T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/684 Esas
KARAR NO : 2025/702
DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/04/2021
KARAR TARİHİ : 21/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; müvekkili şirket, mobil oyun sektöründe faaliyet göstermekte ve ...’de sektörün öncü şirketlerden birisi olduğunu ve dünya çapında bu sektörün önde gelen şirketleri arasında yer alan ...’nun da bir parçası olduğunu, müvekkili Şirket ile...dünyanın her yerinde bilinirliğe kavuşmuş ve milyonlarca oyuncu, kullanıcı kitlesine sahip olduğunu, ..., mobil oyun sektörünün gelişimi için başta Türkiye olmak üzere dünyanın çeşitli yerlerinde pek çok yatırım yaptığını ve halen yapmaya devam ettiğini, müvekkili şirket’in temel faaliyeti mevcut mobil oyunların geliştirilmesi ve yeni mobil oyunların üretimi olduğunu, davalı’nın işten ayrıldığı dönemdeki son aylık ücreti brüt 54.719,06-TL olup ayrıca primlere de hak kazanmakta olduğunu, davalı, 06.11.2020 tarihinde istifa kararını bildirmiş ve 09.11.2020 tarihinde işten ayrıldığını, İş Sözleşmesi ile kararlaştırılan rekabet yasağına ve işçi ayartma yasağına aykırı eylemleri nedeniyle davalı tarafından müvekkil şirkete şimdilik 490.482,08-TL tutarında tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığını, görevli mahkemelerin İstanbul İş Mahkemeleri olduğunu beyan ederek, dosyanın görevli iş mahkemesine gönderilmesini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın tüm ferileri ile birlikte reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin ... Esas, ...Karar sayılı 21/09/2021 tarihli kararı ile görevsizlik kararı verilmiş, yargı yerinin belirlenmesi için dosya İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesine gönderilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin ... esas ... karar sayılı 26/09/2023 tarihli kararı ile "... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine" karar verilerek dosya Mahkememize gönderilmiştir.
Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, tanık beyanları, bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlal edildiği iddiasıyla cezai şart istemlerine ilişkindir.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesi kapsamında kararlaştırılan cezai şart isteminin yerinde olup olmadığı hususunda toplanmaktadır.
Mahkememizin 18/12/2024 tarihli ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere mali müşavir, ticaret mevzuatından kaynaklı hesaplamalarda nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi ve Mobil oyunları sektörü hakkında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 28/08/2025 tarihli raporda özetle;
"... İşbu tespit ve veriler ışığında, somut olay teknik ve sektörel yönleriyle değerlendirildiğinde; mevcut deliller ve yapılan teknik incelemeler kapsamında, davalının davacı şirkete ait stratejik veri setlerini, müşteri ilişkilerine yönelik iş geliştirme bilgilerini veya ticari sır niteliğindeki içerikleri kullandığına dair herhangi bir dijital iz, işlem kaydı, içerik benzerliği ya da sistematik veri ihlaline rastlanmadığı, davacı ile davalının çalışmaya başladığı dava dışı ... A.Ş.'nin faaliyet alanları sektörel olarak mobil oyun geliştirme başlığında kesişmekle birlikte, ürün bazlı uzmanlaşmalarının farklı alt segmentlerde konumlandığı görüldüğü, ayrıca, yazılımsal düzeyde karşılaştırma yapılabilmesi için gerekli olan teknik dokümanlar (örneğin kaynak kodlar, algoritma yapıları) dosyaya sunulmadığından, algoritmik veya kod temelli ihlallere ilişkin teknik analiz gerçekleştirilemediği, bu alanda somut bir teknik kanaat oluşturulamadığı, bu bağlamda, mevcut teknik veri seti itibarıyla, davacının ileri sürdüğü teknik ihlal iddialarının doğrulanması mümkün olmadığı, tespit ve kanaatine varılmıştır.
...
A- Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden; Davacı şirketin davacı şirketin 16.11.2017 tarihinde ilk işe başlamasını yaptığı, 2017-2018 ve 2019 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, 2020-2021-2022-2023 ve 2024 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu,
B- Teknik / Sektörel İncelemeler Yönünden: mevcut deliller ve yapılan teknik incelemeler kapsamında, davalının davacı şirkete ait stratejik veri setlerini, müşteri ilişkilerine yönelik iş geliştirme bilgilerini veya ticari sır niteliğindeki içerikleri kullandığına dair herhangi bir dijital iz, işlem kaydı, içerik benzerliği ya da sistematik veri ihlaline rastlanmadığı, davacı ile davalının çalışmaya başladığı dava dışı ... A.Ş.'nin faaliyet alanları sektörel olarak mobil oyun geliştirme başlığında kesişmekle birlikte, ürün bazlı uzmanlaşmalarının farklı alt segmentlerde konumlandığı görüldüğü, ayrıca, yazılımsal düzeyde karşılaştırma yapılabilmesi için gerekli olan teknik dokümanlar (örneğin kaynak kodlar, algoritma yapıları) dosyaya sunulmadığından, algoritmik veya kod temelli ihlallere ilişkin teknik analiz gerçekleştirilemediği, bu alanda somut bir teknik kanaat oluşturulamadığı, bu bağlamda, mevcut teknik veri seti itibarıyla, davacının ileri sürdüğü teknik ihlal iddialarının doğrulanması mümkün olmadığı,
C- Hukuki Tespitler Sonucunda:
Yukarıda ayrıntılarıyla arzettiğim nedenlerden dolayı,
a) Taraflar arasındaki rekabet yasağına ilişkin sözleşme hükmünün, TBK. m. 445/1 hükmünde yer alan “yer, zaman ve işlerin türü bakımından” uygun sınırlamalar içeren geçerli bir sözleşme olduğu,
b) Taahhütnamenin, TBK. m. 444/2 hükmünde öngörülen “müşteri çevresi veya üretim sırları ile ilgili elde idilen bilgilerin kullanılmasının işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olması” şartını da taşıdığı, dolayısıyla dava konusu cezai şart tazminatının ödenmesi gerektiği,
c) Cezai şart tazminatının fahiş olup olmadığının takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu,..." yönünde tespit ve değerlendirmelerde bulunulmuştur.
Taraflarca isimleri bildirilen tanıklar Mahkememiz huzurunda dinlenmiştir.
Taraflar arasında imzalanan Belirsiz Süreli İş Sözleşmesinin 8.2.1.maddesinde 24 ay süre ile ..., ... ve ... illerinde çalışma yasağının düzenlendiği görülmüştür.
Rekabet yasağı sözleşmesinin getirilebilmesi için davacının haklı bir menfaatinin bulunması gerekmekte olup davalının davacıya ait ticari sır niteliğindeki bilgilere vakıf olma ihtimalinin varlığı halinde rekabet yasağı sözleşmesini hukuka uygun olarak yapılabileceği kabul edilmektedir.
Rekabet yasağı sözleşmesinin yer, zaman ve konu bakımından TBK m. 444 vd.'da belirlenen kriterlere uygun olması gerekmektedir. Somut olaydaki rekabet yasağı düzenlemesindeki zamansal sınırlamanın kanuni üst sınır olan 2 yıl şeklinde belirlendiği, bu yönüyle zamansal sınırlamanın kanuna aykırı olmadığı, rekabet yasağının ancak davalı işçinin davacı şirketteki pozisyonu doğrultusunda getirilebileceği, somut olaydaki rekabet yasağının konu bakımından, benzeri faaliyetleri yasak kapsamına aldığı, bu yönüyle konu bakımından kanuna aykırı bir sınırlamanın olmadığı anlaşılmıştır.
Yer bakımından getirilen sınırlandırmanın ise ..., ... ve ... illerini kapsadığı, yer bakımından yapılan sınırlandırmanın, işçinin çalışma özgürlüğünü ortadan kaldıracak şekilde olmaması ve yapılan işin niteliğine uygun olması gerektiği, somut olayda davalı tarafın, davacı şirket bünyesinde ... bölgesinde faaliyette bulunduğu anlaşılmaktadır. Sözleşme ilişkisi sona erdikten sonra ise davalının yine İstanbul bölgesinde faaliyete başladığı görülmektedir.
Yapılan yargılama, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının cezai şart talebini taraflar arasında imza edilen Belirsiz Süreli İş Sözleşmesinin 8.maddesinde kararlaştırılan hükümlere aykırılık iddiasına dayandırdığı, 8. maddede sözleşmenin sona erdirilmesinden itibaren 24 ay içerisinde sözleşme çerçevesinde ..., ... ve ... illerinde yürüttüğü işe benzer ya da rekabet halinde bir başka şekilde bağlı işi bu sözleşmenin geçerli olduğu sınırlar dahilinde yapamayacağının kararlaştırıldığı görülmüştür. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... esas ... karar sayılı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... esas ... karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere Anayasa' nın 48. maddesi uyarınca herkes çalışma hürriyetine sahip olup, davalının sözleşmede belirtilen ..., ... ve ... illerinde sözleşmenin sona ermesinden sonra 24 ay süre ile mesleğini icra edememesi bir rekabet etmeme koşulu değil, kelepçeleme sözleşmesi niteliğinde olduğundan davalının ekonomik özgürlüğünü kısıtlayan bu hüküm ve dolayısıyla buna dayalı cezai şart koşulunun geçersiz olduğu, bu kapsamda davacının sözleşmenin 8. maddesine istinaden talep ettiği cezai şartının da geçersiz olduğu (raporda yer alan hukuki tespitlerinin aksine), kaldı ki sektör bilirkişinden alınan rapora göre, sektörel kapsam benzerlik gösterse de oyun türü ve pazar hedefi açısından doğrudan rekabet ilişkisi kurulabilecek nitelikte olmadığına yönelik tespitlerin bulunduğu nazara alındığında davacının eldeki davadaki taleplerinin yerinde olmadığı kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre;
1-Davanın reddine,
2-Karar tarihine göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin olarak alınan 8.376,21 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.760,81 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı yana iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 77.572,31-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafın yapılan 566,50-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
7-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı..21/10/2025
Katip ... Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır