T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/590 Esas
KARAR NO : 2025/347
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/09/2023
KARAR TARİHİ : 06/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 14/09/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketten 23.07.203 tarihli fatura karşılığında 9.499,00 TL bedelle ... marka buzdolabı satın aldığını, ancak teslim edildikten birkaç saat sonra buz yapmaya ve içindeki yiyeceklerin bozulmasına neden olduğunu, teknik servise başvurduğunu ancak mağduriyetinin giderilmediğini, anlaşma sağlanamadığını, davalıdan satın aldığı buzdolabından umulan fayda elde edilemediğinden ve bu ayıplı ürün nedeniyle buzdolabı içindeki yiyecekler bozulduğundan maddi manevi zarara neden olduğundan buzdolabının davalıya iade edilerek ödediği 9.499,00 TL'nin kendisine yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesini, yiyecekleri bozulduğundan şimdilik 3.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi zararının davalıdan tahsiline karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan tahmiline karar karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 03/10/2023 tarihli dilekçesinde özele; Dava konusu üründe bir ayıp olmadığını, ürünün çalışmasında bir sorun olmadığının servis formu ile belirlendiğini, ürünün sorunsuz şekilde davacıya teslim edildiğini, davacının buzlanma sorun olduğunu söylediğini, bunun üzerine ürün üzerinde testler yapıldığını, ürünün statik soğutma cihazı olduğunun ve gerekli şekilde çalıştığının belirlendiğini, davacının ürünün çalışma koşullarını bilerek satın aldığını, üründe ayıp olmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu, bu taleplerini ispatlayamadığını, mesleki faaliyet belgelerine bakıldığından ticari zarara uğramasının söz konusu olmadığını, beyanlarının somut bir delile dayanmadığını beyan ederek, davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
İhbar Olunan vekili 26/01/2024 tarihli dilekçesinde özetle; Yetkili servis tarafından ürünün defalarca incelendiğini ve bir sorun bulunmadığını, haksız davanın reddinin gerektiğini, davacının ürünü beğenerek satın aldığını, üründe arızaya rastlanmadığını, üründe hata olmadığından no-frost bir ürünle değişim yapılamayacağı bilgisinin verildiğini, daha sonra davacının 12.08.2023 tarihinde aynı şikayetle bir çağrı daha oluşturduğunu ve servis istemediğini, Tüketici Hakem Heyetine başvurduğunu bildirdiğini, ürünün en son 19.08.2023 tarihinde yetkili servis tarafından incelendiğini ve cihazın normal çalıştığı bilgisinin verildiğini, ürünün statik olduğunu, karlanma yapmasının normal olduğunu, bir arıza olmadığını, kullanma kılavuzunun 12. Sayfasında da bunun yazılı olduğunu, üründe herhangi bir ayıp veya arıza olmadığından yiyeceklerin bozulmasına neden olmayacağını, davacının muhtemelen davalı şirketin AVM'de bulunan mağazasında kendisinin seçip beğenerek aldığı ürünün modelinden memnun kalmadığını, ürünü şu an istediği modelle değiştirebilmek için sürekli şikayet kartı oluşturduğunu, davacının ürünü sağlam olduğundan maddi manevi zararının oluşmayacağını beyan ederek, davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLER: Bilirkişi raporları, Arabuluculuk Daire Başkanlığı ... Sayılı dosyası, Gelir İdaresi Başkanlığı yazı cevabı, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği yazı cevabı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
18/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda öztele;"Dava konusu buzdolabında gizli veya açık bir ayıp bulunmadığı, Cihazın arızalı olmadığı, normal çalışmasını sürdürdüğü, Davacının davalılardan talep edebileceği bir maddi zararının olmadığı," sonuç ve kanaatine varılmıştır.
13/03/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Dava konusu buzdolabında gizli veya açık bir ayıp bulunmadığı, Cihazın arızalı olmadığı, normal çalışmasını sürdürdüğü, Davacının davalılardan talep edebileceği bir maddi zararının olmadığı," sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREKÇE: Dava, sözleşmeden dönme nedeniyle ödenen bedelin iadesi ile maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Davanın satın alınan buzdolabının ayıplı çıkması nedeniyle sözleşmeden dönülmesi nedeniyle ödenen bedelin iadesi ile dolap içerisinde bulunan yiyeceklerin bozulması ve uğranılan zarar ile manevi zararın tazmini amacıyla açıldığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16/11/2016 tarih, ... esas ve ... karar sayılı ilamında; "6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 219. maddesine göre; bir maldaki ayıp, satıcının zikir ve vaat ettiği vasıflarda veya niteliği gereği malda bulunması gereken lüzumlu vasıflarda eksiklik olmak üzere iki türde ortaya çıkabilecektir. Bunlardan ikinci tür olan yani lüzumlu vasıflarda eksiklik şeklinde ortaya çıkan ayıptan bunun varlığını bilmese dahi satıcı sorumludur. Ayıp, maddi, hukuki ya da ekonomik eksiklik şeklinde ortaya çıkabilir... Borçlar Kanununda tanımını bulan ayıba karşı tekeffül, satılan şeyin satıcının zikrettiği vasıfları taşımamasından veya bu şeyin değerini sözleşme gereğince ondan beklenen yararları azaltan veya kaldıran eksiklikler bulunmasından satıcının sorumlu olmasıdır (TANDOĞAN, H.: Özel Borç İlişkileri, C. I/1, Ankara 1988, s. 163; YAVUZ, C.: Türk Borçlar Hukuku, Özel Hükümler, İstanbul 2007, 7. Baskı, s. 97). Ayıba karşı tekeffül borcu, satıcının mülkiyeti geçirme borcunun tamamlayıcısıdır. Aynı zamanda satıcının bu borcu kanuni bir borç mahiyetindedir (YAVUZ, N.: Ayıplı İfa, Ankara 2010, 2. Baskı, s. 91- 92)." şeklinde belirtmektedir. Bu kapsamda davacının ayıbı önceden bildiği yahut bilebileceği veya onarımın tam ve eksiksiz yapıldığı hususunda davalı yanca ispat yükünü yerine getirmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Yerleşik Yargıtay uygulamalarında da belirtildiği üzere, gizli ayıbın varlığı halinde TBK'nın 223. maddesi uygulama alanı bulacaktır. Şu durumda davacının ayıbı öğrendiği tarihte durumu derhal satıcıya bildirmesi şartı aranmaktadır. Davaya konu olayda, davacı tarafından buzdolabında olduğu iddia edilen süresinde bildirdiği, ancak yapılan teknik servis değerlendirmelerinde herhangi bir hata ya da ayıbın olmadığı belirtilmiştir.
Dava konusu buzdolabının herhangi bir ayıp olup olmadığı, var ise sebebinin üretim ya da kullanıcı hatası olup olmadığının ürünün (cevap dilekçesi ekinde yer alan belgeler de incelenerek) yerinde incelenerek rapor tanzimi için dosyanın makine mühendisi bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir. Akademisyen bilirkişi tarafından hazırlanan 18/06/2024 tarihli raporda; "Davacının davalı şirketten satın aldığı buzdolabı ürününde karlanma oluştuğu, ancak bu durumun ürünün çalışmasını engellemediği ve dolayısıyla karlanmasının bir arıza hali olmadığı sabittir. Bu husus gerek davacının ve gerekse davalının kabulündedir. Dava konusu buzdolabında oluşan karlanmanın kendiliğinden eriyerek dolaptan tahliye olduğu, dolayısıyla bu karlanmanın buzdolabının kullanımına engel oluşturmadığı da anlaşılmaktadır.
Cihazın kullanma kılavuzunda kar çözme işlemi sırasında cihazın iç arka duvarında bulunan bir boşaltma borusu olduğu ve eritilen karların bu boru yardımıyla tahliye edildiği, bu borunun tıkanabileceği ve dolayısıyla kullanıcının bu borunun tıkanıp tıkanmadığını kontrol etmesi gerektiği belirtilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, cihazın kar yaptığını ifade ettiği belirtilmişse de bu kar birikimi cihazın modeliyle uyumlu olup cihazın bozuk olmadığını aksine düzgün çalıştığını gösterir. Dolayısıyla kar yapan cihazın arızalı olduğu iddiasına katılmak mümkün değildir.
Piyasada karlanma yapmayan buzdolabı modelleri de mevcut olup bu model buzdolapları NO FROST (KARLANMASIZ) olarak adlandırılmaktadır. Ancak bu tür modeller davacının satın aldığı modellere göre daha yüksek teknoloji ürünü olup doğal olarak daha pahalı satılmaktadır.
Davacının satın aldığı üründeki karlanmaların kendiliğinden eriyip tahliye edildiği dikkate alındığında, bu model buzdolabı ile NO FROST olarak bilinen buzdolapları arasında kullanım ve ürün saklama davranışı bakımından bir fark olmadığı da açıktır.
Davacının davalı şirkete ait satış mağazasında görüp beğenerek ve özelliklerini bilerek satın aldığı ve normal çalışmasını sürdüren üründeki gizli veya açık ayıplı olduğu iddiasına katılmak mümkün değildir.
Dava konusu buzdolabında bir arıza halinin veya gizli veya açık ayıbın bulunmadığı, normal çalışmasını sürdürdüğü, dolayısıyla davacının ürünlerinin bozulmasının mümkün olmadığı dikkate alındığında, davacının davalılardan talep edebileceği bir maddi zararı oluşmadığı," belirtilmiştir.
Davacı yanca rapora itiraz edilmiş ve itiraz üzerine hazırlanan 13/03/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda; "Dava konusu buzdolabı üzerinde davacıya ait işyerinde yapılan incelemede, kök raporda belirtildiği üzere buzdolabının NO FROST (KARLANMASIZ-BUZSUZ) olmadığı, bu model buzdolaplarının buzluk kısmının çeperlerinde buz birikimi oluşmasının normal bir durum olduğu, bu nedenle buzdolabında bir gizli veya açık bir ayıp olmadığı, satış anında taahhüt edilen özelliklerinde bir eksiklik, arıza vb. halinin olmadığı tekrar tespit edilmiştir.
Dava konusu buzdolabının buzluk kısmının çeperlerinde buz birikimini önleyen bir sistem (NO FROST sistemi) olmadığından, buzların oluşmaması mümkün değildir. Ancak bu buzdolaplarında otomatik buz eritme (...) özelliği mevcut olup buzlar belirli bir miktara ulaşınca bunları eritme sistemi kendiliğinden devreye girmekte ve eriyen buzdan oluşan sular özel bir hortum tarafından buzluk kısmından tahliye edilmektedir. Dava konusu buzdolabının çeperlerinde keşfen inceleme sırasında bir miktar buz birikimi olduğu görülmüştür. Dolayısıyla buzdolabı soğutucu görevini yapmakta olup herhangi bir arızası söz konusu olmadığı," tespiti yapılmıştır.
Bilirkişi kök ve ek raporunda açıkça belirtildiği üzere dava konusu buzdolabında herhangi bir hata, ayıp ya da satış anında taahhüt edilen özelliklerinde bir eksiklik ve arıza olmadığı anlaşılmakla açılan davanın reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın maddi ve manevi tazminat yönünden ayrı ayrı REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL peşin harçtan, alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 345,55 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye İrad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan maddi tazminat kısmı üzerinden hesaplanan 12.499,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan manevi tazminat kısmı üzerinden hesaplanan 5.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacının ve ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır