T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/726 Esas
KARAR NO : 2025/338
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/11/2023
KARAR TARİHİ : 06/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkili firma ile dava dışı ... arasında cari hesap ilişkisi olduğunu, müvekkili firmanın iş kolu nazarında kullanmış olduğu cam maddesinin üretimini dava dışı ... firmasına yaptırdığını, Cari hesap ekstresinde görüleceği üzere dava dışı ... isimli firmaya müvekkili şirket tarafından verilen son sipariş üzerine ... vadeli ... seri no.lu 500.000,00-TL bedelli çek teslim edildiğini, ancak ... tarafından ilgili çek karşılığı üretilmesi gereken ürünlerin üretilmediğini ve müvekkili şirkete teslim edilmediğini, bunun üzerine müvekkili şirket yetkilisi olan ... tarafından, 30/09/2023 vadeli ... seri nolu 500.000,00-TL bedelli çekin üretim ve teslimatın yapılmamış olması nedeniyle iade alındığını, çek, müvekkil şirket yetkilisinin uhdesinde iken 08/08/2023 tarihinde hırsızlandığını, bu hususla ilgili .. Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasından suç duyurusunda bulunulduğunu, ilgili dosyada incelemeler devam etmekte olup ödeme yasağı kararı alındığını, ancak davalı ... Ltd. Şti. tarafından, müvekkil şirkete karşı, ... 23. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından çek bedelinin tahsili için icra takibi başlatıldığını, dava konusu çekin müvekkil şirketin iradesi dışında elinden çıktığını ve tedavüle girdiğini, ödeme yasağı kararı alınmış olmasına rağmen ilgili çek hakkında icra takibi başlatıldığını, bu nedenle dava konusu çekin hüküm kaldığını, Somut olayda da davalı şirketin ödeme yasağını görmüş olmasına rağmen çekin tahsili amacıyla kötü niyetle icra takibi başlattığını, bu nedenle davalı tarafından müvekkil şirkete zarar vermek kastı ile başlatılan kötü niyetli icra takibinin, senedin hükümsüz olması nedeniyle iptali gerektiğini, davalı şirket ile herhangi bir ticari ilişkilerinin bulunmadığını, Ciro silsilesinde yer alan diğer şirketler ile de bir ticari ilişki söz konusu olmadığını, dava dışı ... ile de çekin karşılığını oluşturan mal alımının gerçekleşmediğini, davaya konu olayda müvekkili şirket tarafından dava dışı ... şirketine avans çeki olarak teslim edildiğini, müvekkili şirketin kendilerine vermiş olduğu çeklere ilişkin bir fatura kesilmediğini, bu çeklerin davalıya verilmesinin nedeninin mal üretimine ilişkin olduğunu ve malların teslim edilmediğini, ticari faaliyette bulunan iki firmanın ticari defterleri incelendiğinde müvekkili firmanın davalı şirkete borçlu değil aksine alacaklı olduğunun görüleceğini, cari hesaplarda görüleceği üzere davalı firmaya her hangi bir borçlarının bulunmadığını, davalı şirketin malları teslim ettiğini ve faturalandırdığını ispat etmesi gerektiğini, bu nedenlerle müvekkili şirket yetkilisi elinde iken hırsızlanan ve kötü niyetle tedavüle konulan çekin hükümsüzlüğü ve bununla birlikte davalı yan veya diğer cirantalar ile müvekkili şirket arasında herhangi bir ticari ilişkinin olmaması nedeniyle çekin bedelsizliği dolayısıyla ... 23. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında borçlu olmadıklarının tespitine, ...Bankası'na ait ... vadeli ... seri numaralı çekin bedelsiz kaldığının tespitine, çekin bedelsiz kalmış olması nedeni ile müvekkili şirkete iadesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkili ile davacı arasında hiçbir hukuki yahut ticari ilişki olmadığını, müvekkilinin çeki iyi niyetle iktisap eden ciranta olduğunu, çekin ... Limited Şirketi'nin namına yazılı olduğunu, buradan ciro yolu ile ... Şirketi'ne geçtiğini, yine buradan ciro yolu ile müvekkiline geldiğini, müvekkilinin ciro silsilesinde sonda olup çeki iktisap eden iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, davacının kötü niyetle hareket ettiğini, dava dilekçesindeki iddialarının tamamının namına çek yazdıkları ... şirketine karşı olduğunu, ...'in edimlerini yerine getirmediğini bu nedenle borçlu olmadıklarını açıkladıklarını, davacının, ... isimli cariden çalıştıkları şirketle arasındaki ticari problemden iyi niyetle iktisap eden kişileri de zarara uğratma gayreti içerisine düştüğünü, Savcılık dosyasındaki şirket yetkilisinin ifadesinin çok basit bir çek ödeme yasağı alma aracılığı için olduğunu, ifadede kameranın olmadığı bir yerde arabadan çek yaprağının çalındığından bahisle şikayetçi olunduğunu, bunun kasten yapılmış bir şikayet olduğunu, somut hiçbir delil olmadığını, imza inkarı dahi olmadığını, bu uyuşmazlıkta müvekkilinin çeki iktisap eden iyi niyetli 3. kişi ciranta olarak hiçbir kusuru bulunmadığını, müvekkili ile ara ciranta ... Şirketi arasındaki hukuki borç ilişkisi nedeni ile dava konusu çekin müvekkiline verildiğini, müvekkilinin davacının soyut iddialarının hiçbirinin tarafı olmadığını, davacının aksini ispatla yükümlü olduğunu, müvekkili ile davacı arasında hiçbir ilişki olmadığını, bu sebeple davanın reddine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, icra dosyasının UYAP kayıtları, ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...D.iş sayılı dosyası, bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.
...16. Asliye Ticaret Mahkemesinin... D.iş sayılı dosyasında verilen 24/10/2023 karar ile " ... 23. İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu asıl alacak miktarı olan (500.000,00TL ) üzerinden, %20'i oranında (100.000,00TL). nakit teminat yatırılması veya kesin ve süresiz teminat mektubu sunulması şartı ile, HMK'nun 389 ve İİK'nun 72/3 maddesi gereğince icra veznesine yatırılacak paranın alacaklıya ödenmesinin İHTİYATİ TEDBİR YOLUYLA ÖNLENMESİNE, " dair karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizin 27/02/2024 tarihli ara kararı ile ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyasında verilen 24/10/2023 tarihli tedbir kararına yönelik itirazın reddine dair karar verildiği, davalı vekilinin istinaf talebinde bulunduğu, İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesinin 12/07/2024 tarih ...esas ... karar ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine ilişkin karar verildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının bedelsizlik iddiasını dayalı olarak davalı tarafa ... 23. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına konu çek nedeniyle borçlu olup olmadığı ve miktarı ile derdestlik hususlarında toplanmaktadır.
Davaya konu ... 23. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının UYAP kayıtlarının dosyamız arasına alınıp incelendiğinde; davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine 500.000,00-TL çek yönünden toplam alacak için takip talebinde bulunduğu, ödeme emrinin borçlu davacıya 20/10/2023 tarihinde tebliğ olduğu görülmüştür.
Dava konusu çekin taraf ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olup olmadığı, kayıtlı ise kayıtlarda ne şekilde göründüğü, davacının bedelsizlik iddiasını dayalı olarak davalı tarafa ... 23. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına konu çek nedeniyle borçlu olup olmadığı ve miktarı hususlarında rapor hazırlanmak üzere dosyamız mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen 09/04/2025 tarihli raporda özetle;
"... 23. İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı takip dosyasında davacı şirketin borçlu olarak yer aldığı, davacının açtığı bu dava ile takibe konu olan ...vade tarihli ... seri numaralı ve 500.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davalı şirkete bir borcunun olmadığının tespitini talep ettiği, dava dilekçesinde ayrıca dava dışı ... şirketi ile aralarında cari hesap ilişkisi olduğunu, kendilerinin kullanmış olduğu cam maddesinin üretimini dava dışı ... firmasının yaptığını, dava dışı ... isimli firmaya verilen son sipariş üzerine ... vadeli ... seri no.lu 500.000,00-TL bedelli çekin teslim edildiğini, ancak ... tarafından ilgili çek karşılığı üretilmesi gereken ürünlerin üretilmediğini ve şirkete teslim edilmediğini, bunun üzerine şirket yetkilisi olan ... tarafından, ... vadeli ... seri no.lu 500.000,00-TL bedelli çekin üretim ve teslimatın yapılmamış olması nedeniyle iade alındığını, daha sonra çekin, şirket yetkilisinin uhdesinde iken 08/08/2023 tarihinde çalındığını, açıklanan nedenlerle davacının icra dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespiti ve takibin iptali için huzurdaki davayı açtığı görülmüştür.
Davalı vekilinin ise işbu davaya karşı cevap dilekçesinde, Müvekkili ile davacı arasında hiçbir hukuki yahut ticari ilişki olmadığını, müvekkilinin çeki iyi niyetle iktisap eden ciranta olduğunu, çekin ... Limited Şirketi'nin namına yazılı olduğunu, buradan ciro yolu ile ... Şirketi'ne geçtiğini, yine buradan ciro yolu ile müvekkiline geldiğini, müvekkilinin ciro silsilesinde sonda olup çeki iktisap eden iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, Davacının kötü niyetle hareket ettiğini, dava dilekçesindeki iddialarının tamamının namına çek yazdıkları ... şirketine karşı olduğunu, ...'in edimlerini yerine getirmediğini bu nedenle borçlu olmadıklarını açıkladıklarını, davacının, ... isimli cariden çalıştıkları şirketle arasındaki ticari problemden ötürü iyi niyetle iktisap eden kişileri de zarara uğratma gayreti içerisine düştüğünü, Savcılık dosyasındaki şirket yetkilisinin ifadesinin çok basit bir çek ödeme yasağı alma aracılığı için olduğunu, ifadede kameranın olmadığı bir yerde arabadan çek yaprağının çalındığından bahisle şikayetçi olunduğunu, bunun kasten yapılmış bir şikayet olduğunu, somut hiçbir delil olmadığını, imza inkarı dahi olmadığını, bu uyuşmazlıkta müvekkilinin çeki iktisap eden iyi niyetli 3. kişi ciranta olarak hiçbir kusuru bulunmadığını, müvekkili ile ara ciranta ... Şirketi arasındaki hukuki borç ilişkisi nedeni ile dava konusu çekin müvekkiline verildiğini, müvekkilinin davacının soyut iddialarının hiçbirinin tarafı olmadığını, bu sebeple davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
Sayın Mahkemenin verdiği yetki çerçevesinde taraflara ait defter ve belgeler incelenmiştir. İbraz edilen 2022-2023 yıllarına ilişkin ticari defterlerin HMK m.222/1-4 ve 6102 sayılı TTK'nın 64. Maddesinin üçüncü madde hükümlerine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, defterlerin usulüne göre tutulmuş olduğu görülmüştür.
Davacının kendi defter kayıtlarını incelediğimizde, davalı ile arasında herhangi bir cari ilişkiye rastlanılmadığı, davacının belirtmiş olduğu ... vadeli ... seri numaralı, 500.000,00 TL bedelli çekin davacı tarafından dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. şirketine aralarındaki ticari ilişkiye istinaden verildiği, söz konusu çek bedelinin 01.10.2024 tarihinde ... Bankasından ödenerek dava dışı ... cari hesabından mahsubunun yapılmış olduğu tespit edilmiştir.
Davalının defter kayıtlarını incelediğimizde, davacı ile arasında herhangi bir cari ilişkiye rastlanılmadığı, davacının belirtmiş olduğu ihtilafa konu ... vadeli ... seri numaralı, 500.000,00 TL bedelli çekin 08.03.2023 tarihinde ....Şti.'den aralarındaki ticari ilişkiye istinaden alınmış olduğu, davalının beyanına göre 12.04.2023 tarihinde...Şirketine çıkışının yapıldığını, çekin karşılıksız çıkması nedeniyle bu şirket tarafından 03.10.2023 tarihinde davalı şirkete iade edilmiş anlaşılmıştır.
Davacının bedelsizlik iddiasına dayalı olarak davalı tarafa ... 23. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu çek nedeniyle borçlu olup olmadığı ile ilgili hususun hukuki yönden takdir ve değerlendirmesi muhakkak ki münhasıran Sayın Mahkemenin yetkisinde olmakla birlikte, davacının davaya konu çeki dava dışı ... şirketi ile olan ticari ilişkiye binaen verdiği, dava dışı ... şirketinin 20.05.2023 tarihinde davacı şirket adına ... fatura numarası ile 500.000 TL'lik fatura tanzim ettiği, çekin ödenmesinden önce bu tutar kadar dava dışı şirkete davacının borcunun olduğu, işbu çekin ödemesiyle birlikte davacı ile dava dışı ... şirketi arasındaki cari hesabın kapandığı anlaşılmıştır.
Mevcut bilgi ve belgeler çerçevesinde davalının yasal olarak uhdesinde bulundurduğu çek le, çeki keşide eden davacı şirkete karşı alacak talebinde bulunabileceği, davacının çekin sonradan çalındığı iddialarının takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak kaydıyla huzurdaki davalıya karşı şu aşamada yöneltilemeyeceği,..." yönünde tespit ve değerlendirmelerde bulunulmuştur.
Eldeki davada davacı vekilince ... 23. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davacı şirketin borçlu olarak yer aldığı, davacının açtığı bu dava ile takibe konu olan ... vade tarihli ... seri numaralı ve 500.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davalı şirkete bir borcunun olmadığının tespitini talep ettiği, dava dilekçesinde ayrıca dava dışı ... şirketi ile aralarında cari hesap ilişkisi olduğunu, kendilerinin kullanmış olduğu cam maddesinin üretimini dava dışı ... firmasının yaptığını, dava dışı ... isimli firmaya verilen son sipariş üzerine... vadeli ... seri no.lu 500.000,00-TL bedelli çekin teslim edildiğini, ancak ... tarafından ilgili çek karşılığı üretilmesi gereken ürünlerin üretilmediğini ve şirkete teslim edilmediğini, bunun üzerine şirket yetkilisi tarafından...vadeli ... seri no.lu 500.000,00-TL bedelli çekin üretim ve teslimatın yapılmamış olması nedeniyle iade alındığını, daha sonra çekin, şirket yetkilisinin uhdesinde iken 08/08/2023 tarihinde çalındığını, açıklanan nedenlerle davacını dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespiti talep ve dava edildiği, davalı tarafça müvekkilinin ciro silsilesinde sonda olup çeki iktisap eden iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu belirterek davanın reddini savunduğu görülmüştür.
Davaya konu çek sureti incelendiğinde, davacının keşideci, dava dışı ... İnş... Ltd. Şti.nin lehtar olduğu, çekin lehtar tarafından ... Şti.ne, bu ciranta tarafından da davalı şirkete cirolandığı, davalı şirketin dava konusu çeke ciro yolu ile hamil olduğu görülmüştür.
Yargıtay 19 Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere şahsi def'ilerin hamile karşı ileri sürülebilmesi 6102 sayılı TTK'nun 687. maddesi uyarınca, hamilin senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğinin kanıtlanması koşuluna bağlıdır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında eldeki davada, davacı vekilince temel borç ilişkisindeki edim ifa edilmediğinden müvekkilinin borcu bulunmadığı, senedin bedelsiz olduğu, davalının bile bile müvekkili zararına hareket ettiğini ileri sürerek borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesinin talep ve dava edildiği, dava konusu çek incelendiğinde davalı şirketin şekli anlamda meşru ciro silsilesine dayanarak senedi iktisap ettiği, dava dilekçesinde dava konusun çekin 08/08/2023 tarihinde hırsızlandığının belirtildiği, avalı kayıtlarına ise çekin 08/03/2023 tarihinde geçtiği nazara alındığında davalı şirketin çeki iktisap etmekte ağır kusurlu olmadığı ve iyi niyetli hamil olduğunun kabulünün gerektiği, dosya kapsamında yer alan tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde ispat yükü üzerinde bulunan davacı tarafça, senedin davalı tarafından davacı aleyhine kötü niyetle iktisap edildiği hususunun kesin ve inandırıcı delillerle ispatlanamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre;
1-Davanın reddine,
2-Karar tarihine göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin olarak alınan 8.538,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.923,35 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı yana iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 79.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 06/05/2025
Katip ... Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır