T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/419 Esas
KARAR NO: 2024/340
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ: 22/06/2023
KARAR TARİHİ: 28/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 22/06/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki yıllara sari olarak süregeldiğini, davalının müvekkiline borcunu ödemediğini, bu nedenle davalı hakkında ... 2. İcra Dairesi'nde icra takibi başlatıldığını fakat davalının itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğunu, bu süreçte davalıyla gerek haricen, gerek arabuluculuk sürecinde yapılan görüşmelerde davalının borcunu ödemeyi kabul etmediğini ve müvekkiline hiçbir ödeme yapmadığını. ardından huzurdaki işbu davayı ikame etme zaruretinin doğduğunu, davalının takip dosyasını semaresiz ve sürümcemede bırakmak amacıyla borca itiraz ettiğini beyan ederek, haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz etmek suretiyle takibin durmasına sebebiyet veren davalının itirazının iptalini ve takip miktarının %20' sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, ... 2. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yanın üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 28/07/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın, Türkiye’nin ilk yapı marketi olarak uzun süredir perakende sektöründe faaliyet gösterdiğini, Müvekkili şirketin faaliyetlerini elli iki şehirde, pek çok mağazada sürdürdüğünü; ev, bahçe ve ofis için kullanıma uygun on binlerce ürünün satışını yaptığını, altı yüzden fazla tedarikçi ile çalışan davalı müvekkilinin mağazalarının her yıl kırk milyonu aşkın müşteri tarafından ziyaret edildiğini, davacınında müvekkili şirketin mağazalarında satılmak üzere ürün tedarik ettiği firmalarından biri olduğunu, müvekkili şirketin vadeli, sat-öde (satıştan ödemeli), konsinye ve toplu alım şeklinde ürün tedarik ettiği birden farklı tür tedarik sözleşmesi tipi olduğunu, müvekkili ile davacının sözleşme tipinin gerek ticari koşullarla ilgili ilk sayfaları, gerekse metin bölümlerini birlikte değerlendirdiğini, görüştüğünü ve tartıştığını, nihayetinde bu farklı sözleşme türü/yöntemleri arasından ürün bedellerinin vadeli ödenmesini öngören sözleşmenin imzalanması hususunda anlaştıklarını, tarafların üzerinde anlaşma sağladığı vadeli sözleşmeye göre, ödeme, vadeli şekilde gerçekleştirildiğini; buna göre ay içinde satılan ürünlerin ödemesiısı, satıldığı ayın son günü vade kabul edilmekte olduğunu ve bu tarihten 30 gün sonra, fakat sadece satılan ürünlerin ödemesinin yapıldığını, bir diğer deyişle müvekkili tarafından yapılan ödemeısı, ürünün satılmasına bağlı olduğunu, müvekkili tarafından yalnızca satılan ürünlerin ödemesinin yapılmakta olduğunu, satılmayan ürünlerin bedelinin ödemesi ise yapılmadığını, davacı tarafça düzenlenen faturaların vadelendirmeye esas teşkil etmeyeceğini, vade ve ödenecek tutarın ise sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde uygulanacağının taraflar arasındaki sözleşme ile tartışma dışı olduğunu, ticari ilişki sözleşmeye uygun devam etmekte iken, davacı tarafından ... 2. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile yapılan takibe itiraz edildiğini, davacının bu kez de itirazın kaldırılması için Mahkemeye başvurduğunu, davacının, takibe kötüniyetli olarak itiraz edildiğini iddia etse de, itirazın kötüniyetli olarak yapıldığına dair herhangi bir delil ibraz etmediğini, İcra takibine yapılan her itirazın kendiliğinden kötüniyetli olarak yapıldığının kabulünün mümkün olmadığını, davalının müvekkili hakkında icra takibi yapılmış olmasının davalıyı kendiliğinden borçlu hale sokmayacağı gibi, icra takibinin varlığının borcun varlığı anlamına da gelmediğini, bu hususa ek olarak alacağın tutarı ve likit olma halinin de tartışmalı olduğunu, bu hususta Yargıtay kararlarının mevcut bulunduğunu beyan ederek, davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasını arz ve talep etmiştir.
DELİLLER: Gelir İdaresi Başkanlığı yazı cevabı, ... Vergi Dairesi Başkanlığı yazı cevabı, ... Vergi Dairesi Başkanlığı yazı cevabı, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı, ... 2. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE: Dava, cari hesap sözleşmesinden bahisle başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
... 2. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacının 9.739,70 TL alacağı için davalı aleyhine icra takibi başlattığı davalının takibe itirazı sonucunda takibin durduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili 06.03.2024 tarihli dilekçesi ile dava konusu borcun haricen tahsil ile ödendiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davaya sebebiyet veren davalıya yüklenmesi beyanında bulunmuştur.
Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; dava açıldıktan sonra davalı borçlu tarafından davacı alacaklıya dava konusu miktarın bizzat davacıya ödendiği ve davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla davanın konusuz kalması nedeni ile davanın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir.
HMK’nın 326/1. maddesine göre kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Ancak eldeki davada konusuz kalma nedeninin "ödeme" olduğu, davacı vekilinin 06.03.2024 tarihli dilekçesi ile davalı tarafın dava konusu borcu dava açıldıktan sonra ödemesi nedeni ile dava açmaya sebebiyet verdiğinden yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesini talep ettiği görülmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri" başlıklı 331.maddesinin 1.fıkrasında; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir. Bu durumda dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğu tespit edilecek ve tutumuyla dava açılmasına sebep olan taraf yargılama giderlerinden sorumlu tutulacaktır.
İİK'nin 67. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı olarak alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarının belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlarının bilinmesi mümkün nitelikte olmalıdır. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Belirtilen yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, alacak miktarının belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği, bu nedenle alacağın likit ve belirli nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacı vekilinin icra inkar tazminatının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektici nedenlere göre;
1-Dava konusu icra takibine ödeme yapılması nedeniyle KONUSUZ KALAN DAVADA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Alacak likit olmadığından İCRA İNKAR TAZMİNATI TALEBİNİN REDDİNE,
3-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan toplam 179,90 TL harcın mahsubu ile eksik yatırılan 247,70 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına,
4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7/2 maddesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 9.739,70 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13 ve 14. Maddeleri ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL peşin harç, 179,90 TL başvuru harcı, 25,60 TL vekalet harcı, 342,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 727,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı yanın yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.28/05/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır