T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/855 Esas
KARAR NO : 2025/36
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/12/2022
KARAR TARİHİ : 21/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında imzalanmış Yurtiçi Nakliye Hizmet Sözleşmesi ile davalı "TEDARİKÇİ tarafından kendisine ait veya kendisi tarafından kiralanmış araçlarla ... Müşterilerine ait emtianın Karayolu Taşıma Mevzuatı kapsamında Türkiye'nin muhtelif şehirleri arasında karayolu ile taşınması ve emtianın alıcı adreslerine zamanında, tam ve sağlam olarak nakledilerek teslim edilmesi ve ayrıca yükleme, boşaltma hizmetlerinin TEDARİKÇİ tarafından yerine getirilmesi hususunda anlaşıldığını, davalının, müvekkili şirket müşterisi ...A.Ş.'ye ('Emtia Sahibi Şirket') ait emtiaların taşınmasına yönelik olarak çalışmakta olan ...'na dahil edildiğini, taraflarca imzalanmış Yurtiçi Nakliye Hizmet Sözleşmesi'nin 1. maddesinde:" Taşıyan... taşıma irsaliyesi muhteviyatında yer alan emtiayı, sevk irsaliyesinde belirtilen adrese belirtilen süre içinde tam ve sağlam olarak teslim aldığını kabul etmiştir. Taşıyan, yükleme yerinden tam ve sağlam olarak teslim aldığı emtiayı, yükü teslim aldığı andan teslim edeceği ana kadar ilgili tüm mevzuatın gereklerine yerine getirmek, gerekli güvenlik önlemlerini alarak taşımak ve süresinde teslim etmek zorundadır." şeklinde kararlaştırılmış olduğu, aynı şekilde, Araç Kiralama Sözleşmesinin 5. Maddesinde:" Taşıyan hem bizzat hem de şoförlerinin, araçlarının, yardımcı şahıslarının kusurlu hareketi ve hasar, kayıp, zayi, kaza vb. işle ilgili her türlü tazminat talebi nedeniyle Taşıtan 'ın uğrayacağı tüm zararlardan Taşıtan'a karşı doğrudan doğruya sorumludur." şeklindeki düzenleme ile tedarikçinin taşımada meydana gelecek herhangi bir eksik teslimat halinde müvekkili şirkete karşı sorumlu olacağı kayıt altına alındığını, ... kapsamında, davalı ...'ın taşımasını üstlendiği birden fazla taşımaya ilişkin müvekkili şirketin müşterisi olan emtia sahibi tarafından teslimatlardaki eksiklikler sebebiyle müvekkili şirkete faturalar kesildiği ve TTK ile Yurtiçi Taşımacılık Hizmet Sözleşmesi uyarınca emtiaların teslim, edilmesi anına kadar sorumluluğun taşıyıcıya tedarikçiye ait olması sebebiyle söz konusu eksik teslimatlar sebebiyle uğranılan zararların davalı ...'a yansıtıldığını, davalı tarafın işbu faturalara itiraz etmediğini ve ayrıca kendisine mükerrer Ödeme yapıldığını ve mükerrer ödemeye ilişkinde faturaların yansıtıldığını, yansıtılan faturaların emtia sahibi Şirketlere Müvekkili Şirket tarafından ödenmek zorunda kalındığı ve İşbu faturaların cari ekstreye işlenmesi sonucu Müvekkili Şirketin alacaklı konuma geçtiği halde Davalının borcunu ödemediğinden aleyhine ... 5. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını, davalı alacağa itiraz ederek takibin durduğunu, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile İtirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkilinin ...A.Ş. ile imzaladığı sözleşme kapsamında yapılan taşıma işlemlerinden dolayı herhangi bir eksik teslimat vs. bulunmadığını, müvekkilinin davacı şirket ile herhangi bir sözleşme imzalanmadığını, müvekkilinin yaptığı taşıma işlemleri nedeni ile hiçbir dönemde bu yönde bir tutanak tutulmadığını, davacı tarafça da dosyaya ibraz edilen bir tutanağın da söz konusu olmadığını, davacının müşterisi olan emtia sahibi tarafından teslimatlardaki eksiklikler sebebiyle kendisine faturalar kesilmiş olduğunu iddia etmiş ise de söz konusu faturalar dosyaya da ibraz edilmediğini, dolayısı ile müvekkilinin ... Ticaret A.Ş. ile yapmış olduğu sözleşme nedeni ile gerçekleştirilen taşıma eylemi nedeni ile gerçekleştirmiş bulunduğu fiiller nedeni ile gerçekleşen herhangi bir zarar veya ziyan söz konusu olmadığını, bu nedenle davacının söz konusu iddiaları gerçeklikten uzak olup müvekkilinin davaya konu 31.07.2021 tarih ve 13.469,42 TL bedelli faturadan sorumlu olmasının mümkün olmadığını, bunun yanı sıra dava dilekçesinde müvekkiline mükerrer ödeme yapıldığından bahisle fatura yansıtıldığının da iddia edildiğini, müvekkiline mükerrer ödeme yapıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, her ne kadar davacı tarafça mükerrer yapıldığı iddia edilen ödemeye ilişkin fatura yansıtıldığı iddia edilmiş ise de bu hususta müvekkiline yansıtılan bir fatura bulunmadığını, davacının fatura diye bildirdiği evrakın 31.12.2020 tarihli 16.500,00 TL bedelli bir dekont olup söz konusu dekontun fatura olma özelliği bulunmadığını, dekontun tek taraflı olarak düzenlenmiş bir dekont olup düzenleyen lehine bir alacak hakkı doğurmasının da mümkün olmadığını, müvekkilinin çalıştığı dönem için yüklenen bu tarz bir mükerrer yakıt da bulunmadığından söz konusu 16.500,00 TL. bedelli alacak iddiasına dair olan talebin de reddine karar verilmesi gereğinin açık olduğunu, açılan dava 1 yıllık hak düşürücü süresine tabi olup davanın hak düşürücü sürenin dolmasının ardından açıldığını, öncelikle bu nedenle davanın reddine karar verilmesini, davacının haksız bulunan talep miktarının %20'si oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafta bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, icra dosyasının UYAP kayıtları, bilirkişi raporları dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, 27/02/2020 tarihli Yurtiçi nakliye hizmet sözleşmesi kapsamında eksik teslimatlar ve mükerrer yapılan ödemelerden bahisle oluşturulan cari hesap alacağına dayalı ... 5. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası kapsamında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususunda toplanmaktadır.
Davaya konu ... 5. İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları dosyamız arasına alınıp incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 31.530,46 TL'lik takip talebinde bulunduğu, davalı borçlu vekili 09/09/2021 havale tarihli dilekçesi ile borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür.
İcra dosyasında borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşıldığından davalı tarafın hak düşürücü süre yönündeki itirazının reddine karar verilmiştir.
Taraflarca bildirilen delillerin toplanmasının ardından Mahkememizin 30/03/2023 tarihli ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere mali müşavir ve taşıma hukukçusu bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 21/08/2023 tarihli raporda özetle;
"i- Davacının akdi taşıyıcı sıfatı ile davalının fiili taşıyıcı sıfatı ile akdi ilişki içinde oldukları, taraflar arasında cari hesap hükümlerini havi taşıma çerçeve sözleşmesi ve ticari ilişkinin buna göre sürdürüldü;
ii- Davacının, davalı sorumluluğunda gerçekleşen zararlar için tazminat ödemesi yapması halinde bunu cari hesaba kayıt ile davalıya yansıtabileceği,
ili- Davalının cari hesap bakiyesinin oluşmasında dayanak bir adet tazminat yansıtma faturası ve 2 adet alacaklanma dekontuna itiraz ettiği, davacının bu iki belgenin cari hesap bakiyesinde yer alması için, haklılığını ortaya koyması gerektiği,
iv- Davalı itirazları arasında cari hesap farkının oluşmasında 346,96 TL kısmına itiraz edilmediği, bu nedenle taraflar arasında çerçeve sözleşmenin cari hesap hükümlerin gözetilerek, davalının bu miktar borçlu olduğunun değerlendirildiği" şeklinde rapor ibraz edilmiştir.
Mahkememizin 05/12/2023 tarihli ara kararı gereğince dosyamızda davalı defterlerinin incelemesi amacıyla talimat yazılmasına karar verilmiş, rapor hazırlanmak üzere dosyamız talimat mahkemesine gönderilerek bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen 06/02/2024 tarihli raporda özetle;
"*Davalın icmali yapılan yasal defterlerin ilgili yıllarda notere açılış tasdikinin yaptırılmış olduğu .yevmiye defterlerinin kapanış tasdikleri de sü resinde notere yaptırılmış olduğu, yasal defteler muhasebe usül ve esaslar çerçevesinde tutulmuş olup, yasal defterler birbirini teyit ettiği,
*Davalının yasal defterlerinde ve cari hesaplar tetkikinde yukarıda izah edildiği veçile borç alacak sonu O -sıfır-bakiye olup, bunun neticesinde davacının davalıdan davaya konu icra takip dosyası ile ilgili olarak bir alacak miktarı bulunmadığı" şeklinde rapor ibraz edilmiştir.
Mahkememizin 02/04/2024 tarihli ara kararı gereğince dosyamız ek rapor hazırlanmak üzere üzere mali müşavir ve taşıma hukukçusu bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 26/06/2024 tarihli ek raporda özetle;
"1. Sonuç olarak davacının, davalıyı borçlandırdığı dekont belgesinin ancak karşı tarafın defterlerinde kayıtlı olması ve/veya dekont içeriği evrakların geçerli belge olması halinde karşı taraftan talep edileceği,
2. Davacının birinci alacak mesnedi ... numaralı 31.07.2021 tarihli faturada toplam beş (5) adet YANSITMA ALACAĞI toplamı 13.469,42 TL tutarında, ikinci alacak mesnedi ise 25.03.2021 tarihli 1.214,08 TL bedelli hasar yansıtma faturasıdır. Bu faturalarda esasında davacının iş görmesi veya mal ve hizmet ifasından kaynaklı değil; davalının sorumlu olduğu ileri sürülen ve davacı yanca tazmin edilen zarar yansıtmasına işaret etmektedir.
Zarar yansıtma yapan davacının, bu zararı davalının verdiği ve 3.kişi yük ilgilisi ... firmasına ödendiği şekliyle ve miktarında yansıtması esastır. Bunun için de, zararın davalı sorumluluğunda olduğu, tamamının yansıtma zararı için ayrı ayrı taşıma sözleşmeleri, irsaliye ve TTK m.889 hükmüne uygun bildirimlerle ortaya koyması gerekir. Davalının bu yansıtma zararlarına katlanması için TTK m.875/1 gereği sorumlu olduğu, TTK m.880 gereği zarar miktarı ve sair hususlar ile ortaya konması gerekir.
3. Davacının kök rapora itirazlarının raporda herhangi bir değişiklik gerektirmediği, oradaki tespit ve görüşlerimizi aynen muhafaza etmekteyiz." yönünde tespitlerde bulunulmuştur.
Yapılan yargılama, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; alınan raporların ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamına uygun nitelikte düzenlenmiş olduğu, hüküm kurmaya elverişli tespit ve değerlendirmeler içerdiği, taraflar arasında dava dışı firmanın lojistik ve taşıma organizasyonunda ...'dan aktarmalı yüklerin taşınması konusunda Yurtiçi Nakliye Hizmet Sözleşmesi akdedildiği hususunda herhangi bir ihtilafın bulunmadığı, dava konusu uyuşmazlığın bu sözleşmeye dayalı düzenlenen zarar yansıtma faturalarından kaynaklandığı, davacının akdi taşıyıcı, davalının ise fiili taşıyıcı konumunda olduğu, TTK ve taraflar arasındaki sözleşme gereği davacının davalı ile organize ettiği taşımalarda davacının katlandığı zararları davalının karşılaması gerekmekte ise de zarar yansıtma yapan davacının, bu zararı davalının verdiği ve 3.kişi yük ilgilisi ... firmasına ödendiği şekliyle ve miktarında yansıtmasının esas olduğu, davacı tarafça zararın tamamının yansıtma zararı için ayrı ayrı taşıma sözleşmeleri, irsaliye ve TTK m.889 hükmüne uygun bildirimlerle ortaya koyması gerektiği, bu şekilde davalının bu yansıtma zararlarına katlanmasının TTK m.875/1 gereği sorumlu olduğu, bunun için de TTK m.880 gereği zarar miktarı ve sair hususların ortaya konmasının gerektiği, dosya kapsamında ise bu hususa ilişkin herhangi bir bilgi ya da belgenin sunulmadığı, davacı kayıtlarına göre davalıdan 16.846,96 Tl alacaklı ise de davalı kayıtlarında dava konusu dekont ve yansıtma faturalarının işlenmediği tespit edildiğinden HMK m.222 hükmü de dikkate alınarak ispatlanamayan davanın reddine ve yasal şartları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre;
1-Davanın reddine,
2-Davalının kötü niyet tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine,
3-Harçlar Kanununca alınması gerekli 615,40-TL harcın peşin olarak yatırılan 380,82-TL harçtan mahsubu ile eksik yatırılan 234,58 TL harcın davacıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerlerinde bırakılmasına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 21/01/2025
Katip Hakim
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır