T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/718 Esas
KARAR NO: 2023/1084
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/03/2023
KARAR TARİHİ: 15/12/2023
İstanbul 41. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/91 Esas 2023/75 Karar sayılı görevsizlik kararı ile Mahkememize tevzi edilen Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan dosya üzeri incelemesi sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 27.03.2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı adına 15/09/2011 keşide tarihli çek düzenlendiğini ancak çekin müvekkilce vekaleten babası olan ... adına tanzim edildiğini, bu çekin kapsamında dava dışı ... tarafından 12/09/2011 tarihinde müvekkil ...'nin vekillikten azledildiğini, düzenlenen çek nedeniyle ... adına düzenlenen takibin iptaline karar verildiğini, bu kararın kesinleştiğini ancak açılan çekte vekaleten müvekkilin sadece imzası bulunduğunu, kendi adına düzenlenmiş bir çek bulunmadığını, bu nedenle anılan dosyada müvekkilin yer almaması gerektiğini, buna rağmen davalı tarafından kötü niyetli olarak müvekkilin borcu varmış gibi gösterildiğini, takibin kesinleştiğini, dosyaya konu çekin müvekkil adına tanzim edilmediğini, vekaleten bir başkası adına tanzim edildiğini, bu sebeple müvekkilin sadece vekil olarak görev yaptığını, vekil olarak görev yapması nedeniyle anılan takibe maruz kaldığını, davalının ayrıca tefecilik suçlamasıyla ... 36. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...Esas ... Karar sayılı dosyasından yargılandığını, davalının eşi ...'nun felç olması nedeniyle davalının eşi adına hareket ettiğini, bu kapsamda davalının kötü niyetli olarak müvekkili takibin içine kattığını, çekin ne amaçla alındığını bilinmediğini, müvekkilin aslında tarafı olmadığı bir borç ilişkisi içine sürüklendiğini, anılan borcun ödendiğini, ödeme yapılmasına rağmen hiçbir şekilde davalı tarafından kabul edilmediğini, davalıya karşı müvekkilin hiçbir borcu bulunmadığını, buna ilişkin olarak 60.000 TL ödendiğini ve bu ödenen bedel uyarınca dosyada borcunun kalmadığını, buna rağmen davalı tarafından ödenen bedelin bu dosyaya bildirilmediğini ve bu nedenle müvekkilin mağduriyeti doğduğunu, söz konusu alacak olduğu kabul edilirse dahi çekin zaman aşımına uğradığını, davacının kötü niyetli olarak ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasından muvazaa nedeniyle tapu iptal tescil davası açtığını ve anılan dosyanın halen derdest olduğunu, davalı tarafından bir takım kötü niyetli olarak takiplere girişildiğini, müvekkil ile davalı arasında hiçbir ticari iş olmadığını, borç alıp verme sebebi bulunmadığını, bu nedenle hem çekin tarafının olmaması hem davalı ile ticari ilişkisinin olmaması nedeniyle müvekkilin borcu bulunmadığını, alacaklının çekin lehtarı olduğunu, borçlunun çekin keşidecisi olduğunu, alacaklının ceza dosyasındaki beyanında açıkça borçlu ile aralarında hiçbir ticari ilişki olmadığını, borçluyu tanımadığını ikrar ettiği göz önünde bulundurulduğunda bu durumda çekin kayıtsız ve şartsız bir ödeme vaadini içermediğini, kambiyo vasfı taşımadığını, bu belge nedeniyle borçlu hakkında kambiyo senetlerine özgü yolla takip yapılmasının mümkün olmadığını, müvekkilin ... 35. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine, %20'den aşağı olmamak üzere davalıdan kötü niyet tazminatı alınmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: ... 35. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası, temlikname, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE: Dava, kıymetli evraktan kaynaklı menfi tespit davasıdır.
Dava konusu 15/09/2011 tarih, 1004136 seri numaralı ve 65.000,00 TL bedelli çek nedeniyle ... 35. İcra Müdürlüğünün ... (eski ...) Esas sayılı dosyasının uyaptan yapılan incelemesinde, takip alacaklısı Dilek Kurşunlu (Ülüfer) tarafından davacı ... ve dava dışı ... ile ... aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe geçtiği, takipte ödeme emirlerinin borçlulara tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Takip alacaklısı ... (...) tarafından ... 28.Noterliğinin... tarih ve ... yevmiye numaralı temliknamesi ile takip dosyasındaki alacak; "Ben devir eden ... 35. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasındaki 197.161,70 TL (yüzdoksanyedi bin yüzaltmış bir türk lirası yetmiş kuruş) , ... 35. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyasındaki 144-550,04 TL (yüzkırkdörtbin beşyüzelli türk lirası dört kuruş) , ... 35. İcra müdürlüğünün ...sayılı dosyasındaki 76.811,38 TL (yetmişaltıbin sekizyüzonbir türk lirası otuzsekiz kuruş) toplam 418.523,12 TL (dörtyüzonsekizbin beşyüzyirmiüç türk lirası oniki kuruş) alacağımın ... tamamını — bütün - fer'ileri ile birlite ... isimli klşlöe 418.523,12 TL (dörtyüzonsekizbin beşyüzyirmiüç türk lirası oniki kuruş) bedel karşılığında devir ettim. Devir bedelini devir alan ... isimli kişiden nakten ve tamamen aldım. Devir alanın devre konu alacağın tamamını ilgili İcra Müdürlüğünden talep ve tahsil etmeye yetkili olduğunu kabul ve beyan ederim.
Ben devir alan, ... isimli kişinin ... 35. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasındaki 197.161,70 TL (yüzdoksanyedi bin yüzaltmış bir türk lirası yetmiş küruş) ... 35. İcra müdürlüğünün ... sayılı dosyasındaki 144.550,04 TL (yüzkırkdörtbin beşyüzelli türk lirası dört kuruş) , ... 35. İcra müdürlüğünün ... sayılı dosyasındâki 76.811,38 TL (yetmişaltıbin sekizyüzonbir türk lirası otuzsekiz kuruş) toplam 418.523,12 TL (dörtyüzonsekizbin beşyüzyirmiüç türk lirası oniki kuruş) alacağının tamamını ... tüm ferileri ile birlikte 418.523,12 TL (dörtyüzonsekizbin beşyüzyirmiüç türk lirası oniki kuruş) bedel karşılığında devir aldım. Devir bedelinin tamamını devir eden ... isimli kişiye nakten ve tamamen ödedim. Bizler bu devir sözleşmesinin bir örneğinin ... 35. İcra Müdürlüğü'ne tebliğ edilmesini kabul ve beyan ederiz." şeklindeki anlaşmaları kapsamında takip dosyasına vaki alacak dava tarihi olan 27/03/2023 tarihinden önce dava dışı ...'ye devir edildiği, temliknamenin görülmüştür.
Sözleşmeler hukukunun en temel ilkelerinden birisi olan sözleşmelerin nispiliği kuralı gereği sözleşme, kural olarak o sözleşmede taraf olanları bağlar. Bu nedenle, sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda davanın tarafları aynı zamanda sözleşmenin taraflarıdır. Yargıtay içtihatları ve öğretide bu durum taraf sıfatı olarak adlandırılmaktadır. Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti, dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini; davalı sıfatı ise, dava konusu hakkın yükümlüsünü ifade eder. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti; davalı sıfatı ise, pasif husumeti karşılayacak şekilde kullanılmaktadır. Dava konusu değer üzerinden kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise davanın o kişi veya kişilere karşı açılması gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatının önemli özelliği, def'i niteliğinde olmayıp itiraz olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebilmesi ve taraflar ileri sürmemiş olsalar bile bu hususun mahkemece re'sen nazara alınmasıdır (Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 12/06/2014 tarih, 2013/6679 Esas ve 2014/4107 Karar sayılı kararı).
Alacağın devri (temliki) ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 183 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, 183. maddenin birinci fıkrasında kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklının borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebileceği kabul edilmiştir. Borcun kaynağı ne olursa olsun, alacaklının, alacağını bir başkasına (üçüncü kişiye) temlik etmesi bir ihtiyaç olarak ortaya çıkabilir. Alacaklı, alacağının tamamını bir üçüncü kişiye devrettiğinde, borç ilişkisinde alacaklı tarafın bir hukuksal işleme dayanan değişimi söz konusu olacaktır. Bu suretle borç münasebetinde alacaklının şahsında bir değişiklik vuku bulmakta, eski alacaklının (temlik edenin) yerini yeni alacaklı (temellük eden) almaktadır (Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 24.04.2023 tarih, 2022/1438 Esas ve 2023/1463 Karar sayılı kararı).
Dava konusu icra takibine konu alacak, takip tarihinden sonra davalı tarafından dava dışı ...'ye temlik edilmiştir. Bir başka anlatımla dava tarihi itibarıyla davalı ... (...)'in dava konusu icra takibinde alacaklı sıfatı kalmamış; bu sıfat temlik alana geçmiştir. Dava, icra takibine vaki menfi tespit davası olup, takipten doğan alacağını temlik eden davalının işbu davada taraf sıfatı (pasif husumet ehliyeti) bulunmamaktadır. İzah edilen nedenle davalı hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/07/2023 tarih, 2021/9111 Esas ve 2023/4114 Karar sayılı kararı, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 18/05/2023 tarih, 2022/3857 Esas ve 2023/3084 Karar sayılı kararı, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 09/05/2023 tarih, 2022/3766 Esas ve 2023/2837 Karar sayılı kararı) ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın HMK 114/1-d ve 115 maddeleri gereği pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,
2-Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 89,95 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 5.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
5-Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.15/12/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır