T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/761 Esas
KARAR NO : 2025/873
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/11/2023
KARAR TARİHİ : 10/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, ... sektöründe faaliyet gösterdiğini ve davalı firmanın imzalamış olduğu 27.04.2017 tarihli Türk ... Üyelik Sözleşmesi ile müvekkili şirketin ... sistemine üye olduğunu, İşbu Sözleşme ile müvekkilinin davalı tarafın ulusal ve uluslararası ... işlemleri yapabilme, çoklu takas sistemi esasına dayalı ... sistemine dahil ederek ... sistemi içerisinde ticaret yapabilmesini taahhüt ettiğini ve bunun karşılığında davalı, Sözleşme doğrultusunda üyelik giriş bedelini ve devam eden yıllarda üyelik yenileme bedelini ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, sözleşme kapsamın davalı ile arasında ... 4. Noterliği'nin ... tarihli, ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ("Sözleşme") akdedilerek, bu sözleşme ile; ... ili, ... ilçesi, ... köyü ve ... mevkide bulunan A Blok 1. Katta bulunan ... numaralı bağımsız bölüm, A Blok 2. Katta bulunan ... numaralı bağımsız bölüm satın alındığı, devamla; Müvekkili Şirket ile davalı arasında ... 4. Noterliği'nin...tarihli, ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi akdedildiği, bu Sözleşme ile de ... ili, ... ilçesi, ... köyü ve Kalemcikırı mevkiide bulunan A Blok 1. Katta bulunan 5 nolu bağımsız bölümün satın alındığını, davalı tarafın sözleşme ile akdedilen 15 adet bağımsız bölümün teslimi yapmadığından teslim edilmeyen 15 adet bağımsız bölüm için Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran 2023 tarihlerine ilişkin kira bedeli faturası ve önceki dönemden devir bedelleri olmak üzere toplam 416.986,68-TL fatura edilerek, davalıya tebliğ edildiği ve Sözleşmeler neticesinde davalının, 416.986,68-TL tutarında borcunun oluştuğunu, Üyelik Sözleşmesi'nin "Tanımlar" başlıklı C maddesinde cari hesap; "...Türk ... nezdindeki Üye'nin diğer cari hesabı ise nakit cari hesap olup bu hesap Üye'nin Türk ...'a karşı iş bu sözleşmeden kaynaklı olarak doğan nakit ödemekle yükümlü olduğu ödemelerin kaydedildiği hesaptır. Bu hesabın borç bakiyesi vermesi halinde gecikme cezası işbu sözleşme içeriğindeki gibi uygulanır..." hükmüne tabi olduğunu, taraflar arasında sözleşme gereğince, davalının borcunu zamanında ödenmemesi nedeniyle, yine sözleşme gereği tahakkuk ettirilerek ve faturalandırılarak davalıya tebliğ edilen faturalarının ödenmemesi üzerine, borçlu aleyhine ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra takibi başlatıldığı, Borçlunun takibe itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğunu ifade ederek, Davalı borçlunun icra müdürlüğüne yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı taraf arasında 27.04.2017 tarihinde ... üyelik sözleşmesi akdedildiği, Söz konusu yükümlülüklerde ... sistemine katılan kişinin yükümlülüğünün yine aynı sözleşmenin 3. Bendinde; "Türk ...'ın üyelik sözleşmesini onaylaması için üyenin üyelik giriş bedelini ifa etmiş olması şarttır." şeklinde tek şartın üyelik bedeli olduğu hususu sözleşmeye derç edildiğini, Müvekkilinin söz konusu ... sözleşmesine katılım sağlamasının ise, davacı ... A.Ş.'nin müvekkili müteahhit şirkete ... ili ... ilçesi, ... köyü, ... mevkiinde kaim j22d11a pafta 1663 parsel numaralarında kayıtlı taşınmazı olduğu, söz konusu taşınmaz üzerinde bir yapı inşa etmek istediğini, müvekkil şirketin söz konusu anlaşmaya yanaşması halinde kendisinin yapılacak inşaatın sürdürülebilmesi için ... A.Ş olarak 4.000.000,00 USD ... çeki kullandıracağını taahhüt etmesi sonucunda oluştuğunu, müvekkili şirketin ülkede artan enflasyon ve bu durumun en çok zarar verdiği alanlardan biri olan inşaat sektöründe de söz konusu giderleri minimize etmek adına davacı ile kendisine ... çeki kullandırılacağından bahisle ... sözleşmesini ve akabinde noterde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini imzaladığını, Ancak müvekkilinin ... sözleşmesi gereği asli yükümlülüğü olan üyelik bedellerini ödemesine rağmen davacı tarafından hiç beklemediği ve öngörmediği şekilde hiçbir neden olmaksızın taşınmazın yapımına devam etmesi için taahhüt edilen 4.000.000,00 USD'lik ... çeki kullandırılmadığı gibi, Müvekkilinin kendisine tahsis edilen ... çeki ile alım yapmak istediğinde karşısında sözleşme kapsamında ona danışmanlık yapacak bir broker dahi atanmayarak, alım işlemlerine ise kati suretle onay çıkmadığını, Müvekkilinin iyi niyetli olarak sözleşmeyi ayakta tutabilmek için tek taraflı şekilde elinden geleni yaptığını ve davacı yan tarafından sunulan ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin, "İnşaat, plan ve proje tadilatları sonucunda yeni halinin su basmanı seviyesine geldikten sonra temel üstü evrakı alınıp kat irtifakı müteahhit tarafından yeniden kurulacak, herkesin tapusu kendi adına çıkartılacaktır." şeklindeki 9. Maddesi gereğince kat irtifakı alınarak, davacının tapularının da kendisine teslim edildiğini, Müvekkilinin, sözleşmenin ayakta kalabilmesi adına büyük bir çaba sarf etmiş, ancak davacı tarafın, taşınmazın satış ve inşaat sözleşmesinin gerektirdiği yükümlülükleri yerine getirmediğini, Hukuken, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde tarafların yükümlülüklerini yerine getirmeden, diğer taraftan performans talep etmeleri dürüstlük kurallarına aykırı olduğu, Müvekkilinin, davacının yerine getirmediği yükümlülüklerden dolayı sözleşmenin geçerli olmadığı ve davacının kötü niyetli hareket ettiğini savunduğunu ve Davacının ... çeki sunmaması ve müvekkilini zor durumda bırakmasının, açıkça hakkın kötüye kullanımı olarak değerlendirilmesi gerektiğini, TBK 97'ye göre; Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde 1. İfada sıra; "Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir." Hükmünün bulunduğu, hükme göre de Tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde ifa zamanı açısından eşitlik ilkesinin geçerli olduğu, Buna göre davacı yanın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğinden, müvekkilini temerrüde düştüğünden bahsedilemeyecek olup bu sebeple müvekkili aleyhine dava konusu cezai şart bedelleri de işletilemeyeceğini, Davacının, cevap dilekçesinde izah edilen tüm hususlar, kanun maddesi ve Yargıtay kararları gereğince somut olayda kötü niyetle ve hakkını kötüye kullanarak hareket ettiğini, ... çeki kullandıracağından bahisle müvekkili şirketin iradesini sakatlayıp söz konusu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin imzalanmasını sağlayıp, sözleşmeler imzalandıktan ve kat irtifakları alınıp 15 tane bağımsız bölüm kendi adlarına tapuya geçirildikten sonra müvekkiline ... çekleri kullandıramayarak bilinçli şekilde müvekkilinin söz konusu yapıları bitirememesini sağlayarak, yükümlülüklerine aykırı hareket edip, müvekkiline çek kullandırmayarak kendileri sebebiyet vermelerine rağmen bir de söz yapının sözleşmeye uygun teslim edilememesinden doğan cezai şartı müvekkilinin cari hesabına yansıtılarak, bir anlamda hesap kabardıktan sonra müvekkiline icra takibi başlatmaları tam olarak hakkın kötüye kullanılmasının somutlaşmış hali olduğunu ifade ederek, davanın reddine, davacı aleyhine %20 tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
... 7. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı icra dosyası, taraflar arasında imzalanan sözleşme, taraf beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf, tarafların sözleşmeden kaynaklanan edimlerini karşılıklı olarak yerine getirip getirmedikleri, davacının davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı hususlarındadır.
... 7. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı icra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine cari hesap alacağından kaynaklanan 416.986,68 TL asıl alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir.
Deliller toplandıktan sonra tarafların ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulup tutulmadığı, kapanış tasdiklerinin yasaya uygun yapılıp yapılmadığı, talep edilen alacaklarının ticari kayıtlara işlenip işlenmediği, taraflarca üstlenilen edimlerin gereği gibi yerine getirilip getirilmediği, varsa davacının alacağının olup olmadığı, iddia, savunma, icra dosyası ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek rapor hazırlanması için dosya, mali müşavir bilirkişi ...ve Sözleşmeler konusunda uzman Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı Ticaret ve Borçlar Hukuku ...'e tevdi edilmiş, bilirkişiler mahkememize sunmuş oldukları raporlarında özetle; "...Davacı şirketin ticari defterlerinin TTK ilgili hükümlerine göre delil vasfına haiz olduğu, Davacının, davalıdan ... 7. İcra Müdürlüğü ... E Sayılı Dosyası ile başlattığı ilamsız takipte, 416.986,68 TL asıl alacak talep ettiği, Yapılan incelemede davacının, davalıdan 416.986,68 TL alacağının olabileceği ve bu alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık %10,50 oranından başlayacak değişen oranlarda avans faiz işletilmesi gerekeceğinin mütalaa edildiğini..." bildirmişlerdir. Bilirkişi Raporu dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir.
İtirazlar üzerine aynı bilirkişilerden ek rapor aldırılmış, bilirkişiler mahkememize sunmuş oldukları ek raporlarında özetle; Davacının davalıdan; takip ve dava konusu yaptığı faturalardan dolayı alacağı olduğunu iddia ediyorsa bu faturalada hizmetleri davalıya teslim ettiğini veya dava konusu faturaları davalıya tebliğ ettiğini tebliğ tarihinden itibaren yasal süresi içinde mevcut faturalara davalı tarafından itiraz edilemediğini yasaya uygun deliller ile ispata mecbur olduğu, Davacı yukarıda ifade edilen ispat yükümlüklerinin herhangi birisini yapabiliyorsa; takip tarihi itibariyle davalıdan 416.986,68 -TL alacağı olacağı değerlendirilmiştir. Takdir mahkemeye aittir. Sonuç olarak a. Davalının ticari defterlerinde davacının dava konusu yaptığı faturaların kayıtlı olmadığı, b. Davacının, davalıdan mali anlamda alacaklı olabileceğinin kabul edilmesi için icra ve dava konusu yapılan bu faturalada hizmetleri davalıya teslim ettiğini veya dava konusu faturaları davalıya tebliğ ettiğini ispat etmesi gerektiği..." sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle;... sistemi, üye şirketlerin ihtiyaç duydukları mal ve/veya hizmetleri, aracı şirket konumunda olan ... şirketinin koordinasyonda, sisteme üye olan diğer şirketlere yine mal veya hizmet vererek aldıkları, değişim aracı olarak para kullanılmayan, mal ve/veya hizmetlerin değişmesi esasına dayanan bir sistemdir.
Şirketler, söz konusu mal ve/veya hizmetleri, ... şirketinin kurduğu sisteme üye olarak almaktadır. ... sisteminde bir şirketin başka şirkete verdiği mal ve/veya hizmet karşılığında, mutlaka aynı şirketten mal veya hizmet alması şartı aranmamaktadır. Yani mal veya hizmet verdiği şirket dışında, sisteme dahil olan 3.bir şirketten de mal veya hizmet alması mümkündür.
Somut olayda, ... çeklerini davalıya kullandırılmaması nedeniyle inşaatın eksiklerinin tamamlanamadığı hususlarında davalının iddiasını ispatlayamadığı, taraflar arasındaki sözleşmede 4.000.000 USD’lik ... çeki kullandıracağına yönelik bir düzenlemeye rastlanmadığı gibi davacının bu yönde taahhütte bulunduğuna ilişkin de somut bir delil sunulmamıştır. Alınan bilirkişi raporunda yapılan mali incelemelerden davalının daha önce davacı tarafından düzenlenen ettirilen aidat bedellerine ilişkin faturaların da ödendiği anlaşılmaktadır. Bütün bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davalının iddiasının ispata muhtaç olduğu, davacının alacak iddiasının yerinde olduğu anlaşıldığından Davanın kabulüne, davalının ... 7. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulüne, davalının ... 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına,
2-Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının tazminat talebinin reddine,
3-Harçlar Kanununca alınması gerekli 28.484,36 TL ilam harcından peşin yatırılan 5.036,17TL harcın mahsubu ile bakiye 23.448,19 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 66.717,87 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvuru harcı, 5.036,17 TL peşin harç, 14.000,00 TL bilirkişi ücreti, 404,00 TL tebligat ve müzekkere giderleri olmak üzere toplam 19.710,02 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya / taraflara iadesine,
Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/12/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır