T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/421 Esas
KARAR NO : 2025/237
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/06/2023
KARAR TARİHİ : 19/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 25/06/2021 tarihli Mal Satış Sözleşmesinin imzalanarak müvekkilinin, “Akrilik Kort Boyası Malzemesini” Kırmızı renkli Kort boyasını 1,50 Euro/KG.,Sarı renkli kort boyasını 1,50 Euro/KG. , Mavi renkli kort boyasını 1,6 Euro/KG. + KDV bedelle teslim etmeyi; davalının ise sözleşmenin imzalanmasını müteakip, 1. Siparişi alan müvekkilinin bu siparişin üretimini yaparak davalıya senet karşılığında ilk parti malzemeyi teslim ederek bedelini ödemeyi taahhüt ettiğini, Sözleşme gereğince müvekkilinin davalıya, Haziran 2021'de 350 kg, Temmuz 2021'de 4.370 kg, Ağustos 2021'de 7.350 kg, Eylül 2021'de 4.600 kg, Ekim 2021'de 5.650 kg, Kasım 2021'de 5.000 kg, Aralık 2021'de 750 kg akrilik kort boyası teslim ettiğini, Davalının uygulama konusunda müvekkili şirketten yardım istemedi üzerine müvekkili şirketin Eylül 2021'de 3.925 kg ve Ekim 2021'de 1.200 kg akrilik fazladan kort boyasını kendisinin uyguladığını, Söz konusu uygulamalar için birim fiyatı 4 TL olmak üzere 7.227,45 m2 alan için 28.909,80 TL işçilik bedeli hesap edildiğini, Satışı yapılan malzemeler ve ayrıca Eylül ve Ekim aylarında yapılan uygulama işçiliği için KDV dahil 520.803,38 TL fatura düzenlendiği ancak davalının bakiye borcunu ödemediğinden aleyhine ... 7. İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyası ile faturalara konu teslim edilmiş mallara dayalı olarak ilamsız icra takibi yaptığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu, takibe yapılan itirazın haksız olduğunu ifade ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kabulü ile itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine tazminata hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişkide müvekkilinin, davacıdan satın almış olduğu akrilik kort boyasının ücretini eksiksiz olarak davacı tarafa 268.741,00 TL ödemenin yapılarak borcun sona erdiğini, davacının müvekkiline "satışı yapılan malzemeler ve ayrıca eylül ve ekim aylarında yapılan uygulama işçiliği için toplam 520.803,38 TL değerinde fatura düzenlendiği ve davalı müvekkile iletildiği" şeklindeki beyanların gerçeği yansıtmadığını, davacının müvekkiline hiçbir surette 520.803,38 TL değerinde ve ayrıca icra ve işbu dava dosyasına konu 252.062,92 + KDV değerindeki fatura iletilmediğini, ayrıca davacıdan satın alınan akrilik boyanın... Belediyesine ait ilkokul ve orta okullara basketbol ve voleybol sahalarında kullanılmak için satın alındığını, Söz konusu boyada su oranının normal şartlarda %20 olması gerektiği halde, davacı tarafından teslim edilen boyaların su oranı %60 olduğunu, Boyaların ayıplı olduğu ...Belediyesi tarafından tespit ettirilmiş ve bu sebeple davalı müvekkilinin hakedişinden...Belediyesi tarafından kesinti yapıldığını, Bu nedenle ...Belediyesine müzekkere yazılarak ilkokul ve orta okullara basketbol ve voleybol sahalarında kullanılmak için davalı müvekkilden alınan boyaların ayıplı olduğunu gösterir tespitlere ilişkin evrakların ve davalı müvekkilinin hakedişinde yapılan kesinti ve ödemeleri gösterir belgelerin istenmesini talep ettiklerini, ayrıca Kabul anlamına gelmemekle birlikte işbu davanın kabul edilmesi ihtimalinde boyaların ayıplı olması sebebi ile davalı müvekkilinin hakedişinden yapılan kesintinin mahsup edilmesini talep etmiş, davacı ile olan ticari ilişkide söz konusu ticari ilişkide asıl zarara uğrayanın müvekkili olduğunu ve müvekkilinin davacı tarafa eksiksiz olarak ödeme yaptığını hemde söz konusu boyaların ayıplı olması sebebi ile hak edişinden kesinti yapıldığını, öncelikle görev ve yetki nedeni ile aksi halde davanın haksız olması nedeniyle esastan reddine, kakibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
... 7. İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyası, mal satış sözleşmesi, fatura örneği, ticari kayıtlar, taraf beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE:
Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf, Taraflar arasındaki mal satış sözleşmesi nedeniyle davacının sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirdiği iddia edildiğinden ve davalı tarafın eksik ödeme yaptığı belirtildiğinden davacının davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı, alacağı var ise asıl alacak ve işlemiş faiz miktarları hususlarındadır.
...7. İcra Müdürlüğü ...E sayılı dosyası dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine fatura alacağından kaynaklanan 297.434,24 TL asıl alacak 21.048,57 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 318.482,81 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir.
Deliller toplandıktan sonra Taraflar arasındaki mal satış sözleşmesi nedeniyle davacının sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirdiği iddia edildiğinden ve davalı tarafın eksik ödeme yaptığı belirtildiğinden davacının davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı, alacağı var ise asıl alacak ve işlemiş faiz miktarları hususlarında, davalının ayıplı mal savunması ile hak edişlerden kesinti yapıldığı savunması da değerlendirilerek rapor düzenlenmesininMali Müşavir ..ve sözleşmeler konusunda uzman ...'un tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti mahkememize sunmuş oldukları raporlarında özetle; "...Sonuç: Davacı şirketin ticari defterlerinin TTK ilgili hükümlerine göre delil niteliğine haiz olduğu, davacının, dava dilekçesindeki anlatımları ile müvekkili ticari defter kayıtları arasında hiçbir uyumluluk bulunmadığı, Davacının elektronik sistemine kayıtlı ve faturaları e-fatura ile müşterilerine gönderdiğini, Davalı tarafın Türk Ticaret Kanununun 21'inci maddesinde belirtilen 8 (sekiz) günlük itiraz süresine içerisinde faturalara itiraz ettiğine dair dosyada herhangi bir bilgi ve belge olmadığından e-faturanın davalı alıcı tarafından kabul edilmiş olduğu sonucunu doğurduğu, Davacının, dava dosyasına sunduğu sevk irsaliyeleri asılları ile davaya konu olan fatura içeriği malları davalıya teslim ettiğine ilişkin fatura ile sevk irsaliyeleri arasında bağlantı kurulamadığı, Sayın mahkemece davacının davaya konu faturayı davalıya tebliğ ettiği ve davacının icra takibinde beyan ettiği alacaklı olduğu iddiası yönünden karar ittihazı halinde de; Davacının, davalıdan 28.12.2021 takip tarihi itibariyle; 297.434,24 TL asıl alacak, 21.048,57 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 318.482,81 TL talep ettiği, Yapılan inceleme de; 297.434,24 TL asıl alacak, 18.481,67 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 315.915,91 TL talep edebileceği ve asıl alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun gereği yıllık %15,75 oranından başlayacak değişen oranlarda avans faiz işletilmesi gerekeceği..." yönünde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Davalı vekilinin defterlerinin incelenmediği yönündeki itirazı ve diğer itirazlar üzerine aynı bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılmış, bilirkişi heyeti mahkememize sunmuş oldukları ek raporlarında özetle; "
Sayın mahkemenin 23.10.2024 tarihindeki tevdi ettiği görev kapsamında davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi hususunda birçok kez davalı vekili ile görüşülmesine rağmen bilirkişiye yerinde inceleme için randevu verilmediğinden davalı defterleri incelenememiştir.
Davalı ticari defterleri ibraz etmediğinden kök raporda varmış olduğumuz kanaatimizde herhangi bir değişiklik olmadığını belirtiriz. yönünde görüş ve kanaat bildirmişlerdir."
Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Somut olayda; Mahkememizin 30/10/2023 ve 23/10/2024 tarihli ara kararları ile ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup davalıya tebligatın yapıldığı ve davalı tarafın ticari defter ve belgelerini hazır etmediği görülmüştür. Düzenlenen faturanın davalı tarafça usulüne uygun şekilde davacıya iade edildiğine dair bir bilgi/belge de sunulmamıştır.
Davalı hizmetin yapıldığını kabul etmekte ancak ayıplı olduğun hak edişinden kesinti yapıldığını ileri sürmüştür. ... Büyükşehir Belediyesinin yazı cevabında yüklenici firmaya ek yapılan işlerle ilgili ödeme yapılmadığını ve kesinti yapılmadığının belirtildiği görülmüştür. Eser sözleşmesinde ayıba ilişkin hükümler, TBK'nın 474-478. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayıp, işin kusurlu olması veya sözleşmeye aykırılık halidir, eserde olması gereken lüzumlu vasıfların olmaması veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. TBK'nın 474/1. maddesine göre iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir süre içinde eseri muayene ederek varsa ayıplarını yükleniciye bildirmesi gerekmektedir. TBK'nın 474/1. maddesine göre açık ayıplarda bildirimin "işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz" diğer bir ifadeyle işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir süre içinde, TBK'nın 477/3. maddesine göre gizli ayıplarda ise gecikmeksizin yani öğrenir öğrenmez yapılması gerekir. Ayıp halinde iş sahibinin hakları TBK'nın 475. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre iş sahibinin seçimlik hakları sözleşmeden dönme, bedelden indirim yapılmasını isteme veya ayıbın giderilmesini isteme şeklindedir. Eserin iş sahibinin kullanamayacağı derecede ayıplı olması veya hakkaniyet gereği eseri kabul etmesinin iş sahibinden beklenememesi veya eserin sözleşmede açıkça kararlaştırılan nitelikleri taşımaması gibi hallerde iş sahibi eseri kabulden kaçınarak sözleşmeden dönebilir. Eserdeki ayıpların, eserin reddini gerektirecek nitelikte önemli olmadığı takdirde ise diğer seçimlik hakların kullanılması gerekir. Ayrıca eserin ayıplı olması halinde, ayıbın varlığının ihbarı, şekil koşuluna bağlı olmaksızın tanık dahil her türlü delille ispatlanabilir. (Yargıtay 15 Hukuk Dairesinin 11/07/2017 tarihli ...E. ...K. sayılı ilamı)
Davalı tarafından yasal düzenlemelere uygun olarak ayıp ihbarı yapıldığına dair dosya kapsamında bir belge bulunmadığı, bu durumda işin mevcut haliyle davalı tarafça kabul edildiği kanaatine varılmakla, teslim edilen eserin ayıplı olup olmadığına dair ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, alacağın defterlerde kayıtlı olduğu görüldüğünden yapılan inceleme sonucu talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Açıklanan nedenlerle Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, davalı tarafından ... 7. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyasına yöneltilen itirazın 297.434,24 TL asıl alacak yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, Dava konusu alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 10. Maddesine göre "Aksine sözleşme yoksa, ticari bir borcun faizi, vadenin bitiminden ve belli bir vade yoksa ihtar gününden itibaren işlemeye başlar." Davacı tarafça davalıya takip öncesi herhangi bir ihtarname çekilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda takip öncesi faiz istenemeyeceğinin kabulü gerekir. Bu nedenle davacının takip öncesi faize ilişkin talebinin de reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, davalı tarafından ... 7. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyasına yöneltilen itirazın 297.434,24 TL asıl alacak yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemlerin reddine,
2-Dava konusu alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar Kanununca alınması gerekli 20.317,73 TL ilam harcından peşin yatırılan 3.846,49 TL harcın mahsubu ile bakiye 16.471,24 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yatırılan 3.846,49 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul / ret oranına göre 2.901,60 TL'sinin davalıdan, bakiye 218,40 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 47.589,48 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 21.048,57 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvuru harcı, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 149,75 TL tebligat ve müzekkere giderleri olmak üzere toplam 7.329,65 TL yargılama giderlerinin davanın kabulü oranında 6.816,57 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/03/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır