T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/384 Esas
KARAR NO : 2025/157
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 10/01/2014
KARAR TARİHİ : 04/03/2025
İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/12 esas sayılı görevsizlik kararı verilmesi üzerine dosya Mahkememizin (Kapatılan 41.Asliye Ticaret Mahkemesinin) 2014/1213 esas sayılı görevsizlik kararı üzerinde dosya ... 17. İş Mahkemesinin ... esas sayılı görevsizlik kararı verilmesi üzerine dosya İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. H.D.'nin 28/03/2023 tarih ve ...esas, ...karar sayılı ilamı ile mahkememizin Yargı yeri olarak belirlenmesi karar verilerek, Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; müvekkili ...'un, ... ile ...'nın müşterek çocukları olduğunu, annesi ...'nın,davalılardan ...'nın maliki olduğu ve ... idaresindeki ... plakalı aracın 10/04/2013 günü yapmış olduğu tek taraflı trafik kazasında hayatını kaybettiğini ve geride müvekkili kızı ... ve eski eşi ...'u bıraktığını, ...'un henüz 4 yaşında olduğunu ve müteveffanın yanında yaşadığını ve her türlü ihtiyacının müteveffa tarafından karşılandığını, babası ...'un maddi sıkıntılar nedeni ile herhangi bir katkısının bulunmadığını, müteveffanın ise vefatından önce ... şirketinde satış danışmanı olarak çalıştığını çok kısa bir süre önce bu işten ayrılarak Personel Eğitmeni sıfatıyla ... çalışmaya başladığını ve kızına bırakabileceği herhangi bir mal varlığının da olmadığını, müvekkili ...'nın henüz 4 yaşında olduğunu anne sevgi ve şefkatinden mahrum kalarak yaşayacağını ve bu mahrumiyetin hiç bir şekilde telafisinin bulunmadığını, kazaya sebebiyet veren Davalı ...'ın kaza tarihinden önce ehliyetine el konulduğunu ve trafiğe çıkmasının yasak olduğunu, davalı ...'nın ise motorlu araçların yarattığı kendine özgü tehlikenin ağırlığı karşısında , araç işleteninin özen yükümlülüğünün olduğunu bu nedenle araç sürücüsünün kusurundan sorumlu olduğunu,ehliyeti olmayan davalıya aracını teslim ederek özen yükümlülüğünü ihlal ettiğini, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmadığından 6584 Sayılı yasanın 14. Maddesi uyarınca davalı ...Şirketler birliğinin mevzuatla belirlenen sınırlar dahilinde destekten yoksun kalma tazminatından sorumlu olduğunu, davalı ... Sigorta A.Ş'nin ise poliçe içeriğine ve poliçe kapsamıyla sınırlı olmak üzere ferdi kaza koltuk tazminatı ve manevi tazminat veya sadece ferdi kaza koltuk tazminatından sorumlu olduğunu belirterek, adli yardım talebinin kabulü ile harç ve masrafların suçüstü ödeneğinden karşılanmasını, tensiple birlikte ve teminatsız olarak kazaya karışan ... Plakalı aracın trafik tescil kaydı üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, İcra İflas kanununun 257 maddesi uyarınca ölüm tarihi ile muaccel hale gelmiş alacağın tahsili için davalılara ait mal varlığının alacak tutarınca ihtiyaten haczedilmesini, H.M.K 107 maddesi kapsamında şimdilik 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının ve kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizin davalı ..., ... ve davalı ... Şirketler birliğinden poliçe limitiyle kalmak üzere müştereken ve müteselsilen tahsilini, 100.000 TL manevi tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ... ile ... Sigorta A.Ş'den poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere müştereken ve müteselsilen tahsilini, kasko poliçesi kapsamında ferdi kaza koltuk teminatı üst limiti ile sınırlı olmak üzere şimdilik 1.000,00 TL ferdi kaza koltuk tazminatının da davalı ... Sigorta A.Ş'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini, mahkeme masraflarının ve vekalet ücretinin de davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Şirketler Birliği vekili cevap dilekçesinde ve duruşmadaki beyanında özetle; davanın HMK 114. madde düzenlemelerine aykırı olacak şekilde açıldığını, HMK 115 maddesi düzenlmesi gereği davanın dava şartı noksanlığından dolayı usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın velayet hakkında dayanarak dava açmasına rağmen bu konuda bir delil sunmadığını, dava dilekçesinde sürücünün alkollü olduğunun belirtildiğini, alkollü sürücünün aracına binmesi başlı başına bir kusur olduğunu, ayrıca emniyet kemerinin de takılıp olup olmadığının da tespit edilmesi gerektiğini, davanın öncelikle sıfat yokluğu nedeni ile dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dikeçesinde ve duruşmadaki beyanında özetle; müvekkilinin aracı 14/02/2013 tarihinde trafiğe tescil ettirildiğini, müvekkili tarafından kiralama şirketien kiralanan aracın diğer davalı ...'a 09/04/2013 tarihinde günlüğü 75 TL olmak üzere 2 günlüğüne kiralandığını, mevcut kazanın 10/04/2013 tarihinde meydana geldiğini, pasif husumet sebebi ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş 'ye dava dilekçesi ve tensip zaptının tebliğ edildiği, ancak davaya bir cevap dilekçesi vermediği anlaşılmıştır.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ve duruşmadaki beyanında özetle; müvekkilinin kullandığı aracın kiralık olduğunu, işverenliği tarafından kiralandığını, mevcut vaki olayın mesait saatlerinde vukul bulduğunu, iş kazası niteliğinde olduğunu, müteveffa ve müvekkil ...şirketinn çalışanlarından olduğunu, 11/04/2013 tarihli ... kolluk ifadesinde durumu açıkça beyan ettiğini, bu nedenle ... İş Mahkemelerinin yetkili olduğunu, aracın fren bakımlarının yapılıp yapılmadığı, kaza kaçınma manevrasının zorunluluğu nedeni ile kazanın ortaya geldiğini, kazanın kaçınılmayacak halle ortaya çıktığını, aracın beklenen tepkileri vermediğini, müvekkilinin kullandığı aracın teknik, bakım yetersilikleri taşıdığı gibi kiralama faaliyeti yönünden de gerekli sigortalara haiz olmadığını, müvekkilinin kaza öncesinde ehliyetinin bulanmadığından bahisle yaptığı beyanları kabul etmediklerini, alkolle ilişkin kaza yönünden bir tespitin de bulunmadığını, bu nedenlerle açılan davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizin 27/10/2015 tarihli duruşmasına katılan ... vekili beyanında; " görev hususundaki itirazları tekrarlıyoruz, müteveffanın bulunduğu araç iş yerine işçileri götüren ve iş için kullanılan araçtır, ve iş kanununa göre iş mahkemesi görevlidir, müvekkil ile müteveffa iş arkadaşıdır . " şeklinde beyanda bulunmuştur.
... 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...esas sayılı görevsizlik kararı verilmesi üzerine dosya Mahkememizin (Kapatılan 41.Asliye Ticaret Mahkemesinin) ... esas sayılı görevsizlik kararı üzerinde dosya ... 17. İş Mahkemesinin ... esas sayılı görevsizlik kararı verilmesi üzerine dosya İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. H.D.'nin 28/03/2023 tarih ve ... esas, ... karar sayılı ilamı ile mahkememizin Yargı yeri olarak belirlenmesi karar verilerek dosyanın mahkememize tevzi edildiği anlaşıldı.
... 17. İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında verilen 22/02/2017 tarihli ara karar ile; "davacının adli yardım talebinin kabulüne "dair karar verildiği görüldü.
Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin ...E. Sayılı dosyasının UYAP kayıtları, bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, 10.04.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden ...'nın ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı, davalıların sorumlu olup olmadıkları, manevi tazminat isteminin yerinde olup olmadığı hususunda toplanmaktadır.
... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyanın sureti getirtilip incelendiğinde; " Sanığın sevk ve idaresindeki araçla yanında maktule olduğu halde ... plakalı araçla hareket halindeyken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yanında bulunan maktulenin trafik kazası bağlı olarak beyin kanaması doku harabiyeti nedeniyle vefat ettiği, atılı eylemden sanığın asli kusurlu olduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmış ve kabul edilmiş olmakla, Sanık ...'ın taksirle maktul ...'nın ölümüne sebebiyet verdiği toplanan delillerle sübuta ermekle eylemine uyan 5237 sayılı TCK nun 85/1 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, zarar ve tehlikenin ağırlığı, kusur durumu dikkate alınarak İKİ YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, Cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gözönünde bulundurularak TCK.'nun 62/1. maddesi gereğince cezasında takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak BİR YIL SEKİZ AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" dair karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizin 24/06/2024 tarihli ara kararı gereğince, 10/04/2023 tarihli kazanın meydana gelmesinde kusur durumu, davacı murisi ...’ın müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı, davacının murisinin vefatı nedeniyle davalılardan maddi ve manevi tazminat isteminde bulunup bulunamayacağı, davalılara husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği, var ise talep edilebilecek maddi tazminat miktarının, davalı ... ve dava dışı ... arasında imzalanan sözleşme ve davalının tacir olması halinde 2013 yıllına ait ticari defterleri de incelenmek sureti ile uzun süreli kira sözleşmesinin tesis edilip edilmediği hususu da denetlenerek rapor düzenlenmesi için dosyamız rapor hazırlanmak üzere mali müşavir, kusur ve aktüer bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 23/10/2024 tarihli raporda özetle;
"Sayın Mahkemenin TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ (Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğü) ne göndermiş olduğu müzekkere ile davalı ...'nın ticaret sicil kaydının bulunup bulunmadığı, kayıt var ise bilgilerin Mahkemeye iletilmesi istenmiştir. 30.10.2023 tarihinde gelen cevabi yazıda ise; “Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ve ... veri tabanında T.C. kimlik numarası ile yapılan inceleme neticesinde ...'nın herhangi bir şirkette/işletmede kaydına rastlanılmamıştır. Malumları olduğu üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda anonim şirketlerin tek ortağa dönüşme haricinde pay/hisse devirlerinin tescil ve ilan zorunluluğu bulunmamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numarası uygulaması 2000 yılından itibaren başlamış olup, 27.01.2013 tarihinde yürürlüğe giren Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 41 inci maddesinin ikinci fıkrasında "bu Yönetmelik uyarınca tescil edilen gerçek kişilerin kimlik numaraları ilan edilmez" hükmüne istinaden ilanlarda gerçek kişilere ait T.C. Kimlik Numaraları yer almayabilmektedir.” denilmek suretiyle cevap verdiği anlaşılmıştır.
Tarafımca davalıya ait 2013 yılı içerisinde herhangi bir ticari defter belge kaydının olup olmadığı konusunda davalı ...'nın ... numaralı ( araç kiralama sözleşmesinde yazan numara) telefondan iletişime geçilmiştir. 2013 yılına ait ticari defterinin ibrazı istenmiştir. Ancak davalı ...'nın beyanına göre; 2013 yılında ticari defter tutma mükellefiyetinin olmadığını, bu sebeple ibraz edecek defterinin olmadığı bilgisini verdiği için davalı Küçükkaşıkçı'ya ait herhangi bir ticari defter incelemesi yapılamamıştır.
SONU Ç: Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 10.04.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazasında;
1-Dava konusu olayda davalı sürücü ...'ın %100 oranında tamamen kusurlu olduğu,
2-Davacıların murisi yolcu ...'ya yüklenebilecek bir müterafik kusur oranının olmadığı,
3-Olayda başka kişi veya kuruluşlara yüklenebilecek bir kusur oranının olmadığı,
4- Davalı ...'nın beyanına göre 2013 yılında herhangi tacir sıfatının olmadığından ticari defterinin olmadığı,
5-Davalıların %100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre belirlenen zarar tutarından %20 hatır taşıması indirimi sonucu yapılan hesaplamaya göre müteveffa ...'nın geride kalan hak sahiplerinden,
a)Davacı Kızı ...'un destekten
yoksun kalma nedeniyle maddi zararının = 360.245,80 TL. olduğu,
b)Tüm hak sahiplerinin maddi zararının zorunlu trafik sigorta poliçesindeki limiti aşması nedeniyle davalı ... Sigortanın sorumluluğunun 250.000,00 TL. limit ile sınırlı olacağı, limitin davacılar ile birlikte tüm hak sahiplerinin payına isabet eden tutarlarının aşağıdaki gibi olduğu,
-Buna göre davacının 360.245,80 TL destek tazminatının 64.511,13 TL.sından ... Hesabı dışındaki tüm davalılar, geriye kalan (360.245,80 — 64.511,13)= 295.734,67 TL.sından ise sadece araç sürücüsü ve işletenin sorumlu olacağı,
-Davalı ... Sigortanın yargılama giderleri ile vekalet ücretinden toplam zararın sorumluluğuna oranı olan %17,90 ından sorumlu olacağı,
c)Davacı Kızı ...'un Ferdi Koltuk Kaza
Teminatı kapsamında talep edilebilir alacağının = 5.000,00 TL olduğu,
-Bu tutardan sadece davalı ... Sigortanın sorumlu olacağı,
d)Davalı ... Sigortanın 10.01.2024 dava tarihinden önce temerrüde düştüğü belirlenememiş olup,
Araç sürücüsü ve işleten bakımından temerrüdün 10.04.2013 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağı,
e)Sigortalı aracın kullanım şeklinin hususi nitelikte olduğu,
f)Kazaya karışan aracın kaza tarihinde zorunlu trafik sigorta poliçesinin bulunması nedeniyle davalı ... Hesabının işbu dava kapsamında sorumluluğunun söz konusu olmayacağı" yönünde tespit ve değerlendirmelerde bulunulmuştur.
Mahkememizin 04/03/2025 tarihli celsede davacı vekili, "talep arttırım dilekçemizi gözden kaçırdığımız için duruşma öncesinde beyanda bulunduk rapordaki miktarlar üzerinden davamızın kabulüne karar verilmesini talep ederiz, tarafımıza kesin süre verilmediği için talep arttırım dilekçemiz süresindedir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Yapılan yargılama, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; mahkememizce alınan bilirkişi raporunun ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamına uygun nitelikte düzenlenmiş olduğu, hüküm kurmaya elverişli tespit ve değerlendirmeler içerdiği anlaşılmış, Mahkememizce itibar edilebilir bulunmuştur. Buna göre, kaza tarihinde davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde % 100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davacının murisi yolcu ...'ya yüklenebilecek herhangi bir müterafik kusur oranının olmadığının tespit edildiği, tespit edilen kusur oranları doğrultusunda ...’nın geride kalan hak sahiplerinden kızı olan davacı ...'nun destekten yoksun kalma sebebiyle maddi zararının hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre 295.734,67 TL destenten yoksun kalma ve 5.000,00 TL ferdi kaza koltuk tazminatı olarak hesaplandığı, bu kapsamda davacının TBK'nın 53.maddesi kapsamında destek yoksun kalma tazminatı talep şartlarının oluştuğu, bununla birlikte davalı ... hesabı yönünden kazaya karışan aracın kaza tarihinde geçerli ZMM sigortası bulunduğu, davalı ... yönünden cevap dilekçesi ekinde sunulan ve dosya kapsmaında yer alan bilgi ve velgelere göre; kaza tarihinde davalı ... ile dava dışı rent a car arasında uzun süreli kira sözleşmesinin yapıldığı tespit edildiğinden davalı isanın artık araç üzerindeki fiili hakimiyetinin ve ekonomik yönden yararlanma olanağının kalktığı, bu nedenle işleten sıfatıyla sorumluluğunun söz konusu olmayacağı, dahili davalı ... yönünden ise kazaya karışan aracın işçi-işveren ilişkisi çerçevesinde kullanılmadığı, davalı sürücü ... tarafından özel olarak kiralandığı, kazanın iş kazası olmadığı anlaşıldığından davacının 11/07/2014 tarihli iki adet taraf değişikliği dilekçesinin HMK m.124/3 hükmünde belirtildiği şekilde maddi hataya dayanmadığı, davacının basit bir araştırmayla doğru taraf adına dava açabileceği nazara alınarak ye, rinde görülmeyerek dava ve talep arttırım dilekçesine göre davanın kabulü ile davalılar ... Hesabı ve ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı isteminin ispatlanamadığından reddine, davalı ... yönünden destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemlerinin pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalılar ... ve ... Sigorta yönünden destekten yoksun kalma tazminat isteminin kabulü ile, dava ve talep arttırım dilekçesine göre 295.734,67-TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 10/04/2013 tarihinden itibaren (davalı ... sigorta yönünden dava tarihinden itibaren faiz işletilmek ve 64.511,13-TL miktarındaki sigorta poliçesi ile sınırlı tutulmak kaydıyla) işleyecek yasal faiziyle birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ile davacıya verilmesine, davalı ... sigorta yönünden ferdi kaza koltuk tazminatı isteminin kabulü ile, 5.000,00-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ve sigorta poliçesi ile sınırlı tutulmak kaydıyla bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı ... yönünden manevi tazminat talebi bakımından ise davacının, annesi olan müteveffanın beklenmedik ölümü nedeniyle elem ve ızdırap duymasının tabii olduğu, TBK'nın 56.maddesi doğrultusunda manevi tazminat talebinin yerinde olduğu kanaatiyle, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ilkesinden hareketle olayın taraflar üzerindeki etkileri, yaşanan üzüntü, müteveffanın kazanın meydana gelmesinde kusursu oluşu, yaşı, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, paranın satın alma gücü gibi etkenler ile hak ve nesafet ilkesi göz önünde bulundurularak 100.000,00 TL manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygun olacağı değerlendirilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre;
1-Davalılar ... Hesabı ve ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı isteminin ispatlanamadığından reddine,
2-Davalı ... yönünden destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemlerinin pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,
3-Davalılar ... ve ... Sigorta yönünden destekten yoksun kalma tazminat isteminin kabulü ile, dava ve talep arttırım dilekçesine göre 295.734,67-TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 10/04/2013 tarihinden itibaren (davalı ... sigorta yönünden dava tarihinden itibaren faiz işletilmek ve 64.511,13-TL miktarındaki sigorta poliçesi ile sınırlı tutulmak kaydıyla) işleyecek yasal faiziyle birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ile davacıya verilmesine,
4-Davalı ... sigorta yönünden ferdi kaza koltuk tazminatı isteminin kabulü ile, 5.000,00-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ve sigorta poliçesi ile sınırlı tutulmak kaydıyla bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı ... yönünden manevi tazminat isteminin kabulü ile, 100.000,00-TL Manevi tazminat miktarının kaza tarihi olan 10/04/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-a-Karar tarihine göre maddi tazminat yönünden alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 348,38- TL harçtan mahsubu ile bakiye 267,02 TL harcın davalılar ... ve ... Sigorta'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazine adına irad kaydına,
6-b-Karar tarihine göre manevi tazminat yönünden alınması gereken 20.201,64 TL harcın davalılar ... ve ... Sigorta'dan (davalı ... sigorta yönünden dava tarihinden itibaren faiz işletilmek ve 64.511,13-TL miktarındaki sigorta poliçesi ile sınırlı tutulmak kaydıyla bu miktarın 4.406,76 TL'sinden sorumlu olmak üzere ) müştereken ve müteselsilen alınarak hazine adına irad kaydına,
7-Peşin yatırılan 348,38- TL harcın davalılar ... ve ... Sigorta'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı ... Hesabı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince destekten yoksun kalma tazminatı yönünden hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine,
9-Davalı ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince destekten yoksun kalma tazminatı yönünden hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine,
10-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince destekten yoksun kalma tazminatı yönünden hesaplanan 47.317,55 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Sigorta'dan müştereken ve müteselsilen alınarak ile davacıya verilmesine,
11-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince ferdi kaza koltuk tazminatı yönünden hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... Sigorta şirketinden alınarak ile davacıya verilmesine,
12-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince manevi tazminatı yönünden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak ile davacıya verilmesine,
13-Davacı tarafından yapılan 25,20 TL başvuru harcı, 3,80-TL vekalet harcı, 350,00 TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 379,00 TL yargılama giderinin davalılar ... ve ... Sigorta'dan müştereken ve müteselsilen alınarak ile davacıya verilmesine,
14-Davalı ... Hesabı tarafından yapılan 100,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
15-Dosyanın Adli Yardımlı olması nedeniyle suçüstü ödeneğinden karşılanan 15.000,00 TL bilirkişi ücreti, 2.818,00-TL tebligat gideri olmak üzere toplam 17.818,00 TL yargılama giderinin, davalılar ... ve ... Sigorta'dan müştereken ve müteselsilen alınarak ile davacıya verilmesine,
16-Davacı ve davalılar tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair verilen karar davacı vekilinin, davalı ... vekilinin, davalı ... Hesabı vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 04/03/2025
Katip Hakim
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır