T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/690 Esas
KARAR NO : 2024/564
DAVA : Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/08/2021
KARAR TARİHİ : 22/10/2024
İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesinden 23.03.2022 tarih, ... E, ...K sayısı ile verilen görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edilen dava dosyası, mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılan ve Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılardan ...Ltd.Şti. (Alacaklı) tarafından, diğer davalı (Borçlu) ... A.Ş. Aleyhine ... 3.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile takip başlatıldığını ve açılan takipte, müvekkilin eşi olan diğer davalı ... icra dosyasına kefil olduğunu, Davalı ...'nin bu kefaleti nedeni ile adına kayıtlı olan ... ada, 6 parseldeki taşımazdaki payı üzerine haciz konularak, belirtilen gayrimenkul ... İcra Dairesinin ... Talimat Sayılı dosyasından satışa çıkarıldığını ve 660.000,00 TL bedel ile, davalı alacaklı ...şti'ne ihale edildiğini, yapılan İhaleye karşı açılan ihalenin feshi davası nedeni ile satışın halen kesinleşmediğini, ihale bedelinin talimat dosyasında muhafaza edildiğini ve nemalandırıldığını, bu aşamalardan sonra, belirtilen icra dosyasından davalı (İcra kefili) ... adına kayıtlı olan, ... 1462 Ada 264 Parsel B Blok13 nolu Bağ.Bölüm ile ..., ... plakalı araçlar ve maaşı üzerine haciz tatbik edildiğini, müvekkili ...., davalı (icra kefili) ...'nin eşi olup 2008 yılından bu yana davalı ile evli olup, eşinin icra kefili olduğunu, bu nedenle tüm mal varlığı üzerine haciz konulduğunu, aile konutu olarak kullanılan ve belirtilen dosyadan haciz konulan .... 1462 Ada 264 Parsel B Blok13 nolu Bağ.Bölüm ün kaydına aile konutu şerhi işletmek için tapu dairesine gittiğinde öğrendiğini, eşi ile yaptığı görüşmeler sonucunda yaşanan olaylara muttali olduğunu, bu nedenler ile, ... 3 icra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına davalı eşi tarafından verilen kefaletin geçersizliğinin tespiti ve iptali için iş bu davanın açtığını, İcra dosyası incelendiğinde, davalı ...'nin yasada belirtilen şekil şartlarına uygun bir beyanının bulunmadığını, davacı müvekkilin bu yönde açık bir rızasının bulunmadığı gözetildiğinde davalılardan ... nin eşi olan müvekkilin bilgisi ve rızası dışında, davalılardan... A.Ş lehine vermiş olduğu kefalet geçersiz olduğunu, Öncelikle, asgari ispat koşullarının gerçekleşmiş olduğu dikkate alınarak, geçersiz kefalete dayanılarak, davalılardan ... aleyhine başlatılan takip işlemlerinin durdurulmasını, Geçersiz Kefalete dayanılarak , davalı ...adına kayıtlı olan ve ... İcra Müdürlüğünün ... talimat sayılı dosyası ile satılan ... Mah. 854 ada , 6 parsel deki taşımazın satış bedeli olan 660.000,00 TL. nın dava sonuna kadar alacaklıya ödenmemesi için tedbir kararı verilmesi, yapılacak yargılama sonucunda, davalı .... tarafından ... 3.İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasında, takip borçlusu davalı ...A.Ş lehine verdiği kefaletin TBK 583 ve 584 maddelerine göre geçersizliğinin tespiti ile geçersiz kefalete dayalı olarak icra dosyasından yapılan hacizlerin iptal edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Ltd. Şti verdiği cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki dava, kefalet sözleşmesinin geçersizliğinden kaynaklı menfi tespit davası olup İİK 72 hükümleri çerçevesinde görülmektedir. Amir hüküm uyarınca menfi tespit davasını ancak borçlu açabileceğini, fakat davacı ...İ ... 3. İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyasının borçlusu olmadığını, dolayısıyla huzurdaki davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, huzurdaki davaya konu icra takibinde davalı ...'nin iki adet gayrimenkulüne haczedildiğini, dosyaya celp edilen nüfus kayıt örneği ile sabit olduğu üzere, davacının yerleşim yeri "..." adresidir. Nitekim dava dilekçesinde de, tarafların aile konutu olarak "...No'lu Bağımsız Bölüm"ü kullandıkları ikrar edildiğini, bu itibarla, davacının "..., 854 Ada, 6 Parsel" numaralı taşınmaz bakımından aile hukuku kaynaklı herhangi bir talebi söz konusu olmadığını, kaldı ki böylesine bir talebin görülmesi, iş bu mahkemenin görev alanı dışında olduğunu,Kefalet sözleşmesinde rızası alınmayan eşin herhangi bir dava hakkı bulunmadığını, zira eşin rızasının bulunmaması dolayısıyla kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğu, kefile tanınmış bir def'i hakkı niteliğinde, yani dava konusu talep, hem müstakil bir dava hakkını içermeyen bir def'idir, hem de kefile tanınmış bir def'i olduğunu, İİK 72 uyarınca açılacak menfi tespit davaları, borçlunun borcu ödediği tarihten itibaren 1 sene içinde genel mahkemelerde dava açarak paranın kendisine iadesini isteyebileceği kararlaştırıldığı, huzurdaki davada, Silivri ilçesindeki taşınmaz açısından eş ... tarafından ödenmiş bir borç söz konusu olmadığı gibi, dava süresinde de açılmadığını, huzurdaki davanın danışılıklı ve kötüniyetli açıldığını, Davacı tarafın, davalı ... tarafından verilmiş kefaletin geçersizliğine ilişkin iddiaları gerçeklikten yoksun olduğunu, zira dava konusu kefalet, ... tarafından, kefaletin tüm geçerlilik şartlarını haiz bir şekilde ve TBK 584 uyarınca davacı eşin de rızası alınmak suretiyle verildiğini, bu itibarla ortada kefaletin geçersizliğini doğuran herhangi bir hukuki sebep bulunmadığını, haksız ve hukuka aykırı olarak açılmış davanın öncelikle usulden, sayın Mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: ... 3. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası, ... Talimat sayılı dosyası, tarafların bağlı oldukları vergi dairelerinin yazı cevapları, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı, ... Ticaret Odası yazı cevabı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE: Dava, eşin kefilliğinin geçersizliği nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti davasıdır.
Davanın, davacı hakkında kefil sıfatı ile ... 3.İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra dosyasıyla takip başlatıldığını, takibin itiraz edilmeksizin kesinleştiğini, davalının takipten sonra kefil sıfatıyla takibe eklendiği, davalı ...'nin davacı eşinin rızası olmadığından kefaletin geçersiz olduğundan bahisle açıldığı anlaşılmaktadır. Davalı yan ise kefil olmak için davalının eşinin rızasının gerekmediği yönünde savunma yapıldığı anlaşılmaktadır.
Davalılardan ...Tic. Ltd.Şti. (Alacaklı) tarafından, diğer davalı (Borçlu) ...A.Ş. Aleyhine ... 3.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile takip başlatıldığını ve açılan takipte, müvekkilin eşi olan diğer davalı ... icra dosyasına kefil olduğunu, Davalı ...'nin bu kefaleti nedeni ile adına kayıtlı olan ... 6 parseldeki taşımazdaki payı üzerine haciz konularak satışının istendiği anlaşılmaktadır.
Davacı kefalette eş olarak kendisinin rızasının olmadığını iddia etmektedir. Davalı eşin icra dosyasına verdiği kefalet sözleşmesinin 6098 sayılı TBK'nın 584.maddesi gereğince eşin yazılı rızasını içermemesi nedeniyle geçersiz olup olmadığı ile TBK kapsamında düzenlenen kefaletin aranan şartları taşıyıp taşımadığı hususlarının değerlendirilmesi gerekmetedir.
Davacının eş rızası olmadığında sözleşmesinin geçersizliği iddiası bakımından yapılan incelemede;
Kefalet sözleşmesi 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 581 ila 603. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kefalet sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu'nun 581. maddesinde “kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşme” şeklinde tanımlanmıştır. Kanunda yer alan bu tanıma göre kefalet sözleşmesi, alacaklı ile kefil arasında kurulan ve alacaklıya kişisel güvence sağlayan bağımsız nitelikte bir borç ilişkisidir.
Türk Borçlar Kanunu'nda kefalet sözleşmesinin geçerliliği 818 Sayılı Borçlar Kanunu'ndan daha ağır şartlara bağlamıştır. Kefalet sözleşmesinin geçerli olması, genel hükümlerin yanında, Türk Borçlar Kanunu'nun 583 ve 584. maddelerde kefalet sözleşmesi için öngörülen koşulların varlığına bağlıdır. Bu koşullar mevcut ve geçerli borcun bulunması, kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması ve kefil evli ise eşin rızasının alınmasıdır.
Kanun metninde kefalet sözleşmesinin geçerli olarak kurulması için hangi hallerde eşin rızasının gerektiği ayrıntılı bir şekilde hükme bağlanmıştır. Emredici olan bu düzenlemeden, eşlerin feragat etmesi mümkün değildir. Eşin yazılı rızasının verilmesi adi yazılı şekle tâbidir. Yani rıza beyanının eş tarafından imzalanması gerekli ve yeterlidir. Ancak rıza somut ve belirli bir kefalet sözleşmesinin kurulmasından önce veya en geç sözleşmenin kurulması anında verilmelidir (TBK m.584). Dolayısıyla gelecekte yapılacak kefalet sözleşmelerini de kapsayacak şekilde genel bir rıza verilemeyeceği gibi sözleşmenin yapılmasından sonra (geçersiz sözleşmeye geçerlik kazandırmak için de) rıza verilemez.
Türk Borçlar Kanunu'nun 584/1. maddesine göre rıza sonradan verilecek icazet ile tamamlanmadığından, eşin izni tamamlayıcı unsur değil geçerlilik unsurudur. Yani kefalet sözleşmesinin geçerli olarak kurulabilmesi için eşin rızası mutlaka gereklidir. Aksi halde kefalet sözleşmesi geçersiz olacaktır. Zira rıza, eşin kefil olma ehliyetini sınırlar ve rızanın yokluğunun yaptırımı kesin hükümsüzlüktür. Bu geçersizlik hakim tarafından resen dikkate alınır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24.05.2017 tarih ve...E K sayılı kararı)
Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumlu olacağı miktarın artmasına veya adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine ya da kefil yararına olan güvencelerin önemli ölçüde azalmasına sebep olmayan değişiklikler için eşin rızası gerekmez.(Ek fıkra: 28.03.2013 - 6455/77 md.) Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler, 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz." şeklinde düzenlendiği, huzurdaki davada davalı ...'nin tacir olmadığı anlaşılmakla davacı eşin rızasının olması gerektiği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafın kefalet sözleşmesinin geçersizliği iddiası bakımından yapılan incelemede;
TBK madde 583 hükmü kefalet sözleşmesinin geçerliliğine ilişkin şekil şartlarını düzenlemiştir. Bu hükme göre; “Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.” Bu durumda, asıl borcun yanı sıra gecikme faizi, mahkeme masrafları gibi borçların toplamının da kefalet sözleşmesinde belirtilen kefilin sorumlu olduğu azami miktarı geçmemesi gerekmektedir.
İİK.'nun 38. maddesine göre, icra kefaletleri ilam niteliğinde olup, icra kefiline icra emri gönderilir. Aynı hükme göre icra kefaleti müteselsil kefalet hükmündedir. Ancak, usulüne uygun olarak verilen icra kefaleti ilam hükmünde sayılabilir. Anılan hükümde kefaletin şekline ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. Şu halde icra kefaletinin verildiği 04/09/2013 tarihi itibariyle geçerli olup olmadığı 6098 Sayılı TBK'nun 583 ve 584 maddelerine belirlenecektir(bkz Yargıtay 19 Hukuk Dairesinin...esas, ... karar sayılı, 06/06/2018 tarihli kararı, Yargıtay 12 Hukuk Dairesi'nin ...esas, ... karar sayılı, 13/02/2020 tarihli kararı).
Somut olayda; incelenen haciz tutanağından davacının, kefil sıfatıyla sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini, müteselsil kefil olarak bu sıfatla ve bu anlama gelen herhangi bir ifade ile yükümlülük altına girdiğini kendi el yazısı ile yazarak imzalamadığı, tutanağın haciz memuru tarafından tanzim edildiği, bu durumda TBK.nun 583.maddesinde belirtilen şekil şartlarına uyulmadan yapılan kefalet sözleşmesi geçersiz olduğu kabul edilecektir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi ... E. ...K. 23.02.2016 T., Yargıtay 6. Hukuk Dairesi ...E. ... K. 18.02.2015 T., Yargıtay 19. Hukuk Dairesi... E. ... K. 22.01.2014 T., Yargıtay 19. Hukuk Dairesi ... E.... K. 13/11/2019 T.).
Yukarıda anlatılan gerekçe ile davalı ...'nin tacir olmaması ve bu kapsamda geçersiz işlem ile icra dosyasında kefil olduğu, bu tür kefaletlerde TBK’nun 584/3 maddesi gereğince eşin rızasının aranacağı, TBK 583. maddesi gereğince kefalet sözleşmesinde kefalet tarihinin ve buna ilişkin içeriğin kefil tarafından bizzat el yazısı ile açıkça yazılması gerektiği, bunun kanunda yer alan emredici bir düzenleme olduğu, bu nedenle de davalının kefalet sözleşmesinin geçerli olmadığı, geçersiz kefalet sözleşmesine dayanılarak davalı ...’nin, ... 3. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibi kapsamında verdiği icra kefaletinin geçersiz olduğunun, icra kefaletine dayalı olarak kendisine gönderilen icra emrinden ötürü davalıya borçlu olmadığının tespitine, açılan davada davalı ... A.Ş.'ye husumet yöneltilemeyeceğinden HMK madde 114/1-d ve 115/2 gereği pasif husumet yokluğundan usulden reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın davalı ... A.Ş. yönünden HMK madde 114/1-d ve 115/2 gereği pasif husumet yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Davanın diğer davalılar yönünden KABULÜNE,
Davalı ...’nin, ... 3. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibi kapsamında verdiği icra kefaletinin geçersiz olduğunun, icra kefaletine dayalı olarak kendisine gönderilen icra emrinden ötürü davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,
3-Alınması gereken 13.754,67 TL peşin harçtan, peşin alınan 3.438,67 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 10.316,00 TL harcın davalı ... LTD. ŞTİ.'den alınarak Hazineye İrad Kaydına,
4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 32.217,06 TL nispi vekalet ücretinin davalı .... ŞTİ. 'den alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 3.438,67 TL peşin harç, 59,30 TL başvuru harcı, 8,50 TL vekalet harcı, 916,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 4.422,47 TL yargılama giderinin davalı ... LTD. ŞTİ. 'den alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı ... Ltd. Şti. Tarafından yapılan yargılama giderinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
7-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı .... Vekilinin yüzüne karşı diğer davalıların yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/10/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır