T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/748 Esas
KARAR NO: 2024/4
DAVA: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/11/2020
KARAR TARİHİ: 05/01/2024
20. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 202/854 Esas 2023/173 karar sayılı görevsizlik kararı ile Mahkememize gönderilen ve Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 17.11.2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatifin ...'da bulunan 24.000 m²'lik bir arazide kurulmuş bir kooperatif olduğunu, oto üzerine çalışan esnafın bir araya gelmesi ile hayata geçtiğini ve hala işletme kooperatifi olarak devam ettiğini, davalıların babası ve miras bırakanı ...'a (kooperatifin ferdileşmesi sırasında) isabet eden ... nolu iş yerinin tapusunu üzerlerine almaları için yazılı ve sözlü olarak müracaat edilmesine rağmen davalıların kendi aralarındaki miras davaları nedeniyle tapuyu almadıklarını, davalıların miras bırakanı ...üzerine gözükmesi gereken yerin yıllarca davacı kooperatif üzerinde kaldığını ve kooperatifin bu yerin tapu harçları ve yıllık vergilerini ve diğer masraflarını yaptığını, dava konusu 4 nolu dükkanın davalılar tarafından kiraya verilip kira gelirini elde etmelerine rağmen tapuyu üzerilerine almadığını, bunun üzerine ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ... Esas ile dava açtıklarını, tapunun davacı kooperatif üzerinde gözüken kısmının iptal edilerek davalılar adına tescilinin talep edildiğini ve ...Yapı Kooperatifi adına kayıtlı olan ... Mahallesi, 1321 ada, 1 parselde kayıtlı zemin kat 4 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptal edildiğini, davalılar adına ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas,... Karar sayılı veraset ilamında yazılı hisseleri oranında davalılar adına tesciline karar verildiğini, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararının 02/04/2015 tarihinde kesinleştiğini, defalarca davalılara haber gönderilmesine rağmen, kooperatifin yapmış olduğu masrafları-ödemeleri davalıların ödemek istemediklerini, dava açılmadan önce arabulucuya müracaat edildiğini, başarısız olduklarından dolayı dava açtıklarını, müvekkili kooperatifin tapunun devri nedeniyle iki defa 3.260,000-TL tapu harcı, 206,25- döner sermaye, 1.581,80-TL emlak vergisi ve önceki dönemden devir olarak 6.319,00-TL olmak üzere toplamda 14.420,00-TL davalılar adına harcama yaptığını, davacı tarafından yapılan bu ödemelerin nedeninin, davalıların kendilerine düşen edimlerini yerine getirmemelerinden kaynaklandığını belirterek davalılar adına ödemiş oldukları 8.716,00-TL'nin ödeme tarihinden bu yana işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesini, mahkeme masraflarının ve avukatlık ücretinin karşı tarafa aidiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davanın bir dilekçeden ibaret olduğunu, dava dilekçesine hiçbir belge ve delil eklenmediğini, delil olarak tapu kayıtları ve kooperatif kayıtlarının yazıldığını, harcamalar yapılmışsa belgesinin eklenmesi gerektiğini, belgeler eklendiği takdirde, belgelere göre savunmalarını yapacağını, bu nedenle dava dilekçesinin reddi gerektiğini, kooperatifin tasfiye olduğunu, ferdi mülkiyet tesis edildiğini, bu nedenle kooperatif olarak dava açılamayacağını, davacı olma sıfatı ve dava açma yetki ve sıfatının kalmadığını, ilk başta ... mirasçıları olarak tapuya tescilini yapacağını, ikinci işlem veya ilk tapu işleminin gereksiz olduğunu, esasen mirasçılarla devamlı ilişki içinde olduğunu, devamlı ödemelerini yaptıklarını, davacının gereksiz işlemler ve harcamalar yaptığını, talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, tapu tescil davasından sonra davacı tarafından dava giderleri ve ücreti vekalet için takip başlatıldığını, talep edilenleri ödediğini, davacının dava konusu alacağın tahsilinin müteselsilen ve müştereken talep edildiğini, talebin yerinde olmadığını, hissedarların paylarına düşeninden sorumlu olması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... 27.10.2021 tarihli dilekçesinde özetle; kendisinin yurt dışında yaşadığını, davacı vekilinin tebligatı vekiline göndermesi gerekirken kötü niyetli davranarak göndermediğini, haricen ödediği 10.000,00 TL'yı, kendisinin ihbarından sonra dosyaya yatırdığını, ... Belediye Başkanlığı'nın 23.08.2021 tarihli adres bazında hesap ekstresi incelendiğinde, dava konusu D blok No:4'e rastlanmadığını, davacı vekilinin, kendilerinden masrafların talep edildiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, dava konusu taşınmazın emlak borcu için, kiracısının kiraya mahsup ederek kooperatife ödemeler yaptığını, kendisinin de kooperatifte görev alan bir şahısla vergi yapılandırması için vergi dairesine gittiğini, burada şahsi ödeme yaptığını, ödeme makbuzunun kooperatif adına düzenlendiğini, ödenen bu tutarların mükerrer olarak davalılardan talep edildiğini, davalılardan ...'un, dosyaya konu tescil istem belgesinde imzasının bulunduğunu, bu kişinin dosya konusu taşınmaz üzerinde hiçbir hakkının bulunmadığını, yine bu şahsın noter satış vaadi ile sitede camcılık işi ile uğraşan bir kişiden yüklü miktarda bir para aldığını, tapu dairesindeki kayıtları incelediğinde durumu tespit ederek ... 22. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ihtiyati tedbir kararı aldırdığını, kooperatif yönetim'nin en başından beri dükkânı almak için çeşitli yollar izlediğini, davalılardan ...'un yetkili ve hissedar olmaması sebebi ile imzaladığı hiçbir evrakın geçerli olmadığını ve kabul etmediğini, annelerinden kalan hisselerin... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ve... Karar nolu 27.02.2020 tarihli gerekçeli kararı ile abisi davalılardan - ...'a verildiğini, dosya konusu - taşınmazın %50'sinin kendisine, diğer %50 hissesinin davalılardan ...'a ait olduğunu, davalılardan ... ile yaptıkları sözlü anlaşma gereği, kendisinin ... gayrimenkullerden ecrimisil talep etmediğini, aynı şekilde kardeşi de olan söz konusu davalının ... gayrimenkullerden ecrimisil talep etmediğini, dosya konusu kira gelirini de bu sebeple kendisinin tahsil ettiğini, dava sonucunda emlak borcu tahakkuk ederse, bu borcun mükellefinin kendisi olduğunu, davacı tarafından tapu tescili yapıldıktan sonra, kendileri adına emlak vergisi ödemelerinin nedeninin anlaşılamaz olduğunu, davacının ilgili belediyeye yazı yazarak, dava konusu gayrimenkul le ilgilerinin olmadığını beyan edebilecekken etmediğini, kooperatif yönetiminin kötüniyetli davranarak gayrimenkulleri üzerinde hak talep etmenin yollarını aradığını, davalılardan abisi ...'ın cevap dilekçesinde belirttiği hususlara katıldığını, davacının dava konusu taleplerinin zamanaşımına uğradığını beyanla, davacının tüm defterlerinin incelenmesini, davanın reddini, dava masraflarının davacı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesi ibraz etmemiştir.
DELİLLER; Bilirkişi Kök ve Ek Raporu, ... Belediye Başkanlığı yazı cevabı, Tapu Kayıtları, Tapu Müdürlüğü yazı cevabı, Arabuluculuk Anlaşamama Tutnağı, Taraf Beyanları ve tüm dosya kapsamı.
... 20. Asliye Hukuk Mahkemesince alınan 11.06.2022 tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "1. Davacı tarafından Karar defterleri ve Gelir-Gider defterlerinin ibraz edilmediği, bu husus hakkındaki kararın (634 sayılı KMK m. 32 ve m.36) Sayın Mahkemenize ait bulunduğu, 2.... 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin Esas No ...E. Karar No:...K. 12/12/2019 Tarihli kararı ile dava konusu taşınmazın Hisse paylarının aşağıdaki gibi olduğu, 7/12 Payı Davalılardan ... 4/12 Payı Davalılardan ... 1/12 Payı ... 3. Davacı Kooperatif tarafından, dava dosyasına sunulan, davalılar adına ödendiği beyan edilen ödemelerin toplamının ve davacı tarafından talep edilebilecek tutarın kaydi olarak 8.649,05-TL olduğu, 4. Davacının talep edebileceği 8.649,05-TL’nin paylara dağıtılması sonucunda; 7/12 Payı olan davalılardan ...’dan 5.045,28-TL 4/12 Payı olan...’dan 2.883,02-TL 1/12 Payı olan ...’dan 720,75-TL Olmak üzere davacı tarafından talep edilebilecek kaydi toplam tutarın 8.649,05-TL olduğu, 5. Davalılar tarafından ödendiği ve yapılandırmaya sokulduğu beyan edilen borçların, davacı tarafından talep edilen tutarı kapsamadığı ve söz konusu ödememelerin davacı tarafından talep edilmediği," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
... 20. Asliye Hukuk Mahkemesince alınan 09.01.2023 tarihli Bilirkişi Ek Raporunda Özetle; "1. Davacı yanın sunduğu defterlerin KMK ve TTK hükümlerine göre gerekli açılış onayına sahip olmakla birlikte kapanış (ibraz) tasdikleri yönünden de gerekli onaya sahip olduğu, davacı Kooperatife ait defterlerin delil olarak takdiri hakkındaki kararın (6100 sayılı HMK 222) ve (634 sayılı KMK m.32 ve m.36)Sayın Mahkemenize ait bulunduğu, 2. ...22. Asliye Hukuk Mahkemesinin Esas No ...E. Karar No:... K. 12/12/2019 Tarihli kararı ile dava konusu taşınmazın Hisse paylarının aşağıdaki gibi olduğu, 7/12 Payı Davalılardan ... 4/12 Payı Davalılardan ... 1/12 Payı ... 3. Davacı Kooperatifin defter kayıtlarına göre, davalılardan alacağının 15.12.2017 tarihi itibari ile kaydi olarak 8.716,21 TL olduğu, 4. Davacının talep edebileceği 8.649,05-TL’nin paylara dağıtılması sonucunda; 7/12 Payı olan davalılardan Abdurrahman ...’dan 5.084,46-TL 4/12 Payı olan ...’dan 2.905,40-TL 1/12 Payı olan ...'dan 726,35-TL Olmak üzere davacı tarafından talep edilebilecek kaydi toplam tutarın 8.716,21-TL olduğu, 5. Davalılar tarafından ödendiği ve yapılandırmaya sokulduğu beyan edilen borçların, davacı tarafından talep edilen tutarı kapsamadığı ve söz konusu ödememelerin davacı tarafından talep edilmediği," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
GEREKÇE: Dava, kooperatif alacak borcundan kaynaklı alacak davasıdır.
Davacı yan, davalıların babası ve miras bırakanı ...'a (kooperatifin ferdileşmesi sırasında) isabet eden ...nolu iş yerinin tapusunu üzerlerine almaları için yazılı ve sözlü olarak müracaat edilmesine rağmen davalıların kendi aralarındaki miras davaları nedeniyle tapuyu almadıklarını, bunun üzerine ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ... Esas ile dava açtıklarını, tapunun davacı kooperatif üzerinde gözüken kısmının iptal edilerek davalılar adına tescilinin talep edildiğini ve ... adına kayıtlı olan ... Mahallesi, 1321 ada, 1 parselde kayıtlı zemin kat 4 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptal edildiğini, davalılar adına ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin ...Esas, ... Karar sayılı veraset ilamında yazılı hisseleri oranında davalılar adına tesciline karar verildiğini, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararının 02/04/2015 tarihinde kesinleştiğini, ancak buna rağmen ödeme yapılmadığından bahisle davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davalı yan ise, savunmalarında ödeme yaptıkları savunmasında bulunmuşlardır.
Dava dosyası ... 20 Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı görevsizlik kararı ile gönderilmiş, verilen karar istinaf edilmesine rağmen İstanbul BAM 17.Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvuru usulden reddedilmesi üzerine Mahkememize tevzi edildiği anlaşılmakla öncelikle görev hususunun karar bağlanması gerekmiştir.
Kooperatif ile ortağı arasındaki davalar, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 99. maddesinin 1. fıkrasının “Bu kanunda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davaları, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılır” hükmü gereğince Ticaret Mahkemesinde görülür. Somut uyuşmazlıkta, dava kooperatif tarafından kooperatif alacağı olduğu iddiası ile açılmış olup, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 99. maddesi gereğince asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek Mahkememizce işin esasına girilmiştir (Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin 21.01.2021 Tarih, 2018/2069 Esas ve 2021/158 Karar sayılı ilamı).
Uyuşmazlık kapsamında davalı yanca yetki itirazında bulunulmuştur. HMK’nın 6. maddesine göre, genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Aynı Kanun’un “Sözleşmelerden doğan davalarda yetki” başlıklı 10. maddesinde ise, sözleşmeden doğan davaların, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği hüküm altına alınmıştır.
TBK’nın 89. maddesinde ise borcun ifa edileceği yer düzenlenmiştir. Buna göre; “Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır;
1. Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde,
2. Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde,
3. Bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde, ifa edilir.
Alacaklının yerleşim yerinde ifası gereken bir borcun doğumundan sonra alacaklının yerleşim yerini değiştirmesi sebebiyle ifa önemli ölçüde güçleşmişse borç, alacaklının önceki yerleşim yerinde ifa edilebilir”.
Somut olayda, davalıların murisinden kalan ve kooperatif üyesinin davacı kooperatife olan alacağından kaynaklı açılan alacak nedeniyle davası açtığı, HMK’nın 10. maddesi ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcu alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkili olup davacı tercih hakkını bu yönde kullandığından, uyuşmazlığın çözümünde Mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmıştır (Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 14.11.2022 Tarih, 2022/13484 Esas ve 2022/16021 Karar sayılı ilamı).
Alacağın tespiti hususun dava dosyası ... 20.Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama aşamasında bilirkişiye tevdi edilmiş, hazırlanan kök raporda; davacının talep edebileceği 8.649,05 TL’nin paylara dağıtılması sonucunda; 7/12 Payı olan davalılardan...’dan 5.045,28 TL 4/12 Payı olan ...’dan 2.883,02 TL 1/12 Payı olan ...’dan 720,75 TL Olmak üzere davacı tarafından talep edilebilecek kaydi toplam tutarın 8.649,05 TL olduğu, belirtilmiştir.
İtiraz üzerine hazırlanan ek raporda ise; davacı Kooperatifin defter kayıtlarına göre, davalılardan alacağının 15.12.2017 tarihi itibari ile kaydi olarak 8.716,21 TL olduğu, davacının talep edebileceği 8.649,05 TL’nin paylara dağıtılması sonucunda; 7/12 Payı olan davalılardan...’dan 5.084,46 TL 4/12 Payı olan ...’dan 2.905,40 TL 1/12 Payı olan ...’dan 726,35 TL Olmak üzere davacı tarafından talep edilebilecek kaydi toplam tutarın 8.716,21-TL olduğu, davalılar tarafından ödendiği ve yapılandırmaya sokulduğu beyan edilen borçların, davacı tarafından talep edilen tutarı kapsamadığı ve söz konusu ödememelerin davacı tarafından talep edilmediği, belirtilmiş olmakla usul ve yasaya uygun Mahkememiz denetimine elverişli rapor kapsamında değerlendirme yapılmasın karar verilmiştir.
Anlatılan aşamada davalı yanca zaman aşımı itirazının değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Kooperatif ile üyesi arasındaki uyuşmazlıklarda uygulanması gereken 6098 sayılı Kanunun 147/4 maddesinde öngörülen 5 yıllık zaman aşımı süresine göre değerlendirilmesi gerekir (Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin 12.12.2019 Tarih, 2016/7755 Esas ve 2019/5291 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin 14.03.2018 Tarih, 2016/814 Esas ve 2018/2176 Karar sayılı ilamı). 6098 sayılı Kanunun 149. maddesi uyarınca zaman aşımı süresi kural olarak alacağın muaccel olduğu tarihten işlemeye başlar. Somut olayda, bağımsız bölümün ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ... Esas sayılı dosyası ile davalılar adına tesciline karar verildiği ve kararın 02/04/2015 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın da 17/11/2020 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre, davalı kooperatifin alacağının eldeki dava yönünden tescil davasının kesinleştiği tarih olan 02/04/2015 tarihinde alacağın muaccel hale geldiği ve bu tarihten itibaren zaman aşımı süresinin başladığının kabulü gerekmiştir (Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 24.04.2023 Tarih, 2022/1022 Esas ve 2023/1445 Karar sayılı ilamı). Bu kapsamda açılan davada 1.566,40 TL alacağın TBK madde 147 gereği 5 yıllık zamanaşımı geçmiş olması nedeniyle reddine, 7.082,65 TL alacağın; 4.131,54 TL’sinin davalı ...’dan, 2.360,88 TL’sinin davalı ...’dan, 590,23 TL’sinin davalı ...’dan dava tarihi olan 17/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
A-1.566,40 TL alacağın TBK madde 147 gereği 5 yıllık zamanaşımı geçmiş olması nedeniyle REDDİNE,
B-7.082,65 TL alacağın; 4.131,54 TL’sinin davalı ...’dan, 2.360,88 TL’sinin davalı ...’dan, 590,23 TL’sinin davalı ...’dan dava tarihi olan 17/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Alınması gereken 483,82 TL nispi karar harcından peşin yatırılan toplam 148,85 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 334,97 TL harcın 195,40 TL'sinin davalı ...'dan, 111,66 TL'sinin davalı ...’dan, 27,91 TL'sinin davalı ...’dan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafından yatırılan 148,85 TL peşin harcın; 86,83 TL'sinin davalı ...'dan, 49,62 TL'sinin davalı ...’dan, 12,40 TL'sinin davalı ...’dan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 7.082,65 TL nisbi vekalet ücretinin; 4.131,55 TL'sinin davalı ...'dan, 2.360,88 TL'sinin davalı ...’dan, 590,22 TL'sinin davalı ...’dan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davalı ... vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 1.566,40 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13 ve 14. Maddeleri ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/red oranlarına göre hesaplanan 1.104,32 TL'sinin; 644,19 TL'sinin davalı ...'dan, 368,11 TL'sinin davalı ...’dan, 91,42 TL'sinin davalı ...’dan, 225,68 TL'sinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvuru harcı, 7,80 TL vekalet harcı, 700,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.554,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.316,20 TL yargılama giderinin kabul red oranlarına göre hesaplanan 1.882,15 TL'sinin;1.097,92 TL'sinin davalı ...'dan, 627,38 TL'sinin davalı ...’dan, 156,85 TL'sinin davalı ...’dan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı ... tarafından yapılan 87,00 TL yargılama giderinin kabul red oranlarına göre hesaplanan 16,30 TL'sinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
9-Taraflarca yatırılan, kullanılmayarak artan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı ... vekilinin ve davalı asil ...'ın yüzüne karşı, davalı ...'un yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı. 05/01/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır