T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/499 Esas
KARAR NO : 2024/565
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/07/2023
KARAR TARİHİ : 22/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 27.07.2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; dava konusu uyuşmazlığın taraflar arasında akdedilen sözleşmenin sona ermesinden sonraki rekabet yasağına ilişkin olarak düzenlenmiş olan Rekabet Yasağı Sözleşmesine aykırı davranması nedeni ile davalının ödemesi gereken cezai şartın tahsili ile ilgili olduğunu, iş akdi feshedildikten sonraki süreçte işlenen rekabet yasağına aykırı eylemlerle ilgili ikame edilecek davalarda Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu, taraflar arasında iş sözleşmesinin feshedilmesinin ardından davalı şirket ile aynı faaliyet konusunda hizmet veren ... Şirketinde çalışmaya başladığını, dava dışı şirketin ticaret odası kayıtlarından da anlaşılacağı üzere davacı şirketle aynı nace kodu olan 80.20.01 kapsamında faaliyetine başladığını, dava konusu uyuşmazlığın konu olan olayda davalı ile davacı şirket arasında akdedilen Rekabet Yasağı Sözleşmesi geçerlilik şartlarının tümüne haiz olduğunu, açıklanan bu nedenlerle davanın kabulünü, davalının Rekabet yasağı Sözleşmesine aykırı davranması sebebiyle işbu sözleşmenin 5. Maddesinde de belirtildiği üzere davalının son brüt ücreti üzerinden hesaplanan 12 aylık brüt ücret toplamından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik kısmi olarak 1.000,00 TL tutarında ki cezai şart tutarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı şirkete ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı yana dava dilekçesi ve duruşmaya davet tutanağının usulüne uygun yapıldığı, davalı yanca cevap dilekçesi sunulmadığı ve duruşmalara katılmadığı görüldü.
DELİLLER: Bilirkişi Raporu, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı yazı cevabı, davalıya ait ücret bordroları, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
28.05.2024 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "taleple bağlılık ilkesine göre, davalı firmanın, oluşan 67.423,60 tl tutarındaki zarardan dolayı davacıya karşı dava tarihinden itibaren işleyen faizi ile birlikte sorumlu olduğu, rekabet yasağı sözleşmesinin yazılı olarak yapılması gerektiği, nitekim dosyaya mübrez sözleşmeden anlaşıldığı üzere, taraflar arasında akdedilen “rekabet yasağı sözleşmesi”nin bu geçerlilik şartını taşıdığı, rekabet yasağı sözleşmesinin geçerliliği için aranan ikinci şartın, işçinin fiil ehliyetine sahip olmasına ilişkin olduğu; dosyaya mübrez belgelerden davalının, sözleşme kurulduğu sırada ayırt etme gücüne sahip olmadığına ve hakkında herhangi bir kısıtlılık kararı bulunduğuna ilişkin bir iddiaya rastlanmadığı, akdedilen “rekabet yasağı sözleşmesi”nin davalı için 06.12.2021 tarihi itibariyle fiil ehliyetine ilişkin aksi husus gündeme gelmedikçe geçerlilik koşulunu taşıyacağı, rekabet yasağı sözleşmesinin diğer bir geçerlilik şartının rekabet yasağına ilişkin sözleşmenin kurulmasında işverenin korunmaya değer haklı bir menfaatinin olmasına bağlandığı; bunun söz konusu olabilmesi içinse, işçinin işverenin üretim sırları, yaptığı işler ve müşteri çevresi hakkında bilgi edinme olanağının bulunması ve bunun sonucunda işvereni önemli bir zarara uğratma ihtimalinin olmasının gerektiği, şayet Mahkeme davalının, davacı şirketin iş sırrını ve/veya müşteri portföyünü bilmesi, bu bilgilere vakıf olması hususunda arz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile aynı görüşte ise bu yönü ile davalının rekabet yasağına ilişkin hükme aykırı eylemde bulunduğu, ancak Muhterem Mahkeme tarafından davalının önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmadığı ve davacıya önemli zarar verebilme ihtimalini taşımadığı kanaatinde olunması halinde ise davalının rekabet yasağına aykırı davranmadığı, TBK m. 445 uyarınca rekabet yasağı sözleşmesinde işçinin ne kadar süre ile hangi türden işleri ve nerede veya nerelerde yapamayacağı konuları düzenlenmiş olması gerektiği; dosyaya sunulan İş Akdi Protokolündeki rekabet yasağının süre bakımından “2 yıl”; konu rekabet yasağı, yalnızca İşverenin faaliyetini sürdürdüğü işkolu için geçerlidir, İşveren, alarm ve görüntüleme sistemleri aracılığıyla bireysel ve kurumsal müşterilere elektronik güvenlik hizmeti sunmaktadır. Çalışan, bu işkolu dışında serbestçe çalışabilir; coğrafi olarak ... bölgesi olduğu, Taraflar arasındaki sözleşme hükmünün süre yönünden TBK m. 445 hükmüne bir aykırı olmadığı, ancak ilgili sözleşme hükmünün yer bakımından uygun olmayan sınırlamalar içerip içermediği hususunun da irdelenmesi gerektiği; zira ilgili hüküm uyarınca davalının “Rekabet Yasağı Sözleşmesi’nde rekabet yasağı, coğrafi ... Bölgesi olduğu, şayet Muhterem Mahkemece taraflar arasında akdedilen protokoldeki yer sınırlamasının “(…) davalı tarafın imzaladığı hizmet sözleşmesinin rekabet yasağına ilişkin maddesinde yer alan coğrafi alan sınırlaması, işçinin iktisaden mahvına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsadığı (…)” yönündeki Yargıtay ilamı nazara alınmak suretiyle kanun hükmüne aykırı olduğu kanaatinde olunması halinde davalının rekabet yasağı sözleşmesi kapsamında sorumlu olamayacağı ve bu kapsamda kendisinden herhangi bir cezai şartın talep edilemeyeceği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nin 13.10.2020 tarihli ilamında ulaşılan sonuçla aynı kanaatte olunması halinde davalının rekabet yasağı sözleşmesi kapsamında sorumlu olacağı ve bu kapsamda cezai şartın talep edilebileceği, Muhterem Mahkemece TBK m. 445 uyarınca sözleşmenin yer yönünden sınırlama hükmünün daraltılarak davacının çalışma bölgeleri ile sınırlı olduğu kanaatinde olunması halinde sözleşme hükmü geçerli olarak kabul edileceğinden sözleşmede öngörülen cezai şartı talep edilebilmesinin mümkün olabileceği; davalının mesleki alanda edindiği tecrübe ve portföy bilgilerini; davacı şirketin bünyesinden çalıştığı süreçte edindikleri ve bu bilgilerin istifa sonrasında da davalı şirket faaliyetlerinde kullanıldığının dosyaya mübrez belgeler ile tesvik olunmadığı; hâl böyle olunca davalının TTK m. 55/d uyarınca haksız rekabete sebebiyet verdiğine ilişkin bir bilgi ya da belgeye dosya kapsamında rastlanılmadığı," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
GEREKÇE: Dava, hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra işçinin rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasına dayalı olarak TBK'nın 444 ve devamı maddeleri ve sözleşme uyarınca cezai şart bedelinin tahsili talebine ilişkindir.
Davacı taraf, davalının hizmet sözleşmesinde yer alan rekabet yasağına aykırı davrandığından bahisle sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın tazminini talep etmiş, davalı taraf herhangi bir savunmada bulunmamıştır.
Taraflar arasında imzalanan 06.12.2021 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi ve rekabet etmeme sözleşmesi ile rekabet yasağı düzenlenmiş ve sözleşme süresince ve/veya sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde; davacı ... güvenlik hizmetleri anonim şirketi (işveren) firma ile davalı ceren büyükyazıcı karşılıklı edimleri içiren iş sözleşme, gizlilik sözleşmesi ve rekabet yasağı sözleşmesi yükümlülüklerinde ege bölgesinde 2 yıl çalışmamayı kabul ettiği, davalı ...’nın davalı işveren firma ile aralarında imzalanan “rekabet yasağının” 4.maddesinde 2 yıl süreli ile ege bölgesinde aynı iş kolunda faaliyet gösteren firmada çalışmayacağını taahhüt etmesine rağmen bu sınırlamaya aykırı davranarak davacı işverenin faaliyetini sürdürdüğü yine izmir ilinde aynı müşteri kitlesine hitabeden iş kolunda 2 ay çalıştığı ve rekabet yasağı sözleşme (madde-5: yasağa aykırı davranışın sonuçları): çalışan, rekabet etmeme borcuna aykırı davranır ise işverene, son brüt ücreti üzerinden hesaplanacak 12 (on iki) aylık ücretinin toplamı kadar cezai şart ödeyeceği hükme bağlanmıştır. Davalının aynı işkolunda faaliyet gösteren ... ŞİRKETİ’nde (... işyeri sicil no) 2 ay çalıştığı ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün resmi yazılarından anlaşılmaktadır
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Rekabet Yasağının Koşulları başlıklı 444. maddesinde; "Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir." hükmü ve rekabetin sınırlandırılmasına yönelik 445. maddesinde; "Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. Hakim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir." hükmü yer almaktadır.
6098 sayılı Kanun 818 sayılı Kanun'dan farklı olarak, rekabet yasağı ile ilgili doğrudan mutlak bir geçersizliğin öngörülmediği, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile somut olgu nazara alınarak rekabet yasağının aşırı nitelikte olması halinde, yasağın kapsamı bakımından hakime uyarlama yetkisi tanındığı anlaşılmaktadır. Hakime tanınan bu yetkinin gerek müstakil açılan bir uyarlama davasında ve gerekse de ihlal halinde açılacak bir tazminat davasında kullanılabileceği kuşkusuzdur. Ayrıca aynı Kanun'un 444/2. maddesi "Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir." hükmü haiz olup, anılan madde hükmü uyarınca rekabet yasağının işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması halinde geçerli olacaktır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ... Esas,... Karar sayılı içtihadı ve benzer yönde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 10/11/2022 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı).
Hizmet sözleşmesi içerisinde rekabet etmeme yasağına dair hüküm bulunduğu hallerde, sözleşmenin, hem hizmet ilişkisinin devamı sürecinde geçerli olan bir hizmet sözleşmesini, hem de hizmet sözleşmesi sona erdirdikten sonra da yükümlülükler öngören bir rekabet etmeme sözleşmesini ihtiva ettiğinin kabulü gerekir. Bu durumda, hizmet sözleşmelerinde sadece işçi aleyhine konulan cezai şart hükümlerin geçersiz olduğunu hüküm altına alan 6098 sayılı Kanun'un 420 inci maddesinin taraflar arasında akdedilen rekabet etmeme sözleşmesine uygulanma imkanı bulunmamaktadır (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 11.02.2019 tarih, ... E. ve ... K. sayılı kararı).
6098 sayılı TBK’nın 445/2 fıkrasına göre de "Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir." Bu hükümden ve konuya ilişkin diğer hükümlerden de anlaşılacağı üzere, 6098 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile 818 sayılı Kanundan farklı olarak, rekabet yasağı ile ilgili doğrudan mutlak bir geçersizliğin öngörülmediği, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile somut olgu nazara alınarak rekabet yasağının aşırı nitelikte olması halinde, yasağın kapsamı ve süresi bakımından hakime uyarlama yetkisi tanındığı anlaşılmaktadır. Hakime tanınan bu yetkinin gerek müstakil açılan bir uyarlama davasında ve gerekse de ihlal halinde açılacak bir tazminat davasında kullanılabileceği kuşkusuzdur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 26/11/2019 Tarih, ... E. ve ...sayılı kararı ).
Davalının davacı şirkette portföy yöneticisi pozisyonundan 6 ay çalışarak ayrılmış ve rekabet yasağına konu dava dışı şirkette çalışmaya başlamış ve çalışması yalnızca 2 ay sürmüştür. SGK ve ticaret sicil kayıtlarından rekabet yasağına konu dava dışı şirket ile davacı şirketin aynı alanda faaliyet gösterdiği de anlaşılmakta olup bu husus ihtilafsızdır.
Davalının, davacıya ait işyerinden ayrıldıktan kısa bir süre sonra, davacı şirket ile aynı şehir ve bölgede bulunan aynı işi yapan dava dışı şirkette çalışmaya başlaması nedeniyle, sözleşmedeki rekabet yasağı kuralını ihlal etmesi için, davalının pozisyonunun TBK.'nın 444/2.maddesi uyarınca davacıya önemli bir zarar verecek konumda olması, davalının pozisyon itibariyle davacı şirketin müşterilerini, satış ve pazarlama rakamlarını, tekniğini ve gizli bilgilerine ulaşmak imkanına sahip olması, davalının davacı şirketin müşteri portföyü, bilgi birikimi ve ticari bilgileri aynı iş kolunda faaliyet gösteren rakip firma bünyesinde çalışarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması gerekmektedir (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 27/04/2022 tarih, ...Esas ve ...Karar sayılı kararı). Ancak davacının gerek davacıda çalıştığı süre gerekse de dava dışı şirkette çalıştığı süre dikkate alındığında u şartların oluşmadığı görülmektedir.
TBK 445/1 maddesine göre yapılan sözleşmede her ne kadar yer ve işin türü bakımından sınırlama bulunmamakta ise de şirketin rakibi olabilecek ibaresi dikkate alındığında, sınırlamanın aynı alanda faaliyet gösteren ve aynı müşteri kitlesi (bölgeye) hitap eden rakiplerin kastedilmek istenmiş olması nedeniyle, yer (coğrafi sınırlama) ve işin türü bakımından da sınırlama öngörülmüş (Ege Bölgesi ve 6 ay) olduğu ve bu nedenle sözleşme hükmünün yalnızca ... Bölgesi için olabileceği, davalının ise Marmara Bölgesinde çalıştığı görülmekle TBK 445/1 maddesinin işbu dava geçerli olmadığı sonucuna ulaşılmakla açılan davanın reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL peşin harçtan alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 157,75 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı yanın yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.22/10/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır