T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/473 Esas
KARAR NO : 2025/499
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 03/03/2017
KARAR TARİHİ : 09/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16/02/2014 tarihinde plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olarak müvekkilinin kullandığı ...plakalı araca çarpması sonucunda müvekkilinin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığını, söz konusu kazada kazaya sebebiyet veren araç nedeniyle davanın ... Hesabı Müdürlüğüne yöneltildiğini, dava konusu kaza sebebi ile davalıya başvuruda bulunulduğunu ancak dava tarihine kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalının müvekkilinin zararını tazmin etmekle yükümlü olduğunu, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden aldırılacak rapor ile müvekkilinin sakatlığının tespit edilebileceğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak ilk aşamada 1.000,00 TL iş göremezlik tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili bu talebini 03/07/2020 tarihli dilekçesi ile 86.509,20 TL olarak ıslah etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, söz konusu kazada kazaya sebebiyet verdiği ve tespit edilemediği belirtilen aracın varlığının tespitinin gerektiğini, davacının kazada kasksız olması durumunda müterafik kusurunun dikkate alınması gerektiğini, ayrıca söz konusu kazada tarafların kusurlarının ve davacının maluliyetinin tespitinin Adli Tıp Kurumu tarafından yapılması gerektiğini, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermediğini beyan ederek öncelikle davanın reddine, müvekkili aleyhine hüküm kurulması halinde yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Hasar dosyası, ... CBS ... Hazırlık sayılı dosyası, kusur ve maluliyete ilişkin Adli Tıp Kurumu raporları, aktüeryal bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE:
Davacı tarafından açılan dava, haksız fiilden ( trafik kazasından ) kaynaklanan maddi tazminat davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının uğradığı yaralamalı trafik kazası nedeniyle davalıdan iş göremezlik tazminatı talep edip edemeyeceği, talep edebilecek ise miktarının ne kadar olduğu hususlarındadır.
Mahkememizin ... Esas... Karar sayılı 16/12/2020 tarihli "...Dava ve ıslah dilekçelerine göre davanın kabulü ile 86.509,20 TL maddi tazminatın 27/01/2017 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,..." dair kararını İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.hukuk Dairesi ... Esas -... Karar sayılı 08/06/2023 tarihli kararında "...Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Dava ve ıslah dilekçelerine göre davanın kabulü ile 86.509,20 TL maddi tazminatın 27/01/2017 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı tarafın başvuru şartını yerine getirmediğini, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın varlığı ve kazaya sebebiyet verdiğinin somut delilerle ispatlanması gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun salt tıbbi evraklar üzerinden davacının muayenesi yapılmadan tanzim edildiğini, tanzim edilen maluliyet raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, temerrüt tarihinin hatalı hesaplandığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dava tarihi itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup davalı tarafça dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvurulduğu hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Ancak eksik belge verildiğinden işlem yapılamadığı belirtilmektedir. Eksik belge ile müraacat yapılmış olsa dahi başvuru koşulunun yerine geldiğinin kabulü gerekeceğinden bu yöndeki istinafın reddi gerekmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 18/10/2018 tarih,... E. ve... K.sayılı kararında açıklandığı üzere "... Hesabı yönünden faizin başlangıç (temerrüt) tarihi belirlenirken, ilgililerce gerekli belgeler de ibraz edilerek ... Hesabı Yönetmeliği'nin 9, 14 ve 15. maddelerinde yazılı biçimde fona başvurulduğu halde ödeme yapılmamışsa başvuru tarihinden itibaren ... Hesabının temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Gerekli belgeler ibraz edilmeksizin başvuruda bulunulmuş ya da hiç müracaat edilmemiş ise ... Hesabının temerrüdünden bahsedilemeyeceğinden faiz başlangıcının dava tarihi olarak kabulü gerekir.". Somut uyuşmazlıkta davacının eksik belge ile müracaatı nedeni ile ... Hesabının temerrüdünden bahsedilemeyeceğinden faiz başlangıcının dava tarihi olarak kabulü gerekmektedir. Davalı vekilinin bu yöne değinen istinaf başvurusu yerindedir. Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin ... E. ve...K., ... E. ve ... K., ... E. ve ...K. sayılı kararları). İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun davacının maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak, yeni tarihli muayene evrakları da incelenerek, maluliyetin %60 'ın altında olması nedeni ile kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir. Dosyada kaza nedeniyle düzenlenen kaza tespit tutanağı bulunmadığı, davacının kendisine çarptığını iddia ettiği araç sürücüsü hakkında Cumhuriyet Savcılığı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, aynı gün aynı bölgede aynı şekilde gerçekleşen bir trafik kazasının daha mevcut olduğu, o kazayı gören tanıkların dinlendiği, kazayı gören kamera kaydının bulunmadığının tespit edildiği, dosyada daimi aramaya kararı verildiği görülmüştür. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 6/1). 4721 sayılı Kanun’un bu hükmü 6100 sayılı Kanun’un 190. maddesinin birinci fıkrasında bir başka biçimde yinelenmiş olup; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir” denilmiştir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilememiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Diğer taraf, ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK m. 191/1). İspat yükü kendisine düşen taraf bir vakıayı ispat ettikten sonra, artık ispat yükü aksini iddia eden karşı tarafa geçer. Bunun üzerine karşı tarafın o olgunun doğru olmadığını veya başka bir olgu nedeniyle hükümsüz kaldığını ispat etmesi gerekir. Somut olayda; davacı kaza tarihinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın çarpması nedeni ile kazanın meydana geldiğini , kaza nedeniyle yaralanarak malul kaldığını beyan ederek maddi tazminat isteminde bulunmuştur. Sigorta kapsamında kalan rizikonun gerçekleştiğini ispat yükü davacıda olup gerçekleşen rizikonun teminat dışında kaldığını ispat yükü sigortacıdadır. Dosya kapsamına göre kazanı meydana geliş şekli, özellikle plakası tespit edilemeyen aracın çarpması ile kazanın gerçekleştiğine dair davacının beyanı dışında kaza sonrası tutulan kaza tespit tutanağı, olay yeri tespit tutanağı, olay anına ilişkin mobese kayıtları, olayı gören tanık vs bulunmadığı, olay sonrasında kaza mahallini gösteren fotoğraflarında ibraz edilmediği, davacının motorsikletinde da kaza sonrası darbe alan yerlerini de gösteren fotoğrafların dosyada bulunmadığı görülmektedir. Öyle ise yapılan araştırma karar vermek için yeterli değildir. O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken; Olayın davacının beyanında açıkladığı şekilde, plakası tespit edilemeyen bir aracın sebebiyet vermesi sonucu gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti bakımından davacı isticvap edilerek kazanın oluşumuna ilişkin ayrıntılı beyanı alınarak, davacının kullandığı motorsikletin hasarlı ve darbe almış yerlerini gösteren fotoğrafları olup olmadığı sorularak, alınan detaylı beyan ve fotoğraf sunulması halinde bu fotoğraflardamotorun hasarlı ve darbe almış yerleri, hastane müracaat evrakındaki davacı beyanı tüm dosya kapsamına göre kazanın varlığı, kazanın başka bir aracın davacının aracına çarpması ile meydana gelip gelmediği konularında illiyet bağı ortaya koyacak şekilde kusur konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden ayrıntı gerekçeli kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi olmalıdır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına..." ifadelerine yer vererek mahkememiz kararını kaldırmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda davacının beyanları alınmış, davacı ... talimat mahkemesi aracılığı ile alınan beyanında; " Davacı'ya dava dilekçesinde belirttiği hususlar ve davalının cevap dilekçesindeki iddiaları soruldu; Ben sebze halinde hamal olarak çalışırım. Kendime ait motosiklet ile sebze halinde işimi bitirdim ve ev gitmek üzere çıktım. Eski sanayiden geçip eski ... AVM'nin hemen önünde davaya konu kaza meydana geldi. ... AVM'nin otoparkına geçen iki şeritli yolda meydana geldi. Ben şeridimde kurallara uyarken kazaya karışan karşı taraf diğer şeritten benim şeridimi kullanarak otoparka dönmek zorunda olduğundan dolayı sola sinyal verdi ama şahsın biraz acemi olduğunu fark ettim ve temkinli yaklaştım. Sonrasında davaya konu kaza meydana geldi. Şahıs ben yolumda kurallara uygun şekilde ilerlerken bana sol tarafımdan çarptı ve ben yaklaşık olarak 5 metre havaya savruldum. Sonrasında yere düştüm. İlk etapta herhangi bir şey hissetmedim. Daha sonrasında eve gittiğimde sol ayağımın şiştiğini fark ettim. Olay anında şahsın ve kendimin ehliyeti olmadığından dolayı olayı büyütmedim ve tutanak tutmadık. Benim kullandığım motosiklete ilişkin hasarlı veya darbe almış yerlerini gösteren fotoğraflar bulunmamaktadır. Aleyhime olan hususların hiç birini kabul etmiyorum. Dava dilekçesinde belirttiğimiz tüm alacaklarımızı talep ediyoruz gereğinin yapılmasını arz ediyoruz" demiştir.
Davacının beyanı ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kazanın varlığı, kazanın başka bir aracın davacının aracına çarpması ile meydana gelip gelmediği konularında illiyet bağı ortaya koyacak şekilde rapor düzenlenmek üzere dosya ... Üniversitesi Trafik Kürsüsünde görevli bilirkişiler ..., ... ve ...'a tevdii edilmiş, bilirkişiler mahkememize sunmuş oldukları raporlarında özetle; 16.02.2014 günü, saat 18:00 sıralarında davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki... plakalı motosiklet ile ...caddesini takiben ...caddesi istikametinden ... caddesi yönüne seyir halinde iken kavşak çıkışında bulunan ... Avm otopark girişi önlerine geldiği esnada idaresindeki aracın ön kesimleri ile, karşı yönden gelerek avm otoparkına girmek üzere sola dönüş yapmakta olan sürücüsü tespit edilemeyen aracın sağ ön kapı kesimlerine çarpması sonucu dava konusu kazanın meydana gelmesinde ...plakalı motosiklet sürücüsü davacı ... yönüyle;
Yönetimindeki motosiklet ile seyri sırasında olay mahalli kavşak çıkışındaki Avm otoparkına girmek üzere karşı yönden gelerek sola dönüşle önünü kapatan araca karşın etkili fren ve direksiyon tedbiri alamadığı ve hızını meskun mahal içinde her an önüne bir araç çıkabileceğini öngörerek makul limitler arasında tutmadığı anlaşılmak ile. 2918 sayılı KTK Md.52-"Sürücüler, a) hızlarını, kavşaklara yaklaşırken, azaltmak, b) Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, zorundadırlar" kurallartına ayrkırı davranışıyla tali kusurlu olarak, kazanın meydana gelmesinde,...plakalı motosiklet sürücüsü davacı ...'in %20 oranında kusurlu olduğu, - Kimliği tespit edilemeyen sürücü yönüyle,
Yönetimindeki araç ile olay mahalli otopark girişinde sola dönüşünü, yolun karşı yönünden gelip düz devam etmek suretiyle seyrini sürdürmek isteyen davacı sürücü idaresindeki motosikletin hızını ve konumunu dikkate alarak yapması gerekirken bu hususa riayet etmediği, ilk geçiş hakkını bu motosiklete vermeden kontrolsüzce sola dönüşle motosikletin gidiş yönünü kapatması neticesi meydana gelen olayda, 2918 sayılı KTK Md.53*b-4;"...sola dönüşlerde, sürücüler, dönüşe başlamadan önce, sağdan gelen taşıtlara ilk geçiş hakkını vermek zorundaırlar" şeklindeki kuralını ihlal ettiği gibi aynı kanunda yer alan Md.84-"g-kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak, g-şeride tecavüz etmek" halleri uyarınca asli kusulu olarak kazanın meydana gelmesinde, kimliği tespit edilemeyen sürücünün %80 oranında kusurlu olduğu.,
SONUÇ: yukarıda yer alan değerlendirmelere göre, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde; ... plakalı motosiklet sürücüsü davacı ...'in %20 oranında kusurlu olduğu, Kimliği tespit edilemeyen sürücünün, %80 oranında kusurlu olduğu, Böylece, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 14.12.2018 tarihli ATK raporunda yer alan değerlendirmelere iştirak edildiği..." yönünde görüş ve kanaate varıldığını bildirmişlerdir.
Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; Davacı kaza tarihinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın çarpması nedeni ile kazanın meydana geldiğini , kaza nedeniyle yaralanarak malul kaldığını beyan ederek maddi tazminat isteminde bulunmuştur. Sigorta kapsamında kalan rizikonun gerçekleştiğini ispat yükü davacıda olup gerçekleşen rizikonun teminat dışında kaldığını ispat yükü sigortacıdadır. Dosya kapsamına göre kazanı meydana geliş şekli, özellikle plakası tespit edilemeyen aracın çarpması ile kazanın gerçekleştiğine dair davacının beyanı dışında kaza sonrası tutulan kaza tespit tutanağı, olay yeri tespit tutanağı, olay anına ilişkin mobese kayıtları, olayı gören tanık bulunmamaktadır. Dosyadaki ... Cumhuriyet Başsavcılığı ...soruşturma sayılı dosyasında bulunan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere tanıkların anlattığı kazanın aynı gün olan farklı bir kazaya ilişkin olduğu, hastane kayıtlarında olayın düşme olarak kaydedildiği, davacının bozma sonrası alınan beyanında kullanığı motosiklete ilişkin hasarlı veya darbe almış yerlerini gösteren fotoğrafların bulunmadığını beyan ettiği ayrıca davacının olay anında kendisinin ve karşı tarafın ehliyeti olmadığından tutanak tutmadıklarını da ayrıca beyan ettiği dolayısıyla dosya kapsamında bulunan tüm bilgi, belge ve ifadeler değerlendirildiğinde davacının beyanı dışında olayın ... hesabının sorumluluğunda bulunan aracın sebebiyet verdiğini yani davacının sigorta kapsamında kalan rizikonun gerçekleştiğini ispat edemediği anlaşılmış ve açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanununca alınması gerekli 615,40 TL ilam harcından peşin yatırılan 31,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 584,00 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 21.000,00 TL bilirkişi ücretlerinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,ine,
Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/07/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır