T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/304 Esas
KARAR NO : 2025/187
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/12/2022
KARAR TARİHİ : 11/03/2025
İstanbul 34. İş Mahkemesinin 14/03/2023 tarih ... esas ...karar sayılı görevsizlik kararı verilmesi üzerine dosya tevzi bürosu tarafından mahkememize tevzi edilmesi üzerine Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle;Davalı 16 Haziran 2021 tarihli iş sözleşmesi (“İş Sözleşmesi”) tahtında, müvekkilinin şirket nezdinde İthalat Müşteri Temsilcisi olarak sürdürdüğü görevini, müvekkilinin şirkete sunduğunu, işten ayrılma isteğini içeren istifa dilekçesi üzerine, 30 Temmuz 2021 tarihinde sona erdirdiğini, davalı işçinin müvekkilinin işverenin işyerinde İthalat Müşteri Temsilcisi olarak yöneticilik görevini sürdürdüğünü ve davalı işçinin müvekkili şirketin tüm yazılım sistemine, teknik, ticari ve personele ilişkin iş sırlarına ve müşteri çevresine nüfuz eden konumu nedeniyle bu işyerine dair elde ettiği bilgi, ticari sır ve teknik verileri paylaşmasının müvekkilinin şirketi zarara uğratacağının açık olduğunu, taraflar arasında düzenlenen rekabet yasağı sözleşmesinde iş sözleşmesi süresi ve hitamından itibaren 6 ay süre ile benzer ve ilgili bir işyerinde çalışması halinde işçinin işverene cezai şart ödeneceğinin öngörülmesi nedeniyle müvekkilinin işverenin davalıdan cezai şart olarak fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla alacağın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik 1.000-TL nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile ferileri birlikte davalıdan tahsiline ve bu aşamada alacağın garantisi zımmında davalının menkul ve gayrimenkullerine ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Davacı yan tarafından açılan davayı kabul etmediğini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere açılan davanın reddi gerekmekte olduğunu, zira davacı yan, dava tutarını belirleyebilir durumda olduğunu, dava dilekçesinde de talep miktarı net belirtildiğini, ancak dava net belirtilen rakam üzerinden açılmadığını, müvekkiline imzalatılan belirsiz süreli iş sözleşmesinde düzenlenen rekabet yasağına ilişkin hükmün geçerli olmadığını, sözleşmenin ilgili maddesinde müvekkilinin çalışmasının tamamen kısıtlandığını, bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun de davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
... 34. İş Mahkemesi'nin 30/12/2022 tarih ...esas sayılı dosyasında verilen ara karar gereğince "Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE," dair karar verildiği görülmüştür.
... 34. İş Mahkemesinin 14/03/2023 tarih ...esas 2023/85 kararı ile; 1 – MAHKEMENİN GÖREVSİZLİĞİNE; a–) Yetkili ve Görevli Mahkemenin İstanbul ASLİYE TİCARET Mahkemesi OLDUĞUNA; gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi üzerine dosya tevzi bürosu tarafından mahkememize tevzi edilerek mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, tanık beyanları dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlal edildiği iddiasıyla cezai şart istemlerine ilişkindir.
Somut olayda uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında kararlaştırılan rekabet etme yasağına dayalı cezai şart ödenmesi ve haksız rekabetin önlenmesi istemlerinin yerinde olup olmadığı hususunda toplanmaktadır.
Taraflarca isimleri bildirilen tanıklar Mahkememiz huzurunda ve talimat yoluyla dinlenilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan Belirsiz Süreli İş Sözleşmesinin 10.4.maddesinde 6 ay süre ile Marmara bölgesinde çalışma yasağının düzenlendiği görülmüştür.
Rekabet yasağı sözleşmesinin getirilebilmesi için davacının haklı bir menfaatinin bulunması gerekmekte olup davalının davacıya ait ticari sır niteliğindeki bilgilere vakıf olma ihtimalinin varlığı halinde rekabet yasağı sözleşmesini hukuka uygun olarak yapılabileceği kabul edilmektedir.
Rekabet yasağı sözleşmesinin yer, zaman ve konu bakımından TBK m. 444 vd.'da belirlenen kriterlere uygun olması gerekmektedir. Somut olaydaki rekabet yasağı düzenlemesindeki zamansal sınırlamanın kanuni üst sınır olan 2 yılın altında 6 ay şeklinde belirlendiği, bu yönüyle zamansal sınırlamanın kanuna aykırı olmadığı, Rekabet yasağının ancak davalı işçinin davacı şirketteki pozisyonu doğrultusunda getirilebileceği, somut olaydaki rekabet yasağının konu bakımından, müşteri temsilcisinin yürüttüğü işler benzeri faaliyetleri yasak kapsamına aldığı, bu yönüyle konu bakımından kanuna aykırı bir sınırlamanın olmadığı anlaşılmıştır.
Yer bakımından getirilen sınırlandırmanın ise Marmara bölgesini kapsadığı, yer bakımından yapılan sınırlandırmanın, işçinin çalışma özgürlüğünü ortadan kaldıracak şekilde olmaması ve yapılan işin niteliğine uygun olması gerektiği, somut olayda davalı tarafın, davacı şirket bünyesinde İstanbul bölgesinde faaliyette bulunduğu anlaşılmaktadır. Sözleşme ilişkisi sona erdikten sonra ise davalının yine İstanbul bölgesinde faaliyete başladığı görülmektedir.
Yapılan yargılama, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının cezai şart talebini taraflar arasında imza edilen Belirsiz Süreli İş Sözleşmesinin 10.maddesinde kararlaştırılan hükümlere aykırılık iddiasına dayandırdığı, 10. maddede sözleşmenin sona erdirilmesinden itibaren 6 ay içerisinde sözleşme çerçevesinde Marmara Bölgesinde yürüttüğü işe benzer ya da rekabet halinde bir başka şekilde bağlı işi bu sözleşmenin geçerli olduğu sınırlar dahilinde yapamayacağının kararlaştırıldığı görülmüştür. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... esas ... karar sayılı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ...esas ... karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere Anayasa' nın 48. maddesi uyarınca herkes çalışma hürriyetine sahip olup, davalının sözleşmede belirtilen Marmara bölgesinde sözleşmenin sona ermesinden sonra 6 ay süre ile mesleğini icra edememesi bir rekabet etmeme koşulu değil, kelepçeleme sözleşmesi niteliğinde olduğundan davalının ekonomik özgürlüğünü kısıtlayan bu hüküm ve dolayısıyla buna dayalı cezai şart koşulunun geçersiz olduğu, bu kapsamda davacının sözleşmenin 10. maddesine istinaden talep ettiği cezai şartının da geçersiz olduğu, davacının eldeki davadaki taleplerinin yerinde olmadığı kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre;
1-Davanın reddine,
2-Karar tarihine göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin olarak alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 150,00-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 680,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
7-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 11/03/2025
Katip Hakim
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır