T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/48 Esas
KARAR NO: 2024/271
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/01/2023
KARAR TARİHİ: 08/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili 19.01.2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ve ticari ilişkisi nedeniyle ... Ortaklığından aldığı keşidecisinin ... Ortaklığı olan ... Bankası ... Şubesi ... tarihli ... seri numaralı 31.200,00 TL bedelli çeki yine ticari dava konusu çekin gerçek ve meşru hamili dava dışı ...Şti. Uhdesinde iken dava dışı şirketin genel merkezinin bulunduğu ofise 24.10.2022 tarihinde faili meçhul kişiler tarafından girilerek ve bulunan kasanın spiral ile kesilerek içinde bulunan eşyaların çalındığını, çalınan çeklerle ilgili olarak gerçek hamil olan dava dışı şirket tarafından ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açıldığını, işbu dosyada ödemeden men kararı verildiğini, dava konusu çekin kötü niyetli olduğu ve bile bile borçlu zararına hareket ettiği her açıdan sabit olan meçhul kişilerce ciro edilmek üzere kötü niyetli hamil tarafından ... 14. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosaysından icra takibine konu edildiğini, davacının mallarına haciz konulduğunu, açıklanan bu nedenlerle; öncelikle İİK 72/3 maddesi kapsamında tedbir alınan ... 15. ATM'nin ...D.İş Sayılı dosyasının dosya arasına alınmasını, davanın kabulü ile ... 14. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu edilen ... Bankası ... Şubesi ... tarihli ... seri numaralı 31.200,00 TL bedelli çeke ilişkin davacılar'ın ayrı ayrı borçlu olmadığını tespitine ve icra takibinin davacılar yönünden iptalini, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, davalılar aleyhine %10 para cezasına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 25.05.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacılardan ...'ın dava konusu çekin keşidecisi olduğunu, çekteki imzasına bir itirazı bulunmadığını, dava konusu çekin bu davacı tarafından keşide edildikten sonra aralarındaki ticari ilişkiye istinaden diğer davacı şirkete verdiğini, şirketin ise çeki cirolayarak davadışı ...şirketine verdiğini, davacı ... ortaklığının çeki keşide edip çekin lehtarı olan diğer davacı ... Şirketine verdiğini, beyan ettiğine göre hem çekteki imzasını hem de çekteki borç ilişkisini kabul ettiği anlamında geldiğini, bu nedenle çekin keşidesinin davalıya karşı sorumlu olduğunu, dava konusu çekin kaybolması üzerine çek bedelinin davadışı ... şirketine yönelik ödendiğinin iddia edildiğini, ancak çekin ödendiği yani bedelsiz kaldığı yönelik iddiaların mutlak değil şahsi bir defii olduğunu, davacılardan ...'in ise dava konusu çekin lehtarı olduğunu, bu davacının da öekteki imzasına bir itirazının bulunmadığını, açıklanan bu nedenlerle; davanın reddini, davacıların %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: ... 14. İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyası, ... 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... ceza sayılı dosyası, davalı tarafa ait dosyaların UYAP sorgu kayıtları, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf bilgileri ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE: Dava, kıymetli evraktan kaynaklı menfi tespit davasıdır.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, Davacılar/Borçlular ... Ortaklığı ve ...Şirk. ... ve ...’ın, Davalı/Alacaklı ...’e ... 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu; T.C. ... Bankası ...şubesine ait ... çek seri numaralı, keşidecisi ... Ortaklığı, lehtarı ... Şirk. ... ve ... olan, ... keşide tarihli ve 31.200,00 TL bedelli çekten dolayı borçlu olup olmadığı, davalının çekin iktisabında ağır kusurlu ve kötü niyetli olup olmadığı hususunda toplanmaktadır.
Davaya konu ... 14. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra dosyası dosyamız arasına alınıp incelendiğinde; davalı tarafından, davacılar ... ORT., ... ve dava dışı ... aleyhine 31.200,00 TL asıl alacak, 161,56 TL faiz, 3.120,00 TL Tazminat, 93,60 TL komisyon olmak üzere toplam 34.575,16 TL'lik takip talebinde bulunduğu, ödeme emrinin dava dışı borçlulara tebliğ edildiği görülmüştür.
Dava konusu çek incelendiğinde, davalının bu çeki müteselsil ve birbirine bağlı cirolarla iktisap etmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı, yetkili hamildir. Gerçekten de hak sahipliğinin tespitine ilişkin 6102 sayılı TTK'nın 790. maddesi hükmüne göre; “Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır." Dava konusu çek incelendiğinde, ciro silsilesinde bir kopukluk olmadığı görülmektedir. Bu durumda davalının anılan hüküm uyarınca meşru hamil sayılması gerektiği açıktır.
Dava konusu alacak, bir kambiyo senedine dayanmaktadır. Kambiyo senetlerinde, taraflar arasındaki ilişkilerden doğan defiler şahsi defilerdir (TTK m.687,825). Bu defiler taraflar arasında ileri sürülebilir. Temel ilişkinin geçersizliği, muvazaa, irade bozukluğu, gabin, ayıp, sözleşmenin ifa edilmediği ve zamanaşımı gibi defiler temel ilişkiden doğan defilerdir.
TTK mad. 818 hükmünün yollamasıyla çek için de uygulama alanı bulan TTK mad. 687 hükmüne göre; "Poliçeden dolayı kendisine haşvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.". Yine TTK m. 680 hükmüne göre; “Tedevüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bulunan bir poliçe, aradaki anlaşmalara aykırı bir şekilde doldurulursa, bu anlaşmalara uyulmadığı iddiası, hamile karşı ileri sürülemez: meğerki, hamil poliçeyi kötüniyetle iktisap etmiş veya iktisap sırasında kendisine ağır bir kusur isnadı mümkün bulunmuş olsun.” Görüldüğü üzere temel ilişkiden kaynaklanan kişisel defilerin hamile karşı ileri sürülebilmesinin tek istisnası, hamilin çeki iktisap ederken “bile bile borçlunun zararına hareket etmiş” yani kötüniyetli olarak hareket etmiş olması halidir.
Somut olayda, davacının dava konusu çekin bedelsiz olduğu, bu çekin yaşanan hırsızlık olayı neticesinde kötüniyetli olduğu ve bile bile borçlu zararına hareket ettiği sabit olan meçhul kişilerce ciro edilmek suretiyle kötü niyetli hamil tarafından dava konusu icra dosyasına konu edildiği, senet bedelinin gerçek hak sahibine ödendiği yönündeki iddiaları, kişisel defi niteliğinde olup, bu defilerin davalıya karşı ileri sürülebilmesi için TTK m.680 ve 687 hükümlerinde öngörüldüğü üzere, davalının çeki iktisap ederken bilerek davacının zararına ya da ağır kusurlu bir şekilde hareket etmiş olması gerekir. Eldeki davada, Mahkememizce davalı hakkında UYAP entegrasyon ekranında yapılan inceleme ve dosyaya arasına suretleri alınan dava ve takip dosyaları uyarınca, davalıya ait benzer mahiyette birçok takip ve dava dosyasının olduğu, sadece davacıların farklı olduğu görülmüş, çalınan çekin aynı yöntem ile davalının eline geçtiği kanaatine varılmıştır. Bu durumda davalı hamilin kötüniyetli olduğunu kabulünün gerektiği, hamil olarak gözüken davalı hakkında dava konumuzla aynı mahiyette pek çok dava, soruşturma, takip olması sebebiyle bu aşamada davalının iyi niyetli kabul edilmesinin TMK Mad. 2 uyarınca dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırılık oluşturacağı, çekleri çalınan kişiler yönünden de telafisi imkansız bir durumu ortaya çıkaracağı gözetilerek (benzer yönde İstanbul BAM 12. HD'nin 24/01/2019 tarihli, 2018/586 Esas ve 2019/77 Karar sayılı ilamı) açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın KABULÜNE,
Davacılar/Borçlular ... Ortaklığı ve ... Şirk. ... ve ...’ın, Davalı/Alacaklı ...’e ... 14. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına konu; T.C. ... Bankası ... şubesine ait ... çek seri numaralı, keşidecisi ... Ortaklığı, lehtarı ... Şirk. ... ve ... olan, ... keşide tarihli ve 31.200,00 TL bedelli çekten dolayı BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-Davacının kötüniyet tazminat talebinin ispatlanamadığından ve şartları oluşmadığından REDDİNE,
3-Alınması gereken 2.361,83 TL harçtan, peşin alınan 590,46 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.771,37 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 17,900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 590,46 TL peşin harç, 179,90 TL başvuru harcı, 25,60 TL vekalet harcı ve 126,00 TL posta ücreti olmak üzere toplam 921,96 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan, kullanılmayan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/05/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır