T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/584 Esas
KARAR NO : 2025/403
DAVA : Alacak (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/04/2018
KARAR TARİHİ : 22/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Maliki dava dışı ... Şti.'ne ait olan müvekkilinin kıracısı olarak bulunduğu ve imalathane ve depo olarak kullandığı, ... adresinde 27/02/2018 tarihinde yangın meydana geldiğini, müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında düzenlenen 17/11/2017 tarihinde geniş kapsamlı yangın paket sigorta poliçesi ile emtea yangın sigorta riski için 1.500.000.USD. sigorta teminatı verildiğini, ayrıca aynı poliçede yangın mali sorumluluk için 152.000.USD sigorta teminatı verildiğini, meydana gelen yangın nedeniyle davalı nezdinde .... numaralı hasar dosyasının açıldığını, hasara konu kalemlerin sigorta teminatı kapsamında bulunmasına ve hasar tutarının poliçe teminatı kapsamında olmasına rağmen bugüne kadar davalı sigortacı tarafından müvekkilinin taleplerine karşı herhangi bir ödeme yapmadığını ve eksper raporu vermediğini, sadece şifaen riziko adresinin tam ve doğru olarak gösterilmediğini gerekçe göstererek ödeme yapmaktan kaçındığını ifade ettiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından ... 19.Noterliğinin ... tarih ... yevmiye sayılı ve ... tarih ... yevmiye nolu ihtarnamelerine davalı tarafından olumlu bir karşılık verilmediğini, dilekçeleri ekinde sundukları aynı zamanda mahkemelerde bilirkişilik yapan ...'nun talepleri üzerine hazırladığı hukuksal görüşünde taleplerindeki haklılıklarını ortaya koyduğunu, söz konusu sigortaya konu mahal adresinde her ne kadar riziko katı tüm bina olarak yazılı olsada bundan kastedilen müvekkili şirketin kullanımında olan kısım olduğunun yorum yolu ile belli olduğunu, şekil eksikliğini dahi belli bir andan sonra ileri sürmek hakkın kötüye kullanılması iken, davalı sigorta şirketinin ödeme yapmamak için ileri sürdüğü hususun kabulünün mümkün olmadığını ve hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğunu, sözleşmenin kurulup sigorta poliçesinin merri olduğu yolunda müvekilde güven duygusu uyandıracak kadar hareketsiz kalan sigortacının pirimleri tahsil edip hayli zaman geçtikten sonra rizikoyu telafe etmemek ve böylece ediminden kurtulmak için kabul edilemez bir savunmada bulunmasının kendi yarattığı güvene aykırı davranış ve bu prensibe çelişkili davranış yasağı denildiğini, keza çoğun içinde azı davardır kuralı gereği de tüm binanın sigorta konusu olduğu bir sözleşmede, bina cüzlerinin de sigortaya dahil olduğunun şüphesiz olduğunu, tüm binayı sigorta yapıp da sigorta poliçesinin katları kapsamadığını ileri sürülmesinin dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığını, iş bu davayı açtıkları tarih itibarıyla alacaklarının miktarını tam ve kesin olarak belirleyebilmelerinin mümkün olmadığından davayı belirsiz alacak davası olarak ikame ettiklerini, davalı sigortacının ödeme yapmadığı gibi herhangi bir eksper raporunuda müvekkiline iletmediğini beyan ederek taraflar arasında akdedilen sigorta poliçesi kapsamında ve meydana gelen yangın nedeniyle, davalı sigortacı tarafından karşılanması gereken zararın işin ivediliği gözetilerek karşı tarafa tebligat yapılmaksızın keşfen tekstil, kumaş, iplik, konfeksiyon ürünleri alanında uzman ve uygun görülecek diğer bilirkişi heyeti marifetiyle tespit edilmesini, riziko gerçekleştiği ve müvekile ödenmesi gerektiği halde halen ödenmeyen şimdilik 10.000.TL. sigorta bedelinin yangın tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, davanın açılmasında kötüniyeti ile sebep olan davalı aleyline HMK 329.mad mucibince sözleşmesel avukatlık ücreti yükletilmesine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 27/09/2019 tarihli dilekçesi ibraz ederek 10.000.TL. üzerinden açtıkları davayı 4.689.644,90.TL. olarak ıslah ederek ıslah harcını yatırdıkları görülmüştür.
Davalı vekili Davaya Cevabında :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacının 28/02/2018 tarihinde meydana gelen yangını müvekkiline aynı gün ihbar ettiğini, eksper tarafından kesin raporun henüz verilmediğini, davacının müvekkili şirkete dava açabilmesi için müvekkilinin ödeme süresini geçirmiş olması gerektiğini, davacının dava şartını yerine getirmeden sui niyetle iş bu davayı açtığını bu nedenle müvekkili şirket açısından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, davacının zarar gördüğünü iddia ettiği emteaların sigorta poliçesinde teminat verilen riziko adresinde olmadığını, davacının riziko adresindeki emtiaların yangından zarar görmediğini, bu nedenle davacının sigorta poliçesinden mütevellit talep edebileceği bir hasar tazminatı olmadığını, bu hususun eksper raporu düzenlendiğinde daha açık bir şekilde anlaşılacağını, kaldı ki, poliçedeki beyan klozunda açıkça sigorta ettiren sigortalı tarafından bildirilen yazılı adresler doğru ve tam olarak kabul edilmiştir hükmü ile adreslerin kesinliğine dikkat çekildiğini, bununla birlikte poliçenin bir çok yerinde teminat sadece poliçede belirtilmiş riziko adresi için geçerli olacağının açıkça şart olarak yazıldığını, davacı tarafın dava dilekçesinde ifade ettiği teminata dahil edilmemiş bir riziko adresindeki hasarların adreste hata yapıldığından bahisle teminata alınması sigorta hukuku ile bağdaşan bir durum olmadığını, sigortacının ancak ve sadece poliçede yazılı riziko adresindeki rizikolara karşı teminat verdiğini onun dışındaki yerlere teminat vermediğini, davacının dava dilekçesinde hernekadar 10.000.TL. talep etmiş isede davadan sonra müvekkiline tebliğ ettirdiği tespit raporu ve noter ihtarnamesinde zararlarının 3.104.124,31.TL. olduğunu iddia ettiğini, bu miktarın hirçbir şekilde gerçekçi olmadığını ve son derece fahiş ve hayal ürünü olduğunu, ayrıca yangından sorumlu olan elektrik dağıtım şirketine de dava açıldığını hususunda bilgiler aldıklarını bu hususun araştırılarak iki davanın birleştirilmesi gerektiğini, hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının bütün iddialarını ayrıntılı olarak hukuken geçerli ispat vasıtaları ile ispat etmek zorunda olduğunu, hasarı, hasar miktarını, hasar şekli ve poliçe şartları itibarı ile poliçe teminatına girdiğini müvekkilinin sorumluluğunu ve aktif husumet ehliyetini ispat etmesi gerektiği beyan ederek, müvekkili aleyhine açılan davanın reddine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER;
Taraflarca ibraz edilen deliller ile talep edilen deliller celp edilip incelenmiştir. Taraflar arasında akdedilen 17711/2017 Tarihli ''Geniş Kapsamlı Yangın Paket Sigorta Poliçesi'' incelenmiştir.... 05/03/2018 Tarihli Yangın Raporu, Davacı taraf ile malik arasında düzenlenmiş Kira Sözleşmesi, taralar arasında keşide edilmiş ihtarnameler incelenmiştir.Davalı Sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine düzenlenmiş ... numaralı hasar dosyası ve hasar dosyası kapsamında düzenlenen eksper raporu incelenmiştir.
... 12.Sulh Hukuk Mahkemesinin ...Değişik İş sayılı Tespit dosyası inecelenmiştir.
GEREKÇE:
Dava, yangın sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 17/11/2017-2018 dönemini kapsar şekilde ''Geniş Kapsamlı Yangın Paket Sigorta Poliçesi'' düzenlenmiştir.
Yangın nedeni ile Mahkememizde 2018/377 Esas üzerinden yapılan yargılamada 2019/1174 sayılı kararda; "6102 Sayılı Kanunun 18.md.si uyarınca Basiretli Tacir olarak hareket etmesi gereken davacı tarafın Riziko adresinin eksik yazıldığı iddiasını kanıtlar somut bir delil ortaya koymadığı, 6098 Sayılı Kanunun 19.md. uyarınca poliçe kapsamında tarafların gerçek ve ortak iradelerinin belirlenmesi aşamasında poliçenin (4.) katıda kapsadığına yönelik bir tespit elde edilmediği, aksine yukarıda açıklandığı ve eksper raporunda belirlendiği üzere sigorta teminatının ancak (-1.) katta ki malların değerini karşılayacak miktarda olduğu..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesini yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar sayılı ilamında; "Poliçede riziko adresi kısmında "-1.kat", "-1.katta bulunan bağımsız bölüm", ya da davalı tarafça sunulan poliçedeki gibi "D: -1" şeklinde bir ibare yer almamaktadır. Poliçede yer alan "No:5 -1" ibaresi ile kastedilenin 5 no.lu binanın -1.katı olduğu açıkça anlaşılamadığından ve davalı tarafça sigorta poliçenin düzenlenmesi aşamasında davacının "sadece -1.kata yönelik" poliçe tanzim ettirmek istediğine dair bir kayıt yada belge (mail yada telefon yazışmaları, beyan dilekçesi vs) sunulamadığından, her iki katın davacı tarafından kumaş deposu olarak kullanılmakta olduğu ekspertiz raporuyla da açık olup, davacının -1.katta bulunan kumaş emtiasını sigorta ettirmek istemesine rağmen yine aynı binanın 4.katında bulunan kumaş emtiasını ise sigorta ettirmeyi düşünmemesinin ise hayatın olağan akışına aykırı olduğu kanaatine varıldığından ayrıca poliçede "Riziko Katı" kısmında ise açıkça "05/Tüm Bina" ifadesine yer verilmesi karşısında 4.katın poliçe kapsamında olmadığı hususundaki ispat yükü davalı sigortacı üzerinde olup somut delillerle bu husus ispatlanamadığından poliçede adres bilgisinin davalı tarafından hatalı yazılmasının sigorta ettirenin, sigorta himayesinden faydalanması engellemeyeceği gerekçesiyle davanın esasına yönelik inceleme ve değerlendirme yapılması gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması hatalıdır." gerekçesi ile verilen kararın kaldırılmasına hükmetmiştir.
Somut olayda uyuşmazlık; poliçede riziko adresi kısmında "-1" ibaresi ile davacının kullanımında olan -1.katın mı ifade edildiği ve poliçenin yalnızca -1 kat için mi düzenlendiği, yoksa poliçenin riziko katı kısmında "05/Tüm Bina" ibaresi ile davacının kullanımında olan tüm bölümlerin mi ifade edildiği ve poliçenin davacının kullandığı -1 ve 4.katlar için mi düzenlendiği hususları ve tazminat miktarında toplanmaktadır.
Davacının sunduğu poliçede "Riziko Adres Bilgileri" kısmında; "..." , "Faaliyet Konusu" kısmında; "Tekstil/Kumaş-İplik-Konf. Ürünleri vb. Deposu -5","Riziko Katı" kısmında; "05/Tüm Bina" olarak yazılmıştır. Emtia hasarı 1.500.000,00 USD ile teminat altına alınmıştır. Davalı şirket tarafından gönderilen hasar dosyası kapsamında yer alan poliçede ise "Riziko Adres Bilgileri" kısmında ise; "...." olarak yazıldığı anlaşılmıştır.
Dolayısıyla davacı ve davalının sunduğu poliçelerin "Riziko Adres Bilgileri" kısmında yukarıda gösterilen farklılığın olduğu, davacının sunduğu 9 sayfadan ibaret poliçenin her bir sayfasının alt kısmında "Poliçenin Aslıdır" ibaresinin yer aldığı, davalının sunduğu 10 sayfadan ibaret poliçenin her bir sayfasının alt kısmında "Poliçenin Suretidir" ibaresinin yer aldığı, diğer kısımlarda ise bir değişiklik olmadığı tespit edilmiştir.
İtfaiye raporunda yangın olayının 27.02.2018 günü enerji kesilmesine bağlı olarak oluşan herhangi bir elektriksel arıza nedeniyle -2.katta mutfak bölümünde tutuşan elektrik kablo izolelerinin kombi cihazında yangın başlangıcı ve gelişimine neden olduğu, yine aynı elektriksel arıza nedeniyle eş zamanlı olarak ön girişe göre zemin üzeri 4.kat tavan yüzeyinden geçen elektrik kablo izolelerinin de tutuştuğu ve dökülen alevli kablo eriyiklerinin altına isabet eden ambalajlanmış kumaş toplarını yakması ile yangın olayının bu bölümde de gerçekleştiği belirtilmiştir.
Davalı söz konusu binada "kiracı" konumunda olup, "-1 ve 4. Katları" kullandığı, 4.katın 01.04.2015 tarihli, -1.kata ilişkin14.10.2015 tarihli kira sözleşmeleri ile kullandığı dosya içeriği ile sabittir.
Bölge Adliye Mahkemesi nin kararında davacı ve davalı tarafça sunulan poliçelerde adres kısmında yukarıda ifade edilen farklılık nedeniyle davacının sunduğu poliçenin geçerli olduğuna ilişkin tespiti mahkememizi bağlamaktadır.
... 12. SHM ... D. İş sayılı dosyasında yapılan stok tespiti benimsenmiştir. Buna göre bilirkişilerce 11.03.2025 uyap kayıt tarihli bilirkişi raporunda yapılan incelemede 5.125.978,67 TL ticari stok bulunduğu anlaşılmıştır. 5.685.150,00 TL lik sigorta bedeli belirlendiğinden eksik sigorta bulunmamaktadır. Yine USD cinsinden yapılan stok tespitine göre 1.352.465,29 USD stok bulunmakta olup bu miktar 1.500.000,00 USD lik sigorta bedelinin altında kaldığından eksik sigorta bulunmamaktadır. Dosya içeriği ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davalının ödemesi gereken miktar 819.008,56 USD belirlenmiştir.29.08.2024 tarihli bilirkişi raporunda ... 12. SHM ... D. İş sayılı dosyasında belirlenen 151.180,00 TL (KDV hariç KDV % 18 27.324,00 TL) inşaat hasarının kadri maruf olduğu tespit edilmiştir.
Sigorta bedeli USD larak belirlenmiş ve prim USD olarak ödenmiştir. Poliçede; hasar durumunda hasar, ödeme tarihindeki T.C. Merkez bankası döviz satış kuru üzerinden Türk lirası olarak ödeneceği şartı bulunmaktadır. Buna göre yapılan poliçe döviz poliçesidir.
Bilirkişi incelemesinde ... 12. SHM...D. İş sayılı dosyasında stok tespitine ilişkin yapılan tespit raporuna göre ve poliçenin döviz poliçesi olması nedeniyle USD cinsinden yapılan hesaplama hükme esas alınmıştır.
Davacı, dava tarihinde alacağını TL'ye dönüştürdüğüne göre talep artırımı ya da ıslah yoluyla davaya konu edeceği bakiye kısmı da dava tarihinde TL'ye dönüştüğü kabul edilmiştir. Davacının dava tarihi itibariyle 819.008,56 USD tazminat ve 151.180,00 TL (KDV hariç KDV % 18 27.324,00 TL) inşaat hasarı bulunmaktadır. Davacının seçimlik hakkını TL olarak kullanması nedeni ve poliçe hükmüne göre zarar ödeme tarihindeki T.C. Merkez bankası döviz satış kuru üzerinden Türk lirası olarak ödeneceğinden hesaplanan USD dava tarihindeki kura göre TL ye çevrilmiştir. Dava tarihi 26.04.2018 olup, dava tarihindeki USD efektif satış kuru 4.0803 TL dir. Buna göre zarar miktarı 819.008,56 USD*4.0803= 3.341.800,62 TL ve 151.180,00 TL (KDV hariç KDV % 18 27.324,00 TL) inşaat hasarı olmak üzere toplam KDV dahil davacı zararı 3.371.180,58 dir.
Yangın tarihi itibarı ile avans faiz talep edilmiş ise de, 28.02.2018 tarihli yangının aynı gün ihbar edildiği ve TTK Md. 1446 da tazminatın ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olacağı hükmü uyarınca 14.04.2018 günü muacceliyet gerçekleşmiştir. Dava belirsiz alacak davası olduğundan tüm alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
HÜKÜM Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile 3.371.180,58 TL'nin 14/04/2018 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2- HMK madde 329 uyarınca akdi vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine ilişkin talebin reddine,
3- Alınması gereken 230.285,35 TL Karar ve İlam harcından peşin +Islah harcı alınan toplam 80.087,42 TL harçtan mahsubu bakiye 150.197,93 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4- Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 413.694,45 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5- Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 196.585,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan 80.087,42 TL peşin +ıshah harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7- Davacı tarafça yatırılan 35,90 TL başvuru harcı, 5,20 TL vekalet harcı, 253,80 TL keşif harcı 18.000,00 TL bilirkişi ücreti, 745,00 TL posta giderinden ibaret toplam 19.039,90 TL yargılama giderinin kabul ve red oranları dikkate alınarak 13.686,95 TL sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerine bırakılmasına,
8- Taraflarca yatırılan kullanılmayan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, hazır bulunan tarafların yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/05/2025
Başkan
(e-imza)
Üye
(e-imza)
Üye
(e-imza)
Katip
(e-imza)