T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/283 Esas
KARAR NO : 2024/571
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ : 26/04/2023
KARAR TARİHİ : 23/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı sigortalı ...’in kiracı olarak faaliyet gösterdiği ... ili, ... ilçesi,...Mahallesi, ...Caddesi, No:...adresli işyerinin, müvekkili ... Sigorta A.Ş. tarafından 28.09.2021- 28.09.2022 başlangıç ve bitiş tarihli, ... numaralı İşyeri Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, 23.08.2022 tarihinde sigortalı işyerinin bulunduğu binanın üst sokağında davalı ...’ye ait borunun şebeke hattının patlamasından kaynaklı akan suların sigortalı işyerine sirayet etmesi sonucu sigortalı işyerinde muhtelif maddi hasarlar meydana geldiğini, dava konusu olaya ilişkin ... Belediyesine bağlı görevli memurlar tarafından düzenlenen HMK 204/2. madde hükmü uyarınca resmi evrak ve kesin delil niteliğinde olan 23.08.2022 tarihli Tutanakta su basmasının başlangıç nedenine ilişkin olarak; 23.08.2022 günü merkezden gelen bildirilen şikayet üzerine; ... Mahallesi, ... Caddesi, No: ... kapı sayılı 1. katta bulunan Rubi Organizasyon firmasını ... kanalından su bastığının belirtildiğini, işyerinde yapılan incelemede tahmini 110 m2. parkenin su aldığı, duvar ve tavanların ıslandığı, 10 m2. halıfleksin ıslanarak kullanılamaz hale geldiğini, duvar desenlerinin ıslandığının tespit edildiğinin belirtildiğini, konuyla ilgili hazırlanan 22.09.2022 tarihli Ekspertiz Raporunda ise; sigortalının üst sokakta ...’ye ait borunun patladığını işyerine su akıntısı olduğunu beyan ettiğini, sigortalı işyerinin 5 katlı binanın 1. katında bulunduğu, sigortalının kiracı olup kullanım alanının 130 m2. olduğu, yapılan incelemelerde; ...’ye ait şebeke hattından akan sulardan kaynaklı sigortalı işyerinin alçıpan duvar, ses yalıtım süngeri, laminat parke, zemin halı ve ... sahne mobilyasının hasarlandığının tespit edildiğini, meydana gelen hasarda ...’nin sorumluluğu olduğunu ve rücu edilebilir tutarın 21.555.-TL. olduğu şeklinde görüş ve kanaat belirttiğini, müvekkili .. Sigorta A.Ş. tarafından davaya konu olay nedeniyle 28.09.2022 tarihinde dava dışı sigortalısına 21.555.-TL. sigorta tazminatı ödendiğini, müvekkili şirketin sigortalısının haklarına halef olduğundan 21.555.-TL. alacak için davalıya rücu hakkı doğduğunu, sigortalı işyerinde meydana gelen hasarın davalı ...’ye ait borunun şebeke hattının yapımı ve bakımından kaynaklanan eksiklikler nedeniyle oluştuğunun şüphe ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde anlaşıldığını, bu nedenle zararı tazminle yükümlü olduğunu, bu nedenlerle 21.555,00-TL. sigorta rücu tazminatının, sigortalılarına ödeme tarihi olan 28.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili idarenin olayda kusurlu olmadığı, gerçekleştiği iddia edilen hasar ile idarenin fiilleri arasında illiyet bağının kurulmasının mümkün olmadığını, sunulan daire cevabi yazısında belirtildiği üzere, 21.08.2022 tarihinde aynı gün ve adresten muhtelif iş emirleri ile su arıza bildirisi yapıldığını, ... Caddesi, ... kapı sayılı adresin ... sokağı ..., No: ... önünde yolda bulunan arızanın 24.08.2022 tarihinde onarıldığının görüldüğünü, arıza onarımının binanın bulunduğu parsel sınırları dışında yolda yapıldığını, oluşan maddi hasarın binanın su yalıtımının olmaması sebebi ile gerçekleştiğinin tespit edildiğini, dava konusu hasarla ilgili olarak ilçe belediyesinden yapıya ait iskân belgesi, proje, yalıtımının tekniğine uygun olup olmadığına dair raporların vb. bulunup bulunmadığının talep edilmesi gerektiğini, davanın İdareleri yüklenici firması ... A.Ş. ...Şti. İş Ortaklığı arasında imzalanan Sözleşmeye göre davanın adı geçen firmaya ihbarının talep edildiğini, bina maliklerinin ve sigortalısının bina içindeki ve dışındaki su arızaları nedeniyle meydana gelecek zararlara karşı önlem almış olması gerektiğini, bu önlemlerin alınmamış olmasından dolayı idareleri ...’nin sorumlu tutulamayacağını, bu nedenle idarelerinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, işbu davada kusur ve sorumluluk tespitinin zarar tespitinin önünde yer aldığını, hasardan gerekli kontrol ve bakım işlemlerini zamanında yapmayan, çek valf ve benzeri önlemler almayan, tesisatı ...’de onaylı projeye uygun biçimde çek valf ile tesis etmeyen ayrıca yalıtım izolasyom önlemi almayan, yalıtım - izolasyon, pompa çek valf ve sair önlemleri almayan bina sahiplerinin sorumlu olduğunu, idareleri ...’ye yüklenebilir bir kusur bulunmadığını, binanın fen ve tekniğine göre projelendirilip projelendirilmediğinin araştırılması gerektiğini, fen ve sanat kurallarına uygun yapı yapmayanların ve gerekli tedbirleri yerinde ve zamanında almayanların, uğranılan zararın tazminini isteyemeyeceklerini, uğranılan zararın ancak fen ve sanat kurallarına aykırı yapı yapanlardan ve gerekli tedbirleri almayan bina sahiplerinden istenebileceğini, davacının davasını kabul anlamına gelmemek üzere, sigortacı ve sigortalının kusur durumunun irdelenmesini, sigortalı ve sigortacının kusur oranlarının tespitinin gerektiğini, bu nedenlerle davanın öncelikle usule aykırılık itirazları nedeniyle reddine, davacının davasının esastan ve tümüyle reddine, davacının faiz isteminin tümüyle reddine, davacının yargılama masrafı ve avukatlık ücreti isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Hasar dosyası, Kağıthane Belediyesi İmar İşlem Dosyası (cd), Ödemeye İlişkin Dekont, Bilirkişi Raporu, Tüm Dosya Kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE:
Davacı tarafından açılan dava, Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen Tazminat davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf; Davacının sigortalısının davalı ...'ye ait borunun patlamasından dolayı zarar görmesi ve zararın davacı tarafından ödenmiş olması nedenyile davalnıın kusuru ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı davacının ödediği miktarın davalıdan talep edip edemeyeceği hususlarındadır.
Deliller toplandıktan sonra Davacının sigortalısının davalı ...'ye ait borunun patlamasından dolayı zarar görmesi ve zararın davacı tarafından ödenmiş olması nedeniyle davalının kusuru ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı davacının ödediği miktarın davalıdan talep edip edemeyeceği hususlarında rapor düzenlenmesi için dosya İnşaat Mühendisi ... ve Sigortacılık alanında Uzman ...'a tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti mahkememize sunmuş oldukları 28/02/2024 tarihli raporlarında özetle;
"1-Olay mahallinin, ...güncel adresindeki, ... pafta, 6546 ada, 5 parsel sayılı, 129 m2. yüzölçümlü arsa üzerinde kurulu binanın zemin katındaki ... Caddesi, No: ...’deki sigortalı işyeri olduğu,
2-Sigortalı işyerine sızan ve hasarına neden olan suyun esas itibarıyla yoldan ( ... Sokaktan ) geçen ve davalı...’ye ait temiz su şebekesindeki herhangi bir arızadan - patlaklıktan kaynaklandığının sabit görülmekle birlikte, bu hususta davalı ...’nin herhangi bir kusurunun ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödediği tazminatı davalı ...’den talep edip edemeyeceği hususları ile bu olaydaki tarafların muhtemel kusur durumlarının ve kusur oranlarının sübuta erdirilebilmesi / saptanabilmesi için, öncelikle sigortalı işyerinin yer aldığı ‘... İli, ... ilçesi, ...Mahallesi, ... Caddesi, No: ...,..., ... Sokak, No: ... güncel adresindeki, ..., ... pafta, 6546 ada, 5 parsel sayılı, 129 m2. yüzölçümlü arsa üzerinde kurulu’ ana taşınmaz binanın varsa onaylı projesinin, yapı ruhsatının, Yapı Kullanma İzin Belgesinin ( İskan ), bina hakkında tanzim edilmiş herhangi bir...Tatil Tutanağının bulunup bulunmadığına dair bilgi ve belgelerin ... Belediyesinden temin edilerek dosya arasına alınması ve incelenmesi gerektiğinin değerlendirildiği " görüş ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.
Bilirkişi raporunda belirtilen eksiklikler giderilerek dosya aynı bilirkişi heyetine tekrar tevdi edilmiş, bilirkişiler mahkememize sunmuş oldukları 27/08/2024 tarihli ek raporlarında özetle;
"1-Olay mahallinin; ... İli, ... ilçesi, ...Mahallesi, ... Caddesi, No: ..., ..., ... Sokak, No: ... güncel adresindeki, ..., ... pafta, 6546 ada, 5 parsel sayılı, 129 m2. yüzölçümlü arsa üzerinde kurulu binanın zemin katındaki ... Caddesi, No: ...’deki sigortalı işyeri olduğu,
2-Sigortalı işyerine sızan ve hasarına neden olan suyun esas itibarıyla yoldan ( ... Sokaktan ) geçen ve davalı ...’ye ait temiz su şebekesindeki herhangi bir arızadan - patlaklıktan kaynaklandığının sabit görülmekle birlikte, bu hususta davalı ...’nin herhangi bir kusurunun ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödediği tazminatı davalı ...’den talep edip edemeyeceği hususları ile bu olaydaki tarafların muhtemel kusur durumlarının ve kusur oranlarının sübuta erdirilebilmesi / saptanabilmesi bakımından dosyaya celbedilen yeni belgelerin incelenmesi neticesinde; sigortalı işyerinin bulunduğu ana binanın projeli ve ruhsatlı yapıldığı, ancak hasar tarihinden önce Yapı Kullanma İzin Belgesi - İskân Belgesi almadığı için bu durumda binanın izinle yapıldığı halde henüz İskân Belgesi almadığından her türlü fen ve sanat kaidelerine uygun yapılmadığının kabulü gerektiği, bu durumda kusur oranına bağlı olarak takdiri hususu muhterem Mahkemeye ait olmak üzere, hasar bedelinin ( 66,67/100,00 kusur oranında ) takribi üçte ikisinin ( 2/3 ) davalı ...’ye rücu edilebileceğinin değerlendirildiği, buna göre, davalı ...’ye rücu edilebilecek hasar bedelinin 2/3 kusur oranı x 21.555.-TL. hasar bedeli = 14.370.-TL. mertebesinde olabileceği" görüş ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.
Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; 6102 sayılı TTK'nın 1472 maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi ... Esas, ... karar sayılı kararı)
6098 sayılı TBK'nun 69. maddesinde yapı malikinin sorumluluğu düzenlenmiştir. Maddede, bir binanın veya diğer yapı eserlerinin malikinin bunların yapımındaki bozukluk veya bakımındaki eksiklikten doğan zararı gidermekle yükümlü olduğu ifade edilmiştir. Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre TBK'nun anılan maddesindeki sorumluluk, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan ağırlaştırılmış bir kusursuz sorumluluk halidir. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması veya üçüncü kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması gerekmektedir. Davalıya ait su hattı, imal olunan şey kavramına dahil olup davalı bu hattın kötü yapılmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan sorumludur. Sigortalı binada izolasyonun ve temel çevresi drenaj sisteminin olmaması davalının kusursuz sorumluluğunu ortadan kaldırmaz, zira bu durumda davalının sorumluluğunu gerektiren illiyet bağı kesilmemiştir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamı).
Somut olayda, dava konusu hasarın, davalı ...'nin bakım ve onarımından sorumlu bulunduğu su borusu ve bağlantısından kaynaklandığı bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olup aynı zamanda dosya kapsamında yer alan davalı ...'nin 16/05/2023 tarihli yazışmasına göre, arızanın, sigortalının işyerinin bulunduğu adresin üst sokağı olan ...önünde olan yolda olduğu ve hasarın bu arızadan kaynaklandığı anlaşıldığından davalı, kendi sorumluluğunda olan su borusu ve bağlantısından meydana gelen hasardan sorumludur. Sigortalı işyerinin bulunduğu binanın su yalıtımının olmaması ve dış etkenlere karşı bina izolasyonunun usulüne uygun yapılmaması, drenaj sisteminin bulunmaması davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi...Esas,... Karar Sayılı Kararı) Ancak sigortalının da olayda müterafik kusuru bulunduğunun kabulü gerekir. BK'nın 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararın doğmasında yada artmasında etkili olmuş ise hakim tazminatı indirebilir. Bu durumda sigortalının da olayda mütefarik kusurlu olduğu gözetilerek bilirkişi tarafında belirlenen ve ödenen zarar olan 21.555,00TL'nin % 20 oranında indirim yapılarak davanın 17.244,00 TL üzerinden kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, 17.244,00 TL alacağın 28/09/2022 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Harçlar Kanununca alınması gerekli 1.177,93 TL ilam harcından peşin yatırılan 368,11 TL harcın mahsubu ile bakiye 809,82 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 368,11 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul / ret oranına göre 2.496,00 TL'sinin davalıdan, bakiye 624,00 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 17.244,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 4.311,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvuru harcı, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 133,25 TL tebligat ve müzekkere giderlerinden oluşan toplam 6.313,15 TL yargılama giderlerinden davanın kabulü oranında 5.050,52 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayan bakiye gider avanslarının taraflara iadesine,
Dair miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.23/10/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır