaki rakamla borçlu olmadığının tespiti ile işbu davanın tamamen reddine karar verilmesini, davalı tarafından açılan ve ... 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı ilamsız icra takibi dosyası hakkında mahkeme tarafından 15/12/2022 tarihinde verilen "davacının yatırdığı teminata istinaden icra veznesine yatırılacak borca ilişkin paranın alacaklıya davalıya ödenmemesi'ne" dair verilen kararın kaldırılarak anılan icra müdürlüğüne müzekkere ile kararın iptal edildiğini ve tahsilat yapılması durumunda yapılan tahsilatın icra dosyasında alacaklı olan davalı şirkete ödenmesine dair bildirimde bulunulmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Bilirkişi Kök ve Ek Raporları,... 4. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası, .. 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
18/03/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "a) Davalının davacıya, sözleşmede kararlaştırılan 7.500 USD’lik peşin bedeli ödemiş olduğu anlaşıldığından; ispat kuralları gereği, davacının, üstlenmiş olduğu ses ve otomasyon cihazının teslim ve montajının yapılması işini yerine getirdiğini, ya da teslime hazır olduğu halde davalının kusuruyla teslimin gerçekleşmediğini geçerli delillerle kanıtlanması gerektiği, b) Davacı tarafından, davalının göndermiş olduğu fesih ihtarnamesine kadar, ürünlerin teslime hazır olduğuna ilişkin davalıya gönderilmiş herhangi bir somut delil sunulmadığı, dolayısıyla davalının sözleşmenin feshi ile ödenen bedelin iadesi ve cezai şart tazminatına ilişkin icra takibindeki talebinin yerinde olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
18/12/2024 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "3.1. Test Düzeneği Yetersizliği 1. Akustik ortam farklılıkları 2. Sistem entegrasyon eksiklikleri 3. Sertifikasyon gerekliliklerinin karşılanamaması 4. Gerçek performans ölçümlerinin yapılamaması 3.2. Nihai Değerlendirme Yapılan teknik inceleme sonucunda: • Test düzeneğinde yapılacak testlerin yetersiz kalacağı • Gerçek ortam testlerinin zorunlu olduğu • Sertifikasyon için test düzeneği sonuçlarının geçersiz olacağı • Davalının test düzeneği talebinin teknik olarak uygulanabilir olmadığı kesin olarak tespit edilmiştir. Bu detaylı analiz, dava konusu olan test düzeneği talebinin sektör standartları, teknik gereklilikler ve uluslararası havacılık uygulamalarıyla uyuşmadığını açıkça ortaya koymaktadır." sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
21/04/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "3. Nihai Sonuç: Davacı firma, sözleşmede tanımlanan yükümlülükleri yerine getirmiş, ancak davalının mockup hazırlamama ve son dakika talepleri nedeniyle süreç sekteye uğramıştır. Bu durumda: o Davalı, sözleşmeye aykırılıktan ve kusurlu ifadan sorumludur. o Davacı, sözleşme bedelinin tamamını talep etme hakkına sahiptir. Zira eksiklikler davalının kontrolündeki sebeplerden kaynaklanmıştır." sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
13/11/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Yukarıda ayrıntılarıyla arzettiği miz nedenlerden dolayı bilirkişi kurulumuz, a) Davalının davacıya, sözleşmede kararlaştırılan 7.500 USD’lik peşin bedeli ödemiş olduğu anlaşıldığından; ispat kuralları gereği, davacının, üstlenmiş olduğu ses ve otomasyon cihazının teslim ve montajının yapılması işini yerine getirdiğini, ya da teslime hazır olduğu halde davalının kusuruyla teslimin gerçekleşmediğini geçerli delillerle kanıtlanması gerektiği, b) Davacı tarafından, davalının göndermiş olduğu fesih ihtarnamesine kadar, ürünlerin teslime hazır olduğuna ilişkin davalıya gönderilmiş herhangi bir somut delil sunulmadığı, dolayısıyla davalının sözleşmenin feshi ile ödenen bedelin iadesi ve cezai şart tazminatına ilişkin icra takibindeki talebinin yerinde olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
GEREKÇE: Dava, taraflar arasında imzalanan sözleme gereğinin davalı yanca yerine getirilmemesi nedeniyle açılan menfi tespit davasıdır.
Taraflar arasında 22.03.2021 tarihinde imzalanan Ürün ve Hizmet Alım Sözleşme gereğince davacının ... eğitim cihazı uçağının ses ve anons otomasyonunu ve bununla ilgili kurulum, çalıştırma, test, taşınma vb. hizmetlerini yerine getirmeyi taahhüt ettiği anlaşılmaktadır. Davalının da bunun karşılığında 7.500 USD peşin ve 2.500 USD de iş bitiminde vermeyi üslendiği, davalının peşin olan 7.500 USD'yi ödediği ve bu hususta ihtilaf bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın sözleşme uyarınca peşin bedel ödenmiş olduğu halde, davacının üstlenmiş olduğu taahhütleri yerine getirmediği, bu nedenle peşin ödenen 7.500 USD'nin iadesi ile sözleşmede kararlaştırılan 2.500 USD'lik cezai şart tazminatının ödenmesi gerekip gerekmediği hususlarında toplandığı anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda davacının üstlenmiş olduğu ses ve otomasyon cihazının teslim ve montajının yapılması işini yerine getirip getirmediği, yerine getirilmemesi halinde bu durumdan davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığının tespiti için bilirkişi ara kararı kurulmuştur.
18/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "Davacının, üstlenmiş olduğu ses ve otomasyon cihazının teslim ve montajının yapılması işini yerine getirdiğini, ya da teslime hazır olduğu halde davalının kusuruyla teslimin gerçekleşmediğini geçerli delillerle kanıtlanması gerektiği, davacı tarafından, davalının göndermiş olduğu fesih ihtarnamesine kadar, ürünlerin teslime hazır olduğuna ilişkin davalıya gönderilmiş herhangi bir somut delil sunulmadığı, dolayısıyla davalının sözleşmenin feshi ile ödenen bedelin iadesi ve cezai şart tazminatına ilişkin icra takibindeki talebinin yerinde olduğu," ifade edilmiştir. Davacı yanca hazırlanan rapora itiraz edilmiştir.
İtiraz kapsamında hazırlanan 18/12/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; "Test düzeneği yetersizliği, akustik ortam farklılıkları, sistem entegrasyon eksiklikleri, sertifikasyon gerekliliklerinin karşılanamaması, gerçek performans ölçümlerinin yapılamaması, test düzeneğinde yapılacak testlerin yetersiz kalacağı, gerçek ortam testlerinin zorunlu olduğu, sertifikasyon için test düzeneği sonuçlarının geçersiz olacağı, davalının test düzeneği talebinin teknik olarak uygulanabilir olmadığı kesin olarak tespit edildiği, bu detaylı analiz, dava konusu olan test düzeneği talebinin sektör standartları, teknik gereklilikler ve uluslararası havacılık uygulamalarıyla uyuşmadığını açıkça ortaya koyduğu," tespitleri yapılmıştır. Hazırlanan rapora davalı yanca itiraz da bulunulmuştur.
İtiraz kapsamında yerinde inceleme ile hazırlanan 21/04/2025 tarihli teknik bilirkişi raporunda; "Davacı firma, sözleşmede tanımlanan yükümlülükleri yerine getirmiş, ancak davalının mockup hazırlamama ve son dakika talepleri nedeniyle süreç sekteye uğradığı, bu durumda davalı, sözleşmeye aykırılıktan ve kusurlu ifadan sorumlu olduğu, davacı, sözleşme bedelinin tamamını talep etme hakkına sahip olduğu, zira eksiklikler davalının kontrolündeki sebeplerden kaynaklandığı," belirtilmiştir. Hazırlanan rapora taraflarca itiraz da bulunulmuştur.
İtiraz üzerine hazırlanan 13/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "Davalının davacıya, sözleşmede kararlaştırılan 7.500 USD’lik peşin bedeli ödemiş olduğu anlaşıldığından; ispat kuralları gereği, davacının, üstlenmiş olduğu ses ve otomasyon cihazının teslim ve montajının yapılması işini yerine getirdiğini, ya da teslime hazır olduğu halde davalının kusuruyla teslimin gerçekleşmediğini geçerli delillerle kanıtlanması gerektiği, davacı tarafından, davalının göndermiş olduğu fesih ihtarnamesine kadar, ürünlerin teslime hazır olduğuna ilişkin davalıya gönderilmiş herhangi bir somut delil sunulmadığı, dolayısıyla davalının sözleşmenin feshi ile ödenen bedelin iadesi ve cezai şart tazminatına ilişkin icra takibindeki talebinin yerinde olduğu," belirtilmiştir.
İki tarafa borç yükleyen dava konusu uyuşmazlıkta ispat yükünün öncelikle ele alınması gerekmektedir. Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Kural yukarıda belirtilmiş olmakla birlikte davamız menfi tespit davası olmakla ve davalı yanca gerekli ödemenin yapıldığı (bilirkişi kök ve ek raporlarında da sabit olduğu üzere) anlaşılmakla sözleşme gereği ifanın gereği gibi yapıldığı hususunu artık davacı yapacaktır (TMK mad. 6, HMK mad. 190).
Bu kapsamda nihai olarak Mahkememiz hükmüne esas alınan 13/11/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacının, üstlenmiş olduğu ses ve otomasyon cihazının teslim ve montajının yapılması işini yerine getirdiğini ya da teslime hazır olduğu halde davalının kusuruyla teslimin gerçekleşmediğini geçerli delillerle kanıtlanması gerektiği, ancak dava dosyasında bu hususta delil ibraz etmediği, davacının fesih ihtarnamesine kadar sessiz kalması ve ürünlerin teslime hazır olduğuna ilişkin davalıya gönderilmiş herhangi bir somut delil sunulmadığından davalının sözleşmeyi feshetme hakkının olduğu ve ödenen bedelin iadesi ve cezai şart tazminatına ilişkin icra takibindeki talebinde haklı olduğu anlaşılmakla açılan davanın reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde Mahkememizce verilen 15/12/2022 tarihli TEDBİR KARARININ KALDIRILMASINA,
3-Alınması gereken 615,40 TL peşin harçtan, alınan 4.406,00 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 3.790,60 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı yana iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
6-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 68.621,92 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davalı yanca yapılan 3.500,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı yana verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yanca yatırılan teminatın davacı yana iadesine,
9-Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/12/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır