T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/434 Esas
KARAR NO: 2024/146
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 04/07/2023
KARAR TARİHİ: 05/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkili şirket nezdinde ... numaralı ... Poliçesi ile sigortalı ...' in malik olduğu ve ...' in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 21.06.2022 tarihinde, ... ili ... ilçesi mevkinde davalı/borçlu ...' ın malik ve ...' ın sevk ve idaresinde olan ... plakalı araçla çarpışması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini meydana gelen kaza sonrasında tanzim edilen polis kaza tespit tutanağından ve şikayet evraklarından ve ilgilisi olunan diğer sunmuş oldukları evraklardan da anlaşılacağı üzere ... plakalı sigortalı aracın sürücüsü meydana gelen trafik kazasında asli ve %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirkete vaki hasar ihbarına müteakip hazırlatılan ekspertiz raporuna istinaden sigortalı araçta meydana gelen hasar için sigortalıya 26.08.2022 tarihinde 155.778,60-TL tutarındaki hasar tazminatı bedeli ödendiğini, ödenen tazminat miktarı olan 155.778,60-TL tutardan ... plakalı araç sürücüsünün polis kaza tespit tutanağında belirtilen % 75 kusuru oranında sorumlu olduğu kısmın 116.833,60-TL olduğunu, ...plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş' den kaza tarihindeki poliçe teminat limiti olan 50.000,00-TL tahsil edilmesi ile 66.833,95- TL bakiye alacak kaldığının tespit edildiğini, olay sonrası müvekkili şirket tarafından tanzim ettirilen ekspertiz raporundan ve kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere ... plaka sayılı araç sürücüsünün, Karayolları Trafik Kanunu 84/j Maddesine göre meydana gelen olayda asli ve %75 oranında kusurla sorumlu olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla, ... 23. Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyasında haksız olarak yapılan itirazların iptali ile takibin devamına, arabuluculuk vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, yargılama harç ve giderleri ile ücret-i vekâletin davalıya tahmiline karar verilmesini
talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Davacı tarafın davasını görevsiz mahkemede açtığını, Yargıtay İçtihadı Birleştirme kurulunun 22.03.1944 tarih E.37-K.9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında bu husus “Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılmaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur” şeklinde vurgulandığını, bu sebeple görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, müvekkili tarafından karşı tarafa limit dahilinde 50.000 TL ödeme yapıldığını, motorlu bir aracın karayollarında işletilmesi sırasında, bir kimsenin zarara uğramasına neden olunması durumunda, o aracı işletenin üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli sınırlar içinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüne Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, ya da kısa adıyla Trafik Sigortası denildiğini, müvekkili şirketin dava açılmasına sebebiyet vermesinin söz konusu olmadığını, bu sebeple müvekkili şirketin yargılama masrafları ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığını, talep edilen icra inkar tazminatının reddine, yargılama masrafları ve ücreti vekâletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şahıslar vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; dava öncesinde davacı tarafından takibe konu alacak talebinin ödenmesi hususunda müvekkillerine mektup gönderildiğini, gönderilen bu mektuba müvekkilleri tarafından itiraz edildiğini, itirazda sigortacısı diğer davalı ... Sigorta A.Ş. olan ... numaralı ZMSS poliçesinde 150.000,00 TL ek ihtiyari mali mesuliyet teminatı olduğunu, kalan bedelin bu kapsamda sigortacıdan talep edilmesi gerektiğini, müvekkillerin dava açılmasına sebebiyet vermesinin söz konusu olmadığını, bu sebeple müvekkillerinin yargılama masrafları ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığının açık olduğunu, bu nedenle davanın reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, icra dosyasının UYAP kayıtları dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22.3.1944 tarih ve 37 E. - 9 K. R. G. 3.7.1944 sayılı kararı "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklindedir.
Buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK'nın 1472.maddesi gereğince, davacı sigorta şirketi tarafından Trafik Sigortası kapsamında sigortalısına ödenen tazminatın, hasarın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğu ileri sürülen davalı sürücü ve davalı İMMS sigortacısından rücuen tahsili isteminden kaynaklanmaktadır.
28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır.
Görev, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınmalıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2004/9-261 Esas, 2004/254 Karar sayılı ilamında; "...Davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığının bulunduğu durumlarda, bunlar hakkında birlikte açılan davalar, birbirlerinden bağımsız olduğundan, görevli mahkeme her bir dava bakımından ayrı ayrı belirlenmelidir, ihtiyari dava arkadaşı durumundaki davalılardan biri (veya birkaçı) hakkındaki dava genel mahkemenin, diğeri (veya diğerleri) hakkındaki dava özel bir mahkemenin görevine giriyorsa, davaların aynı dava dilekçesiyle özel mahkemede açılması gerekir.
Somut olayda, davacı ve davalı sigorta şirketleri tacir ise de davacı sigorta şirketine sigortalı ve kullanım amacı hususi olan aracın sahibi dava dışı sigortalının tüketici ve davalı sigorta şirketi ile akdedilen sigorta sözleşmesinin tüketici işlemi niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın hususi araca ilişkin kasko sigorta sözleşmesi ve haksız fiilden kaynaklandığı, yukarıda anılan Yargıtay ilamı doğrultusunda dava konusu uyuşmazlıkta özel mahkeme niteliğinde bulunan Tüketici Mahkemesinin görevli bulunduğu, Mahkememizin görevsiz olduğu, görevle ilgili düzenlemelerin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle taraflarca ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği anlaşıldığından Mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre;
1-Dava dilekçesinin HMK 114/1-c , 115/2 mad uyarınca görev yönünden usulden reddine ve mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve HMK 20 md uyarınca 2 haftalık süre içinde talep halinde dosyanın görevli İstanbul Tüketici Mahkemesine gönderilmesine,
3-Harç, vekalet ücreti, arabuluculuk gideri, yargılama giderleri konusunda görevli mahkemece karar verilmesine,
4-Kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için başvurulmadığı taktirde harç ve yargılama gideri konusunda ek karar yazılmasına, ,
Dair verilen karar taraf vekillerini yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı.05/03/2024
Katip Hakim
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır